TEKNOLOJİ
OEDAŞ muhtemel afetlere eğitim ve teknolojiyle hazırlanıyor 03 Mart 2026 Salı - 12:15:36 Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, başta deprem olmak üzere tüm afetlere karşı hazırlıklı olmak için hem çalışanlarına eğitim veriyor hem de teknolojiden yararlanıyor. 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla açıklama yapan OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, "Hedefimiz, muhtemel afet durumlarında önce can güvenliğini sağlamak, hemen ardından da enerjinin en kısa sürede, güvenli bir şekilde yeniden verilebilmesi için görevimizi en etkin biçimde yerine getirmek" dedi. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta faaliyet gösteren ve hizmet bölgesindeki tüm şehirlerde deprem riski bulunan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), afetlere yönelik çok yönlü bir hazırlık süreci yürütüyor. OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, eğitimden Ar-Ge ve teknoloji geliştirmeye uzanan çalışmaları hakkında bilgi verdi. "2025 yılında binlerce saat eğitim verdik" Başta deprem olmak üzere tüm afet senaryolarına karşı operasyonel müdahale kapasitelerini ve kurumsal dayanıklılıklarını artırdıklarını söyleyen Yalçın, "OEDAŞ olarak, hizmet verdiğimiz beş ilin deprem gerçeğini iş süreçlerimizin merkezine alıyor, bu kapsamda deprem, yangın, orman yangınları, ilk yardım gibi hayati konularda kapsamlı eğitimler düzenleyip saha tatbikatları gerçekleştiriyoruz. 2025 yılında çalışan başına 16 saatlik temel iş sağlığı güvenliği eğitimlerimizin yanında bin 89 çalışanımıza toplam 4 bin 356 saat genel ilk yardım eğitimi, 559 saha çalışanımıza ise işe özgü 559 saat teknik ilk yardım eğitimi verdik. Böylece yıl genelinde toplam 4 bin 915 saatlik bir eğitim süresine ulaştık. Ayrıca tüm çalışanlarımızın katılımıyla farklı lokasyonlarda 40 adet acil durum, deprem, yangın tatbikatlarımızı başarıyla tamamladık. Mevzuat gereği çalışanların yüzde 10’unun ilk yardımcı sertifikasına sahip olması yeterliyken 2025 yılında 247 çalışanımıza daha sertifikalı eğitim aldırarak sektör ortalamasının ve yasal sınırın oldukça üzerinde yer aldık. Bu tabloyu, önümüzdeki dönemlerde de korumayı ve geliştirmeyi hedefliyoruz" dedi. "29 kişilik arama kurtarma ekibimiz AFAD sertifikalı" AFAD’a akreditasyon süreçlerinin devam ettiğini belirten Yalçın, "Halihazırda devletimizin ilgili birimleriyle tam koordinasyon içinde hareket etme kabiliyetine sahibiz. Geçtiğimiz yıl 29 gönüllü çalışanımızdan oluşan arama kurtarma ekibimiz, AFAD’ın eğitimlerini başarıyla tamamlayarak sertifika aldı" açıklamasında bulundu. "Afet dayanıklılığımızı artırmak için teknolojiden yararlanıyoruz" Yalçın, afetlere yönelik Ar-Ge ve teknoloji projelerini ise şu sözlerle anlattı: "Ar-Ge departmanımız tarafından geliştirilen ve EPDK’dan onay alan ‘Deprem ve Doğal Afet Projesi’ ile elektrik dağıtım şebekesinin muhtemel bir deprem durumuna karşı hazırlığının ve ihtiyaçlarının belirlenmesini, deprem anı ve sonraki süreçte yapılacak operasyonel faaliyetler ile bu sürece katkı sağlayacak bilgi akışının oluşturulmasını hedefliyoruz. Öte yandan geçtiğimiz Ocak ayında Türkiye’de ve dünyada bir ilke imza atarak bir köydeki tüm abonelerin sayaçlarını uydu üzerinden okumaya başladığımızı kamuoyu ile paylaşmıştık. Bu projemizin ilerleyen fazlarında uydu üzerinden arıza tespiti de yapacağız. Bu sayede muhtemel bir afette, GSM şebekesinden bağımsız olarak arıza olan noktaları tespit edebileceğiz. Bunların yanında iki konteynerden oluşan Mobil Yedekleme Merkezimiz sayesinde afet anlarında dahi kritik verilere erişim sağlayarak operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürebilecek teknolojiye sahibiz. Hedefimiz, muhtemel afet durumlarında önce can güvenliğini sağlamak, hemen ardından da enerjinin en kısa sürede, güvenli bir şekilde yeniden verilebilmesi için görevimizi en etkin biçimde yerine getirmek."
03 Mart 2026 Salı - 10:41 Türk Telekom’dan gökyüzünde dijital dönüşüm Türk Telekom, grup şirketi Argela ile gökyüzünde dijital dönüşüm sağlayan 5G tabanlı çözümünü küresel arenaya taşıdı. Türk mühendisleri tarafından geliştirilen Argela UTM (İnsansız Hava Aracı Trafik Yönetim Sistemi) çözümünün lansmanı İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde gerçekleştirildi. Teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonuna öncülük etme doğrultusunda stratejik çalışmalarına devam eden Türk Telekom, dünyanın en önemli mobil teknoloji etkinliklerinden biri olan GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’ın katılımıyla gökyüzünde dijital dönüşüm sağlayacak yenilikçi bir teknolojinin lansmanını gerçekleştirdi. Türk Telekom’un 5G altyapısı ve grup şirketi Argela’nın milli mühendislik desteğiyle geliştirilen Argela UTM platformu, mobil şebeke kabiliyetlerini hava sahası yönetimiyle entegre eden yenilikçi ve milli bir teknoloji olarak geleceğin hava ulaşım sistemleri için küresel standartları belirliyor. Hava ulaşımında yeni dönem Yapılan açıklamaya göre; otonom hava ulaşım sistemlerinin hayata geçirilmesinde önemli bir adım olan Argela UTM’in başarısı GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde atılan imza ile küresele taşındı. Türk Telekom ve grup şirketi Argela, dünyanın önde gelen eVTOL (Elektrikli Dikey Kalkış ve İniş Yapabilen Hava Aracı) üreticisi EHang ile iş birliği anlaşması imzalayarak geleceğin ulaşım standartlarını belirlemek için stratejik bir adım attı. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türk Telekom olarak milli teknoloji hamlemizi gökyüzüne taşımanın büyük gururunu yaşıyoruz. Türk mühendisleri tarafından geliştirilen yenilikçi çözüm, mobil şebeke yeteneklerimizle hava trafiğini yönetmeye imkan sağlıyor. Bu hamle ile hem ülkemizin ulaşım stratejilerine katkı sunuyor, hem de teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye vizyonuna öncülük ediyoruz. GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri, milli mühendislik gücümüzün küresel arenada oyun kurucu olduğunun en somut kanıtıdır. İştiraklerimiz ve milli iş ortaklarımızla teknolojide dışa bağımlılığı azaltan çalışmalara imza atarken, ülkemizin yüksek teknoloji ihraç etme hedefine öncülük ediyoruz" dedi. Argela CEO’u İsmail Emanet, "Yeni nesil telekomünikasyondaki liderliğimizi havacılık sektörüne taşıyoruz. 5G ve ileri ağ çözümleri alanındaki uzmanlığımızı kullanarak, Argela’nın UTM sistemi aracılığıyla Türkiye’de Gelişmiş Hava Mobilitesi’ni güçlendirecek sağlam bir dijital altyapı sunmayı ve alçak irtifa bağlantısında yeni standartlar belirlemeyi hedefliyoruz. Türk Telekom’un liderliğinde yürütülen ileri düzey Ar-Ge çalışmalarıyla desteklenen bu vizyon doğrultusunda, Türkiye’nin dijital dönüşümüne ve akıllı kentsel mobiliteye geçişine yön vermekten gurur duyuyoruz" dedi. EHang Operasyon Başkanı (COO) Victoria Jing Xiang, "Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz bu ortaklık, Türkiye’de Düşük İrtifa Ekonomisi’nin hayata geçirilmesi yolunda belirleyici bir adımı temsil ediyor. EHang’in sertifikalı insansız eVTOL (elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen) hava aracı platformunu Türk Telekom’un gelişmiş dijital altyapısı ve İHA Trafik Yönetim Sistemi (UTM) kabiliyetleriyle birleştirerek; güvenli, ölçeklenebilir ve geleceğe hazır bir Gelişmiş Hava Hareketliliği ekosistemi inşa ediyoruz" dedi. 5G şebeke kabiliyetleri ve hava trafik yönetiminde öncü entegrasyon Geleceğin ulaşım standartlarını farklı bir boyuta taşıyan bu milli çözüm, Uygulama Programlama Arayüzleri (API) ile UTM sistemlerini tek bir platformda birleştiren yenilikçi bir uygulama olarak öne çıkıyor. GSMA tarafından desteklenen CAMARA API projesinin en başarılı örneklerinden biri olarak GSMA standında sergilenen çözüm; düşük irtifa hava sahasının güvenli, akıllı ve gerçek zamanlı yönetimini sağlayan dijital bir regülasyon sistemi sunuyor. İstanbul’daki merkezden Kapadokya’daki araç kumanda edildi 5G Destekli Hava Yönetim Sahası Platformu’nun denemelerinde; Türk Telekom’un İstanbul’da bulunan UTM merkezi üzerinden kumanda edilen bir insansız hava aracı, Kapadokya semalarında başarıyla uçuruldu. Argela ve GSMA stantlarında katılımcılara sunulan projenin demo görüntüleri büyük ilgi topladı.
03 Mart 2026 Salı - 09:26 OMÜ projesiyle gıda endüstrisine pH duyarlı doğal renklendirici adayı Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) yürütülen bilimsel projede mavi kelebek çiçeğinden elde edilen infüzyonların pH’ya bağlı renk değişimi gösterdiği ve yüksek antioksidan kapasiteye sahip olduğu belirlendi. Çalışma sonucunda bitkinin, sentetik gıda boyalarına alternatif doğal bir renklendirici ve kalite indikatörü olarak kullanılabileceği ortaya konuldu. OMÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nde yürütülen projede, mavi kelebek sarmaşığı(clitoria ternatea) çiçeğinden elde edilen infüzyonların kimyasal ve fiziksel özellikleri incelendi. Araştırmada renk parametreleri, briks değeri, toplam fenolik madde miktarı, antioksidan aktivite ve pH’ya bağlı stabilite değişimleri değerlendirildi. Analizler sonucunda infüzyon sıcaklığı ve süresinin renk yoğunluğu üzerinde etkili olduğu belirlenirken, pH 4 ortamında mor, pH 7’de mavi, pH 9’da ise yeşile yakın tonların oluştuğu gözlemlendi. Elde edilen bulgular, mavi kelebek çiçeğinin fenolik bileşenler bakımından zengin yapısı ve pH’ya duyarlı antosiyanin profili sayesinde yalnızca doğal renk kaynağı olarak değil, aynı zamanda akıllı ambalaj sistemlerinde kalite göstergesi olarak da değerlendirilebileceğini ortaya koydu. "Doğal renk maddesi olarak değerlendirilebilir" Proje danışmanı OMÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Mortaş, mavi kelebek çiçeğinin yurt dışında çay olarak tüketildiğini ve geleneksel olarak bazı Asya ülkelerinde gıdalarda kullanıldığını belirtti. Mortaş, "Bu bitki gıdalara mavi renk veren doğal bir materyaldir. pH’ya bağlı olarak kırmızıdan maviye, sarıdan yeşile kadar renk değişimi gösterebilmektedir. Amerika Gıda ve İlaç Dairesi tarafından gıda renk maddesi statüsüne alınmıştır. Antienflamatuar, stres ve kaygı giderici özellikleriyle de dikkat çekmektedir" dedi. "Türk Gıda Kodeksi’ne kazandırılabilir" Projeyi yürüten Yüksek Lisans Öğrencisi Şeyma İbrahimbaş ise çalışmalarda pH’ya bağlı renk değişimlerini incelediklerini ifade ederek, "pH 4-4,5 aralığında mor renk elde edilebilmekte ve süt endüstrisinde kullanılabilmektedir. Bitkinin doğal gıda boyası olarak kullanımı sentetik katkı maddelerine alternatif oluşturabilir. Kendi pH’sı yaklaşık 6,5 olup bu değerde mavi renk vermektedir. pH 7,5-9 aralığında ise yeşil ton gözlemlenmektedir. Bu yönüyle Türk Gıda Kodeksi’ne kazandırılabilecek bir bitkidir" diye konuştu. Araştırma sonuçlarının, mavi kelebek çiçeğinin fenolik bileşenler bakımından zengin yapısı ve yüksek antioksidan kapasitesi sayesinde fonksiyonel gıda, doğal katkı maddesi ve akıllı ambalaj sistemleri gibi yenilikçi uygulamalarda değerlendirilebileceğine bilimsel zemin oluşturduğu bildirildi.
OMÜ’den iki yeni patent: Tepsilerde hijyen ve elektrokromik ölçümde yenilik
24 Şubat 2026 Salı - 14:48 OMÜ’den iki yeni patent: Tepsilerde hijyen ve elektrokromik ölçümde yenilik Ondokuz Mayıs Üniversitesi mühendisleri, unlu mamul tepsilerinin dış yüzeylerini ürünle temas etmeden yıkayan bir makine ve elektrokromik cihazların performansını mikroişlemci ile ölçen bir sistem geliştirdi. İki buluş da Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), ulusal patent performansına iki yeni tescil daha ekledi. Ulusal Patent Tescili verilerine göre dördüncü sırada yer alan üniversitenin iki patenti, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. OMÜ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Cengiz Görkem Dengiz tarafından geliştirilen "Unlu Mamul Tepsilerinin İçlerinde Gıda Varken Dış Kısımlarının Yıkanması İçin Makine" başlıklı buluş patent aldı. Makine, üretim hattında bulunan ve içinde gıda yer alan tepsilerin dış yüzeylerinin temizlenmesini hedefliyor. Sistem, tepsilerin iç kısmındaki ürüne temas etmeden dış yüzeylerin yıkanmasına imkân sağlayacak şekilde tasarlandı. Çalışma, endüstriyel üretim süreçlerinde hijyen uygulamalarına yönelik teknik bir çözüm sunuyor. Elektrokromik cihazlar için mikroişlemci tabanlı ölçüm sistemi Patent tescili alan ikinci çalışma, Mühendislik Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İbrahim İnanç ile Özge Akpınar Saruhan tarafından geliştirilen "Mikroişlemci Tabanlı Elektrokromik Cihaz Parametre Ölçüm Cihazı" oldu. Buluşta, açık kaynak kodlu bir mikroişlemci aracılığıyla elektrokromik cihazların kontrolü ve performans parametrelerinin ölçümü amaçlanıyor. Sistem; optik modülasyon, anahtarlama süreleri, renklenme verimliliği ve çevrim ömrü gibi teknik verilerin ölçülmesine yönelik bir altyapı içeriyor. Çalışmanın, elektrokromik malzemelerin araştırma ve test süreçlerinde kullanılması öngörülüyor. OMÜ, söz konusu iki patentle birlikte Ar-Ge faaliyetleri kapsamında yürütülen çalışmaların tescil sürecini tamamlamış oldu.
Türk Telekom, görme engelli bireylere 5G ile Engelsiz Tribün deneyimi sundu
24 Şubat 2026 Salı - 11:23 Türk Telekom, görme engelli bireylere 5G ile Engelsiz Tribün deneyimi sundu Trendyol Süper Lig’in teknoloji sponsoru olarak Türk futboluna destek veren Türk Telekom, ligin 23’üncü haftasında oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa karşılaşmasında Fenerbahçe Stadyumu’nda görme engelli bireylere 5G ile Engelsiz Tribün deneyimi sundu. Türk Telekom, teknoloji sponsoru olduğu Trendyol Süper Lig’in 23’üncü haftasında oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa karşılaşmasında Fenerbahçe Stadyumu’nda öncü bir uygulamayı hayata geçirdi. Fenerbahçe Stadyumu’nda yerleştirilen 5G Tabanlı Dokunsal Robot Koltuklar ile maç deneyimi, eş zamanlı biçimde görme engelli taraftarlara izlenebilir dokunuşlara dönüştürülerek aktarıldı. "Herkes için 5G anlayışımızla yaşamın tüm alanlarına yansıtacağız" Uygulama hakkında değerlendirmede bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden şirket olarak, güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle yaşamın tüm alanlarında ‘insan’ı merkeze alan çalışmalar yürütüyoruz. Ülkemizi kararlılıkla geleceğe taşırken, en büyük sorumluluklarımızın başında dijital çağın olanaklarını 81 ilin her köşesinde, tüm bireyler için erişilebilir kılmak geliyor. 1 Nisan’da hayatımıza 5G’nin getireceği fırsatlar, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonumuzu yeni bir boyuta taşımamızı sağlayacak. Bugüne kadar sağlıktan sanayiye, tarımdan spora, kültür-sanattan eğlenceye farklı alanlarda öncü 5G uygulamalarımızla herkes için 5G anlayışımızı ortaya koyduk. 5G Engelsiz Tribün projemiz görme engelli vatandaşlarımızın statlarda, aynı renklere gönül verdiği futbolseverlerle aynı anda aynı heyecanı hissedebilmesi bizim için büyük bir gurur ve mutluluk. Engelsiz Tribün uygulamasının önümüzdeki yıllarda tüm statlarda bir standart haline gelmesi en büyük temennimiz. Türk futbolunun dijital dönüşümünde bir kilometre taşı olarak tarihe geçecek bu uygulama ile yalnızca spor ve sosyal yaşamı iyileştirmekle kalmıyor, 5G’nin robotik teknolojilerle entegrasyonunda öncü bir rol üstleniyoruz. İştiraklerimiz, 5G alanında yetkin mühendislerimiz ve milli sorumluluk anlayışımızla, herkes için 5G anlayışımızla yaşamın tüm alanlarını ve geleceği iyileştiren projelerimizi sürdüreceğiz" dedi. Şirketin 5G Engelsiz Tribün projesi kapsamında; Mina Demiryakan ile Halil Can Coşkun, maç öncesinde Fenerbahçeli futbolcular Kerem Aktürkoğlu, Yiğit Efe Demir ve Mert Müldür ile bir araya geldikten sonra, Fenerbahçe-Kasımpaşa karşılaşmasını takip etti. Mina ve Halil, mücadeleyi 5G Dokunsal Robot Koltuklarla dünyada ilk kez deneyimledi. ‘Engelsiz Stadyum’ konsepti 5G ile gerçeğe dönüşüyor Yapılan açıklamaya göre, Türk Telekom’un güçlü 5G altyapısı, milli teknoloji şirketi Sensemotion’ın geliştirdiği görme engelliler için özel stadyum deneyimi koltuğu ve Huawei’nin katkılarıyla hayata geçirilen uygulama dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor. 5G Tabanlı Dokunsal Robot Koltuk, topun hareketini ve sahadaki eylemleri farklı dokunuş desenleriyle ileterek görme engelli bireylerin oyunun akış yönünü ve ritmini takip etmesine olanak tanıyor. 5G Tabanlı Dokunsal Robot Koltuk teknolojisi ile şut, gol gibi sonuca ulaşan eylemler farklı titreşim frekanslarıyla görme engelli taraftarlara iletiliyor.
Casper’dan 8 Mart’a özel iki teknoloji ürünü
24 Şubat 2026 Salı - 10:27 Casper’dan 8 Mart’a özel iki teknoloji ürünü Casper, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Casper PAD H10 serisi tabletleri ve Nirvana S100 dizüstü bilgisayar modelini hediye alternatifi olarak duyurdu. Şirket, mobil üretkenlik ve yüksek performans odaklı iki farklı ürünü kullanıcılarla buluşturduğunu açıkladı. Casper tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, 12.6 inç OLED ekrana sahip Casper PAD H10 Pen ve Casper PAD H10 Pro modelleri gün boyu mobil kullanım ve üretkenlik için tasarlandı. Nirvana S100 modeli ise alüminyum tasarımı ve yapay zeka destekli işlemci mimarisiyle yoğun iş akışlarına yönelik özellikler sunuyor. OLED ekranlı tablet modelleri Markanın tablet ürünlerini bir araya getiren Casper PAD çatısı altında sunulan H10 Pen ve H10 Pro modelleri, 12,6 inç OLED ekranla geliyor. Cihazlarda derin siyahlar, yüksek kontrast ve canlı renkler sunan ekran teknolojisi yer alıyor. Tabletlerin film izleme, kalemle çizim yapma ve fark oluşturacak projelerde kullanım için geliştirildiği belirtildi. Nirvana S100’de yapay zeka ve güvenlik özellikleri Nirvana S100 modeli 16 inç ekran ve 300 NIT parlaklık değerine sahip. Cihazda Microsoft Copilot tuşu ile akıllı asistana erişim sağlanırken, güç tuşuna entegre parmak izi okuyucu ile güvenlik özelliği sunuluyor. Üç aşamalı klavye aydınlatması farklı kullanım ortamlarına uyum sağlıyor. Alüminyum kasaya sahip modelde hairline yüzey tasarımı bulunuyor. Nirvana S100’ün hem günlük kullanım hem de iş süreçleri için geliştirildiği ifade edildi.
Bilim Kahramanları Fuar İzmir’de buluştu
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:01 Bilim Kahramanları Fuar İzmir’de buluştu Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu İzmir Ortaokul Yerel Turnuvaları’nın 2. ve 3’üncüsü Fuar İzmir’de düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın desteğiyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte 10 takım ulusal turnuvaya katılma hakkı kazandı. Her yıl 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini "topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini" sağlayan, dünyada 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuk ve gencin katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu yapıldı. Ülkemizde, Bilim Kahramanları Derneği tarafından 2004-2005 sezonundan bu yana "Bilim Kahramanları Buluşuyor" adıyla düzenlen etkinliğe ilgi yine yoğun oldu. 2004 yılından bu yana Türkiye’de 80 şehirden 47 bin 127 çocuğun katıldığı turnuvalar, bu yıl UNEARTHED temasıyla gerçekleştiriliyor. Takımlar; geçmişin izini sürerek arkeolojik süreçleri, yer altı yapılarıyla gizli kalmış alanları ve eski uygarlıkların izlerini araştırıyor. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunlara yenilikçi çözümler geliştirirken inşa edip kodladıkları robotlarla görevleri tamamlamaya çalışıyor. Turnuvanın 22. sezonunda, 2. ve 3. İzmir Ortaokul Yerel Turnuvaları, Fuar İzmir D Hol’de gerçekleştirildi. 2. İzmir Ortaokul Turnuvası’na İzmir, Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Manisa ve Muğla’dan 36 takım, 318 öğrenci katılırken 3. İzmir Ortaokul Yerel Turnuvası’nda ise yine aynı illerden 36 takım ile 319 öğrenci yer aldı. Öğrenciler, kendilerine ayrılan stantlarda projelerinin tanıtımını yaptı ve robotlarının verilen görevleri yerine getirmesi için yoğun çaba harcadı. Yarışma için jürinin karşısına çıkan küçük bilim kahramanları, buldukları çözüm önerilerini paylaştı. İki günün sonunda düzenlenen ödül törenleriyle öğrencilere kupa ve madalyaları verilirken 10 takım da ulusal turnuvaya katılma hakkı elde etti. Bilimle büyüyen bir nesil Turnuvalarda iki günün birincisi olan takımlara ödüllerini veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri İpek Kul Bayar ve Sedef Cem, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere ve çocuklara her zaman destek olduğunu vurgulayarak, bilimin ve üretmenin geleceğin anahtarı olduğuna dikkat çekti. Büyükşehir ve İZFAŞ’a teşekkür etti Organizasyona uzun yıllardır ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirten İZFAŞ İletişim ve Etkinlikler Müdürü Zeynep Gülşen Can, geleceğin bilim insanları olan çocuklar ve gençlerden öğrenecek çok şeyleri olduğunu vurgulayarak, ulusal turnuvada yeniden Fuar İzmir’de buluşma temennisini paylaştı. Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Mecik, daha iyi bir geleceğin, bugün sorular sormaya cesaret eden çocuklarla ve gençlerle mümkün olduğunu belirterek, "Bu sezon, Türkiye genelinde 501 takım ile 4 bin 472 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Ankara, Antalya, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Mersin ve Ordu’da gerçekleşecek yerel turnuvalarımızın ardından İzmir’de 7 - 8 Mart tarihlerinde ulusal turnuva gerçekleştirilecek" diyerek yıllardır İzmir yerel ve ulusal turnuvalarına ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür etti. Ulusal Turnuva da İzmir’de düzenlenecek Şubat ve Mart 2026 boyunca İzmir’in yanı sıra Ankara, Antalya, Eskişehir, İstanbul, Kocaeli, Mersin ve Ordu’da gerçekleştirilecek 18 yerel turnuvanın ardından sezon, 7-8 Mart 2026 tarihlerinde yine İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ desteğiyle Fuar İzmir’de düzenlenecek Ulusal Turnuva ile tamamlanacak. İki günün sonunda Ulusal Turnuva’ya katılmaya hak kazanan takımlar ise şu şekilde oluştu: 21 Şubat 2026 Karşıya Özel TAKEV Ortaokulu Astronova takımı - Şampiyonluk Ödülü Özel Rota Ortaokulu Relic Hunters takımı - İkincilik Ödülü Özel İzmir İstek Ortoakulu Northstars takımı - Üçüncülük Ödülü İzmir Bayraklı Uğur Okulları Kampüsü Ortaokulu Cyber Ninjas takımı - Ulusal Çıkış 4 Özel Türk Koleji Marmaris Ortaokulu Felix takımı - Ulusal Çıkış 5 22 Şubat 2026 Çiğli Aydoğan Yağcı Bilim ve Sanat Merkezi Spıca Jr takımı - Şampiyonluk Ödülü Muğla Turgutreis Uğur Okulları Kampüsü Ortaokulu Maxıma Prime takımı - İkincilik Ödülü Özel Çakabey Ortaokulu Leukai takımı - Üçüncülük Ödülü Özel Bandırma Bahçeşehir Koleji Ortaokulu Enterprıse Kyzikos takımı - Ulusal Çıkış 4 Özel Manisa Bahçeşehir Koleji Ortaokulu Ouroboros takımı - Ulusal Çıkış 5
Dicle Elektrik’ten 7.5 milyon kWh’lik tasarruf
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:21 Dicle Elektrik’ten 7.5 milyon kWh’lik tasarruf Dicle Elektrik, 2025 yılında yürüttüğü geri dönüşüm faaliyetleriyle 3 milyon 700 bin kilogramdan fazla atığı ekonomiye kazandırarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sundu. Geri dönüşüm sayesinde yaklaşık 7,5 milyon kilovatsaat (kWh) enerji tasarrufu sağlanırken, bu rakamın yaklaşık 2 bin 500 hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer olduğu belirlendi. İnsan ve çevre odaklı yaklaşımıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sürdürülebilir enerji yönetimine öncülük eden Dicle Elektrik, 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği çevre yönetimi uygulamalarıyla dikkat çekici kazanımlar elde etti. Metal, kağıt, ahşap ve plastik gibi geri dönüştürülebilir atıkları sistemli şekilde ayrıştırarak ekonomiye kazandıran şirket, toplamda 3 milyon 700 bin kilogramdan fazla atığın geri dönüşümünü sağladı. Bu sayede toplamda yaklaşık 7 milyon 500 bin kWh enerji tasarrufu elde edilirken, bu miktarın yaklaşık 2 bin 500 hanenin yıllık elektrik tüketimine denk geldiği belirlendi. Enerji tasarrufu, doğal kaynak koruması ve karbon emisyonunun azaltılması gibi alanlarda somut verilerle desteklenen çalışmalar, Dicle Elektrik’in sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Enerji verimliliği açısından önemli bir gösterge olan tasarruf kazanımları, orta ölçekli bir yerleşim yerinin yıllık konut elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeye ulaştı. Şirket, geri dönüşüm uygulamalarını kurumsal yapısına entegre ederek enerji altyapısını daha da çevreci hale getiriyor. Yaklaşık 25 bin ağacın kesilmesi önlendi Gerçekleştirilen geri dönüşüm çalışmalarına ilişkin açıklamalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, "2025 yılı boyunca 2 milyon 280 bin kilogram metal, 1 milyon 450 bin kilogram kâğıt ve ahşap ile 9 bin kilogram plastik atığı geri dönüşüme kazandırdık. Bu sayede yalnızca enerji tasarrufu değil, aynı zamanda çevresel dengeye doğrudan katkı sağlayan somut kazanımlar elde ettik. Geri dönüştürdüğümüz kâğıt ve ahşap atıklarla yaklaşık 25 bin ağacın kesilmesini önledik. Plastik atıkların dönüşümüyle yaklaşık 150 varil petrol tasarrufu sağladık. Ayrıca toplamda 473,6 ton sera gazı salımının önüne geçerek karbon ayak izimizi ciddi ölçüde azalttık. Çevresel sürdürülebilirliği uzun vadeli stratejimizin temel unsurlarından biri olarak görüyor ve tüm çalışmalarımızı gelecek nesillerin yaşam hakkını gözeterek planlıyoruz. Bölgedeki enerji altyapısını yalnızca teknik açıdan değil, ekolojik açıdan da güçlü hale getirmek için yatırımlarımızı ve projelerimizi kesintisiz biçimde sürdürüyoruz. Geleceğe temiz bir enerji mirası bırakmak önceliğimiz" dedi.
İzmir ulaşımında akıllı adım: Garajlar dijitalleşiyor
22 Şubat 2026 Pazar - 10:58 İzmir ulaşımında akıllı adım: Garajlar dijitalleşiyor ESHOT Genel Müdürlüğü, Garaj Yönetim Sistemi ile otobüs parklanmasını dijital altyapıya taşıdı. Yeni uygulama sayesinde araç yerleşimi sistemli hale getirilirken, operasyonel verimlilik ve zaman tasarrufu hedefleniyor. ESHOT Genel Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşımda dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay liderliğinde hız kazanan teknoloji temelli hizmet anlayışı kapsamında Gaziemir Beyazevler Garajı’nda hayata geçirilen Garaj Yönetim Sistemi, otobüs parklanmasını dijital ve sistematik bir yapıya taşıdı. Başkan Tugay da Gaziemir’deki Beyazevler Garajı’nı ziyaret ederek çalışmaları inceledi. Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, ESHOT Genel Müdürü Övünç Özgen ve ilgili bürokratlar eşlik etti. Otobüs parkında otomatik sistem Yeni sistem sayesinde garaj içindeki park düzeni yazılım destekli olarak planlanıyor; araçların hangi peronda ve hangi sırayla konumlanacağı anlık olarak takip ediliyor. Otobüslerin boyutları, hat planları ve garajdan çıkış saatleri dikkate alınarak en uygun park düzeni otomatik olarak oluşturuluyor. Böylece hem zaman kaybının hem de operasyonel aksaklıkların önüne geçilmesi hedefleniyor. Yapay zeka destekli planlama ile maksimum verim Çalışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Cemil Tugay, dijital altyapının güçlendirilmesinin toplu ulaşımda verimliliği artıracağını vurguladı. Teknolojinin kamu hizmetine entegrasyonunun önemine dikkat çeken Başkan Tugay, "Çalışanlarımıza yakışan sistemli ve çağdaş bir altyapıyı kentimize kazandırıyoruz. Bu tür yatırımları yaygınlaştırarak daha düzenli, daha verimli ve daha güçlü bir ulaşım sistemi kurma hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Sistemin odağında vatandaş memnuniyeti var Beyazevler Garajı Parklanma ve Depolama Alanı yeniden yapılandırılarak filonun planlı, güvenli ve izlenebilir şekilde yönetilmesini sağlayan entegre bir operasyon sahasına dönüştürüldü. Her otobüs için özel park şeritleri oluşturulurken, düzensiz park kaynaklı zaman kaybı ve operasyonel riskler ortadan kaldırıldı. Bu sistem sayesinde "ölü kilometre" olarak adlandırılan yolcusuz ulaşımın azaltılmasıyla akaryakıt verimliliğinin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve kamu kaynağının daha etkin kullanılması amaçlanıyor. Akıllı parklanma sistemi, ESHOT otobüslerinin sabah ve gün içi seferlerini daha düzenli ve sistematik hale getirerek özellikle yoğun saatlerde yaşanabilen gecikmeleri azaltmayı hedefliyor. Bu düzenlemenin Gediz Atölyesi’nde de operasyonel rahatlama sağlaması, bakım-onarım kapasitesini artırması ve araçların hizmete hazırlık süresini kısaltması hedefleniyor. Vatandaş memnuniyetini odağa alan uygulamayla daha planlı sefer organizasyonu ve daha istikrarlı bir toplu ulaşım hizmeti sunulması öngörülüyor.
KBÜ’den raylara akıllı dokunuş: Güvenliği artıran iki yerli sistem
21 Şubat 2026 Cumartesi - 11:25 KBÜ’den raylara akıllı dokunuş: Güvenliği artıran iki yerli sistem Karabük Üniversitesi (KBÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Hayrettin Yüzer tarafından demiryollarında güvenliği ve operasyonel verimliliği artırmaya yönelik iki yerli teknoloji geliştirildi. Frekans tabanlı kontrol sistemi ile lidar destekli gabari ölçüm cihazı, demiryollarında güvenliği artırmayı ve kritik altyapılarda yerli, bütüncül çözümler sunmayı hedefliyor. Projelerden ilki, demiryollarındaki dağınık kontrol altyapısını sadeleştirmeyi amaçlayan frekans tabanlı kontrol sistemi oldu. Sistem sayesinde merkezden uzakta bulunan hemzemin geçitler ve sinyalizasyon ekipmanları tek kablo üzerinden kontrol edilebiliyor. Sistemin mevcut altyapılarda yaşanan kablo karmaşasını azaltmayı amaçladığını belirten Yüzer, demiryollarında merkezden uzaktaki cihazların kontrolü için haberleşme kablolarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Karabük örneği üzerinden açıklamada bulunan Yüzer, hemzemin geçitler ve farklı noktalardaki sinyal ışıkları için ayrı ayrı kablo döşenmesinin karmaşaya yol açtığını ifade etti. Merkezdeki ana üniteden gönderilen frekans sinyalinin saha noktalarındaki alıcı kutular tarafından algılanarak ilgili ekipmanı devreye aldığını aktaran Yüzer, bu sayede bariyer ve sinyal sistemlerinin merkezi olarak yönetilebildiğini kaydetti. Yüzer, ürünün deneme süreci için demiryollarına sunulmasının planlandığını da bildirdi. Projelerin ikinci ayağını ise tünel içi güvenlik analizine yönelik geliştirilen lidar destekli gabari ölçüm cihazı oluşturdu. Yaklaşık 16 kilogram ağırlığında tasarlanan sistemin tek kişi tarafından taşınabildiğini belirten Yüzer, bu yönüyle yurt dışından temin edilen ve daha ağır olan benzer cihazlara göre operasyonel avantaj sağladığını dile getirdi. Sistem sayesinde tünel kesitinin hassas şekilde ölçülebildiğini ve trenin maksimum dolu hâliyle duvarlara temas riskinin analiz edilebildiğini ifade eden Yüzer, ölçümlerin iki boyutlu kesitler hâlinde alındığını, elde edilen verilerin birleştirilmesiyle üç boyutlu tünel modelinin oluşturulabildiğini kaydetti. Cihazın ayrıca iki ray arasındaki mesafeyi (ekartman) ve raylar arasındaki yükseklik farkını da ölçebildiğini belirten Yüzer, bu parametrelerin tren güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.