DÜNYA - 10 Mayıs 2026 Pazar 21:13 | Son Güncelleme : 10 Mayıs 2026 Pazar 21:14

İngiltere’den Tristan da Cunha’ya hantavirüs müdahalesi kapsamında paraşütlü sevkiyat

A
A
A
İngiltere’den Tristan da Cunha’ya hantavirüs müdahalesi kapsamında paraşütlü sevkiyat

İngiltere Savunma Bakanlığı, Tristan da Cunha takımadalarında hantavirüs şüphesiyle bir kişiye tanı konulmasının ardından havaalanı bulunmayan adaya 6 paraşütçü asker, 2 sağlık görevlisi ve 3,3 ton tıbbi malzemenin paraşütle indirildiğini açıkladı.

Hantavirüse bağlı 3 ölümün yaşandığı Hollanda bayraklı lüks MV Hondius’un duraklarından biri olan İngiltere’nin denizaşırı toprağı Tristan da Cunha takımadalarında bir kişiye hantavirüsle temas şüphesi üzerine tanı konulmuştu. Söz konusu kişinin sağlık önlemleri kapsamında karantinaya alınmasının ardından İngiliz ordusuna bağlı sağlık ekiplerinin vakaya müdahalede destek sağlaması için Atlas Okyanusu’ndaki adaya sevk edilmesine yönelik harekete geçildi. İngiltere Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, bu kapsamda Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne (RAF) ait Brize Norton üssünden "A400M" tipi bir askeri nakliye uçağı, 16. Hava Taarruz Tugayı’na bağlı 6 paraşütçü asker ve 2 askeri sağlık görevlisi ile havalandı.

Yaklaşık 9 bin 788 kilometrelik uçuş
Askeri ekibin Brize Norton Üssü’nden bölgedeki Ascension Adası’na yaklaşık 6 bin 788 kilometrelik uçuş gerçekleştirdiği, ardından yaklaşık 3 bin kilometre daha kat ederek Tristan da Cunha’ya ulaştığı bildirildi. Operasyon sırasında uçağa, Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait "Voyager" tanker uçağıyla havada yakıt ikmali yapıldı.

Personel ve tıbbi malzemeler paraşütle indirildi

Ekip, Tristan da Cunha semalarına ulaştıktan sonra adaya paraşütle iniş gerçekleştirdi. Bakanlık açıklamasına göre, adadaki vakaya müdahale sürecinde hayati önem taşıyan oksijen tüplerinin sayısı da kritik seviyeye düştü. Bu çerçevede operasyon kapsamında adaya paraşütlü sevkiyatla oksijen tüplerinin de ulaştırıldığı kaydedildi. Adada normal şartlarda yalnızca iki kişilik bir sağlık ekibinin bulunduğu belirtilirken, paraşütle inen yoğun bakım hemşiresi ve yoğun bakım doktorunun yerel sağlık ekibine destek sağlayacağı ifade edildi.

"İngiliz ordusunda bir ilk"

Bakanlık ayrıca bu operasyonun İngiliz ordusunun insani yardım kapsamında sağlık personelini ilk kez paraşütle bir bölgeye indirdiği görev olduğunu açıkladı. Yerel kaynaklara göre ekipler adadaki golf sahasına iniş yaptı. Kaynaklar, operasyon kapsamında ada hastanesine 3,3 ton tıbbi malzemenin paraşütle sevk edildiğini bildirdi.

Tristan da Cunha takımadaları

Güney Atlas Okyanusu’nda yer alan Tristan da Cunha volkanik ada grubu, İngiltere’nin üzerinde yerleşimcilerin bulunduğu en uzak denizaşırı toprağı olarak nitelendiriliyor. Yaklaşık 221 kişilik nüfusa sahip adaya yalnızca deniz yoluyla ulaşılabildiği ve burada herhangi bir havaalanının bulunmadığı biliniyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da Gülden Coni davası için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı Edirne’de geçen yıl 15 yaşındaki Gülden Coni’nin 30 bıçak darbesiyle öldürüldüğü cinayete ilişkin Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında. sanık ve aile üyeleri için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı yapıldı. Edirne’de 15 yaşındaki Gülden Coni. 5 Nisan 2025 tarihinde yaşıtı olan E.A tarafından 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında katile verilen 19 yıl hapis cezası ve katilin ailesinin tutuksuz yargılanması protesto edildi. ’Adalet isteyen gençler’ olarak kendilerini tanıtan grup adına basın açıklamasını okuyan Ecrin Taştekin, "Şu an burada bu açıklamayı yaptığımız Samsun’da, bu katil cezaevinde yatmaktadır. Ancak verilen 19 yıllık cezanın yatarı sadece 5 yıldırç 30 bıçak darbesinin karşılığı. bir çocuğun hayatının bedeli Samsun’un bu havasını sadece 5 yıl solumak mı olmalı? Daha da acısı kanlı kıyafetleri yıkayan anne ve teyze ile bıçağı saklayan baba, bir yıldır elini kolunu sallayarak dışarıda gezmektedir. Katil Samsun’da cezaevinde misafir edilirken, suç ortakları dışarıda nefes almaya devam etmektedir. Bu, toplumun adalet duygusuna indirilmiş en büyük darbedir. İddianamesi bir yıl sonra hazırlanan bu aile üyelerinin serbestçe gezmesine artık tahammülümüz kalmadı. 17 Haziran’daki mahkeme, adaletin ya yerini bulacağı ya da tamamen susacağı gündür. Buradan Samsun’dan ve tüm Türkiye’den haykırıyoruz: Tüm aile cezalandırılmalıdır. Katilin kanlı elbiselerini yıkayan anne ve teyze, bıçağı yok eden baba ‘suçluyu kayırma’dan değil, cinayete iştirakten yargılanmalı ve tutuklanmalıdır. 15 yaşındaki bir çocuğun yaşam hakkını gasp etmenin karşılığı 5 yıl olamaz. Katilin Samsun’daki cezaevinden elini kolunu sallayarak çıkmasını ve aramızda dolaşmasını istemiyoruz. Katillerin ve onlara siper olanların dışarıda gezdiği bir düzende hiçbir çocuk güvende değildir" dedi. Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek’in gönderdiği ses kaydı da açıklama sonrası orada bulunanlara dinletildi. Abla Alüzrek, "O gün sadece kardeşimi öldürmediler. Bizim evimizi susturdular. Annemin gülüşünü öldürdüler. Babamın içini yaktılar. Benim içimde bir ömür kapanmayacak bir yara bıraktılar bana. Ve en acısını biliyor musunuz? Biz bu kadar büyük bir acının içinde boğulurken, bazıları hala hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyor. Başta planlı olduğu söylenen bir cinayet, sonra bir anda sıradanlaştırıldı. Bir çocuğun hayatı birkaç hukuki cümle ile eksiltildi. Ve şimdi biz Yargıtay’dan haber bekliyoruz. Biz adalet bekliyoruz. Biz vicdan bekliyoruz. Çünkü bize verilen bu acının karşılığı birkaç yıl olmamalı. Bugün katil Samsun cezaevinde yatıyor. Annesi babası gidip onu görebiliyor. Sesini duyabiliyor, ona sarılabiliyorlar. Peki ya biz? Biz bir mezar taşı görüyoruz sadece" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamanın ardından gökyüzüne balonlar bırakıldı. Basın açıklamasına CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nilsu İrem Koçyiğit Bahadır ve CHP İlkadım İlçe Başkanı Umut Alkaç da katılarak destek verdi.
Şanlıurfa Görüntüleri izleyen Viranşehir’e akın etti: Anahtarlı tedavi iddiası sosyal medyada gündem oldu Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde konuşamayan insanların ağzına anahtar koyarak tedavi ettiğini iddia eden şahsın sosyal medyada gündem olan görüntülerinin ardından evi vatandaşların akınına uğradı. Viranşehir ilçesinde yaşayan Seyit Cuma Tufehi, konuşamayan insanlara dua edip ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu iddia etti. Ücret almayan Tufehi’nin insanların ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu gösteren videolar, kısa sürede sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Görüntüleri izleyenler, konuşamayan yakınlarını yanlarına alarak Viranşehir’e akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden telefonla arayan aileler, randevu aldıktan sonra konuşma güçlüğü çeken çocukları için kapıda uzun kuyruklar oluşturdu. Oğlunun ilk kelimelerini kullanmaya başladığını söyleyen Vahit Ekmen, "Benim oğlumun kulağı duyuyor ama konuşamıyor. Seyit Cuma Tufehi’nin yanına getirdik. Allah’a şükür oğlum yavaş yavaş konuşmaya başladı" dedi. Adana’dan geldiğini söyleyen Salih Gülağacı, "Adana’da gece dönercisiyim. Oğlumda bir kekemelik vardı. Sosyal medyada duydum getirdim. Seyit Cuma Tufehi onu konuşturdu. Buradan çok mutlu bir şekilde gideceğiz. Hüngür hüngür ağladık" dedi. Az da olsa oğlunun konuşmaya başladığını söyleyen İsmail Çılgın, "Çocuğumuzu getirdik, ağzına anahtar kattılar. Az bir şey bile olsa dili açıldı" diye konuştu. İki defa daha geleceğini söyleyen Çılgın, inşallah dilinin daha da açılacağını belirtti. Konya’dan geldiğini söyleyen İmam Bakır Özkan, çocuğunun konuşmasının çok ağır olduğunu ve buraya geldikten sonra konuşmaya başlayacağını umut ettiklerini dile getirdi. Buraya gelerek şifa bulduklarını söyleyen Mehmet Aydın, "Hiç konuşamayan insanlar buraya geldi ve iyileşti. Şifa buluyoruz. İnşallah devam edecektir" dedi. İnsanların Allah sayesinde konuştuğunu söyleyen Seyit Cuma Tufehi ise, dünyanın birçok ülkesinden insanların geldiğini belirtti. Tufehi, "Şifa veren Allah’tır, ben vermiyorum ama Rabbimizi sonsuza kadar severiz. Yeter ki inancı olsun. Allah’ın gözleri vardır, evliyaları vardır. Allah takva sahibinin yanındadır. Amel sahibinin yanındadır. Salih evliyalar vardır. Allah diyor ki, ’Eğer onlar isterse Allah da ister.’ Allah bize nerede meyil ederse biz de oradayız. Bir tek Allah’ı arayacaksınız. Allah’ın kanunu Kur’an-ı Kerim’dir. Hazreti Muhammed’in yolunda, ehli beytin yolunda" diye konuştu.