Son Dakika
|
DÜNYA
Pezeşkiyan: "Ülke durma noktasına gelmedi"
İran: "Savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır"
Gri kategoride aranan FETÖ firarisi Şadan Sakınan yakalandı
ABD, Kuveyt Büyükelçiliği'ni kapattı
Beşiktaş’ta metruk bina park halindeki aracın üzerine çöktü
İsrail-ABD ordusunun vurduğu Gandi Hastanesi’ndeki hasar görüntülendi
Kripto varlık işlemlerinde on binde 3 işlem vergisi alınacak
Peskov: "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz"
Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye Yüzyılı, Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır"
Beşiktaş Kulübü’nün 123. kuruluş yıl dönümü kutlandı
İngiltere, Kıbrıs Adası çevresine savaş gemisi konuşlandıracak
İGA İstanbul Havalimanı ve Airbus eğitim ortağı oldu
ABD’den Suudi Arabistan’da muhtemel hava saldırısı uyarısı
İhlas Ambalaj’a yeşil ekonomi ödülü
Bakan Fidan: "Konsolosluk Çağrı Merkezinde dünyanın dört bir tarafında bulunan vatandaşlarımızın sorularına cevap verilmekte"
TEKNOLOJİ
OEDAŞ muhtemel afetlere eğitim ve teknolojiyle hazırlanıyor
03 Mart 2026 Salı - 12:15:36
Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, başta deprem olmak üzere tüm afetlere karşı hazırlıklı olmak için hem çalışanlarına eğitim veriyor hem de teknolojiden yararlanıyor. 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla açıklama yapan OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, "Hedefimiz, muhtemel afet durumlarında önce can güvenliğini sağlamak, hemen ardından da enerjinin en kısa sürede, güvenli bir şekilde yeniden verilebilmesi için görevimizi en etkin biçimde yerine getirmek" dedi. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta faaliyet gösteren ve hizmet bölgesindeki tüm şehirlerde deprem riski bulunan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), afetlere yönelik çok yönlü bir hazırlık süreci yürütüyor. OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, eğitimden Ar-Ge ve teknoloji geliştirmeye uzanan çalışmaları hakkında bilgi verdi. "2025 yılında binlerce saat eğitim verdik" Başta deprem olmak üzere tüm afet senaryolarına karşı operasyonel müdahale kapasitelerini ve kurumsal dayanıklılıklarını artırdıklarını söyleyen Yalçın, "OEDAŞ olarak, hizmet verdiğimiz beş ilin deprem gerçeğini iş süreçlerimizin merkezine alıyor, bu kapsamda deprem, yangın, orman yangınları, ilk yardım gibi hayati konularda kapsamlı eğitimler düzenleyip saha tatbikatları gerçekleştiriyoruz. 2025 yılında çalışan başına 16 saatlik temel iş sağlığı güvenliği eğitimlerimizin yanında bin 89 çalışanımıza toplam 4 bin 356 saat genel ilk yardım eğitimi, 559 saha çalışanımıza ise işe özgü 559 saat teknik ilk yardım eğitimi verdik. Böylece yıl genelinde toplam 4 bin 915 saatlik bir eğitim süresine ulaştık. Ayrıca tüm çalışanlarımızın katılımıyla farklı lokasyonlarda 40 adet acil durum, deprem, yangın tatbikatlarımızı başarıyla tamamladık. Mevzuat gereği çalışanların yüzde 10’unun ilk yardımcı sertifikasına sahip olması yeterliyken 2025 yılında 247 çalışanımıza daha sertifikalı eğitim aldırarak sektör ortalamasının ve yasal sınırın oldukça üzerinde yer aldık. Bu tabloyu, önümüzdeki dönemlerde de korumayı ve geliştirmeyi hedefliyoruz" dedi. "29 kişilik arama kurtarma ekibimiz AFAD sertifikalı" AFAD’a akreditasyon süreçlerinin devam ettiğini belirten Yalçın, "Halihazırda devletimizin ilgili birimleriyle tam koordinasyon içinde hareket etme kabiliyetine sahibiz. Geçtiğimiz yıl 29 gönüllü çalışanımızdan oluşan arama kurtarma ekibimiz, AFAD’ın eğitimlerini başarıyla tamamlayarak sertifika aldı" açıklamasında bulundu. "Afet dayanıklılığımızı artırmak için teknolojiden yararlanıyoruz" Yalçın, afetlere yönelik Ar-Ge ve teknoloji projelerini ise şu sözlerle anlattı: "Ar-Ge departmanımız tarafından geliştirilen ve EPDK’dan onay alan ‘Deprem ve Doğal Afet Projesi’ ile elektrik dağıtım şebekesinin muhtemel bir deprem durumuna karşı hazırlığının ve ihtiyaçlarının belirlenmesini, deprem anı ve sonraki süreçte yapılacak operasyonel faaliyetler ile bu sürece katkı sağlayacak bilgi akışının oluşturulmasını hedefliyoruz. Öte yandan geçtiğimiz Ocak ayında Türkiye’de ve dünyada bir ilke imza atarak bir köydeki tüm abonelerin sayaçlarını uydu üzerinden okumaya başladığımızı kamuoyu ile paylaşmıştık. Bu projemizin ilerleyen fazlarında uydu üzerinden arıza tespiti de yapacağız. Bu sayede muhtemel bir afette, GSM şebekesinden bağımsız olarak arıza olan noktaları tespit edebileceğiz. Bunların yanında iki konteynerden oluşan Mobil Yedekleme Merkezimiz sayesinde afet anlarında dahi kritik verilere erişim sağlayarak operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürebilecek teknolojiye sahibiz. Hedefimiz, muhtemel afet durumlarında önce can güvenliğini sağlamak, hemen ardından da enerjinin en kısa sürede, güvenli bir şekilde yeniden verilebilmesi için görevimizi en etkin biçimde yerine getirmek."
03 Mart 2026 Salı - 10:56
Kütahya Şehit Selim Cansız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde TEKNOFEST heyecanı
Kütahya Şehit Selim Cansız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerine ve öğretmenlerine yönelik TEKNOFEST tanıtım programı düzenlendi. Okul konferans salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, Türkiye’nin en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Tanıtım programında, festivalin amacının gençleri bilim ve teknoloji alanında üretmeye teşvik etmek, Milli Teknoloji Hamlesi’ne katkı sağlayacak projelerin ortaya çıkmasını desteklemek ve yerli-milli teknolojilere ilgiyi artırmak olduğu vurgulandı. Öğrencilere festival kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmaları, başvuru süreçleri, proje hazırlama aşamaları ve takım çalışmasının önemi anlatıldı. Sunumda özellikle lise düzeyinde düzenlenen yarışma kategorilerine dikkat çekilerek, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine uygun alanlarda projeler geliştirebileceği ifade edildi. Öğretmenlerin de danışmanlık sürecinde aktif rol almasının önemine değinildi. Program sonunda öğrenciler merak ettikleri soruları yöneltme fırsatı bulurken, okul yönetimi bu tür bilim ve teknoloji odaklı etkinliklerin artarak devam edeceğini belirtti. Yapılan tanıtımın, öğrencilerin teknolojiye olan ilgisini artırması ve yeni projelerin ortaya çıkmasına vesile olması temenni edildi.
03 Mart 2026 Salı - 10:41
Türk Telekom’dan gökyüzünde dijital dönüşüm
Türk Telekom, grup şirketi Argela ile gökyüzünde dijital dönüşüm sağlayan 5G tabanlı çözümünü küresel arenaya taşıdı. Türk mühendisleri tarafından geliştirilen Argela UTM (İnsansız Hava Aracı Trafik Yönetim Sistemi) çözümünün lansmanı İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde gerçekleştirildi. Teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonuna öncülük etme doğrultusunda stratejik çalışmalarına devam eden Türk Telekom, dünyanın en önemli mobil teknoloji etkinliklerinden biri olan GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’ın katılımıyla gökyüzünde dijital dönüşüm sağlayacak yenilikçi bir teknolojinin lansmanını gerçekleştirdi. Türk Telekom’un 5G altyapısı ve grup şirketi Argela’nın milli mühendislik desteğiyle geliştirilen Argela UTM platformu, mobil şebeke kabiliyetlerini hava sahası yönetimiyle entegre eden yenilikçi ve milli bir teknoloji olarak geleceğin hava ulaşım sistemleri için küresel standartları belirliyor. Hava ulaşımında yeni dönem Yapılan açıklamaya göre; otonom hava ulaşım sistemlerinin hayata geçirilmesinde önemli bir adım olan Argela UTM’in başarısı GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde atılan imza ile küresele taşındı. Türk Telekom ve grup şirketi Argela, dünyanın önde gelen eVTOL (Elektrikli Dikey Kalkış ve İniş Yapabilen Hava Aracı) üreticisi EHang ile iş birliği anlaşması imzalayarak geleceğin ulaşım standartlarını belirlemek için stratejik bir adım attı. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türk Telekom olarak milli teknoloji hamlemizi gökyüzüne taşımanın büyük gururunu yaşıyoruz. Türk mühendisleri tarafından geliştirilen yenilikçi çözüm, mobil şebeke yeteneklerimizle hava trafiğini yönetmeye imkan sağlıyor. Bu hamle ile hem ülkemizin ulaşım stratejilerine katkı sunuyor, hem de teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye vizyonuna öncülük ediyoruz. GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri, milli mühendislik gücümüzün küresel arenada oyun kurucu olduğunun en somut kanıtıdır. İştiraklerimiz ve milli iş ortaklarımızla teknolojide dışa bağımlılığı azaltan çalışmalara imza atarken, ülkemizin yüksek teknoloji ihraç etme hedefine öncülük ediyoruz" dedi. Argela CEO’u İsmail Emanet, "Yeni nesil telekomünikasyondaki liderliğimizi havacılık sektörüne taşıyoruz. 5G ve ileri ağ çözümleri alanındaki uzmanlığımızı kullanarak, Argela’nın UTM sistemi aracılığıyla Türkiye’de Gelişmiş Hava Mobilitesi’ni güçlendirecek sağlam bir dijital altyapı sunmayı ve alçak irtifa bağlantısında yeni standartlar belirlemeyi hedefliyoruz. Türk Telekom’un liderliğinde yürütülen ileri düzey Ar-Ge çalışmalarıyla desteklenen bu vizyon doğrultusunda, Türkiye’nin dijital dönüşümüne ve akıllı kentsel mobiliteye geçişine yön vermekten gurur duyuyoruz" dedi. EHang Operasyon Başkanı (COO) Victoria Jing Xiang, "Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz bu ortaklık, Türkiye’de Düşük İrtifa Ekonomisi’nin hayata geçirilmesi yolunda belirleyici bir adımı temsil ediyor. EHang’in sertifikalı insansız eVTOL (elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen) hava aracı platformunu Türk Telekom’un gelişmiş dijital altyapısı ve İHA Trafik Yönetim Sistemi (UTM) kabiliyetleriyle birleştirerek; güvenli, ölçeklenebilir ve geleceğe hazır bir Gelişmiş Hava Hareketliliği ekosistemi inşa ediyoruz" dedi. 5G şebeke kabiliyetleri ve hava trafik yönetiminde öncü entegrasyon Geleceğin ulaşım standartlarını farklı bir boyuta taşıyan bu milli çözüm, Uygulama Programlama Arayüzleri (API) ile UTM sistemlerini tek bir platformda birleştiren yenilikçi bir uygulama olarak öne çıkıyor. GSMA tarafından desteklenen CAMARA API projesinin en başarılı örneklerinden biri olarak GSMA standında sergilenen çözüm; düşük irtifa hava sahasının güvenli, akıllı ve gerçek zamanlı yönetimini sağlayan dijital bir regülasyon sistemi sunuyor. İstanbul’daki merkezden Kapadokya’daki araç kumanda edildi 5G Destekli Hava Yönetim Sahası Platformu’nun denemelerinde; Türk Telekom’un İstanbul’da bulunan UTM merkezi üzerinden kumanda edilen bir insansız hava aracı, Kapadokya semalarında başarıyla uçuruldu. Argela ve GSMA stantlarında katılımcılara sunulan projenin demo görüntüleri büyük ilgi topladı.
03 Mart 2026 Salı - 09:26
OMÜ projesiyle gıda endüstrisine pH duyarlı doğal renklendirici adayı
Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) yürütülen bilimsel projede mavi kelebek çiçeğinden elde edilen infüzyonların pH’ya bağlı renk değişimi gösterdiği ve yüksek antioksidan kapasiteye sahip olduğu belirlendi. Çalışma sonucunda bitkinin, sentetik gıda boyalarına alternatif doğal bir renklendirici ve kalite indikatörü olarak kullanılabileceği ortaya konuldu. OMÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nde yürütülen projede, mavi kelebek sarmaşığı(clitoria ternatea) çiçeğinden elde edilen infüzyonların kimyasal ve fiziksel özellikleri incelendi. Araştırmada renk parametreleri, briks değeri, toplam fenolik madde miktarı, antioksidan aktivite ve pH’ya bağlı stabilite değişimleri değerlendirildi. Analizler sonucunda infüzyon sıcaklığı ve süresinin renk yoğunluğu üzerinde etkili olduğu belirlenirken, pH 4 ortamında mor, pH 7’de mavi, pH 9’da ise yeşile yakın tonların oluştuğu gözlemlendi. Elde edilen bulgular, mavi kelebek çiçeğinin fenolik bileşenler bakımından zengin yapısı ve pH’ya duyarlı antosiyanin profili sayesinde yalnızca doğal renk kaynağı olarak değil, aynı zamanda akıllı ambalaj sistemlerinde kalite göstergesi olarak da değerlendirilebileceğini ortaya koydu. "Doğal renk maddesi olarak değerlendirilebilir" Proje danışmanı OMÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Mortaş, mavi kelebek çiçeğinin yurt dışında çay olarak tüketildiğini ve geleneksel olarak bazı Asya ülkelerinde gıdalarda kullanıldığını belirtti. Mortaş, "Bu bitki gıdalara mavi renk veren doğal bir materyaldir. pH’ya bağlı olarak kırmızıdan maviye, sarıdan yeşile kadar renk değişimi gösterebilmektedir. Amerika Gıda ve İlaç Dairesi tarafından gıda renk maddesi statüsüne alınmıştır. Antienflamatuar, stres ve kaygı giderici özellikleriyle de dikkat çekmektedir" dedi. "Türk Gıda Kodeksi’ne kazandırılabilir" Projeyi yürüten Yüksek Lisans Öğrencisi Şeyma İbrahimbaş ise çalışmalarda pH’ya bağlı renk değişimlerini incelediklerini ifade ederek, "pH 4-4,5 aralığında mor renk elde edilebilmekte ve süt endüstrisinde kullanılabilmektedir. Bitkinin doğal gıda boyası olarak kullanımı sentetik katkı maddelerine alternatif oluşturabilir. Kendi pH’sı yaklaşık 6,5 olup bu değerde mavi renk vermektedir. pH 7,5-9 aralığında ise yeşil ton gözlemlenmektedir. Bu yönüyle Türk Gıda Kodeksi’ne kazandırılabilecek bir bitkidir" diye konuştu. Araştırma sonuçlarının, mavi kelebek çiçeğinin fenolik bileşenler bakımından zengin yapısı ve yüksek antioksidan kapasitesi sayesinde fonksiyonel gıda, doğal katkı maddesi ve akıllı ambalaj sistemleri gibi yenilikçi uygulamalarda değerlendirilebileceğine bilimsel zemin oluşturduğu bildirildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
03 Mart 2026 Salı- 09:26
OMÜ projesiyle gıda endüstrisine pH duyarlı doğal renklendirici adayı
2
02 Mart 2026 Pazartesi- 10:24
Siirt’te kayıp kaçak oranı kent merkezinde yüzde 6’ya geriledi
3
02 Mart 2026 Pazartesi- 15:51
Bakan Uraloğlu: "İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferleri 6 Mart tarihine kadar iptal edildi"
4
03 Mart 2026 Salı- 10:56
Kütahya Şehit Selim Cansız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde TEKNOFEST heyecanı
5
21 Kasım 2017 Salı- 10:23
İdman Tv Az Tv nasıl canlı izlenir ? İdman TV frekans ayarları
21 Şubat 2026 Cumartesi - 10:03
Uzay alanında faaliyet gösteren girişimler ve kurumlar arası iş birliği güçleniyor
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; Türkiye Uzay Ajansı (TUA), SAHA İstanbul ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Fikirden Yörüngeye-Uzay Alanında Teknogirişim-Kurum Buluşmaları’ etkinliği, ODTÜ Teknokent’te gerçekleşti. Türkiye, 2026 yılında uzay dünyasının olimpiyatları kabul edilen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC) ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, yerli teknogirişimler bu dev zirvede yer almak için yarıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; TUA, SAHA İstanbul ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Fikirden Yörüngeye - Uzay Alanında Teknogirişim-Kurum Buluşmaları’ etkinliği, ODTÜ Teknokent’te düzenlendi. Türkiye’nin uzay ve havacılık ekosistemini güçlendirmek, açık inovasyon kültürünü yaygınlaştırmak ve yerli teknogirişimleri sektörde öncü kurumlarla buluşturmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte uzay ve havacılık alanında faaliyet gerçekleştiren 12 yenilikçi teknogirişim, Türkiye’nin önde gelen kurumları ile bir araya geldi. Etkinliğin odak noktasını, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) oluşturdu. Program kapsamında girişimciler sunumlarını gerçekleştirdi. En iyi sunum ödülünü kazanan Qubitrium girişimi, 2026 yılında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC 2026 Antalya) doğrudan katılım hakkı elde etti. Uzay ekosisteminde stratejik iş birliği vurgusu Etkinliğin açılış konuşmalarında Türkiye Uzay Ajansı(TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, küresel uzay ekonomisinin 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirterek, uzay sektörünün küresel ekonomik büyümenin üzerinde bir ivme yakaladığını ifade etti. Uzay ekonomisinin artık yalnızca kamu kurumlarının yürüttüğü bir alan olmaktan çıktığını, özel sektörün belirleyici rol üstlendiği dinamik bir yapıya dönüştüğünü vurgulayan Kıraç; savunma, enerji, iletişim ve hizmet sektörlerini kapsayan geniş bir ekosistemin oluştuğunu dile getirdi. Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde güçlü bir konum elde etmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise ODTÜ’nün yarım asrı aşan akademik birikimiyle Türkiye’nin uzay serüveninde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Türkiye’nin ilk havacılık ve uzay mühendisliği bölümüne ev sahipliği yapan üniversitenin; fizik, elektrik-elektronik ve makine mühendisliği gibi disiplinlerle Millî Uzay Programı’na bilimsel katkı sunduğunu belirten Yozgatlıgil, ODTÜ Teknokent çatısı altında akademik bilgi ile girişimcilik cesaretini bir araya getirdiklerini kaydetti. Uzay teknolojileri, ileri malzeme ve robotik alanındaki yerli projelerin küresel rekabet gücüne dönüşmesi için tüm altyapı imkânlarını seferber ettiklerini ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdür Yardımcısı Dr. Damla Turan da uzay alanının odak teknoloji başlıkları arasında yer aldığını belirterek, bu tür buluşmaların yalnızca tanışma platformu olmadığını, birlikte ürün geliştirme ve Ar-Ge faaliyetleri yürütme açısından stratejik bir zemin sunduğunu vurguladı. Girişimlerin, pazara erişimin ötesinde, kurumlarla uzun vadeli ve karşılıklı faydaya dayalı iş birlikleri geliştirmelerinin önemine dikkat çekti. IAC 2026 Antalya: Küresel uzay ekosistemi Türkiye’de buluşacak Program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakan Danışmanı ve IAC 2026 Antalya Direktörü Emine Doğrukök, Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC) 2026 Antalya’ya ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Uzay alanında planlı bir strateji çerçevesinde akademik araştırmaların desteklenmesi, girişimcilik kapasitesinin artırılması, uluslararası iş birliklerinin derinleştirilmesi ve politika yapım süreçlerinde etkin rol alınmasının önemine dikkat çeken Doğrukök, IAC 2026 Antalya’nın bu hedefler açısından önemli bir eşik olduğunu ifade etti. Doğrukök, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya NEST Kongre Merkezi’nde, ‘The World Needs More Space’ temasıyla düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin yalnızca bilimsel bir buluşma değil; aynı zamanda küresel uzay ekosisteminin önde gelen temsilcilerini, astronotları ve bakanlar düzeyindeki karar vericileri bir araya getiren stratejik bir diplomasi platformu olacağını belirtti. Kongrenin özellikle girişimler açısından küresel görünürlük, yatırım ve iş birliği fırsatları bakımından önemli imkânlar sunduğunu vurguladı. Kurum-Teknogirişim eşleşmeleri somut çıktılar üretti Etkinliğin en kritik bölümünü oluşturan ‘Kurum-Teknogirişim Eşleşmeleri’ kapsamında girişimler ve kurum temsilcileri 25’er dakikalık planlı birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde Ar-Ge projelerinin ticarileştirilmesi, ortak geliştirme modelleri ve stratejik iş ortaklıkları ele alındı. Program sonunda gerçekleştirilen sunum değerlendirmesi sonucunda ‘En İyi Sunum Ödülü’nü Qubitrium kazandı. Kazanan girişim, IAC 2026 Antalya’ya doğrudan katılım hakkı elde ederek projelerini küresel uzay ekosistemine sunma fırsatı yakaladı.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 09:33
CANiK ve grup şirketleri, Avrupa’da gücünü gösterecek
Samsun Yurt Savunma (SYS Grup), bünyesindeki CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS ile Avrupa’nın değişen güvenlik mimarisine yönelik entegre çözümlerini sergileyecek. Avrupa savunma ekosisteminin en stratejik buluşma noktalarından biri olan ENFORCE TAC 2026, bu yıl 23-25 Şubat tarihleri arasında kapılarını açacak. Almanya’nın Nürnberg kentinde düzenlenen, dünyanın en prestijli iç güvenlik, kolluk kuvvetleri ve taktik ekipman fuarlarından biri olan etkinlik, kolluk kuvvetleri odaklı bir organizasyon olarak başlayıp zamanla askeri birimler ve özel operasyon güçlerinin yoğun ilgi gösterdiği stratejik bir platform haline geldi. Avrupa ana karasında giderek artan güvenlik tehditleri ve savunma harcamalarındaki yükseliş, fuarın önemini her geçen yıl artırıyor. Türk savunma sanayisinin dünya arenasındaki başarılı temsilcisi CANiK, etkinlikte bünyesindeki bağlı olduğu SYS Grup’un diğer şirketleri UNIROBOTICS ve AEI Systems ile birlikte, kıtanın değişen güvenlik mimarisine yanıt veren entegre çözümlerini sergileyecek. Dünyanın en büyük 12,799 milimetre ağır makineli tüfek üreticisi olan CANiK, bu alandaki üstün mühendislik gücünü ve geniş ürün gamını Avrupa sahnesine taşıyarak küresel liderliğini bir kez daha ortaya koyacak. Dünyanın 12,799 mm ağır makineli tüfek alanındaki en geniş ürün ailesini oluşturan CANiK; M2 QCB modeliyle dakikada 650 atım hızında operasyonel güvenilirlik, M2F modeliyle dakikada 950 atım hızında yüksek ateş gücü ve M3 modeliyle dakikada 1.200 atım hızında uçan platformlar ile hava savunma görevleri için optimize edilmiş üstün performans sunuyor. Son dönemde katıldığı tüm fuarlarda büyük ilgi gören TRAKON 30 Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS) ve 30113 milimetre orta kalibre top VENOM LR entegrasyonu, ENFORCE TAC’te de en merak edilen çözümler arasında yer alıyor. Çok maksatlı(Multi Role) olarak en çok talep gören orta kalibre top olan VENOM LR fuarın en innovatif silahı olarak otoritelerden tam not aldı. UNIROBOTICS ve AEI Systems iş birliğiyle ortaya çıkan bu silah sistemi, düşük geri tepmeli yapısı ve entegre radar sistemiyle, özellikle asimetrik İHA (dron) tehditlerine karşı en yüksek performanslı ve maliyet etkin çözüm olarak konumlanıyor. "Avrupa güvenlik mimarisine güçlü ve sürdürülebilir katkı sağlamaya devam edeceğiz" SYS Grup-CANiK CEO’su Cahit Utku Aral, fuar değerlendirmesinde, Avrupa’da son dönemde ortaya çıkan güvenlik ihtiyaçlarını yakından takip edip bunlara en etkili çözümler oluşturduklarını söyledi. Grup bünyesindeki ileri mühendislik çözümlerinin bütünleşik kullanımı ve sahadaki geri dönüşlerle ortaya koydukları savunma sistemlerinin farklı coğrafyalarda yoğun talep gördüğünü vurgulayan Aral, "Avrupa’nın değişen askeri tehdit algısı ve artan savunma harcamaları doğrultusunda geliştirdiğimiz konseptlerin gördüğü yoğun ilgiden de son derece memnunuz. Özellikle NATO’nun doğu sınırında yer alan ülkelerden ciddi sipariş talepleri almaktayız. NATO’nun yüksek standartlarına üst seviyede cevap veren çözümlerimiz güvenle kullanılmakta. Muharebede kendini kanıtlamış sistemlerimizle, Avrupa güvenlik mimarisine güçlü ve sürdürülebilir katkı sağlamaya devam edeceğiz" dedi.
20 Şubat 2026 Cuma - 19:22
Malatya Bilim Merkezi projesi için imzalar atıldı
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i ziyaret etti. Malatya Bilim Merkezi’nin yapımıyla ilgili Büyüksehir ile TÜBİTAK arasında protokol imzalandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Malatya programı kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i ziyaret etti. Ziyaretin ardından TÜBİTAK destekli Malatya Bilim Merkezi projesi kapsamında TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanı Ömer Kökçam ile Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er protokol imzaladı. İmza törenine katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Malatya’mıza Büyükşehir Belediyemiz ve TÜBİTAK Bilim Merkezi kazandıracak. Hayırlı olsun" diye konuştu
20 Şubat 2026 Cuma - 16:28
BEUN’da güneş enerjisi santrali yatırımıyla hem doğa hem sağlık kazanacak
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), sürdürülebilir kampüs vizyonu doğrultusunda çevreci ve stratejik bir yatırımı daha hayata geçiriyor. Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulması planlanan 1500 kWe (1861,2 kWp) kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile üniversite hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak hem de Tıp Fakültesinin elektrik ihtiyacının yaklaşık dörtte birini güneş enerjisinden karşılayacak. Dünya Bankası finansmanı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü yürütücülüğünde uygulanan Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) kapsamında hayata geçirilecek olan proje; Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı’nda yer alan yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, kamu binalarında enerji verimliliğinin artırılması ve kendi enerjisini üreten kamu yapılarının desteklenmesi hedefleriyle de tam uyum gösteriyor. Hazırlanan fizibilite, çevresel ve sosyal etki değerlendirme çalışmaları doğrultusunda, Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesi sınırları içerisinde yer alan yaklaşık 24 bin metrekarelik alanda, 1500 kWe (1861,2 kWp) kurulu güce sahip bir Güneş Enerjisi Santralinin kurulması öngörülüyor. Fiziksel olarak Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulacak olan santralin devreye alınmasıyla birlikte üretilecek elektrik enerjisinin, ulusal şebeke üzerinden dengeleme yöntemiyle Tıp Fakültesinin yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık %25’ini karşılaması hedefleniyor. Böylece üniversite genelinde yenilenebilir enerji kullanımının payının artırılması ve enerji giderlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Bu durum, üniversitenin sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasına imkân tanıyacak; mevcut hizmet kapasitesinin korunmasına ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğine dolaylı ancak güçlü bir katkı sunacak. Bu yönüyle proje, yalnızca bir enerji yatırımı olmanın ötesinde; kamu yararı, maliyet etkinliği ve sosyal fayda boyutlarıyla da öne çıkıyor. İhale süreci başlayan ve kısa süre içerisinde devreye alınması planlanan GES, yaklaşık 25 yıl boyunca temiz ve yenilenebilir enerji üreterek üniversitenin enerji maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda fosil yakıtlara dayalı enerji tüketiminin azaltılması, karbon salınımının düşürülmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Öte yandan proje kapsamında, güneş enerjisi teknolojilerine yönelik akademik çalışmaların ve uygulamalı projelerin üniversite bünyesinde yürütülmesi de planlanıyor. Bu yönüyle kurulacak GES; eğitim, araştırma ve uygulamayı bir araya getiren örnek bir yenilenebilir enerji yatırımı olarak dikkat çekiyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sürdürülebilirlik anlayışının üniversitenin tüm planlama ve yatırımlarında temel bir ilke olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemiz; çevreye duyarlı, enerji verimliliğini esas alan ve kendi enerjisini üretebilen örnek bir kampüs modeli oluşturma doğrultusunda kararlılıkla ilerlemektedir. Çaycuma Meslek Yüksekokulumuz yerleşkesinde kurulacak olan Güneş Enerjisi Santrali, bu vizyonumuzun somut ve stratejik adımlarından biridir. Bu önemli yatırım sayesinde hem çevresel sorumluluğumuzu yerine getiriyor hem de Tıp Fakültemizin elektrik tüketiminin kayda değer bir bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımına katkı sağlayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle çevreci yatırımları ve yenilenebilir enerji projelerine verdikleri güçlü desteklerden dolayı başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum olmak üzere Bakanlığımızın kıymetli yöneticilerine şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca yükseköğretim sistemimizin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm vizyonuna büyük katkılar sunan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK ailemizin değerli mensuplarına teşekkürlerimi sunuyorum. Projenin hazırlanmasından uygulanmasına kadar geçen tüm süreçlerde özveriyle çalışan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğümüze, Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) yetkililerine, üniversitemizin ilgili akademik ve idari birimlerine ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak; sürdürülebilir gelecek hedeflerimiz doğrultusunda çevreci, yenilikçi ve katma değeri yüksek projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz."
20 Şubat 2026 Cuma - 13:36
Selçuk Üniversitesi, Antarktika’da yeni analiz yöntemleri geliştirecek
Selçuk Üniversitesi’nin (SÜ) yürütücülüğünü yaptığı TÜBİTAK tarafından desteklenen Kutup-1001 projesi kapsamında Antarktika’da gerçekleştirilecek bilimsel araştırmalarla kutup ekosistemine ilişkin özgün veriler elde edilmesi ve yeni analiz yöntemlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Selçuk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Tuğçe Göver’in yürütücülüğünü üstlendiği "Antarktika Okyanus Sediment Biyokütlesinden Biyojenik Metal Nanopartikül Sentezi, Biyolojik ve Çevresel Uygulamaları" adlı proje, üniversitenin kutup bilimleri alanındaki ilk TÜBİTAK Kutup-1001 projesi olma özelliğini taşıyor. Antarktika’da yapılacak çalışmalar çerçevesinde okyanus ve göl sularındaki bazı iyonların belirlenmesine yönelik yeni analitik yöntemler geliştirilecek, çevre dostu bilimsel yaklaşımlar kullanılarak kutup ekosistemine dair veriler elde edilecek. Projenin ekip çalışmasının bir ürünü olduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Tuğçe Göver, "Proje ekibimizde İskenderun Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Funda Turan ve Dr. Ayşegül Ergenler ile Yeditepe Üniversitesinden Arş. Gör. Efe Sinan Aydın yer alıyor. Disiplinler arası bir araştırma ekibiyle birlikte çalışacağız. Ayrıca lisansüstü öğrencilerimiz de kursiyer olarak projeye aktif katkı sağlayacak. Yaklaşık 1 milyon 200 bin lira bütçeyle desteklenen ve 24 ay sürmesi planlanan proje kapsamında 11. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılarak saha çalışmaları gerçekleştireceğiz. Projenin deneysel çalışmalarını ise Türkiye’deki laboratuvarlarda yapacağız" dedi. Çalışma ile Türkiye’nin kutup bilimleri alanındaki uluslararası görünürlüğüne katkı sağlamayı ve genç araştırmacıların yetişmesine yeni fırsatlar sunmayı hedeflediklerini belirten Göver, "Antarktika’dan elde edilecek örnekler, bilim dünyasına yeni katkılar sunacak. 11. Ulusal Antarktika Bilim Seferi (TAE-XI) için bu proje kapsamında nanoteknoloji, kimya ve toksikoloji disiplinlerini bütüncül olarak çalışacağız. Antarktika okyanus/göl suyu örneklerinde iyon tayinine yönelik analitik yöntem geliştirilmesini hedefliyoruz. Bu disiplinlerin iş birliği, çevre dostu üretim ve güvenli uygulamalarla proje hedeflerine doğrudan katkı sağlayacak. Amacımız, kutup ekosistemine ilişkin özgün bilimsel veriler üretmek ve geliştirdiğimiz yöntemi bilimsel literatüre kazandırmak" diye konuştu.
20 Şubat 2026 Cuma - 10:52
Yıldız Techno GSYF’den girişimciler için 1 milyar TL’lik fon hazır
YTÜ Yıldız Teknopark liderliğinde, BV Portföy iş birliğiyle kurulan Yıldız Techno Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF), teknoloji girişimlerine yönelik yatırım sürecini resmen başlattı. 1 milyar TL bütçeli fon, global hedefleri olan, hızlı ölçeklenebilir ve ‘exit’ stratejisi güçlü girişimlere doğrudan yatırım yapmaya hazırlanıyor. YTÜ Yıldız Teknopark, Yıldız Techno GSYF’ye başvuru sürecini başlattı. Fon, yapay zekâdan fintech’e, oyun sektöründen sağlık teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren ve uluslararası büyüme potansiyeli taşıyan girişimlere odaklanarak milli teknolojiye güçlü bir destek sağlayacak. Yıldız Techno GSYF, ilk etapta portföyüne dahil edeceği teknoloji girişimlerini titiz bir değerlendirme sürecinin ardından belirleyecek. Yatırım sürecinin başlamasıyla birlikte, Yıldız Techno GSYF’nin, önümüzdeki dönemde ilk yatırım kararlarını açıklaması bekleniyor. Yeni bir faz başladı YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip, fonun yatırım sürecinin başlamasına ilişkin yaptığı açıklamada, Yıldız Teknopark’ın girişimcilik ekosistemindeki güçlü rolünü yeni bir aşamaya taşıdıklarını vurguladı. ‘Uçtan uca destek modeli’ni adım adım inşa ettiklerini ifade eden Doç. Dr. Garip, sürecin en kritik halkasının yatırım fonu olduğunu söyledi. Yıldız Techno GSYF’nin yatırım sürecine başlamasının Türkiye teknoloji ekosistemi açısından stratejik bir eşik olduğunu vurgulayan Garip, bu adımın girişimcilik zincirinin en kritik halkasını tamamladığını ifade etti. Doç. Dr. Garip, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye son 10 yılda çok güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturdu. Artık çok iyi fikirler üreten, ürün geliştiren ve global pazarı hedefleyen girişimlerimiz var. Ancak teknoloji girişimciliğinde asıl kırılma noktası, bu şirketlerin ölçeklenme aşamasında doğru yatırımcıyla buluşabilmesidir. Yıldız Techno GSYF’nin yatırıma başlaması, tam olarak bu kritik eşiği temsil ediyor. Bugüne kadar teknopark olarak girişimlerimizi fikir aşamasından ürün aşamasına taşıdık, onları büyüttük ve global pazarlara hazırladık. Şimdi ise bu yolculuğun en stratejik aşamasında, yani yatırım ve ölçeklenme sürecinde de doğrudan rol alıyoruz. Bu, Türkiye’de teknopark modelinin evriminde yeni bir fazdır. Teknoloji ekosisteminde asıl katma değer, global ölçekte büyüyebilen ve exit yapabilen şirketlerle oluşur. Bu yatırım sürecinin başlaması, Türkiye’nin artık yalnızca teknoloji üreten değil aynı zamanda teknoloji şirketlerine kurumsal ölçekte yatırım yapan ve onları dünya ligine taşıyan bir ekosistem olgunluğuna ulaştığının güçlü bir göstergesidir." Finansmanın ötesinde stratejik ortaklık modeli Yıldız Techno GSYF, yalnızca sermaye sağlayan bir yatırım fonu olarak değil, girişimlerin büyüme süreçlerine katkı sunan stratejik bir ortak olarak konumlanıyor. Bu noktada YTÜ Yıldız Teknopark, yatırım alan girişimcilere küreselleşme süreçlerinin her aşamasında destek sunacak. Londra, Amsterdam ve Dubai, Üsküp ofisleri aracılığıyla girişimlere küresel pazarlara erişim imkânı sağlanacak. Hedef 20 girişime yatırım yaparak en az 1 Turcorn çıkarmak 10 yıllık süre için kurulan Yıldız Techno GSYF’nin portföyüne 8 yıllık yatırım döneminde yaklaşık 20 teknoloji girişimine yatırım yapılması planlanıyor. Ağırlıklı olarak gelir üreten çekirdek ve büyüme aşamasındaki girişimler tercih edilecek. Fonun yatırım stratejisi "ölçeklenebilir iş modelleri ile Türkiye’nin teknoloji ihracatını artırabilecek girişimlere destek" olarak konumlanıyor. Fon kapsamında yatırım yapılan girişimlere finansmanın yanı sıra mentorluk, performans odaklı yönetim desteği, uluslararası pazarlara erişim imkânı ve stratejik iş birlikleri sunulacak. Fonun kendi performans hedefleri arasında ise en az 1 adet Türk Unicorn’u (Turcorn) çıkarmak yer alıyor.
19 Şubat 2026 Perşembe - 13:55
Konya’dan uzaya uydu gönderilecek
Konya Büyükşehir Belediyesi ile Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) arasında yapılan protokolle yerli ve milli imkanlarla yapılacak "Küp Uydu Projesi" hayata geçecek. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, belediyecilik tarihi açısından önemli bir başlangıç yaptıklarını, Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi olarak uydu yapma konusunda ilk imzaları atacaklarını söyledi. Uydu konusunda Büyükşehir Belediyesi ile Necmettin Erbakan Üniversitesi arasında bir sinerji oluştuğunu kaydeden Başkan Altay, uydudan imardan trafiğe, kuraklıktan su kaynaklarının korunmasına ve moloz atıklarının denetimine kadar birçok alanda faydalanabileceklerini ifade etti. "İnşallah bu imzalar diğer şehirlerimize, diğer üniversitelerimize de örnek olur" Diğer şehirlerde temel belediyecilik hizmetleriyle uğraşıldığı bir dönemde Konya Büyükşehir olarak uydu yapmayı, fırlatmayı ve bu teknolojiyi kullanmayı konuştuklarını vurgulayan Başkan Altay, "İnşallah bu imzalar diğer şehirlerimize, diğer üniversitelerimize de örnek olur. Üniversitemizde yetişen öğrencilerimiz Türkiye’nin uzay yolculuğunda çok önemli işler yaparlar. Biz de onların geliştirdiği bu uydu sayesinde şehrimizi çok daha akıllı hale getirecek, şehirde belediyecilik uygulamalarımızı çok daha ekonomik, hızlı ve verilerin kontrolünün bizde olduğu bir sürece başlamış olacağız. Aslında dünya üzerinde birçok uydu var. Bizler de ciddi bedeller ödeyip bu uydulardan bilgiler alıyoruz. Şimdi inşallah bu ilk adımla birlikte bu maliyetten de kurtulmuş olacağız" ifadelerini kullandı. Kendi uydusunu yapan ilk belediye Başkan Altay, "Kendi uydusunu yapan ilk belediye olarak Türkiye’de tarihe not düşecek bir işi birlikte yapıyoruz. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak kurumlar arası iş birliğine çok önem veriyoruz. Bu konudaki en önemli partnerlerimizden birisi de Necmettin Erbakan Üniversitemiz. Birlikte birçok alanda çalışıyoruz. İnşallah bu başlangıç da yine teknoloji ve uzay alanında hayırlı bir başlangıç olacak. Rektörümüze bugüne kadar verdiği desteklerden dolayı teşekkür ediyorum. Hocalarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Beni çok heyecanlandıran bir iş oldu" Projenin gençler için de önemli bir deneyim olacağını aktaran Başkan Altay, "Fiilen bir uydunun yapımına başlamak, onu tasarlamak, ortaya çıkarmak sonraki hayatlarında da çok önemli bir tecrübe ve başlangıç olacak. En önemlisi de üniversitemiz bu yeterliğe sahip bir üniversite haline gelecek. Bundan sonra hem bizim talebimiz olan uyduların yapılması hem ülkemizin ihtiyacı olan uyduların yapılması konusunda bir başlangıç yapıyoruz. Beni çok heyecanlandıran bir iş oldu ilk duyduğumdan itibaren. İnşallah bu heyecanımız artarak devam eder ve ülkemize faydalı işler yapmaya devam ederiz" açıklamasını yaptı. "Gerekli altyapı tesislerini inşa edeceğiz" Necmettin Erbakan Üniversitesi Uzay ve Havacılık Bilimleri Fakültesi ile birlikte bir uydu inşa etmek için yolculuğa çıktıklarının altını çizen Başkan Altay, "İnşallah 3 yıllık bir süre zarfında öncelikle üniversitemizin bu yeterliliği kazanması için gerekli altyapı tesislerini inşa edeceğiz. Öğrencilerimiz bunun tasarımından yapılmasına kadar süreçte yeni yeterlilikler kazanmış olacak. İnşallah imkanlar dahilinde bu uyduyu da fırlatarak belediyecilik hizmetlerini planlı bir şekilde devam ettirmeyi arzu ediyoruz. İnşallah imkanlar el verir bu uyduyu fırlatmayı başarabilirsek Konya Türkiye tarihine önemli bir not düşmüş olacak. Türkiye belediyeciliği adına böyle bir çalışma yürütmekten büyük bir mutluluk duyuyorum" diye konuştu. "Akıllı şehir noktasında önemli bir başlangıç yapıyoruz" Başkan Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin akıllı şehir uygulamalarında Türkiye’de hep örnek olduğunu hatırlatarak, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan Akıllı Şehir Endeks çalışmalarında son 4 yıldır akıllı şehir uygulamalarında Büyükşehir Belediyemiz 1. sırada. Güney Kore’de, Barcelona’da ödüller aldık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan ödüller aldık. Bugün de Necmettin Erbakan Üniversitemizle birlikte akıllı şehir noktasında önemli bir başlangıç yapıyoruz" dedi. Rektör Prof. Dr. Zorlu: "Bu Türkiye’de ilk" NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, üniversitenin sahip olduğu birikimi icraata geçirebilmek için her türlü ilişkiyi kurmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Sanayi ile ilişkimiz var. Odalarla, borsalarla ilişkilerimiz var. Üniversite belediye iş birliği çok önemli bir noktada. Sağ olsun başkanımızla bu konuda çok uyumlu çalışıyoruz. Birçok alanda beraberliğimiz var. Biz de akademik birikim var. Belediyede bizde olmayan imkanlar var. Bunların ikisini birleştirdiğimiz andan itibaren işte bu uydu ortaya çıkıyor. Bu, Türkiye’de ilk" diye konuştu. "Veri, dünyada en kıymetli hazine" Veri madenciliğinin önemine değinen Prof. Dr. Zorlu, "Tabii veri olmayınca icraatlar da projeler de isabetli ve doğru sonuçlar ortaya koymayabilir. Veri çok önemli bir hazine. Yani dünyada en kıymetli şey ne diye sorarsanız altın madeni falan değil, veri. Veri madeni. Bunu eğer siz yakalayabilirseniz çok rahat önünüzü görebilirsiniz ve ciddi projeler üretebilirsiniz. Bu uydu inşallah veri sağlayacak. Belediyemizin, içinde yaşadığımız şehrimizin birtakım konularda projeksiyonunu yapacak ve yeni projeler üretmesine vesile olacak. Hocalarım, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi ve yine Havacılık ve Uzay Bilimleri Bölümü bu işi üstlenecek. Bu, Türkiye’deki belediyelere ve belki de dünyadaki birçok belediyeye örnek olacak. Hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Katkısı olan bütün arkadaşlarımıza, başkanımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Başkan Altay ile Rektör Prof. Dr. Zorlu tarafından "Küp Uydu" projesinin imzaları atıldı. "Öğrencilerimiz gerçek bir projenin parçası olarak yetişecek" NEÜ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Keser de yaptığı değerlendirmede, projenin öğrenciler için öneminin de çok değerli olduğuna değinerek, "Bu işte farazi yapılan çalışmalarla veya laboratuvarda yapılan varsayımsal, deneysel çalışmalarla değil öğrencilerimiz gerçek bir projenin parçası olarak yetişecek. Uydumuzu düşük Dünya irtifasında kutupsal yörüngeye yerleştirmek planlanmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küp Uydu" projesi Konya Büyükşehir Belediyesi ve NEÜ arasında yapılan protokol kapsamında hayata geçecek uydu projesi ile uydu üzerine dahil edilecek kamera ve sensörlerden elde edilecek verilerin belediye proje ve hizmetlerinde kullanılması hedefleniyor. Ayrıca tasarım, üretim, entegrasyon ve test süreçlerinin içinde olduğu bir alt yapı oluşturulacak proje ile bu alanda Ar-Ge kültürünün gelişmesi için eğitimle ilgili etkinliklere doğrudan ve dolaylı katkılar sağlanması amaçlanıyor.
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:08
Yeni iş fikri olan girişimcilere sermaye desteği
Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark, TÜBİTAK’ın Bireysel Genç Girişim (BİGG) Programı kapsamında "Aşama 1 Uygulayıcı Kuruluş" olarak teknoloji odaklı iş fikirlerini destekleyecek. Sanayinin merkezinde konumlanan GOSB Teknopark, BIGGOSB çatısı altında yürütülecek yeni programla girişimcilik ekosistemine katkı sağlamaya hazırlanıyor. Program kapsamında teknoloji odaklı iş fikirlerinin değerlendirilmesi, iş modellerinin olgunlaştırılması ve girişimlerin yatırımcıya hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Yapılandırılmış mentorluk, eğitim, iş kliniği ve jüri değerlendirme aşamalarını başarıyla geçen girişimciler TÜBİTAK’a yönlendirilecek. TÜBİTAK’tan "mükemmeliyet mührü" alan girişimciler ise GOSB Teknopark Girişim Ofisi’nde şirket kurarak 1 milyon liraya varan sermaye desteğinden faydalanabilecek. "Başarılı olan girişimciler yaklaşık 1 milyona yakın sermaye desteğiyle işlerini kuracaklar" GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, 20 yıllık köklü bir teknopark olarak doğrudan sanayinin kalbinde yer aldıklarını ve bünyelerindeki 160’a yakın firmayla Ar-Ge faaliyetleri yürüttüklerini belirtti. Artık ticarileşebilecek iş fikirlerini seçecekleri bir mekanizmaya kavuştuklarını vurgulayan Çemberci, "Artık ticarileşebilecek iş fikirlerini seçebileceğimiz bir mekanizmamız var. Birinci aşama kuruluşuz. Mühürlerini alacak firmalarımızı Ankara’ya TÜBİTAK seçimlerine göndereceğiz. Başarılı olan girişimciler yaklaşık 1 milyona yakın sermaye desteğiyle işlerini kuracaklar. Bugün baktığımızda Türkiye’nin en başarılı girişimcilerinin BİGG desteği alarak işlerini kurduklarını, unicorn olduklarını hatta dünyaya decacorn olarak çıktıklarını söyleyebiliriz. Gebze’den, bölgemizden, Kocaeli’den yeni iş fikirlerinin ticarileşeceği ve uluslararasılaşacağı bir yolculuğa birlikte başlıyoruz. Bunun heyecanını ve haklı gururunu yaşıyoruz" dedi. "Biz TÜBİTAK’ın BİGG uygulayıcı kuruluşlarından biriyiz" GOSB Teknopark Ar-Ge Müdürü Ergün Alver ise sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin bilgi vererek, "Biz TÜBİTAK’ın BİGG uygulayıcı kuruluşlarından biriyiz. TÜBİTAK’ta çağrı yayınlandıktan sonra biz de çağrımızı başlatacağız. Bu çağrı neticesinde girişimcilerimiz burada bir eğitim sürecine alınacak. Aynı zamanda mentorluklar gerçekleştireceğiz. Bir iş kliniğine tabi tutup ardından jüri yapacağız. TÜBİTAK’tan mükemmeliyet mührü alanların GOSB Teknopark Girişim Ofisi’nde ofisleri olacak. Burada şirket kurulumlarını gerçekleştirecekler ve şirket sahibi olacaklar" diye konuştu. Üç aşamalı yapı Öte yandan, BiGGOSB programının "hızlandırma", "tohum öncesi yatırım" ve "tohum yatırım" olmak üzere üç aşamadan oluştuğu; girişimcilerin yatırım hazırlığı, şirketleşme, prototip doğrulama ve uluslararası pazarlara açılım süreçlerinin destekleneceği bildirildi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:50
Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde seçim heyecanı
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İstanbul Şubesi seçimleri 22 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştiriecek. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Ahmet Yiğit Arabul seçimlerde aday oldu.
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:12
Trendyol teknoloji ekosistemini ’AI/ML Summit’te buluşturdu
Trendyol, açık kaynak olarak paylaştığı yerli yapay zeka dil modeli ve otonom ’AI agent’ platformuyla teknoloji ekosistemine yön vermeyi sürdürüyor. Trendyol Teknoloji Topluluğu tarafından Kampüs’te gerçekleştirilen AI/ML zirvesi bu alanda çalışan profesyonelleri bir araya getirdi. E-ticaret platformu Trendyol, 2 bin kişilik mühendislik mutfağının kapılarını Trendyol Kampüs’te düzenlenen AI/ML Summit (Yapay Zeka/Makine Öğrenimi Zirvesi) ile teknoloji dünyasına açtı. Platform mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikte; platform tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli (LLM) ve e-ticaretin tüm süreçlerinde rol alan ’Trendyol AI Agent’ (Yapay Zeka Ajanı) Platform gibi geleceğe yön veren uygulamalar katılımcılarla paylaşıldı. Ürün tavsiye sistemlerinden gelişmiş yapay zeka sistemi Trendyol AI Agent Platformun detaylarına, arama motoru çözümlerinden ML (Makine Öğrenimi) platformunun teknik mimarisine kadar pek çok konunun ele alındığı zirvede, en önemli başlıklardan biri e-ticaret platformu tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli Trendyol LLM oldu. Yaklaşık iki yılda yayınlanan 7 yeni versiyonu ile e-ticaret yeteneklerini her geçen gün artıran Trendyol LLM, satıcıların onlarca farklı dilde ürün açıklaması oluşturmasını ve müşteri sorularının anında çevrilmesini sağlıyor. Müşteri sorularından arama sonuçlarına kadar her noktada devreye giren yapay zeka dil modeli, günlük 60 milyondan fazla isteğe yanıt verebilecek kapasiteye ulaştı. Operasyonel gücünü ileri teknoloji altyapısından alan e-ticaret platformu, insan ölçeğinin ötesindeki kompleks veri trafiğini gelişmiş yapay zeka algoritmaları ile yönetiyor. Platform mühendislerinin son altı ay içerisinde 4 binden fazla yazılım görevini yapay zeka ajanları aracılığıyla otonom şekilde geliştirip canlı ortama alması, zirvede öne çıkan yeniliklerden bir diğeri oldu. E-ticaret platformunun geliştirdiği otonom sistemler günde 500 milyondan fazla otomatik tahmin ve karar üreterek, hem müşterilerin hem de iş ortaklarının dijital yolculuğunu uçtan uca yönetiyor. E-İhracatta yapay zekâ kaldıracı: Yüzde 60 daha hızlı ürün girişi Yapay zeka, Trendyol’un e-ihracat stratejisinde de önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Uluslararası pazarlara açılan satıcıların ürün listeleme süreçleri, AI tabanlı eşleştirme algoritmaları sayesinde kolaylaştı ve yüzde 60 oranında hızlandı. Bu hızlanma, Türk üreticilerinin ürünlerini dünya pazarlarına çok daha seri bir şekilde sunmalarını sağlarken; lojistik süreçlerde sağlanan yüzde 20’lik verimlilik artışı ile teslimat hızı da arttı. Yapay zekanın e-ihracatta büyük stratejik güç olarak rol oynadığını belirten Trendyol CTO’su Cenk Çivici, "Yapay zekayı operasyonlarımızın merkezine alarak sadece süreçlerimizi dijitalleştirmekle kalmıyor, yerli üreticilerin ve KOBİ’lerin dünya pazarlarındaki hızına ve rekabet gücüne ivme kazandırıyoruz. Bugün ürün giriş hızımızda sağladığımız yüzde 60’lık artış, yerli satıcımızın küresel arenada daha çevik hareket etmesini sağlayan teknolojik bir kaldıraç görevi görüyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde teslim süresi dokuz kat hızlandı. Bu alandaki öğrenimlerimizi AI/ML Summit etkinliğimizle tüm ekositemimizle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi. Yeni zirveler düzenlenecek Platform mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren AI/ML Summit, kapsamlı bir networking seansı ile tamamlandı. Trendyol Tech Community tarafından düzenlenen ilk AI/ML Summit olma özelliğini taşıyan etkinlik, önümüzdeki dönemde düzenli olarak gerçekleşecek ve teknoloji ekosistemi ile iş birliği güçlendirilecek.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:46
Savunma sanayi ihracatı 10 milyar dolar seviyesine ulaştı
Türkiye’nin savunma sanayi devlerinden ROKETSAN’ın üst düzey yönetimi, stratejik iş birliği için Bolulu sanayicilerle bir araya geldi. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Türkiye son 20 yılda savunma sanayinde gerçekleştirdiği büyük atılımlarla yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkarmış, savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır" dedi. Türkiye’nin savunma sanayisindeki yerlilik oranını artırmak ve sürdürülebilir gelişimi sağlamak amacıyla Bolu’da kritik zirve gerçekleştirildi. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ile Bolulu sanayiciler bir araya geldi. Bolu sanayisinin ROKETSAN’a malzeme tedariki ve ortak üretim süreçlerine dahil olması masaya yatırıldı. ROKETSAN’ın üretimini yaptığı füze ve roket maketleri sergilendi. "Türkiye dünyanın açık ara bir numarası konumunda" Toplantıda konuşan ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye’nin savunma sanayisinde uluslararası bir başarı hikayesi yazdığını belirterek, "Türkiye, insansız hava araçlarında ve onların mühimmatlarında dünyanın açık ara bir numarası konumunda. Savunma sanayi üretiminde yerlilik oranını yüzde 90’lara yaklaştırmış bir endüstriyle kendi ihtiyacını değil, dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayan bir noktaya ulaştı. Bu neden önemli. Hepimiz yakından takip ediyoruz. Dünyada çok ciddi bir savaş, ciddi bir çatışma ortamı var. Türk savunma sanayisi Dünya’daki rakiplerine bazı alanlarda avantaj sağlayan noktaya ulaştı. Bu bizim için kıymetli. Gelecek nesillerimizin güvenliği için kendi kendine yeten bir savunma sanayinin varlığı hayati önem taşıyor. Bolu’nun yetiştirdiği gençlerin, kendi şehirlerinde katma değeri yüksek bir endüstride çalışma şansı bulması, kentin hem ekonomik hem de teknolojik kalkınmasına büyük katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci sonrasında ise ROKETSAN’ın vizyonunu katılımcılara aktardı. Yapılan füze, roket, hava savunma araçlarını salondaki katılımcılara tanıttı. "Bolu çok güçlü bir lokasyona sahip" Bolu’nun Ankara ve İstanbul arasında yer alması nedeniyle lojistik ve stratejik açıdan büyük avantaja sahip olduğunu vurgulayan Murat İkinci, şunları söyledi; "Bolu, Türk Savunma Sanayii’ne çok ciddi katkılar yapabilecek bir ilimiz. Buradaki başarıyı ancak üniversite-sanayi iş birlikleri ile gerçekleştirebiliriz. Ekibimizle birlikte Bolu’daki sanayicilerimizle ortak çalışmalar yaparak, onların sektöre katkısını artırmanın gayreti içerisinde olacağız. İnşallah bundan sonraki süreçte Bolu’nun savunma sanayine çok ciddi destekler sağladığını hep beraber göreceğiz. "Savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır" ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit ise "Büyük resmi doğru okumak zorundayız. Dünya ekonomisinde belirleyici olan 3 temel unsur vardır: Teknoloji, kalite ve sürdürülebilirlik. Bu alanlarda konumlanamayan şehirler, uzun vadede rekabet gücünü koruyamaz. Küresel ölçekte baktığımızda, savunma sektörü bu üç unsurun en yoğun şekilde birleştiği alanlardan biridir. Değerli konuklar, bugün dünya savunma harcamaları 2 trilyon doların üzerine çıkmış durumdadır. Savunma teknolojileri; havacılıktan otomotive, enerjiden haberleşmeye, yazılımdan yapay zekaya kadar pek çok alana yön veren sivil teknolojilerin lokomotifi durumundadır. Türkiye’miz son 20 yılda savunma sanayinde gerçekleştirdiği büyük atılımlarla yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkarmış, savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleşen bu dönüşümle Türkiye’miz, küresel ölçekte güçlü bir aktör haline gelmiştir. Bu sürecin en önemli oyuncularından biri ROKETSAN’dır. Roket, füze, hassas güdümlü akıllı mühimmat ve uzay teknolojilerinde ülkemizin savunmasına güç katan ve bayrağımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandıran ROKETSAN, dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasında yer alıyor. ROKETSAN’ımızın bu başarısı; güçlü AR-GE altyapısı, üniversite iş birlikleri ve nitelikli tedarik zinciri sayesinde mümkün olmuştur. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, üniversite-sanayi iş birliği şehirlerin geleceğini değiştirir. Güçlü etkileşim kuran şehirler; teknoloji üreten, patent geliştiren ve yatırım çeken merkezlere dönüşür. İstihdam artar, yan sanayi gelişir, nitelikli iş gücü artar ve yaşam kalitesi yükselir. Sonuç olarak bu iş birliği 3 temel kazanım sağlar: Rekabet gücü artar, katma değerli üretim güçlenir, sürdürülebilir kalkınma sağlanır. Bu nedenle günümüzde üniversite-sanayi iş birliği bir tercih değil, artık stratejik bir zorunluluktur" diye konuştu. Programın sonunda "Stratejik İş Birliği Anlaşması" imzalandı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:19
Niğde Valiliği’nden TEKNOFEST 2026 çağrısı: Başvurular sürüyor
Niğde Valiliği, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST kapsamında düzenlenen 2026 Teknoloji Yarışmaları için başvuruların başladığını duyurdu. Bu yıl Şanlıurfa’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST, 75 milyon TL ödül ve 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destekle gençleri bilim ve teknoloji alanında üretmeye davet ediyor. Fikirlerini projeye dönüştürmek isteyen gençler için yarışma başvuruları 20 Şubat 2026 tarihine kadar devam edecek. Niğde Valiliği tarafındna yapılan açıklamada; "30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında GAP Havalimanı’nda düzenlenecek festival, binlerce yıllık tarihiyle öne çıkan Şanlıurfa’da teknoloji ile tarihi buluşturacak. TEKNOFEST 2026 kapsamında bu yıl 52 ana yarışma ve 127 alt kategoride organizasyon gerçekleştirilecek. Roket, Tarım Teknolojileri, İnsansız Hava Araçları, Sağlıkta Yapay Zeka ve Hareketli Uydu Terminali gibi yoğun ilgi gören yarışmaların yanı sıra bu yıl ilk kez Elektronik Harp, İleri Otonom Sistemler, Maden Teknolojileri, FPV Drone İzleme ve İnsanlık Yararına Teknolojiler yarışmaları da başvuruya açıldı.2018 yılından bu yana 4 milyondan fazla başvuru alan TEKNOFEST, ilkokuldan lisansüstü seviyeye kadar her eğitim düzeyinden gencin katılımına imkan tanıyor. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde gerçekleştirilen festival, 2026 yılında da gençleri teknoloji üretmeye teşvik etmeyi hedefliyor" ifadelerine yer verildi. Teknoloji yarışmalarına katılmak isteyenler başvurularını 20 Şubat’a kadar TEKNOFEST’in resmi internet sitesi üzerinden yapabilecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder