TEKNOLOJİ
KUTO’dan turizmde dijital dönüşüme güçlü adım 18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:01:24 Kuşadası ticaret hayatının en güçlü alanı olan turizm sektörünün sürdürülebilirliğini desteklemek, değişen dünya dinamiklerine uyumunu artırmak ve dijital dönüşüm sürecine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Kuşadası Ticaret Odası, teknoloji odaklı önemli bir eğitim organizasyonuna ev sahipliği yaptı. Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) ile Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) iş birliğinde düzenlenen "2026 Turizminde Yapay Zeka" konulu eğitim programı, sektör temsilcilerini KUTO’da buluşturdu. Üç gün boyunca devam eden eğitim programında, turizmde yapay zeka kullanımı, müşteri odaklı hizmet anlayışı ve dijital pazarlama teknikleri gibi günümüz turizm sektörünün kritik başlıkları, alanında uzman eğitmen Ozan Kanal tarafından katılımcılara kapsamlı şekilde aktarıldı. Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan; "GEKA’nın desteğiyle odamız tarafından hayata geçirilen 2026 Turizminde Yapay Zeka konulu eğitim programımız, ilçemizin ticari kapasitenin geliştirilmesi ve sektörün teknolojiyle daha güçlü hale gelmesi açısından önemli bir kazanım oldu. Kuşadası Ticaret Odası’nın kurumsal bakışı ve dijitalleşmeye verdiği önem doğrultusunda planladığımız bu eğitim ile katılımcıların iş süreçlerinde yapay zekadan daha etkin yararlanması ve Kuşadası turizminin rekabet gücünün artırılmasını hedefledik" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:39 Ardahan Üniversitesi ile Bakü Slav Üniversitesi arasında eğitimde iş birliği ve staj programı Ardahan Üniversitesi Dış İlişkiler Ofisi koordinasyonunda yürütülen uluslararası iş birliği faaliyetleri kapsamında, Azerbaycan Bakü Slav Üniversitesi Balkan Çalışmaları ve Mütercim-Tercümanlık bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler, staj programı çerçevesinde Ardahan Üniversitesine gelerek Rektör Emiroğlu’nu makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette öğrencilerle yakından ilgilenen Rektör Emiroğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasında köklü bir geçmişe dayanan kardeşlik ilişkilerinin eğitim ve akademik iş birlikleri aracılığıyla daha da güçlendiğini vurguladı. İki ülke arasındaki "iki devlet, tek millet" anlayışının üniversiteler arası iş birliklerine de yansıdığını ifade ederek bu tür akademik değişim ve staj programlarının hem kültürel etkileşimi artırdığını hem de öğrencilerin mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Öğrenciler, Üniversitede gördükleri misafirperverlikten ve kendilerine sunulan nitelikli staj imkânlarından duydukları memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’de edindikleri tecrübelerin kariyer yolculuklarında kendileri için önemli olduğunu ifade ettiler. Programın hem akademik donanım hem de kültürel zenginlik açısından oldukça verimli geçtiğini belirten öğrenciler, desteklerinden dolayı Rektör Emiroğlu’na teşekkür ettiler. Ziyaret, öğrencilerin Azerbaycan’a özgü geleneksel hediyeleri Rektöre takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:28 Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada katedilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:23 Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada kat edilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
Melikgazi Belediyesi’nden 2026 TEKNOFEST’e destek
10 Nisan 2026 Cuma - 14:14 Melikgazi Belediyesi’nden 2026 TEKNOFEST’e destek 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda gerçekleşecek olan TEKNOFEST için geri sayım başladı. Gençliğe verdiği değer ile vizyon çalışmalara imza atan, önemli yatırımlarla gençlerin önünü açan Melikgazi Belediyesi, 2026 yılında TEKNOFEST’e malzeme desteğini 5 milyon TL’ye çıkardı. Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, gençlerin teknoloji alanında yeteneklerini geliştirmeleri için desteklerinin daima devam edeceğini belirterek; "Umudumuz, yarınlarımız, gülen yüzümüz gençlik! Gençlerimizin her alanda kendilerini geliştirmeleri, vatanına, milletine hayırlı işler yapmaları, ülkemizin geleceğini en güzel noktalara taşımaları için Melikgazi Belediyesi olarak buradayız. Bu kapsamda öncü ve örnek birçok çalışma ile desteğimizi gösteriyoruz. Bilindiği üzere Kayseri’de havacılık tarihinin yeniden yazılacağı Melikgazi Belediyesi Mehmet Altun Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz, GÖKTİM Melikgazi bünyesinde eğitim verecek teknoloji atölyelerimiz, rekor sayıda okullarımız, kütüphanelerimiz, sosyal tesislerimiz, kültürel etkinliklerimizle gençlerimizin yanındayız. Teknoloji alanında ilerleyen, üreten, gelişen Türkiye’mizin savunma sanayiindeki başarı bayrağını göklere çekecek evlatları! Siz çalışmaya devam edin, biz her zaman arkanızdayız. 2026 TEKNOFEST Şanlıurfa’da gerçekleşecek. 2026 yılında 5.000.000 TL’lik bir malzeme desteği sağlayarak yeni bir rekor kırıyoruz. Tüm gençlerimize başarılar diliyorum. TEKNOFEST 2026’da Şanlıurfa’da buluşmak üzere" dedi.
MEB’den "Sarılılar Teoremleri" başvurusuna cevap
10 Nisan 2026 Cuma - 11:14 MEB’den "Sarılılar Teoremleri" başvurusuna cevap Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, Samsun’un Atakum ilçesinde yaşayan emekli matematik öğretmeni Kerim Sarılar’ın "Sarılılar Teoremleri" başlıklı çalışmasına ilişkin yaptığı başvuruya resmi cevap verdi. Bakanlık, söz konusu dilekçe ve eklerinin incelendiğini, görüş ve önerilerin eğitim alanında yapılacak çalışmalarda değerlendirilmek üzere kayıt altına alındığını bildirdi. Bakanlık tarafından gönderilen yazıda, Sarılar’ın farklı tarihlerde ilettiği dilekçelere atıf yapılarak başvurunun detaylı şekilde incelendiği ifade edildi. Yazıda ayrıca, eğitim konularına gösterilen ilgi ve hassasiyet nedeniyle teşekkür edilerek, başvuru sahibine bilgilendirme yapıldığı kaydedildi. Öte yandan, Sarılar’ın başvurusuna konu olan çalışmada, "Sarılılar Döngesi" olarak adlandırılan matematiksel bir sistemin, asal çember temelli üç ana eşitliğe dayandığı öne sürülüyor. Çalışmada alan oranı, yükseklik oranı ve yay oranı arasında kurulan ilişkiler üzerinden çeşitli teoremler tanımlanırken, bu teoremlerin çember, üçgen ve elips geometrisiyle bağlantılı olduğu ifade ediliyor. Metinde yer alan teoremlerde; alan oranı ile çevre oranı arasındaki bağıntılar, çember yarıçapı üzerinden eksen uzunluğu hesaplamaları ve üçgenlerde açı, yükseklik ile oran ilişkileri matematiksel ifadelerle açıklanıyor. Ayrıca elips yapısının da benzer şekilde alan ve yükseklik oranlarına dayandırıldığı belirtiliyor.
Balıkesir’de: "Girişimciler global sahneye hazırlanıyor"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:13 Balıkesir’de: "Girişimciler global sahneye hazırlanıyor" Balıkesir Teknokent’te düzenlenen Uluslararası Girişimcilik Paneli’nde, girişimlerin global pazarlara açılma süreçleri ve Türkiye’den yeni Turcorn’lar çıkarma hedefi ele alındı. Balıkesir Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Balıkesir Teknokent ev sahipliğinde düzenlenen "Uluslararası Girişimcilik Paneli", akademi, kamu ve iş dünyasını bir araya getirdi. Balıkesir Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Mehmet Şafak, Balıkesir Üniversitesi dekanları, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri ve girişimcilerin katılımıyla gerçekleşen panelin açılış konuşmasını Balıkesir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl gerçekleştirdi. Satıl konuşmasında, Balıkesir Üniversitesi’nin uluslararasılaşma faaliyetlerine değinirken, üniversitelerin girişimcilik ekosistemindeki rolüne ve akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Ardından Balıkesir Teknokent Genel Müdürü Öğr. Gör. F. Burcu Aydemir konuşmasında, Teknokent bünyesinde gelişen girişimcilik ekosistemine değinerek; global pazarlara açılmanın önemi, yatırım alabilen girişimler oluşturma hedefi ve bu doğrultuda yürütülen uluslararası iş birlikleri hakkında bilgi verdi. Aydemir, Balıkesir’den uluslararası ölçekte değer üreten ve Turcorn seviyesine ulaşabilecek girişimlerin ortaya çıkmasını hedeflediklerini ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından panel oturumunda konuşmacı olarak; - Zico Ufuk Batum - Ventures & Mentors League Kurucusu & CEO’su - Dr. Ali Cihan Kurt - Synergia Kurucu Ortağı - Ahmet Acaroğulları - ACA Group CEO’su - Dr. Yılmaz Pekmezcan - Marmara Teknokent Yönetim Danışmanı yer aldı. Panelde; uluslararası girişimcilik, global pazarlara açılma ve yatırım süreçlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler Marmara Teknokent yürütücülüğünde gerçekleşecek. Startup World Cup Türkiye 2026 organizasyonu hakkında da katılımcılara bilgi verildi. Panelistler, girişimlerin uluslararası pazarlara hazırlanma süreçleri, karşılaşılan zorluklar ve büyüme stratejileri üzerine deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Etkinlik, yoğun katılım ve etkileşimli soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Yapay zeka işletmelerde riskleri azaltıyor
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:31 Yapay zeka işletmelerde riskleri azaltıyor Doç. Dr. Sefer Darıcı, ilerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin yapay zeka entegrasyonunu tamamlamasının beklendiğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için yapay zeka entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda olduğunu belirterek, yapay zekanın işletmelerde riskleri azalttığını, zamanla büyük küçük tüm işletmelerin bu entegrasyon sürecini tamamlamak zorunda olduklarını söyledi. Doç. Dr. Sefer Darıcı yaptığı açıklamada, "Dijital entegrasyon bugün Türkiye’nin geleceği olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte işletmeler önemli mesafeler kat etti ve ciddi gelişmeler yaşanıyor. Birçok firma iş işlemlerini, üretim süreçlerini ve karar mekanizmalarını yapay zekaya entegre ederek verimlilik sağlıyor. Her işletmenin yapay zekaya entegrasyon sürecinde baştan itibaren izlemesi gereken bir strateji bulunuyor. Bu kapsamda hangi adımların yapay zekaya devredileceği, hangi süreçlerin hibrit şekilde yürütüleceği belirleniyor. Yapay zeka entegrasyonu özellikle işletmeler için kritik bir konu olarak öne çıkıyor. Yapay zekanın üretim, insan kaynakları ya da karar destek süreçlerinden hangisinde kullanılacağı işletme içinde detaylı analiz gerektiriyor. Bu açıdan bakıldığında doğru bir entegrasyon ile işletmeler mevcut verimliliklerini önemli ölçüde artırabiliyor. Ancak burada en önemli nokta, sürecin sağlam bir analiz ve strateji ile yürütülmesi. Çünkü her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda" dedi. "İşlemelerde riskleri azaltıyor" Doç. Dr. Sefer Darıcı, tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımının arttığını, artışla birlikte işletmelerde risklerinde azıldığını ifade edip, "Dünya genelinde yapay zeka teknolojisinin kaçınılmaz bir dönüşüm olduğu görülüyor. Özellikle ABD’de bu alanda geniş kapsamlı uygulamalar dikkat çekiyor ve birçok işletme süreçlerini yapay zekaya devretmiş durumda. Bu dönüşüm yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmıyor; eğitimden üretime kadar birçok alanda yapay zeka kullanılabiliyor. Bazı süreçler insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı hibrit modellerle yürütülürken, özellikle tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımı giderek artıyor. Bunun sonucunda verimlilik artışı sağlanırken hata oranlarında da ciddi düşüşler yaşanıyor. Aynı zamanda işletmelerin risklerini azaltmaları da önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor" dedi. "Yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz" Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğunun altını çizerek, "Türkiye’de de birçok işletme bu dönüşümün farkına varmış durumda ve yapay zeka entegrasyonu sürecini başlatıyor. İşletmenin küçük, orta ya da büyük ölçekli olması fark etmeksizin, hangi alanlarda yapay zekanın fayda sağlayacağının analiz edilmesi ve buna uygun adımların atılması gerekiyor. Önümüzdeki süreçte bu dönüşümün çok daha yaygın hale geleceği öngörülüyor. Bununla birlikte bazı iş kollarında olumsuz etkiler ve istihdam kayıpları yaşanabileceği de ifade ediliyor. Ancak genel çerçevede bakıldığında yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğu ve işletmeler için önemli bir adım olduğu belirtiliyor" "Büyük küçük tüm işletmeler kullanacak" Doç. Dr. Sefer Darıcı, zamanla büyük küçük tüm işlemelerin yapay zeka entegrasyonunu tamamlayacaklarına vurgu yaparak şunları söyledi. "Geçmişte dijital teknolojiler ve e ticaret alanında yaşanan dönüşüme benzer şekilde, bugün de yapay zeka alanında yeni bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Bu nedenle işletmelerin hangi alanlarda yapay zeka kullanmaları gerektiğini belirlemeleri ve bu doğrultuda planlı adımlar atmaları önem taşıyor. İlerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin bu sürece dahil olması ve yapay zeka entegrasyonunu tamamlaması bekleniyor"
Türk Telekom eSIM ile kullanıcılarına çevre dostu iletişim deneyimi sunuyor
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:17 Türk Telekom eSIM ile kullanıcılarına çevre dostu iletişim deneyimi sunuyor Türk Telekom, eSIM teknolojisiyle kullanıcılarına hızlı ve çevre dostu bir mobil iletişim deneyimi sunmayı hedefliyor. Türk Telekom, eSIM teknolojisiyle müşterilerine daha kolay, hızlı ve çevre dostu bir mobil iletişim deneyimi sunmayı hedefliyor. eSIM Teknolojisi, fiziksel SIM kart taşıma zorunluluğunu ortadan kaldırarak dijitalleşmenin sunduğu çevreci dönüşümün bir parçası haline geliyor. eSIM kullanımı doğal kaynak tüketimini azaltırken, karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sağlıyor. eSIM sayesinde kullanıcılar, uzaktan aktivasyon ve dijital yönetim imkânlarıyla işlemlerini daha hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Dijital dönüşümde sürdürülebilir ve yenilikçi teknoloji eSIM Uzaktan tanımlama ve dijital yönetim imkânı sunan eSIM teknolojisi, kullanıcı deneyimini hızlandırırken kâğıt ve enerji tüketimini de minimize ediyor. eSIM; daha verimli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir ekosistemin oluşmasına destek oluyor. eSIM, teknoloji odaklı büyümeyi sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla ileri taşıyan önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Fiziki hat sahibi olan Türk Telekomlular, mağazaya gitmeden Türk Telekom uygulaması üzerinden eSIM’e geçiş işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, eSIM kullanan Türk Telekom müşterileri Tek Numara Teknolojisi ile eSIM uyumlu akıllı saat üzerinden, akıllı telefonları yanında değilken arama yapabiliyor. eSIM, anında aktivasyon, aynı cihazda birden fazla hat kullanımı ve cihazlar arası kesintisiz bağlantı gibi imkanlarıyla dikkat çekiyor.
5G ile yeni dönem: Akıllı şehirler ve otonom teknolojiler geliyor
08 Nisan 2026 Çarşamba - 16:55 5G ile yeni dönem: Akıllı şehirler ve otonom teknolojiler geliyor Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hülya Gökalp Clarke, 5G teknolojisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 1 Nisan itibarıyla Türkiye’de 5G teknolojisine geçiş sürecinin başlamasıyla birlikte "5G nedir?" ve "Hayatımızda neleri değiştirecek?" soruları gündeme gelirken, Prof. Dr. Hülya Gökalp Clarke, 5G’nin özellikle akıllı sistemlerde büyük dönüşüm sağlayacağını ifade etti. Samsun’daki altyapı çalışmalarına değinen Clarke, 5G’nin ilk etapta şehir merkezlerinde ve yoğun veri trafiğinin olduğu bölgelerde kurulmasının hedeflendiğini belirterek, "Öncelikle konuşma ve internet kullanımının yoğun olduğu noktalarda altyapı oluşturulacak. İlerleyen süreçte bu sistem genişleyecek. Ancak 5G’nin gerçek performansını tüm altyapı tamamlandığında hissedebileceğiz. Şu an birçok yerde 5G, 4.5G altyapısı üzerinden hizmet veriyor" dedi. 5G’nin bireysel kullanıcılara daha hızlı internet ve yüksek kaliteli medya deneyimi sunacağını dile getiren Clarke, "Kullanıcılar daha hızlı veri indirip gönderebilecek, yoğun ortamlarda bile kesintisiz bağlantı kurabilecek. Mobil cihazlar adeta bir oyun konsoluna dönüşecek" diye konuştu. Asıl büyük dönüşümün ise endüstri ve üretim alanında yaşanacağını vurgulayan Clarke, "5G, cihazların birbiriyle hızlı ve kesintisiz iletişim kurmasını sağlayacak. Bu sayede akıllı şehirler, akıllı limanlar, akıllı sağlık sistemleri ve akıllı tarım uygulamaları yaygınlaşacak" ifadelerini kullandı. 5G’nin en dikkat çekici yeniliklerinden birinin otonom araçlar olacağını belirten Clarke, "Bir aracın, yoldaki bir tehlikeyi sürücüden önce fark edip otomatik olarak durması ’vay be’ dedirtecek gelişmelerden biri olacak. Ayrıca uzaktan ameliyat gibi ileri teknoloji uygulamaları da mümkün hale gelecek" şeklinde konuştu.