SAĞLIK
Denizli sağlık için hareket etti 10 Mayıs 2026 Pazar - 15:05:57 Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmak ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında yürüyüş etkinliği düzenlendi. Yenişehir Yürüyüş yolunda düzenlenen ve büyük bir katılımın gerçekleştirildiği etkinliğe Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger, Sağlık Hizmetlerinden Sorumlu Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mevlüt Dirim, Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Denizli İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan, İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, sağlık çalışanları, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş saat 10.30’da Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger’in startıyla başlarken, yürüyüşte katılımcılar sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekmek amacıyla hep birlikte yürüdü. Yürüyüşte fiziksel aktivitenin kalp sağlığı, ruhsal iyilik hali ve yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapıldı. Yürüyüş sonrasında Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kurulan bilgilendirme stantlarında fiziksel aktivite sağlıklı beslenme ve kronik hastalıklarla mücadele konusunda bilgilendirme yapılarak vatandaşlara broşür dağıtıldı. Katılımcılara sağlıklı atıştırmalıklar ve su ikram edildi. Tansiyon, boy-kilo ölçümü gibi sağlık taramaları da yapıldı. Etkinlik boyunca sağlık çalışanları tarafından vatandaşlara sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmeler yapılırken, fiziksel aktivitenin ruhsal ve bedensel sağlık üzerindeki olumlu etkileri anlatıldı. Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger, sağlıklı bir toplum oluşturmanın ancak sağlıklı bireylerle mümkün olacağını belirterek vatandaşları günlük yaşamlarında daha aktif olmaya davet etti: Köşger, "Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmak kalp-damar hastalıkları, obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde günlük yaşamda fiziksel aktivite düzeyini artırmak amacıyla Sağlık Bakanlığımız tarafından hedefler belirlenmiş ve toplumu fiziksel aktiviteye özendirmek için çalışmalar yürütülmektedir. Bugün de 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve her yaş grubunda hareketli yaşam kültürünün geliştirilmesini hedefleyerek İl Müdürlerimiz, vatandaşlarımız ve öğrencilerimizle birlikte yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Başta Sağlık Müdürlüğümüz olmak üzere emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyorum. Tüm halkımızı kaliteli ve sağlıklı yaşam için hareketli yaşama davet ediyoruz" dedi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 11:34 Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Uzmanı açıkladı: "KKKA aşısının Faz-2 çalışması Sivas’ta yapılacak"
04 Temmuz 2025 Cuma - 16:14 Uzmanı açıkladı: "KKKA aşısının Faz-2 çalışması Sivas’ta yapılacak" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Ömer Tamer Doğan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) aşısı hakkında yaptığı açıklamada, "Şu an İsveç’te aşının Faz-1 çalışmaları devam ediyor. Faz-2 çalışmalarına geçildiğinde bu çalışmalar Sivas’ta da yapılacak. Faz-2 çalışmalarından sonra aşının devreye girmesini bekliyoruz" dedi. Sivas, Tokat, Yozgat ve çevresindeki illerde kene popülasyonu artış gösteriyor. Kene sayısının yükselmesi, özellikle kırsal kesimde yaşayan insanlar için önemli bir tehlike oluşturuyor. İnsan vücuduna yapışarak kan emen ve taşıdığı virüsleri kana geçiren keneler hakkında uzmanlar sürekli uyarılarda bulunuyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Ömer Tamer Doğan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) aşısı hakkında açıklamalarda bulundu. Aşının İsveç’te Faz-1 çalışmalarının devam ettiğini vurgulayan Doğan, "Şu an İsveç’te aşının Faz-1 çalışmaları devam ediyor. Faz-2 çalışmalarına geçildiğinde bu çalışmalar Sivas’ta da yapılacak. Faz-2 çalışmalarından sonra aşının devreye girmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Aşının Faz-2 çalışması Sivas’ta yapılacak" Aşı çalışmaları ile ilgili bilgi veren Doğan, "Şu an İsveç’te aşının Faz-1 çalışmaları devam ediyor. Faz-2 çalışmalarına geçildiğinde bu çalışmalar Sivas’ta da yapılacak. Faz-2 çalışmalarından sonra aşının devreye girmesini bekliyoruz. Bu hastalıktan çok korkmamak fakat tedbiri de elden bırakmamak gerekiyor. Gerekli tedbirler alınıp zamanında sağlık kuruluşlarına başvurulduğunda hastalık bir sorun oluşturamıyor. Zamanında ve doğru müdahale olmadığında ölümcül hale gelebiliyor. Öncelikle korunma tedbirleri alınmalı. Uzun otların bulunduğu yerlere girmemek, gidilecekse de açık renk kıyafetler giymek, giyilen kıyafetin paçalarının çorap içine alınması, yere oturulacaksa açık renk örtüler kullanılması, dönüşte muhakkak vücudun dikkatli şekilde kontrolü önemli. Bilhassa çocukların vücutlarının tamamının kontrol edilmesi gerekir. Bu kontrollerde kene tespit edilirse vakit geçirmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerekmektedir" diye konuştu. "Bu hastalık konusunda Sivas Cumhuriyet Üniversitesi olarak bir merkez haline geldik" Çevre illerden de gelen kene vakalarıyla birlikte Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin bir merkez haline geldiğini ifade eden Doğan, "23 yıldır bu hastalığı takip ediyoruz. Hastalığın net bir tedavisi yok daha çok destek tedavisi uygulanıyor. Zamanında gelen hastalarımızda iyileşme bu desteklerle gerçekleşiyor. Kene ısırığı durumunda yapılan en büyük hata bilinçsiz ve yanlış çıkarma hamleleridir. En doğru hareket en yakın sağlık kuruluşuna başvurularak doğru müdahalenin yapılmasını sağlamak olacaktır. Şu ana kadar Sivas Merkez’den vaka gelmedi. Tabii bu gelmeyecek anlamına gelmez, tedbiri elden bırakmamak gerekiyor. Bize gelen vakalar şu ana kadar daha çok Yozgat ve Tokat ağırlıklı. Sivas ilçelerinden ise Hafik, Zara ve Koyulhisar’dan gelen vakalarımız da var. Bu hastalığın tedavisi yok denilse de, keneye maruz kalanlar erken ve doğru müdahale ile hastalıktan rahatlıkla kurtulabiliyor. Bu hastalığa karşı en etkin müdahale önleyici tedbirlerle kene tutulmasını engellemek. Buna rağmen kene ile temas gerçekleşirse de vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmak gerekir. Zamanında ve doğru müdahale ile çok yüksek sayıda hastamız sağlıklarına kavuşmuşlardır. Vefat eden hastalarımızın tamamı kenelerin yanlış şekilde çıkarılmaya çalışılması ve hastanelere geç başvurulması nedeniyle hayatlarını kaybetmişlerdir" dedi.
Denizli’de ekmek fırınlarında denetim yapıldı
04 Temmuz 2025 Cuma - 15:43 Denizli’de ekmek fırınlarında denetim yapıldı Gıda güvenliği kapsamında Denzili İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince ekmek fırınlarına yapılan denetimlerde; hijyen kuralları, üretim standartları başta olmak üzere birçok hususun uygunluğu denetlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü mevzuatları gereğince, halkın sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşımını sağlamak amacıyla, Denizli’de ekmek fırınlarına yönelik denetimler sıklaştırıldı. Gıda güvenliği kapsamında Denzili İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince yapılan ekmek fırını denetimlerde; üretim standartları, etiket uygunluğu, hijyen kuralları ve personel temizliği gibi birçok kriter titizlikle incelendi. Denetim çalışmalarına Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Çınar, bizzat katılarak sahada incelemelerde bulundu. Denetimlerle ilgili açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Çınar; "Amacımız, halkımızın kaliteli, sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamaktır. Sofralarımızın vazgeçilmezi olan ekmek ve diğer unlu mamullerin, temiz ve hijyenik ortamlarda üretilmesi büyük önem taşıyor. Bu tür işletmelerde yapılacak en küçük hata, insan sağlığını ciddi şekilde etkileyebilir. Bu nedenle ekiplerimiz, denetim çalışmalarını büyük bir hassasiyetle yürütüyor" ifadelerini kullandı. Denetimlerde eksiklik tespit edilen işletmelere, belirli bir süre içinde bu eksiklikleri gidermeleri için uyarı yapıldığı, sürenin sonunda ise takip denetimlerinin gerçekleştirileceği belirtildi. Eksikliklerini tamamlamayan işletmelere ise gerekli cezai işlemlerin uygulanacağı vurgulandı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, gıda güvenliği ve halk sağlığını koruma amacıyla gıda işletmelerine yönelik denetim ve kontrollerin ilgili mevzuatlar çerçevesinde aralıksız olarak sürdürüleceğini duyruldu.
Memorial Bodrum Hastanesi, tam not altı
04 Temmuz 2025 Cuma - 15:33 Memorial Bodrum Hastanesi, tam not altı Türkiye’nin önde gelen özel sağlık kuruluşlarından Memorial Sağlık Grubu’nun 12’nci hastanesi olan Memorial Bodrum Hastanesi, hasta kabulü için geri sayıma başladı. Ortakent Mahallesi’nde kurulan ve 17 bin metrekarelik kapalı alana sahip hastanenin protokol açılışı, geniş katılımla gerçekleştirildi. 50 poliklinik, 7 ameliyathane ve 148 yatak kapasitesine sahip olan hastane; ileri tıbbi teknolojileri, güçlü uzman kadrosu ve sağlık turizmine yönelik altyapısıyla dikkat çekiyor. Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, açılışta yaptığı konuşmada Bodrum’un turizmdeki yoğunluğuna dikkat çekerek, bölgenin sağlık ihtiyaçlarına kaliteli hizmetle yanıt vereceklerini vurguladı. Açılış törenine Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, Bodrum Memorial Hastanesi Direktörü Dursun Ali Şener, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Darendeli, iş insanı Ahmet Nazif Zorlu ile çok sayıda davetli katıldı. Protokol konuşmalarının ardından kurdele kesildi ve katılımcılar hastaneyi gezerek incelemelerde bulundu. Hastaneyi gezen Bodrum protokolü hastaneye tam not verdi. Hastanenin hasta kabulüne ise önümüzdeki günlerde başlanacağı bildirildi. CEO’dan sağlık turizmi ve teknoloji vurgusu Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, grubun 25 yıllık sağlık tecrübesini Bodrum’a taşımanın heyecanını yaşadıklarını belirterek, "Burası ortopedi, beyin cerrahisi, pediatri, kadın sağlığı gibi pek çok branşta hizmet verecek. Sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip Bodrum’da, yurt içi ve yurt dışından gelen hastalara en kaliteli sağlık hizmetini sunmayı hedefliyoruz. MR, tomografi ve biyopsi gibi alanlarda bölgede tek olan ileri teknoloji cihazlarımızla fark oluşturacağız" dedi. Memorial’dan Göztepe’ye yeni yatırım Uludüz, grubun büyüme hedeflerine de değinerek, çok yakında İstanbul Göztepe’de açılması planlanan yeni hastane ile hizmet ağının genişleyeceğini söyledi. Anadolu yakasında konumlanacak bu merkezin grubun en büyük hastanesi olacağı belirtilirken, sağlıkta mükemmeliyet vizyonunun sürdürüleceği kaydedildi. Kaymakam ve Başkan’dan teşekkür mesajı Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, ilçeye yapılan bu önemli sağlık yatırımından duydukları memnuniyeti dile getirerek Memorial ailesine teşekkür etti. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise sağlık altyapısının güçlenmesinin, bölgeye gelen turistler için de güvence oluşturduğunu vurguladı. Hasta odaklı hizmet ve yeni nesil cihazlar Memorial Bodrum Hastanesi, kadın hastalıkları ve doğum, pediatri, mikrocerrahi, el cerrahisi, çocuk nörolojisi gibi branşlarda da kapsamlı hizmet sunacak. Gece 00.00’a kadar sürecek çocuk polikliniği hizmetiyle bölgedeki önemli bir ihtiyaca cevap vermesi bekleniyor. Hastanede 3D Tomosentez Mamografi, Cyber Ho Magneto Holep, 512 kesitli Bilgisayarlı Tomografi (CT), Yeni Nesil 3 Tesla MR gibi ileri görüntüleme sistemleri hizmete sunuldu. Sanal kalp anjiyosu, tek seferde tüm omurgayı görüntüleyebilen cihazlar ve yüksek çözünürlüklü ultrasonografi sistemleri de hastanenin teknoloji gücünü ortaya koyuyor. Memorial Bodrum Hastanesi; hasta memnuniyeti odaklı hizmet anlayışı, ileri teknoloji yatırımları ve uzman hekim kadrosuyla sadece Bodrum’a değil, bölge geneline hizmet sunmayı hedefliyor.
Memorial Bodrum Hastanesi, tam not altı
04 Temmuz 2025 Cuma - 15:21 Memorial Bodrum Hastanesi, tam not altı Türkiye’nin önde gelen özel sağlık kuruluşlarından Memorial Sağlık Grubu’nun 12’nci hastanesi olan Memorial Bodrum Hastanesi, hasta kabülü için geri sayıma başladı. Ortakent Mahallesi’nde kurulan ve 17 bin metrekarelik kapalı alana sahip hastanenin protokol açılışı, geniş katılımla gerçekleştirildi. 50 poliklinik, 7 ameliyathane ve 148 yatak kapasitesine sahip olan hastane; ileri tıbbi teknolojileri, güçlü uzman kadrosu ve sağlık turizmine yönelik altyapısıyla dikkat çekiyor. Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, açılışta yaptığı konuşmada Bodrum’un turizmdeki yoğunluğuna dikkat çekerek, bölgenin sağlık ihtiyaçlarına kaliteli hizmetle yanıt vereceklerini vurguladı. Açılış törenine Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, Bodrum Memorial Hastanesi Direktörü Dursun Ali Şener, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Darendeli, iş insanı Ahmet Nazif Zorlu ile çok sayıda davetli katıldı. Protokol konuşmalarının ardından kurdele kesildi ve katılımcılar hastaneyi gezerek incelemelerde bulundu. Hastaneyi gezen Bodrum protokolü hastaneye tam not verdi. Hastanenin hasta kabulüne ise önümüzdeki günlerde başlanacağı bildirildi. CEO’dan sağlık turizmi ve teknoloji vurgusu Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, grubun 25 yıllık sağlık tecrübesini Bodrum’a taşımanın heyecanını yaşadıklarını belirterek, "Burası ortopedi, beyin cerrahisi, pediatri, kadın sağlığı gibi pek çok branşta hizmet verecek. Sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip Bodrum’da, yurt içi ve yurt dışından gelen hastalara en kaliteli sağlık hizmetini sunmayı hedefliyoruz. MR, tomografi ve biyopsi gibi alanlarda bölgede tek olan ileri teknoloji cihazlarımızla fark oluşturacağız" dedi. Memorial’dan Göztepe’ye yeni yatırım Uludüz, grubun büyüme hedeflerine de değinerek, çok yakında İstanbul Göztepe’de açılması planlanan yeni hastane ile hizmet ağının genişleyeceğini söyledi. Anadolu yakasında konumlanacak bu merkezin grubun en büyük hastanesi olacağı belirtilirken, sağlıkta mükemmeliyet vizyonunun sürdürüleceği kaydedildi. Kaymakam ve Başkan’dan teşekkür mesajı Açılışta konuşan Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, ilçeye yapılan bu önemli sağlık yatırımından duydukları memnuniyeti dile getirerek Memorial ailesine teşekkür etti. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise sağlık altyapısının güçlenmesinin, bölgeye gelen turistler için de güvence oluşturduğunu vurguladı. Hasta odaklı hizmet ve yeni nesil cihazlar Memorial Bodrum Hastanesi, kadın hastalıkları ve doğum, pediatri, mikrocerrahi, el cerrahisi, çocuk nörolojisi gibi branşlarda da kapsamlı hizmet sunacak. Gece 00.00’a kadar sürecek çocuk polikliniği hizmetiyle bölgedeki önemli bir ihtiyaca cevap vermesi bekleniyor. Hastanede 3D Tomosentez Mamografi, Cyber Ho Magneto Holep, 512 kesitli Bilgisayarlı Tomografi (CT), Yeni Nesil 3 Tesla MR gibi ileri görüntüleme sistemleri hizmete sunuldu. Sanal kalp anjiyosu, tek seferde tüm omurgayı görüntüleyebilen cihazlar ve yüksek çözünürlüklü ultrasonografi sistemleri de hastanenin teknoloji gücünü ortaya koyuyor. Memorial Bodrum Hastanesi; hasta memnuniyeti odaklı hizmet anlayışı, ileri teknoloji yatırımları ve uzman hekim kadrosuyla sadece Bodrum’a değil, bölge geneline hizmet sunmayı hedefliyor.
Mide sağlığınızı ertelemeyin
04 Temmuz 2025 Cuma - 15:15 Mide sağlığınızı ertelemeyin Hayat Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Celalettin Çetin, sindirim sistemi hastalıklarının tanısında büyük önem taşıyan gastroskopi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Uzm. Dr. Çetin, mide, yemek borusu ve on iki parmak bağırsağının iç yüzeyini incelemek amacıyla uygulanan bu görüntüleme yönteminin hem tanı hem de tedavi açısından kritik bir rol oynadığını vurguladı. Uzm. Dr. Çetin, "Gastroskopi, ucunda kamera bulunan ince ve esnek bir tüp yardımıyla ağız yoluyla mideye ulaşılarak gerçekleştirilir. İşlem sırasında gerekirse küçük doku örnekleri (biyopsi) alınabilir veya zararlı olabilecek polip gibi oluşumlar çıkarılabilir" dedi. Hangi durumlarda gastroskopi gerekli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Celalettin Çetin, uzun süredir devam eden mide ağrısı ve hazımsızlık, sürekli mide bulantısı veya kusma, anormal kilo kaybı, midede kanama şüphesi, gastroözofageal reflü hastalığı (GERD), yemek borusunda takılma hissi ve helicobacter pylori enfeksiyonu şüphesi durumlarında gastroskopi yapılmasının önerildiğini ifade etti. Gastroskopi öncesi hastaların en az 8 saat boyunca hiçbir şey yememesi gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Çetin, midenin boş olmasının görüntülemenin kalitesi açısından önemli olduğunu belirtti. İşlem sırasında boğaza lokal anestezi uygulandığını ve hastalara hafif sedasyon verildiğini belirten Uzm. Dr. Çetin, "Gastroskopi genellikle 10-15 dakika sürer ve hasta kısa bir dinlenmenin ardından günlük yaşamına dönebilir" dedi. İşlem sonrası ne beklenmeli Uzm. Dr. Çetin, gastroskopi sonrası boğazda nadir olarak hafif bir tahriş veya şişlik hissi yaşanabileceğini ancak bunun geçici olduğunu vurgulayarak, işlem sırasında biyopsi alındıysa sonuçların birkaç gün içinde değerlendirileceğini ekledi. Hayat Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Celalettin Çetin, "Gastroskopi, sindirim sistemi hastalıklarının erken teşhisi açısından son derece güvenilir ve etkili bir yöntemdir. Eğer uzun süredir mide rahatsızlığı yaşıyorsanız, mutlaka bir uzmana başvurarak gerekli değerlendirmeleri yaptırmanızı öneriyoruz" şeklinde konuştu.
Manisa’nın tek yanık ünitesi çevre illerin hastalarına da umut oluyor
04 Temmuz 2025 Cuma - 14:21 Manisa’nın tek yanık ünitesi çevre illerin hastalarına da umut oluyor Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi bünyesinde 9 yıldır hizmet veren ildeki tek yanık ünitesi, 8 ay önce çocuk hastaların da kabul edilmeye başlanmasıyla birlikte sadece Manisa’dan değil, çevre il ve ilçelerden gelen yetişkin ve çocuk hastalara da şifa kapısı oluyor. Manisa’da 460 yatak kapasitesiyle modern binasında hizmet veren Merkezefendi Devlet Hastanesi, şehirdeki tek yanık ünitesiyle 9 yıldır yüzlerce hastaya tedavi sundu. 8 ay önce çocuk hastaları da kabul etmeye başlayan Merkezefendi Devlet Hastanesi, kapasitesini de arttırarak çevre il ve ilçelerden gelen hastalara da hizmet veriyor. Hastane Başhekimi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzm. Dr. Fatma Neslim Yağlı, Manisa’daki yaklaşık 1,5 milyon nüfusun 3’te birine hizmet verdiklerini vurguladı. Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi yanık ünitesinin 5 yataklı olarak hizmet verdiğini söyleyen Başhekim Uzm. Dr. Yağlı, "Ünitemiz, Manisa il ve ilçelerden hasta kabul ettiği gibi çoğu hastasını da çevre illerden 112 sevk yoluyla kabul etmektedir. Maksimum yüzde 25 oranında olan 2. derecede yanıklar yanık ünitelerince kabul edilmesine rağmen ünitemizde çok daha geniş alan yanıklarının da takip ve tedavisi yapılmaktadır. Tüm hasta odalarında tuvalet ve duş imkanı olan ünitemizde tedavi amaçlı yara debridmanında kullanılan hasta yıkama sedye ve küveti de bulunmaktadır" dedi. 9 yıl önce açılan yanık ünitemiz daha önce sadece erişkin hastalarımıza hizmet verdiğini vurgulayan Başhekim Uzm. Dr. Yağlı, "Genel Cerrahi Uzman Dr. Eser Öztürk tarafından, onun kontrolünde ilerlerken, bu yılbaşından itibaren hastanemizde Çocuk Cerrahi uzmanlarımız Op. Dr. Bilal Arıkbaşı ve Op. Dr. Gökçen Aksoy Hüvez’in başlamaları ile birlikte, artık çocuk hastalarımıza hizmet veriyoruz. Manisa ilinde bulunan tek yanık ünitesi 5 yatak kapasitesi ile hizmet veriyoruz. Geçen yıl toplamda 43 hastaya hizmet vermişken, çocuk hastalarımızda kabul etmekle beraber şu anda ilk 5 ayda 38 hastamıza hizmet verdik. Bu 38 hastanın da yüzde 60’ını 0-18 yaş arası çocuklar oluşturmakta. Hekimlerimiz burada yanıkla ilgili her türlü tıbbi tedaviyi vermekte, gerektiğinde ameliyatı alıp deri greft uygulamaları da yapmaktalar" diye konuştu. "Hastaları tamamen iyileştirmek ana hedefimiz" Yanık ünitesinde hastaları tamamen iyileştirmeden taburcu etmediklerini kaydeden Başhekim Uzm. Dr. Yağlı, "Hastalarımıza tıbbi tedavi vermeye devam ediyoruz. Tamamen iyileştirip evlerine göndermek ana hedefimiz. Bu tedavi sırasında eğer bizi aşan hastalar olursa, yanık ünitesinden yanık merkezine nakilleri sağlanmakta, geri kalan hastalarımızı da hepsine evlerine şifa ile taburcu etmekteyiz. Geçtiğimiz ay içerisinde 14-15 yaşlarında voleybol oynayan bir sporcu kızımız ayağını kaybetmek üzereydi. Çok ciddi bir benzin yanığı vardı, doktorlarımızın yaptıkları başarılı greft ameliyatlarıyla beraber yürüyerek hastamızı taburcu etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Ortalama 53-54 gün kadar hastanemizde kaldı ve yürüyerek ailesiyle beraber taburcu oldu. İnşallah bundan sonraki hayatında da tekrar spora dönecek" dedi. Yaklaşık 9 senedir Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi yanık ünitesinde görev yaptığını belirten yanık ünitesi sorumlu hekimi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Eser Öztürk, ilk yıllarda Ege Bölgesi’nde sayılı ünitelerden biri olduklarını ancak sonrasında yakın illerde de üniteler açılmaya başladığını ifade etti. Daha çok yetişkin hastalara baktıklarını kaydeden Op. Dr. Öztürk, "Çocuk hastalara da yaklaşık 6-7 aydır hizmet vermeye başladık. Burası daha çok çevre ilçe çevre illerden ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi gibi hastanelerden daha çok sevk kabul ediyoruz. Ama daha çok 112 sektörü ile daha çok hasta kabulü oluyor. Ünitemizde her türlü greft ameliyatları mümkün. Yani yaklaşık yüzde 30 le 40’a kadar 2 derecede yanıkları kabul ediyoruz. 3 derecede yanıklar daha bir üst merkez olan yanık merkezlerini yönlendiriliyor" dedi. Çocuk bölümünde 2 çocuk cerrahı görev yapıyor Yanık ünitesinde 2 çocuk cerrahının hizmet verdiğini belirten Çocuk Cerrahisi Op. Dr. Bilal Arıkbaşı, çocuk hastaların genellikle; çay, çorba, sıcak yemek yanıklarıyla üniteye başvurduklarını söyledi. Op. Dr. Bilal Arıkbaşı, "Genelde ikinci derece derin ve komplike olan yanıkları buraya alıyoruz, hafif olan yanıkları polikliniğimize takip ediyoruz. Küçük çocuklarımızda genellikle çok geniş alanda yanıkları olmakta ve yatış süreleri biraz uzun oluyor. Bir haftadan 1 aya 2 aya kadar tedavileri süren hastalarımız var. Şimdiye kadar iyileştirmeden taburcu ettiğimiz hastamız olmadı, organ kaybı ile giden hastamız olmadı. Voleybolcu bir kızımız vardı, onun da bacağını kurtardık. Yüz yanıkları, alev yanıkları çok oluyor, ancak elimizden geldiği kadar tedbirli olmalıyız" diye konuştu.
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Sigara toplum sağlığını tehdit ediyor, seferberlik başlatıyoruz"
04 Temmuz 2025 Cuma - 13:28 Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Sigara toplum sağlığını tehdit ediyor, seferberlik başlatıyoruz" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Giresun’da yaptığı açıklamada, orman yangınlarından etkilenen 538 kişinin hastanelere başvurduğunu ve 2 vatandaşın hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakan Memişoğlu, sigara kullanımının da toplum sağlığını tehdit eden ayrı bir "yangın" olduğunu vurguladı. Bir dizi ziyaret kapsamında Giresun’a gelen Sağlık Bakanı Memişoğlu, ilk olarak Giresun Valiliği’ni ziyaret etti. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti ve protokol üyeleri tarafından karşılanan Memişoğlu, ziyaretin ardından basın açıklamasında bulundu. Açıklamasında hem çevre sağlığı hem de bireysel sağlığa değinen Memişoğlu, özellikle sigara kullanımıyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, "Türkiye’de her üç kişiden biri sigara içiyor ve bu oran toplum sağlığı açısından çok ciddi bir tehlike. Akciğer kanserinde dünyanın ilk üç ülkesi arasındayız. Bu nedenle sigaraya karşı büyük bir seferberlik başlatıyoruz. Sigara ile mücadele yalnızca cezalarla değil, toplum kültürüyle de desteklenmesi gerekmektedir. Sigara kullanımını azaltmak için denetimleri artıracağız, aynı zamanda toplumun desteğini alarak kültürel bir dönüşüm sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz, sigara kullanım oranını yüzde 30’un altına düşürmek"dedi. -Yangından 538 kişi etkilendi, 2 kişi hayatını kaybetti Orman yangınlarından etkilenen vatandaşlarla ilgili de bilgi veren Bakan Memişoğlu, şu ana kadar 538 kişinin hastanelere başvurduğunu, 3 kişinin tedavisinin sürdüğünü ve 2 vatandaşın hayatını kaybettiğini belirtti. Yangınların büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu hatırlatan Memişoğlu, vatandaşları daha dikkatli olmaya çağırdı. Giresun’daki sağlık hizmetlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sağlık Bakanı, özellikle Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile diğer sağlık birimlerinin iyileştirilmesi için yeni planlamalar yapılacağını ifade etti. Bakan Memişoğlu, basın açıklamasının ardından programına basına kapalı olarak devam etti.
Uzmanı uyardı: "Yaz ishali özellikle 5 yaş altı çocuklarda çok dikkatli takip edilmelidir"
04 Temmuz 2025 Cuma - 13:16 Uzmanı uyardı: "Yaz ishali özellikle 5 yaş altı çocuklarda çok dikkatli takip edilmelidir" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgül Görür, ishal tedavisinde en önemli adımın kaybedilen sıvı ve minerallerin hızlıca yerine konması olduğunu söyleyerek, "Çocuklara bol bol su, tuz-şeker içeren oral rehidrasyon sıvıları ya da evde hazırlanabilecek ayran, pirinç suyu gibi sıvılar verilmelidir" dedi. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte çocuklarda görülen ishal, en sık görülen sağlık sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu dönemde, sıcak hava, hijyen kurallarına yeterince dikkat edilmemesi, açıkta satılan yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi gibi nedenlerle ishal vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. İshalin, özellikle 5 yaş altı çocuklarda çok dikkatli takip edilmesi gerektiğini belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgül Görür, böyle bir durumda yaşanabilecek su ve mineral kaybının kısa sürede ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunarak bilgiler verdi. Bakteri veya parazit kaynaklı gelişiyor Yaz ishalinin genellikle virüs, bakteri ya da parazit kaynaklı ortaya çıktığına değinen Dr. Özgül Görür,, "En sık karşılaşılan nedenlerden biri rotavirüstür. Bunun yanında, Salmonella ve E. coli (Koli basili) gibi bakteriler de ishale neden olabilir. Bunlar genellikle kirli su, yıkanmamış sebze-meyveler ve iyi pişmemiş gıdalarla insana bulaşır. İshal, bağırsak hareketlerinin artmasıyla birlikte sık ve sulu dışkı gelmesi ile kendini belli eder. Bunun dışında karın ağrısı, bulantı, kusma, ateş ve halsizlik gibi belirtiler de görülebilir. Çocukların vücutlarında sıvı kaybı daha hızlı gerçekleşebildiğinden bu durum oldukça hassas bir tabloya neden olabilir. Yaz ishali çoğu zaman hafif seyretse de özellikle 5 yaş altı çocuklarda çok dikkatli takip edilmelidir. Çünkü su ve mineral kaybı kısa sürede ciddi ve istenmeyen sorunlara yol açabilir" diye konuştu. Bol su ve mineral alınmalı İshal tedavisinde en önemli adımın kaybedilen sıvı ve minerallerin hızlıca yerine konması olduğunun altını çizen Dr. Görür, "Bu nedenle çocuklara bol bol su, tuz-şeker içeren oral rehidrasyon sıvıları ya da evde hazırlanabilecek ayran, pirinç suyu gibi sıvılar verilmelidir. İshal döneminde beslenmeye de dikkat edilmelidir. Yoğurt, pirinç lapası, muz, haşlanmış patates gibi hafif ve bağırsağı yormayan gıdalar tercih edilmelidir. Yağlı, baharatlı ve şekerli yiyeceklerden ise uzak durulmalıdır. Aşırı sıvı kaybı (dehidrasyon), ishalin en tehlikeli sonucudur. Dudak kuruluğu, gözyaşı azalması, cilt elastikiyetinde azalma, idrar yapmama gibi belirtiler varsa zaman kaybetmeden mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir. Ayrıca eğer çocukta ateş yüksekse, kanlı ishal varsa ya da ishal 2-3 günden uzun sürüyorsa yine mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Bu durumda antibiyotik tedavisi ya da daha özel müdahaleler gerekebilir" şeklinde konuştu. Dr. Görür, ayrıca korunmak için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı: "Elleri sık sık yıkamaları için teşvik edin. Yaz aylarında açık su kaynaklarından su içirmeyin; kapalı şişe sularını tercih edin. Sebze, meyveleri iyice yıkayın. Dışarıdan alınan yiyecekleri güvenilir yerlerden temin edin. Dondurma, meyve suyu gibi gıdaların taze ve soğuk zincire uygun şartlarda saklanmış olduğundan emin olun."
Orman yangınlarıyla artan hava kirliliğine karşı bireysel önlem alınmalı
04 Temmuz 2025 Cuma - 12:11 Orman yangınlarıyla artan hava kirliliğine karşı bireysel önlem alınmalı İzmir’i etkileyen orman yangınlarının hava kirliliğini tetikleyebileceğine dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Canan Çiftdoğan, "Yangın dumanı, soluduğumuz havayı kirleterek özellikle solunum yolu hastalıkları olan bireyler için risk oluşturuyor. Mümkünse bugünlerde İzmir’de yangın alanı ve çevresindeyseniz dışarı çıkmayın. Özellikle risk grubundaysanız, dumanın yoğun olduğu saatlerde kapalı alanlarda kalın. Kapı ve pencereleri kapalı tutun" uyarısında bulundu. Son günlerde İzmir’in birçok bölgesinde meydana gelen orman yangınları herkesi derinden etkiledi. Alevlerin yok ettiği yeşil alanlar, sadece ekolojik kayıplara değil, aynı zamanda ciddi sağlık sorunlarına da yol açıyor. Yangın dumanı, soluduğumuz havayı kirleterek özellikle solunum yolu hastalıkları olan bireyler için risk oluşturuyor. Medical Park İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Canan Çiftdoğan, yangınlarda neden olan hava kirliliği hakkında uyarılarda bulundu. "Öksürük, boğazda yanma ve nefes darlığı gibi belirtiler göz ardı edilmemeli" Uzm. Dr. Çiftdoğan, yangın sonrası kişilerde görülebilen bazı sağlık şikâyetlerini, öksürük, boğazda yanma, nefes darlığı, gözlerde sulanma ve kaşıntı, göğüs sıkışması, baş ağrısı, halsizlik ve kalp çarpıntısı şeklinde sıraladı. Çiftdoğan, "Bu belirtiler kısa süreli maruziyetlerde dahi görülebilirken, uzun süreli duman etkisine maruz kalan bireylerde daha ciddi tablolar gelişebilir" dedi. Hava kirliliğinden korunmak için öneriler Yangın kaynaklı hava kirliliğinden korunmak için neler yapılması gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Çiftdoğan, "Mümkünse dışarı çıkmayın. Özellikle risk grubundaysanız, dumanın yoğun olduğu saatlerde kapalı alanlarda kalın. Kapı ve pencereleri kapalı tutun. Maske kullanın. Dışarı çıkmanız gerekiyorsa, N95 veya benzeri partikül filtreli maskeler kullanın. Bol sıvı tüketin. Dumanın toksik etkilerine karşı vücudunuzu destekleyin. İlaçlarınızı düzenli kullanın. Kronik solunum hastalığınız varsa, doktorunuzun önerdiği tedaviye uyun. Şikâyetleriniz artarsa bir sağlık kuruluşuna başvurun" diye konuştu. "Yangınların yol açtığı hava kirliliğinin etkileri kalıcı olabilir" Uzm. Dr. Çiftdoğan, "Unutmayalım; hava, sağlığımızın en temel kaynağıdır. Yangınların yol açtığı hava kirliliği geçici gibi görünse de etkileri kalıcı olabilir. Bu nedenle bireysel tedbirlerin yanı sıra, çevre bilincinin artması ve ormanların korunması da büyük önem taşıyor" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
HealthTürkiye platformuna üye olmayan kurumlar 26 Eylül’den itibaren sağlık turizmi yapamayacak
04 Temmuz 2025 Cuma - 12:04 HealthTürkiye platformuna üye olmayan kurumlar 26 Eylül’den itibaren sağlık turizmi yapamayacak Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş (USHAŞ) Genel Müdürü Behlül Ünver, sağlık hizmeti veren kurumlar için HealthTürkiye platformuna üyeliği zorunlu hale getirdiklerini ve 26 Eylül’den itibaren üye olmayan kurumların sağlık turizmi yapamayacaklaranı söyledi. USHAŞ Genel Müdürü Behlül Ünver, Ankara’da bir restoranda sağlık muhabirleri ile bir araya geldi. Ünver, 2024 yılında yaklaşık 1,5 milyon sağlık turistinin Türkiye’ye geldiğine ve Türkiye’nin çeşitli araştırmalara göre sağlık turizminde ilk 5 ülke içerisinde değerlendirildiğine dikkati çekerek, "Sağlık turizminin geniş ifadesi, sağlığı için bir ülkeden başka bir ülkeye insanların seyahat etmesini sağlık turizmi olarak değerlendirebiliriz. Burada medikal turizm, termal turizm, engelli turizmi, yaşlılık turizmi ve son zamanlarda kamuoyunda çok duyulan ‘longevity’ var. Sağlıklı yaşam dediğimiz kavramları da sağlık turizmi içerisinde değerlendirmek gerekiyor. Belki buna sporcu sağlığını da eklemek lazım. Burada dünyada medikal turizmde yaklaşık üretilen değer 100 milyar dolar. Termal turizmde üretilen değer 98 milyar dolar. Yaşlı turizmiyle alakalı konuştuğumuz rakamlar 68-70 milyar dolar civarında. Engelli turizmiyle alakalı bir şey söyleyemiyoruz, çünkü bu bir farkındalık. Bununla ilgili spesifik yapılmış bir çalışma yok. Ama longevity, sağlıklı yaşamla ilgili yaklaşık 1 trilyon 200 milyar dolar gibi bir değer var dünyada. Bu 1 trilyon 200 milyar dolar. Bunun sağlık kısmı 300-400 milyar dolar arası ifade ediliyor" diye konuştu. "Dezenformasyonla mücadele için USHAŞ içerisinde ekip oluşturduk" Bazı dönemlerde dezenformasyonla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Ünver, USHAŞ içerisinde dezenformasyonla mücadele etmek için bir ekip oluşturulduğunu kaydetti. Sağlık turizminde bazı durumların uluslararası alanda yanlış aksettirilebildiğini söyleyen Ünver, "Böyle durumlarda kendimizi iyi ifade etmemiz gerekiyor. Sağlık turizminde özellikle Türkiye, son 20-25 yıl ve pandemi döneminde insanlar sokaklarda vefat etti, hastanelere yetişemedi gibi dezenformasyonlarla karşı karşıya kaldı. Ama Türkiye bu işi dijital mecralarda çok güzel yönetti. Dünyada bu işi iyi yönetebilen 3-4 ülkeden biriyiz. 5 ülke demiyorum, 3-4 ülkeden biriyiz ve bu Türkiye’deki sağlık hizmetinin kalitesini dünya tarafından fark edilmesini sağladı" ifadelerini kullandı. "145 ülkeden birçok kişi tedavi olmak için Türkiye’ye geliyor" Dünyada 145 ülkeden birçok kişinin tedavi olmak için Türkiye’ye geldiğini belirten Ünver, "Organ transplantasyonu, göz ameliyatları, onkoloji vakaları, tüp bebek uygulamaları, IVF uygulamaları, obezite cerrahisi, diş tedavileri özellikle tercih edilen konular. 2024 yılında turizmdeki gelir 60 milyar dolar idi. Bir turistin ülkeye bıraktığı rakam da bin dolara yakındı. Sağlık turizmine baktığımız zaman 3 milyar dolar gelir var, 1,5 milyon turist var. Sağlık turisti başına gelir 2 bin dolar. Şimdi biz bunu 3 bin ya da 4 bin dolar yaparsak, 1,5 milyon gelen misafirimizle 4-5 milyona çıkartabilirsek biz 20 milyar dolarlık hedefi çok rahatlıkla yakalayabiliriz" şeklinde konuştu. "Bakanlıklarla ikili protokolleri artırmak istiyoruz" Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ikili protokol yapıldığını ve diğer bakanlıklarla da bu protokolleri artırmak istediklerini dile getiren Genel Müdür Ünver, "Şimdi TGA ile masaya oturduk. Kurumlar bireysel olarak tanıtımlarını yaparlarken, TGA’yla beraber biz sağlık turizminde GoTürkiye’de nasıl yapılıyorsa sağlık turizmiyle ilgili bütün alanlarda, ülke tanıtım noktasında artık TGA da tanıtımımızı yapacak. Biz yine Türk Hava Yolları’yla İstanbul Havaalanı, Sabiha Gökçen, çeşitli mecralarda bilinirliğimizi arttırmaya çalışıyoruz. Yine diğer taraftan HealthTürkiye platformunu oluşturduk" dedi. "HealthTürkiye, merdiven altı ile mücadele anlamında farkındalık oluşturuyor" Ünver, 12 ülkenin Türkiye’ye gelecek olan vatandaşlarına HealthTürkiye platformu üzerinden kurumları takip etmeleri tavsiyesinde bulunduğunu kaydederek, "Bu merdiven altı tabir ettiğimiz grupla da mücadele etme anlamında bir farkındalık oluşturuyor. Onun için önemli bu. Bünkü bu kurumlar bizim arkasında durabileceğimiz kurumlar ve sağlık turizmi yapmalarıyla alakalı söylediğimiz şartları yerine getiren kurumlar. Bu konu sadece USHAŞ’ın uktesinde giden bir konu değil. Birçok bakanlıkla beraber USHAŞ’ın da aktif olduğu bir sistemi konuşuyoruz" açıklamasında bulundu. "Konu Türkiye’nin talep ediliyor olmasıdır" Ünver, yaklaşık 10 aylık çalışma dönemlerinde en fazla İngiltere ile temasa geçildiğini ifade ederek, "İngiltere’deki sağlık sisteminin kısa vadede toparlanmasının çok mümkün olmadığını söyleyebiliriz ama konu Türkiye’nin bu noktada talep ediliyor olmasıdır. Sağlığı için gelen insanları biz illa hasta olarak kabul etmemiz gerekmiyor. İnsanlar güzelleşmek için de sağlıklı yaşam için de ya da yeni ülke görmek için, turizm için de geliyor. Gelmişken check-up da yaptırmak istiyor, başka işlerini de yaptırmak istiyor ya da bunun için de gelmek istiyor" ifadelerini kullandı. HealthTürkiye platformuna üye olmayan kurumlar 26 Eylül’den itibaren sağlık turizmi yapamayacak Sağlık hizmeti veren kurumların Health Türkiye platformuna üyeliğini zorunlu hale getirdiklerini ve 26 Eylül itibarıyla bu platforma üye olmayan kurumların kayıt dışı kurumlar statüsünde yer alacaklarını belirten Ünver, "Health Türkiye platformuna dahil ettiğimiz kurumlara, sözleşmeler yoluyla faaliyet alanlarını geliştirmeleri konusunda destek olacak ve onları dünya markası haline getirme sürecinde yanlarında olacağız. Diğer taraftan plazalarda yetkisiz kişiler üzerine yer tutmuş olanlar gibi kayıtlı olmayan arkadaşlarla ilgili ise amacımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Bu arkadaşlarla ilgili yasal süreçlerin başlayacağından emin olabilirsiniz. Bu arkadaşlar sağlık turizmi yapamazlar. Çünkü sağlık tesislerinin hepsinin faaliyeti, sağlık hizmeti üretmek ve onun için ruhsatlandırılıyor" dedi. "‘USHAŞ Plus’ isimli yeni bir portal oluşturuyoruz" İlerleyen günlerde ‘USHAŞ Plus’ isimli yeni bir portalın oluşturulacağını aktaran Ünver, sözlerine şöyle devam etti: "O portalda Türkiye’de üretilen yerli ve milli ürünlerin ağırlıklı olarak yurt dışına satışıyla alakalı bir portal diye düşünebilirsiniz. İnsanlar buradan ürünleri görebilecekler, seçebilecekler. Yine biz onlara o ürünleri oradan pazarlayabileceğiz, satabileceğiz. Ülkelerle bu noktada diyalog kurmamız anlamında belki marka model söylemem çok hoş değil ama Türkiye’de çeşitli portallar üzerinden bunlar yapılıyor. Sonrasında bu alanı da genişletmek istiyoruz. Yine ilaçla alakalı özellikle nadir ilaçlar ya da vatandaşların ilaç temininde sıkıntı yaşadığı konularda da çözüm üretebilmek anlamında bir otomasyon sistemi oluşturuyoruz. Onun da zamanı herhalde yine 2-3 ay içerisinde tamamlamış olacağız." "USHAŞ’ın bir görevi de garantörlük" USHAŞ’ın bütün görevlerinin yanı sıra uluslararası platformlarda garantörlük rolünün de olduğunu dile getiren Ünver, "Şimdi o ülkelerde bazen kendilerini bireysel olarak ifade etmelerinde kurumlar zorluk yaşayabiliyorlar ya da gidiyorlar devlet ricali ile temas kurmaları zor olabiliyor. Ya da ödeme sistemleri ya da finans yapıları buna uygun olmayabiliyor. Şimdi siz aldığınız risk öngörülebilir risk olmazsa orada yatırım yapmak ve iş yapmaktan çekinirsiniz. Biz o tür durumlarda Türk firmalarına, hastanelerine, ilaç ve tıbbi cihaz firmalarına diyoruz ki bizimle beraber hareket edin. Biz sizin alacağınız parada garantör olalım. Yani eğer orası paranızı ödemezse biz sizin paranızı ödeyelim. Bu firmalar bizim firmalarımız ve biz bu kurumların arkasındayız" diye konuştu.
Menteşe Belediyesi’nden kamu kurumlarına destek
04 Temmuz 2025 Cuma - 11:53 Menteşe Belediyesi’nden kamu kurumlarına destek Menteşe Belediyesi, başta okullar, sağlık kurumları ve ibadethaneler olmak üzere, vatandaşların kamu hizmeti aldığı tüm kurumlara imkânları ölçüsünde desteğini sürdürüyor. Çalışmalar kapsamında sağlık merkezlerine de destek veren Menteşe Belediyesi, Camikebir Mahallesi’nde bulunan 6 No’lu Sağlık Ocağı’nın doğalgaz erişimini sağladı. Sağlık ocağının parke taşları ve ahşap parkesi yenilenerek badana, boya, bakım ve onarım işlemleri yapıldı. Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, "Menteşe’de vatandaşlarımıza sunulan hizmetin içeriği ne olursa olsun, hiçbir kurumu kendi kurumumuzdan ayırmadan çalışıyor, tüm imkânlarımızla katkı sağlıyoruz" dedi. Başkan Gonca Köksal Aras, kurum ayrımı gözetmeksizin hizmet ürettiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Halkımızın hizmet aldığı her kurumda ve her alanda belediye olarak katkı sağlıyor, talep ve ihtiyaç hâlinde hizmet ve projelerde iş birliğimizi sürdürüyoruz. Tüm kamusal hizmetlere belediyenin asli görevi gibi yaklaşıyoruz. İlçemizdeki kamu kurumlarının bakım, onarım ve tadilatına; ihtiyaç duyulan malzemelerin teminine; sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerde iş birliğine kadar her alanda katkımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda 6 No’lu Sağlık Ocağımızın doğalgaz bağlantısı ile bakım ve onarım çalışmaları belediyemiz tarafından yapıldı." Muğla İli Muhtarlar Federasyonu Başkanı ve Kiramettin Mahallesi Muhtarı Hayrettin Akay ile Aile Hekimi Dr. Uğur Sönmez, 6 No’lu Sağlık Ocağı’nın doğalgaza erişimini sağladığı için Başkan Gonca Köksal Aras’a teşekkür ziyaretinde bulundu. Aile Hekimi Dr. Uğur Sönmez, ziyarette desteklerinden dolayı Başkan Köksal Aras’a teşekkür etti. Muğla İli Muhtarlar Federasyonu Başkanı Hayrettin Akay ise, "Gonca Başkanımız hiçbir mahallemizi ya da kurumumuzu ayırt etmeden hizmet ulaştırıyor. Mahallelerimiz ve muhtarlarımız adına başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi.