SAĞLIK - 04 Temmuz 2025 Cuma 12:04

HealthTürkiye platformuna üye olmayan kurumlar 26 Eylül’den itibaren sağlık turizmi yapamayacak

A
A
A
HealthTürkiye platformuna üye olmayan kurumlar 26 Eylül’den itibaren sağlık turizmi yapamayacak

Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş (USHAŞ) Genel Müdürü Behlül Ünver, sağlık hizmeti veren kurumlar için HealthTürkiye platformuna üyeliği zorunlu hale getirdiklerini ve 26 Eylül’den itibaren üye olmayan kurumların sağlık turizmi yapamayacaklaranı söyledi.


USHAŞ Genel Müdürü Behlül Ünver, Ankara’da bir restoranda sağlık muhabirleri ile bir araya geldi. Ünver, 2024 yılında yaklaşık 1,5 milyon sağlık turistinin Türkiye’ye geldiğine ve Türkiye’nin çeşitli araştırmalara göre sağlık turizminde ilk 5 ülke içerisinde değerlendirildiğine dikkati çekerek, "Sağlık turizminin geniş ifadesi, sağlığı için bir ülkeden başka bir ülkeye insanların seyahat etmesini sağlık turizmi olarak değerlendirebiliriz. Burada medikal turizm, termal turizm, engelli turizmi, yaşlılık turizmi ve son zamanlarda kamuoyunda çok duyulan ‘longevity’ var. Sağlıklı yaşam dediğimiz kavramları da sağlık turizmi içerisinde değerlendirmek gerekiyor. Belki buna sporcu sağlığını da eklemek lazım. Burada dünyada medikal turizmde yaklaşık üretilen değer 100 milyar dolar. Termal turizmde üretilen değer 98 milyar dolar. Yaşlı turizmiyle alakalı konuştuğumuz rakamlar 68-70 milyar dolar civarında. Engelli turizmiyle alakalı bir şey söyleyemiyoruz, çünkü bu bir farkındalık. Bununla ilgili spesifik yapılmış bir çalışma yok. Ama longevity, sağlıklı yaşamla ilgili yaklaşık 1 trilyon 200 milyar dolar gibi bir değer var dünyada. Bu 1 trilyon 200 milyar dolar. Bunun sağlık kısmı 300-400 milyar dolar arası ifade ediliyor" diye konuştu.



"Dezenformasyonla mücadele için USHAŞ içerisinde ekip oluşturduk"


Bazı dönemlerde dezenformasyonla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Ünver, USHAŞ içerisinde dezenformasyonla mücadele etmek için bir ekip oluşturulduğunu kaydetti. Sağlık turizminde bazı durumların uluslararası alanda yanlış aksettirilebildiğini söyleyen Ünver, "Böyle durumlarda kendimizi iyi ifade etmemiz gerekiyor. Sağlık turizminde özellikle Türkiye, son 20-25 yıl ve pandemi döneminde insanlar sokaklarda vefat etti, hastanelere yetişemedi gibi dezenformasyonlarla karşı karşıya kaldı. Ama Türkiye bu işi dijital mecralarda çok güzel yönetti. Dünyada bu işi iyi yönetebilen 3-4 ülkeden biriyiz. 5 ülke demiyorum, 3-4 ülkeden biriyiz ve bu Türkiye’deki sağlık hizmetinin kalitesini dünya tarafından fark edilmesini sağladı" ifadelerini kullandı.



"145 ülkeden birçok kişi tedavi olmak için Türkiye’ye geliyor"


Dünyada 145 ülkeden birçok kişinin tedavi olmak için Türkiye’ye geldiğini belirten Ünver, "Organ transplantasyonu, göz ameliyatları, onkoloji vakaları, tüp bebek uygulamaları, IVF uygulamaları, obezite cerrahisi, diş tedavileri özellikle tercih edilen konular. 2024 yılında turizmdeki gelir 60 milyar dolar idi. Bir turistin ülkeye bıraktığı rakam da bin dolara yakındı. Sağlık turizmine baktığımız zaman 3 milyar dolar gelir var, 1,5 milyon turist var. Sağlık turisti başına gelir 2 bin dolar. Şimdi biz bunu 3 bin ya da 4 bin dolar yaparsak, 1,5 milyon gelen misafirimizle 4-5 milyona çıkartabilirsek biz 20 milyar dolarlık hedefi çok rahatlıkla yakalayabiliriz" şeklinde konuştu.



"Bakanlıklarla ikili protokolleri artırmak istiyoruz"


Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ikili protokol yapıldığını ve diğer bakanlıklarla da bu protokolleri artırmak istediklerini dile getiren Genel Müdür Ünver, "Şimdi TGA ile masaya oturduk. Kurumlar bireysel olarak tanıtımlarını yaparlarken, TGA’yla beraber biz sağlık turizminde GoTürkiye’de nasıl yapılıyorsa sağlık turizmiyle ilgili bütün alanlarda, ülke tanıtım noktasında artık TGA da tanıtımımızı yapacak. Biz yine Türk Hava Yolları’yla İstanbul Havaalanı, Sabiha Gökçen, çeşitli mecralarda bilinirliğimizi arttırmaya çalışıyoruz. Yine diğer taraftan HealthTürkiye platformunu oluşturduk" dedi.



"HealthTürkiye, merdiven altı ile mücadele anlamında farkındalık oluşturuyor"


Ünver, 12 ülkenin Türkiye’ye gelecek olan vatandaşlarına HealthTürkiye platformu üzerinden kurumları takip etmeleri tavsiyesinde bulunduğunu kaydederek, "Bu merdiven altı tabir ettiğimiz grupla da mücadele etme anlamında bir farkındalık oluşturuyor. Onun için önemli bu. Bünkü bu kurumlar bizim arkasında durabileceğimiz kurumlar ve sağlık turizmi yapmalarıyla alakalı söylediğimiz şartları yerine getiren kurumlar. Bu konu sadece USHAŞ’ın uktesinde giden bir konu değil. Birçok bakanlıkla beraber USHAŞ’ın da aktif olduğu bir sistemi konuşuyoruz" açıklamasında bulundu.



"Konu Türkiye’nin talep ediliyor olmasıdır"


Ünver, yaklaşık 10 aylık çalışma dönemlerinde en fazla İngiltere ile temasa geçildiğini ifade ederek, "İngiltere’deki sağlık sisteminin kısa vadede toparlanmasının çok mümkün olmadığını söyleyebiliriz ama konu Türkiye’nin bu noktada talep ediliyor olmasıdır. Sağlığı için gelen insanları biz illa hasta olarak kabul etmemiz gerekmiyor. İnsanlar güzelleşmek için de sağlıklı yaşam için de ya da yeni ülke görmek için, turizm için de geliyor. Gelmişken check-up da yaptırmak istiyor, başka işlerini de yaptırmak istiyor ya da bunun için de gelmek istiyor" ifadelerini kullandı.



HealthTürkiye platformuna üye olmayan kurumlar 26 Eylül’den itibaren sağlık turizmi yapamayacak


Sağlık hizmeti veren kurumların Health Türkiye platformuna üyeliğini zorunlu hale getirdiklerini ve 26 Eylül itibarıyla bu platforma üye olmayan kurumların kayıt dışı kurumlar statüsünde yer alacaklarını belirten Ünver, "Health Türkiye platformuna dahil ettiğimiz kurumlara, sözleşmeler yoluyla faaliyet alanlarını geliştirmeleri konusunda destek olacak ve onları dünya markası haline getirme sürecinde yanlarında olacağız. Diğer taraftan plazalarda yetkisiz kişiler üzerine yer tutmuş olanlar gibi kayıtlı olmayan arkadaşlarla ilgili ise amacımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Bu arkadaşlarla ilgili yasal süreçlerin başlayacağından emin olabilirsiniz. Bu arkadaşlar sağlık turizmi yapamazlar. Çünkü sağlık tesislerinin hepsinin faaliyeti, sağlık hizmeti üretmek ve onun için ruhsatlandırılıyor" dedi.



"‘USHAŞ Plus’ isimli yeni bir portal oluşturuyoruz"


İlerleyen günlerde ‘USHAŞ Plus’ isimli yeni bir portalın oluşturulacağını aktaran Ünver, sözlerine şöyle devam etti:


"O portalda Türkiye’de üretilen yerli ve milli ürünlerin ağırlıklı olarak yurt dışına satışıyla alakalı bir portal diye düşünebilirsiniz. İnsanlar buradan ürünleri görebilecekler, seçebilecekler. Yine biz onlara o ürünleri oradan pazarlayabileceğiz, satabileceğiz. Ülkelerle bu noktada diyalog kurmamız anlamında belki marka model söylemem çok hoş değil ama Türkiye’de çeşitli portallar üzerinden bunlar yapılıyor. Sonrasında bu alanı da genişletmek istiyoruz. Yine ilaçla alakalı özellikle nadir ilaçlar ya da vatandaşların ilaç temininde sıkıntı yaşadığı konularda da çözüm üretebilmek anlamında bir otomasyon sistemi oluşturuyoruz. Onun da zamanı herhalde yine 2-3 ay içerisinde tamamlamış olacağız."



"USHAŞ’ın bir görevi de garantörlük"


USHAŞ’ın bütün görevlerinin yanı sıra uluslararası platformlarda garantörlük rolünün de olduğunu dile getiren Ünver, "Şimdi o ülkelerde bazen kendilerini bireysel olarak ifade etmelerinde kurumlar zorluk yaşayabiliyorlar ya da gidiyorlar devlet ricali ile temas kurmaları zor olabiliyor. Ya da ödeme sistemleri ya da finans yapıları buna uygun olmayabiliyor. Şimdi siz aldığınız risk öngörülebilir risk olmazsa orada yatırım yapmak ve iş yapmaktan çekinirsiniz. Biz o tür durumlarda Türk firmalarına, hastanelerine, ilaç ve tıbbi cihaz firmalarına diyoruz ki bizimle beraber hareket edin. Biz sizin alacağınız parada garantör olalım. Yani eğer orası paranızı ödemezse biz sizin paranızı ödeyelim. Bu firmalar bizim firmalarımız ve biz bu kurumların arkasındayız" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.