TEKNOLOJİ
KUTO’dan turizmde dijital dönüşüme güçlü adım 18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:01:24 Kuşadası ticaret hayatının en güçlü alanı olan turizm sektörünün sürdürülebilirliğini desteklemek, değişen dünya dinamiklerine uyumunu artırmak ve dijital dönüşüm sürecine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Kuşadası Ticaret Odası, teknoloji odaklı önemli bir eğitim organizasyonuna ev sahipliği yaptı. Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) ile Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) iş birliğinde düzenlenen "2026 Turizminde Yapay Zeka" konulu eğitim programı, sektör temsilcilerini KUTO’da buluşturdu. Üç gün boyunca devam eden eğitim programında, turizmde yapay zeka kullanımı, müşteri odaklı hizmet anlayışı ve dijital pazarlama teknikleri gibi günümüz turizm sektörünün kritik başlıkları, alanında uzman eğitmen Ozan Kanal tarafından katılımcılara kapsamlı şekilde aktarıldı. Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan; "GEKA’nın desteğiyle odamız tarafından hayata geçirilen 2026 Turizminde Yapay Zeka konulu eğitim programımız, ilçemizin ticari kapasitenin geliştirilmesi ve sektörün teknolojiyle daha güçlü hale gelmesi açısından önemli bir kazanım oldu. Kuşadası Ticaret Odası’nın kurumsal bakışı ve dijitalleşmeye verdiği önem doğrultusunda planladığımız bu eğitim ile katılımcıların iş süreçlerinde yapay zekadan daha etkin yararlanması ve Kuşadası turizminin rekabet gücünün artırılmasını hedefledik" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:39 Ardahan Üniversitesi ile Bakü Slav Üniversitesi arasında eğitimde iş birliği ve staj programı Ardahan Üniversitesi Dış İlişkiler Ofisi koordinasyonunda yürütülen uluslararası iş birliği faaliyetleri kapsamında, Azerbaycan Bakü Slav Üniversitesi Balkan Çalışmaları ve Mütercim-Tercümanlık bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler, staj programı çerçevesinde Ardahan Üniversitesine gelerek Rektör Emiroğlu’nu makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette öğrencilerle yakından ilgilenen Rektör Emiroğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasında köklü bir geçmişe dayanan kardeşlik ilişkilerinin eğitim ve akademik iş birlikleri aracılığıyla daha da güçlendiğini vurguladı. İki ülke arasındaki "iki devlet, tek millet" anlayışının üniversiteler arası iş birliklerine de yansıdığını ifade ederek bu tür akademik değişim ve staj programlarının hem kültürel etkileşimi artırdığını hem de öğrencilerin mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Öğrenciler, Üniversitede gördükleri misafirperverlikten ve kendilerine sunulan nitelikli staj imkânlarından duydukları memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’de edindikleri tecrübelerin kariyer yolculuklarında kendileri için önemli olduğunu ifade ettiler. Programın hem akademik donanım hem de kültürel zenginlik açısından oldukça verimli geçtiğini belirten öğrenciler, desteklerinden dolayı Rektör Emiroğlu’na teşekkür ettiler. Ziyaret, öğrencilerin Azerbaycan’a özgü geleneksel hediyeleri Rektöre takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:28 Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada katedilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:23 Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada kat edilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
Lise öğrencileri arası ’Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nın sonuçları belli oldu: 4 proje ödüle layık görüldü
18 Nisan 2026 Cumartesi - 10:51 Lise öğrencileri arası ’Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nın sonuçları belli oldu: 4 proje ödüle layık görüldü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) iş birliğiyle düzenlenen Lise Öğrencileri Arası Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nın sonuçları belli oldu. 57 başvurunun olduğu yarışmada üç proje dereceye girerken, bir proje de jüri özel ödülüne layık görüldü. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji verimliliğine yönelik farkındalığın artırılması için attığı adımlara bir yenisini daha ekledi. Toplumda enerji kültürünün oluşturulması, gelecek nesillerde enerji verimliliği ve çevre bilincinin geliştirilmesi ve enerjinin üretimden nihai tüketime kadar tüm aşamalarda verimli kullanımına yönelik davranış biçimlerinin kazandırılması amacıyla, Bakanlık ile TÜBİTAK iş birliğinde lise öğrencileri arasında Enerji Verimliliği Proje Yarışması düzenlendi. 57 başvuru Yarışmaya, bu yıl toplam 57 proje başvurusu yapıldı. Başvuruların 25’i konut, 11’i sanayi, 12’si tarım ve 9’u ulaşım sektörlerine yönelik oldu. 4 projeye ödül Başvurular, akademisyenlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda, üç proje dereceye girerken, bir proje de jüri özel ödülüne layık görüldü. Yarışmada dereceye giren projelerden, ’Atıl Tekstilden Nano-Gümüş Selüloz Kompozit: Enerji Verimliliği ve Küf Dirençli Akıllı Panel’ birincilik ödülüne layık görülürken, ’Tarımsal Sulama Göletlerinde Sürdürülebilir Su Yönetimi için Büyük Veriye Dayalı Tahmin ve Yapısal Optimizasyon Modeli’ ikinci, ’Şehiriçi Trafikte Bekleme Sürelerini Azaltmaya Yönelik Matematiksel Tabanlı Enerji Verimliliği Modeli’ ise üçüncü oldu. ’Güneş Paneli Verimliliğinin Soya Parafini Baryum Sülfat Kompoziti ile Artırılması’ adlı proje de jüri özel ödülünü kazandı.
Atatürk Üniversitesi’nde "Moleküler Biyoloji ve Genetik" zirvesi
18 Nisan 2026 Cumartesi - 09:16 Atatürk Üniversitesi’nde "Moleküler Biyoloji ve Genetik" zirvesi Atatürk Üniversitesi, bilim dünyasının önemli organizasyonlarından birine daha ev sahipliği yaptı. 3. Ulusal Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğrenci Kongresi, geniş katılımla gerçekleştirilerek, Türkiye’nin dört bir yanından gelen akademisyen ve öğrencileri aynı çatı altında buluşturdu. Moleküler biyoloji ve genetik alanındaki güncel gelişmelerin ele alındığı kongreye 30 üniversiteden yaklaşık 600 katılımcı yoğun ilgi gösterdi. Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen kongre, her iki üniversitenin Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümleri öğrenci kulüpleri olan ATAGEN ve GEN AKTÜEL’in katkılarıyla hayata geçirildi. Bu yıl organizasyonun ev sahipliğini üstlenen Atatürk Üniversitesi, bilimsel üretimi teşvik eden yaklaşımıyla dikkat çekti. Kongrenin açılış programında üniversite yöneticileri, moleküler biyoloji ve genetik alanının sağlık, tarım, çevre ve endüstri başta olmak üzere pek çok sektörde sunduğu yenilikçi çözümlere dikkat çekti. Programa; Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu ile Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melda Şişecioğlu’nun yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Alanında Uzman İsimlerden Bilimsel Sunumlar Kongrede, alanında yetkin akademisyenler davetli konuşmacı olarak yer aldı. Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Prof. Dr. Filiz Kuralay, Doç. Dr. Ahmet Katı ve Doç. Dr. Urartu Özgür Şafak Şeker, gerçekleştirdikleri sunumlarla katılımcılara moleküler biyoloji ve genetik alanındaki güncel araştırmalar, yenilikçi yöntemler ve geleceğe yönelik bilimsel perspektifler hakkında kapsamlı bilgiler aktardı. Poster ve sözlü sunum oturumlarının düzenlendiği kongrede, genç araştırmacılar bilimsel çalışmalarını paylaşma imkânı buldu. Sunulan bildirilerin, talep edilmesi halinde hakem sürecinden geçirilerek Avrasya Moleküler ve Biyokimyasal Bilimler Dergisinde yayımlanacak olması, organizasyonun akademik niteliğini daha da güçlendirdi. Bilimsel Altyapı ve Kurumsal Destek Kongre kapsamında, Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Araştırma Teknoloji Merkezi (DAYTAM) tarafından Hücre Kültürü Çalıştayına altyapı desteği sağlandı. Bunun yanı sıra TÜBİTAK, Milli Teknoloji Atölyeleri, Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB), ÜNİDES ve Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) gibi önemli kurumların katkılarıyla organizasyon güçlü bir destek yapısına kavuştu. Bilimsel paylaşımların yanı sıra akademik iş birliklerinin geliştirilmesine de zemin hazırlayan kongre, moleküler biyoloji ve genetik alanında çalışan akademisyenler ile öğrenciler arasında önemli bir etkileşim ortamı oluşturdu. Organizasyon komitesi, kongrenin önümüzdeki yıllarda daha geniş katılımla sürdürülmesini hedeflediklerini belirterek, Erzurum’un bilimsel etkinlikler açısından cazibe merkezi olma yolunda ilerlediğini vurguladı.
Rektör Sözbir ülkemizin uydu çalışmalarını anlattı
17 Nisan 2026 Cuma - 22:59 Rektör Sözbir ülkemizin uydu çalışmalarını anlattı Düzce Üniversitesi Rektörü Nedim Sözbir son olarak uzaya fırlatılan TÜRKSAT 6A’da görev aldığını ve bu uyduyu yüzde 85 oranında yerli ve milli imkanlarla ürettiklerini vurguladı. Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, TÜBİTAK Bilim Söyleşisi kapsamında Düzce Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’nde öğrencilerle bir araya gelerek "Türkiye’de Uydu Çalışmaları" konusundaki bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Programa; Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, Genel Sekreter Nihat Yıldız ile Düzce Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Düzce Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Bilim ve Teknoloji Yarışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Ali Etem Gürel, Düzce Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’nde ilk TÜBİTAK Bilim Söyleşisi gerçekleştirdiklerinden dolayı bugünün kendileri için özel bir gün olduğunu ifade etti. Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir’e davetlerini kabul ettikleri için teşekkür eden Prof. Dr. Ali Etem Gürel, Rektör Sözbir’in TÜRKSAT 6A uydusunda büyük emekleri olduğunu söyleyerek sözlerini sonlandırdı. "30 Milyon TL bütçeli Milli Teknoloji Atölyesi güzel imkanlar sunuyor" İlk TÜBİTAK Bilim Söyleşisi’nde öğrencilerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Nedim Sözbir, 30 milyon TL bütçeli Düzce Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’nin çok güzel imkanlar sunduğunu belirterek sözlerine başladı. Türkiye’de uydu çalışmalarının tarihi süreci Türkiye’de uydu çalışmalarının tarihi sürecinden bahseden Rektör Sözbir, 1993 yılında başlayan çalışmaların 2002 yılından sonra hızlanarak devam ettiğini söyledi. Türkiye’nin uydu yapma kabiliyeti kazanması için yurt dışına ekip gönderildiğini ifade eden Prof. Dr. Sözbir, kendisinin de TÜRKSAT’ta, TÜBİTAK Uzay’da, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda görev aldığını sözlerine ekledi. Alçak yörünge uyduları, orta yörünge uyduları ve haberleşme uyduları hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Sözbir, uydudaki bileşenler ve 7 alt sistem hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Kendisinin de termal sistemden sorumlu olduğunu dile getiren Sözbir, uzay araç ve ekipmanlarında kullanılan malzemelerden yakıta, fırlatmadan yazılım ve donanıma kadar uyduyla ilgili aydınlatıcı bilgiler aktardı. Türkiye’nin uzaydaki gözlem ve haberleşme uydularından örnekler de veren Prof. Dr. Sözbir, son olarak uzaya fırlatılan TÜRKSAT 6A’da görev aldığını ve bu uyduyu yüzde 85 oranında yerli ve milli imkanlarla ürettiklerini vurguladı. "Haberleşme uydusu yapan 11. ülkeyiz, aya giden 7. ülke olacağız" Son olarak Türkiye’nin Ay Misyonu’ndan söz eden Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, 2027 yılının sonunda fırlatılacak uyduyla ayla ilgili bilgilerin bilime kazandırılması, suların araştırılması ve gözlem yapılmasının amaçladığını belirtti. Türkiye’nin haberleşme uydusu yapan 11. ülke olduğuna dikkat çeken Rektör Sözbir, aya giden 7. ülke olarak da ülkemizin uzayda söz sahibi olacağının altını çizdi.
Rektör Yardımcısı Kurnaz: "Disiplinlerarası çalışmalar bilimsel değer üretiyor"
17 Nisan 2026 Cuma - 14:44 Rektör Yardımcısı Kurnaz: "Disiplinlerarası çalışmalar bilimsel değer üretiyor" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde, TÜBİTAK destekli proje kapsamında "Tarihi Kültür Miraslarında Kullanılan Yüzey Boyalarının Teknolojik Düzeylerinin Mühendislik Karakterizasyon Teknikleriyle Tespiti ve Analizi: Rize Uygulaması" başlıklı değerlendirme çalıştayı düzenlendi. Açılışta konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, "Disiplinlerarası çalışmalar bilimsel değer üretiyor" ifadeleriyle mühendislik, tarih ve coğrafya disiplinlerinin ortak üretim gücüne dikkat çekti. Çalıştaya; OMÜ’nün yanı sıra Atatürk Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi ve Samsun Üniversitesi’nden çok sayıda akademisyen katıldı. OMTEL Otel’de gerçekleştirilen etkinliğe; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Düzenleme Kurulu Başkanı ve İnsan Ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Okay Pekşen, düzenleme kurulu üyeleri, konuk katılımcılar, akademisyenler ve çok sayıda davetli iştirak etti. Rektör Yardımcısı Kurnaz: "Disiplinlerarası çalışmalar bilimsel değer üretiyor" Çalıştayın açılışında konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, disiplinlerarası bilimsel çalışmaların önemine dikkat çekerek, "Bu çalıştay yalnızca bir projenin sonuçlarını değerlendirmekten öte, fikrinden saha uygulamalarına, analiz süreçlerinden yorum aşamasına kadar bilimsel sürecin bütüncül şekilde ele alındığı önemli bir örnektir. Bu çalışma tek bir disiplinin ürünü değildir; mühendisliğin analitik gücünü, tarih biliminin yorumlayıcı yaklaşımını ve coğrafyanın bağlamsal derinliğini bir araya getiren çok katmanlı bir bilimsel modeldir" dedi. "Bu tür çalışmalar geçmiş dönemlerin teknolojik kapasitesini anlamamıza katkı sağlar" Tarihi yüzey boyalarının mühendislik karakterizasyon teknikleriyle incelenmesinin yalnızca teknik bir analiz olmadığını vurgulayan Kurnaz, "Bu tür çalışmalar yalnızca malzeme analizi sunmaz; aynı zamanda geçmiş dönemlerin teknolojik kapasitesini anlamamıza katkı sağlar. Kullanılan pigmentler, bağlayıcılar ve uygulama teknikleri, bize sadece ‘nasıl yapıldığını’ değil, ‘hangi bilgi birikimiyle yapıldığını’ da gösterir" ifadelerini kullandı. "Disiplinlerarası ve yüksek etki potansiyeline sahip çalışmalara büyük önem veriyoruz" Projenin önemine değinen Kurnaz, "Bu çalışma, yerel bir uygulamanın ötesine geçerek Türkiye’de kültürel mirasın bilimsel yöntemlerle incelenmesine yönelik güçlü bir model ortaya koymaktadır. OMÜ olarak araştırma üniversitesi olma hedefimiz doğrultusunda disiplinlerarası ve yüksek etki potansiyeline sahip çalışmalara büyük önem veriyoruz" diye konuştu. TÜBİTAK desteğiyle yürütülen projenin akademik literatüre ve uygulamaya önemli katkılar sağlayacağına inandığını belirten Kurnaz, "Proje yürütücümüz Doç. Dr. Okay Pekşen başta olmak üzere tüm proje ekibine ve katkı sunan akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Bu çalıştayın yeni iş birliklerine ve araştırma fikirlerine zemin hazırlayacağına inanıyor, verimli çıktılarla tamamlanmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Program kapsamında proje yürütücüsü Doç. Dr. Okay Pekşen tarafından projenin amaçları, hedefleri ve yöntemine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Alanında uzman isimler sunumlar gerçekleştirdi Devam eden oturumlarda, proje kapsamında yürütülen yüzey araştırmaları, elde edilen verilerin tarihsel açıdan değerlendirilmesi ve analiz süreçleri alanında uzman akademisyenler tarafından paylaşıldı. Erzurum Teknik Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden akademisyenlerin katkı sunduğu sunumlarda, kültürel mirasın korunmasına yönelik bilimsel veriler değerlendirildi. Akademik iş birliği ve disiplinlerarası yaklaşım Programda ayrıca proje sahasının coğrafi özellikleri, analiz çalışmaları ve elde edilen verilerin yorumlanmasına yönelik oturumlar gerçekleştirildi. Çalıştayın son bölümünde ise farklı üniversitelerden katılan akademisyenlerin yer aldığı değerlendirme oturumunda, proje çıktıları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenen proje çerçevesinde düzenlenen çalıştayın, kültürel mirasın korunması ve bilimsel yöntemlerle analiz edilmesine yönelik çalışmalara önemli katkı sunması bekleniyor. Çalıştay, katılımcıların değerlendirmelerinin alınmasının ardından sona erdi.
Bu ilçede sınava giren öğrencileri insansı robot karşılıyor
17 Nisan 2026 Cuma - 14:20 Bu ilçede sınava giren öğrencileri insansı robot karşılıyor Samsun Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Deneyap Teknoloji Atölyesi Öğrenci Seçme Sınavı’na öğrenciler akın ediyor, sınava katılan öğrencileri ve aileleri insansı robot CANİKMAN karşılıyor. Canik Belediyesi’nin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Deneyap Teknoloji Atölyesi için gerçekleştirilen öğrenci seçme sınavları, öğrencilerin yoğun katılımıyla devam ediyor. Bu yıl da öğrencilerin yoğun ilgisine sahne olan sınavda, sınav sürecinden sonra öğrenciler için bilim ve teknoloji etkinlikleri gerçekleştiriliyor. Sınava girmek için Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ne gelen öğrencilerin, kendilerini karşılayan insansı robot CANİKMAN’i gördüğü anlar ise renkli görüntülere sahne oluyor. Öğrenciler ve aileler sınav sonrası CANİKMAN ile hatıra fotoğrafı çektiriyor, CANİKMAN ile düzenlenen etkinlikler, deney ve gözlem çalışmalarında bir araya geliyor. Sınava katılan öğrencilere başarı dileklerinde bulunan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, bilim ve teknoloji alanında ücretsiz eğitim ve söyleşi programlarını devam ettirdiklerini kaydetti. Milli Teknoloji Hamlesi seferberliği Canik’te teknoloji okuryazarı nesiller yetiştirmeye devam ettiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde yeteneklerini değere dönüştüren bilim ve teknolojiye hâkim nesiller yetiştirmeyi sürdürüyoruz. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde yapay zekâ araçları, bilim ve teknoloji alanında teorik ve uygulamalı eğitimlerimizi sürdürüyor, gençlerimizi yenilikçi teknolojilerle tanıştırıyoruz. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde yer alan 10 farklı atölye ve keşif alanımızda gerçekleştirdiğimiz ücretsiz eğitimlerin yanı sıra öğrencilerimizi bilim söyleşileriyle de bir araya getiriyoruz. Canik’te Milli Teknoloji Hamlesi idealiyle geleceğe ilerleyen gençlerimiz teknolojiyi üretiyor, bilgi ve yetenekleriyle yeni başarılara imza atmaya devam ediyor" şeklinde konuştu.
CW Enerji Solarex İstanbul’da ‘CW Enerji Plus Bayi Konsepti’ni tanıttı
17 Nisan 2026 Cuma - 10:42 CW Enerji Solarex İstanbul’da ‘CW Enerji Plus Bayi Konsepti’ni tanıttı CW Enerji, 8-10 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen Güneş Enerjisi Teknolojileri ve Depolama Fuarı’nda (Solarex İstanbul) yerini alarak son teknolojiyle ürettiği ürünlerini sergiledi. Güneş enerjisi sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan fuarda CW Enerji, yüksek verimli panel teknolojilerini ve entegre üretim gücünü sektör temsilcilerine tanıttı. "CW Enerji Plus Bayi Konsepti" çerçevesinde hazırlanan fuar standı, firmanın yenilikçi vizyonunu ve güçlü bayi ağını yansıtan modern ve deneyim odaklı bir anlayışla ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Fuar hakkında değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, Solarex İstanbul’un sektör açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Fuara her yıl düzenli olarak katılım sağladıklarını ve bu platformu sektörle buluşmak adına önemli bir fırsat olarak gördüklerini ifade eden Sarvan, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da sahip olduğumuz üretim gücümüzü ve teknolojik yetkinliğimizi bu platformda bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyduk. Yüksek verimlilik sunan, yerli ve milli üretim anlayışıyla geliştirdiğimiz ürünlerimizle sektörde fark oluşturmaya devam ediyoruz. AR-GE odaklı yaklaşımımız sayesinde hem ürün kalitemizi sürekli ileri taşıyor hem de inovatif çözümlerle sektöre yön veriyoruz. Fuarda sergilediğimiz çözümler de mühendislik gücümüzün ve sürdürülebilir enerji vizyonumuzun en somut göstergelerinden biri oldu" dedi. Ziyaretçiler teknolojileri yakından inceledi. Fuar stantlarının gelişim odaklı vizyonlarını ve güçlü bayi ağını yansıtan modern ve deneyim odaklı bir anlayışla tasarlandığını anlatan Sarvan, "CW Enerji Plus Bayi Konsepti ile yalnızca ürünlerimizi sergilemekle kalmayıp, iş ortaklarımıza sunduğumuz bütüncül iş modelini de deneyimleyebilecekleri bir alan oluşturduk. Standımızda beyaz eşya entegreli solar akıllı ev çözümlerimizden ve enerji depolama teknolojilerimize kadar geniş ürün yelpazemizi tanıttık, bayilik sistemimizin sunduğu avantajları da detaylı şekilde aktardık. Ziyaretçilerimiz hem teknolojimizi yakından inceleyebildi hem de iş birliği fırsatlarını değerlendirebildi. Ayrıca fuarda yüksek teknolojiye sahip ürünlerimizi, sürdürülebilir enerji çözümlerimizi ve geleceğin enerji dünyasına yön verecek projelerimizi katılımcılarla buluşturduk. Yeni nesil yüksek verimli güneş panellerimiz, on-grid / off-grid inverter çözümlerimiz, lityum tabanlı enerji depolama sistemlerimiz, solar akıllı ev teknolojilerimiz, ısı pompalarımız, esnek panellerimiz, solar sulama sistemlerimiz, solar bank ile solar aydınlatma çözümlerimiz de fuarda sergilendi" diye konuştu. Tarık Sarvan: Güvenilir tedarik zinciri gücümüzü ortaya koyduk CW Enerji’nin tam entegre üretim yapısına yönelik attığı stratejik adımları da ziyaretçilere aktardıklarını belirten Sarvan, "Güneş paneli üretiminin en kritik aşamalarından biri olan fotovoltaik hücre üretimini kendi bünyemizde gerçekleştirdiğimiz CW SolarCell ile geliştirdiğimiz yeni nesil TOPCon High Efficiency Teknolojimizi ve CW Alüminyum markamızla hayata geçirdiğimiz yerli üretim çerçeve, montaj ve altyapı çözümlerimizi ziyaretçilerimize sunduk. Fuar boyunca, üretimden nihai ürüne kadar uzanan sürdürülebilir ve güvenilir tedarik zinciri gücümüzü ortaya koyduk. Bununla birlikte inverter ve enerji depolama sistemlerini de kapsayan entegre çözümlerimizle, üretimden tüketime kadar tüm süreci tek çatı altında yönetebilen güçlü yapımızı sergiledik. Kısacası, fuar katılımcılarına uçtan uca enerji çözümleri sunma kabiliyetimizi ve yüksek verimlilik odaklı yaklaşımımızı kapsamlı şekilde aktardık. Diğer yandan fuarda yeşil hidrojen enerji çözümleri üzerine yürüttüğümüz ve AR-GE çalışmaları sonucunda geliştirdiğimiz ev tipi sistemlerimizi ve taşınabilir hidrojen yakıt hücresi teknolojilerini katılımcılarla buluşturduk" diye konuştu. Fuarda gerçekleştirdikleri birebir görüşmelerin hem yurt içi hem de yurt dışı iş birlikleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Sarvan, özellikle yerli ve milli teknolojilere yönelik ilginin kendilerini son derece memnun ettiğini dile getirdi.
İstanbul’un girişimcilik rotası tek platformda toplandı: "Start in Istanbul" tanıtıldı
16 Nisan 2026 Perşembe - 19:29 İstanbul’un girişimcilik rotası tek platformda toplandı: "Start in Istanbul" tanıtıldı İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından hayata geçirilen "Start in Istanbul" platformu düzenlenen lansmanla tanıtıldı. İstanbul’un girişimcilik ekosistemindeki tüm aktörleri tek çatıda toplayan platform, kenti küresel yatırımcılar için bir çekim merkezi haline getirmeyi hedefliyor. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), İstanbul’un dinamik girişimcilik ekosistemini küresel ölçekte görünür kılmak ve kenti yatırımcılar ile girişimciler için erişilebilir bir merkez haline getirmek amacıyla dev bir adım attı. İstanbul ekosistemine dair kapsamlı ve güncel bilgileri İngilizce olarak sunan "startin.istanbul" web sitesi, düzenlenen lansman toplantısıyla tanıtıldı. 11 kategoride 330’dan fazla aktör bir arada Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren İSTKA Genel Sekreteri Dr. Ziya Taşkent, platformun kapsayıcı yapısına dikkat çekerek, "İstanbul girişimcilik ekosisteminde aktif kuluçka merkezlerinden melek yatırım ağlarına, teknoparklardan kurumsal şirketlere kadar 11 ayrı kategoride 330’un üzerinde aktörü Start in İstanbul platformunda bir araya getirdik. Bu sayı paydaşlarımızın ilgisiyle her geçen gün artmaya devam ediyor" dedi. İstanbul, Orta ve Doğu Avrupa’yı geride bıraktı Programda ayrıca İSTKA ve startups.watch iş birliğiyle hazırlanan "The State of Istanbul Startup Ecosystem 2025" raporu da paylaşıldı. Rapora göre İstanbul; 18 teknoparkı, 101 hızlandırma programı, 55 kuluçka merkezi, 16 melek yatırım ağı, 19 fonu ve 7 unicornu ile Orta ve Doğu Avrupa’daki tüm ülkeleri geride bırakarak bölgedeki liderliğini tescilledi. Sektörün öncü isimleri vizyonu değerlendirdi İSTKA Girişimcilik ve Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Serkan Korkmaz Arslan tarafından yapılan platform sunumunun ardından, sektörün önemli isimlerinin katıldığı paneller gerçekleştirildi. Arın Özkula, Haluk Zontul, Aslı Kurul Türkmen ve Mehru Öztürk gibi isimler, İstanbul’un küresel bir girişimcilik merkezi olma vizyonunu tartıştı. Kamu ve özel sektör temsilcilerini buluşturan etkinlik, yeni iş birliği köprülerinin kurulmasıyla sona erdi. "Hedefimiz İstanbul’u küresel arenada zirveye taşımak" Lansman töreninin ardından platforma ilişkin açıklamalarda bulunan İstanbul Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ziya Taşkent, şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada İSKA’nın yürüttüğü iki çalışmanın çıktı ve sonuçlarını girişimcilik ekosistemi ile paylaşmak için buluştuk. ’Start In Istanbul’ adıyla bir web sitesini faaliyete soktuk. Bu İstanbul’da yer alan girişimcilik aktörlerinin en güncel verilerle var olduğu bir site. İngilizce olarak hazırlandı çünkü sitenin oluşturulmasındaki esas amaç İstanbul’u küresel arenada ve küresel rekabet şartlarındaki girişimcilik sıralamasını daha yukarıya taşımak; daha erişilebilir, görünür ve bilinir kılmak. Öte yandan yine bugün 5 yıl aradan sonra İstanbul start-up ekosisteminin güncel durumunu, son trendlerle ve gelecek potansiyeliyle verilere dayalı olarak inceleyen raporun da tanıtımını yaptık. İstanbul’da halihazırda 11 ayrı rolde 330’dan fazla aktörün güncel verileri bulunuyor. Bugün de 100’den fazla katılımcının tanıklığında bu tanıtım programını gerçekleştirmiş olduk. İstanbul’da yerleşik teknolojik gelişimleri uluslararası platforma çıktıklarında kendi çalıştıkları dikeye dair bilgiler veriyor olmakla beraber İstanbul geneline ilişkin bilgilerde eksiklikler vardı. Çünkü İstanbul sadece Türkiye’nin değil bölgesinin de çok önemli bir merkezi. 58 üniversite olan, 100’den fazla hızlandırma programı, 18 teknoloji geliştirme bölgesi ve 55 kuluçka merkezi olan devasa bir kent. Sermaye yapısı ve geniş iş ağları düşünüldüğünde girişimcilik açısından da İstanbul çok önemli bir merkez. Biz bütün bu verileri bütün bu boyutlarıyla bir araya toplayalım istedik ki yabancı yatırımcılar İstanbul’a dönük ilgi ve taleplerinde bir artış sağlasınlar."
OMÜ Hayvan Hastanesi 2025’te 30 binden fazla vakaya müdahale etti
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:46 OMÜ Hayvan Hastanesi 2025’te 30 binden fazla vakaya müdahale etti Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Hayvan Hastanesi, 2025 yılı boyunca 30 bini aşkın vakaya müdahale ederek dikkat çeken bir yoğunluğa ulaştı. Günlük ortalama 85 hastaya hizmet verilen hastanede, özellikle yaz aylarında sayı 150’ye kadar çıktı. OMÜ Hayvan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Didem Pekmezci, yıl boyunca artan hasta yoğunluğuna ilişkin değerlendirmesinde, "2025 verilerine göre 30 bin 850 vakaya baktık. Bu da günlük ortalama 85 hastaya karşılık geliyor. Yaz aylarında yüksekten düşen kedi vakaları nedeniyle bu sayı 120-150’ye kadar çıkabiliyor" ifadelerini kullandı. Sahipsiz hayvanlara yönelik çalışmaların da hastanenin önemli bir sorumluluğu olduğunu vurgulayan Pekmezci, vatandaşlar tarafından getirilen sokak hayvanlarına ilk müdahalenin burada yapıldığını belirterek, "Gerekli operasyonlar modern ameliyathanelerimizde gerçekleştiriliyor, tedavi süreçleri tamamlandıktan sonra barınağa gönderiliyor" dedi. Hastane ekibini derinden etkileyen bir vakayı da paylaşan Pekmezci, bir kedi hastasına uygulanan kemoterapi sürecine dikkat çekerek, "Bir kedi hastamıza kemoterapi uyguluyorduk. Daha sonra hasta yakınının da aynı süreçten geçtiğini öğrendik. Sahibi kendi tedavisini gördükten sonra kedisini de tedaviye getiriyordu. Bu mücadele bizi çok etkiledi, süreç hala devam ediyor" sözleriyle o anları anlattı.
Kariyer Fuarı’nda en yoğun ilgiyi güvenlik ve sağlık stantları gördü
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:16 Kariyer Fuarı’nda en yoğun ilgiyi güvenlik ve sağlık stantları gördü Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ)’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ege Kariyer Fuarı 2026 (EGEKAF’26) başta gençler olmak üzere vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Fuarda en yoğun ilgi sağlık ve güvenlik stantlarına oldu. Trafik güvenliğinden ülke güvenliğine, dezenformasyonla mücadeleden suçun önlenmesi ve suçluların yakalanmasına kadar pek çok alanda oluşturulan onlarca stant 2 gün boyunca adeta ziyaretçi akınına uğradı. Adnan Menderes Üniversitesi Öğrenci topluluklarının yanı sıra polis, jandarma, sahil güvenlik, jandarma filo komutanlığı ve çeşitli kurum ve kuruluşların stant açtığı fuarda sürüş güvenliği ve emniyet kemerinin önemi de ziyaretçilere aktarıldı. Emniyet Kemeri Simülasyon Aracı ile trafik güvenliğinin uygulamalı olarak anlatıldığı fuarda vatandaşlar simülasyon aracına binip tecrübe etmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Bu arada sağlık görevlileri tarafından yetişkin ve çocuklara ilişkin ilk yardım eğitimi ve suni teneffüs uygulamaları da fuarın en ilgi çeken stantlarından biri oldu. Yetişkinlerin yanı sıra anne-babalar acil durumlarda suni teneffüs ve kalp masajının nasıl yapılacağını öğrendi. "Yeni nesil silahlar ve olay yeri inceleme ekipleri göz doldurdu" Güvenlik güçlerinin de çok sayıda standının yer aldığı EGEKAF’26 Fuarı’nda jandarmanın kullandığı yeni nesil silahlar da sergilendi. Güvenlik güçlerinin dosta güven düşmana korku veren stantları vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görürken, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarından sunduğu kesitler de faili meçhul olayların nasıl aydınlatıldığı görüldü.
Sivas’ta genç iletişimciler dijital dünyaya hazırlanıyor
16 Nisan 2026 Perşembe - 11:38 Sivas’ta genç iletişimciler dijital dünyaya hazırlanıyor Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) bünyesinde faaliyet gösteren Sivas AB Bilgi Merkezi iş birliğiyle, gençlerin dijital becerilerini geliştirmeyi hedefleyen etkinlik hayata geçirildi. ‘Dijital Çağda Genç İletişimciler: İçerik Üretimi, Beceri Gelişimi ve Dijital Fırsatlar’ programı, üniversite öğrencileri ve genç iletişimcileri sektörün uzman isimleri bir araya getirdi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı ve Sivas AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Banu Konk, AB Bilgi Merkezleri ağının Türkiye’de 19 ilde faaliyetlerine devam ettiğini belirterek, Dijital Çağda Genç İletişimciler etkinliğinin başarılı geçmesini temenni etti. Etkinlik kapsamında; AB Dijital Hizmetler Yasası, dijital içerik üretimi, sosyal medya stratejileri, dijital pazarlama ve platformlarda içerik sorumluluğu gibi güncel konular detaylıca ele alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Gülmez, Doç. Dr. Ömer Aydınlıoğlu ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Derya Biçer tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, AB Dijital Hizmetler Yasası ve dijital platformlarda güvenilir, etik içerik üretimi konuları anlatıldı. Ekonomik boyut ve bilinçli kullanım İki aşamalı programın uygulama kısmında, dijital içerik üretiminin ekonomik boyutuna yönelik uygulamalı bilgiler aktarılarak, gençlerin dijital dünyada sadece birer tüketici değil, bilinçli ve sorumlu bireyler olarak yer almaları hedeflendi. Avrupa Birliği’nin dijital dönüşüm ve medya okuryazarlığı öncelikleri doğrultusunda kurgulanan etkinlik, gençlerin eleştirel düşünebilme ve doğru bilgiye ulaşma becerilerini artırmayı amaçlıyor. Bu çalışma ile Sivas’taki genç iletişimcilerin dijital dünyadaki fırsatları fark etmeleri ve bu mecralarda etik kurallar çerçevesinde varlık göstermeleri için önemli bir farkındalık oluşturulması hedefleniyor. ‘Dijital Çağda Genç İletişimciler: İçerik Üretimi, Beceri Gelişimi ve Dijital Fırsatlar’ başlıklı eğitim programı, düzenlenen sertifika töreniyle sona erdi. Dijital pazarlama, sosyal medya stratejileri ve içerik sorumluluğu gibi konularda yoğun bir eğitim alan genç iletişimcilere sertifikaları; STSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bekir Çam, Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Çiftçi ve Fatih Kaya ile Genel Sekreter Serhat Ay tarafından takdim edildi.
Hibrit çalışma laptop tercihlerini dönüştürüyor
16 Nisan 2026 Perşembe - 11:05 Hibrit çalışma laptop tercihlerini dönüştürüyor Casper, hibrit çalışma modelinin yaygınlaşması ve dijital göçebe yaşam tarzının yükselişiyle kullanıcıların laptop beklentilerinin değiştiğini bildirdi. Casper tarafından yapılan açıklamada, hafiflik, uzun pil ömrü ve kesintisiz performansın; günün farklı anlarında ve farklı ortamlarda çalışan kullanıcılar için en kritik kriterler arasında yer aldığı, taşınabilir cihazlara olan talebin ise hızla arttığı ifade edildi. Ayrıca, çalışma hayatının mekândan bağımsız hale gelmesinin teknolojiye yönelik beklentileri yeniden şekillendirdiği belirtilerek, kullanıcıların gün boyu rahat taşınabilen ve uzun süre şarj gerektirmeden çalışabilen cihazlara ihtiyaç duyduğu aktarıldı. Bu dönüşümün laptop tercihlerini doğrudan etkilediği, taşınabilirliğin günümüzün en önemli teknoloji trendlerinden biri haline geldiği kaydedildi. "Hibrit çalışma ve dijital göçebe trendi yükseliyor" Marka açıklamasında hibrit çalışma modelinin kullanıcıların gün içerisinde farklı lokasyonlarda üretken olmasını gerektirdiği belirtilerek, bu durumun laptopları sabit masaüstü deneyiminden çıkararak mobil bir çalışma aracına dönüştürdüğü ifade edildi. Dijital göçebe yaşam tarzını benimseyen kullanıcıların da hafif, dayanıklı ve uzun pil ömrüne sahip cihazları tercih ettiğinin vurgulandığı açıklamada, gün boyu hareket halinde olan kullanıcılar için cihazın ağırlığı ve taşınabilirliğinin performans kadar kritik rol oynadığına dikkat çekildi. "Pil ömrü kullanıcı deneyimini belirliyor" Laptopların hafif olmasının günlük kullanım konforunu doğrudan etkilediği belirtilerek, 1-1,5 kilogram aralığındaki cihazların çanta yükünü azalttığı ve uzun pil ömrü sayesinde kesintisiz çalışma imkânı sunduğu kaydedildi. Özellikle priz erişiminin sınırlı olduğu ortamlarda güçlü batarya performansının kullanıcıların üretkenliğini korumasına yardımcı olduğu ifade edildi. Nirvana serisi öne çıkarıldı Casper, Nirvana laptop serisiyle hibrit çalışma ve mobil yaşamın ihtiyaçlarına yanıt verdiğini duyurdu. Açıklamada, seride yer alan modellerin yaklaşık 1,6 kilogram ağırlık ve 19 milimetre inceliğindeki tasarımlarıyla gün boyu kolay taşınabilirlik sunduğu belirtildi. Nirvana serisinin performans ve batarya özellikleriyle de öne çıktığı aktarılan açıklamada, yeni nesil Intel ve AMD işlemciler, yüksek RAM ve SSD seçenekleriyle desteklenen cihazların çoklu görevlerde akıcı bir deneyim sağladığı ifade edildi. 13 saate varan pil ömrü sayesinde gün boyu kesintisiz kullanım imkânı sunulduğu kaydedildi. Ayrıca Wi-Fi 6 bağlantı teknolojisi, 180 derece açılabilen ekran yapısı ve ince çerçeveli tasarım gibi özelliklerin, Nirvana serisini hem iş hem de günlük kullanım için esnek ve verimli bir çözüm haline getirdiği, kullanıcıların nerede olursa olsun benzer performans ve konforu deneyimleyebildiği belirtildi.