EKONOMİ
Denizli Büyükşehir ile yerel emek küresel markaya dönüşüyor 18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:22:27 Denizli Büyükşehir Belediyesi, Trendyol ve GEKA iş birliğiyle hayata geçirilen "Üreten Kadınların E-Ticaret Yolculuğu" eğitim programı tamamlandı. Girişimci kadınlar markalaşma ve e-ticaret alanında profesyonel bir adım attı. Kadın girişimcilerin yerel pazarlardaki emeğini küresel ticaret ağlarına taşımak amacıyla başlatılan projede, kadın girişimciler dijital dünyada markalaşma ve profesyonel e-ticaret stratejileri eğitimi aldı. DBB Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, kadın girişimcilerin dijital ekonomide kalıcı yer edinebilmeleri için gerekli olan teknik ve stratejik donanımlar paylaşıldı. Güçlü kadınlar, güçlü markalar İki ana oturumdan oluşan programda, GEKA Uzmanı İrfan Sezgin, kadın girişimcilere kendi hikayelerini nasıl bir marka değerine dönüştürebileceklerini aktardı. Trendyol İş Geliştirme Müdürü Nuri Erdoğan, "Kadın Girişimcinin Dijital Yol Haritası" başlığı altında; satış stratejileri, operasyonel süreçler ve teslimat yönetiminin püf noktalarını paylaştı. Ücretsiz olarak sunulan eğitim sonunda katılımcılar; markalarını dijital dünyada nasıl konumlandıracaklarını, pazaryeri dinamiklerini ve müşteri memnuniyeti odaklı operasyon yönetimini öğrenerek dijital girişimcilik dünyasına profesyonel bir adım attı. "Kadınların gücü Denizli’nin gücüdür" Eğitim programında girişimci kadınlarla bir araya gelen Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili ve Kent Konseyi Başkanı Ali Marım, "Denizli, tarih boyunca üretimin ve ticaretin merkezi olmuştur. Büyükşehir Belediyesi olarak amacımız, kadınlarımızın el emeği göz nuru ürünlerinin sadece şehrimizde kalması değil; birer markaya dönüşerek dünya pazarlarına açılmasıdır. Siz ürettikçe Denizli büyüyecek, siz güçlendikçe toplumumuz güçlenecektir" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:13 DTSO Başkanı Bıyık "Türkiye’nin temiz enerjisi Düzce’den çıkacak" DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Erdoğan Bıyık, dünyanın en büyük güneş enerjisi paneli üreticilerinden biri olan firmaya ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluk duyduklarını belirterek "Türkiye’nin temiz enerjisi Düzce’den çıkacak" dedi. DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Meclis Başkanı Tanju Acar, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Düzce’de üretim yapan Enerji firmasını ziyaret etti. Heyet firma ile birlikte üretim ve istihdam konularında kapsamlı bilgiler aldı. Başkan Erdoğan Bıyık burada yaptığı konuşmada dünyanın en büyük güneş enerjisi paneli üreticilerinden biri olan DTSO üyesi firmaya Düzce’de ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluk duyduğunu belirterek "Ülkemizin hızla yeşil dönüşüm aşamasına geçtiği bugünlerde Düzce’de ki firmamız enerji de ortaya çıkacak olan önemli yapı elemanları ihtiyacına cevap verebilecek durumda. Başka bir ifadeyle Türkiye’nin temiz enerjisi Düzce’den çıkacak. İlimize ve ülkemize kattıkları değerlerden dolayı teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Dünyanın en iyisini Düzce’de üretiyoruz" Firmanın yönetim kurulu başkanı Özhan Olcay, yaklaşık bin 500 kişilik geniş bir aile olduklarını belirterek "Dünyanın en iyi güneş enerjisi panellerini Düzce’de üretiyoruz. Ülkemizin alternatif enerjiye dönüş ihtiyacını karşılamak, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak adına yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Şu an içinde bulunduğumuz tesiste üretilen paneller ile birçok lokasyonda devasa güneş enerjisi tarlaları kuruluyor. Bu önemli projelerde yer almaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Yerli üretimin gücüne inanıyor, ülkemizin büyük vizyon projelerine de dahil olmak üzere çalışmalar yürütüyoruz" ifadelerini kullandı. Program üretim alanı gezisi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:19 Marmarabirlik’te yeni dönem: Ali Yıldız ve ekibi 4 yıllığına göreve seçildi Bursa’da 71. Olağan Genel Kurul’da güven, istikrar ve büyüme mesajı öne çıktı; Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız kooperatif temsilcilerinin güvenini alarak yola devam edeceğini ifade etti. Göreve bir yıl önce yönetim kurulu kararıyla gelen Başkan Yıldız, ilk kez kooperatif temsilcilerinin karşısına seçim atmosferinde çıkarak geçen sürede sağlanan büyüme, üreticiye verilen destekler ve yeni dönem hedeflerini paylaştı. Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Marmarabirlik), 2024/2025 İş Yılı 71. Olağan Genel Kurulu kooperatif temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yıl aynı dönemde mali genel kurul kapsamında bir araya gelinen Birlik’te, bu kez yeni dönemin yol haritasına ilişkin güçlü mesajlar öne çıktı. Yaklaşık bir yıldır yönetim kurulu kararıyla görevini sürdüren Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, genel kurulda yaptığı konuşmada, göreve geldikleri günden bu yana Marmarabirlik’te güveni yeniden tesis etmeye ve kurumsal yapıyı güçlendirmeye odaklandıklarını belirtti. Yıldız, üretici ortakların emeğini koruyan, daha şeffaf ve disiplinli bir yönetim anlayışı oluşturduklarını ifade etti. Marmarabirlik’te bir yılda dikkat çeken dönüşüm Göreve geldikleri kısa sürede elde edilen sonuçlara dikkat çeken Yıldız, Marmarabirlik’in 2025 yılında 6,6 milyar TL ciroya ulaştığını, yüzde 35 büyüme ve 35 milyon dolarlık ihracatla da tarihinin en yüksek seviyesine ulaşıldığını dile getirdi. Bu performansın, üretici ortakların emeğinin doğru yönetimle buluşmasının somut bir göstergesi olduğunu belirten Yıldız, Marmarabirlik’in sürdürülebilir büyüme yolunda güçlü bir ivme yakaladığını söyleyerek, 2026 yılında ise yaklaşık 10 milyar ciro hedeflediklerini vurguladı. Üretici ortak destekleniyor, üretim güçleniyor Yeni dönemde üretici ortaklara verilen desteklerin artarak süreceğini vurgulayan Yıldız, 2026 yılı için toplam 1 milyar 200 milyon TL ayni kredi tahsisatı yaptıklarını, üretici ortak başına 25 bin TL ile 140 bin TL arasında değişen destek imkânlarının sunulduğunu kaydetti. Sağlanan bu desteklerin üretimin devamlılığı ve kalite artışı açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Yıldız, Marmarabirlik’in her şartta üretici ortağının yanında olmaya devam edeceğini belirtti. İhracatta büyüme, markada yeni hedefler Genel kurulda yeni döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Yıldız, Marmarabirlik’in ihracatta daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedeflediğini, yeni pazarlara açılma ve katma değerli ürünlerle marka gücünü artırma çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Önümüzdeki süreçte ihracatın 50 milyon dolar seviyesinin üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Yıldız, Marmarabirlik markasının uluslararası pazarlarda daha etkin bir şekilde konumlandırılacağını söyledi. Yeni dönemin ana ekseni: Güven ve istikrar 71’inci Olağan Genel Kurul’un Marmarabirlik açısından önemli bir eşik olduğunu belirten Yıldız, konuşmasının sonunda üretici ortaklara hitaben, "Bu kurum doğru yönetildiğinde büyür, doğru sahip çıkıldığında üretici kazanır. Başlattığımız değişimi kalıcı hale getirmek için üretici ortaklarımızın güveni en büyük gücümüzdür" ifadelerini kullandı. Genel kurulda yapılan seçimlerin ardından Marmarabirlik yönetiminde de değişiklik yaşandı. Yeni dönemde görev alacak Yönetim Kurulu; Ali Yıldız, Remzi Bayram, Kemal Dinç, Hüseyin Kızıl, Yunus Emre Koyutürk, Erdoğan Erbay ve Genel Müdür Mehmet Ertaş’tan oluşurken, yönetimin ilk toplantısının ardından görev dağılımının netleşeceği bildirildi. Ayrıca Genel Kurulca kabul edilen yeni organizasyon yapısı ile Marmarabirlik tarihinde ilk kez bütün kooperatiflerin en üst düzeyde temsilinin sağlandığı da altı çizilen konular arasında yer aldı.
Azerbaycan yatırım fırsatları, İzmir’de masaya yatırıldı
18 Nisan 2026 Cumartesi - 14:47 Azerbaycan yatırım fırsatları, İzmir’de masaya yatırıldı İZAZDER ile Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı Türkiye Temsilcilik Ofisi iş birliğinde İzmir’de düzenlenen toplantıda, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi ve yatırım imkanlarının artırılması hedefi öne çıktı. İzmir, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik iş birliklerinin ele alındığı önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı Türkiye Temsilcilik Ofisi ile İZAZDER iş birliğinde düzenlenen "Azerbaycan Yatırım Fırsatları" toplantısı, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla Bayraklı’da bir otelde gerçekleştirildi. Türkiye-Azerbaycan iş birliğine vurgu Toplantının açılışında konuşan İZAZDER Başkanı Perviz Altay, iki ülke ilişkilerine ilişkin değerlendirmesinde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin tarihi olarak en güçlü dönemlerinden birinin yaşandığını ifade etti. Altay, özellikle 2. Karabağ Zaferi’nin ardından imzalanan Şuşa Beyannamesi’nin taşıdığı öneme dikkat çekerek, bu sürecin Türk Devletleri Teşkilatı’nın oluşumuna da önemli katkı sunduğunu belirtti. Altay ayrıca Orta Koridor ile Zengezur Koridoru’nun Türk dünyası açısından stratejik değer taşıdığını vurgulayarak, ekonomik ve ticari iş birliklerinin bu eksende daha da güçlenmesi gerektiğini kaydetti. Tağıyev: Ticari ilişkiler bölgesel kalkınma açısından kritik Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı Türkiye Temsilcisi Tamerlan Tağıyev de konuşmasında, "Bir millet, iki devlet" anlayışıyla hareket ettiklerini dile getirdi. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesinin hem Türkiye ve Azerbaycan hem de bölgesel kalkınma bakımından kritik önemde olduğunu belirten Tağıyev, görev süresi boyunca bu misyon doğrultusunda çalıştığını ve aynı kararlılıkla çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. İzmirli iş insanlarıyla yakın temas İZAZDER İş Geliştirme Komitesi Başkanı Tamer Öztürk ise komitenin yürüttüğü çalışmalara ilişkin bilgi verdi. İzmirli iş insanlarıyla düzenli olarak bir araya geldiklerini belirten Öztürk, zaman zaman Azerbaycan’a ortak iş ziyaretleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Bu temasların iki ülke arasındaki ticari bağlara katkı sunduğunu ifade eden Öztürk, yerelden globale uzanan bir vizyonla iş dünyasına destek vermeyi sürdüreceklerini dile getirdi. Yatırım fırsatları anlatıldı Açılış konuşmalarının ardından Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı Türkiye Temsilcilik Ofisi Başdanışmanı Cavid Abdullayev tarafından Azerbaycan’daki yatırım fırsatlarına ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda, bölgesel ve sektörel yatırım imkanları detaylı şekilde ele alınırken, katılımcılar aktarılan bilgilere yoğun ilgi gösterdi. Program, soru-cevap bölümü ve B2B networking görüşmeleriyle devam etti. Katılımcılar, birebir temaslar aracılığıyla potansiyel iş birliklerini değerlendirme imkânı buldu. Toplantının sonunda değerlendirmelerde bulunan İZAZDER Başkanı Perviz Altay ise benzer organizasyonların önümüzdeki dönemde de sürdürüleceğini belirterek, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişimine katkı sunmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Başkan Çavuşoğlu’nun hayvancılık hamlesine üreticiden tam not
18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:36 Başkan Çavuşoğlu’nun hayvancılık hamlesine üreticiden tam not Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirdiği "Bereketli Sürüler Projesi" sahada karşılığını buluyor. Proje kapsamında damızlık Karya koyunlarını teslim alan üreticileri ziyaret eden Kırsal Hizmetler Dairesi ekipleri hem sürülerdeki gelişimi yerinde inceledi hem de üreticilerle birebir görüşerek talepleri dinledi. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal üretime yönelik desteklerinin sadece dağıtımla sınırlı kalmadığı, yapılan saha ziyaretleriyle bir kez daha ortaya kondu. 2026 yılı içinde 309 üreticiye toplam 1198 damızlık küçükbaş hayvan desteği sağlanırken, projenin etkileri üretim sahasında somut şekilde hissedilmeye başlandı. Ziyaretlerde üreticilerle bir araya gelen ekipler, projenin temel amacının Denizli genelinde verimli ve sağlıklı hayvan varlığını artırmak olduğunu vurguladı. Bölge şartlarına uyum sağlayan Karya ırkının tercih edilmesiyle sürü kalitesinde kısa sürede gözle görülür bir artış sağlanacağı ifade edildi. "Üretici kazanırsa, Denizli kazanır" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ise projeye ilişkin değerlendirmesinde, "Üretenin yanında olmaya devam edeceğiz. Amacımız sadece hayvan sayısını artırmak değil, daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim yapısını güçlendirmek. Üreticimiz kazanırsa Denizli kazanır. Sadece hayvan verilmedi, gelip durumumuzu da sordular. Bu bizim için çok kıymetli. Kendimizi yalnız hissetmiyoruz. Bu sürüler bizim geçimimiz, geleceğimiz" sözleriyle memnuniyetlerini paylaştı. Öte yandan, damızlık koyun-koç kurasında yedek listede yer alan 191 üreticinin de projeye dahil edilmesi için yeni bir adım atıldı. Büyükşehir Belediyesi Meclisi Nisan ayı toplantısında alınan kararla birlikte "Bereketli Sürüler Projesi"nden yararlanan üretici sayısının artırılması hedefleniyor.
Muş’ta çiğ süt soğuk zincir projesi hayata geçti
18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:12 Muş’ta çiğ süt soğuk zincir projesi hayata geçti Muş’un Yeşilova beldesinde kurulan süt toplama merkeziyle birlikte çiğ süt, piyasanın üzerinde 24 TL’den alınmaya başlandı. Muş’un Yeşilova beldesinde süt toplama merkezinin faaliyete geçmesiyle birlikte üreticiler rahat bir nefes aldı. Muş Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği öncülüğünde yürütülen çalışma kapsamında, çiğ sütler piyasa fiyatının üzerinde değerlendirilerek çiftçiye ekonomik katkı sağlanıyor. Muş Valiliği ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA)’nın finansman desteğiyle hayata geçirilen "Çiğ Süt Soğuk Zincir Projesi" kapsamında köylerde üretilen sütler modern sistemlerle toplanarak soğuk zincirle muhafaza ediliyor. Normal şartlarda mandıralarda yaklaşık 16 TL’den alıcı bulan süt, bu proje sayesinde 24 TL’den üreticiden alınmaya başlandı. Piyasanın üzerinde belirlenen alım fiyatı, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilerin yüzünü güldürürken, projenin bölge genelinde yaygınlaştırılmasıyla hayvancılık sektörüne önemli katkı sunması bekleniyor. Muş Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cemal Aral, Merkezlerde toplanan sütlerin, paydaşlar ve üreticilerle yapılan anlaşmalar doğrultusunda gerçek değeri üzerinden alındığını ifade ederek, "Bugün çiftçilerimizle birlikte kurduğumuz süt toplama merkezlerinde, Muş Valiliği ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (DAKA) katkılarıyla süt toplama merkezlerini hayata geçirdik ve sütleri burada topluyoruz. Gerek paydaşlarımızla gerek çiftçilerimizle yaptığımız anlaşmalar doğrultusunda sütün değeri ne ise o fiyattan alıyoruz. Mandıralar sütü 14-15 liradan alırken, Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediği fiyat ne ise biz de o fiyattan alıyoruz. Bunun altında asla alım yapmıyoruz. Bu da çiftçinin kazancıdır. Çiftçi sütten para kazandıkça hayvancılığını genişletiyor ve hayvan sayısında artış yapıyor. Sütün yağ oranı ne kadar yüksek olursa fiyat da o kadar yükseliyor. Şu anda 4 yerde süt toplama merkezimiz var. Bu merkezlerin sayısını yavaş yavaş 17’ye çıkarmayı hedefliyoruz. İlerleyen süreçte daha da artırmayı ve tüm köylerde açmayı düşünüyoruz" dedi. Yeşilova Kültür Mahallesi Muhtarı Ömer Karabulut ise "Ben de daha önce sabahları, burası açılmadan önce sütümü mandıraya veriyordum. Tabii ki bu durum bizim için büyük bir memnuniyet oldu. Devletin verdiği desteklerden gayet memnunuz. Bu desteklerle birlikte hayvancılığımız artmıştır. İnşallah bu şekilde devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
ADASO’da DMO tedarikçi buluşması gerçekleştirildi
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:38 ADASO’da DMO tedarikçi buluşması gerçekleştirildi Adana Sanayi Odası ev sahipliğinde Devlet Malzeme Ofisi (DMO) tarafından tedarikçi ağının genişletilmesi ve ürün çeşitliliğinin artırılmasına yönelik "Alım Süreçleri ve Tanıtım Toplantısı" yapıldı. Toplantıya sanayiciler, girişimciler ve iş dünyası temsilcileri yoğun ilgi gösterirken, kamu alımlarına erişim konusunda önemli bilgiler paylaşıldı. Toplantının açılışında konuşan Adana Sanayi Odası Genel Sekreteri Veli Oğuz, DMO’nun kamuya satış yapmak isteyen firmalar için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Oğuz, yapılan alımların denetim süreçlerinde sağladığı kolaylıklara dikkat çekerek, "Kamu kurum ve kuruluşları, DMO üzerinden alımı tercih etmekte ve çok büyük bir satış potansiyeli var. Adanalı firmaların bu yapıya dahil olmasının hem ticari hem de kurumsal açıdan önemli kazanımlar sağlayacaktır" dedi. Toplantıda konuşan Devlet Malzeme Ofisi Mersin İrtibat Büro Müdürü İbrahim Zorlu ise DMO’nun son yıllarda daha sahaya yakın, üretici odaklı bir anlayış benimsediğini söyledi. Kurumun 100. yılına vurgu yapan Zorlu, yerli üretimin desteklenmesi ve kamu alımlarında daha geniş bir tedarikçi havuzu oluşturulmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını dile getirdi. KOBİ’lerin DMO portföyündeki payını artırmayı amaçladıklarını belirten Zorlu, küçük işletmelerin sisteme daha kolay dahil olabilmesi için süreçlerin sadeleştirildiğini ifade etti. Ayrıca dijitalleşme adımları kapsamında firma portalı ve online katalog uygulamalarının devreye alındığını, ödeme ve tahsilat süreçlerinin ise tek merkezden yürütüleceğini açıkladı. Toplantı, Devlet Malzeme Ofisi Satın Alma Uzmanı Muhittin Çopur tarafından gerçekleştirilen sunumun ardından soru-cevap oturumu ile sona erdi.
Samsun’da araç sayısı bir yılda 39 bin arttı: Trafikteki büyüme dikkat çekiyor
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:00 Samsun’da araç sayısı bir yılda 39 bin arttı: Trafikteki büyüme dikkat çekiyor Samsun’da motorlu kara taşıtı sayısı son bir yılda 39 bin 14 adet artarak 543 bin 967’ye ulaştı. Artış oranının yüzde 7,7’ye çıkması, kentte araç sahipliğinin hız kesmeden yükseldiğini ortaya koydu. Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) Samsun Bölge Müdürlüğü’nün Mart 2026 verilerine göre, kentteki toplam araç sayısı sadece yıllık değil aylık bazda da artış gösterdi. Samsun’da 2026 yılı Mart ayı sonunda trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı, bir önceki aya göre 2 bin 441 adet (yüzde 0,5), bir önceki yılın aynı ayına göre ise 39 bin 14 adet (yüzde 7,7) artarak 543 bin 967’ye ulaştı. Samsun, bu rakamla Türkiye genelindeki motorlu kara taşıtlarının yüzde 1,6’sını oluşturdu. Kentteki araç parkının neredeyse yarısını otomobiller oluşturdu. 262 bin 818 adetle ilk sırada yer alan otomobilleri, 96 bin 882 motosiklet ve 90 bin 624 kamyonet takip etti. Tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu şehirde traktör sayısı da 65 bin 578 ile dikkat çekerken, kamyon, minibüs, otobüs ve özel amaçlı araçlar daha sınırlı sayılarda kaldı. Artışın dağılımı incelendiğinde özellikle motosiklet ve özel amaçlı araçlardaki yükseliş öne çıktı. Son bir yılda özel amaçlı araçlar yüzde 21,5, motosikletler yüzde 15,4 oranında arttı. Otomobil sayısındaki artış ise yüzde 8,1 olarak kaydedildi. Bu tablo, hem ticari kullanım hem de bireysel ulaşım tercihlerinde çeşitlenmenin sürdüğünü gösterdi. Öte yandan Mart ayında Samsun’da 14 bin 9 aracın devri yapıldı. Devir işlemlerinde otomobiller yüzde 63,7 ile ilk sırada yer alırken, kamyonetler ve motosikletler de en çok işlem gören araç türleri arasında yer aldı. İkinci el piyasasındaki bu hareketlilik, kentte araç kullanımının ve talebinin canlılığını koruduğunu ortaya koydu. Veriler, Samsun’da hem nüfus artışı hem de ekonomik hareketlilikle birlikte motorlu araç sayısındaki yükselişin sürdüğünü, özellikle motosiklet ve alternatif araç türlerine olan ilginin giderek arttığını ortaya koydu. Türkiye genelinde ise trafiğe kayıtlı araç sayısı 34 milyon 23 bin 986’ya yükseldi. Ülke genelinde yıllık artış yüzde 7 olurken, Samsun’daki artış oranının Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşmesi dikkat çekti.
Van’da şifa kaynağı ‘çiriş otu’ tezgahlardaki yerini aldı
18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:52 Van’da şifa kaynağı ‘çiriş otu’ tezgahlardaki yerini aldı Van’da karların erimesi ve ilkbaharın gelmesiyle birlikte yüksek kesimlerde kendiliğinden yetişen, bölge halkı tarafından şifa kaynağı olarak bilinen ‘çiriş otu’ tezgahlarda satışa sunulmaya başlandı. Van ve çevresinde nisan ile mayıs aylarında karların erimesiyle birlikte dağların yüksek kesimlerinde yetişen çiriş otu, pazarlardaki yerini aldı. Doğadan bin bir güçlükle toplanan ve birçok ailenin geçim kaynağı olan şifalı ot, şehir merkezindeki tezgahlarda kilosu ortalama 100 TL’den alıcı buluyor. Özellikle çorba, pilav, börek ve çeşitli sulu yemeklerde tercih edilen çiriş otunun, bölge halkı tarafından birçok hastalığa karşı koruyucu olduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin konuşan satıcı Emrullah Savur, bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle hasadın geçtiğimiz yıla oranla biraz geciktiğini belirtti. Savur, "Bu sene kar çok olduğu için oralarda hâlâ kar yağıyor. Dağlarda bir sürü kar olması nedeniyle bu ürünler şu an geç geldi; yoksa normalde bir hafta, 10 gün önce gelmesi lazımdı. Aynı ıspanak gibi kaynatılarak pişiriliyor. Karaciğere, akciğere, tansiyona ve şekere çok iyi geliyor, yani oldukça faydalı. Mideyi temizliyor, bağırsakları sürekli çalıştırıyor. Piştiği zaman azaldığı için bir insan en az 5-6 kilo alıyor" dedi. "Bir haftaya kadar yayla muzu da çıkar" Çiriş otunun dağlardan toplanmasının çok zahmetli olduğunu dile getiren Savur, "İnsanlar kilometrelerce yol gidip o dağlara çıkıyor; o yüksekliği bir binanın katlarıyla kıyaslayın, öyle bir emek var. İnşallah daha güzel olur. Henüz sirmo, mendi, kenger ve uşkun (yayla muzu) gibi bitkiler yeni yeni başlıyor, daha fazlası da gelecek inşallah. Bir haftaya kadar uşkun (yayla muzu) da çıkar. Tabii bu sene yağış çok olduğu için inşallah daha bereketli ve daha güzel olur" diye konuştu.
Karacasu’da çiftçilerin tütün mesaisi başladı
18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:20 Karacasu’da çiftçilerin tütün mesaisi başladı Aydın’ın Karacasu ilçesinde çiftçilerin tütün mesaisi başladı. Geçen yıl oldukça verimli bir sezon geçiren çiftçiler, bu yıl aynı zamanda umutlarını diktiklerini belirterek şu anda en büyük ihtiyaçlarının bir an önce avansların ödenmesi olduğunu belirttiler. Türkiye’nin en önemli tütün üretim merkezlerinin başında yer alan Aydın Karacasu ilçesi, Tütün’e kota getirildikten sonra tütünün yanında zeytin, incir ve yöreye uygun çeşitli tarım ürünleri yetiştirmeye başlamıştı. Geride kalan süreçte sözleşmeli olarak tütün ekiminin de devam ettiği Karacasu’da geçtiğimiz yıl yaklaşık 3 milyon 500 bin kilo tütün üretimi gerçekleştirildi. Bölgede tütün üretiminin artık ana geçim kaynağı değil yan geçim kaynağı haline geldiğini belirten Karacasu Belediyesi’nin önceki dönem başkanı ve aynı zamanda tütün eksperliği yapan Zeki İnal, yeni dönem tütünlerin dikimine başlandığını belirtti. Karacasu’da geçen yıl 3 milyon 500 bin kilogram tütün üretimi gerçekleştiğini ve tütünlerin tamamının tesliminin gerçekleştiğini kaydeden İnal, "Geçen yılın ürünleri kalitesine göre kilosu 190 TL ile 305 TL arasında satıldı. İşçilik, gübre ve diğer girdi maliyetleri arttığı için üretim maliyetleri de yükseldi. Ve geçen yıl tütünün üreticiye kilogram maliyeti 230 TL olarak hesaplandı. Bu çerçevede ürettiği tütünü kilosu 250 TL ve üzerine satan çiftçimiz durumdan memnun kaldı. Bu yıl tütün dikim alanlarında yaklaşık yüzde 5’lik bir daralma var" dedi. "Çiftçinin tek beklentisi avans" Şu anda bölge çiftçisinin Ege ve çevresinde faaliyet gösteren 6 ayrı firma ile anlaşmalı olarak tütün üretimi yaptığını kaydeden Zeki İnal, geçtiğimiz yıllarda çiftçiye tarlaya inmeden verilen avansın bu yıl henüz verilmediğini belirterek tütün üreticisinin avns beklentisi içinde olduğunu kaydetti.
TESK Başkanı Palandöken: "Hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamalı uygulamanın kaldırılması lazım"
18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:14 TESK Başkanı Palandöken: "Hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamalı uygulamanın kaldırılması lazım" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Araç muayene istasyonlarında aracın periyodik çalışır haldeki durumunun bakılması yanında emisyonla yapılan muayene var. Bu çifte bir fiyatlandırma oluyor. Maliye Bakanlığı’nın tahakkümlerine göre kredi kartlarından ayrıyeten komisyon alınması yasak" dedi. Palandöken, hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamalı uygulamanın bir an evvel kaldırılması gerektiğini söyledi. Araç muayene ücretlerinin yüksek olduğunu ve uygulamada çift ücretlendirme sistemi bulunduğunu söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Araç muayene istasyonlarında yapılan muayenelerde, bilindiği üzere aracın periyodik çalışır haldeki durumunun bakılması yanında emisyonla yapılan muayene var. Bu çifte bir fiyatlandırma oluyor. Bunun miktarı da 3 bin 750 lira civarında oluyor. Aynı işlevi yapan muayene istasyonunda ayrıyeten emisyon için de ayrı bir ücret alınıyor. Bununla da kalınmıyor. Maliye Bakanlığı’nın tahakkümlerine göre kredi kartlarından ayrıyeten komisyon alınması yasak. Ama bunlar münhasıran ayrı bir statüye tabi tutuluyor. Götüreceksiniz, 3 bin 750 lirayı cebinizde taşıyacaksınız. Nakit verirseniz bu komisyondan kurtulacaksınız. 21. yüzyılın sonunda yapay zekanın olduğu bir dönemde ancak bunun yapılması esnafa eziyet. Saatlerce hem trafikte çalışma saatinizi durdurup orada sıraya girmek için kuyruk bekleyeceksiniz. Gittiğiniz zaman da söylediğim bu eziyetlerle karşı karşıya kalacaksınız. Bu hakkaniyetli değil hem de adil değil." "Trafikteki araç sayısı 2007’den bugüne kadar 2 buçuk kat artmış" Araç muayene işlemleri süreci için yeni bir düzenlemenin yapılması gerektiğini ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bunun için yapılması gereken şey aynı şekilde daha önce olduğu gibi muayene istasyonlarındaki yapılan sistemde araçların gerçekten de alınan paranın miktarıyla bugün karşılaştırdığınız zaman astronomik bir rakam çıkıyor. Bunu da bir tarafa koyun. Trafikteki araç sayısı 2007’den bugüne kadar 2 buçuk kat artmış. 13 milyon araç 33 milyon araca dönüşmüş. Yani trafikte şu anda kamyon, kamyonet, binek, ticari olmak üzere 33 milyon vasıta karayolları üzerinde çalışıyor. E şimdi 2007 ile 19 yıl arasındaki bu artışı hesap ettiğiniz zaman bir düzenlemenin acilen yapılması lazım. Devir işlemleri yapıldıktan sonra istasyonları farklı gruplar yönetecekler. En azından bu süreç içerisinde bu komisyonun kalkması, ücretlerin neye göre ayarlandığı, 3 bin 750 lira gibi bir rakamın niçin alındığını, 5 dakikalık muayene için, 450 lira niçin emisyon ücretinin alındığını hesap ettiğiniz zaman gerçekten de esnaf üzülüyor. Esnaf değil, vatandaşa da aynı şeyler oluyor. Bilindiği üzere aracınız varsa bu şekilde hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamayla bu adil olmayan uygulamanın bir an evvel kaldırılması lazım" diye konuştu. "Esnafın bu kadar mağdur edilmemesi gerekiyor" Özellikle ulaştırma sektöründeki esnafın bu konudaki mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Esnafın bu kadar mağdur edilmemesi gerekiyor. Sadece ticari araçların takometreden tutun taksimetreye kadar, yani bir tornavida ile 2 saniyede ayarlanan şey 3-4 bin liralık bir yeni parça mı ekleniyor? Veyahut işte onlar atıl oluyor da yenileri mi yapılıyor? Bunun için esnafın bu kadar mağdur edilmesi ve fiyatların bu kadar yükselmesi ama yanı sıra da biliyorsunuz ülkemizin üç tarafında yangın var. Hadi şimdi petroldeki bu artışları buna bağlayalım. Ama bunların üzerindeki eşel mobil sistemi biraz insanlar rahatladım derken ulaşan fiyatlarla birlikte benzin fiyatları da bu hem halka yansıyor hem esnaf aldığı tarifelerle aracını bakıma götürdüğü zamanki parça maliyetleriyle en azından KDV’yi kaldırın diyoruz. Niçin? Vatandaşın daha konforlu daha sağlıklı araçlarla sonra teknolojiler artık süratli değişiyor. Bilindiği üzere eskiden ne vardı? Benzinli mazotlu vardı. Şimdi elektrikli araçlar çıktı. Daha tasarruflu doğayı kirletmeyen. Bunlara göre sırasıyla tedbirlerin alınması lazım ve esnafın mağduriyetinin önünü geçirmesi lazım. Hem vatandaşların aracını kullanan vatandaşların aynı şekilde ticaretini yapanların nakliyeyi yapan o şoför esnafının gerçekten de bu handikaptan kurtarılması lazım" ifadelerini kullandı.
Doğan: "Çiftçiye destek verilirse mısır üretimi artar, ithalata gerek kalmaz"
18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:04 Doğan: "Çiftçiye destek verilirse mısır üretimi artar, ithalata gerek kalmaz" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Türkiye’nin mısırda ve genel olarak tarımda kendi kendine yeterli bir yapıya kavuşabilmesi için üreticinin desteklenmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Resmi Gazete’de yayımlanan ve 3 milyon ton mısır ithalatı için gümrük vergisinin yüzde 130’dan yüzde 5’e düşürülmesini öngören düzenlemeyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başkan Doğan, söz konusu kararın kısa vadede piyasayı dengelemeye yönelik bir adım olduğunu ancak Türkiye tarımının yapısal sorunlarını da bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Türkiye’nin mısır üretim kapasitesine sahip bir ülke olmasına rağmen artan talebi karşılamakta zorlandığını ifade eden Doğan, özellikle hayvancılık sektöründe yem ihtiyacının artmasıyla birlikte mısıra olan talebin yükseldiğini, buna rağmen üretimin aynı oranda artmaması nedeniyle arz açığının oluştuğunu ve bu açığın ithalat yoluyla karşılanmak zorunda kalındığını kaydetti. Doğan, "Su tüketimi yüksek bir bitki olduğu için mısır iklim krizinden en çok etkilenen ürünlerin başında geliyor. Son yıllarda yaşanan kuraklık ve düzensiz yağışlar mısır verimini olumsuz etkiledi, özellikle sulama imkanı sınırlı bölgelerde üreticiler ciddi verim kayıplarıyla karşı karşıya kaldı. Modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ile tarımsal altyapının güçlendirilmesi üretim artışı açısından önemli adımlar olacaktır" diye konuştu. Artan girdi maliyetlerinin de üretim üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Doğan, mazot, gübre, tohum ve sulama maliyetlerindeki yükselişin çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirterek, "Üreticimizin yeterince desteklenmemesi, ekim alanlarının daralmasına ve üretimin azalmasına neden olmaktadır. Çiftçilerimize gerekli desteklerin sağlanması halinde mısır üretiminde önemli bir artış sağlanması mümkündür" dedi. Tarımda planlı üretimin önemine de değinen Doğan, hangi ürünün nerede ve ne kadar üretileceğine yönelik uzun vadeli ve sürdürülebilir bir planlama yapılmamasının, arz-talep dengesinde dalgalanmalara yol açtığını ve bunun da zaman zaman ithalat ihtiyacını beraberinde getirdiğini ifade etti. Alınan ithalat kararının kısa vadeli bir çözüm olduğunun altını çizen Doğan, ‘’Kalıcı çözüm için yerli üretim arttırılmalıdır. Türkiye mısırda ve genel olarak tarımda kendi kendine yeterli bir yapıya kavuşabilmesi için üreticinin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Girdi maliyetlerinin düşürülmesi, desteklerin artırılması ve üreticinin öngörülebilir bir gelir yapısına kavuşması halinde mısır üretimi artacak, ithalata ihtiyaç kalmayacaktır" şeklinde konuştu