SAĞLIK - 04 Temmuz 2025 Cuma 14:21

Manisa’nın tek yanık ünitesi çevre illerin hastalarına da umut oluyor

A
A
A
Manisa’nın tek yanık ünitesi çevre illerin hastalarına da umut oluyor

Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi bünyesinde 9 yıldır hizmet veren ildeki tek yanık ünitesi, 8 ay önce çocuk hastaların da kabul edilmeye başlanmasıyla birlikte sadece Manisa’dan değil, çevre il ve ilçelerden gelen yetişkin ve çocuk hastalara da şifa kapısı oluyor.


Manisa’da 460 yatak kapasitesiyle modern binasında hizmet veren Merkezefendi Devlet Hastanesi, şehirdeki tek yanık ünitesiyle 9 yıldır yüzlerce hastaya tedavi sundu. 8 ay önce çocuk hastaları da kabul etmeye başlayan Merkezefendi Devlet Hastanesi, kapasitesini de arttırarak çevre il ve ilçelerden gelen hastalara da hizmet veriyor. Hastane Başhekimi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzm. Dr. Fatma Neslim Yağlı, Manisa’daki yaklaşık 1,5 milyon nüfusun 3’te birine hizmet verdiklerini vurguladı. Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi yanık ünitesinin 5 yataklı olarak hizmet verdiğini söyleyen Başhekim Uzm. Dr. Yağlı, "Ünitemiz, Manisa il ve ilçelerden hasta kabul ettiği gibi çoğu hastasını da çevre illerden 112 sevk yoluyla kabul etmektedir. Maksimum yüzde 25 oranında olan 2. derecede yanıklar yanık ünitelerince kabul edilmesine rağmen ünitemizde çok daha geniş alan yanıklarının da takip ve tedavisi yapılmaktadır. Tüm hasta odalarında tuvalet ve duş imkanı olan ünitemizde tedavi amaçlı yara debridmanında kullanılan hasta yıkama sedye ve küveti de bulunmaktadır" dedi.


9 yıl önce açılan yanık ünitemiz daha önce sadece erişkin hastalarımıza hizmet verdiğini vurgulayan Başhekim Uzm. Dr. Yağlı, "Genel Cerrahi Uzman Dr. Eser Öztürk tarafından, onun kontrolünde ilerlerken, bu yılbaşından itibaren hastanemizde Çocuk Cerrahi uzmanlarımız Op. Dr. Bilal Arıkbaşı ve Op. Dr. Gökçen Aksoy Hüvez’in başlamaları ile birlikte, artık çocuk hastalarımıza hizmet veriyoruz. Manisa ilinde bulunan tek yanık ünitesi 5 yatak kapasitesi ile hizmet veriyoruz. Geçen yıl toplamda 43 hastaya hizmet vermişken, çocuk hastalarımızda kabul etmekle beraber şu anda ilk 5 ayda 38 hastamıza hizmet verdik. Bu 38 hastanın da yüzde 60’ını 0-18 yaş arası çocuklar oluşturmakta. Hekimlerimiz burada yanıkla ilgili her türlü tıbbi tedaviyi vermekte, gerektiğinde ameliyatı alıp deri greft uygulamaları da yapmaktalar" diye konuştu.



"Hastaları tamamen iyileştirmek ana hedefimiz"


Yanık ünitesinde hastaları tamamen iyileştirmeden taburcu etmediklerini kaydeden Başhekim Uzm. Dr. Yağlı, "Hastalarımıza tıbbi tedavi vermeye devam ediyoruz. Tamamen iyileştirip evlerine göndermek ana hedefimiz. Bu tedavi sırasında eğer bizi aşan hastalar olursa, yanık ünitesinden yanık merkezine nakilleri sağlanmakta, geri kalan hastalarımızı da hepsine evlerine şifa ile taburcu etmekteyiz. Geçtiğimiz ay içerisinde 14-15 yaşlarında voleybol oynayan bir sporcu kızımız ayağını kaybetmek üzereydi. Çok ciddi bir benzin yanığı vardı, doktorlarımızın yaptıkları başarılı greft ameliyatlarıyla beraber yürüyerek hastamızı taburcu etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Ortalama 53-54 gün kadar hastanemizde kaldı ve yürüyerek ailesiyle beraber taburcu oldu. İnşallah bundan sonraki hayatında da tekrar spora dönecek" dedi.


Yaklaşık 9 senedir Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi yanık ünitesinde görev yaptığını belirten yanık ünitesi sorumlu hekimi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Eser Öztürk, ilk yıllarda Ege Bölgesi’nde sayılı ünitelerden biri olduklarını ancak sonrasında yakın illerde de üniteler açılmaya başladığını ifade etti. Daha çok yetişkin hastalara baktıklarını kaydeden Op. Dr. Öztürk, "Çocuk hastalara da yaklaşık 6-7 aydır hizmet vermeye başladık. Burası daha çok çevre ilçe çevre illerden ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi gibi hastanelerden daha çok sevk kabul ediyoruz. Ama daha çok 112 sektörü ile daha çok hasta kabulü oluyor. Ünitemizde her türlü greft ameliyatları mümkün. Yani yaklaşık yüzde 30 le 40’a kadar 2 derecede yanıkları kabul ediyoruz. 3 derecede yanıklar daha bir üst merkez olan yanık merkezlerini yönlendiriliyor" dedi.



Çocuk bölümünde 2 çocuk cerrahı görev yapıyor


Yanık ünitesinde 2 çocuk cerrahının hizmet verdiğini belirten Çocuk Cerrahisi Op. Dr. Bilal Arıkbaşı, çocuk hastaların genellikle; çay, çorba, sıcak yemek yanıklarıyla üniteye başvurduklarını söyledi. Op. Dr. Bilal Arıkbaşı, "Genelde ikinci derece derin ve komplike olan yanıkları buraya alıyoruz, hafif olan yanıkları polikliniğimize takip ediyoruz. Küçük çocuklarımızda genellikle çok geniş alanda yanıkları olmakta ve yatış süreleri biraz uzun oluyor. Bir haftadan 1 aya 2 aya kadar tedavileri süren hastalarımız var. Şimdiye kadar iyileştirmeden taburcu ettiğimiz hastamız olmadı, organ kaybı ile giden hastamız olmadı. Voleybolcu bir kızımız vardı, onun da bacağını kurtardık. Yüz yanıkları, alev yanıkları çok oluyor, ancak elimizden geldiği kadar tedbirli olmalıyız" diye konuştu.



Manisa’nın tek yanık ünitesi çevre illerin hastalarına da umut oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.