GÜNDEM - 10 Mayıs 2026 Pazar 10:29

Akışkan balistik koruma sistemleri çelik yeleklerin yerini alacak

A
A
A
Akışkan balistik koruma sistemleri çelik yeleklerin yerini alacak

Genç mühendisler SAHA 2026’da yerli ve milli olarak geliştirdiği ürünlerini sergiledi. Akışkan balistik koruma sistemleri, güvenlik güçlerine saha da konfor alanı sunacak. Tamamen şeffaf, sıvı gibi görünen bir kimyasal maddeyle çelik yeleklerin içini kaplayacak.


SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda bir çok yerli ve milli ürün sergilendi. Fuarda genç girişimciler de ürünlerini sergileme fırsatı buldu. Genç bir girişimci tarafından kurulan ATAPARS Savunma akışkan balistik koruma sistemleri geliştirdi. Üstün darbe sönümleme özelliğine sahip ve çift kullanımlı olarak geliştirildi. Güvenlik güçlerinin saha da işini kolaylaştıracak şekilde üretildi. Akışkan sıvı, Balistik yeleklerde, helikopter altlarında koruma olarak kullanılabilecek. Tamamen şeffaf, bir sıvı gibi görünen bir kimyasal maddeyle çelik yeleklerin içini kaplayacak. Balistik atış testleri, Jandarma tarafından gerçekleştirildi.


Bir diğer taraftan Külünk Teknoloji tarafından geliştirilen insansız deniz araçları ve tekneler için sallanmayı engelleyici sistem geliştirdi. Türkiye’de ilk defa genç bir mühendis tarafından geliştirilen sistem çalıştırıldığı anda dalgaların tekneleri ve insansız deniz araçlarını savrulmasını sallanmasını engelliyor.


Genç mühendislerin geliştirdiği ürünler hakkında bilgi veren Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol, "Türkiye olarak aslında teknolojik olarak geldiğimiz noktayı gösterme fırsatı bulduğumuz çok kritik bir fuar oldu. Türkiye teknolojik eşiği aştı ve Ar-Ge altyapısını neredeyse birçok anlamda tamamladı. Kamikaze dronlardan yüksek teknoloji ürünlere kadar, anti-jam sistemlerinden siber güvenlik, yapay zekâ, jiroskop sistemlerimizden batarya sistemlerimize kadar çok geniş bir yelpazede ürünlerimizi burada tanıtma fırsatı bulduk. Biz de Teknopark İstanbul olarak buraya 20 firmayla standımızda geldik ama Savunma Sanayii Başkanlığımızın standında 20 firmamız ve toplamda da yine dışarıda kendi Ar-Ge stantlarını alan Ar-Ge firmalarımızla toplamda 100’e yakın firmayla buraya geldik. Oldukça güçlü bir çıkarma yaptık. Bizim de kendi alanımızda, odak alanlarımızda çok güçlü firmalarımızın ilk defa lansman ürünlerini burada sergileme fırsatı bulduk. Özellikle şimdi yanı başında gördüğümüz bir deniz teknolojilerinde dalgaların denizdeki hareketli ortamı sağladığı yerde dalga dengeleyici jiroskop; Türkiye’de ilk defa bir genç mühendis arkadaşımız bunu başardı. Dünyada bir iki örneği olmasına rağmen Türkiye’de bunu başaran ilk mühendis arkadaşımız. Prototip ürünleri şu anda tamamlandı ve 20 metreye kadar bunu deniz teknelerine, insansız deniz araçlarına ve farklı deniz araçlarında bunu kullanabiliyor. Dolayısıyla oldukça iddialı ve ses getirecek bir projeyle de burada tanıtma fırsatı bulduk.


"Emniyet güçlerimizin konfor alanını artıracak ve ekstra güvenlik önlemleri sağlayacak bir zırh"


Akışkan zırh hakkında bilgi veren Akyol, "Türkiye’de bir ilk olan, dünyada çok nadir bir iki örneği var ama Türkiye’de hiç bugüne kadar örneği olmayan bir ürünü gerçekleştirdi: Bir çelik zırh... emniyet güçlerimizin kullandığı çelik zırh yerine, akışkan zırh, balistik koruma sağlayan bir zırh geliştirildi. Tamamen şeffaf, bir sıvı gibi görünen bir kimyasal maddeyle çelik yeleklerin içine kaplanarak dolayısıyla emniyet güçlerinin esnek hareket edebilmesini sağlıyor ve aslında mevcut konvansiyonel çelik zırhlardan çok daha hafif. Çelik zırhlar 3-5 kiloya kadar yüksek olabiliyor ve 3-5 saat, 10 saat üzerinizde kaldığında da bu çok büyük bir ağırlık ve yük oluşturmaya başlıyor. Dolayısıyla çok daha esnek, bir su şişesi kadar hafifliğinde bir aslında çelik yeleğe sahip olmuş oluyorsunuz. Tabii daha önemli olan tarafı biliyorsunuz; mevcut konvansiyonel yeleklerde bir paket çelikler, koruma zırhlar var. Dolayısıyla boşlukları var, aralar var, koltuk altı var; çeşitli farklı noktalara bunu koruyamıyor, oradan bir kurşun aldığı zaman yine hayati tehlike kazanıyor. Emniyet güçlerimizin konfor alanını artıracak ve ekstra güvenlik önlemleri sağlayacak bir zırh. Bütün testleri yapıldı. Şuan seri üretim aşamasına geçmek üzere. Sadece çelik yelekte kullanılmayacak. Bir helikopterin altına bunu kapladığınız zaman helikopter pilotunun alttan yediği kurşun en risk bölge. Bir helikopterin altına zırh olarak yapabileceksiniz. Şeffaf olduğu için bir çok yerde bu zırh olarak kullanılabilecek" dedi.



Akışkan balistik koruma sistemleri çelik yeleklerin yerini alacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.