Son Dakika
|
DÜNYA
Pezeşkiyan: "Ülke durma noktasına gelmedi"
İran: "Savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır"
Gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan yakalandı
ABD, Kuveyt Büyükelçiliği'ni kapattı
Beşiktaş’ta metruk bina park halindeki aracın üzerine çöktü
İsrail-ABD ordusunun vurduğu Gandi Hastanesi’ndeki hasar görüntülendi
Kripto varlık işlemlerinde on binde 3 işlem vergisi alınacak
Peskov: "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz"
Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
İGA İstanbul Havalimanı ve Airbus eğitim ortağı oldu
ABD’den Suudi Arabistan’da muhtemel hava saldırısı uyarısı
İhlas Ambalaj’a yeşil ekonomi ödülü
Bakan Fidan: "Konsolosluk Çağrı Merkezinde dünyanın dört bir tarafında bulunan vatandaşlarımızın sorularına cevap verilmekte"
İran'da askeri helikopter üssüne saldırıda 13 asker hayatını kaybetti
ABD, Kuveyt Büyükelçiliği'ni kapattı
ABD ordusu:" İran’a ait çok sayıda askeri hedef imha edildi"
TEKNOLOJİ
OEDAŞ muhtemel afetlere eğitim ve teknolojiyle hazırlanıyor
03 Mart 2026 Salı - 12:15:36
Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, başta deprem olmak üzere tüm afetlere karşı hazırlıklı olmak için hem çalışanlarına eğitim veriyor hem de teknolojiden yararlanıyor. 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla açıklama yapan OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, "Hedefimiz, muhtemel afet durumlarında önce can güvenliğini sağlamak, hemen ardından da enerjinin en kısa sürede, güvenli bir şekilde yeniden verilebilmesi için görevimizi en etkin biçimde yerine getirmek" dedi. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta faaliyet gösteren ve hizmet bölgesindeki tüm şehirlerde deprem riski bulunan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), afetlere yönelik çok yönlü bir hazırlık süreci yürütüyor. OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, eğitimden Ar-Ge ve teknoloji geliştirmeye uzanan çalışmaları hakkında bilgi verdi. "2025 yılında binlerce saat eğitim verdik" Başta deprem olmak üzere tüm afet senaryolarına karşı operasyonel müdahale kapasitelerini ve kurumsal dayanıklılıklarını artırdıklarını söyleyen Yalçın, "OEDAŞ olarak, hizmet verdiğimiz beş ilin deprem gerçeğini iş süreçlerimizin merkezine alıyor, bu kapsamda deprem, yangın, orman yangınları, ilk yardım gibi hayati konularda kapsamlı eğitimler düzenleyip saha tatbikatları gerçekleştiriyoruz. 2025 yılında çalışan başına 16 saatlik temel iş sağlığı güvenliği eğitimlerimizin yanında bin 89 çalışanımıza toplam 4 bin 356 saat genel ilk yardım eğitimi, 559 saha çalışanımıza ise işe özgü 559 saat teknik ilk yardım eğitimi verdik. Böylece yıl genelinde toplam 4 bin 915 saatlik bir eğitim süresine ulaştık. Ayrıca tüm çalışanlarımızın katılımıyla farklı lokasyonlarda 40 adet acil durum, deprem, yangın tatbikatlarımızı başarıyla tamamladık. Mevzuat gereği çalışanların yüzde 10’unun ilk yardımcı sertifikasına sahip olması yeterliyken 2025 yılında 247 çalışanımıza daha sertifikalı eğitim aldırarak sektör ortalamasının ve yasal sınırın oldukça üzerinde yer aldık. Bu tabloyu, önümüzdeki dönemlerde de korumayı ve geliştirmeyi hedefliyoruz" dedi. "29 kişilik arama kurtarma ekibimiz AFAD sertifikalı" AFAD’a akreditasyon süreçlerinin devam ettiğini belirten Yalçın, "Halihazırda devletimizin ilgili birimleriyle tam koordinasyon içinde hareket etme kabiliyetine sahibiz. Geçtiğimiz yıl 29 gönüllü çalışanımızdan oluşan arama kurtarma ekibimiz, AFAD’ın eğitimlerini başarıyla tamamlayarak sertifika aldı" açıklamasında bulundu. "Afet dayanıklılığımızı artırmak için teknolojiden yararlanıyoruz" Yalçın, afetlere yönelik Ar-Ge ve teknoloji projelerini ise şu sözlerle anlattı: "Ar-Ge departmanımız tarafından geliştirilen ve EPDK’dan onay alan ‘Deprem ve Doğal Afet Projesi’ ile elektrik dağıtım şebekesinin muhtemel bir deprem durumuna karşı hazırlığının ve ihtiyaçlarının belirlenmesini, deprem anı ve sonraki süreçte yapılacak operasyonel faaliyetler ile bu sürece katkı sağlayacak bilgi akışının oluşturulmasını hedefliyoruz. Öte yandan geçtiğimiz Ocak ayında Türkiye’de ve dünyada bir ilke imza atarak bir köydeki tüm abonelerin sayaçlarını uydu üzerinden okumaya başladığımızı kamuoyu ile paylaşmıştık. Bu projemizin ilerleyen fazlarında uydu üzerinden arıza tespiti de yapacağız. Bu sayede muhtemel bir afette, GSM şebekesinden bağımsız olarak arıza olan noktaları tespit edebileceğiz. Bunların yanında iki konteynerden oluşan Mobil Yedekleme Merkezimiz sayesinde afet anlarında dahi kritik verilere erişim sağlayarak operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürebilecek teknolojiye sahibiz. Hedefimiz, muhtemel afet durumlarında önce can güvenliğini sağlamak, hemen ardından da enerjinin en kısa sürede, güvenli bir şekilde yeniden verilebilmesi için görevimizi en etkin biçimde yerine getirmek."
03 Mart 2026 Salı - 10:56
Kütahya Şehit Selim Cansız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde TEKNOFEST heyecanı
Kütahya Şehit Selim Cansız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerine ve öğretmenlerine yönelik TEKNOFEST tanıtım programı düzenlendi. Okul konferans salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, Türkiye’nin en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Tanıtım programında, festivalin amacının gençleri bilim ve teknoloji alanında üretmeye teşvik etmek, Milli Teknoloji Hamlesi’ne katkı sağlayacak projelerin ortaya çıkmasını desteklemek ve yerli-milli teknolojilere ilgiyi artırmak olduğu vurgulandı. Öğrencilere festival kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmaları, başvuru süreçleri, proje hazırlama aşamaları ve takım çalışmasının önemi anlatıldı. Sunumda özellikle lise düzeyinde düzenlenen yarışma kategorilerine dikkat çekilerek, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine uygun alanlarda projeler geliştirebileceği ifade edildi. Öğretmenlerin de danışmanlık sürecinde aktif rol almasının önemine değinildi. Program sonunda öğrenciler merak ettikleri soruları yöneltme fırsatı bulurken, okul yönetimi bu tür bilim ve teknoloji odaklı etkinliklerin artarak devam edeceğini belirtti. Yapılan tanıtımın, öğrencilerin teknolojiye olan ilgisini artırması ve yeni projelerin ortaya çıkmasına vesile olması temenni edildi.
03 Mart 2026 Salı - 10:41
Türk Telekom’dan gökyüzünde dijital dönüşüm
Türk Telekom, grup şirketi Argela ile gökyüzünde dijital dönüşüm sağlayan 5G tabanlı çözümünü küresel arenaya taşıdı. Türk mühendisleri tarafından geliştirilen Argela UTM (İnsansız Hava Aracı Trafik Yönetim Sistemi) çözümünün lansmanı İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde gerçekleştirildi. Teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonuna öncülük etme doğrultusunda stratejik çalışmalarına devam eden Türk Telekom, dünyanın en önemli mobil teknoloji etkinliklerinden biri olan GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’ın katılımıyla gökyüzünde dijital dönüşüm sağlayacak yenilikçi bir teknolojinin lansmanını gerçekleştirdi. Türk Telekom’un 5G altyapısı ve grup şirketi Argela’nın milli mühendislik desteğiyle geliştirilen Argela UTM platformu, mobil şebeke kabiliyetlerini hava sahası yönetimiyle entegre eden yenilikçi ve milli bir teknoloji olarak geleceğin hava ulaşım sistemleri için küresel standartları belirliyor. Hava ulaşımında yeni dönem Yapılan açıklamaya göre; otonom hava ulaşım sistemlerinin hayata geçirilmesinde önemli bir adım olan Argela UTM’in başarısı GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde atılan imza ile küresele taşındı. Türk Telekom ve grup şirketi Argela, dünyanın önde gelen eVTOL (Elektrikli Dikey Kalkış ve İniş Yapabilen Hava Aracı) üreticisi EHang ile iş birliği anlaşması imzalayarak geleceğin ulaşım standartlarını belirlemek için stratejik bir adım attı. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türk Telekom olarak milli teknoloji hamlemizi gökyüzüne taşımanın büyük gururunu yaşıyoruz. Türk mühendisleri tarafından geliştirilen yenilikçi çözüm, mobil şebeke yeteneklerimizle hava trafiğini yönetmeye imkan sağlıyor. Bu hamle ile hem ülkemizin ulaşım stratejilerine katkı sunuyor, hem de teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye vizyonuna öncülük ediyoruz. GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri, milli mühendislik gücümüzün küresel arenada oyun kurucu olduğunun en somut kanıtıdır. İştiraklerimiz ve milli iş ortaklarımızla teknolojide dışa bağımlılığı azaltan çalışmalara imza atarken, ülkemizin yüksek teknoloji ihraç etme hedefine öncülük ediyoruz" dedi. Argela CEO’u İsmail Emanet, "Yeni nesil telekomünikasyondaki liderliğimizi havacılık sektörüne taşıyoruz. 5G ve ileri ağ çözümleri alanındaki uzmanlığımızı kullanarak, Argela’nın UTM sistemi aracılığıyla Türkiye’de Gelişmiş Hava Mobilitesi’ni güçlendirecek sağlam bir dijital altyapı sunmayı ve alçak irtifa bağlantısında yeni standartlar belirlemeyi hedefliyoruz. Türk Telekom’un liderliğinde yürütülen ileri düzey Ar-Ge çalışmalarıyla desteklenen bu vizyon doğrultusunda, Türkiye’nin dijital dönüşümüne ve akıllı kentsel mobiliteye geçişine yön vermekten gurur duyuyoruz" dedi. EHang Operasyon Başkanı (COO) Victoria Jing Xiang, "Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz bu ortaklık, Türkiye’de Düşük İrtifa Ekonomisi’nin hayata geçirilmesi yolunda belirleyici bir adımı temsil ediyor. EHang’in sertifikalı insansız eVTOL (elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen) hava aracı platformunu Türk Telekom’un gelişmiş dijital altyapısı ve İHA Trafik Yönetim Sistemi (UTM) kabiliyetleriyle birleştirerek; güvenli, ölçeklenebilir ve geleceğe hazır bir Gelişmiş Hava Hareketliliği ekosistemi inşa ediyoruz" dedi. 5G şebeke kabiliyetleri ve hava trafik yönetiminde öncü entegrasyon Geleceğin ulaşım standartlarını farklı bir boyuta taşıyan bu milli çözüm, Uygulama Programlama Arayüzleri (API) ile UTM sistemlerini tek bir platformda birleştiren yenilikçi bir uygulama olarak öne çıkıyor. GSMA tarafından desteklenen CAMARA API projesinin en başarılı örneklerinden biri olarak GSMA standında sergilenen çözüm; düşük irtifa hava sahasının güvenli, akıllı ve gerçek zamanlı yönetimini sağlayan dijital bir regülasyon sistemi sunuyor. İstanbul’daki merkezden Kapadokya’daki araç kumanda edildi 5G Destekli Hava Yönetim Sahası Platformu’nun denemelerinde; Türk Telekom’un İstanbul’da bulunan UTM merkezi üzerinden kumanda edilen bir insansız hava aracı, Kapadokya semalarında başarıyla uçuruldu. Argela ve GSMA stantlarında katılımcılara sunulan projenin demo görüntüleri büyük ilgi topladı.
03 Mart 2026 Salı - 09:26
OMÜ projesiyle gıda endüstrisine pH duyarlı doğal renklendirici adayı
Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) yürütülen bilimsel projede mavi kelebek çiçeğinden elde edilen infüzyonların pH’ya bağlı renk değişimi gösterdiği ve yüksek antioksidan kapasiteye sahip olduğu belirlendi. Çalışma sonucunda bitkinin, sentetik gıda boyalarına alternatif doğal bir renklendirici ve kalite indikatörü olarak kullanılabileceği ortaya konuldu. OMÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nde yürütülen projede, mavi kelebek sarmaşığı(clitoria ternatea) çiçeğinden elde edilen infüzyonların kimyasal ve fiziksel özellikleri incelendi. Araştırmada renk parametreleri, briks değeri, toplam fenolik madde miktarı, antioksidan aktivite ve pH’ya bağlı stabilite değişimleri değerlendirildi. Analizler sonucunda infüzyon sıcaklığı ve süresinin renk yoğunluğu üzerinde etkili olduğu belirlenirken, pH 4 ortamında mor, pH 7’de mavi, pH 9’da ise yeşile yakın tonların oluştuğu gözlemlendi. Elde edilen bulgular, mavi kelebek çiçeğinin fenolik bileşenler bakımından zengin yapısı ve pH’ya duyarlı antosiyanin profili sayesinde yalnızca doğal renk kaynağı olarak değil, aynı zamanda akıllı ambalaj sistemlerinde kalite göstergesi olarak da değerlendirilebileceğini ortaya koydu. "Doğal renk maddesi olarak değerlendirilebilir" Proje danışmanı OMÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Mortaş, mavi kelebek çiçeğinin yurt dışında çay olarak tüketildiğini ve geleneksel olarak bazı Asya ülkelerinde gıdalarda kullanıldığını belirtti. Mortaş, "Bu bitki gıdalara mavi renk veren doğal bir materyaldir. pH’ya bağlı olarak kırmızıdan maviye, sarıdan yeşile kadar renk değişimi gösterebilmektedir. Amerika Gıda ve İlaç Dairesi tarafından gıda renk maddesi statüsüne alınmıştır. Antienflamatuar, stres ve kaygı giderici özellikleriyle de dikkat çekmektedir" dedi. "Türk Gıda Kodeksi’ne kazandırılabilir" Projeyi yürüten Yüksek Lisans Öğrencisi Şeyma İbrahimbaş ise çalışmalarda pH’ya bağlı renk değişimlerini incelediklerini ifade ederek, "pH 4-4,5 aralığında mor renk elde edilebilmekte ve süt endüstrisinde kullanılabilmektedir. Bitkinin doğal gıda boyası olarak kullanımı sentetik katkı maddelerine alternatif oluşturabilir. Kendi pH’sı yaklaşık 6,5 olup bu değerde mavi renk vermektedir. pH 7,5-9 aralığında ise yeşil ton gözlemlenmektedir. Bu yönüyle Türk Gıda Kodeksi’ne kazandırılabilecek bir bitkidir" diye konuştu. Araştırma sonuçlarının, mavi kelebek çiçeğinin fenolik bileşenler bakımından zengin yapısı ve yüksek antioksidan kapasitesi sayesinde fonksiyonel gıda, doğal katkı maddesi ve akıllı ambalaj sistemleri gibi yenilikçi uygulamalarda değerlendirilebileceğine bilimsel zemin oluşturduğu bildirildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
03 Mart 2026 Salı- 09:26
OMÜ projesiyle gıda endüstrisine pH duyarlı doğal renklendirici adayı
2
02 Mart 2026 Pazartesi- 10:24
Siirt’te kayıp kaçak oranı kent merkezinde yüzde 6’ya geriledi
3
02 Mart 2026 Pazartesi- 15:51
Bakan Uraloğlu: "İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferleri 6 Mart tarihine kadar iptal edildi"
4
03 Mart 2026 Salı- 10:56
Kütahya Şehit Selim Cansız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde TEKNOFEST heyecanı
5
21 Kasım 2017 Salı- 10:23
İdman Tv Az Tv nasıl canlı izlenir ? İdman TV frekans ayarları
02 Mart 2026 Pazartesi - 15:51
Bakan Uraloğlu: "İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferleri 6 Mart tarihine kadar iptal edildi"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferleri 6 Mart tarihine kadar iptal edildi. Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne planlanan tüm uçuşlar ise 3 Mart tarihine kadar iptal edildi" dedi. Bakan Uraloğlu, İran’a 28 Şubat tarihinde gerçekleştirilen saldırılar sonrasında bölgedeki hava sahalarına ve Türk taşıyıcılarına ilişkin son durumu değerlendirdi. Süreci anlık olarak takip ettiklerini belirten Uraloğlu, gerekli tüm tedbirlerin alındığını bildirdi. Uraloğlu, "İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Suriye’nin güney kısmında hava sahasına yönelik kapalılık NOTAM’ları devam ediyor. Umman, Suudi Arabistan’ın bir bölümü ve Lübnan’da ise sivil uçuşlar devam ediyor" açıklamasında bulundu. Birleşik Arap Emirlikleri’nde acil durum önlemleri kapsamında trafik yönlendirmesi yapıldığını aktaran Uraloğlu, bugün itibarıyla Emirates ve Etihad Airways seferlerinin yeniden başlayacağının bildirildiğini ifade etti. Tahran’da iki uçak bekliyor Türk taşıyıcılarının mevcut durumuna ilişkin bilgi veren Uraloğlu, Türk Hava Yolları’na ait bir uçağın Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklediğini ve bu süreçten etkilenen tek THY uçağının bu olduğunu söyledi. Pegasus Hava Yolları’na ait bir uçağın da aynı havalimanında bulunduğunu kaydeden Uraloğlu, AJet’in İran, Suriye, Irak ve diğer kısıtlı bölgelerde bekleyen herhangi bir uçağının bulunmadığını belirtti. Uraloğlu, ayrıca Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı uçağın Irak’ta bulunduğunu ifade etti. Uçuş ekipleri Türkiye’ye ulaştırıldı Tahran’da bulunan THY ve Pegasus ekipleri ile temsilcilerinin Tahran Büyükelçiliği’nin tahliye planı çerçevesinde Türkiye’ye ulaştırıldığını belirten Uraloğlu, Tailwind’in Irak’taki kiralık uçağının ekipleri için de Bağdat Büyükelçiliği ile irtibat kurulduğunu ve ekiplerin Bağdat’ta beklediğini aktardı. Uraloğlu, THY başta olmak üzere Türk taşıyıcılarının Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’da ekipleri bulunduğunu ancak bu ülkelerde ciddi bir risk bulunmadığını kaydetti. "İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferleri 6 Mart tarihine kadar iptal edildi" Bakan Uraloğlu, taşıyıcıların kısıtlı hava sahalarından geçecek uçakların rotalarını kaçınma yapacak şekilde planladığını belirterek şu ifadelere yer verdi: "Bölgede devam eden riskler nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferleri 6 Mart tarihine kadar iptal edildi. Ayrıca Pegasus Hava Yolları aldığı karar doğrultusunda 12 Mart’a kadar İran’a uçuş gerçekleştirmeyecek. Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne planlanan tüm uçuşlar ise 3 Mart tarihine kadar iptal edildi." Günlük değerlendirmeler ışığında kararların alındığını belirten Uraloğlu, mevcut şartlarda iyileşme olmaması halinde iptallerin günlük olarak sürdürülebileceğini ifade etti. Uraloğlu, "Bugün Suudi Arabistan’ın Riyad, Cidde ve Medine şehirlerine ve Umman’a seferler icra edilebilecek" diye konuştu.
02 Mart 2026 Pazartesi - 10:24
Siirt’te kayıp kaçak oranı kent merkezinde yüzde 6’ya geriledi
Dicle Elektrik, Siirt’te yürüttüğü yoğun altyapı ve saha çalışmalarıyla kayıp-kaçak oranını yüzde 9-10 seviyesindeki Türkiye ortalamasının altına çekti. İl genelinde oran yüzde 8 seviyelerine, kent merkezinde ise yüzde 6’ya kadar geriledi. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, kaçak elektrikle mücadelede önemli bir eşiği daha aştı. Şirketin sorumluluk alanındaki 6 il arasında yer alan Siirt’te kayıp-kaçak oranı Türkiye ortalamasının da altına çekildi. Dicle Elektrik’in 2013 yılındaki özelleşmeden bu yana bölgeye yaptığı yatırımlar, teknoloji destekli altyapı modernizasyonu ve kararlı saha çalışmalarıyla Siirt adeta örnek bir kent haline geldi. İl genelinde yüzde 8 seviyelerine gerileyen kayıp-kaçak oranı, kent merkezinde ise yüzde 6’ya kadar düştü. Bu sayede Siirt, kayıp kaçak enerjide Türkiye ortalaması olan yaklaşık yüzde 9-10’luk oranın da altına inmiş oldu. Dicle Elektrik Siirt İl Müdürü Ali İhsan Aydın, kentteki başarının tesadüf olmadığını, planlı ve sürdürülebilir çalışmalarla elde edildiğini belirterek "2013’teki özelleşmenin ardından yalnızca Siirt için yaklaşık 5 milyar liralık altyapı yatırımı gerçekleştirdik. Bu rakam, 2026 yatırımlarıyla birlikte 5.5 milyar lirayı bulacak. Bu süreçte akıllı sayaç uygulamalarından teknoloji destekli saha denetimlerine kadar pek çok adım attık. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye ortalamasının altındaki bu başarı, hem arz güvenliğini artırıyor hem de tüm tüketicilerimizin üzerindeki yükü hafifletiyor. Ülke ekonomisine de doğrudan katkı sağlıyoruz. Bu anlamda Siirt’in Türkiye’ye örnek bir il olması hepimizi son derece mutlu etti" dedi. Dicle Elektrik, Siirt’te elde edilen başarının bölge geneline de yayılması için çalışmalarını aralıksız olarak sürdürüyor.
01 Mart 2026 Pazar - 12:05
Bakan Uraloğlu: "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz" dedi. Bakan Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) 2025 yılında yürüttüğü çalışmalar kapsamında yenilenen gar ve istasyonlara ilişkin açıklamada bulundu. Uraloğlu, 2003 yılında demiryollarının devlet politikası haline getirilmesiyle birlikte önemli bir gelişim sürecinin başladığını belirterek yüksek hızlı tren hatlarının devreye alınmasıyla Türkiye’nin Avrupa’da 6’ncı, dünyada ise 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi ülke konumuna yükseldiğini ifade etti. "Yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" Gar ve istasyonların demiryolu taşımacılığının en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Gar ve istasyonlarımız, sadece yolcu indirip bindirilen noktalar değil; aynı zamanda şehirlerimizin hafızasında yer eden kavuşmaların, vedaların ve yeni başlangıçların mekanıdır. Bu yapıları yenilerken tarihi kimliğini koruyor, aynı zamanda vatandaşlarımız için daha konforlu, daha erişilebilir ve daha modern alanlar oluşturuyoruz. Yaptığımız yenileme çalışmaları, sadece ulaşım altyapısını değil, bulunduğu bölgenin görünümünü ve kullanım kalitesini de doğrudan etkiliyor. Yoğun yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" açıklamalarında bulundu. Demiryolu uzunluğunun 2003 yılında 10 bin 948 kilometre olduğunu hatırlatan Uraloğlu, bu rakamın bugün 13 bin 919 kilometreye ulaştığını belirtti. Aynı dönemde demiryolu altyapısının teknik kapasitesinin de önemli ölçüde geliştirildiğini kaydeden Uraloğlu, çift hat oranının yüzde 5’lerden yüzde 18’lere çıktığını, sinyalli hat uzunluğunun 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye, elektrikli hat uzunluğunun ise 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye yükseldiğini söyledi. Tarihi kimlik korunuyor, yapılar güçlendiriliyor Tarihi nitelik taşıyan gar ve istasyonlarda yürütülen çalışmaların, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Koruma Kurullarının onayı doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirten Uraloğlu, mimari, statik, elektrik, mekanik ve çevre düzenlemelerini kapsayan projelerin titizlikle uygulandığını söyledi. "60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik" Yenileme çalışmalarına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz. 16 gar ve istasyonda statik güçlendirme çalışması yaptık. Mekanik ve elektrik sistemleri modern ihtiyaçlara göre yeniledik ve özgün malzeme ve renk tercihleriyle tarihi kimliği koruduk." "Yapılar, demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" Gar ve istasyonların herkes için daha erişilebilir hale getirilmesi amacıyla önemli düzenlemeler yaptıklarını belirten Uraloğlu, 7 gar ve istasyonda engelli yolcular için bilet satış alanları, bekleme salonları ve peronlarda gerekli düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi. Uraloğlu, "Yürüttüğümüz çalışmalarla gar ve istasyonlarımızı sadece yenilemiyoruz; aynı zamanda daha güvenli, daha konforlu ve daha kullanışlı hale getiriyoruz. Bu yapılar, geçmiş ile geleceği buluşturan ve demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:06
Sanayicinin geleceğine stratejik adımı Denizli Model Fabrika hizmete açıldı
Denizli’nin köklü üretim kültürünü verimlilik ve yalın dönüşüm anlayışıyla güçlendirecek olan Denizli Model Fabrika, 1200 metrekarelik alanda ve 1,3 milyon dolarlık yatırımla Denizli Organize Sanayi Bölgesinde hizmete açıldı. Denizli Sanayi Odası’nın öncülüğünde hayata geçirilen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde yürütülen bir dijital dönüşüm ve yetkinlik merkezi olan Denizli Model Fabrika’nın resmi açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi. Törene ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Birleşmiş Milletler Nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Denizli Sanayi Odası ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, il protokolü ve üst düzey UNDP yetkilileri katıldı. Denizli sanayisinin geleceğine stratejik bir adım DSO ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, açılışta yaptığı konuşmada Denizli Model Fabrika’nın sıradan bir yatırım değil, uzun vadeli bir vizyon projesi olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 11. Model Fabrikası’nın Denizli’de hayata geçirilmesinin şehir sanayisi açısından stratejik bir eşik olduğunu belirten Kasapoğlu, bu merkezin üretim kültürünü daha verimli ve daha rekabetçi bir yapıya taşıyacağını ifade etti. Göreve başladıkları ilk günlerde Model Fabrika projesini öncelikli sorumluluk olarak ele aldıklarını dile getiren Kasapoğlu, "Bu proje bizim için bir yatırım kararından öte, Denizli sanayisinin geleceğine ilişkin bir vizyon meselesiydi" dedi. Denizli’nin ihracat kapasitesi yüksek, girişimci ruhu güçlü ve değişime açık bir sanayi şehri olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, bu dinamizmin verimlilik ve yalın üretim yaklaşımıyla desteklenmesi gerektiğine inandıklarını belirtti. Kasapoğlu, "Bugün 1,3 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip, 1.200 metrekare kapalı alanı ve 400 kilovat kurulu gücü bulunan bir verimlilik merkezini Denizli’ye kazandırmış bulunuyoruz. Geniş paydaş yapısı ve yetkin profesyonel kadrosuyla hizmet verecek güçlü bir altyapı oluşturduk" ifadelerini kullandı. Üretimin kalbinde uygulamalı dönüşüm Model Fabrika’nın Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin merkezinde, üretimin tam içinde konumlandığını vurgulayan Kasapoğlu, merkezin uygulamalı bir dönüşüm modeli sunduğunu belirtti. "Model Fabrika bir bina ya da yalnızca bir eğitim alanı değildir. Burası verimlilik kültürünün uygulamalı olarak öğretildiği bir dönüşüm merkezidir" diyen Kasapoğlu, Öğren-Dönüş Programlarının ilk fazına tekstil, makine imalatı, kablo ve gıda sektörlerinden firmaların katıldığını aktardı. Pilot uygulamalarda elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirten Kasapoğlu, teslimat sürelerinde yüzde 35’e varan iyileşme, kapasitede yüzde 48’e varan artış ve genel verimlilikte yüzde 56’ya varan kazanımlar sağlandığını açıkladı. Yapılan harcamaların geri dönüş süresinin ise 1 ila 5 ay arasında gerçekleştiğini vurguladı. Yeşil dönüşümle tamamlanan bütüncül yapı Kasapoğlu, aynı kompleks içinde planlanan Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Test Merkezi’nin de sürecin tamamlayıcı unsuru olacağını belirtti. Söz konusu merkezin enerji verimliliği, karbon ayak izi ve kaynak verimliliği alanlarında sanayiye teknik altyapı sağlayacağını ifade eden Kasapoğlu, böylece Denizli’de verimlilik ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan bütüncül bir dönüşüm altyapısının kurulacağını söyledi. Konuşmasının sonunda projeye katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür eden Başkan Kasapoğlu, Model Fabrika kurulum sürecinin en başından itibaren teknik desteklerini ve rehberliklerini esirgemeyen Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğüne teşekkür etti. Denizli Model Fabrika’nın üretimde mükemmeliyete giden yolda sanayiciler için güçlü bir dayanak noktası olacağını belirten Kasapoğlu, "Tüm sorunlara rağmen, üretmeye ve mücadele etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullanarak, merkezin Denizli’ye, bölgeye ve ülke sanayisine hayırlı olmasını temenni etti. ivkovi: "Model fabrikalar yerel sahiplik ve küresel vizyonun buluşma noktası" Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın açılışında yaptığı değerlendirmede, merkezin yalnızca bir üretim tesisi değil, uygulayarak öğrenme, sürekli iyileştirme ve sanayi rekabetçiliğini güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir dönüşüm modeli olduğunu ifade etti. Model Fabrikaların Türkiye’de ulusal sanayi vizyonunu firma düzeyinde somut sonuçlara dönüştüren yenilikçi bir politika aracı haline geldiğini vurgulayan ivkovi, bu başarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, UNDP ve yerel paydaşlar arasındaki güçlü iş birliğinin bir yansıması olduğunu belirtti. Model Fabrikaların, dijital ve yeşil dönüşüm sürecinde KOBİ’lerin uyum kapasitesini ve dayanıklılığını artırmada kritik rol üstlendiğine dikkat çeken ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın yerel sahiplik ile ulusal vizyonun birleşerek bölgesel ve küresel ölçekte değer üretebileceğini gösteren güçlü bir örnek olduğunu söyledi. Bakan Kacır’dan sanayicilere yeşil dönüşüm ve temiz üretim vurgusu Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Model Fabrikalarımızdan ‘öğren-dönüş’ hizmeti alan işletmelerimiz; verimlilikte yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 kısalma ve üretim miktarında yüzde 140’a ulaşan ilerleme sağladıklarını ifade ediyor." dedi KOSGEB eliyle sektörel gelişim programı kapsamında model fabrikamızın hedeflenen performansı ortaya koyması halinde 10 yıl boyunca yıllık 6,5 milyon lira destek sağlayacaklarını belirten Bakan Kacır, Güney ege yeşil dönüşüm ve verimlilik test merkezi enerji verimliliği ölçümleri, karbon ve su ayak izi hesaplamaları ile temiz üretim uygulamalarında sanayicilere rehberlik edeceklerini söyledi. Model Fabrika açılış konuşmalarının ardından, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesimi gerçekleştirildi. Kurdele töreninin ardından tesis gezilerek yürütülmesi planlanan çalışmalar yerinde incelendi. Denizli’ye, bölge sanayisine ve ülkemize hayırlı olması temenni edilen merkezin açılış programı, hediye takdimi ile sona erdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 09:58
Bakan Kacır: "Dijital merkez, Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Denizli İnceler’de kurulanİnceler’de kurulan dijital merkezin Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım olduğunu vurguladı.olduğunu söyledi. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın teşrifleriyle, Bozkurt ilçesine bağlı İnceler Mahallesi’nde kurulan Dijital Veri Merkezi’nin açılış programına katıldı. Trendyol, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye (UNDP Türkiye) ile Bozkurt Kaymakamlığı iş birliğinde hayata geçirilen "Yarının Köyleri Projesi" kapsamında kurulan İnceler Dijital Merkezi; teknoloji imkânlarının kırsala ulaştırılması, istihdamın artırılması, üretimin güçlendirilmesi ve kültürel değerlerin korunarak kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla hizmete açıldı. Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İnceler’de kurulan dijital merkezin Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım olduğunu vurguladı. Bakan Kacır, merkezin yerel üreticinin emeğini dijital platformlar aracılığıyla dünya pazarlarına taşıyacağını belirterek, ortaya çıkacak her başarı hikâyesinin Türkiye’nin kalkınma sürecine ivme kazandıracağını ifade etti. Anadolu’nun üretim potansiyeline ve insan kaynağına duydukları güveni dile getiren Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi vizyonu doğrultusunda her ilin ve ilçenin özgün potansiyelini harekete geçirmeye devam edeceklerini kaydetti. Vali Köşger: "Denizli başarı çıtasını daha yukarı taşıyacak" Programda konuşan Vali Köşger ise Denizli’nin sanayi, tarım, ticaret ve turizm alanlarında ulaştığı seviyeye dikkat çekti. Denizli’nin potansiyelini etkin kullanan bir şehir olduğunu belirten Köşger, bundan sonraki hedefin bu başarıyı daha ileriye taşımak olduğunu ifade etti. Şehrin tüm dinamikleriyle birlikte çalışarak kalkınma ivmesinin sürdürüleceğini vurguladı. "Türkiye Yüzyılı hedefi topyekun kalkınmayla mümkün" Konuşmasında gelişmiş ülkelerin sahip oldukları potansiyeli doğru planlayıp değerlendiren ülkeler olduğuna işaret eden Vali Köşger, kırsal alanların da ülkenin ulaştığı ekonomik seviyeye uygun şekilde geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye Yüzyılı vizyonunun topyekun kalkınma anlayışına dayandığını belirten Köşger, bu doğrultuda ülkeyi dünyanın saygın ve öncü ülkeleri arasına taşıma iradesinin güçlü şekilde sürdürüldüğünü ifade etti. İnceler’de açılan dijital merkezin bu hedefe katkı sağlayacak örnek projelerden biri olduğunu dile getirdi. Şehirlerin yetiştirdiği insan kaynağının önemine değinen Vali Köşger, başarılı bireylerin kendi memleketlerine katkı sunmasının takdire şayan olduğunu sözlerine ekledi. Birleşmiş Milletler nezdinde Türkiye Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız ile Trendyol CEO’su Çağlayan Çetin’in memleketlerine sundukları katkının örnek bir yaklaşım olduğunu ifade eden Köşger, projede emeği geçen başta Trendyol ve UNDP yetkilileri ve Bozkurt Kaymakamı olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür etti.
27 Şubat 2026 Cuma - 12:56
TOGÜ’den akıllı kampüs hamlesi
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Yükseköğretim Kurulu 2030 vizyonu doğrultusunda geliştirdiği yapay zekâ destekli "Akıllı Kampüs" modeliyle dijital dönüşümünü sürdürüyor. Yükseköğretim Kurulu’nun 2030 vizyonu doğrultusunda dijitalleşme çalışmalarını hızlandıran Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ), yapay zekâ destekli "Akıllı Kampüs" modelini hayata geçiriyor. Üniversite bünyesindeki Yapay Zekâ ve Dijital Dönüşüm Koordinatörlüğü öncülüğünde geliştirilen dijital yoklama, görüntü tabanlı öğrenci sayımı, yapay zekâ destekli muafiyet sistemi ve dijital etkinlik altyapısı ile akademik ve idari süreçler tek çatı altında toplandı. Test aşamasındaki TOGÜ-GPT ise yalnızca resmî dokümanlara dayalı, doğrulanabilir yanıtlar sunan kurumsal bir yapay zekâ modeli olarak öne çıkıyor. Üniversite, sürdürülebilir ve güvenli kampüs hedefiyle dijital dönüşümünü sürdürürken sektöre hazır mühendisler yetiştirmeyi amaçlıyor.
27 Şubat 2026 Cuma - 12:05
Emirdağ Fen Lisesi’nin ‘Bilim ve Ötesi’ dergisinin 2. sayısı yayımlandı
Emirdağ Fen Lisesi tarafından hazırlanan ‘Bilim ve Ötesi’ dergisinin 2. sayısı yayımlandı. Dergi, Okul Müdürü Celil Sağlam’ın öncülüğünde, Fen ve Teknoloji Kulübü öğrencileri tarafından hazırlandı. Emirdağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz, yayımlanan dergiyi makamında teslim aldı. Teslimat törenine; öğretmenler Sibel Altıntaş ve Aslı Karataş ile öğrenciler katıldı. Dergi; öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. İçeriğinde; bilimsel yazılar, projeler ve öğrenci çalışmaları bulunuyor. Okul Müdürü Celil Sağlam, ’’Öğrencilerin merakını destekleyen çalışmalar artarak sürecektir. Dergi, okul bünyesinde araştırma kültürünü teşvik ediyor. Fen ve Teknoloji Kulübü öğrencileri aktif olarak projeler üretiyor. Öğretmenler, öğrencilerin bilimsel yazım becerilerini geliştirmeye odaklanıyor. Bilim ve Ötesi, okulun bilimsel yayın anlayışını yansıtıyor. Dergi, öğrenci ve öğretmen iş birliğinin somut bir örneğini oluşturuyor. Dergi, bilimsel üretime yönelik motivasyonu artırmayı amaçlıyor. Gelecek sayılarda, yeni projeler ve öğrenci çalışmaları yayınlanmaya devam edecektir. ‘Bilim ve Ötesi’ dergisi, öğrencilerin bilimsel merakını destekliyor. Dergi, araştırma kültürünü teşvik ederek okul bünyesindeki bilimsel projelere katkı sağlıyor’’ dedi. Emirdağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz, ‘’Öğrencilerin bilimsel üretim sürecine katılımını önemsiyoruz. Dergi, eğitim faaliyetlerine katkı sağlamaktadır. Öğrencilerin başarılarını yakından takip ediyoruz’’ dedi.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:50
Minikler ’Tesla Bobini’ ile bilimin izini sürdü
Aydın’da Deneyap Teknoloji Atölyesi’nde öğrenciler, Tesla bobini deneyiyle elektriğin aktarımını uygulamalı olarak gözlemledi. Aydın Gençlik Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Deneyap Teknoloji Atölyesi, anasınıfı öğrencilerini ağırladı. Atölyeyi ziyaret eden minik öğrenciler, gerçekleştirilen deneylerle bilimi yakından tanıma fırsatı buldu. Program kapsamında öğrencilere atölyenin çalışmaları ve yürütülen projeler hakkında bilgi verildi. Ardından düzenlenen "Tesla bobini ile elektrik aktarımı" deneyiyle çocuklar, elektriğin temassız iletimine ilişkin uygulamayı yerinde gözlemledi. Eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen deney sırasında miniklerin heyecanı ve merakı dikkat çekti. Tesla bobini düzeneğiyle yapılan uygulamada floresan tüpün kablosuz şekilde aydınlanması, öğrenciler tarafından ilgiyle takip edildi. Yetkililer, erken yaşta bilim ve teknolojiyle tanışmanın çocukların analitik düşünme ve problem çözme becerilerine katkı sağladığını belirterek, benzer etkinliklerin devam edeceğini ifade etti.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:35
OMÜ ile Vietnam’dan Phenikaa Üniversitesi Arasında ikili iş birliği anlaşması
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Hong Kong’da düzenlenen APAIE 2026 Konferansı ve Fuarı’ndaki temaslarına bir yenisini ekledi. OMÜ, fuar kapsamında gerçekleştirilen ikili görüşmeler neticesinde Vietnam’ın önde gelen yükseköğretim kurumlarından Phenikaa Üniversitesi ile önemli bir iş birliği anlaşmasına imza attı. OMÜ heyetinin yoğun diplomasi trafiği sonucunda hayata geçirilen anlaşma metni, üniversitemizi temsilen Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın ile Phenikaa Üniversitesi’ni temsilen Rektör Yardımcısı Assoc. Prof. Nguyen Phu Khanh tarafından imzalandı. İmza töreninde, OMÜ heyetinde yer alan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emine Şendurur, Uluslararası İlişkiler Birim Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aycan ve Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Tütüncü hazır bulunurken; Phenikaa Üniversitesi heyetinde ise Rektör Yardımcısı Assoc. Prof. Nguyen Phu Khanh’a üniversitenin uluslararası ilişkiler yöneticileri eşlik etti. Anlaşma ile iki üniversite arasında akademik ve bilimsel köprüler kurulması hedefleniyor. Bu kapsamda; öğrenci ve öğretim üyesi değişim programları, ortak araştırma projeleri geliştirilmesi, bilimsel toplantılar düzenlenmesi ve çift diploma programları gibi birçok alanda somut adımlar atılması planlanıyor. Yeni iş birliği anlaşmasıyla OMÜ, Asya-Pasifik bölgesindeki akademik ağını daha da genişleterek, uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda emin adımlarla ilerliyor.
27 Şubat 2026 Cuma - 10:51
Türkiye’nin ilk yerli ve milli bataryalı manevra lokomotifini Seza Çimento aldı
Onuncu yılında teknoloji ve yeşil dönüşüm odaklı yatırımlarına hız kazandıran Seza Çimento, Türkiye’nin ilk yerli ve milli bataryalı manevra lokomotifini satın aldı. Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, "Biz bu projeye henüz tasarım aşamasındayken inandık. İlk siparişi veren şirket olduğumuz için de çok gururluyuz. Çünkü yerli teknoloji üretiminin somut iş birlikleriyle yükseleceğine inanıyoruz" dedi. Operasyonel süreçlerinde karbon ayak izini azaltma ve verimliliği artırma hedefiyle filosuna kısa süre önce 16 adet tamamen elektrikli iş makinesi dahil eden Seza Çimento, bu yatırımlarına bir yenisini ekledi. Şirket, Türkiye’nin ilk yerli ve milli bataryalı manevra lokomotifi için henüz tasarım aşamasındayken sipariş vererek, ‘ikiz dönüşüm’ vizyonunu raylara taşıdı. "Bu lokomotif, dışa bağımlılığı azaltan bir duruşu temsil ediyor" Projenin lansmanı Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ile önde gelen kamu yöneticileri ve iş insanlarının katılımıyla Kayseri’de düzenlendi. Lansmanda bir konuşma yapan Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, yerli teknoloji üretiminin somut iş birlikleriyle yükseleceğini söyledi. Tasarım aşamasındayken bu projeye dahil olduklarını ve ilk siparişi vermenin gururunu yaşadıklarını belirten Prof. Dr. Açık, "Bu lokomotif, biz sanayiciler için bir makineden ötesini; yüksek teknoloji üretimini ve dışa bağımlılığı azaltan bir duruşu temsil ediyor" diye konuştu. "Demir yolunu stratejik bir öncelik olarak görüyoruz" Demir yolu taşımacılığının, Türk sanayisinin küresel standartları sağlaması ve korumasında kilit bir rol üstlendiğini vurgulayan Prof. Dr. Açık, "Demir yolu, faaliyet gösterdiğimiz çimento sektörü için de ayrı bir öneme sahip. Çünkü bizler, yurt dışından petrokok ve kömür ithal ederken yurt dışına da çimento ve klinker ihraç etmekteyiz. Çimento ve klinker yükte ağır ürünlerdir. Dolayısıyla lojistik süreçlerin demir yolu ile yönetilmesi hem operasyonel verimlilik sağlıyor hem de karbon ayak izimizi düşürüyor. Biz de Seza Çimento olarak, fabrikamızın temellerini atarken demir yolunu stratejik bir öncelik olarak gördük. Fabrika sahamıza birkaç kilometre uzaklıkta olan demir yolu hattına ulaşmak için büyük bir kararlılıkla hareket ettik. Devlet Demiryolları onayı ve iş birliğiyle en yakın istasyondan tesisimizin içerisine kadar toplam beş demir yolu hattı çektik. Bu süreçte tüm altyapıyı kendi kaynaklarımızla sağladık. Böylece daha fabrikamızın kapılarını açarken aynı zamanda raylarla dünyaya entegre olduk. Bu yatırım sayesinde bugün ürünlerimizi Türkiye’nin dört bir yanına ve limanlara ulaştırıyor, Doğu Anadolu’dan dünyaya köprüler kuruyoruz" ifadelerini kullandı. "Dijital ve yeşil fabrika vizyonumuzla tam uyum sergiliyor" Seza Çimento’nun sadece bir üretim tesisi olma sınırlarını aştığını ifade eden Açık, "Endüstri 4.0 odaklı altyapımız ve sistemlerimize entegre etmeye başladığımız yapay zeka çözümleriyle Doğu Anadolu’nun teknoloji üslerinden biri haline geldik. KAAF tarafından yüzde 100 yerli mühendislik ve öz kaynaklarla geliştirilen bu lokomotif de sıfır emisyonla çalışma prensibi ve yüksek verimlilik parametreleriyle bizim dijital ve yeşil fabrika vizyonumuzla tam uyum sergiliyor" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:23
Aydın’da geleceğin mühendisleri için başvurular başladı
Türkiye genelinde birçok gencin yeteneklerini keşfetmesini sağlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri için Aydın’da başvurular başladı. On binlerce öğrenciye robotik ve kodlamadan nanoteknolojiye, tasarım ve üretimden yapay zekaya 11 farklı alanda eğitim veren Deneyap Teknoloji Atölyesi için başvurular Aydın’da da başlarken, son başvuru tarihi 6 Mart 2026 olarak açıklandı. Geleceğin mühendislerini, teknoloji girişimcilerini ve teknoloji liderlerini yetiştirmek amacıyla eğitim vermek üzere kurulan Deneyap Teknoloji Atölyeleri, çalışmalarını eğitimde fırsat eşitliği anlayışıyla sürdürürken, atölyelerde öğrenci seçme süreci üç aşamadan oluşuyor. Başvuru yapan adaylar, öncelikle "E-Sınava" katılıyor. E-Sınavı başarıyla geçen adaylar ikinci adım olan "Çevrimiçi Eğitim ve Görev Tamamlama" aşamasına, ardından bu aşamada da başarılı olan adaylar "Uygulama Sınavına" davet ediliyor. Tüm aşamaları başarıyla tamamlayan öğrenciler, Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde eğitim almaya hak kazanıyor. Deneyap Teknoloji Atölyelerine 2025-2026 eğitim öğretim yılında 4. sınıf, 5. sınıf, 8. sınıf, lise hazırlık sınıfı ve 9. sınıfta okuyan öğrencilerden e-sınav için başvuru alınacak. Öğrenci Seçme Sınavı için başvurular ise deneyap internet adresinden yapılabilecek. Adaylar başvuru sürecini Kurumsal Yönetim Sistemi üzerinden takip edebilecek. Eğitimler iki aşamadan oluşuyor Türkiye’nin teknoloji geliştiren bir topluma dönüşmesini amaçlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde ortaokul ve lise olmak üzere iki farklı düzeyde eğitimler veriyor. Eğitim süreci, ilk 24 ay proje temelli dersler ve son 12 ay takımlar dönemi olmak üzere 2 aşamadan oluşuyor. Atölyelerde Tasarım ve Üretim, Robotik ve Kodlama, Elektronik Programlama ve Nesnelerin İnterneti, İleri Robotik, Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji, Enerji Teknolojileri, Havacılık ve Uzay Teknolojileri yüz yüze, Yazılım Teknolojileri, Siber Güvenlik, Yapay Zeka ve Mobil Uygulama dersleri ise çevrimiçi eğitim olarak veriliyor. Öğrenciler, teknoloji eğitiminde atölyede kullandıkları eğitim içerikleri ile ilişkili malzeme ve ekipmanlarla erken yaşta tanışıyor.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:18
Tedarik zinciri saldırıları, en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor
Group-IB, Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, tedarik zinciri saldırıları en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor. Dijital suçları araştırmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için siber güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Group-IB, tedarik zinciri saldırılarının küresel siber tehdit ortamını yeniden şekillendiren baskın güç haline geldiğini ortaya koyan Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu 2026’yı yayımladı. Bu yılın raporu, siber suçların izole saldırılardan ekosistem çapında güvenlik ihlallerine doğru belirgin bir şekilde kaydığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, güvenilir satıcıları, açık kaynaklı yazılımları, SaaS platformlarını, tarayıcı uzantılarını ve yönetilen hizmet sağlayıcılarını istismar ederek yüzlerce alt kuruluşun sistemlerine erişim elde ediyor. META Bölgesi’nde, Group-IB tarafından 2025 yılında gözlemlenen kimlik avı faaliyetleri, saldırganların orantısız bir şekilde özellikle internet hizmetleri (yüzde 52,49), finans kurumları (yüzde 28,50) ve lojistik sektörü (yüzde 11,20) gibi yüksek etkili sektörleri hedef aldığını göstermektedir. Kimlik avı genellikle bireysel kullanıcılarla başlasa da, bu kuruluşlar içindeki güvenlik ihlalleri müşteriler, iş ortakları ve bağlantılı ekosistemler arasında zincirleme etkilere neden olabilir. Rapor, İlk Erişim Aracıları’nın (IAB) bölgesel tehdit ortamındaki artan rolünü vurguluyor. 2025 yılında Group-IB, META kuruluşlarıyla bağlantılı 200’den fazla kurumsal erişim vakasının halka açık olarak satışa sunulduğunu tespit ederek, çalınan kimlik bilgileri ve erişim noktalarına yönelik güçlü bir talep olduğunu ortaya koydu. Bu erişim noktaları fidye yazılımı saldırılarını, casusluk kampanyalarını ve büyük ölçekli takip operasyonlarını etkinleştirmek için giderek daha fazla kullanılıyor. META genelinde fidye yazılımı faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölge, 2025 yılında 100’den fazla olayın rapor edildiği GCC. Etkilenen diğer ülkeler arasında Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye yer alıyor. En çok hedef alınan sektörler gayrimenkul, finansal hizmetler, imalat, kamu ve sağlık hizmetleri oldu. Raporda, fidye yazılımı gruplarının artık endüstriyel ekosistemler olarak faaliyet gösterdiği ve operasyonel aksaklıkları ve finansal etkiyi en üst düzeye çıkarmak için öncelikli olarak yukarı akış erişimine odaklandığı belirtildi. Raporu değerlendiren Group-IB İcra Kurulu Başkanı Dmitry Volkov, "Siber suçlar artık tekil ihlallerle tanımlanmıyor. Bu durum, art arda gelen güven kaybıyla tanımlanıyor. Saldırganlar ölçek, hız ve gizlilik sağladığı için tedarik zinciri tehlikesini endüstriyel hale getiriyor. Tek bir yukarı akış ihlali artık tüm sektörleri etkileyebiliyor. Savunucular izole sistemler açısından düşünmeyi bırakmalı ve her ilişki, kimlik ve bağımlılıkta güvenin kendisini güvence altına almaya başlamalıdır" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder