GÜNDEM
Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Dinç: "Bağımlılıkla mücadelede devletin çabası yetmez, herkes sorumluluk almalı" 03 Mart 2026 Salı - 18:30:04 Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Bağımlılıkla mücadelede devletin çabası yetmez, herkes sorumluluk almalı" dedi. Niğde’deki programı çerçevesinde ilk olarak Vali Nedim Akmeşe’yi ziyaret eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, kentte yürütülmesi planlanan projelere ilişkin bilgi alışverişinde bulundu. Ziyaretin ardından Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde basın mensupları ve gönüllülerle bir araya gelen Dinç, Türkiye genelinde yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin her köşesinde 104 yıldır faaliyet gösterdiklerini ifade eden Dinç, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, "Bağımlılık bir insanın başına gelmiş en kötü şeydir. Bağımlı insan işini kaybeder, ilişkilerini kaybeder, sevdiklerini, dostlarını kaybeder, sağlığını, yeteneğini kaybeder ve en sonunda kendini kaybeder. Bir insanın, aynı zamanda bir toplumun da başına gelebilecek en kötü şey, çocuklarının, gençlerinin, gelecek nesillerinin bağımlı olmasıdır. O yüzden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, ne herhangi bir insanımız bu problemi yaşasın istiyor ne de toplumumuzda böyle bir problem olsun istiyor. Çünkü hem bireye zarar veriyor hem toplumu kökünden yıkan olumsuz etkiler ortaya çıkarıyor" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca kurumların çabasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Dinç, "Seferberlik diyoruz, çünkü bağımlılıkla mücadelede devlet kurumları gayret ediyor, yetmez. Yeşilay çalışma yapıyor, yetmez. Her bir insanımızın bu konuda sorumluluk alması, bu yükün altında kalmamak için mücadelemize destek vermesi gerekiyor" dedi. Dinç, bağımlılığın aileler üzerinde oluşturduğu ağır yükü şu sözlerle anlattı: "Danışanlarımızdan birinin annesi şöyle yazmış; ‘Ben evladımdan vazgeçmiştim, siz vazgeçmediniz, şimdi kurtuldu’ demiş. Bir insan evladından vazgeçer mi? Geçebiliyor. Çünkü bağımlılık öyle bir noktaya getiriyor ki anne, ‘Evladım ölsün diye dua ediyorum. Kendine de eziyet ediyor, bize de eziyet ediyor, başkasına da eziyet ediyor’ diyor. Allah hiçbir yuvaya vermesin istiyoruz." Yeşilay’dan çocuklar ve gençler için eğitim ve projeler Bağımlılıkla mücadelenin özellikle çocuklar ve gençler üzerinden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dinç, anaokulundan itibaren eğitim verdiklerini söyledi. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı kapsamında bugüne kadar 7 milyon öğrenciye ulaştıklarını ifade eden Dinç, 188 üniversitede Genç Yeşilay kulüplerinin faaliyet gösterdiğini kaydetti. Gençlerin enerjisinden ve vizyonundan yararlanmak istediklerini ifade eden Dinç, spor salonları, kütüphaneler ve atölyelerle çocuklara güvenli alanlar oluşturduklarını, Niğde’de "Yeşil Kampüs" projesini hayata geçirmek istediklerini belirtti. Uyuşturucu, kumar ve tütün bağımlılığına dikkat çeken Dinç, "Uyuşturucuyla, kumarla, tütünle alakalı problemler var. Artık sayı vermeye gerek yok. Yangın yanımızda. Yangın geliyor diye bağırmaya gerek yok, bizatihi görüyoruz, sıcağını hissediyoruz. Yangın varken bir yerde başka iş yapılmaz. Kimin ne işi varsa bırakır, herkes toplu şekilde yangın söndürmeye gider. Şu anda bağımlılıkla alakalı bir yangın var. Bütün dünyada var, ülkemizde de var. İşimizi gücümüzü bırakacağız, birinci önceliğimiz bu yangını söndürmek olacak. Niğde’de verdiğimiz bu mücadelede sizlerin de çok desteğini bekliyoruz" şeklinde konuştu.
03 Mart 2026 Salı - 18:25 Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Geylan: "Meslektaşımız öğrencisi tarafından katledildi" Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, İstanbul’da öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik hakkında, "Öğretmene şiddet sadece öğretmenin meselesi değil, toplum meselesidir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybetmesinin ardından Türk Eğitim Sen, İstanbul’daki tüm okullarda bir gün iş bırakma eylemine gitti. Konuya ilişkin açıklama yapan Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, kamuda öğretmene şiddet mevzusunun ilk olmadığını belirterek, ciddi bir çözüm olmadan öğretmene şiddetin ve cinayetlerin artacağına dikkat çekti. Geylan, kamuda şiddet yasasının tüm kamu görevlilerine hitap etmesi gerektiğini ifade ederek, eğitimin ailede başladığını ve gerekirse suç işleyen çocukların ailelerinin de ceza alması gerektiğini sözlerine ekledi. "Meslektaşımız öğrencisi tarafından katledildi" Öğretmenlere şiddet mevzusunun zaten var olduğunu, fakat dün yaşanan olayın bir öğrenci tarafından gerçekleştirildiğinin ayrı bir parantez içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Geylan, "Ufak kesimlerden öğretmenlere yönelik şiddet duyuyoruz. Ama bahsi geçen meslektaşımız öğrencisi tarafından katledildi. Bu acayip bir şeydir. Toplumumuzun, ailemizin dikkat meselesi olması gerekir. Bu toplum, bir süre öncesine kadar çocuğunu okula kaydettirmeye getirirken ‘Öğretmenim eti senin, kemiği benim’ teslimiyetiyle okula yaklaşırdı. Nereden nereye geldik? Ben buradan ailelere seslenmek istiyorum, topluma seslenmek istiyorum. Öğretmene verdiğiniz değer, aslında sizin çocuğunuza ve çocuğunuzun geleceğine verdiğiniz kıymettir" diye konuştu. "Öğretmene kıymet vereceksiniz ki, çocuğunuzun geleceğine yatırım yapmış olun" Eğitimin evde başladığını ama okulda devam ettiğini ifade eden Geylan, "Öğretmene kıymet vereceksiniz ki çocuğunuzun geleceğine yatırım yapmış olun. Öğretmene kıymet vereceksiniz ki çocuğunuza değer vermiş olacaksınız. Ben bu noktada ailelerimizin, toplumumuzun daha sorumlu davranması gerektiğini düşünüyorum. Okullardaki şiddetin birçok nedeni var. En başta okullarımızda yeterli güvenlik önlemlerini maalesef alınmıyor. Her okulda yeterli sayıda güvenlik personel tahsis edilmeli. Güvenlik hizmeti adeta nöbetçi öğretmenler eliyle sağlanıyor. Bu yetersizdir. Ben buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunuyorum. Okullarımızda güvenlik personeli yeterli bulunsun istiyorum" şeklinde konuştu. "Disiplin yönetmelikleri yeniden düzenlenmeli" Okullardaki disiplin yönetiminin yetersiz seviyede olduğunu ve bunun artırılması gerektiğini vurgulayan Geylan, "Disiplin yönetmelikleri yeniden düzenlenmeli. Caydırıcı tedbirler alınmalı. Sadece velilerimiz değil, öğrencilerimiz de yapmış oldukları tutum ve söylemlerin bir ceremesi olduğunu bilmeli. Dolayısıyla disiplin yönetmelikleri yeniden düzenlenmeli. Caydırıcı tedbirler alınmalıdır. Başta Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) olmak üzere asılsız birtakım bildirimlerle, ihbarlarla soruşma açılıyor. Bunu asla kabul etmiyoruz. CİMER’e bir şekilde düzen getirilmeli" ifadelerini kullandı. "Gelecek, eğitimle gelecek" Okullardaki rehberlik servis hizmetlerinin yeterli seviyede olmadığını, okullardaki rehberlik servisi hizmetlerinin kapasitesinin artması gerektiğinin altını çizen Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öğretmene şiddet; sadece öğretmenin meselesi değil, toplum meselesidir. Gelecek, eğitimle gelecek. Biz geleceği, çocuklarımızın geleceğini, eğitimle şekillendireceğiz. Eğitimin de asli unsuru, taşıyıcı unsuru öğretmendir. Öğretmenin itibarını gözetmeden, sağlıklı eğitim hizmeti alamayız. Bir diğer beklentimiz de okullarımızdaki rehberlik hizmetlerinin yeteri sayıda kurulması. Şu anda bu konuda eksiklik var. Her 100 öğrenciye bir rehber öğretmen düşecek sayıda normların belirlenmesi lazım. Bu lazım ki suça meyilli, psikolojik sorun yaşayan, suça özenen öğrencilerimizi erken dönemde tespit edelim ve tedbirlerimizi alalım."
03 Mart 2026 Salı - 18:22 Memur maaşlarında "çoklu veri ortalaması" ve "aylık eşel mobil" çağrısı HEKİMSEN, kamu çalışanlarının maaş artışlarını belirleyen enflasyon verilerinde çoklu veri ortalaması modeline ve aylık eşel mobil sistemine geçilmesi çağrısında bulundu. HEKİMSEN’den yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’de her ay açıklanan enflasyon verilerinin kamuoyunda tartışma oluşturduğu ve farklı kurumlarca açıklanan oranlar arasındaki farkın, kamu çalışanlarının maaş artışlarının belirlenmesinde güven sorunu oluşturduğu belirtildi. Bir kurumun aylık enflasyonu yüzde 2,96 olarak duyururken, diğerinin yüzde 3,85, farklı bir araştırma grubunun ise yüzde 4,01 oranını açıklayabildiğine dikkati çekilen açıklamada, bu durumun "Gerçek enflasyon hangisi?" sorusunu yeniden gündeme taşıdığı ifade edildi. Açıklamada, enflasyon oranlarının ürün sepeti, veri toplama yöntemi, örnekleme alanı ve hesaplama tekniklerine göre değişiklik göstermesinin akademik düzeyde tartışılabileceği ancak maaş artışlarının tek bir veri kaynağına bağlanmasının ciddi sorun oluşturduğu vurgulanarak, yüzde 1’lik bir farkın bile yıl boyunca biriktiğinde ciddi bir reel gelir kaybına dönüştüğü kaydedildi. "Enflasyon oranı birden fazla veri kaynağı ile belirlenmelidir" Maaş artışlarının tek bir veri kaynağına göre belirlenmesinin, veriler tartışmalı hale geldiğinde güveni sarstığı aktarılan açıklamada, enflasyon farkının yalnızca Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine bağlı kalınmadan hesaplanması gerektiği savunuldu. Çalışan lehine güvenlik mekanizması oluşturulması gerektiği belirtilen açıklamada, şu önerilere yer verildi: "Enflasyon oranı; İstanbul Ticaret Odası (İTO), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) bünyesindeki bir üniversite, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve Merkez Bankası gibi en az üç bağımsız veya resmi ekonomik araştırma kuruluşunun açıkladığı verilerin ortalaması esas alınarak hesaplanmalı. Bu kurumlar, toplu sözleşme görüşmelerinde tarafların mutabakatıyla belirlenmeli ve hesaplama yöntemi şeffaf olmalı. Çalışan aleyhine bir durum oluşmaması için, üçlü ortalama TÜİK verisinden düşük çıkarsa TÜİK oranı esas alınmalı." Enflasyonun her ay artmasına rağmen maaşların 6 ayda bir güncellenmesinin kamu çalışanlarını fiilen her ay gelir kaybına uğrattığı belirtilen açıklamada, "eşel mobil" sisteminin enflasyon oranı uygulamasında aylık olarak hayata geçirilmesi talep edildi. Bu modele göre, TÜİK ile birlikte en az üç kurumun açıkladığı aylık enflasyon verilerinin ortalamasının ilgili ayın maaş katsayılarına otomatik olarak yansıtılması gerektiği belirtilerek, "2026 yılı ocak ve temmuz dönemsel artışları, önceki zam mahsup edilmeden doğrudan uygulanmalıdır" denildi. Enflasyon tartışmasının yalnızca teknik bir mesele olmadığı, kamu çalışanlarının sofrasını ve geleceğini doğrudan etkilediği altı çizilen açıklamada, "adil ücret, şeffaf veri, otomatik koruma" vurgusu yapıldı. Açıklamada, reel gelirin korunmadığı bir sistemde mesleki motivasyonun ve kamu hizmetinde sürdürülebilirliğin sağlanamayacağı ifade edildi.
Öğretmen cinayetine tepki
03 Mart 2026 Salı - 17:53 Öğretmen cinayetine tepki İstanbul’da öğrencisi tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen için Samsun’da sendikalar basın açıklaması düzenledi. Öğrencisi tarafından bıçaklanması sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için İlkadım ilçesinde Gazi Müzesi önünde toplanan meslektaşları açıklama yaptı. İlk olarak konuşma yapan Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı İbrahim Özkaptan, "İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir" dedi. "Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır" Eğitim-İş Sendikası adına konuşma yapan sendika sekreteri Volkan Altun ise "Biz diyoruz ki, okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadelede kamusal bir politika oluşturulmalıdır" diye konuştu.
Efeler’de hizmet odaklı tahsisler belediye meclisinden geçti
03 Mart 2026 Salı - 17:18 Efeler’de hizmet odaklı tahsisler belediye meclisinden geçti Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin ile ilçedeki kamu hizmetlerinin verimliliğini artırmak ve vatandaşların ihtiyaçlarına yerinde çözüm üretmek adına ’iş birliği’ dönemi güçlenerek sürüyor. Efeler Belediyesi’nin Mart ayı meclis toplantısında alınan kararlarla, belediye mülkiyetindeki taşınmazlar sağlık ve sosyal hizmetler için ilgili kurumlara tahsis edildi. Efeler Belediye Meclisi Mart ayı olağan toplantısı, kamu kurumlarıyla eş güdümü sağlayan önemli maddelerin oylanmasıyla tamamlandı. Birlikte yönetim ilkesi doğrultusunda hazırlanan gündem maddeleri, meclis üyelerinin oy birliği ile kabul edildi. Toplantıda öne çıkan kararlar doğrultusunda; vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve mahalle kültürünü yaşatmak amacıyla mülkiyeti Efeler Belediyesi’ne ait olan Cumhuriyet Mahallesi 1584 ada 8 parseldeki hisse, sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere 1 yıllığına bedelsiz olarak Aydın Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’ne tahsis edildi. Kalfaköy Mahallesi 219 ada 22 parselde kayıtlı ’köy odası’ vasıflı taşınmaz, mahalle sakinlerinin sosyal ve manevi ihtiyaçlarına hizmet etmesi amacıyla 2 yıllığına bedelsiz olarak Efeler Kaymakamlığı İlçe Müftülüğü’ne devredildi. Söz konusu tahsis süreçlerinin yürütülmesi, protokollerin imzalanması ve gerekli resmi işlemlerin tamamlanması için Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’e oy birliğiyle tam yetki verildi.
Memur-Sen’den Fatma Nur öğretmenin ardından okullarda can güvenliği çağrısı: "İdareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı"
03 Mart 2026 Salı - 17:11 Memur-Sen’den Fatma Nur öğretmenin ardından okullarda can güvenliği çağrısı: "İdareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı" Çekmeköy’de lise öğrencisi F.S.B. tarafından uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’in ardından Memur-Sen tarafından yapılan eylemle okullarda artan şiddet olaylarına tepki gösterilerek, "Bu milletin ve insanlığın selameti için; çocukları yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Onun için idareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı ve can emniyetimiz teminat altına alınmalı" çağrısında bulundu. Çekmeköy’de öğrencisi F.S.B. tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için eğitim camiası ayağa kalktı. Sendikalar ve meslektaşları, okul önlerinde "can güvenliği" nöbeti tutarak okullardaki şiddet sorununa dikkat çekti. Genç öğretmenin görevi başında hayatını kaybetmesi yalnızca ailesini değil, tüm eğitim camiasını derinden etkilerken; olayın ardından eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşları ortak bir ses yükselterek tepkilerini dile getirdi. Okulların adeta "şiddet mahalli" haline gelmesine isyan eden eğitimciler, öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanması için acil olarak çağrıda bulundu. "Derdimiz bu ülkenin çocuklarını yetiştirmek ama kendi çocuklarımızı öksüz bırakmak değil" Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çekmeköy Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi önünde düzenlenen basın açıklamasında öğretmenlerin okullardaki can güvenliğinin bir an önce sağlanması için yetkili kurumlara seslenerek, yaşanan olaya ilişkin tepkilerini şu sözlerle dile getirdi: "Acımız büyük, hüznümüz büyük, yüreğimiz yangın yeri. Meslektaşımızı, Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybettik. En acısı ve en ağırı, insanlığa ailesine ve milletine faydalı olsun diye dişimizi tırnağımıza takarak yetiştirmeye çalıştığımız çocukların canımızı alıyor olması. Bu gerçekten tarifi mümkün olmayan bir acı. Eğitim çalışanları olarak bu memleketin, bu milletin ve insanlığın selameti için çocukları yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Okulların güvenliği konusu bizim için en önemli konulardan birisi. Onun için idareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı ve can emniyetimiz teminat altına alınmalı. Daha kaç Fatma öğretmenimizi bu konuda şiddete kurban vereceğiz? Kocaeli’deki Necmettin öğretmenimizin başına gelenler geldi aklıma. O gün oradaydık, o gün ’bu son olsun’ demiştik ama son olmadı; Fatma Nur öğretmenimizi de şiddete kurban verdik. Onun için bu şiddet sarmalı, bu cinnet ortamı bir an önce bitmeli. Eğitimciler olarak biz işimizi güven ortamı içerisinde yapabilmeliyiz. Az önce öğretmenler odamızı ziyaret ettim; meslektaşlarımın üzüntüsünü gördüm, yüreğim bir kez daha parçalandı. Hepsi o travmayı yaşıyor ve ’bu saatten sonra nasıl alışacağız, nasıl burada hizmet edeceğiz’ diyerek yaşadığı üzüntüyü ifade etmeye çalışıyor. Bu konu hafife alınmaması gereken bir konu. Biz öğretmenler olarak, ’bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" denilen bir mesleğin misyonunu üstlenirken canımızı vermek ve bu konuda hayatımızı kaybetmek, çoluğumuzu çocuğumuzu sahipsiz bırakmak istemiyoruz. Logolarımız farklı olabilir ama acımız aynı. Biz öğretmeniz, eğitim çalışanıyız. Derdimiz bu ülkenin çocuklarını yetiştirmek ama kendi çocuklarımızı öksüz bırakmak değil. Fatma Nur öğretmenimizin geride bir evladı kaldı ve onun sorumluluğu artık her birimizin üzerindedir."
Memur-Sen’den Fatma Nur öğretmenin ardından okullarda can güvenliği çağrısı: "İdareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı"
03 Mart 2026 Salı - 16:56 Memur-Sen’den Fatma Nur öğretmenin ardından okullarda can güvenliği çağrısı: "İdareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı" Çekmeköy’de lise öğrencisi F.S.B. tarafından uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’in ardından Memur-Sen tarafından yapılan eylemle okullarda artan şiddet olaylarına tepki gösterilerek, "Bu milletin ve insanlığın selameti için; çocukları yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Onun için idareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı ve can emniyetimiz teminat altına alınmalı" çağrısında bulundu. Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’e yönelik gerçekleştirilen bıçaklı saldırı, eğitim kurumlarındaki güvenlik zafiyetini ve şiddet sorununu da bir kez daha Türkiye’nin gündemine taşıdı. Öğrencisi F.S.B. tarafından uğradığı bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için eğitim camiası ayağa kalktı. Sendikalar ve meslektaşları, okul önlerinde "can güvenliği" nöbeti tutarak okullardaki şiddet sorununa dikkat çekti. Genç öğretmenin görevi başında hayatını kaybetmesi yalnızca ailesini değil, tüm eğitim camiasını derinden etkilerken; olayın ardından eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşları ortak bir ses yükselterek tepkilerini dile getirdi. Okulların adeta "şiddet mahalli" haline gelmesine isyan eden eğitimciler, öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanması için acil olarak çağrıda bulundu. "Derdimiz bu ülkenin çocuklarını yetiştirmek ama kendi çocuklarımızı öksüz bırakmak değil" Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çekmeköy Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi önünde düzenlenen basın açıklamasında öğretmenlerin okullardaki can güvenliğinin bir an önce sağlanması için yetkili kurumlara seslenerek, yaşanan olaya ilişkin tepkilerini şu sözlerle dile getirdi: "Acımız büyük, hüznümüz büyük, yüreğimiz yangın yeri. Meslektaşımızı, Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybettik. En acısı ve en ağırı, insanlığa ailesine ve milletine faydalı olsun diye dişimizi tırnağımıza takarak yetiştirmeye çalıştığımız çocukların canımızı alıyor olması. Bu gerçekten tarifi mümkün olmayan bir acı. Eğitim çalışanları olarak bu memleketin, bu milletin ve insanlığın selameti için çocukları yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Okulların güvenliği konusu bizim için en önemli konulardan birisi. Onun için idareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı ve can emniyetimiz teminat altına alınmalı. Daha kaç Fatma öğretmenimizi bu konuda şiddete kurban vereceğiz? Kocaeli’deki Necmettin öğretmenimizin başına gelenler geldi aklıma. O gün oradaydık, o gün "bu son olsun" demiştik ama son olmadı; Fatma Nur öğretmenimizi de şiddete kurban verdik. Onun için bu şiddet sarmalı, bu cinnet ortamı bir an önce bitmeli. Eğitimciler olarak biz işimizi güven ortamı içerisinde yapabilmeliyiz. Az önce öğretmenler odamızı ziyaret ettim; meslektaşlarımın üzüntüsünü gördüm, yüreğim bir kez daha parçalandı. Hepsi o travmayı yaşıyor ve ’Bu saatten sonra nasıl alışacağız, nasıl burada hizmet edeceğiz’ diyerek yaşadığı üzüntüyü ifade etmeye çalışıyor. Bu konu hafife alınmaması gereken bir konu. Biz öğretmenler olarak, ’bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" denilen bir mesleğin misyonunu üstlenirken canımızı vermek ve bu konuda hayatımızı kaybetmek, çoluğumuzu çocuğumuzu sahipsiz bırakmak istemiyoruz. Logolarımız farklı olabilir ama acımız aynı. Biz öğretmeniz, eğitim çalışanıyız. Derdimiz bu ülkenin çocuklarını yetiştirmek ama kendi çocuklarımızı öksüz bırakmak değil. Fatma Nur öğretmenimizin geride bir evladı kaldı ve onun sorumluluğu artık her birimizin üzerindedir."
Çarşamba’da hayvanlara 160 bin aşılama yapıldı
03 Mart 2026 Salı - 16:52 Çarşamba’da hayvanlara 160 bin aşılama yapıldı Samsun’un Çarşamba ilçesinde 2025 yılında hayvan hastalıklarına karşı yaklaşık 160 bin doz aşı uygulandı. Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, özellikle şap hastalığına karşı iki dönem aşılama gerçekleştirildi. İlkbaharda yaklaşık 47 bin, sonbaharda ise yaklaşık 44 bin olmak üzere toplamda 91 bine yakın şap aşısı yapıldı. Şap hastalığının yanı sıra diğer bulaşıcı hastalıklara karşı da aşılama çalışmaları sürdü. Hayvandan insana bulaşma riski bulunan sığır brusellozu için yaklaşık 30 bin, koyun brusellozu için ise küçükbaş hayvanlara 4 bine yakın aşı uygulandı. Kuduz riski taşıyan ve şüpheli görülen 2 binin üzerindeki hayvana da kuduz aşısı yapıldı. Hayvandan insana geçebilen kuduz hastalığında, zamanında müdahale edilmemesi halinde ölüm riski bulunuyor. 2025 yılında koyun-keçi çiçek hastalığına karşı yaklaşık 20 bin doz aşı uygulanırken, küçükbaş hayvanlarda görülen koyun-keçi vebasına karşı da 8 bine yakın aşılama gerçekleştirildi. Tarım ve hayvancılık alanında Samsun’un önemli ilçeleri arasında yer alan Çarşamba’da yaklaşık 50 bin büyükbaş hayvan bulunuyor. İl genelindeki 350 bin büyükbaş hayvan varlığının yüzde 15’i Çarşamba’da yer alıyor. İlçede ayrıca 15 bin küçükbaş hayvan bulunurken, Samsun genelinde bu sayı yaklaşık 220 bin seviyesinde. Küçükbaş hayvan varlığının yüzde 7’sine sahip olan ilçede, bu sayının önümüzdeki yıllarda artması bekleniyor.
Tarsus Belediyesi Meclisinde yatırım, dayanışma ve yeni projeler öne çıktı
03 Mart 2026 Salı - 16:51 Tarsus Belediyesi Meclisinde yatırım, dayanışma ve yeni projeler öne çıktı Tarsus Belediyesi Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısının 4. Oturum 1. Birleşimi gerçekleştirildi. Kent gündemini yakından ilgilendiren projelerin ele alındığı toplantıda meydan düzenlemelerinden tarımsal desteklere, Ramazan programlarından araç alımına kadar birçok başlık görüşülerek karara bağlandı. Yapımı tamamlanma aşamasına gelen Kent Meydanı projesinde çalışmaların büyük bölümü bitirildi. Proje kapsamında yer alan 1100 metrekarelik sanat galerisi ve karşılama merkezi binasında idari ofisler, kafeterya alanı, sanat galerisi, sinevizyon odası ve diğer bölümlerin tüm imalatlarının tamamlandığı bildirildi. Toplam 7 bin metrekarelik meydan alanında zemin kaplamaları, yürüyüş yolları ve çevre düzenlemeleri bitirilirken, erişilebilirlik için rampa düzenlemeleri yapıldı. Peyzaj çalışmalarıyla estetik bütünlük sağlanan alanda, tarihi hamam kalıntılarının cam zemin üzerinden görülebileceği bir düzenleme de hayata geçirildi. Toplantıda değerlendirmede bulunan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, meydanın kısa sürede teslim edilerek vatandaşların kullanımına sunulacağını ifade etti. Meydana ’Kleopatra’ ismi gündemde Kleopatra Kapısı yanında yer alan Kent Meydanına ’Kleopatra Meydanı’ isminin verilmesi önerildi. Başkan Boltaç, isim bütünlüğünün önemli olduğunu vurgulayarak uluslararası bilinirliği olan bir ismin alana değer katacağını belirtti. Öneri, detaylı değerlendirme için ilgili komisyonlara havale edildi. Altaylılar Mahallesi’ndeki okuma salonuna, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitiren matematik öğretmeni Türkan Genç’in adının verilmesi kararlaştırıldı. Komisyonlardan geçen teklif mecliste oy birliğiyle kabul edildi. Başkan Boltaç, Türkan Genç’in öğrencilerine sadece ders değil umut ve cesaret de aşılayan bir eğitimci olduğunu ifade etti. Mart ayında Ramazan ve 8 Mart buluşmaları Belediyenin mart ayı programı kapsamında üç farklı mahallede iftar sofraları kurulacağı açıklandı. Cuma, cumartesi ve pazar günleri ’Ramazan Buluşmaları’ düzenlenecek, bayramın ikinci günü ise Kent Meydanında ’Bayram Sofrası’ kurulacak. 6- 8 Mart tarihleri arasında ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında üretici kadın stantları açılacak. Kadın emeğini desteklemeye yönelik etkinliklerle kentte dayanışma ortamının güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca St. Paul Meydanı çevresinde bayram pazarı kurulacağı ve başvuruların ’Alo 153 Tim’ hattı üzerinden yapılabileceği bildirildi. Üreticiye destek sürecek Tarsus Belediyesi ile Tarsus Süt Üreticileri Birliği arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında süt üreticilerine yönelik desteklerin devam edeceği açıklandı. Bu kapsamda mısır flake desteği, yalama taşı ve 5 adet soğutuculu süt tankı temin edilecek. Mayıs ayında Dünya Süt Günü kapsamında ’En Güzel Buzağı Yarışması’ düzenleneceği de belirtildi. Eski kaymakamlık alanına yeni meydan Eski kaymakamlık binasının bulunduğu alan için hazırlanan proje kurul tarafından onaylandı. Başkan Boltaç, alanın ’Cumhuriyet Meydanı’ adıyla kente kazandırılacağını ve resmi törenlerde kullanılabilecek geniş bir meydan oluşturulacağını ifade etti. Kültür Merkezinde çalışmalar sürüyor Kültür Merkezindeki çalışmaların devam ettiği, yaklaşık 5-6 ay içerisinde tamamlanmasının hedeflendiği açıklandı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte kente önemli bir kültürel alan kazandırılacak. Belediye filosu güçleniyor Toplantıda Devlet Malzeme Ofisi üzerinden araç alımı yapılacağı da duyuruldu. Bu kapsamda 2 minibüs, 3 çöp kamyonu, 1 ekskavatör, 1 greyder, 3 damperli kamyon ve ilk etapta 1 traktör belediye envanterine kazandırılacak. Başkan Ali Boltaç, alınan kararların Tarsus’a hayırlı olmasını dileyerek, aynı gün Yarbay Şemsettin Mahallesi’nde düzenlenecek iftar programına tüm vatandaşları davet etti.
İnegöl’de birlik ve beraberlik sofrası kuruldu
03 Mart 2026 Salı - 16:48 İnegöl’de birlik ve beraberlik sofrası kuruldu İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği iftar programında bu yıl da birlik ve beraberlik tablosu oluştu. Kurum müdürleri ile 116 mahalle muhtarı aynı sofrada buluşurken, protokol üyeleri de programa katılım sağladı. Gecede "Ortak paydamız İnegöl" vurgusu ön plana çıktı. İnegöl Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa Kaymakam Eren Arslan, AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Belediye Başkan Yardımcıları ve daire müdürleri, AK Parti İnegöl İlçe Başkanı Mustafa Durmuş ile kamu kurumlarının müdürleri ve mahalle muhtarları katıldı. "Birlik ve beraberimiz daim olsun" Programda selamlama konuşması yapan Başkan Alper Taban, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekerek sözlerine teşekkürle başladı. Başkan Taban açıklamasında, "Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde bu sofrayı bereketlendirdiğiniz için her birinize teşekkür ediyor, Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. Elhamdülillah bizleri bu günlere ulaştıran Cenab-ı Allah’a şükrediyoruz. Ancak bir taraftan da ülkemizin çevresinde yaşanan hadiseleri görüyoruz. Coğrafyamız adeta bir ateş çemberi. İran’da yaşanan olaylar, Gazze’deki zulüm ve farklı coğrafyalardaki acılar yüreğimizi yakıyor. Yapılan zulümleri lanetliyor, kınıyoruz. Cenab-ı Allah kötüye fırsat vermesin. Bu birlik ve beraberlikle ettiğimiz duaların kabul olmasını niyaz ediyorum" dedi. "İnegöl bir çok ilden büyük sorumluluk alanına sahip" İnegöl’ün her geçen gün büyüdüğünü belirten Başkan Alper Taban, şehrin artık 300 bini aşan nüfusuyla büyük bir yerleşim merkezi olduğunu ifade etti. Son bir yılda 3 bin 750 kişilik artış yaşandığını hatırlatarak, "Türkiye’de bin nüfuslu ilçeler var. Bu açıdan baktığımızda İnegöl artık birçok ilden daha büyük bir sorumluluk alanına sahip. Bu şehir tek başına bir kişinin gayretiyle yönetilemez; hepimizin ortak emeğiyle büyüyor. İnegöl için emek veren herkesten Allah razı olsun. Gayretlerinize şahidim ve her birinize teşekkür ediyorum. İnşallah daha güzel hizmetleri vatandaşlarımıza ulaştırmak için can birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz." dedi. Ramazan ayı boyunca İnegöl Belediyesi olarak cami merkezli programlara ağırlık verdiklerini ifade eden Taban, kıymetli hafızların davet edildiğini ve teravih buluşmalarında vatandaşlarla bir araya gelindiğini söyledi. İftar programlarında ise sivil toplum kuruluşları, kaymakamlık ve belediye organizasyonlarıyla İnegöl’de güçlü bir dayanışma ortamı oluştuğunu vurguladı. "Birlik içinde güçlü İnegöl" AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman da programda yaptığı konuşmada Ramazan ayının bereketini ve huzurunu aynı sofrada paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Bu anlamlı organizasyon için Belediye Başkanı Alper Taban’a ve Kaymakam Eren Arslan’a teşekkür eden Salman, İnegöl’ün muhtarların, belediyenin ve kurum müdürlerinin gayretiyle her geçen gün daha da güçlendiğini söyledi. Ankara ayağında da destek vermeye devam ettiklerini belirten Salman, sanayisi, tarımı ve ekonomisiyle hızla büyüyen İnegöl’ün güvenlikten sağlığa, eğitimden çevreye kadar tüm alanlarda koordinasyon içinde yönetildiğini vurguladı. "El ele verdiğimizde daha güçlü bir şehir ortaya çıkıyor. Hedefimiz, bizden sonraki nesillere daha gelişmiş, daha huzurlu bir İnegöl bırakmak" diyen Salman, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. Konuşmasında İslam coğrafyasında yaşanan acılara da değinen Salman, özellikle Gazze’de devam eden saldırıların yürekleri dağladığını belirterek, Ramazan ayında yaşanan zulmü kınadıklarını ifade etti. "İşbirlikleriyle sorunlar kararlılıkla çözülüyor" İlçe Kaymakamı Eren Arslan da yaptığı konuşmada, Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni ederek tüm ibadetlerin kabulünü diledi. Program için Belediye Başkanı Alper Taban’a ve emeği geçen belediye personeline teşekkür eden Arslan, İnegöl’de huzurlu ve uyumlu bir çalışma ortamı bulunduğunu ifade etti. Kurumlar arası güçlü iş birliği sayesinde sorunların kararlılıkla çözüldüğünü belirten Arslan, Ankara’da da desteklerini esirgemeyen Milletvekili Ayhan Salman’a teşekkür etti. Dünyada ve İslam coğrafyasında yaşanan gelişmelere de değinen Arslan, adaletin, huzurun ve barışın hakim olduğu günlere ulaşma temennisiyle konuşmasını tamamladı. İftar sonrası teravih ve tatlı ikramı Programın ardından protokol üyeleri ile birlikte Halitpaşa Camii’nde teravih namazı eda edildi. Manevi atmosferin ha kim olduğu gecede, birlik ve beraberlik duygusu cami avlusunda da devam etti. Teravih namazı sonrası vatandaşlara tatlı ikramında bulunularak Ramazan’ın paylaşma ve kardeşlik ruhu hep birlikte yaşandı.