Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Milli Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile bir araya geldi
Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı azınlık statüsünü zinhar kabul etmez"
Sirte’de Flintlock-2026 tatbikatı başladı
ABD: "Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın başlamasından bu yana 23 gemi geri döndü"
Lavrov: "Bu savaş Batı'nın Rusya'ya karşı Ukrayna eliyle yürüttüğü savaştır"
Hamaney: "Donanmamız, düşmanlara yeni yenilgilerin acısını tattırmaya hazır"
TEKNOLOJİ
KUTO’dan turizmde dijital dönüşüme güçlü adım
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:01:24
Kuşadası ticaret hayatının en güçlü alanı olan turizm sektörünün sürdürülebilirliğini desteklemek, değişen dünya dinamiklerine uyumunu artırmak ve dijital dönüşüm sürecine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Kuşadası Ticaret Odası, teknoloji odaklı önemli bir eğitim organizasyonuna ev sahipliği yaptı. Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) ile Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) iş birliğinde düzenlenen "2026 Turizminde Yapay Zeka" konulu eğitim programı, sektör temsilcilerini KUTO’da buluşturdu. Üç gün boyunca devam eden eğitim programında, turizmde yapay zeka kullanımı, müşteri odaklı hizmet anlayışı ve dijital pazarlama teknikleri gibi günümüz turizm sektörünün kritik başlıkları, alanında uzman eğitmen Ozan Kanal tarafından katılımcılara kapsamlı şekilde aktarıldı. Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan; "GEKA’nın desteğiyle odamız tarafından hayata geçirilen 2026 Turizminde Yapay Zeka konulu eğitim programımız, ilçemizin ticari kapasitenin geliştirilmesi ve sektörün teknolojiyle daha güçlü hale gelmesi açısından önemli bir kazanım oldu. Kuşadası Ticaret Odası’nın kurumsal bakışı ve dijitalleşmeye verdiği önem doğrultusunda planladığımız bu eğitim ile katılımcıların iş süreçlerinde yapay zekadan daha etkin yararlanması ve Kuşadası turizminin rekabet gücünün artırılmasını hedefledik" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:39
Ardahan Üniversitesi ile Bakü Slav Üniversitesi arasında eğitimde iş birliği ve staj programı
Ardahan Üniversitesi Dış İlişkiler Ofisi koordinasyonunda yürütülen uluslararası iş birliği faaliyetleri kapsamında, Azerbaycan Bakü Slav Üniversitesi Balkan Çalışmaları ve Mütercim-Tercümanlık bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler, staj programı çerçevesinde Ardahan Üniversitesine gelerek Rektör Emiroğlu’nu makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette öğrencilerle yakından ilgilenen Rektör Emiroğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasında köklü bir geçmişe dayanan kardeşlik ilişkilerinin eğitim ve akademik iş birlikleri aracılığıyla daha da güçlendiğini vurguladı. İki ülke arasındaki "iki devlet, tek millet" anlayışının üniversiteler arası iş birliklerine de yansıdığını ifade ederek bu tür akademik değişim ve staj programlarının hem kültürel etkileşimi artırdığını hem de öğrencilerin mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Öğrenciler, Üniversitede gördükleri misafirperverlikten ve kendilerine sunulan nitelikli staj imkânlarından duydukları memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’de edindikleri tecrübelerin kariyer yolculuklarında kendileri için önemli olduğunu ifade ettiler. Programın hem akademik donanım hem de kültürel zenginlik açısından oldukça verimli geçtiğini belirten öğrenciler, desteklerinden dolayı Rektör Emiroğlu’na teşekkür ettiler. Ziyaret, öğrencilerin Azerbaycan’a özgü geleneksel hediyeleri Rektöre takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:28
Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada katedilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:23
Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada kat edilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 12:23
Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu şimdi de işe başladı
2
17 Nisan 2026 Cuma- 14:20
Bu ilçede sınava giren öğrencileri insansı robot karşılıyor
3
17 Nisan 2026 Cuma- 14:44
Rektör Yardımcısı Kurnaz: "Disiplinlerarası çalışmalar bilimsel değer üretiyor"
4
17 Nisan 2026 Cuma- 10:42
CW Enerji Solarex İstanbul’da ‘CW Enerji Plus Bayi Konsepti’ni tanıttı
5
18 Nisan 2026 Cumartesi- 09:16
Atatürk Üniversitesi’nde "Moleküler Biyoloji ve Genetik" zirvesi
13 Nisan 2026 Pazartesi - 10:29
Muğla’da geleceğin teknoloji yıldızları yarışıyor
Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Gençlik Merkezi, gençleri bilim ve inovasyonla buluşturan Deneyap Teknoloji Atölyeleri için ilk aşama sınavını başlattı. Türkiye’nin teknoloji üreten bir topluma dönüşmesini hedefleyen "Milli Teknoloji Hamlesi" kapsamında, Menteşe’de büyük bir heyecan yaşanıyor. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’ne bağlı Uluslararası Gençlik Merkezi tarafından organize edilen Deneyap Teknoloji Atölyeleri öğrenci seçme sınavlarının ilk aşaması başladı. Geleceğin mühendislerini, yazılımcılarını ve bilim insanlarını yetiştirmeyi amaçlayan Deneyap Atölyeleri’ne girmek isteyen adaylar, sınav merkezlerinde ter döküyor. Gençlerin bilim, teknoloji ve inovasyon yolculuğunda en kritik eşiklerden biri olan sınav, yetenekli zihinlerin erken yaşta keşfedilmesine imkan sağlıyor. Uluslararası Gençlik Merkezi yetkilileri, sınavın gençlerin potansiyellerini ortaya koymaları için büyük bir fırsat olduğunu vurguladı. Sınavda başarılı olan öğrenciler; Robotik ve Kodlama, Yapay Zeka ,Havacılık ve Uzay Teknolojileri, Nanoteknoloji gibi stratejik alanlarda uzun süreli ve ücretsiz eğitim alma hakkı kazanacak.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 09:16
KUTO’da Yapay Zeka Eğitimi bugün başlıyor
Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) iş birliğiyle düzenlenen "2026 Turizminde Yapay Zeka Eğitim Programı" bugün kapılarını açıyor. Turizm sektörünü dijital geleceğe hazırlamayı hedefleyen program, Kuşadası Ticaret Odası Eğitim Salonu’nda gerçekleştirilecek. 13, 15 ve 17 Nisan’da toplamda üç gün sürecek olan eğitim programı, sektör temsilcilerini ve teknoloji meraklılarını bir araya getirecek. Katılımcıların yanlarında bilgisayar getirmesinin zorunlu olduğu eğitimler tamamen uygulamalı olarak işlenecek. Turizmde yapay zeka kullanımının pratik yollarının gösterileceği programda, katılımcıların eğitim öncesinde ChatGPT ve Gemini hesaplarını açmış olmaları yeterli olacak. Kuşadası’nın turizm potansiyelini yapay zeka teknolojileriyle birleştirerek rekabet gücünü artırmayı amaçlayan bu ücretsiz eğitim programı, bölgedeki işletmeciler için büyük bir fırsat sunuyor.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 00:13
Somali’de CURAD-1 Sondajı için geri sayım
Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi’nin 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanıyor. Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanan Çağrı Bey, konumlanma işleminin ardından kuyuya ilişkin test faaliyetlerine başlayacak. Testlerin ardından da sondaj çalışmasına geçilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Enerji filosunun yeni derin deniz sondaj gemilerinden Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirmek amacıyla çalışmalarına başlıyor. 53 günün ardından Somali’ye vardı Çağrı Bey, Somali’deki sondaj çalışmaları için 15 Şubat 2026’da Mersin Taşucu Limanı’ndan Somali’ye doğru seyrine başladı. 53 günlük seyir süresi sonunda Somali’ye ulaşan gemi, geçtiğimiz 10 Nisan’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da iştirak ettiği törenle Mogadişu Limanı’nda karşılandı. Limandan ayrıldı Limanda malzeme ve yakıt ikmali gibi son hazırlıkları gerçekleştirilen Çağrı Bey, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. Çağrı Bey’in bu yolculuğunda, enerji filosundan Altan, Korkut, Sancar destek gemileri de yanında bulunuyor. Güvenli bir şekilde çalışabilmesi için TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan donanma unsurları da Çağrı Bey’e eşlik ediyor. Konumlanma ve test aşaması Çağrı Bey’in, yarın (13 Nisan) öğle saatlerinde 372 kilometre açıkta bulunan kuyu lokasyonuna varması planlanıyor. Geminin, CURAD-1 kuyusuna varmasının ardından öncelikle konumlanma işlemi gerçekleştirilecek. Daha sonra da kuyuya ilişkin çeşitli test faaliyetlerine başlanacak. 7 bin 500 metre derinlikte sondaj Test faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından ise sondaj aşamasına geçilecek. Çağrı Bey Sondaj Gemisi, 3 bin 495 metre su derinliğine sahip noktada, deniz tabanından itibaren de 4 bin 5 metre kazılmasının ardından toplam 7 bin 500 metreye inerek sondaj yapacak. CURAD-1 kuyusunun, söz konusu 7 bin 500 derinlik ile dünyanın en derin ikinci deniz kuyusu olması hedefleniyor. Ayrıca, Çağrı Bey’in yürüteceği sondaj operasyonunda 4 bin metreye dalabilen bir su altı robotu da kullanılacak. İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonunun 6 ila 9 ay arasında tamamlanması planlanıyor. İki kardeş ülkenin ortak refahı Konuya ilişkin sosyal medya hesaplarından bir video paylaşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
12 Nisan 2026 Pazar - 13:42
Uzmanından telefon bataryasını korumanın püf noktaları
Kayseri’de 30 yıldır cep telefonu ve teknik servis sektöründe çalışan Cemal Kalem, cep telefonu bataryalarının daha uzun ömürlü kullanımının püf noktalarını anlattı. Kayseri’de 30 yıldır cep telefonu ve teknik servis sektöründe bulunan Cemal Kalem, cep telefonu bataryasının daha uzun ömürlü kullanım için bataryanın tamamen şarj olduğunda, şarj aletinden çekilmesi gerektiğini söyledi. Cihazın kendi orijinal markasının şarj aletini kullanmak gerektiğinin altını çizen Kalem, "Cep telefonu ve elektronik sektöründe 30 yıldır faaliyet göstermekteyiz. Telefon bataryasını daha uzun ömürlü kullanmak için telefonun bataryası tamamen şarj olduğunda şarj aletinden çekmemiz lazım. Ayrıca, araçlarımızda telefonlarımızı mümkün olduğunda şarj etmememiz gerekli. Şarj aleti ve batarya üreticinin tavsiye ettiği şekilde amper ya da voltaj orijinal olacak şekilde kullanırsak bataryamızda sıkıntı yaşamayız. Yan sanayi ve kalitesiz ürünlerden uzak durmamız lazım. 20-60 ve 120 ve 180 watt cihazlar var. Eğer biz 20 watt bir cihaza 180 watt şarj aleti kullanmamız cihaza ve ekipmanlara zarar veriyor" şeklinde konuştu.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:41
Yapay zeka görsel iletişimcilerin mesleğini tehdit mi edyor
Dünya, yapay zekanın baş döndürücü ivmesiyle tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini yaşarken, görsel iletişim sektörü bu değişimin içinde yer alıyor. İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, yapay zeka ile üretilen görsellerin gerçeklik sınırlarını zorlamasının oluşturduğu "mesleki kaygı" tartışmalarına akademik bir perspektifle yanıt verdi. Büker’e göre, yapay zeka bir son değil; aksine keşfin yeniden tanımlandığı bir dönemin kapısını açıyor. Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, yapay zekanın görsel iletişim alanındaki dönüştürücü rolünü ele alarak, üretken yapay zeka teknolojilerinin tasarım süreçlerini "oluşturucu odaklı yaklaşımdan yönlendirme temelli bir yapıya" dönüştürdüğünü ifade etti. 2026 yılına ait güncel akademik veriler ışığında, mesleğin geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Akademik araştırmaların 2025-2026 yıllarına ait bulgularına dikkat çeken Büker, üretken yapay zekanın profesyonel görüntü kalitesinde yüzde 95,69’luk bir doğruluk oranına ulaştığını ifade ederek: "Nisan 2025’te Nature’da yayımlanan çalışmalar gösteriyor ki; yapay zeka artık yalnızca yardımcı bir araç değil, doğrudan bir alternatif ortak haline gelmiştir. Midjourney v7 ve Gemini gibi araçlar, tasarımcıya eskiden mümkün olmayan bir kontrol ve esneklik alanı sağlıyor" dedi. "Artık yardımcı bir araç değil" Yapay zekanın yükselişinin tasarımcılar için hem fırsat hem de zorluk barındırdığını ifade eden Büker, teknik becerinin tek başına ayırt edici değerini kaybettiği bir döneme girildiğini vurguladı. Uzmanların bu dönüşümü "uyum sağlanmazsa tehdit" olarak tanımladığını belirten Büker, mesleki rollerdeki değişimi şu sözlerle açıkladı: "Yapay zeka tasarımcının yerini almayacak, ancak iş yapma biçimini kökten değiştirecek. Tasarımcı artık problemi tanımlayan, kavram üreten ve görsel dili belirleyen bir stratejist konumuna taşınıyor. İşin üretimini ise tasarımcının yönlendirdiği algoritmalar üstleniyor." "İnsan eli değen her iş daha güvenli" Tüketici alışkanlıklarına da değinen Prof. Dr. Nalan Büker, 2025 tarihli güncel araştırmaların çarpıcı bir gerçeği ortaya koyduğunu söyledi. Tüketicilerin, kaynağı tamamen yapay zeka olan görsellere, insan eliyle yapılmış işler kadar güvenmediğini belirten Büker, "İnsan eliyle yapılmış işler hala daha yüksek güven ve değer üretiyor. Asıl değer artık ‘kim yaptı?’ sorusunda değil, ‘kim yönetti?’ sorusunda gizli," dedi. "Yapay zeka kolay yol değil, bir öğrenme amacı olmalı" Genç tasarımcıların bu teknolojiye uyum kapasitesinin oldukça yüksek olduğunu gözlemlediklerini belirten Dekan Büker, eğitim kurumlarının üzerine düşen sorumluluğu ise şöyle özetledi: Yapay zeka bir "kolay yol" değil, öğrenmeyi genişleten bir araç olmalı. Öğrenciler yapay zeka kullanımını açıkça belirtmeli; etik ve telif konuları eğitimin ayrılmaz parçası haline gelmeli. Yapay zeka çıktıları nihai sonuç değil, sürecin ham malzemesi olarak görülmeli. Prof. Dr. Nalan Büker, değerlendirmesini şu kritik uyarıyla noktaladı: "Görsel iletişim mesleğinin geleceğinde, yapay zekayı ustalıkla kullananlar yükselirken; teknolojiye direnenler mesleğin dışında kalabilir. Tehdit teknolojinin kendisi değil, değişime kapalı olmaktır."
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:34
KBÜ’den savunma sanayisine otonom robot köpek projesi
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknokent bünyesinde güvenlik, endüstriyel denetim ve arama-kurtarma gibi alanlarda kullanılmak üzere robot köpek teknolojisi geliştirilecek. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 1501 Sanayi Ar-Ge Destek Programı kapsamında kabul edilen "Çok Amaçlı Görev Planlama için Otonom Robot Köpek Tasarımı ve Geliştirilmesi" projesi ile yerli ve milli bir çözüm ortaya konulması hedefleniyor. Proje, Karabük Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Araştırma Görevlisi Ali Art’ın sahibi olduğu AI ARD Robotik A.Ş. tarafından, İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesindeki Aware Robotik iş birliğiyle yürütülecek. İki yıl sürecek çalışma kapsamında farklı görevleri yerine getirebilen otonom robot köpek geliştirilecek. Projenin özellikle zorlu ve riskli alanlarda kullanılmak üzere tasarlandığını belirten Ali Art, dört ayaklı robotların engebeli arazilerde tekerlekli sistemlere göre daha etkin görev yapabildiğini ifade etti. Dünyada bu alanda faaliyet gösteren firma sayısının sınırlı olduğunu vurgulayan Art, yüksek maliyetler ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle yerli çözümlerin öneminin arttığını dile getirdi. Yapay zekâ tabanlı olarak geliştirilecek sistemin; algı, sensör füzyonu, pekiştirmeli öğrenme ve hibrit kontrol mimarisi gibi ileri teknolojileri içereceği belirtildi. Proje kapsamında elektronik kart tasarımı, aktüatör ve güç aktarma sistemleri ile görev kontrol ve kullanıcı arayüzü gibi kritik bileşenler geliştirilecek. Çalışmanın, Türkiye’nin mobil robotik ve otonom sistemler alanındaki Ar-Ge kapasitesine katkı sağlaması hedeflenirken, Karabük Üniversitesi Teknokent bünyesinde yürütülen bu tür projelerle akademik bilgi birikiminin teknolojiye dönüştürülmesi ve sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 10:07
Bursa’da Öğrenciler GUHEM’de uzayın derinliklerine yolculuk yaptı
Türkiye’nin ilk interaktif uzay ve havacılık temalı eğitim merkezi olan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), çocuklara erken yaşta bilim sevgisi aşılamaya devam ediyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde kurgulanan merkezde düzenlenen "Uzay-Havacılık Minikler Kulübü" etkinliklerinde İbrahim Uyar İlköğretim okulu 1’inci sınıf öğrencileri, özel hazırlanan Çocuk Galerisi’nde eğlenerek öğreniyor. Milli Uzay Programı hedefleri doğrultusunda farkındalık oluşturan merkezde bilim iletişimcileri eşliğinde gerçekleştirilen etkinliklerde minikler; uçak simülatörü sayesinde kokpitten motora kadar uçağın tüm bölümlerini tanırken, pilot ve kabin görevlisi gibi rollere girerek havacılık mesleklerini deneyimledi. Gökyüzünün derinliklerine yolculuk Programın ikinci bölümünde ise uzay yolculuğuna çıkan çocuklar, roket düzeneğiyle astronotların ekip çalışmasını keşfetti. Teleskoplarla Güneş Sistemi’ni inceleyen minikler, atölye çalışmalarıyla adeta gökyüzünün derinliklerine yolculuk yaptı. Bilimi eğlenceyle buluşturan bu etkinlikler, geleceğin bilim insanlarına ilham olmaya devam ediyor.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 10:04
NASA’nın Artemis II görevi başarıyla tamamlandı: 4 astronot Dünya’ya geri döndü
NASA'nın 1972'den bu yana Ay'ın çevresine gerçekleştirdiği ilk insanlı yolculuk olan Artemis II görevi, 4 astronotun güvenle Dünya’ya geri dönmesiyle başarılı bir şekilde tamamlandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 09:18
"Aromatör" ile iletişimde yeni dönem: Tat ve koku transferi hedefleniyor
Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen "Aromatör" isimli cihaz, tat ve kokunun dijital ortamda iletilmesini hedefliyor. Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen "Aromatör" adlı teknoloji, tat ve koku bileşenlerini dijital ortamlar üzerinden farklı mekânlara aktarabilen multidisipliner bir sistem olarak dikkat çekiyor. Yazılım, makine öğrenmesi ve kimyasal süreçlerin birlikte çalıştığı sistem, duyusal iletişim teknolojisine yeni bir yaklaşım sunuyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Kerim Sönmez’in de katkı sunduğu "Aromatör" teknolojisinin özellikle sinema, dijital içerik platformları ve mobil iletişim alanlarında kullanılmasıyla birlikte, kullanıcıların yalnızca görsel ve işitsel değil aynı zamanda koku ve tat deneyimi de yaşayabileceği öngörülüyor. Ulusal ve uluslararası patent süreçlerinden geçen buluşun fikri mülkiyet kapsamında koruma altına alındığı ve ekonomik değere dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade edildi. Bu kapsamda yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi ve benzer yüksek teknoloji ürünlerinin ticarileşmesinin önünün açılması hedefleniyor. "Aromatör" ile iletişimde yeni dönem başlıklı çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Oktay Yıldız, ses ve görüntü gibi iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak tat ve kokunun da dijital ortamlar arasında transfer edilmesini hedeflediklerini söyledi. "Ses ve görüntü gibi tat ve kokuyu da iletmeyi hedefliyoruz" Çalışmayla birlikte ses ve görüntü gibi iletişim araçlarını geliştirerek tat ve kokuyu da dijital ortamlar arasında transfer etmeyi hedeflediklerini ifade eden Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Eskiden iletişim yalnızca yazı diliyle sağlanıyordu. Daha sonra ses iletişime dâhil oldu ve telefonla iletişim kurabildik. Ardından görüntü eklendi. Bizim çalışmamızda ise temel olarak aromanın bir ortamdan başka bir ortama iletilmesi ya da başka bir ortamda yeniden oluşturulması hedeflenmektedir. Bu kapsamda patent başvurumuzu önce ulusal düzeyde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptık. Daha sonra uluslararası patent başvurusunu da Avrupa Patent Ofisi’ne gerçekleştirdik. Çalışmalarımız devam ederken bir ek patent başvurusu daha yaptık ve son aşamada tasarım tesciliyle bu süreci destekledik. Şu anda başvuruların bir kısmı tescillenmiş, bir kısmının ise süreçleri devam etmektedir. Bu ürün bir yazılım, bir makine ve arka planda çalışan kimyasal bir mekanizmayı bir araya getirmektedir. Yani multidisipliner bir patentten söz ediyoruz. Temel hedefimiz, tat ve koku bileşenlerinin, yani aroma bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama aktarılmasıdır. Bugün bir kokunun ya da tadın başka bir ortama aktarılması ütopik görünebilir. Ancak bu sistemde kimyasal mekanizma, yazılım ve makine öğrenmesi birlikte çalışarak bu aktarımı mümkün kılmayı hedeflemektedir" dedi. "Sistem mobil cihazlara da entegre edilebilecek" "Aromatör" cihazının hangi alanlarda kullanılabileceğine dair de bilgiler veren Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Aromanın iki temel bileşeni vardır: koku ve tat. Biz de bu patentte hem koku hem de tat bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama iletilmesini hedefledik. Yapılan ulusal ve uluslararası patent araştırmaları, bu ürünün yenilikçi olduğunu ortaya koydu. Patent süreçleri uzun ve titiz ilerleyen süreçlerdir. Türkiye’de Türk Patent ve Marka Kurumu bu alanda oldukça nitelikli ve dünyadaki iyi örneklerden biridir. Bugün bu teknoloji ütopik görünebilir. Ancak telefonun ilk icat edildiği dönemlerde de benzer şekilde sorgulanmıştı. Günümüzde ise hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Aromatör için de benzer bir gelişim öngörülmektedir. Gelecekte sinema salonlarında izlenen bir sahnede kahve içen bir çiftin kahve aromasını, bir çikolata çeşmesinden akan çikolatanın kokusunu ya da tropik bir meyvenin tadını hissedebilmek mümkün olabilir. Ayrıca bu teknoloji için bir ek patent daha yapılmış olup, sistemin mobil cihazlara entegre edilmesi de hedeflenmektedir. İlerleyen süreçte daha küçük boyutlara indirgenerek telefonlara entegre edilmesi ve farklı coğrafyalardaki insanların birbirlerinin bulunduğu ortamın tat ve kokusunu deneyimleyebilmesi amaçlanmaktadır. Önemli olan bu patentlerin alınması değil, bunların ticari bir emtiaya dönüştürülerek ekonomide kullanılabilmesidir. Dünyada patentlerin ticarileşme oranlarının düşük olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bizim de bu patentler için hedefimiz, birkaç yıl içerisinde ticarileşmelerinin sağlanmasıdır. Benim 24’ün üzerinde patentim bulunuyor. Ayrıca patent ve patent başvuru süreçleri devam eden çalışmalarımız da var. Bu patentler arasında ticari prototipleri üretilmiş olanlar da mevcut, hâlihazırda endüstride kullanılanlar da bulunuyor. Henüz ticari aşamaya geçmemiş olanlar da var. Ancak özellikle bu patent için arzumuz, gayemiz ve umudumuz; ticarileşme süreçlerinin daha hızlı ilerlemesidir" diye konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 18:52
Dünyanın en akıllı 21 şehrinden biri Konya oldu
Konya Büyükşehir Belediyesi, dijitalleşme, inovasyon ve geleceğe hazır şehir vizyonuyla uluslararası arenadaki başarısına bir yenisini ekleyerek, Intelligent Community Forum (ICF)-Akıllı Topluluk Forumu tarafından "2026 Smart21 Topluluğu" unvanını kazandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan Akıllı Şehir Endeks sıralamalarında Türkiye’de son 5 yıldır birinci sırada yer alan Konya, yaptığı çalışmalarla bu alanda dünyanın öncü şehirlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Akıllı Şehircilik uygulamaları dikkatle takip edilen Konya Büyükşehir Belediyesi, ICF tarafından her yıl düzenlenen prestijli ödül programında önemli bir başarıya imza attı. Dünyadaki birçok şehrin yarıştığı; Amerika, İspanya, Brezilya, Kanada, Hollanda ve Tayvan gibi 5 kıtadan 10 ülkenin şehirlerinin finalist olarak yer aldığı listede Konya, dünyanın en başarılı 21 akıllı topluluğundan biri ilan edildi. "Şehrimiz adına büyük bir gurur kaynağı" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, elde edilen başarının Konya adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Konya olarak teknolojiyi merkeze alan, sürdürülebilir ve insan odaklı şehircilik anlayışıyla yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Şehrimizin dünyanın önde gelen şehirlerinin de yer aldığı bu tür prestijli platformlarda adının anılması, hayata geçirdiğimiz akıllı şehir uygulamalarının ne kadar doğru bir vizyonla ilerlediğinin göstergesidir. Hedefimiz, Konya’yı Türkiye’de olduğu gibi dünyada da akıllı şehircilik alanında öncü şehirlerden biri haline getirmek. Tüm ekip arkadaşlarıma emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun." Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030, dönüşüm sürecine yön verdi Konya’nın Smart21 başarısında; dijital bağlantı altyapısının güçlendirilmesi, bilgiye dayalı iş gücünün geliştirilmesi, inovasyon ve ekonomik büyümenin desteklenmesi ile vatandaş katılımını artıran uygulamalar belirleyici oldu. Bu kapsamda hazırlanan Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030, şehirdeki tüm akıllı şehir uygulamalarını bütüncül bir çerçevede ele alarak dönüşüm sürecine yön verdi. Konya, akıllı şehircilik kriterlerini başarıyla karşılıyor Şehir genelinde hayata geçirilen güçlü fiber optik altyapı, ücretsiz Wi-Fi hizmetleri ve dijital haberleşme sistemleri sayesinde kamu hizmetleri daha hızlı ve etkin sunulurken, vatandaşlar kesintisiz ve güvenilir dijital erişim imkânına kavuştu. Tüm bu çalışmalar doğrultusunda Konya, ICF’nin dijital bağlantı, iş gücü gelişimi, inovasyon, sürdürülebilirlik ve yönetişim alanlarındaki kriterlerini başarıyla karşılayarak akıllı şehircilikte bütüncül ve sürdürülebilir bir model ortaya koydu. ICF tarafından yapılan değerlendirmede; toplulukların ekonomik, sosyal ve kültürel gelişim stratejileri veri odaklı analizlerle incelendi. Konya’nın bu başarısı, sadece teknolojik altyapısıyla değil, aynı zamanda vatandaş odaklı akıllı şehir çözümleri, eğitim ve iş gücü geliştirme çalışmaları, inovasyon ve ekonomik büyüme girişimleri ve dijital inovasyon hamleleriyle de tescillenmiş oldu. ICF kurucu ortağı Robert Bell, Smart21 topluluklarının zenginlik veya büyüklükle değil, dijital ekonominin baskılarına uyum sağlama ve vatandaşlarına gelecek hazırlama yetenekleriyle seçildiğini vurguladı. Konya’nın başarısı, ICF’nin "Topluluk Hızlandırıcı Stratejisi" kapsamındaki altı temel faktöre dayanan nicel ve nitel verilerin bağımsız analistlerce incelenmesi sonucu tescillendi. Konya, Top7 listesinde yer almak için de çalışmalarına devam ediyor. Başkan Altay’a uluslararası tebrik ve davet ICF Kurucu Ortağı John G. Jung, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a gönderdiği mesajda başarılarından dolayı kendisini ve tüm Büyükşehir Belediyesi ekibini tebrik etti. Ayrıca Hollanda Limburg Eyaleti Valisi Emile Roemer, Konya temsilcilerini yapılacak konferansa bizzat davet ederek, tebriklerini sundu.
10 Nisan 2026 Cuma - 16:58
Bakan Uraloğlu: "Eskiden hemzemin kavşakta hizmet veren sinyalizasyon sistemini devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını sağladık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Eskiden hemzemin kavşakta hizmet veren sinyalizasyon sistemini devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını sağladık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya Döşemealtı’nın ulaşım ağının gücüne güç katacak Altınkale Farklı Seviyeli Kavşağı’nın açılış törenini gerçekleştirdi. "Antalyalılara verdiğimiz her bir sözümüzü tuttuk" Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ‘Durmak yok, yola devam’ vizyonuyla Antalya’ya hizmet sunmaya devam ettiklerini dile getirdi. 2025 yılında Antalya’da gerçekleştirilen açılışlar hakkında konuşan Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bakın sadece geride bıraktığımız 2025 yılı içerisinde; İlk aydan Korkuteli-Elmalı Yolu’nu açtık. Nisan ayında; Antalya Havalimanımızın 35 milyon olan yolcu kapasitesini 82 milyona çıkaran yeni terminal binasını hizmete sunduk. Temmuz ayında; Antalya-Alanya Otoyolu’nun temelini attık, Demre Yat Limanı’nın açılışını gerçekleştirdik. Ekim ayında; Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli Kavşakları’nı, Elmalı Şehir Geçişi ve Elmalı-Finike Yolu’nun Elmalı-Avlanbeli kesiminin açılışlarını yaptık. Avlanbeli-Finike kesiminin yapımını başlattık. Kasım ayında; Gazipaşa Yat Limanımızı açarak başta Alanya olmak üzere tüm bölgenin deniz turizmi faaliyetlerine güçlü bir nefes kattık." Uraloğlu, aralık ayında ise; Alanya Doğu Çevre Yolu ve Demirtaş Kavşağı’nın açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi. "Antalya’nın, ihtiyaçlarıyla, projeleriyle ve yatırımlarıyla her zaman yakından ilgileniyoruz" Antalya’nın yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en gözde turizm merkezlerinden biri olduğunu söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Antalya, sadece denizi ve tarihi kültür varlıklarına dayalı turizmiyle değil, aynı zamanda yılın büyük bir bölümünde güneşin tebessümüyle beslenen bereketli topraklarındaki meyve ve seracılık faaliyetleriyle de ünlüdür. Ülkemizde tarımsal ihracat yapan öncü şehirlerimizden biridir. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı misafiri ağırlayan, yetiştirdiği meyve ve sebzeleriyle sofralarımızda yer alan şehrimizde trafik hacmi her geçen gün artıyor. Bu nedenle Antalya’nın, ihtiyaçlarıyla, projeleriyle ve yatırımlarıyla her zaman yakından ilgileniyoruz." 24 Yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 354 milyar lira yatırım Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, son 24 yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 354 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Uraloğlu, bölünmüş yol uzunluğunu 197 kilometreden 774 kilometreye, BSK kaplamalı yol uzunluğunu ise 123 kilometreden bin 140 kilometreye çıkardıklarını söyledi. Bakan Uraloğlu, Antalya Batı Çevre Yolu’nu açtıklarını kaydederek sözlerine şu şekilde devam etti: "Antalya Çevre Yolunda; Başköy, Korkuteli, Kirişçiler ve Isparta Köprülü Kavşaklarını hizmete sunduk. Antalya-Kemer-Tekirova-Finike Yolu kapsamında Phaselis (Fasalis) Tüneli’ni açtık. Böylelikle Antalya’nın; Demre, Finike, Kumluca, Kemer, Kaş ve Kalkan gibi turizm cenneti beldelerinin ulaşımını güçlendirdik. Antalya’yı Konya’ya bağlayan kuzey-güney aksının en önemli geçiş noktasını oluşturan 5 bin metre uzunluğundaki Demirkapı Tünelini hizmete açtık. Akdeniz ve İç Anadolu’yu ayıran Torosları tünel konforuyla geçilmesini sağladık." Alanya-Kuşyuvası-Taşkent Yolu Tünellerini inşa ettiklerini de belirten Uraloğlu, "Kızılkaya-Antalya Yolu, Antalya-Alanya-Gazipaşa Yolu, Kumluca-Finike Yolu, Demre Şehir Geçişi, Kaş Çevre Yolu, Kalkan Şehir Geçişi, Akseki Bağlantı Yolu, Kızılcadağ-Elmalı Yolu, Konaklı-Güzelbağ Yolu ve Antalya Şehir Hastanesi Bağlantı Yolları’nı da yine biz hizmete sunduk" diye konuştu. "Proje tamamlandığında özellikle yaz aylarında yoğunlaşan trafiği rahatlatayacak" Antalya-Alanya Otoyolu’nun yapımına başladıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, "84 kilometre ana gövde ve 38 kilometre bağlantı yoluyla toplam 122 kilometrelik bu dev proje tamamlandığında turizm ve tarımın kalbinin attığı bu güzel coğrafyada, özellikle yaz aylarında yoğunlaşan trafiği rahatlatacak, seyahat sürelerini kısaltacak ve vatandaşlarımıza stressiz bir yolculuk sunacak" şeklinde konuştu. Bakan Uraloğlu, Antalya’yı kuzeyden güneye, doğudan batıya modern yollarla, tünellerle, köprülerle donattıklarını dile getirerek "İnşa ettiğimiz modern ulaşım sistemleriyle şehrin dört bir yanını birbirine bağlayarak hem vatandaşlarımızın hem de şehrimize ziyarete gelen yerli ve yabancı turistlerin hayatını kolaylaştırdık" diye konuştu. "Döşemealtı ilçemiz artık gelişen Organize Sanayi Bölgesi ve modern konut projeleriyle de Antalya’nın parlayan yıldızlarından biridir" Altınkale Farklı Seviyeli Kavşağı’nın açılışıyla bu hizmet zincirine yeni bir halka daha eklemenin gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Uraloğlu, konuşmasına şu şekilde devam etti: "Daha önceleri sadece tarım, hayvancılık ve halı dokumacılığıyla meşhur olan Döşemealtı ilçemiz artık gelişen Organize Sanayi Bölgesi ve modern konut projeleriyle de Antalya’nın parlayan yıldızlarından biridir. Hem sosyo ekonomik faaliyetleriyle yükselen Döşemealtı’nın hem de turizm, tarım ve hizmet sektörlerindeki yoğun hareketlilik nedeniyle yıl boyunca yüksek trafik hacmine sahip olan Antalya’mızın yeni bir soluğa ihtiyacı vardır." Uraloğlu, Antalya-Burdur Devlet Yolu üzerinde, Döşemealtı ilçe girişindeki bağlantı noktaları arasında yer alan Altınkale Farklı Seviyeli Kavşağını da bu ihtiyaca cevap vermesi için bölgedeki trafik akışını düzenleyen kritik bir ulaşım yatırımı olarak hayata geçirdiklerini söyledi. "Altınkale Kavşağı’nı farklı seviyeli hale getirdik" Döşemealtı girişindeki mevcut hemzemin kavşağın sinyalizasyon nedeniyle yoğun saatlerde uzun kuyruklara, dur-kalk trafiğine ve zaman kaybına yol açtığını hatırlatan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "İşte bu ihtiyacı görerek, Altınkale Kavşağı’nı farklı seviyeli hale getirdik. 71 metre uzunluğunda, 34 metre platform genişliğinde modern bir köprü yapısı inşa ettik. Her iki yakada da 300’er metre uzunluğunda toprakarme dolgu imalatıyla kavşağı tamamını bütünleştirdik. Eskiden hemzemin kavşakta hizmet veren sinyalizasyon sistemini devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını sağladık. Böylece Antalya-Burdur arasındaki yaşanan trafik yoğunluğunu rahatlattık. Hem şehir içi hem de transit geçişlerde daha güvenli ve hızlı yüksek standartlı ulaşım tesis ettik." Seyahat süresi 30 saniyeye düştü Seyahat süresini kavşak düzenlemesi ile 30 saniyeye düşürdüklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Projemiz ile zamandan yaklaşık 219 milyon lira, akaryakıttan 55 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 274 milyon lira tasarruf sağlayacağız. 2 bin 651 ton karbon emisyonunu azaltarak hem çevremizi hem de gelecek nesillere bırakacağımız temiz havayı koruyacağız" şeklinde konuştu. Antalya Havalimanı 2025’te 39 milyon üzerinde yolcu ağırladı Antalya’daki yatırımların sadece karayolu çalışmalarıyla sınırlı olmadığını dile getiren Uraloğlu, "Hatırlayacağınız üzere Antalya Havalimanı’nın yeni terminal binalarıyla şehrimizin gökyüzündeki kapısını ardına kadar açmıştık. 2025 yılında 40 milyona yakın yolcu ağırladık. Bu yılın ilk üç ayı içerisinde ise geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 5 artışla yaklaşık 3 milyon 150 bin yolcuya ulaştık" ifadelerinde bulundu. Antalya’da deniz turizmini geliştirmek için de Alanya, Kaş, Demre ve Gazipaşa yat limanlarını hizmete açtıklarını hatırlatan Uraloğlu, "Kimse şüphe etmesin ki Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Antalya’nın ve ilçelerinin her ihtiyacına cevap vermeye, daha modern, daha güvenli ve daha konforlu bir ulaşım altyapısı kurmaya kararlılıkla devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 16:46
Bakan Uraloğlu: "10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya’da düzenlenen Türk Telekom 2026 İş Ortakları Toplantısı’nda konuştu. Bakan Uraloğlu, 205 iş ortağı ve bin 600’ü aşkın katılımcıyla gerçekleştirilen bu buluşmanın hayırlara vesile olması temennisinde bulundu. Bilişim ve haberleşme sektörünün, bugünün dünyasının en stratejik ve vazgeçilmez alanlarından biri olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Ekonomik büyümeden istihdama, küresel rekabet gücünden milli güvenliğe kadar her alanda belirleyici rol oynamaktadır. Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek hızlı bağlantı gibi teknolojiler, ülkelerin kalkınma hızını doğrudan etkilemekte; yenilikçiliği ve verimliliği zirveye taşımaktadır" dedi. Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yük, insan ve data ulaşımındaki iddialarını her geçen gün artırdıklarını söyleyerek sözlerine şu şekilde devam etti: "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu, AK Parti hükümetlerimizin kararlılığı ve Türk Telekom gibi uzman kurumlarımızın inançlı çalışmalarıyla dijital dönüşümde küresel bir oyuncu olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz." "Ülkemizin dijital geleceğini birlikte inşa ediyoruz" Türk Telekom’un, 1840 yılında kurulan Posta Nezareti’ne dayanan köklü tarihiyle Türkiye’nin dijital omurgasını oluşturan güzide bir kuruluş olduğunu söyleyen Uraloğlu, "Yıllar içinde kendini sürekli yenileyerek haberleşme ve iletişim hizmetlerinde güçlü bir marka haline gelmiştir. Türkiye’nin 81 ili ve 922 ilçesinin tamamına yayılan ofis ve bayi ağı, Türk Telekom’un ülkemizin her köşesine eşit ve kesintisiz hizmet ulaştırma gücünün en somut göstergesidir. Bu güçlü saha varlığınız sayesinde en hızlı iletişim altyapımızı ve en yeni teknolojileri vatandaşlarımızla buluşturuyor, ülkemizin dijital geleceğini birlikte inşa ediyoruz" açıklamasında bulundu. "10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı" Uraloğlu, dijital dönüşüm yolculuğunda önemli kilometre taşlarını geride bıraktıklarını da kaydetti. Uraloğlu, 5G’ye geçişlerini, 31 Mart tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan teşrifleriyle ‘5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni’ ile resmen ilan ettiklerini söyledi. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "1 Nisan 2026 itibarıyla 81 ilimizde kademeli olarak hizmete aldığımız 5G ile daha ilk günden yaklaşık 21 milyon abone bu teknolojiyle buluştu. 10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı. Ülkemizdeki 5G uyumlu cihaz sayısının yaklaşık 32 milyon olduğunu düşündüğümüzde, 29 milyonu aşan abone sayımızla şimdiden yüzde 90’ın üzerinde muazzam bir penetrasyon oranına ulaştık." Söz konusu rakamların dikkat çekici ve gurur verici olduğunu dile getiren Uraloğlu, "Çünkü bu durum, vatandaşlarımızın 5G teknolojisini olağanüstü hızlı ve yüksek bir oranda benimsediğini açıkça göstermektedir. Neredeyse her 10 adet 5G uyumlu cihazdan 9’u 5G hizmetini kullanır duruma geldi" diye konuştu. "5G, yalnızca bir haberleşme teknolojisi değil; üretim gücümüzü ve hizmet kalitemizi aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısıdır" Uraloğlu, zaman içerisinde yeni 5G uyumlu mobil telefon, tablet ve diğer cihazların sayısı arttıkça bu penetrasyon oranımız ve abone istatistiklerimiz de önemli ölçüde artmaya devam edeceğini kaydetti. İki yıl içerisinde de 5G hizmetlerini Türkiye’nin her noktasına eriştireceklerini dile getiren Uraloğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "5G, yalnızca bir haberleşme teknolojisi değil; üretim gücümüzü, hizmet kalitemizi ve teknolojik rekabetçiliğimizi aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısıdır. Robotik sistemlerden otonom sürüşe, akıllı şehirlerden akıllı tarıma, 8K canlı yayınlardan kritik altyapı yönetimine kadar birçok alanda dönüşümü hızlandıracaktır." "Türkiye, 39 Avrupa ülkesi arasında en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk 3 ülke arasında" Uraloğlu, 5G’ye geçişte en kritik unsurlardan birinin de güçlü fiber altyapı olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, "Bu kapsamda 2002 yılında yaklaşık 81 bin kilometre olan fiber optik ağ uzunluğumuzu 8 kattan fazla arttırarak 657 bin kilometreye, yani dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaştırdık" diye konuştu. Türk Telekom’un da bu alanda öncü rol üstlenerek büyük başarılara imza attığına dikkati çeken Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "2019’dan bu yana 231 bin km yeni fiber döşedi ve 12,3 milyon haneye fiber erişimi sağladı. 2025 yılı sonu itibarıyla Türk Telekom’un ülke çapındaki fiber ağ uzunluğu 535 bin kilometreye, fiber hane kapsaması ise 34 milyonun üzerine ulaştı. Bu istatistiklerle birlikte Türkiye, 39 Avrupa ülkesi arasında en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk 3 ülke arasında yer almakta, fiber abone sayısında ise 4. Sırada bulunmaktadır. Ayrıca Türk Telekom, fiberdeki gücünü mobile taşıma konusunda önemli bir adım atmış; 2024 itibarıyla LTE mobil baz istasyonlarının yüzde 61’ini fiberle bağlı konuma getirmiştir. Bu oran, mevcut dünya ortalamasının ve Avrupa’nın 2028 için hedeflediği yüzde 53’ün dahi üzerindedir." "Mobil özel şebekelerde milli bileşenleri zorunlu kıldık" Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un rekabetiyle 16 Ekim 2025’te gerçekleştirdikleri 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettiklerini hatırlatan Uraloğlu, "5G yetkilendirme ihalesinde işletmecilerimize yıllara göre artan şekilde yüzde 60’a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün ve yüzde 30’a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanımı yükümlülüğü getirdik. Mobil özel şebekelerde milli bileşenleri zorunlu kıldık" şeklinde konuştu. Türk Telekom’un da ihalede mobil stratejisiyle uyumlu sonuçlar elde ederek abone başına en yüksek kapasite kullanım hakkına sahip operatör olarak stratejik bir başarı gösterdiğini söyleyen Uraloğlu, 5G teknolojilerinde yerli ve milli çözümlerin geliştirilmesini stratejik bir öncelik olarak ele aldıklarını söyledi. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Teknolojinin sadece tüketildiği değil, yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye için çalışıyoruz. Bu kapsamda Türkiye’nin teknoloji üretme ve ihraç etme kapasitesini artırma hedefi doğrultusunda iştirakleri ve milli iş ortaklarıyla stratejik iş birliklerine imza atan Türk Telekom; iştiraki Argela ve i2i Systems, Plan-S, Qubitrium gibi milli iş ortaklarımızla yenilikçi çözümler geliştirerek; GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde bu çözümleri dünya sahnesine taşıdı." "Ülkemiz, 5G teknolojisinde çözüm üreticisi ve ihracatçısı konumuna da hızla yükselmektedir" Uraloğlu, Mart ayında İstanbul’da açılışını gerçekleştirdikleri Türk Telekom Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’nin, 5G odağıyla tasarlanan 600 metrekarelik yenilikçi bir alan olarak önemli bir rol üstlendiğinin de altını çizdi. Uraloğlu, "Akıllı üretim, robotik uygulamalar, artırılmış gerçeklik, dijital ikiz, hologram, IoT, VR deneyimleri ve LEO uydu sistemleri gibi uygulamalarla 5G’nin sunduğu yüksek hız, ultra düşük gecikme ve ileri bağlantı kabiliyetlerini somut şekilde deneyimleme imkânı sunuyor. Türk Telekom’un bu öncü çalışmaları sayesinde ülkemiz, 5G teknolojisinde sadece kullanıcı değil, aynı zamanda çözüm üreticisi ve ihracatçısı konumuna da hızla yükselmektedir" dedi. Söz konusu entegrasyon ve iş birlikleri neticesinde Türk Telekom’un, sadece altyapı sağlayan bir operatör olmanın ötesine geçerek, Türkiye’nin dijital egemenliğine ve teknolojik bağımsızlığına doğrudan katkı sağlayan stratejik bir güç haline geldiğini söyledi. "Teknolojiyle büyüyen, dijitalle güçlenen, 5G ile yarınlara koşan bir Türkiye" Uraloğlu, toplantı kapsamında ise Türk Telekom’un 2025 yılı iş sonuçları, altyapı yatırımları, 2026 vizyonu ve 5G ile dijital dönüşüm gündeminin paylaşılacağını ifade etti. Uraloğlu, "Türk Telekom siz değerli iş ortakları ile birlikte omuz omuza vererek, ülkemizin her karış toprağında en ileri teknolojileri üretip, en kaliteli hizmeti sunma irademizi bir adım daha ileriye taşıyacak. Çünkü biz biliyoruz ki; güçlü altyapı, güçlü ekonomi; güçlü dijital dönüşüm ise güçlü Türkiye demektir. Kimsenin şüphesi olmasın ki teknolojiyle büyüyen, dijitalle güçlenen, 5G ile yarınlara koşan bir Türkiye için hep birlikte çalışacağız" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder