GÜNDEM
Öğretmen cinayetine tepki 03 Mart 2026 Salı - 17:53:02 İstanbul’da öğrencisi tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen için Samsun’da sendikalar basın açıklaması düzenledi. Öğrencisi tarafından bıçaklanması sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için İlkadım ilçesinde Gazi Müzesi önünde toplanan meslektaşları açıklama yaptı. İlk olarak konuşma yapan Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı İbrahim Özkaptan, "İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir" dedi. "Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır" Eğitim-İş Sendikası adına konuşma yapan sendika sekreteri Volkan Altun ise "Biz diyoruz ki, okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadelede kamusal bir politika oluşturulmalıdır" diye konuştu.
03 Mart 2026 Salı - 17:18 Efeler’de hizmet odaklı tahsisler belediye meclisinden geçti Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin ile ilçedeki kamu hizmetlerinin verimliliğini artırmak ve vatandaşların ihtiyaçlarına yerinde çözüm üretmek adına ’iş birliği’ dönemi güçlenerek sürüyor. Efeler Belediyesi’nin Mart ayı meclis toplantısında alınan kararlarla, belediye mülkiyetindeki taşınmazlar sağlık ve sosyal hizmetler için ilgili kurumlara tahsis edildi. Efeler Belediye Meclisi Mart ayı olağan toplantısı, kamu kurumlarıyla eş güdümü sağlayan önemli maddelerin oylanmasıyla tamamlandı. Birlikte yönetim ilkesi doğrultusunda hazırlanan gündem maddeleri, meclis üyelerinin oy birliği ile kabul edildi. Toplantıda öne çıkan kararlar doğrultusunda; vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve mahalle kültürünü yaşatmak amacıyla mülkiyeti Efeler Belediyesi’ne ait olan Cumhuriyet Mahallesi 1584 ada 8 parseldeki hisse, sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere 1 yıllığına bedelsiz olarak Aydın Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’ne tahsis edildi. Kalfaköy Mahallesi 219 ada 22 parselde kayıtlı ’köy odası’ vasıflı taşınmaz, mahalle sakinlerinin sosyal ve manevi ihtiyaçlarına hizmet etmesi amacıyla 2 yıllığına bedelsiz olarak Efeler Kaymakamlığı İlçe Müftülüğü’ne devredildi. Söz konusu tahsis süreçlerinin yürütülmesi, protokollerin imzalanması ve gerekli resmi işlemlerin tamamlanması için Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’e oy birliğiyle tam yetki verildi.
03 Mart 2026 Salı - 17:11 Memur-Sen’den Fatma Nur öğretmenin ardından okullarda can güvenliği çağrısı: "İdareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı" Çekmeköy’de lise öğrencisi F.S.B. tarafından uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’in ardından Memur-Sen tarafından yapılan eylemle okullarda artan şiddet olaylarına tepki gösterilerek, "Bu milletin ve insanlığın selameti için; çocukları yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Onun için idareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı ve can emniyetimiz teminat altına alınmalı" çağrısında bulundu. Çekmeköy’de öğrencisi F.S.B. tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için eğitim camiası ayağa kalktı. Sendikalar ve meslektaşları, okul önlerinde "can güvenliği" nöbeti tutarak okullardaki şiddet sorununa dikkat çekti. Genç öğretmenin görevi başında hayatını kaybetmesi yalnızca ailesini değil, tüm eğitim camiasını derinden etkilerken; olayın ardından eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşları ortak bir ses yükselterek tepkilerini dile getirdi. Okulların adeta "şiddet mahalli" haline gelmesine isyan eden eğitimciler, öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanması için acil olarak çağrıda bulundu. "Derdimiz bu ülkenin çocuklarını yetiştirmek ama kendi çocuklarımızı öksüz bırakmak değil" Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çekmeköy Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi önünde düzenlenen basın açıklamasında öğretmenlerin okullardaki can güvenliğinin bir an önce sağlanması için yetkili kurumlara seslenerek, yaşanan olaya ilişkin tepkilerini şu sözlerle dile getirdi: "Acımız büyük, hüznümüz büyük, yüreğimiz yangın yeri. Meslektaşımızı, Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybettik. En acısı ve en ağırı, insanlığa ailesine ve milletine faydalı olsun diye dişimizi tırnağımıza takarak yetiştirmeye çalıştığımız çocukların canımızı alıyor olması. Bu gerçekten tarifi mümkün olmayan bir acı. Eğitim çalışanları olarak bu memleketin, bu milletin ve insanlığın selameti için çocukları yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Okulların güvenliği konusu bizim için en önemli konulardan birisi. Onun için idareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı ve can emniyetimiz teminat altına alınmalı. Daha kaç Fatma öğretmenimizi bu konuda şiddete kurban vereceğiz? Kocaeli’deki Necmettin öğretmenimizin başına gelenler geldi aklıma. O gün oradaydık, o gün ’bu son olsun’ demiştik ama son olmadı; Fatma Nur öğretmenimizi de şiddete kurban verdik. Onun için bu şiddet sarmalı, bu cinnet ortamı bir an önce bitmeli. Eğitimciler olarak biz işimizi güven ortamı içerisinde yapabilmeliyiz. Az önce öğretmenler odamızı ziyaret ettim; meslektaşlarımın üzüntüsünü gördüm, yüreğim bir kez daha parçalandı. Hepsi o travmayı yaşıyor ve ’bu saatten sonra nasıl alışacağız, nasıl burada hizmet edeceğiz’ diyerek yaşadığı üzüntüyü ifade etmeye çalışıyor. Bu konu hafife alınmaması gereken bir konu. Biz öğretmenler olarak, ’bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" denilen bir mesleğin misyonunu üstlenirken canımızı vermek ve bu konuda hayatımızı kaybetmek, çoluğumuzu çocuğumuzu sahipsiz bırakmak istemiyoruz. Logolarımız farklı olabilir ama acımız aynı. Biz öğretmeniz, eğitim çalışanıyız. Derdimiz bu ülkenin çocuklarını yetiştirmek ama kendi çocuklarımızı öksüz bırakmak değil. Fatma Nur öğretmenimizin geride bir evladı kaldı ve onun sorumluluğu artık her birimizin üzerindedir."
Memur-Sen’den Fatma Nur öğretmenin ardından okullarda can güvenliği çağrısı: "İdareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı"
03 Mart 2026 Salı - 16:56 Memur-Sen’den Fatma Nur öğretmenin ardından okullarda can güvenliği çağrısı: "İdareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı" Çekmeköy’de lise öğrencisi F.S.B. tarafından uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’in ardından Memur-Sen tarafından yapılan eylemle okullarda artan şiddet olaylarına tepki gösterilerek, "Bu milletin ve insanlığın selameti için; çocukları yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Onun için idareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı ve can emniyetimiz teminat altına alınmalı" çağrısında bulundu. Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’e yönelik gerçekleştirilen bıçaklı saldırı, eğitim kurumlarındaki güvenlik zafiyetini ve şiddet sorununu da bir kez daha Türkiye’nin gündemine taşıdı. Öğrencisi F.S.B. tarafından uğradığı bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için eğitim camiası ayağa kalktı. Sendikalar ve meslektaşları, okul önlerinde "can güvenliği" nöbeti tutarak okullardaki şiddet sorununa dikkat çekti. Genç öğretmenin görevi başında hayatını kaybetmesi yalnızca ailesini değil, tüm eğitim camiasını derinden etkilerken; olayın ardından eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşları ortak bir ses yükselterek tepkilerini dile getirdi. Okulların adeta "şiddet mahalli" haline gelmesine isyan eden eğitimciler, öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanması için acil olarak çağrıda bulundu. "Derdimiz bu ülkenin çocuklarını yetiştirmek ama kendi çocuklarımızı öksüz bırakmak değil" Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çekmeköy Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi önünde düzenlenen basın açıklamasında öğretmenlerin okullardaki can güvenliğinin bir an önce sağlanması için yetkili kurumlara seslenerek, yaşanan olaya ilişkin tepkilerini şu sözlerle dile getirdi: "Acımız büyük, hüznümüz büyük, yüreğimiz yangın yeri. Meslektaşımızı, Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybettik. En acısı ve en ağırı, insanlığa ailesine ve milletine faydalı olsun diye dişimizi tırnağımıza takarak yetiştirmeye çalıştığımız çocukların canımızı alıyor olması. Bu gerçekten tarifi mümkün olmayan bir acı. Eğitim çalışanları olarak bu memleketin, bu milletin ve insanlığın selameti için çocukları yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Okulların güvenliği konusu bizim için en önemli konulardan birisi. Onun için idareten güvenlik değil, hakikaten güvenlik sağlanmalı ve can emniyetimiz teminat altına alınmalı. Daha kaç Fatma öğretmenimizi bu konuda şiddete kurban vereceğiz? Kocaeli’deki Necmettin öğretmenimizin başına gelenler geldi aklıma. O gün oradaydık, o gün "bu son olsun" demiştik ama son olmadı; Fatma Nur öğretmenimizi de şiddete kurban verdik. Onun için bu şiddet sarmalı, bu cinnet ortamı bir an önce bitmeli. Eğitimciler olarak biz işimizi güven ortamı içerisinde yapabilmeliyiz. Az önce öğretmenler odamızı ziyaret ettim; meslektaşlarımın üzüntüsünü gördüm, yüreğim bir kez daha parçalandı. Hepsi o travmayı yaşıyor ve ’Bu saatten sonra nasıl alışacağız, nasıl burada hizmet edeceğiz’ diyerek yaşadığı üzüntüyü ifade etmeye çalışıyor. Bu konu hafife alınmaması gereken bir konu. Biz öğretmenler olarak, ’bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" denilen bir mesleğin misyonunu üstlenirken canımızı vermek ve bu konuda hayatımızı kaybetmek, çoluğumuzu çocuğumuzu sahipsiz bırakmak istemiyoruz. Logolarımız farklı olabilir ama acımız aynı. Biz öğretmeniz, eğitim çalışanıyız. Derdimiz bu ülkenin çocuklarını yetiştirmek ama kendi çocuklarımızı öksüz bırakmak değil. Fatma Nur öğretmenimizin geride bir evladı kaldı ve onun sorumluluğu artık her birimizin üzerindedir."
Çarşamba’da hayvanlara 160 bin aşılama yapıldı
03 Mart 2026 Salı - 16:52 Çarşamba’da hayvanlara 160 bin aşılama yapıldı Samsun’un Çarşamba ilçesinde 2025 yılında hayvan hastalıklarına karşı yaklaşık 160 bin doz aşı uygulandı. Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, özellikle şap hastalığına karşı iki dönem aşılama gerçekleştirildi. İlkbaharda yaklaşık 47 bin, sonbaharda ise yaklaşık 44 bin olmak üzere toplamda 91 bine yakın şap aşısı yapıldı. Şap hastalığının yanı sıra diğer bulaşıcı hastalıklara karşı da aşılama çalışmaları sürdü. Hayvandan insana bulaşma riski bulunan sığır brusellozu için yaklaşık 30 bin, koyun brusellozu için ise küçükbaş hayvanlara 4 bine yakın aşı uygulandı. Kuduz riski taşıyan ve şüpheli görülen 2 binin üzerindeki hayvana da kuduz aşısı yapıldı. Hayvandan insana geçebilen kuduz hastalığında, zamanında müdahale edilmemesi halinde ölüm riski bulunuyor. 2025 yılında koyun-keçi çiçek hastalığına karşı yaklaşık 20 bin doz aşı uygulanırken, küçükbaş hayvanlarda görülen koyun-keçi vebasına karşı da 8 bine yakın aşılama gerçekleştirildi. Tarım ve hayvancılık alanında Samsun’un önemli ilçeleri arasında yer alan Çarşamba’da yaklaşık 50 bin büyükbaş hayvan bulunuyor. İl genelindeki 350 bin büyükbaş hayvan varlığının yüzde 15’i Çarşamba’da yer alıyor. İlçede ayrıca 15 bin küçükbaş hayvan bulunurken, Samsun genelinde bu sayı yaklaşık 220 bin seviyesinde. Küçükbaş hayvan varlığının yüzde 7’sine sahip olan ilçede, bu sayının önümüzdeki yıllarda artması bekleniyor.
Tarsus Belediyesi Meclisinde yatırım, dayanışma ve yeni projeler öne çıktı
03 Mart 2026 Salı - 16:51 Tarsus Belediyesi Meclisinde yatırım, dayanışma ve yeni projeler öne çıktı Tarsus Belediyesi Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısının 4. Oturum 1. Birleşimi gerçekleştirildi. Kent gündemini yakından ilgilendiren projelerin ele alındığı toplantıda meydan düzenlemelerinden tarımsal desteklere, Ramazan programlarından araç alımına kadar birçok başlık görüşülerek karara bağlandı. Yapımı tamamlanma aşamasına gelen Kent Meydanı projesinde çalışmaların büyük bölümü bitirildi. Proje kapsamında yer alan 1100 metrekarelik sanat galerisi ve karşılama merkezi binasında idari ofisler, kafeterya alanı, sanat galerisi, sinevizyon odası ve diğer bölümlerin tüm imalatlarının tamamlandığı bildirildi. Toplam 7 bin metrekarelik meydan alanında zemin kaplamaları, yürüyüş yolları ve çevre düzenlemeleri bitirilirken, erişilebilirlik için rampa düzenlemeleri yapıldı. Peyzaj çalışmalarıyla estetik bütünlük sağlanan alanda, tarihi hamam kalıntılarının cam zemin üzerinden görülebileceği bir düzenleme de hayata geçirildi. Toplantıda değerlendirmede bulunan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, meydanın kısa sürede teslim edilerek vatandaşların kullanımına sunulacağını ifade etti. Meydana ’Kleopatra’ ismi gündemde Kleopatra Kapısı yanında yer alan Kent Meydanına ’Kleopatra Meydanı’ isminin verilmesi önerildi. Başkan Boltaç, isim bütünlüğünün önemli olduğunu vurgulayarak uluslararası bilinirliği olan bir ismin alana değer katacağını belirtti. Öneri, detaylı değerlendirme için ilgili komisyonlara havale edildi. Altaylılar Mahallesi’ndeki okuma salonuna, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitiren matematik öğretmeni Türkan Genç’in adının verilmesi kararlaştırıldı. Komisyonlardan geçen teklif mecliste oy birliğiyle kabul edildi. Başkan Boltaç, Türkan Genç’in öğrencilerine sadece ders değil umut ve cesaret de aşılayan bir eğitimci olduğunu ifade etti. Mart ayında Ramazan ve 8 Mart buluşmaları Belediyenin mart ayı programı kapsamında üç farklı mahallede iftar sofraları kurulacağı açıklandı. Cuma, cumartesi ve pazar günleri ’Ramazan Buluşmaları’ düzenlenecek, bayramın ikinci günü ise Kent Meydanında ’Bayram Sofrası’ kurulacak. 6- 8 Mart tarihleri arasında ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında üretici kadın stantları açılacak. Kadın emeğini desteklemeye yönelik etkinliklerle kentte dayanışma ortamının güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca St. Paul Meydanı çevresinde bayram pazarı kurulacağı ve başvuruların ’Alo 153 Tim’ hattı üzerinden yapılabileceği bildirildi. Üreticiye destek sürecek Tarsus Belediyesi ile Tarsus Süt Üreticileri Birliği arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında süt üreticilerine yönelik desteklerin devam edeceği açıklandı. Bu kapsamda mısır flake desteği, yalama taşı ve 5 adet soğutuculu süt tankı temin edilecek. Mayıs ayında Dünya Süt Günü kapsamında ’En Güzel Buzağı Yarışması’ düzenleneceği de belirtildi. Eski kaymakamlık alanına yeni meydan Eski kaymakamlık binasının bulunduğu alan için hazırlanan proje kurul tarafından onaylandı. Başkan Boltaç, alanın ’Cumhuriyet Meydanı’ adıyla kente kazandırılacağını ve resmi törenlerde kullanılabilecek geniş bir meydan oluşturulacağını ifade etti. Kültür Merkezinde çalışmalar sürüyor Kültür Merkezindeki çalışmaların devam ettiği, yaklaşık 5-6 ay içerisinde tamamlanmasının hedeflendiği açıklandı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte kente önemli bir kültürel alan kazandırılacak. Belediye filosu güçleniyor Toplantıda Devlet Malzeme Ofisi üzerinden araç alımı yapılacağı da duyuruldu. Bu kapsamda 2 minibüs, 3 çöp kamyonu, 1 ekskavatör, 1 greyder, 3 damperli kamyon ve ilk etapta 1 traktör belediye envanterine kazandırılacak. Başkan Ali Boltaç, alınan kararların Tarsus’a hayırlı olmasını dileyerek, aynı gün Yarbay Şemsettin Mahallesi’nde düzenlenecek iftar programına tüm vatandaşları davet etti.
İnegöl’de birlik ve beraberlik sofrası kuruldu
03 Mart 2026 Salı - 16:48 İnegöl’de birlik ve beraberlik sofrası kuruldu İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği iftar programında bu yıl da birlik ve beraberlik tablosu oluştu. Kurum müdürleri ile 116 mahalle muhtarı aynı sofrada buluşurken, protokol üyeleri de programa katılım sağladı. Gecede "Ortak paydamız İnegöl" vurgusu ön plana çıktı. İnegöl Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa Kaymakam Eren Arslan, AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Belediye Başkan Yardımcıları ve daire müdürleri, AK Parti İnegöl İlçe Başkanı Mustafa Durmuş ile kamu kurumlarının müdürleri ve mahalle muhtarları katıldı. "Birlik ve beraberimiz daim olsun" Programda selamlama konuşması yapan Başkan Alper Taban, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekerek sözlerine teşekkürle başladı. Başkan Taban açıklamasında, "Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde bu sofrayı bereketlendirdiğiniz için her birinize teşekkür ediyor, Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. Elhamdülillah bizleri bu günlere ulaştıran Cenab-ı Allah’a şükrediyoruz. Ancak bir taraftan da ülkemizin çevresinde yaşanan hadiseleri görüyoruz. Coğrafyamız adeta bir ateş çemberi. İran’da yaşanan olaylar, Gazze’deki zulüm ve farklı coğrafyalardaki acılar yüreğimizi yakıyor. Yapılan zulümleri lanetliyor, kınıyoruz. Cenab-ı Allah kötüye fırsat vermesin. Bu birlik ve beraberlikle ettiğimiz duaların kabul olmasını niyaz ediyorum" dedi. "İnegöl bir çok ilden büyük sorumluluk alanına sahip" İnegöl’ün her geçen gün büyüdüğünü belirten Başkan Alper Taban, şehrin artık 300 bini aşan nüfusuyla büyük bir yerleşim merkezi olduğunu ifade etti. Son bir yılda 3 bin 750 kişilik artış yaşandığını hatırlatarak, "Türkiye’de bin nüfuslu ilçeler var. Bu açıdan baktığımızda İnegöl artık birçok ilden daha büyük bir sorumluluk alanına sahip. Bu şehir tek başına bir kişinin gayretiyle yönetilemez; hepimizin ortak emeğiyle büyüyor. İnegöl için emek veren herkesten Allah razı olsun. Gayretlerinize şahidim ve her birinize teşekkür ediyorum. İnşallah daha güzel hizmetleri vatandaşlarımıza ulaştırmak için can birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz." dedi. Ramazan ayı boyunca İnegöl Belediyesi olarak cami merkezli programlara ağırlık verdiklerini ifade eden Taban, kıymetli hafızların davet edildiğini ve teravih buluşmalarında vatandaşlarla bir araya gelindiğini söyledi. İftar programlarında ise sivil toplum kuruluşları, kaymakamlık ve belediye organizasyonlarıyla İnegöl’de güçlü bir dayanışma ortamı oluştuğunu vurguladı. "Birlik içinde güçlü İnegöl" AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman da programda yaptığı konuşmada Ramazan ayının bereketini ve huzurunu aynı sofrada paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Bu anlamlı organizasyon için Belediye Başkanı Alper Taban’a ve Kaymakam Eren Arslan’a teşekkür eden Salman, İnegöl’ün muhtarların, belediyenin ve kurum müdürlerinin gayretiyle her geçen gün daha da güçlendiğini söyledi. Ankara ayağında da destek vermeye devam ettiklerini belirten Salman, sanayisi, tarımı ve ekonomisiyle hızla büyüyen İnegöl’ün güvenlikten sağlığa, eğitimden çevreye kadar tüm alanlarda koordinasyon içinde yönetildiğini vurguladı. "El ele verdiğimizde daha güçlü bir şehir ortaya çıkıyor. Hedefimiz, bizden sonraki nesillere daha gelişmiş, daha huzurlu bir İnegöl bırakmak" diyen Salman, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. Konuşmasında İslam coğrafyasında yaşanan acılara da değinen Salman, özellikle Gazze’de devam eden saldırıların yürekleri dağladığını belirterek, Ramazan ayında yaşanan zulmü kınadıklarını ifade etti. "İşbirlikleriyle sorunlar kararlılıkla çözülüyor" İlçe Kaymakamı Eren Arslan da yaptığı konuşmada, Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni ederek tüm ibadetlerin kabulünü diledi. Program için Belediye Başkanı Alper Taban’a ve emeği geçen belediye personeline teşekkür eden Arslan, İnegöl’de huzurlu ve uyumlu bir çalışma ortamı bulunduğunu ifade etti. Kurumlar arası güçlü iş birliği sayesinde sorunların kararlılıkla çözüldüğünü belirten Arslan, Ankara’da da desteklerini esirgemeyen Milletvekili Ayhan Salman’a teşekkür etti. Dünyada ve İslam coğrafyasında yaşanan gelişmelere de değinen Arslan, adaletin, huzurun ve barışın hakim olduğu günlere ulaşma temennisiyle konuşmasını tamamladı. İftar sonrası teravih ve tatlı ikramı Programın ardından protokol üyeleri ile birlikte Halitpaşa Camii’nde teravih namazı eda edildi. Manevi atmosferin ha kim olduğu gecede, birlik ve beraberlik duygusu cami avlusunda da devam etti. Teravih namazı sonrası vatandaşlara tatlı ikramında bulunularak Ramazan’ın paylaşma ve kardeşlik ruhu hep birlikte yaşandı.
"Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi özel okul başvuruları başladı
03 Mart 2026 Salı - 16:46 "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi özel okul başvuruları başladı Bursa Teknik Üniversitesi ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesinin başvuruları, bu defa özel liseler için başladı. Daha önce devlet lisesi öğrencilerini kabul eden tescilli proje kapsamında, 11 ve 12’nci sınıf özel okul öğrencileri 1 ay boyunca hayalini kurduğu bölümü BTÜ sıralarında tanıyacak. Başvurular 10 Mart Salı günü sona erecek. Bursa Teknik Üniversitesinin (BTÜ), Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirdiği "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesinin özel okul başvuruları başladı. 2025 kasım ve aralık aylarında devlet lisesi öğrencilerini ağırlayan tescilli proje kapsamında bu defa özel liselerin 11 ve 12’nci sınıf öğrencileri misafir edilecek. Bursa genelindeki lise 3. ve 4. sınıf öğrencileri, üniversite tercihleri öncesi hayalini kurdukları bölümlerde birebir eğitime katılarak, kararlarını daha bilinçli verebilecek. Yerleştirme sonuçları 16 Mart 2026 tarihinde açıklanacak. Projenin eğitim süreci 23 Mart-17 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek. Her bölüme 6 öğrenci Öğrenciler, BTÜ’nün web sitesinde 10 Mart Salı gününe kadar erişime açılacak sistem üzerinden başvurularını yapacak (https://bys3.btu.edu.tr/tercih_robotu_ogrenci). Öğrencilerin 5 farklı bölüm tercih hakkı olacak. Tercih süreci, üniversite tercihlerine benzer şekilde işleyecek; öğrenciler okumak istedikleri bölümü seçecek, yerleştirmeler ise okul not ortalamalarına göre yapılacak. Yerleştirme sonuçlarına göre 11. ve 12. sınıflardan 3’er olmak üzere her bölüme 6’şar öğrenci kabul edilecek. Başvurular Bursa’daki tüm özel liselere açık Projeye, Bursa genelindeki tüm özel liselerinden başvuru yapılabilecek. Lise öğrencileri için hem mesleki yönelim hem de kariyer planlamasında önemli bir fırsat sunan uygulama, Türkiye genelinde bir ilk olarak ön plana çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından tescillenen proje ile gençlerin sadece teorik değil, pratik olarak da üniversite hayatını deneyimlemeleri hedefleniyor. Öğrenciler, gerçek sınıf ve laboratuvar ortamında akademisyenlerle bir araya gelerek bölüm derslerine katılacak, kampüs ortamını birebir gözlemleyerek üniversite kültürü hakkında doğrudan fikir sahibi olacak. Rektör Çağlar’dan öğrencilere davet Gençlerin doğru tercih yapmasının hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığını vurgulayan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa’ projemizle öğrencilerimizin hayalini kurdukları bölümü yakından tanımalarını, akademisyenlerimizle birebir iletişim kurmalarını ve üniversite atmosferini deneyimlemelerini sağlıyoruz. Daha önce projeye katılan devlet lisesi öğrencilerimizden aldığımız olumlu geri dönüşler ve memnuniyetleri, uygulamanın ne kadar doğru ve etkili bir adım olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi. Amacımız, bilinçli tercihler yapan, hedeflerini netleştirmiş gençler yetiştirmek. Tüm özel lise öğrencilerimizi üniversitemizde bu deneyimi yaşamaya davet ediyorum" dedi.
Nilüfer’de ‘Ortak Akıl’ kazandı
03 Mart 2026 Salı - 16:44 Nilüfer’de ‘Ortak Akıl’ kazandı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahallesi’nde hayata geçirilmesi planlanan "Kantin Nilüfer" projesini, mahalle sakinleriyle yapılan istişareler sonucunda ortak akılla durdurma kararı aldı. Başkan Şadi Özdemir, "Bizim en büyük projemiz, Nilüfer’i Nilüferlilerle birlikte yönetmektir" dedi. Nilüfer Belediyesi, kentin yönetiminde "ortak akıl" ve "katılımcı demokrasi" ilkelerini somut adımlarla hayata geçirmeye devam ediyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahalle Komitesi ile bir araya gelerek, BursaRay Yüzüncüyıl istasyonu çıkışındaki alanda planlanan yeni sosyal tesis projesi hakkında mahalle sakinlerini dinledi. "Toplumcu belediyecilik, toplumu dinlemekle başlar" Bölgede yeni bir yapılaşmaya gitmeden, mevcut yapının dönüştürülmesiyle planlanan "Kantin Nilüfer" projesi, özünde güçlü bir sosyal dayanışma modeli barındırıyordu. Bu projeyle, ekonomik kriz döneminde vatandaşlara uygun fiyatlı sosyalleşme imkânı sunulması ve piyasa fiyatlarının dengelenmesi amaçlanmıştı. Kurulacak sistemden elde edilecek gelirle de 2 binden fazla amatör sporcu çocuğun desteklenmesi, kadın spor takımlarına katkı sağlanması ve yerel tarımın güçlendirilmesi hedefleniyordu. Toplantıda mahalle sakinlerinin, artabilecek trafik yoğunluğu ve bölgedeki anıt ağacın korunması gibi konulardaki çevresel hassasiyetlerini içtenlikle dinleyen Başkan Şadi Özdemir, projeyi durdurma kararı aldı. Toplumcu belediyeciliğin temelinde halkın sesine kulak vermenin yattığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, bu kararın birlikte yönetme kültürünün en güzel kanıtı olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, sürece ve alınan karara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bizim yönetim anlayışımızın merkezinde tamamen diyalog, uzlaşı ve karşılıklı anlayış bulunuyor. Kantin Nilüfer projesiyle gençlerimize, çocuklarımıza ve ailelerimize nefes aldıracak; sporu, tarımı ve kadınları destekleyecek çok yönlü bir dayanışma modeli kurgulamıştık. Bu güzel hedeflere ulaşmayı çok arzu etsek de, Yüzüncüyıl sakinlerimizin çevresel dokuya ve mahalle huzuruna dair hassasiyetlerini büyük bir saygıyla karşılıyoruz. Hazırladığımız projeler ne kadar yüksek bir toplumsal fayda barındırırsa barındırsın, mahallelimizin içten rızası ve onayı bizim için her şeyden değerlidir. Biz Nilüfer’i kocaman bir aile olarak görüyor, kararlarımızı da bu ailenin fertleriyle, yan yana, omuz omuza veriyoruz." "Katılımcı demokrasi için örnek adım" Alınan bu karar, Nilüfer’de hayata geçirilecek projelerin yalnızca ekonomik ve teknik faydalarına göre şekillenmediğini; çevreye duyarlılığın, mahalle kültürünün ve vatandaşın doğrudan onayının her zaman öncelikli olduğunu bir kez daha kanıtladı. Nilüfer Belediyesi, kentin farklı noktalarında halkın bütçesini koruyan, sporu ve üretimi destekleyen sosyal dayanışma projeleri üretmeye ve bu projeleri halkla tam bir şeffaflık içinde istişare ederek hayata geçirmeye devam edecek.
Bakan Kurum: "500 bin sosyal konutumuz bitecek, hayaller ertelenmeyecek, Türkiye kazanacak"
03 Mart 2026 Salı - 16:30 Bakan Kurum: "500 bin sosyal konutumuz bitecek, hayaller ertelenmeyecek, Türkiye kazanacak" Beştepe’de "Ev Sahibi Türkiye Kura Çekim Töreni"nde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Yüzyılın Konut Projesi’nin deprem bölgesinde tamamlanan Asrın İnşa Seferberliği’nin 81 ildeki yansıması olduğuna dikkat çekti. Bakan Kurum, "Tüm bu sosyal konutlarımız bitecek, hayaller ertelenmeyecek" dedi. Türkiye genelinde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği ‘Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Ankara’da Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde ‘Ev Sahibi Türkiye’ Kura Çekim Töreni düzenlendi. Noter huzurunda 31 bin 73 konutun hak sahiplerinin belirlendiği törene Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, diğer kabine üyeleri, milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı. "Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı şehircilik hamlesi" Törende konuşan Bakan Kurum, "Bugün, milletin evinde, milletin yuvaları için bir aradayız. Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı şehircilik hamlesinin, en kıymetli adımlarından birini atıyoruz" dedi. 6 Şubat depremlerinin ardından 455 bin konutun inşa edilmesiyle tamamlanan Asrın İnşa Seferberliği’nin, 500 bin sosyal konutun inşa edileceği ‘Yüzyılın Konut Projesi’ne örnek teşkil ettiğine işaret eden Bakan Kurum, "Yüzyılın Konut Projesi, 6 Şubat sonrası başlattığımız asrın inşasının 81 ildeki yansımasıdır. Herkesin kabulüdür ki, bu süreçte devletimiz asrın inşasıyla; tüm dünyaya örnek olacak bir dirayeti ortaya koydu. Deprem bölgesiyle bağımızı bir an olsun koparmadan, adeta bir şefkat koridoru oluşturduk. Ve hamdolsun, yaralarımızı sarmayı da yeniden dimdik ayağa kalkmayı da milletimizle birlikte başardık. 11 ilde, 4 bin 333 köyde, 3 bin 481 şantiyede gece gündüz çalıştık. 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimizle beraber, emsalsiz bir yeniden inşa seferberliğine imza attık. Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü, Türk milletinin dualarıyla; dile kolay, tam 455 bin konutumuzu alnımızın akıyla tamamladık" ifadelerini kullandı. "Milletimiz iftiraların ve yalanların hiçbirine itibar etmedi" Bakan Kurum, muhalefetin deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara karşı tutumunu da eleştirerek, "Biz vatandaşlarımız bir saniye evine erken girsin diye dur durak bilmeden çalışırken, bir yandan da milletimizi aldatan, moralini bozan iddialarla karşı karşıya kaldık. Bizim nasıl çalışmalarımız durmadıysa, onların da yalanları tek bir gün bile durmadı. Milletimiz bizi biliyor. İftiraların ve yalanların hiçbirine itibar etmedi, etmiyor. Çünkü şundan eminiz, hakikat güneş gibidir ve güneş balçıkla sıvanmaz. Bizim duruşumuz nettir ve bizim siyaset anlayışımızın esası; eser ve hizmet siyasetidir. Cumhurbaşkanımızdan öğrendiğimiz eser ve hizmet siyasetiyle milletimize koştuğumuz, dar gününde yanında olduğumuz bir anlayışla işlerimizi yürütüyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin gücüne vurgu yapan Bakan Kurum, "Türkiye’nin sözü tüm dünyada dikkate alınıyorsa, bütün küresel belirsizliklere rağmen Türkiye halen en güvenli limansa, deprem bölgesinde 2 yılda 455 bin konutu bitiriyor ve hemen sonrasında da 81 ilde 500 bin konut üretecek Yüzyılın Konut Projesi’ni başlatıyorsa, bu Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği sayesindedir" dedi. "Sosyal konutlarımız bitecek, hayaller ertelenmeyecek" Deprem konutlarının teslimi için gösterilen iradenin 500 bin sosyal konutun tamamlanması için de ortaya konulacağını belirten Bakan Kurum, "Dün deprem bölgesindeki 455 bin konuta inandık, çalıştık, başardık. Bugün de 500 bin yeni yuvamız için çalışacağız, başaracağız. Allah’ın izniyle; tüm sosyal konutlarımız bitecek, hayaller ertelenmeyecek, gelecek bekletilmeyecek, milletimiz kazanacak, Türkiye kazanacak" şeklinde konuştu. Ankara’da 31 bin 73 konutun kurası çekildi Törende; Etimesgut, Gölbaşı, Mamak, Pursaklar ve Sincan’da toplam 21 bin 780, Sincan Temelli’de 4 bin, Polatlı’da bin 500, Beypazarı’nda 750, Çubuk ve Elmadağ’da toplam 1000, Kahramankazan’da 300, Nallıhan’da 200, Çayırhan’da 100, Şereflikoçhisar ve Çamlıdere’de toplam 400, Güdül’de 142, Bala’da 110, Evren’de 41, Akyurt, Ayaş, Haymana, Kalecik ve Kızılcahamam’da ise toplam 750 olmak üzere, Ankara genelinde toplam 31 bin 73 konutun hak sahipleri noter huzurunda belirlendi.