TEKNOLOJİ - 27 Mart 2025 Perşembe 12:51

Cep telefonunda bu uygulamayı kullananlar banka uygulamalarına erişemiyor

A
A
A
Cep telefonunda bu uygulamayı kullananlar banka uygulamalarına erişemiyor

Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, cep telefonlarında IPTV ve benzeri uygulamalar bulunan vatandaşların banka uygulamalarına erişiminin engellendiğini söyleyerek, "Bankalar bir tedbir olarak eğer bu uygulamalar varsa benim uygulamamı çalıştırmamalısın diyor" dedi.


Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, bazı bankaların IPTV gibi uygulamaların olduğu cep telefonlarında mobil uygulamasının kurulmasına izin vermediğini söyledi. Bankalar dışında resmi kuruluşların da denetlemeler yaparak kaynağı bilinmeyen uygulamaların olduğu cihazlara kurulum yapılmasına izin vermediğini belirten Topuzoğlu, "Bazı bankaların IPTV gibi uygulamaların olduğu cihazları kısıtlama sebebi aslında bizim zaman zaman hep gündeme getirdiğimiz; bilmediğiniz uygulamaları yüklemeyin, onları kullanmayın ya da bu veri kaynağı anlamında bilinmeyen uygulamaların, denetlenmeyen uygulamaların çok büyük sıkıntılar oluşturabileceği konusundaki uyarılarımızın bir göstergesi diyebiliriz. Bankalar neden bu tarz uygulamaları olan cihazların kullanılmasını istemiyor dersek de çünkü bu uygulamaların içerisinde birtakım trojen dediğimiz, Truva atı dediğimiz virüs benzeri yazılımlar yer alıyor. Bu ne yapıyor? Sizin bilgisayarınızı -sık sık kullandığımız bir terim- zombiye çeviriyor. Yani zombiye çevirmesi ne demek? Burada sizin cihazınızı, bilgisayarınızı ve telefonunuzu kendininmiş gibi kullanıp, birtakım işlemleri size yaptırması demek. Haliyle de sizin İP’niz üzerinden bu işlemler yapıldığı için de herhangi bir durumda sizin sorumluluk alacağınız ortamın oluşturulmasıdır. İşte bankalar da bir tedbir olarak eğer bu uygulamalar varsa benim uygulamamı çalıştırmamalısın diyor. Çünkü haliyle siz oraya bir şifre girdiniz, bu şifreleri kaydetti ve kendisine gönderilmesini sağladı. O zaman ne olacak haliyle; sizin banka hesaplarınıza girebilecek ya da diğer işlemleri yapabilecek. Aslında banka kuruluşları öncü oldu ama diğer kurumlar da, resmi anlamda iş yapan kurumlar da artık bu tarz denetleme yaparak kaynağı bilinmeyen uygulamalar varsa kendi uygulamasının yüklenmesine izin vermiyor" dedi.


Topuzoğlu, bu tarz uygulamaların sosyal medya hesaplarını da ele geçirebileceğini söyleyerek, "Sosyal medya hesaplarına da erişim elbette sağlanabilir. Çünkü sizin cihazınıza girip de o izinleri aldıktan sonra her türlü bilgiye ulaşabilir. Biz verileri daha önce de söylediğimiz gibi internet tarayıcılarında belirli bir yere kayıt ediyorduk. Şifre yöneticisinde saklıyorduk. Bu veri tabanı da ulaşılabilir ve haliyle bunun üzerinde bizim birçok hesabımız da ele geçirilme riski ile karşı karşıya kaldı. Tabii ki sosyal medya hesaplarının da şifreleri bu şekilde kayıtlı olduğu için, bunlara erişilebilir. Yasal olmayan hiçbir şey bulunmamalı, onları kullanmamalıyız. Yani bir program kullanırken de işte haliyle lisans ücretleri çok pahalı geldiği için belki de insanımız bir nevi mecburiyetten dolayı yöneliyor ama o programın içerisinde ne olduğunu bilmiyoruz. Yani bir aktivasyon sağlarken size nasıl bir etki bırakacağı ya da sıkıntı oluşturabileceğini bilmiyoruz. Bundan dolayı nasıl ki işte o IPTV’ler yasal değilse, haliyle hırsıza güven olmaz diyorum ben. Bu noktada o tarz yazılımları kullanmak da daha büyük sorunları yanında getirebiliyor" ifadelerini kullandı.



Cep telefonunda bu uygulamayı kullananlar banka uygulamalarına erişemiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Zam eridi bitti" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı mart ayı enflasyon rakamına ilişkin yaptığı açıklamada, "Zam eridi bitti, kayıplar artarak devam ediyor" dedi. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, TÜİK tarafından açıklanan mart ayı enflasyon rakamını değerlendirdi. Yalçın, "Zam eridi bitti, kayıplar artarak devam ediyor. Kamu işverenin uzlaşmayı mümkün kılmayan teklifleri sonrası tahkim sürecinde Hakem Kurulu’nun yanlış, hatalı, geçersiz ve yetersiz artışı ile kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin alım gücü düşmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. Yalçın, "Ekonomik hedefler gerçeği, Kamu İşvereni/Hakem Kurulu ise emeği, alın terini ve gelir dağılımını öncelemediği müddetçe kayıplar yaşanmaya, referans alınan hedefler şaşmaya, gelir dağılımı bozulmaya devam edecektir" diye konuştu. "İşveren tarafı kayıpları telafi edecek teklife hazırlanmalıdır" Yalçın, "Merkez Bankası’nın sapma rekorları kıran tahminlerine göre değil, hayatın gerçeğine göre maaş/ücret politikalarının belirlenmesi gerekiyor. Bunun için işveren tarafı masanın imkanlarını/fırsatlarını iyi değerlendirmeli, şimdiden kayıpları telafi edecek teklife hazırlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Yalçın, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Toplu sözleşme masası; sadece yetkili sendikalar/konfederasyon için değil aynı zamanda kamu işveren heyeti için de önemli ve değerli olmalıdır. Sosyal taraflarla istişare edilen ve farklı pencerelerden bakma fırsatı bulunan masanın gücü, etkinliği ve çözüm üretme kapasitesi artırılmalıdır. Bunun için yapılması gereken öncelikle mevcut 4688 sayılı Kanun’un değiştirilerek toplu sözleşme görüşmelerine yetiştirilmesi, ’Hakem Kurulu’nun ’hakem’ ve ’kurul’ ismine yakışır hale getirilmesi, sürenin ve sürecin adil ve makul olarak belirlenmesi gerekiyor." "Memur emeklilerimiz kayıp yaşamaya mahkum edilmemelidir" Yalçın, açıklamasını şöyle tamamladı: "Kamu görevlilerimiz ve doğrudan toplu sözleşme masasının kararlarından etkilenen memur emeklilerimiz, 2026 ve 2027 yıllarında enflasyon karşısında kayıp yaşamaya mahkum edilmemelidir. Aksi takdirde bilerek ve isteyerek Hakem Kurulu’nu işaret eden sürecin sonucunu şimdiden öngörüyor, benzer tablonun yaşanacağını hepimiz iyi biliyoruz. Memur-Sen olarak gayretimiz, mücadelemiz ve hedefimiz 4688 sayılı Kanun’un evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi, çalışanın alım gücünü yükseltmek için toplu sözleşmenin öneminin artırılmasıdır."
Antalya Deniz, güneş ve bayram sevinci Antalya’da buluştu Güneşin yüzünü gösterdiği Antalya’da bayram tatilini fırsat bilen vatandaşlar sahillere akın etti. Denize giren, yürüyüş yapan ve manzaranın tadını çıkaran tatilciler, yazdan kalma bir gün yaşadı. Günlerdir süren yağışların ardından güneşin yüzünü göstermesiyle Antalya adeta baharı değil, yazı karşıladı. Hava sıcaklığı 18 dereceye, deniz suyu sıcaklığı ise aynı seviyeye ulaşınca tatilciler sahillere akın etti. Kentin simge noktalarından Konyaaltı Sahili, kalabalık görüntüleriyle yaz aylarını aratmadı. Kimi kumsalda yürüyüş yaparken kimi de sahil şeridindeki banklarda manzaranın keyfini çıkardı. Deniz kenarında çocuklar çakıl taşlarıyla oynarken, gençler ve aileler denizin serin sularında yüzdü. Bazı vatandaşlar, kayalıklardan denize atladı, bazısı ise denizi izleyip dinlendi. Tatilini Antalya’da geçirenler arasında deprem bölgesinden gelenler de vardı. Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinden gelen Nurhan Deveci, kardeşini ziyaret için geldiği şehirde denize girerek bayramın tadını çıkardığını söyleyerek, "Antalya’ya daha önce defalarca geldim. Bu kez bayram için geldik. Elbistan’dan, deprem bölgesinden. Hazır fırsat bulmuşken denize girelim dedik. Su serin ama girmeye değer. Dün Olympos’a da gittik. Antalya çok güzel. Her zaman gelinmesi gereken bir yer" dedi. Nurhan Deveci’nin kentte yaşayan abisi İlhan Deveci ise 35 yıldır Antalya’da olduğunu belirterek, "Yaz kış, gece gündüz fark etmez, sürekli denize giriyorum. Şu an deniz suyu çok güzel. Dışarısı serin ama deniz sıcak. Yüzmek en iyi spor. İnsan kendini özgür ve mutlu hissediyor. Antalya’da yaşamak gerçekten ayrıcalık. Atatürk’ün dediği gibi, burası dünyanın en güzel cenneti" diye konuştu. Antalya’da yalnızca deniz değil, sahil parkları ve yürüyüş alanları da doldu. Bebek arabalarıyla yürüyüş yapan ailelerden scooterla gezen gençlere, piknik yapanlardan bisiklete binenlere kadar herkes güneşin ve tatilin tadını çıkardı.
Kastamonu Üniversite öğrencilerine Tarihi İstiklal Yolu tanıtıldı Kastamonu’da üniversite öğrencileri, Dijital İstiklal Yolu Müzesi’ni ziyaret edip tarihi yolda yürüyüş yaptı. Kurtuluş Savaşı’nda İnebolu Limanı’na gelen silah ve cephanenin Anadolu’ya sevk edildiği tarihi İstiklal Yolu Milli Parkı, Kastamonu Üniversitesi öğrencilerine tanıtıldı. Kastamonu Üniversitesi Rektörlüğü’nün destekleriyle Turizm Fakültesi tarafından hazırlanan proje çerçevesinde Kastamonu Teknokent hizmet binası içerisine 2022 yılında hizmete alınan Dijital İstiklal Yolu Müzesi ziyaret edildi. Öğrenciler daha sonra İstiklal Yolu’nun Kastamonu Üniversitesi kampüsünden geçen bölümünde yürüdü. Etkinlikte öğrencilere İstiklal Yolu’nun tarihteki önemiyle ilgili bilgiler verildi. "Yürüyüşçülerin Kastamonu Üniversitesi kampüsü içerisinden geçmeleri gerekiyor" Düzenlenen etkinlikle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Muharrem Avcı, "Ziyarette öğrencilerimize müzemizi ve İstiklal Yolu’nun önemini anlatmaya da çalıştık. Burası neresidir sorusunun cevabı, söz konusu olan vatan ise gerisi teferruattır. İşte tarihi İstiklal Yolu, bu sözün resmi kanıtıdır. Dijital müze ve tarihi İstiklal Yolu üzerinde bütün Kastamonuların, bütün Kastamonu’yu ziyaret eden misafirlerin, Kastamonu’da öğrenim görenlerin, Kastamonu’yu tercih edenlerin gelip görmesi ve ziyaret etmesi gereken yerlerden bir tanesidir. Çünkü bu vatan çok kolay kurtulmadı, kurtarılamadı. Dolayısıyla nelerin yaşandığını iyi öğrenilmesi, iyi bilinmesi gerekiyor. İstiklal Yolu’nun dijital müzesinde interaktif materyallerle müze oluşturuldu. Asıl burada en büyük emek, tarihi İstiklal Yolu’nun izi üzerine yapılan seramik çalışmadır. Burada arkadaşlarımız yaklaşık 1,5 yıl boyunca 70x70 ebatlarında panolar yaptılar. O panolarda da İstiklal Yolu’nda yaşananları canlandırdılar. Geceleri ışıklandırılmış vaziyette olan bu yolun mutlaka görülmesi ve ziyaret edilmesi gerekiyor. Öncelikle Kastamonu halkının tanıma lazım, Kastamonuluların görmesi lazım, sonrasında da Kastamonu’yu ziyaret edenlerin bu yolda yürümesi lazım. İstiklal Yolu ile ilgili yapılan yürüyüşlerin de Kastamonu Üniversitesi’nden geçmesi gerekiyor. 9 Haziran’da İnebolu’dan başlayan İstiklal Yolu yürüyüşünde, yürüyüşçülerin Kastamonu’ya geldiklerinde asıl güzergah olan Kastamonu Üniversitesi kampüsü içerisinden geçmeleri gerekiyor. Kuzeykent Mahallesindeki bayrağın önünden şehir merkezine doğru yürüyüşün devam etmesi lazım. İstiklal Yolu, Kastamonu Üniversitesine önemli bir nitelik katıyor. Dolayısıyla da Kastamonu Üniversitesi’nin adında da İstiklal Yolunu değerlendirmek gerekiyor" dedi. "Kastamonu kadının ve halkının bu bölgede nasıl bir mücadele verdiğini öğrencilerimize anlattık" Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal ise, "Tarihi İstiklal Yolu, Kurtuluş Mücadelesinin en önemli noktalarından bir tanesidir. İnebolu’dan Sakarya Meydan Muharebesine, Ankara’nın Polatlı ilçesi üzerinden bir güzergahtır. Bizler bu güzergahı geçtiğimiz aylarda öğrencilerimizle birlikte İnebolu ve Küre ilçelerine giderek, 9 Haziran’da düzenlenen İstiklal Yolu yürüyüşüne de katılım göstererek yürümüştük. Bizler sınıflarda teorik olarak anlattıklarımızı pratik olarak uygulamaya da geçirdik. Kastamonu Üniversitesi’nin Dijital İstiklal Yolu Müzesi 2022 yılında yapılarak açıldı. Müzeyi, Kastamonu Üniversitesi Rektörlüğü destek vererek Turizm Fakültesi tarafından yapıldı. Bizlerde bugün Dijital İstiklal Yolu Müzesini öğrenci kardeşlerimizle birlikte gezerek görme imkanı bulduk. Müzeden çıktıktan sonra da Kastamonu Üniversitesi içerisinden geçen tarihi İstiklal Yolu’ndan da öğrenci kardeşlerimizle birlikte temsili de olsa yürüme imkanı bulduk. Amacımız Kurtuluş Mücadelesinde kurtuluşa giden İstiklal’den İstikbal’e giden bu yolda Kastamonu’nun ve Kastamonu kadının ve halkının bu bölgede nasıl bir mücadele verdiğini öğrencilerimize anlattık, bundan sonrada inşallah anlatacağız" diye konuştu. "Tarihi İstiklal Yolu bir milletin tarihinin tanıtılması açısından çok önemli bir köprü" Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Doğa Turizmi ve Turizm Rehberliği Yüksek Lisans öğrencisi Ali Kartal da, "Tarihi İstiklal Yolu’nun Dijital Müzesini gezmiş olduk ve bu yolla ilgili bilgiler almış olduk. Tarihi İstiklal Yolu ile ilgili bilinmesi gereken belki de en önemli konu burası bir uygarlığın, bir milletin tarihinin tanıtılması açısından çok önemli bir köprü. Çünkü milletler ve uygarlıklar geçmişleriyle var olurlar ve bu geçmişler bu milletin hafızasıdır. Hafızanın devamlı canlı tutulması anlamında tarihi İstiklal Yolu adeta bir köprü görevi görmektedir" şeklinde konuştu. Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal koordinatörlüğünde gerçekleştirilen "İstiklal Yolu Yürüyüşü" etkinliğine Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Silvikültür Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Ayan, Kastamonu Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kutay Oktay, Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Muharrem Avcı, Kastamonu Ticaret Borsası Başkanı Serdar İzbeli ve üniversite öğrencileri katıldı.