EĞİTİM
Yasav: "Çocuk suçluluğunun arka planında aile yapısının ve sosyal çevrenin etkisi vardır" 03 Mart 2026 Salı - 17:06:43 Eğitim-Bir-Sen Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Yasav, İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, öğretmene yönelik şiddetin toplumsal bir çürüme göstergesi olduğunu belirterek, "Okullarımızı şiddetin konusu olmaktan çıkarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından katledilmesi eğitim camiasını yasa boğdu. Eğitim-Bir-Sen Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Yasav yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan olayın münferit bir vaka olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin artık yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini ifade etti. Başkan Yasav, "Bugün kelimelerin tükendiği bir anı yaşıyoruz. Bir öğretmenin, milletine faydalı bir insan yetiştirmek için emek verdiği öğrencisi tarafından katledilmesi acımızı tarif edilemez boyuta taşımıştır. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz. Yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorunu haline dönüştüğünü vurgulayan Yasav, öğretmenlere yönelen saldırıların eğitim hizmetini sekteye uğratacak boyuta ulaştığını kaydetti. Yasav, "Eğitimciye yönelen şiddet bir toplumsal çürüme belirtisidir. Eğitimin can güvenliği kaygısına teslim edilmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Şiddetin failinin öğrenci olduğu durumların meselenin vahametini daha da artırdığını belirten Yasav, çocuk suçluluğunun arka planında aile yapısının ve sosyal çevrenin etkisine dikkat çekti. Yasav, aile içindeki ilgisizlik, sevgisizlik ve değersizliğin topluma suç olarak yansıdığını belirterek, çocuk ve genç eğitiminin yanı sıra aile eğitimine de ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti. Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü hatırlatan Yasav, okul güvenliğinin sağlanmasının hukuk devleti olmanın gereği olduğunu vurguladı. Caydırıcı yasal düzenlemelerin ve idari tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Yasav, eğitim çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğunu dile getirdi. Yasav açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bu çağrı öğretmenin itibarını koruma çağrısıdır. Bu çağrı güvenli okul talebidir. Bu çağrı şiddetsiz bir gelecek iradesidir. Fatma Nur öğretmenimizin aziz hatırası önünde söz veriyoruz. Okullarımızı şiddetin konusu olmaktan çıkarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Eğitim çalışanlarının güvenliği sağlanana kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz."
03 Mart 2026 Salı - 16:28 Çermik’te öğrencilere yardım çeki dağıtıldı Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde, Hakan Bahçeci Anadolu Lisesinde öğrencilere yardım çeki dağıtıldı. Ramazan ayı münasebetiyle, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan "Maarifin Kalbinde Ramazan" Projesi kapsamında ve Hakan Bahçeci Anadolu Lisesinde geleneksel hale gelen dayanışma çalışmaları çerçevesinde, öğrenci ve öğretmenlerin katkılarıyla oluşturulan bütçe ile 46 öğrenciye kişi başı bin 500 lira olmak üzere toplam 69 bin lira değerinde hediye çeki dağıtıldı. Çekler, rehberlik servisinin titiz çalışmaları sonucunda belirlenen dezavantajlı öğrencilere ulaştırıldı. Çermik Hakan Bahçeci Anadolu Lisesi Müdürü Nurettin Yıldırım, ’’Yerel esnafımızla yaptığımız iş birliği sayesinde öğrencilerimiz ihtiyaçlarını toptan fiyatına temin edebilecekler. Geçmiş yıllarda yardım kolisi hazırlıyorduk ancak son iki yıldır hediye çeki uygulamasını tercih ediyoruz. Çünkü her ailenin ihtiyacı farklıdır. Bu yöntemle öğrencilerimiz belirlenen tutar kadar kendi ihtiyaçlarını özgürce karşılayabiliyor. Bu yaklaşımı, daha insani, daha saygılı ve daha bilinçli bir dayanışma modeli olarak görüyoruz. Amacımız sadece maddi destek sağlamak değil; paylaşma, dayanışma ve toplumsal sorumluluk bilincini güçlendirmektir. Ramazan’ın bereketinin tüm gönüllere ulaşmasını diliyorum’’ dedi.
03 Mart 2026 Salı - 16:10 Doç. Dr. İşeri: "Yapay zeka bir araçtır, nihai karar insana aittir" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Turizm Fakültesi tarafından düzenlenen yapay zekâ konulu konferansta konuşan OMÜ Bilgi İşlem Daire Başkanı Doç. Dr. İsmail İşeri, yapay zekanın bir araç olduğunu ve esas kararın insana ait olduğunu söyledi. Konferansta yapay zekânın tanımı, tarihi gelişim süreci ve günümüzde ulaştığı dönüşüm gücü kapsamlı biçimde ele alındı. Yapay zekânın doğuşundan itibaren geçirdiği evreler aktarılırken, özellikle 2012 yılının derin öğrenme alanında bir kırılma noktası olduğuna dikkat çekildi. Derin öğrenme, denetimli ve denetimsiz öğrenme yöntemleri ile veri etiketleme süreçleri katılımcılara örnekler eşliğinde anlatıldı. Doç. Dr. İşeri, yapay zekânın dönüştüremeyeceği meslek alanının neredeyse kalmadığını belirterek bireylerin ve toplumun bu dönüşüme uyum sağlamasının gerekliliğine vurgu yaptı. Dijital okuryazarlığın artırılmasının, bireysel yetkinliklerin geliştirilmesinin ve yaşam boyu öğrenme anlayışının önemine dikkat çeken İşeri, yönetim ve karar alma süreçlerinde nihai kontrolün her zaman insanda olması gerektiğini ifade etti. Yapay zekânın bir araç olarak konumlandırılması gerektiğinin altını çizdi. Konferansta ayrıca yapay zekânın günlük yaşamda kullanım örnekleri, chatbot teknolojileri, insansı robotlar ve farklı sektörlerdeki uygulama alanları ele alındı. Bazı mesleklerin dönüşeceği ya da ortadan kalkabileceği; buna karşılık dijital yöneticilik ve yapay zekâ temelli yeni meslek alanlarının artış göstereceği değerlendirildi. Turizm sektörüne yönelik değerlendirmelerde ise yapay zekânın rezervasyon sistemlerinden kişiselleştirilmiş hizmet sunumuna, veri analitiğinden müşteri deneyimi yönetimine kadar pek çok alanda sektörel dönüşüm oluşturduğu ifade edildi. Ayrıca 2026 Davos Zirvesi’nde yapay zekâya ilişkin öne çıkan başlıklar ile küresel ölçekte görüşülen etik, yönetişim ve sürdürülebilirlik konuları da katılımcılarla paylaşıldı. Program, öğrencilerin yönelttiği soruların yanıtlanmasının ardından yapay zekânın geleceğine ilişkin değerlendirmelerle sona erdi. Turizm Fakültesi’nde bağımlılık ve siber suçlarla mücadele eğitimi Ayrıca OMÜ Turizm Fakültesi, öğrencileri hem fiziksel hem de dijital dünyada karşılaşabilecekleri risklere karşı bilinçlendirmek amacıyla kapsamlı bir seminere ev sahipliği yaptı. Turizm Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, uyuşturucu bağımlılığı ve siber güvenlik konuları ele alındı. Turizm Fakültesi ile Bafra Turizm Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin yoğun katılım gösterdiği seminer, üniversite ile güvenlik birimlerinin iş birliğinde düzenlendi. OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü ile Samsun Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen programda, uyuşturucu madde kullanımının bireysel ve toplumsal etkileri kapsamlı biçimde anlatıldı. Uzmanlar tarafından yapılan sunumlarda; bağımlılık sürecinin nasıl başladığı, fiziksel ve sosyal sonuçları ile uyuşturucu ticaretinin önlenmesine yönelik mücadele yöntemleri hakkında öğrencilere bilgi verildi. Seminerin ikinci bölümünde ise Samsun İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından "İnternetin Güvenli Kullanımı ve Siber Olaylar" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirildi. Sunumda internet ortamında karşılaşılabilecek suç türleri ve korunma yolları üzerinde duruldu. Eğitim kapsamında öğrencilere; Siber zorbalık durumunda izlenmesi gereken hukuki yollar; oltalama (phishing), dolandırıcılık, şantaj ve kişisel verilerin korunması; yasa dışı bahis faaliyetlerinin hukuki sonuçları; güvenli sosyal medya kullanımı ve çevrim içi alışverişte dikkat edilmesi gereken hususlar gibi önemli başlıklarda bilgilendirme yapıldı. Etkinlik, öğrencilerin sorularının uzmanlar tarafından yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Uçak’tan eğitimcilere yönelik şiddete tepki
03 Mart 2026 Salı - 15:28 Uçak’tan eğitimcilere yönelik şiddete tepki İstanbul Çekmeyeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in aynı okuldaki öğrenci tarafından bıçaklı saldırısı sonrası hayatını kaybetmesine tepki gösteren Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Önder Uçak, eğitimcilere yönelik saldırıların yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini belirterek tepki gösterdi. Uçak yaptığı açıklamada, "Eğitim sistemimizi nasıl daha verimli ve başarılı kılarız, eğitim çalışanlarının sorunlarına nasıl çözüm getirebiliriz düşüncesiyle çaba sarfeden eğitimciler olarak hazin bir cinayet haberiyle daha derinden sarsılmış bulunuyoruz. İstanbul Çekmeyeköy’de Fatma Nur Çelik öğretmenimiz vefat etmiş; bir diğer öğretmenimiz ile bir öğrencimizin hastanede tedavileri devam etmektedir. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiamıza başsağlığı; yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiştir. Öğretmenlerimize yönelen şiddet, eğitimcilerimizin canına kast edilmesi, eğitimin can güvenliği kaygısına teslimi, kabulü ve tahammülü mümkün olmayan bir sorun alanına dönüşmüştür. Eğitimciye yönelen şiddet, bir toplumsal çürüme belirtisidir. Yaşadığımız bu olay, eğitimciye, öğretmene karşı şiddetin ne ilk örneğidir ve korkumuz odur ki ne de son örneği olacaktır. İstanbul Çekmeköy’de yaşandığı gibi şiddetin failinin bizatihi öğrenci ve çocuk olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı, toplumsal bir sorun olduğu gerçeği tüm çıplaklığıyla toplumun karşısına çıkmaktadır. Çocuk suçluluğun çocuğun aile başta olmak üzere içinde bulunduğu sosyal çevrede çocuğun ruhsal, psikolojik, ahlaki gelişimi için gerekli ilgi, sevgi, şefkat, eğitim ve disiplini alamamasının sonucu olduğu gözetilmelidir. Bu sebeple, cehalete dayanan şiddeti veya şiddete dayanan cehaleti bir an evvel ortadan kaldırmak için çocuk ve genç eğitimine olduğu kadar yetişkin ve aile eğitimine de ağırlık vermeli; çocuk suçluluğunun arka planında aile olduğunu da görmeli; suçun faili olan çocuğun yanında ailenin de suçtan sorumluluğunu gözetmeliyiz. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız, korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır" dedi.
Okuldaki öğretmen cinayetine Trabzonlu eğitimcilerden tepki
03 Mart 2026 Salı - 15:02 Okuldaki öğretmen cinayetine Trabzonlu eğitimcilerden tepki İstanbul’da görev yaptığı okulda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için Eğitim-İş Trabzon Şubesi tarafından 15 Temmuz Şehitler ve Hürriyet Parkı’nda basın açıklaması yapıldı. Eğitim-İş Trabzon Şubesi üyeleri, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde görev yapan öğretmen Fatma Nur Çelik’in okul içerisinde uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybetmesine tepki gösterdi. Şube Sekreteri Songül Murat yaptığı açıklamada, olayın münferit olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek "Okulda, eğitim yuvasında; çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde 44 yaşındaki bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor" dedi. Uzun süredir okula gelmediği belirtilen bir öğrencinin bıçakla okula girebildiğine dikkat çeken Murat, "İki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi, bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi; bu tablo bir münferit olay değildir" ifadelerini kullandı. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapıldığını, tutanaklar tutulduğunu ve çocuk psikiyatrisi tedavi sürecinin bilindiğini aktaran Murat, buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını savunarak "Bu açık bir ihmal zinciridir" diye konuştu. Açıklamada, eğitim kurumlarında şiddetin önlenmesine yönelik yasal düzenleme çağrısında bulunularak, "Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalı, eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır" denildi.
Belediye meclisinde minik misafirler yerel yönetimi yerinde öğrendi
03 Mart 2026 Salı - 14:09 Belediye meclisinde minik misafirler yerel yönetimi yerinde öğrendi Isparta’da Yılmaz Şener İlkokulu 2/E sınıfı öğrencileri, Hayat Bilgisi dersinde işledikleri Yerel Yönetimler konusunu yerinde anlamak için Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i ziyaret ederek, merak ettikleri soruları sordular. Miniklerin sorularına içtenlikle yanıt veren Başkan Başdeğirmen, "Gelecekte ülkemiz sizlere emanet olacak" dedi. Yılmaz Şener İlkokulu 2/E sınıfı öğrencileri, Okul Müdürü Baki Yazan, Sınıf Öğretmeni Ali Çevik, Sınıf Annesi Sevim Cankar ve Veli Seher Taşkın ile birlikte Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i ziyaret etti. Hayat Bilgisi dersi kapsamında işlenilen "Yerel Yönetimler" konusu üzerine gerçekleşen ziyarette Başkan Başdeğirmen, minik öğrencilerle sohbet etti, yerel yönetimlerle ilgili bilgi verdi, öğrencilerin merak ettikleri soruları içtenlikle yanıtladı. "Öğrencilerimiz yerel yönetimleri yerinde görsün istedik" Yılmaz Şener İlkokulu Müdürü Baki Yazan, öğrencilere yerel yönetimleri tanıtmak amacıyla ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirterek, belediye yönetimini yerinde öğrenmek için Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e ziyarette bulunduklarını söyledi. Yazan, "Başkanımıza bize zaman ayırdığı için teşekkür ediyorum. Başarılarının, gayretlerinin ve hizmetlerinin artarak devam etmesini diliyorum" dedi. "Dersi yaşamak için buradayız" Yılmaz Şener İlkokulu 2/E Sınıf Öğretmeni Ali Çevik de kendilerine ve öğrencilere zaman ayıran Başkan Başdeğirmen’e teşekkür ederek, "Sınıfta yerel yönetimler konusu işledik. Farkındalık olması amacıyla belediye nasıl yönetilir, kimler yönetir diye yerinde görmek istedik. Bu şekilde dersi yaşayarak işleyerek bugün buradayız. Teşekkür ediyor, görevinizde başarılar diliyoruz" ifadelerinde bulundu. Sınıf Annesi Sevim Cankar da yerel yönetimler konusunu yerinde öğrenmek için öğrencileri getirdiklerini ifade ederek, Başkan Başdeğirmen’e teşekkür etti. "Gözlerinizdeki ışıltıyı görünce mutlu oluyoruz" Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, öğrencileri cıvıl cıvıl, gözlerindeki ışıltılarla görünce her zaman mutlu olduklarını vurguladı. Başkan Başdeğirmen, "Gelecekte ülkemiz sizlere emanet olacak. Hem yerel hem genel hem de kamu yönetimlerinde birçok görevler alacaksınız. Onun dışında kendi işini yapan iş insanları olacaksınız. İş insanı da olsanız kamu görevi de yapsanız bunun sonucu şehrimize ve ülkemize hizmet etmeyi ortaya koyuyor. Rabbim sizlere hayırlı ve güzel ömürler nasip eylesin. Sizlerin devletine, milletine faydalı, ailesine, büyüklerine saygılı, tabiatını seven, çevreyi koruyan, tüm canlıları her zaman koruyan bir birey olarak da yetişmenizi istiyoruz. Yerel yönetimler konusu için buradasınız. Yerel yönetimlerin nasıl hizmet verdiğini, ne şekilde bu görevlerin oluştuğunu ve hizmetler sunduğunu dersinizde gördünüz. O gördüğünüz dersleri tamamlayıcı uygulamalı olarak da şu anda Isparta Belediyesi Meclis Salonundasınız. Bu salon Isparta’mızın gelişmesine, şehrimize yapılacak devlet yatırımlarına, halkımızın taleplerini yerine getirecek kararların alındığı bir salon. Sizlerin oturduğu koltuklarda sandıktan oy alarak seçilerek gelen belediye meclis üyelerimiz oturuyor. Ayda 2-3 kez toplanarak bu salonda kararlar alıyoruz. Gördüğünüz ders kapsamında yerel yönetimlerde aktif kararların alındığı yer burası" görüşlerinde bulundu. Konuşmaların ardından öğrenciler tek tek söz alarak, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e merak ettikleri soruları yöneltti. Başkan Başdeğirmen de içtenlikle minik öğrencilerin sorularına yanıt verdi. Öğrenciler okullarının yanındaki parka yeni bir salıncak daha isterken Başkan Başdeğirmen, bu talebin yerine getirileceğini söyledi. Buluşmada öğrenciler "Kabe’de hacılar hu der Allah" ilahisini söyledi. Ziyaretin sonunda Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, öğrencilere üzerinde isimlerinin yazılı olduğu kalem hediye etti.
Dünyanın en küçük kitabı ve en hafif kâğıdı EÜ’de sergileniyor
03 Mart 2026 Salı - 12:36 Dünyanın en küçük kitabı ve en hafif kâğıdı EÜ’de sergileniyor Ege Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’nin bu alandaki ilk müzesi olan Kâğıt ve Kitap Sanatları Müzesi, sahip olduğu zengin koleksiyonuyla ziyaretçilerini tarihsel bir yolculuğa çıkarıyor. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği müze, kâğıdın serüvenini ve kitabın sanatla buluştuğu noktaları evrensel bir bakış açısıyla sunuyor. Bünyesinde dünyanın en küçük kitabı, en hafif kâğıdı ve 38 ülkenin bitkilerinden üretilen dünya haritasına kadar pek çok nadide eserleri bulunduran müze, kâğıt ve kitap sanatının gelişimini gözler önüne seriyor. Müzenin kuruluş aşamasından itibaren sürecin içerisinde yer alan Ege Üniversitesi Kâğıt ve Kitap Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Seda Ağırbaş, müzedeki eserlerin her birinin ayrı bir hikâyesi olduğunu vurguladı. Müzedeki en dikkat çekici eserlerden birinin "One World" projesi olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, "Müzenin kuruluş aşamasından eserlerin müzeye gelişine dek sürecin içinde olduğum için kâğıt ve kitap eserleri bana hep ilginç gelmiştir. Konusu itibariyle evrensel bir müzeye yakışan ’One World’ projesi başlığı altında hazırlanmış ’sanat sınır tanımaz’ mesajı ile sergilenen ’Dünya Haritası’ ilgimi çeken ilk yapıtlar arasında olmuştur. 38 ülkeden 42 sanatçının katılımıyla her birinin kendi yaşadığı coğrafyadaki bitkilerden yapmış oldukları el yapımı kâğıtlardan üretilmiş, kâğıt sanatçısı Jane Ingram Allen tarafından birleştirilerek gerçekleştirilmiştir. Türkiye’den de kâğıt eserin bulunduğu bu harita en son ABD’nin Boston eyaletinde sergilenmiş, 2012 yılında müzeye sanatçı tarafından bağışlanmıştır" dedi. "Dünyanın en küçük kitabı bu müzede sergileniyor" Müzenin en çok merak edilen ve ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan eseri ise mikroskobik boyutlardaki kitap. Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, "Her yaştan ziyaretçinin ilgisini çeken ve merakla sordukları bu eser, 2012 yılında bağış yoluyla müzeye kazandırılan dünyanın en mini kitabıdır. 2.4x2.9 mm ölçülerinde, büyüteç yardımıyla görülebilen eser, Joschua Rechert tarafından mikroskop altında çok küçük aletlerle yapılmıştır. Her bir sayfasında alfabenin renkli harflerinin basılı olduğu ve yazının bulunmadığı bu minik kitap, Türkiye’de tek olarak müzemizde sergilenmektedir" diye konuştu. "Söz uçar yazı kalır" Kâğıdın ve yazının insanlık tarihindeki kalıcılığına dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, dijitalleşen dünyada bile yazılı kültürün önemini koruduğunu belirtti. Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, "Tarihin her döneminde papirüs, parşömen, deri üzerine insanlar yazı yazmışlar. Kâğıt veya dijital bir sayfa olsun fark etmez, ben hayatımızda kalacak olan şeyin yazı olacağına inanıyorum çünkü ’söz uçar yazı kalır’ " diye konuştu.