TEKNOLOJİ
KUTO’dan turizmde dijital dönüşüme güçlü adım 18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:01:24 Kuşadası ticaret hayatının en güçlü alanı olan turizm sektörünün sürdürülebilirliğini desteklemek, değişen dünya dinamiklerine uyumunu artırmak ve dijital dönüşüm sürecine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Kuşadası Ticaret Odası, teknoloji odaklı önemli bir eğitim organizasyonuna ev sahipliği yaptı. Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) ile Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) iş birliğinde düzenlenen "2026 Turizminde Yapay Zeka" konulu eğitim programı, sektör temsilcilerini KUTO’da buluşturdu. Üç gün boyunca devam eden eğitim programında, turizmde yapay zeka kullanımı, müşteri odaklı hizmet anlayışı ve dijital pazarlama teknikleri gibi günümüz turizm sektörünün kritik başlıkları, alanında uzman eğitmen Ozan Kanal tarafından katılımcılara kapsamlı şekilde aktarıldı. Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan; "GEKA’nın desteğiyle odamız tarafından hayata geçirilen 2026 Turizminde Yapay Zeka konulu eğitim programımız, ilçemizin ticari kapasitenin geliştirilmesi ve sektörün teknolojiyle daha güçlü hale gelmesi açısından önemli bir kazanım oldu. Kuşadası Ticaret Odası’nın kurumsal bakışı ve dijitalleşmeye verdiği önem doğrultusunda planladığımız bu eğitim ile katılımcıların iş süreçlerinde yapay zekadan daha etkin yararlanması ve Kuşadası turizminin rekabet gücünün artırılmasını hedefledik" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:39 Ardahan Üniversitesi ile Bakü Slav Üniversitesi arasında eğitimde iş birliği ve staj programı Ardahan Üniversitesi Dış İlişkiler Ofisi koordinasyonunda yürütülen uluslararası iş birliği faaliyetleri kapsamında, Azerbaycan Bakü Slav Üniversitesi Balkan Çalışmaları ve Mütercim-Tercümanlık bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler, staj programı çerçevesinde Ardahan Üniversitesine gelerek Rektör Emiroğlu’nu makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette öğrencilerle yakından ilgilenen Rektör Emiroğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasında köklü bir geçmişe dayanan kardeşlik ilişkilerinin eğitim ve akademik iş birlikleri aracılığıyla daha da güçlendiğini vurguladı. İki ülke arasındaki "iki devlet, tek millet" anlayışının üniversiteler arası iş birliklerine de yansıdığını ifade ederek bu tür akademik değişim ve staj programlarının hem kültürel etkileşimi artırdığını hem de öğrencilerin mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Öğrenciler, Üniversitede gördükleri misafirperverlikten ve kendilerine sunulan nitelikli staj imkânlarından duydukları memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’de edindikleri tecrübelerin kariyer yolculuklarında kendileri için önemli olduğunu ifade ettiler. Programın hem akademik donanım hem de kültürel zenginlik açısından oldukça verimli geçtiğini belirten öğrenciler, desteklerinden dolayı Rektör Emiroğlu’na teşekkür ettiler. Ziyaret, öğrencilerin Azerbaycan’a özgü geleneksel hediyeleri Rektöre takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:28 Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada katedilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:23 Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada kat edilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
Mersin’de Mercan Bilim Merkezi 200 bin ziyaretçiye ulaştı
16 Nisan 2026 Perşembe - 10:49 Mersin’de Mercan Bilim Merkezi 200 bin ziyaretçiye ulaştı Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, kısa sürede 200 bin ziyaretçiyi ağırladı. Bilimi eğlenceli ve erişilebilir hale getiren merkez, çocuklardan yetişkinlere kadar her yaştan ziyaretçiyi deneyimleyerek öğrenmeyle buluşturuyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde, 200 bin ziyaretçi sayısına ulaşıldı. Bu kapsamda, merkezde çocukların da katıldığı bir kutlama programı düzenlendi ve pasta kesimi gerçekleştirildi. Kısa sürede yoğun ilgi gören Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, hem eğitici hem de farkındalık artırıcı çalışmalarıyla Mersin’de bilimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken, her yaştan ziyaretçiyi bilimle buluşturarak doğa dostu yaşam bilincini güçlendirmeyi sürdürüyor. 5 yaşından itibaren her yaştan ziyaretçiye açık olması, merkezin erken yaşta bilimle tanışma ve öğrenmeyi teşvik eden yapısını güçlendiriyor. Ziyaretçiler; doğa, enerji verimliliği, iklim, çevre ve astronomi temalı içeriklerle öğrenme sürecine aktif şekilde katılım sağlıyor. Bilim ve çevre farkındalığını bir araya getiren merkez, interaktif sergi alanları, deney düzenekleri ve uygulamalı öğrenme istasyonlarıyla, bilimi eğlenceli ve erişilebilir bir şekilde sunuyor. Özellikle çocuklar ve gençler için hazırlanan atölye çalışmaları sayesinde iklim değişikliği, sıfır atık bilinci ve sürdürülebilir yaşam konuları uygulamalı etkinliklerle aktarılıyor. "Amacımız, bilimi her yaştan insan için eğlenceli ve merak uyandıran bir hale getirmek" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi Şefi Duygu Ezici, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in bilimi ve eğitimi önceleyen vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Mercan Bilim Merkezi’nde 200 bin ziyaretçiye ulaşmanın kendileri için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı olduğunu ifade ederek, "Amacımız, bilimi her yaştan insan için erişilebilir, eğlenceli ve merak uyandıran bir hale getirmek. Ziyaretçilerimizin burada deneyimleyerek öğrenmesi, soru sorması ve keşfetmesi, bizim en büyük kazanımımız. Özellikle çocukların gözlerindeki o heyecan, doğru yolda olduğumuzu bize her gün yeniden gösteriyor. Bu başarıda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza ve bizi tercih eden tüm ziyaretçilerimize gönülden teşekkür ediyoruz. Bundan sonra daha fazla kişiyi bilimle buluşturmaya devam edeceğiz. Nice 200 binlere" ifadelerine yer verdi.
Samsun’da genç kaşifler robotlarıyla sahnede
15 Nisan 2026 Çarşamba - 14:16 Samsun’da genç kaşifler robotlarıyla sahnede Samsun’un Canik ilçesinde düzenlenen ROBOSAM Robot Yarışması’nda onlarca öğrenci hazırladıkları robotlarla birincilik için yarıştı. Samsun Canik Belediyesi ile Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ROBOSAM Robot Yarışması, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmada öğrenciler; Temel Seviye Çizgi İzleyen, Labirent, Mini Sumo, İleri Seviye Çizgi İzleyen ve Yapay Zeka olmak üzere 5 farklı kategoride kıyasıya mücadele etti. Gençlerin teknolojiye olan ilgisini artırmayı hedefleyen organizasyonda, katılımcılar geliştirdikleri robotlarla yeteneklerini sergiledi. 258 robot yarışmaya katıldı. Programda konuşan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Akıncı İHA gölgesinde yetiştirdiğimiz gençlerimizi bilimde, teknolojide ve yapay zekada öncü konuma taşımanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bizler şunu biliyor ve yürekten inanıyoruz; ülkemizi bilimde, teknolojide ve savunma sanayinde daha ileriye taşıyacak olanlar, bilgi ve yetenekleriyle gençlerimiz olacaktır. Dünya gündeminin birinci konusu olan ve hemen yanı başımızda gelişen olayların tamamen teknoloji üzerinden ilerlediğini müşahede etmekteyiz. Özellikle insansız savaş araçlarıyla yapılan savaşlar, savunma sanayisinin bel kemiğini oluşturmaktadır. Bu anlamda bu tür etkinlikler bizim için çok değerlidir" diye konuştu. Samsun Milli Eğitim Müdürü Dr. Murat Ağar, "Bu program, geleceğin mühendislerini, bilim insanlarını ve teknolojinin üretilmesine katkı sunan bir platform niteliği taşımaktadır. Burada ortaya koyduğunuz çalışmalar, sizlerin geleceğe dair koyduğu hedeflerin bir yansıması olacaktır. Merak etmeye, araştırmaya ve üretmeye devam ettiğiniz sürece, ülkemizin bilim ve teknoloji alanındaki gücüne önemli katkılar sunacaksınız" dedi. Canik Kaymakamı Şeref Aydın ise, "Bu yarışma için Canik ilçemizin seçilmesi tesadüf değildir. Canik Belediyesinin, özellikle İbrahim Başkanımızın bu teknolojik altyapıya büyük katkısı var. Bu parkurdaki malzemeler dahi belediyemizin CAMEK merkezinde üretildi. Bundan dolayı mutluluk duyuyorum. Burada herkes heyecanlı. Bu noktaya gelinmesinde büyük emekler var" şeklinde konuştu. Canik Belediyesi Hasan Doğan Spor ve Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlik, saat 09.30’da başladı. Yarışmaya katılan öğrenciler ve ziyaretçiler, heyecan dolu anlara tanıklık etti.
Samsun’da genç kaşifler robotlarıyla sahnede
15 Nisan 2026 Çarşamba - 14:15 Samsun’da genç kaşifler robotlarıyla sahnede Samsun’un Canik ilçesinde düzenlenen ROBOSAM Robot Yarışması’nda onlarca öğrenci hazırladıkları robotlarla birincilik için yarıştı. Samsun Canik Belediyesi ile Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ROBOSAM Robot Yarışması, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmada öğrenciler; Temel Seviye Çizgi İzleyen, Labirent, Mini Sumo, İleri Seviye Çizgi İzleyen ve Yapay Zeka olmak üzere 5 farklı kategoride kıyasıya mücadele etti. Gençlerin teknolojiye olan ilgisini artırmayı hedefleyen organizasyonda, katılımcılar geliştirdikleri robotlarla yeteneklerini sergiledi. 258 robot yarışmaya katıldı. Programda konuşan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Akıncı İHA gölgesinde yetiştirdiğimiz gençlerimizi bilimde, teknolojide ve yapay zekada öncü konuma taşımanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bizler şunu biliyor ve yürekten inanıyoruz; ülkemizi bilimde, teknolojide ve savunma sanayinde daha ileriye taşıyacak olanlar, bilgi ve yetenekleriyle gençlerimiz olacaktır. Dünya gündeminin birinci konusu olan ve hemen yanı başımızda gelişen olayların tamamen teknoloji üzerinden ilerlediğini müşahede etmekteyiz. Özellikle insansız savaş araçlarıyla yapılan savaşlar, savunma sanayisinin bel kemiğini oluşturmaktadır. Bu anlamda bu tür etkinlikler bizim için çok değerlidir" diye konuştu. Samsun Milli Eğitim Müdürü Dr. Murat Ağar, "Bu program, geleceğin mühendislerini, bilim insanlarını ve teknolojinin üretilmesine katkı sunan bir platform niteliği taşımaktadır. Burada ortaya koyduğunuz çalışmalar, sizlerin geleceğe dair koyduğu hedeflerin bir yansıması olacaktır. Merak etmeye, araştırmaya ve üretmeye devam ettiğiniz sürece, ülkemizin bilim ve teknoloji alanındaki gücüne önemli katkılar sunacaksınız" dedi. Canik Kaymakamı Şeref Aydın ise "Bu yarışma için Canik ilçemizin seçilmesi tesadüf değildir. Canik Belediyesinin, özellikle İbrahim Başkanımızın bu teknolojik altyapıya büyük katkısı var. Bu parkurdaki malzemeler dahi belediyemizin CAMEK merkezinde üretildi. Bundan dolayı mutluluk duyuyorum. Burada herkes heyecanlı. Bu noktaya gelinmesinde büyük emekler var" şeklinde konuştu. Canik Belediyesi Hasan Doğan Spor ve Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlik, saat 09.30’da başladı. Yarışmaya katılan öğrenciler ve ziyaretçiler, heyecan dolu anlara tanıklık etti. (FAU-
Edirne’de robot garson hizmete başladı, müşteriler memnun
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:37 Edirne’de robot garson hizmete başladı, müşteriler memnun Edirne’deki Trakya Üniversitesi Meriç Sosyal Tesisleri’nde yapay zeka destekli robot garson hizmet vermeye başladı. Trakya Üniversitesi Meriç Sosyal Tesisleri’nde dijital dönüşüm çalışmaları çerçevesinde yapay zeka destekli robot garson hizmet vermeye başladı. Müşterilerle etkileşim kurabilen robot, sipariş sürecinde yönlendirme yaparken, özel günlerde sesli tepkiler vererek ortama farklı bir deneyim katıyor. Gelişmiş teknolojisiyle dikkat çeken robot, mutfaktan aldığı siparişleri çok katlı tepsi sistemiyle masalara ulaştırırken, servis sonrası boşların toplanmasına da katkı sağlıyor. Özellikle çocukların ilgisini çeken robot, tesise gelen ziyaretçiler tarafından ilgiyle karşılanıyor. Teknolojiyi günlük yaşamın bir parçası haline getirme hedefi doğrultusunda güzel bir adım attıklarını belirten Trakya Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Cem Taşkın, dijital dönüşüm çalışmaları çerçevesinde yapay zeka destekli robotu kullanmaya başladıklarını ifade etti. Türkiye’de üretilen robotun bulunduğu ortamı haritalayabilen, kendi kendine hareket edebilen ve görevlerini pratik şekilde yerine getirebilen bir teknolojiye sahip olduğuna değinen Taşkın, bu sayede hem hizmet süreçlerinin hızlandığını hem de verimliliğin arttığını belirtti. Robotun özellikle çocuklar tarafından yoğun ilgi gördüğünü aktaran Taşkın, dijital dönüşüm çalışmalarını daha da yaygınlaştırarak yapay, zeka destekli uygulamaları farklı alanlarda da geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Taşkın, tesisin bahçe kısmının hizmete açılmasıyla robot garson sayısını artırmayı hedeflediklerini ifade etti. İlk kez robot garsonla karşılaştığını belirten müşterilerden Mustafa Maraşlıoğlu, "Daha önce böyle bir deneyim yaşamamıştım. Servisin robot tarafından yapılması işleri kolaylaştırıyor. İleride belki yemekleri de robotlar hazırlayabilir" dedi. Hamide Çetiner ise robotun siparişi getirmesine şaşırdığını ifade ederek, "Siparişin bu şekilde gelmesi oldukça ilginç ve güzeldi. Teknolojinin daha da gelişeceğine inanıyorum. Ülkemiz adına daha iyi çalışmalar yapılmasını bekliyorum" dedi.
Edirne’de robot garson hizmete başladı, müşteriler memnun
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:24 Edirne’de robot garson hizmete başladı, müşteriler memnun Edirne’de faaliyet gösteren Trakya Üniversitesi Meriç Sosyal Tesislerinde yapay zeka destekli robot garson hizmet vermeye başladı. Gelişmiş teknolojisiyle dikkat çeken robot, mutfaktan aldığı siparişleri çok katlı tepsi sistemiyle masalara ulaştırırken, servis sonrası boşların toplanmasına da katkı sağlıyor. Müşterilerle etkileşim kurabilen robot, sipariş sürecinde yönlendirme yaparken, özel günlerde sesli tepkiler vererek ortama farklı bir deneyim katıyor. Kısa sürede özellikle çocukların ilgisini çeken uygulama, tesise gelen ziyaretçiler tarafından ilgiyle karşılanıyor. İlk kez robot garsonla karşılaştığını belirten müşterilerden Mustafa Maraşlıoğlu, "Daha önce böyle bir deneyim yaşamamıştım. Servisin robot tarafından yapılması işleri kolaylaştırıyor. İleride belki yemekleri de robotlar hazırlayabilir" dedi. Teknolojiyi günlük yaşamın bir parçası haline getirme hedefi doğrultusunda güzel bir adım attıklarını belirten Trakya Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Cem Taşkın, dijital dönüşüm çalışmaları çerçevesinde yapay zeka destekli robotu kullanmaya başladıklarını ifade etti. Türkiye’de üretilen robotun bulunduğu ortamı haritalayabilen, kendi kendine hareket edebilen ve görevlerini pratik şekilde yerine getirebilen bir teknolojiye sahip olduğuna değinen Taşkın, bu sayede hem hizmet süreçlerinin hızlandığını, hem de verimliliğin arttığını belirtti. Robotun özellikle çocuklar tarafından yoğun ilgi gördüğünü aktaran Taşkın, Dijital dönüşüm çalışmalarını daha da yaygınlaştırarak yapay zeka destekli uygulamaları farklı alanlarda da geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Taşkın, tesisin bahçe kısmının hizmete açılmasıyla robot garson sayısını artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Vatandaşlardan Hamide Çetiner ise robotun siparişi getirmesine şaşırdığını ifade ederek, "Siparişin bu şekilde gelmesi oldukça ilginç ve güzeldi. Teknolojinin daha da gelişeceğine inanıyorum. Ülkemiz adına daha iyi çalışmalar yapılmasını bekliyorum" dedi. (ÖC-
Veliler ve öğrenciler kodlama etkinliğinde buluştu
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:52 Veliler ve öğrenciler kodlama etkinliğinde buluştu Adıyaman’ın Kahta ilçesinde düzenlenen "Kodlama ve Dijital Farkındalık Etkinliği"nde çocuklar, veliler ve gönüllüler bir araya geldi. Yavuz Selim İlkokulu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, çocuklara ve ailelerine dijital dünyanın fırsatları ve riskleri anlatıldı. Program kapsamında dijital ortamlarda güvenli davranış, siber zorbalıkla mücadele ve dijital vatandaşlık konularında farkındalık oluşturulması hedeflendi. Etkinlikte öğrenciler ve veliler birlikte kodlama çalışmaları yaparak dijital becerilerini geliştirme fırsatı buldu. Katılımcılara ayrıca dijital öğrenme imkânları ve yürütülen eğitim faaliyetleri hakkında bilgi verildi. Velilerin etkinliğe aktif katılım sağlamasıyla çocukların öğrenme süreçlerine aile desteğinin artırılması amaçlanırken, öğrenciler aileleriyle birlikte öğrenme deneyimi yaşadı. Dijital çağda çocukların erken yaşta bilinçlenmesinin büyük önem taşıdığını belirten Okul Müdürü Ali İhsan Köroğlu, "Öğrencilerimizin hem kodlama becerilerini geliştirmesi hem de dijital dünyada güvenli davranış konusunda farkındalık kazanması bizler için çok kıymetli. Velilerimizin de sürece dahil olması eğitimi daha güçlü hale getiriyor" dedi. Etkinlikte ayrıca, ilçede benzer eğitim çalışmalarının önümüzdeki süreçte artarak devam edeceği ifade edildi. Etkinliğin, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Ateşböceği Öğrenim Birimi tarafından yürütülen çalışmalar çerçevesinde gerçekleştirildiği öğrenildi.
Sağlıkta yapay zeka devrimi: Tümörlü dokular milimetrik doğrulukla tespit edilebilecek
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:25 Sağlıkta yapay zeka devrimi: Tümörlü dokular milimetrik doğrulukla tespit edilebilecek Tıpta geleneksel tanı yöntemleri, yerini akıllı ve öngörülebilir veri modellerine bırakıyor. Yapay zeka ile biyoinformatiğin stratejik gücüne dikkat çeken Doç. Dr. Nazife Çevik, yeni nesil teknolojiler sayesinde tümörlü dokuların artık milimetrik bir hassasiyetle teşhis edilebildiğini söyledi. Yüksek boyutlu ve heterojen biyolojik verilerin analizinde geleneksel yöntemlerin sınırlarına ulaşıldığını anlatan İstanbul Arel Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Başkanı Doç. Dr. Nazife Çevik, yapay zeka tabanlı yaklaşımların sağlıkta yeni bir soluk olduğunu ifade etti. Özellikle Konvolüsyonel Sinir Ağları (CNN) kullanılarak gerçekleştirilen tıbbi görüntü analizlerinin hayati bir role sahip olduğunu vurgulayan Çevik, teknolojinin sağladığı somut katkıları şu başlıklarla özetledi: "Hassas Tümör Segmentasyonu: MR ve BT görüntülerinde tümörlü dokuların milimetrik bir doğrulukla tespit edilmesi ve sağlıklı dokudan ayrıştırılması. Erken Teşhis Mekanizmaları: Retina görüntülerinin analizi sayesinde diyabetik retinopati gibi kalıcı hasar bırakabilecek hastalıkların, henüz semptom göstermeden teşhis edilebilmesi. Akıllı Klinik Karar Destek Sistemleri: Hekimlerin tanı ve tedavi planlama süreçlerinde yanılma payını en aza indiren, veriye dayalı dijital asistanların devreye girmesi." "Yorumlanabilirlik klinik güvenin anahtarıdır" Yapay zekanın sadece yüksek doğruluk oranı sunmasının yeterli olmadığını belirten Çevik, klinik uygulanabilirlik için açıklanabilir yapay zeka (XAI) yöntemlerinin kritik rol oynadığını söyledi. SHAP ve LIME gibi yaklaşımların, modellerin neden belirli bir karara vardığını şeffaflaştırarak hekimlerin sisteme olan güvenini artırdığını ifade eden Çevik, "Sağlık verilerinin karmaşıklığı göz önüne alındığında, geliştirilen yöntemlerin doğruluk kadar yorumlanabilirlik ve klinik uygulanabilirlik açısından da değerlendirilmesi şarttır" diye konuştu. Kişiselleştirilmiş tedavi ön planda Gelecek perspektifinde multi-modal veri analizi ve hibrit modellerin öne çıkacağını öngören Doç. Dr. Nazife Çevik, sağlık sistemlerinin dönüşümünü şu sözlerle özetledi: "Yapay zeka ve biyoinformatiğin entegrasyonu, sağlık sistemlerini daha akıllı, hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirecek. Gerçek zamanlı klinik karar destek sistemleri, bireye özel tedavi planları ve yapay zeka destekli ilaç keşfi süreçleri, bu dönüşümün en önemli bileşenleri arasında yer almaktadır. Bu gelişmeler, hem hasta bakım kalitesini artıracak hem de sağlık sistemlerinin maliyet etkinliğini iyileştirecektir."
YTU Startup House ve Microsoft iş birliği ile 21 girişimci proje geliştirdi
14 Nisan 2026 Salı - 15:02 YTU Startup House ve Microsoft iş birliği ile 21 girişimci proje geliştirdi YTÜ Yıldız Teknopark girişimcilik merkezi YTU Startup House’un Microsoft Türkiye iş birliğiyle hayata geçirdiği AI Accelerator Programı’nda 21 girişimci, Türkiye’nin önde gelen 9 şirketi için yapay zeka projeleri geliştirdi. Programın kapanış etkinliğinde konuşan Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü Sadullah Uzun, yeni yapay zeka eylem planıyla ilgili açıklamalarda bulundu. YTU Startup House ve Microsoft Türkiye’nin iş birliğiyle başlatılan AI Accelerator for SaaS Enterprise Programı’nın kapanış etkinliği olan Networking Day, Microsoft Türkiye Ofisi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’nin önde gelen holdingleri ve finans kuruluşlarıyla yapay zeka girişimlerini bir araya getiren program, sadece bir hızlandırma süreci değil aynı zamanda kurumsal dönüşümün sahada test edildiği stratejik bir iş modeli olarak dikkat çekti. Programa, Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü Sadullah Uzun, YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Emre Holoğlu, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ve sektörün önde gelen kurumlarının üst düzey yöneticileri katıldı. Microsoft Investor Network’te yer alan ilk Türk kuluçka merkezi YTU Startup House olurken, program kapsamda kabul edilen her startup ekibi ise Azure kredisine doğrudan erişim imkânı elde ederek teknolojik gelişimlerini hızlandırma fırsatı yakaladı. 21 yapay zeka girişimi, 9 dev kurumla aynı masada AI Accelerator Programı kapsamında 68 başvuru arasından seçilen 21 girişim, 9 büyük kurumsal partnerle eşleştirilerek kurumların gerçek iş ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirdi. Garanti BBVA, Migros, Sabancı ARF, İş Bankası, Tofaş, Boyner, Enerjisa, Türk Traktör ve Doğuş Teknoloji gibi sektör liderleri, programın kurumsal ayağını oluşturdu. Program süresince girişimler; teknik eğitimler, bire bir mentorluklar ve yapılandırılmış eşleşme görüşmeleriyle ürünlerini doğrudan kurumsal ihtiyaçlarına göre şekillendirdi. "Turcorn sayısını artırmak birinci önceliğimiz" Yapay zekayı yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, tüm sektörleri dönüştüren stratejik bir ulusal varlık olarak konumlandırdıklarını belirten Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü Sadullah Uzun, Türkiye olarak insan kaynağından veri merkezlerine, girişimcilik ekosisteminden dijital dönüşüme kadar tüm alanları kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ilerlediklerini kaydetti. Uzun, "Girişimlerin daha güçlü bir ortamda büyümesini sağlamak, yatırım ekosistemini derinleştirmek ve ‘turcorn’ olarak ifade ettiğimiz küresel girişimlerin sayısını artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda veri merkezlerinin standartlarının belirlenmesi ve yetkilendirilmesi gibi kritik alanlarda önemli sorumluluklar üstlenirken, ulusal yapay zeka ekosistemini güçlendirmeye ve bu alandaki farkındalığı artırmaya yönelik çalışmalarımızı da hız kesmeden sürdürüyoruz" dedi. "Yapay zeka elektriğin icadı gibi bütün sektörleri etkileyecek" Yapay zekanın yeni sorumluluk alanları olduğunu ifade eden Sadullah Uzun, "Ülkemizde ulusal anlamda yapay zeka ekosistemin desteklenmesi, yapay zeka okur yazarlığın arttırılması gibi bütün başlıklar bizim sorumluluğumuzda. Yapay zeka sizlerin de yakından takip ettiği üzere yeni bir teknoloji olmasının yanı sıra stratejik bir ulusal varlık olarak kabul ediliyor. Elektriğin adeta icadı gibi bütün sektörleri etkileyecek, dönüştürecek bir teknolojik güçten bahsediyoruz. Dolayısıyla her ülkede bu yeni gelişime uyum sağlamaya çalışan eylem planları görebilirsiniz. Bu eylemlerde, yapay zeka ciddi anlamda insan faktörünü ortadan kaldırıyor gibi gözükse de aslında organik zekaya ihtiyaç duyduğumuz bir döneme giriyoruz. Yeni dönemde interpersonal, kişiler arası eğitim verenler, IQ’su olan, insanların zanaat sahibi daha makul, daha aranan insan olacağını tanımlanıyor. Dolayısıyla bu yeni nesle bizim yetiştirmemiz lazım, olanları da kendimize çekmemiz lazım. Bütün dünya ülkelerinde nitelikli göçü sağlamak için benzer çalışmalar yapılıyor. Biz Türkiye’de Tech Visa’yı başlattık ve şirketlerin kurulumunu yaptık" ifadelerini kullandı. Yeni eylem planıyla Türkiye’nin bu alandaki küresel konumun daha da güçlendirileceğinin altını çizen Uzun, Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda yapay zekayı yeni bir odak alanı olarak ele aldıklarını ve Türkiye’nin bu alandaki rekabet gücünü artırmayı amaçladıklarını söyledi. "Şirketlerimizi küresel ölçekte büyütüyoruz" YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Emre Holoğlu, etkinliğin yalnızca bir kapanış değil aynı zamanda yeni bir başlangıç ve ölçeklenme fırsatı sunduğunu belirterek, teknoparkın uluslararası faaliyetleri hakkında konuştu. Holoğlu, "Uluslararası alanda genişleme sağlamak amacıyla Türk teknoloji şirketlerine, startuplar ve kurumsal firmalar dahil olmak üzere çok ciddi destekler sağlıyoruz. Firmalarımıza sadece fiziki alan değil, müşavirlik hizmetlerinden farklı pazarlardaki iş yapış kültürüne kadar geniş kapsamlı destekler sunuyoruz. Örneğin, Londra’da yaklaşık 3 yıldır faaliyet gösteren ofisimizde 20’den fazla firmamıza, Dubai’de ise 15 şirketimize rehberlik ediyoruz" dedi. Etkinliğin, farklı paydaşları bir araya getirerek mentorluk ve profesyonel iş birliklerini güçlendirmeyi hedeflediğini ifade eden Holoğlu, bu çalışmaların Türkiye’nin küresel ölçekte büyüme ve uluslararasılaşma hedeflerine hizmet ettiğini kaydetti. Holoğlu ayrıca, Microsoft’un da bu süreçte önemli bir iş ortağı olarak destek verdiğini sözlerine ekledi. Microsoft’un satış hafızası sahada Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ise Microsoft’un girişimlerle kurduğu iş modeline ilişkin, "Microsoft, startupların kendi organizasyonlarına Microsoft’un ürün satış zekasını, kurumsal satış hafızasını ve gücünü çekebilecekleri bir çerçeve oluşturmayı hedeflemektedir" değerlendirmesinde bulundu. Özbilgin, söz konusu etkinliklerin yalnızca teknoloji odaklı olmadığını belirterek "Bu tür etkinlikler, Microsoft, müşteriler, startuplar ve yatırımcılar arasında bir araya gelerek üçlü veya dörtlü bir değer zinciri oluşturma açısından kritik öneme sahiptir. Bu etkinlikler birer teknoloji etkinliğinden çok, birer networking ve deneyim paylaşım platformu olarak konumlandırılmaktadır" ifadelerini kullandı. Program, networking etkinliğinin ardından sona erdi.
TEI’ye 3 uluslararası ödül daha
14 Nisan 2026 Salı - 10:56 TEI’ye 3 uluslararası ödül daha Türkiye’nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI, Dünya Havacı Kadınlar Haftası kapsamındaki etkinlikleriyle 10’uncu kez "Kadın Çalışanlara En Çok Değer Veren İşletme" ödülünü, aynı etkinlik kapsamında Pembe Kağıt Uçak Ödüllerinde "En Fazla Katılımcı" ödülünü ve toplumsal gelişime katkı sağlayan gelişim-eğitim odaklı çalışmlarıyla da 3’üncü kez "Toplum Hizmetinde Liderlik ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk" ödülünü kazandı. Dünya Havacı Kadınlar Haftası kapsamında kız öğrencilere havacılığı tanıtan "Havacılığa İlk Adımlar", çalışanlar arası deneyim aktarımını sağlayan "Havacı Kadınlar Mentörlük Programı" ve kadın çalışanlar için düzenlenen "Havacılığın Güçlü Kadınları" gibi farklı etkinliklerle yıllardır farklı ödüllere layık görülen TEI, 2026 yılında da gerçekleştirdiği etkinkilerle Uluslararası Havacı Kadınlar Enstitüsü (IWOAW) tarafından 10’uncu kez "Kadın Çalışanlarına En Çok Değer Veren İşletme" seçildi. Yine aynı program kapsamında TEI, dünya genelinde düzenlenen 300’ün üzerindeki farklı pembe kağıt uçak uçurma etkinliğinde elde ettiği en yüksek katılımcı sayısıyla "Pembe Kağıt Uçak Özel Ödülü - En Fazla Katılımcı" ödülüne de layık görüldü. Toplumsal gelişime katkı sağlamaya ve havacılık motorları alanında farkındalık oluşturmaya yönelik çalışmalarını sürdüren TEI, Havacılık Motorları Okulu, Havacılık Teknisyen Okulu, TEI Professional, İş Hayatına 5 Kala, KampüsTEIz, Benim Mühendislik Hikayem, Havacı Kadınlar Mentörlük Programı ve teknik gezileriyle Communitas Awards tarafından 3’üncü kez "Toplum Hizmetinde Liderlik ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk" ödülüne layık görüldü. Lisans öncesinden lisansüstü seviyeye, mesleki eğitimden teknik uzmanlığa uzanan geniş bir yelpazede; bilgi birikimini ve tecrübesini her fırsatta toplumla buluşturan TEI, genç yeteneklerin gelişimine katkı sağlayan bütüncül bir insan kaynağı ekosistemi oluşturuyor. Kapsayıcı gelişim anlayışı ve sürdürülebilir toplumsal etki odağıyla kurgulanan bu ekosistemle TEI, kazandığı pek çok farklı ödülün yanı sıra Savunma Sanayii Başkanlığının Millî Yetkinlik Hamlesi vizyonu kapsamında havacılık motorları alanında yetkin insan kaynağının yetişmesine katkı sağlamaya devam ediyor.
Türkiye’nin ikinci Milli Astronotu Tuva Cihangir Atasever Isparta’da öğrencilerle buluştu
13 Nisan 2026 Pazartesi - 20:52 Türkiye’nin ikinci Milli Astronotu Tuva Cihangir Atasever Isparta’da öğrencilerle buluştu Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever, "Uzay Farkındalığı Programı" kapsamında Isparta’da öğrencilerle bir araya gelerek, uzay yolculuğu deneyimlerini paylaştı. Türkiye’nin uzay alanındaki hedeflerine de değinen Atasever, "Uluslararası iş birliğiyle Somali’de bir uzay limanı inşa ediyoruz ve roketlerimizi buradan fırlatacağız" dedi. Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever, Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen "Uzay Farkındalığı Programı" kapsamında öğrencilerle buluştu. Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa çok sayıda öğrenci ve öğretmen katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak, milli astronotu Isparta’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Konuşmaların ardından sahneye çıkan Tuva Cihangir Atasever, öğrencilere uzay yolculuğu sürecini, eğitim aşamalarını ve bilim ile teknoloji alanındaki deneyimlerini anlattı. Programda öğrenciler, uzay çalışmaları hakkında merak ettikleri soruları sorma fırsatı da buldu. "Uzay istasyonu devasa bir yapı ve büyük bir emeğin ürünü" Uluslararası Uzay İstasyonu’nun dünyanın yaklaşık 410 kilometre üzerinde saatte 27 bin kilometre hızla hareket eden devasa bir yapı olduğunu dile getiren Tuva Cihangir Atasever, "Uluslararası Uzay İstasyonu, bizim ‘modül’ dediğimiz parçalardan oluşuyor. Toplamda 16 basınçlı modülden meydana gelen bu yapı, 12 yıl süren bir inşa süreci sonunda tamamlandı ve 100 milyar dolardan fazla kaynak kullanıldı" dedi. "Ağırlıksız ortamda yaşam ve günlük işler zorlaşıyor" Uzayda kütlenin değişmediğini ancak yer çekimi ivmesinin neredeyse sıfır olması nedeniyle ağırlıksızlık hissi oluştuğunu ifade eden Atasever, "Bu ortamda adeta kanatsız şekilde süzülüyorsunuz. Ancak bu durum, günlük işleri bile oldukça zor hale getiriyor. Uzay istasyonunda geçirdiğimiz süre boyunca hem bilimsel deneyler hem de toplumsal farkındalık faaliyetleri kapsamında kullanacağımız ekipmanlar için kapsamlı eğitimlerden geçtik" şeklinde konuştu. "Uzay görevleri için zorlu eğitim süreçlerinden geçtik" Eğitimlerin hem sınıf ortamında hem de özel simülasyon alanlarında gerçekleştirildiğini belirten Atasever, "9 numaralı bina olarak adlandırılan özel bir tesiste, uzay istasyonundaki modüllerin birebir modelleri bulunuyor. Burada yaptığımız tüm hareketler dikkatle gözlemleniyor. Amacımız, uzayda karşılaşabileceğimiz acil durumlara doğru ve etkili müdahale edebilmek. Ayrıca farklı ülkelere ait modüllerde görev alabilmek için Japonya ve Avrupa’daki uzay merkezlerinde de eğitim aldık" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin uzay hedeflerinde ay görevleri ve uzay limanı var" Türkiye’nin uzay alanındaki hedeflerine de değinen Atasever, "Milli Uzay Programı kapsamında 10 temel hedef bulunuyor ve Türk Astronot ve Bilim Misyonu da bunlardan biriydi, bunu başarıyla tamamladık. Önümüzdeki süreçte robotik Ay görevleri gerçekleştireceğiz. İlk görevde Ay’a sert iniş, ikinci görevde ise yumuşak iniş hedefleniyor. Ayrıca coğrafi konumumuz nedeniyle büyük roketleri Türkiye’den fırlatmak mümkün olmadığından, uluslararası iş birliğiyle Somali’de bir uzay limanı inşa ediyoruz ve roketlerimizi buradan fırlatacağız" diyerek sözlerini tamamladı. Söyleşi, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından Tuva Cihangir Atasever’e İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hediye takdim edilmesiyle devam etti. Program, Atasever’in öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirmesinin ardından sona erdi.
Canik’te gençler robotlarıyla sahneye çıkıyor
13 Nisan 2026 Pazartesi - 14:26 Canik’te gençler robotlarıyla sahneye çıkıyor Samsun’da Canik Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenleyeceği ROBOSAM Robot Yarışması’nda öğrenciler, tasarladıkları ve ürettikleri robotları görücüye çıkaracak. Canik Belediyesi, bilim ve teknoloji alanındaki seferberliğini, ROBOSAM Robot Yarışması’yla sürdürüyor. Canik’te bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek olan yarışmada öğrenciler, 5 farklı robot kategorisinde birincilik için sahne alacak. Öğrencilerin tasarımları ve üretimleri kendilerine ait olan robotları görücüye çıkaracağı yarışmada yapay zekâ, ileri seviye çizgi izleyen, temel seviye çizgi izleyen, labirent ve mini sumo kategorilerinde ödüller sahibini bulacak. 15 Nisan 2026 tarihinde Canik Belediyesi Hasan Doğan Spor ve Eğitim Merkezi’nde düzenlenecek olan yarışma, saat 09.00’da start alacak. "Bilim ve teknolojide öncü belediye" Bilim ve teknoloji alanında farkındalık oluşturan projeleri hayata geçirdiklerini ve gençleri yenilikçi teknolojilerle tanıştırdıklarını belirten Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde yenilikçi teknolojiler, bilim ve teknoloji alanında ücretsiz eğitimlerimize ara vermeden devam ediyoruz. Gençlerimizin yeteneklerini keşfetmelerine katkı sunan programlar gerçekleştirmeyi sürdürüyoruz. İlçemizde bu yıl ikincisini düzenleyeceğimiz ROBOSAM Robot Yarışmamızla bir kez daha gençlerimizin heyecanlarına ortak olacağız. Gençlerimizin yazılım, tasarım ve üretim süreçlerini gerçekleştirdiği robotları sahneleyeceği yarışmamızla, 7’den 70’e gençlerimizle, ailelerimizle ve hemşehrilerimizle buluşacağız. Canik’te Milli Teknoloji Hamlesi idealiyle ülkemiz için değer üretecek nesilleri yetiştirmeye, bilim ve teknolojide farkındalık oluşturan projeleri ve çalışmaları hayata geçirmeye devam edeceğiz" dedi. Canik Belediyesi ve Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenecek olan ve bu yıl da ilginin yüksek olması beklenen yarışmada, ayrıca öğrenciler ve aileler için çeşitli etkinlikler düzenlenecek.