KÜLTÜR SANAT
Yunus Pınarı Mezarlığında geleneksel bayram buluşması 28 Mayıs 2026 Perşembe - 04:34:40 Denizli’nin Çameli ilçesinde bulunan Yunus Pınarı Mezarlığında mahalle halkının katkılarıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen bayram hayrı, birlik ve beraberlik görüntülerine sahne oldu. Kadınların imece usulü hazırladığı gözlemeler vatandaşlara ikram edilirken, etkinlik manevi atmosferiyle dikkat çekti. Denizli’nin Çameli ilçesinde Yunus Pınarı Mezarlığı, bu yılda Kurban Bayramında anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Mahalle sakinlerinin katkılarıyla bu yıl dördüncü kez düzenlenen mezarlık hayrında vatandaşlar hem kabir ziyaretinde bulundu hem de komşuluk dayanışmasının güzel örneklerinden birini yaşadı. Sabahın erken saatlerinde mezarlık alanında bir araya gelen mahalleli kadınlar, imece usulüyle sacların başına geçerek gözleme hazırladı. Özenle pişirilen gözlemeler ayran eşliğinde mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlara ikram edildi. Etkinlik boyunca hem dualar edildi hem de geçmiş büyükler rahmetle anıldı. Mahalle sakinlerinden Ayşe Nur Akkan, bayram sürecinde gerçekleştirilen hayrın mahalle kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, etkinliğin her geçen yıl daha fazla sahiplenildiğini söyledi. Bu buluşmanın yalnızca ikramdan ibaret olmadığını ifade eden Akkan, "Burada insanlar hem geçmişlerini anıyor hem de bir araya gelerek dayanışmayı güçlendiriyor. Özellikle gençlerin bu gelenekleri görmesi ve yaşatması bizim için çok kıymetli" dedi. Yıllardır süregelen komşuluk kültürünün bu tür etkinliklerle canlı tutulduğunu dile getiren Akkan, mezarlık hayrının mahallede manevi birlik oluşturduğunu vurguladı. Bayramların taşıdığı manevi değerin etkinliğe ayrı bir anlam kattığını söyleyen Akkan, "Büyüklerimizden gördüğümüz bu geleneği sürdürmeye çalışıyoruz. İnsanlar burada sadece mezar ziyareti yapmıyor; paylaşmayı, yardımlaşmayı ve birlikte olmayı yeniden hatırlıyor. İnşallah önümüzdeki yıllarda da bu hayrı daha geniş katılımla sürdürmek istiyoruz" dedi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte çocuklardan yaşlılara kadar birçok kişi aynı sofrada buluştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:34 Halk Oyunlarında Erzurum Gençlik Spor ve EKTUD şampiyon Erzurum GSİM’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve Türkiye Halk Oyunları Federasyonu 2026 yılı faaliyet programında yer alan Halk Oyunları Bölge Birinciliği finalleri sona erdi. Erzurum Gençlik Spor Kulübü ve EKTUD Dadaşlar diyarına şampiyonluk sevinci yaşattı. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu (THOF) 2026 Faaliyet Programında yer alan ve Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türkiye Halk Oyunları Federasyonu İl Temsilciliği tarafından organize edilen Halk Oyunları Bölge Finalleri, Erzurum Spor Salonu’nda yapıldı. Nefes kesen yarışlara neden olan küçükler, yıldızlar, gençler ve büyükler kategorilerinde yapılan yarışlarda ekipler düzenlemeli ve düzenlemesiz dalda şampiyonluk kürsüsüne çıkmak için mücadele ettiler. Nefes Kesen Kulüpler arası Bölge Şampiyonası finallerine Erzurum’un yanı sıra Ardahan, Kars, Erzincan ve Iğdır illerinden ekipler katıldı. Minikler düzenlemeli dalda 1. Kars Gençlik Spor Merkezi oldu. Yıldızlar düzenlemesiz dalda ise Kars Doğu Rüzgarı Spor Kulübü şampiyon oldu. Erzincan ikinci, Erzurum Gençlik Spor Kulübü üçüncü oldu. Erzurum Gençlik Spor Kulübü Zirvede Gençler düzenlemesiz dalda Bar Eğitimcisi Oktay Toktaş yönetimindeki Erzurum Gençlik Spor Kulübü şampiyon olarak Türkiye Finallerine katılma hakkı elde etti. Zülal Bayraktar yönetimindeki kız ekibi ise minikler düzenlemesiz dalda üçüncü olarak bronz kupanın sahibi oldu. Erzurum Gençlik Spor Kulübü halk oyunları bölge finallerinde iki kupa sevinci yaşadı. Ektud’dan Çifte Şampiyonluk Halk oyunları bölge finallerinde Erzurum’u temsil eden Erzurum Kültür Turizm Derneği (EKTUD) Spor Kulübü bar ekipleri ise Dadaşlar diyarına çifte şampiyonluk sevinci yaşattı. Aynı zamanda EKTUD Başkanı olan bar eğitimcisi Gökhan Kılınboz yönetiminde piste çıkan EKTUD yıldızlar ve büyükler kategorisinde düzenlemesiz dalda çifte şampiyonluk kazandı. Yıldızlar düzenlemesiz dalda Erzurum Kültür Turizm Spor Kulübü (EKTUD) birincilik kürsüsüne çıkarken, Erzincan Gençlik Spor Kulübü ikinci sırada yer aldı. Büyükler düzenlemesiz dalda Erzurum Kültür Turizm Derneği (EKTUD) şampiyon oldu. Erzincan Gençlik Spor Kulübü ikinci oldu. Büyükler Karma dalda Ardahan Gençlik Spor Kulübü bölge birincisi oldu. Büyükler Düzenlemeli dalda ise şampiyonluk kupası Erzincan Gençlik Spor Kulübü’ne gitti. Dereceye giren takımların kupalarını Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı Necati Yılmaz, MHK Yönetim Kurulu üyeleri Mevlüde Gül Erdem, Necip Çiçek, Erzurum İl Temsilcisi Sebahattin Kolikoğlu ile diğer davetliler verdi. Çakmur Ve Dönmez’den Erzurum Ekiplerine Kutlama Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile aynı zamanda Spor Hizmetleri Müdürü olan Erzurum Gençlik Spor Kulübü Başkanı Erdoğan Dönmez, hem Gençlik Spor Kulübünü hem de EKTUD’u başarılarından ötürü tebrik etti. Antrenörler Oktay Toktaş ile Zülal Bayraktar ile öğrencilerini tebrik etti. Çakmur ve Dönmez, Erzurum kültürüne hizmet veren ve takımlarını zirveye taşıyan Gökhan Kılınboz’u da kutladılar. Erzurum GSİM Müdürü Levent Çakmur, "Kültürümüzü yaşatan ve başarılı olmasını sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Erzurum Gençlik Spor Kulübümüz ile EKTUD’a Türkiye finallerinde başarılar diliyorum" dedi. Bu arada yarışmalarda halk oyunları ekiplerini yalnız bırakmayan Erzurum Gençlik Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeleri Yaser Taşkesenlioğlu ve Ufuk Purutçu ile Halk Oyunları Federasyonu Erzurum İl Temsilcisi Sebahattin Kolikoğlu da ekiplerin başarısına ortak olarak büyük sevinç yaşadılar.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:17 TÜRGEV standına 8. Etnospor Kültür Festivali’nde yoğun ilgi Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), İstanbul’daki 8. Etnospor Kültür Festivali’nde binlerce ziyaretçiyi ağırladı. TÜRGEV, Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 8. Etnospor Kültür Festivali’nde gerçekleştirdiği geleneksel sanat atölyeleri, kültürel etkinlikler ve GİF müzik konserleriyle binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Dört gün süren festival boyunca TÜRGEV standı, özellikle gençler ve uluslararası öğrencilerin katılımıyla festival alanının yoğun ilgi gören noktaları arasında yer aldı. 21-24 Mayıs tarihlerinde düzenlenen festival kapsamında kurulan TÜRGEV standında çocuklar, gençler ve ailelere yönelik çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi. Güzel İşler Fabrikası (GİF) bünyesinde hazırlanan çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunulurken, uygulamalı geleneksel sanat atölyeleri gün boyunca ziyaretçileri ağırladı. "Geleneksel sanat atölyeleri ilgi odağı oldu" Festival alanında düzenlenen etkinliklerde hat sanatı, geleneksel motif çalışmaları ve etnik resim atölyeleri öne çıktı. Katılımcılar Türk kültürüne ait geleneksel sanat dallarını uygulamalı çalışmalarla yakından tanıma fırsatı buldu. Festival boyunca gerçekleştirilen atölyelerde çocuklar ve gençler geleneksel sanatlarla birebir etkileşim kurdu. TÜRGEV yurtlarında kalan uluslararası öğrenciler de festival programlarında aktif rol aldı. Kırgız ve Uygur kökenli öğrenciler tarafından gerçekleştirilen geleneksel sanat çalışmaları ve kültürel etkinlikler ziyaretçilerin ilgisini çekti. Etkinliklerde farklı coğrafyalara ait kültürel miras unsurları tanıtılırken ortak medeniyet kültürüne ilişkin örnekler paylaşıldı. GİF müzik konserleri festivale renk kattı GİF müzik konserleri festivalin öne çıkan etkinlikleri arasında yer aldı. Geleneksel ezgilerin modern yorumlarla buluştuğu performanslar renkli görüntüler oluşturdu. Festival süresince TÜRGEV standını Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve İstanbul Milletvekili Şengül Karslı da ziyaret etti. "Gençlerin kültürel üretimin içinde olması çok kıymetli" TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, festivalin ardından yaptığı değerlendirmede gençlerin kültürel mirasla bağ kurmasının önemine işaret etti. Yılmaz, "Etnospor Kültür Festivali gençlerin kendi kültürünü tanıması, geleneksel sanatlarla bağ kurması açısından çok kıymetli bir buluşma oldu. Standımızda dört gün boyunca yoğun bir ilgi vardı. Gençlerin atölyelerde üretimin içinde yer alması, farklı kültürlerden öğrencilerin kendi birikimlerini paylaşması bizim için son derece anlamlıydı" ifadelerini kullandı. Uluslararası öğrencilerin etkinliklerde aktif görev üstlenmesinin kültürel etkileşimi güçlendirdiğini belirten Yılmaz, "Kırgız ve Uygur öğrencilerimizin kendi kültürlerini ziyaretçilerle paylaşması çok kıymetliydi. Bu tür buluşmalar ortak kültürel hafızanın yeniden hatırlanmasına katkı sağlıyor" değerlendirmesinde bulundu. TÜRGEV kültür ve sanat çalışmalarını sürdürüyor Festival boyunca özellikle çocuklar ve gençlerin etkinliklere yoğun katılım gösterdiği gözlemlenirken, TÜRGEV’in kültür, sanat ve gençlik odaklı çalışmalarını yıl boyunca sürdürmesinin planlandığı belirtildi.
Çiçek gibi İzmir
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:50 Çiçek gibi İzmir İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Balkon ve Bahçe Bitkileri Festivali’nde Kültürpark rengârenk çiçeklerle doldu, üreticiyle vatandaş buluştu. Başkan Cemil Tugay, "İnsanlar doğayla iç içe yaşasın istiyoruz" dedi, festival alanını mis gibi bahar kokusu sardı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından üçüncü kez düzenlenen İzmir Balkon ve Bahçe Bitkileri Festivali, ikinci gününde de binlerce ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. İzmir tarımını güçlendirmek ve balkon bahçeciliğini yaygınlaştırmak amacıyla Kültürpark’ta gerçekleştirilen program hem üreticilerde hem tüketicilerde memnuniyet oluşturdu Alanda yoğun ilgiyle karşılaşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik eşlik etti. "İzmirliler doğayı sever" Başkan Tugay, festival alanındaki değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Balkon ve bahçe bitkilerini üreticiyle birlikte şehrin merkezine taşımak çok değerli. İnsanlar burada her zaman ulaşamayacakları bitki ve çiçek türlerini bulabiliyor. Üreticiler kendi yetiştirdikleri ürünleri doğrudan vatandaşlarla buluşturuyor. Kırsal bölgelerden gelen üreticiler için de önemli bir fırsat oluyor. Stantları tamamen ücretsiz tahsis ediyoruz. İnsanların doğayla, çiçeklerle, ağaçlarla iç içe yaşamasını istiyoruz. Evlerinde, bahçelerinde ve balkonlarında ne kadar çok bitki olursa insanların mutluluğu da şehrimizin güzelliği de o kadar artar." İzmir’in doğayla barışık bir şehir olduğunu da belirten Tugay, "İzmirliler doğayı sever. Kent merkezinde daha fazla park, yeşil alan, bitki ve çiçek olması için çalışıyoruz. Belediyeye ait alanlarda bu çalışmaları sürdürüyoruz ama vatandaşlarımızın evleri ve bahçeleri de güzelleşsin istiyoruz. Tek amacımız bu. İnsanların mutlu olduğunu görüyorum. Onları mutlu görünce biz de mutlu oluyoruz. Sonbaharda ve ilkbaharda festivalimizi düzenlemeye devam edeceğiz" dedi. "Üreticilere destek oluyor" Bayındır Canlı Tarımsal Kalkınma Kooperatifi bünyesinde çalışan Veli Umutlu, festivalin memnuniyet oluşturduğunu belirtirken, "Önümüzdeki senelerde daha da iyi olacak. Vatandaşlarımıza daha ucuz çiçekler ulaştırmak istiyoruz. En büyük faydası bu. Cemil Tugay Başkan’ımızı her daim destekliyoruz. Bütün üreticilere destek oluyor. Vatandaşı düşünen insan da milletine faydalı olur" ifadelerini kullandı. Girişimci Aynur Arabacı, "Hem üretiyoruz hem tedarikçiyiz. Bu festivalden dolayı mutluyuz" dedi. "Her şey çok güzel" Fuarı ziyaret eden Soner Kurt ise, "Geçen sene de gelmiştik, çeşitli çiçekler aldık. Fuarda bütün festivalleri takip ediyoruz. Her sene gelmeye çalışıyoruz. Bu sene de bir sürü çiçek aldık. Üreticiyle halkın direkt buluşması çok güzel. Çocuklar için de etkinlikler yapılıyor. Böyle etkinliklerin kültürel anlamda devam etmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi. İzmirli esnaf Kemal Yıldırım da, "Festivale daha önce geldim. Böyle bir festivalimiz olduğu için çok mutluyuz. Alışverişimizi yaptık. Başkanımıza teşekkür ederiz. Her şey çok güzel" dedi. İzmir’i mis gibi koku sardı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önderliğinde yapılan festivale kooperatiflerle birlikte toplam 54 üretici katıldı. Festivalde stant açan 45 yerli üretici ve 9 kooperatif İzmir’i rengarenk hale getirdi. Baharın coşkusunu yaşatan festivalde çocuklar için boyama etkinlik alanları oluşturuldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili daire başkanlıklarının stantlarıyla yer aldığı festival kapsamında 15 bin ücretsiz fide dağıtılması hedeflendi. İzmir’i çiçek gibi açtıran organizasyonun son gününde de konuklar ağırlanacak. Çiçek ve bitki satış stantları, peyzaj ve balkon düzenleme önerileri, atölyeler, söyleşiler, konserler ve çocuk etkinlikleriyle capcanlı bir şekilde hayata geçecek festivale İzmirlilerin yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. 10 Mayıs tarihindeki son gün etkinlikleri kapsamında saat 15.00’ten itibaren konser yer alacak.
Antalya’da 130 bin çiçekle renkli rekabet
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:28 Antalya’da 130 bin çiçekle renkli rekabet Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Çiçek Desenleri Günleri’nde, 9 liseden öğrenciler 130 bin dal çiçek kullanarak en güzel deseni oluşturmak için yarıştı. 30 bin lira değerindeki birincilik ödülü ise güneş içerisine konumlandırılmış akrep figürüyle Antalya Anadolu Lisesi’nin oldu. Etkinlik, Antalya’nın Akdeniz’e uzandığı en uç noktalardan biri olan Ziya Gökalp Kent Parkı’nda düzenlendi. 9 liseden öğrencilerin en iyi çiçek desenini oluşturmak için yarıştığı etkinlikte, bu yıl belediyenin üretim tesislerinde özel olarak yetiştirilen 130 bin dal çiçek kullanıldı. Tagetes, karanfil, osteospermum, zinnia ve petunyaların oluşturduğu renk cümbüşü parkı adeta açık hava sanat galerisine dönüştürdü. 9 liseden kıyasıya rekabet Organizasyona bu yıl Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Güzel Sanatlar Lisesi, Metin-Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi, Akant Koleji, Bahçeşehir Koleji, Özel Renk Okulları Anadolu Lisesi, Antalya Barosu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Vizyoner Koleji, Antalya Anadolu Lisesi ve ODTÜ Gençlik Parkı öğrencileri, görsel sanatlar öğretmenleri eşliğinde katıldı. Öğrenciler iki gün boyunca birincilik elde edebilmek için kıyasıya mücadele etti. İlk etapta, önceden belirledikleri desen krokilerinin yer aldığı ahşap zemin üzerine toprak sererek çalışmalarının altyapısını oluşturdular. Çiçekleri kesme ve ayıklama işlemlerinden geçiren yarışmacılar, desen sınırlarını toprakla belirginleştirerek uygun renklerdeki çiçekleri sabitleyip çalışmalarını tamamladı. Belediye Başkanı Ümit Uysal, okulların çiçek desenlerini tek tek inceleyerek öğrencilerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Dereceye giren okullar belli oldu Çalışmaların tamamlanmasının ardından, 5 kişiden oluşan jürinin değerlendirmesi sonucunda güneş içerisine konumlandırılmış akrep figürüyle Antalya Anadolu Lisesi birinci oldu. Kuyruklu at figürüyle Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Güzel Sanatlar Lisesi ikinci olurken, Metin-Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi üçüncü sırayı aldı. Dereceye giren okullara ödüllerini Belediye Başkanı Ümit Uysal takdim etti. Başkan Uysal:" Şehrimizin güzelliklerini dünyayla buluşturmak istiyoruz" Ödül töreninde konuşan Başkan Uysal, Çiçek Desenleri Günleri’nin düzenlenme amacını, "Burada asıl yapmak istediğimiz şey, şehrimizin güzelliklerini doğanın harika ürünleri olan çiçeklerle birleştirerek, şehrimizin üretim kapasitesinin de altını çizip bunu dünyayla buluşturmak" sözleriyle açıkladı. Gençlerin aylardır bu etkinliğe hazırlandığını belirten Uysal, "Çocuklarımızı estetiğe, sanata, üretime, birlikte kolektif iş yapmaya ve takım ruhuna özendirmek için harika bir çalışma oldu" dedi. Antalya Anadolu Lisesi öğrencilerinden Asya Bengü Sağlam, hazırladıkları çiçek deseni hakkında şunları söyledi: "Antalya’mızın mitolojik tarihinde yer alan Pamfilya ve Likya krallıklarının sembolü olarak gösterilen akrebi temsil etmek istedik. Akrep, yenilgiye karşı koymayı ve rekabeti simgeliyor. Aynı zamanda Antalyaspor’un da sembolü. Çalışmamızda Antalya’nın denizine ve güneşine de yer verdik. Muratpaşa Belediyesi’nin bize bu fırsatı sunması çok değerli. Burada arkadaşlarımızla sosyalleştik, eğlendik ve çok güzel bir deneyim yaşadık." Çiçek Desenleri Günleri, ödül töreninin ardından Ersan Tay konseriyle sona erdi.
Diyarbakır’ın kadim hafızası: Kefrun Kalesi
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:27 Diyarbakır’ın kadim hafızası: Kefrun Kalesi Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde, sarp kayalıkların zirvesinde yüzyıllardır ayakta duran Kefrun Kalesi, 9 Mayıs 2026 tarihinde FOTONO21 Fotoğraf Derneği tarafından düzenlenen fotoğraf gezisiyle yeniden ziyaret edildi. Tarihi mirasın belgelenmesi amacıyla gerçekleştirilen etkinlik, yalnızca bir fotoğraf gezisi olmanın ötesine geçerek bölgenin kültürel değerlerine yönelik dikkat çekici bir farkındalık çalışmasına dönüştü. Dicle Havzasına hakim konumu, sert coğrafi yapısı ve tarih boyunca taşıdığı stratejik önemle dikkat çeken Kefrun Kalesi, bölgenin en etkileyici tarihi yapılarından biri olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar tarafından farklı dönemlerde askerî ve yönetimsel merkez olarak kullanıldığı ifade edilen kale, özellikle Diyarbakır çevresinde tuğla malzemeyle inşa edilen ender sur örneklerinden biri olmasıyla da ayrı bir önem taşıyor. İç kale, dış kale, sarnıç kalıntıları ve kayalık yapı üzerine kurulu mimarisiyle dikkat çeken yapı, bugün hala geçmişin güçlü izlerini taşımayı sürdürüyor. Sabah saatlerinde Diyarbakır’dan hareket eden katılımcılar, Kulp vadilerine uzanan yol boyunca bölgenin doğal yapısını ve etkileyici manzaralarını gözlemleme fırsatı buldu. Açık hava koşullarında başlayan gezi, gün ilerledikçe vadilerin üzerinde yoğunlaşan bulutlarla birlikte daha dramatik bir atmosfere dönüştü. Özellikle kalenin çevresinde oluşan doğal ışık geçişleri ve hareketli gökyüzü, fotoğraf sanatçılarına güçlü kompozisyonlar oluşturma imkanı sundu. Gezi kapsamında gerçekleştirilen çekimlerde geniş açı manzara fotoğraflarından detay odaklı belgesel çalışmalara kadar farklı teknikler kullanıldı. Katılımcılar yalnızca kalenin mimari kalıntılarını değil, coğrafyanın sert dokusunu, taş yüzeylerde oluşan doğal geçişleri ve tarihi atmosferi de kadrajlarına taşımaya çalıştı. Bazı fotoğrafçılar yapının heybetini geniş planlarla kayıt altına alırken, bazı katılımcılar ise sur detayları, sarnıç izleri ve yıpranmış taş dokularına odaklandı. Fotono21 Fotoğraf Derneğinin geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği ilk Kefrun Kalesi gezisinde kalede yalnızca dernek üyeleri bulunuyordu. Aradan geçen yaklaşık bir yıllık süreçte yapılan tanıtım çalışmaları, sosyal medya paylaşımları ve yayımlanan fotoğrafların oluşturduğu farkındalık sayesinde bu yıl bölgeye olan ilginin dikkat çekici ölçüde arttığı gözlemlendi. Kefrun Kalesini yeniden kayıt altına almak amacıyla bölgeye giden fotoğrafçılar, kalede onlarca servis aracı ve çok sayıda özel araçla gelen ziyaretçilerle karşılaştı. Diyarbakır başta olmak üzere çevre illerden gelen doğa ve fotoğraf tutkunlarının bölgeye gösterdiği yoğun ilginin memnuniyet verici olduğunu ifade eden katılımcılar, son bir yıl içerisinde yapılan tanıtım çalışmalarının Kefrun Kalesinin yeni bir doğa ve kültür rotası hâline gelmesi açısından önemli bir katkı sunduğunu dile getirdi. Etkinlik boyunca yalnızca fotoğraf üretimi yapılmadı, aynı zamanda bölgenin tarihî ve kültürel değerleri üzerine değerlendirmelerde de bulunuldu. Katılımcılar, Kefrun Kalesinin yeterince bilinmeyen ancak büyük bir tarihi ve kültürel potansiyel taşıyan önemli bir miras alanı olduğuna dikkat çekti. Yapının bulunduğu bölgenin tarih boyunca Diyarbakır, Muş ve Bingöl hattındaki geçiş yolları açısından önemli bir merkez olduğu vurgulandı. Geziye katılan diyetisyen Sümeyye Şimşek, etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede kültürel mirasın belgelenmesinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: ‘’Fotoğraf yalnızca estetik üretimden ibaret değildir. Aynı zamanda geçmişi kayıt altına alan güçlü bir hafıza aracıdır. Kefrun Kalesi gibi yapılar, taşıdıkları tarihsel ve kültürel birikimle yalnızca bulundukları bölgenin değil, insanlığın ortak mirasının da önemli parçalarıdır. Bu tür çalışmaların artması, tarihi yapıların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor." Fotono21 Fotoğraf Derneği tarafından gerçekleştirilen Kefrun Kalesi fotoğraf gezisi, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel değerlerinin sanat yoluyla belgelenmesine yönelik önemli çalışmalardan biri olarak değerlendirilirken, bölgenin kültür, doğa ve fotoğraf turizmi açısından taşıdığı potansiyeli de bir kez daha ortaya koydu.
Priene Antik Kenti’nde ünlü sanatçıdan konser
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:08 Priene Antik Kenti’nde ünlü sanatçıdan konser Aydın’ın Söke ilçesinde bulunan tarihi miras Priene Antik Kenti, unutulmaz bir geceye ev sahipliği yaptı. 2. Priene Kültür Festivali kapsamında antik tiyatroda sahne alan dünyaca ünlü Yunan sanatçı Alexandra Gravas, performansıyla izleyicileri adeta büyüledi. Sökeliler adına sanatçıya teşekkür eden Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, Alexandra Gravas gibi uluslararası bir sanatçıyı ağırlamaktan dolayı onur duyduklarını ifade etti. Başkan Arıkan sanatçının Söke ile ailevi bağlantısından da bahsederken, Atalarının yaşadığı Kemalpaşa Mahallesi’ndeki evin restore çalışmalarının sona yaklaştığını ve Eylül ayında açmayı planladıklarını söyledi. Tarihin ve sanatın aynı sahnede buluştuğu gecede, antik taşların arasında yükselen ezgiler dinleyicilere eşsiz bir atmosfer yaşattı. Geniş ve uluslararası repertuarıyla dikkat çeken Alexandra Gravas, farklı kültürlerden eserleri güçlü yorumu ve etkileyici sahne performansıyla seslendirdi. Türkçe eserlerle izleyicilere hoş sürprizler yapan Gravas, dinleyicilerden büyük alkış aldı. Antik tiyatroyu dolduran sanatseverler zaman zaman şarkılara eşlik ederken, Priene’nin binlerce yıllık tarihi atmosferinde gerçekleşen konser, festivalin en özel etkinliklerinden biri olarak hafızalara kazındı. Katılımcılar, yıldızların altında müzikle buluşmanın keyfini yaşarken, gece sonunda sanatçıyı uzun süre ayakta alkışladı. Priene Kültür Festivali, kültür, sanat ve tarihin iç içe geçtiği etkinlikleriyle bölgeye renk katmaya devam ediyor.
Geleneksel halı dokuma ustası, kültürel mirası ilmek ilmek geleceğe taşıyor
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:00 Geleneksel halı dokuma ustası, kültürel mirası ilmek ilmek geleceğe taşıyor Geleneksel Türk el sanatlarından Yağcı Bedir halı dokumacılığının önemli temsilcilerinden Zehriban Emül, çocukluk yıllarında annesinden öğrendiği zanaatı yarım asırdır büyük bir sevgiyle sürdürüyor. Kapalı Türk düğümü tekniğiyle üretilen ve yıllar geçtikçe değer kazanan halıları özenle dokuyan usta zanaatkar, bu kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması için tezgah başından ayrılmıyor. Halk eğitim merkezlerinde yaklaşık 30 yıl boyunca eğitmenlik yaparak yüzlerce öğrenci yetiştiren 51 yaşındaki Zehriban Emül, son 6 yıldır tüm enerjisini bizzat tezgah başında üretim yapmaya ayırıyor. Halı dokumacılığına henüz ilkokul çağlarındayken annesinin yanında oyun oynayarak başladığını anlatan Emül, mesleğine olan bağlılığını hiç kaybetmediğini dile getirdi. İlk öğrendiği dönemlerde her gece rüyalarına halı dokurken kullanılan kirkit aletinin sesinin girdiğini söyleyen usta dokumacı, "O zaman bu yolu hiç bırakmayacağımı biliyordum. Bizim dokuduğumuz halılar kullanıldıkça değer kazanıyor, adeta birer antika esere dönüşerek torunlara miras kalıyor" dedi. En büyük hayali gençlerin tezgaha oturması Geleneksel sanatın yaşatılması için eğitimin önemine dikkat çeken Zehriban Emül, el dokumacılığının okullarda gençlere tanıtılması gerektiğine inanıyor. Çocukların sanatla buluşmasının ruhsal gelişimlerine de olumlu yansıyacağını ifade eden Emül, "Çocuklar haftada bir saat bile olsa tezgaha otursalar, o renkli motiflere baksalar ruhları dinlenir. Ben kirkit sesinin herkesin kulağında güzel bir müzik gibi çınlamasını ve bu kadim mesleğin aydınlık yarınlara taşınmasını gönülden istiyorum" diye konuştu.
Türk kadının cefakarlığı ve mahalle kültürü bu müzede yaşatılıyor
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:54 Türk kadının cefakarlığı ve mahalle kültürü bu müzede yaşatılıyor Çankırı’da 2. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan tarihi çamaşırhanede, dönemin mahalle kültürü ile kadınların cefakarlığı gelecek nesillere aktarılıyor. Çankırı’da 2. Abdülhamid Han tarafından 1800’lü yıllarda yaptırılan ve vatandaşlara uzun yıllar hizmet veren tarihi çamaşırhane, günümüzde o dönemdeki kültürü yaşatıyor. Şehrin sosyal hayatında uzun yıllar önemli bir yere sahip olan yapı, Çankırı Belediyesi tarafından restore edilmesinin ardından müze olarak hizmet vermeye başladı. Halk arasında "Tatlısu Çamaşırhanesi" olarak bilinen müzede, kadınların eski dönemdeki fedakarlığı ve mahalle kültürü balmumu heykellerle anlatılıyor. Balmumu heykelleri, müzeyi ziyaret edenlere Osmanlı dönemindeki mahalle kütürünü yaşatıyor. "Kente gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir" Müzeyle ilgili bilgi veren Müze Rehberi Burak Çetinkaya, "Müzemiz, Türk-İslam kültürünün su ve temizlik inancı ekseninde oluşturulmuş bir çamaşırhanedir. 2. Abdülhamid tarafından 1800’lü yıllarda faaliyete geçirilmiştir. O dönemde ‘Tatlı Su Çamaşırhanesi’ olarak anılmaktadır. Tabii o dönemde elektrik, su tesisatı ve deterjan gibi imkanlar yoktu. Bu yüzden bu çamaşırhane halk tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Bu eser uzun yıllar burada tekrar hizmet vermiştir. 2004 yılına kadar atıl vaziyette kaldıktan sonra Çankırı Belediyesi tarafından ‘Tarihi Çamaşırhane’ olarak müzeye dönüştürülmüştür. İmkanların kısıtlı olduğu o dönemde cefakar Türk kadını, çöven otu bitkisinden deterjan elde etmiştir. Günümüzde de burası aktif bir şekilde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından müze statüsünde faaliyet göstermektedir. Bu müze son dönemde kente gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir. Özellikle hafta sonları Turistik Tuz Ekspresi treniyle kente gelen vatandaşların da uğrak noktası haline gelmiştir" diye konuştu.
13 yıllık emek görücüye çıktı
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:19 13 yıllık emek görücüye çıktı Kültür ve Turizm Bakanlığı "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanına sahip olan deri işleme sanatçısı Yasemin Akbulut, 13 yıllık birikimini yıl sonu sergisinde sanatseverlerle buluşturdu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları (KO-MEK), bu yıl "Biz Birlikte Türkiye’yiz" temasıyla kapılarını açan yıl sonu sergisi el emeği eserlere ev sahipliği yapıyor. Serginin en çok dikkat çeken çalışmalarından biri ise deri işleme sanatçısı Yasemin Akbulut’un Selçuklu motifleri ve rumi desenlerle hazırladığı özel eser oldu. Yaklaşık 13 yıldır deri sanatıyla ilgilendiğini belirten Akbulut, 2018 yılında aldığı unvanla memleketi Kocaeli’de dericiliği yaşatmaya ve dünyaya tanıtmaya çalıştığını söyledi. "Deriyi hayatın her alanında kullanabiliyoruz" Deri üzerinde dövme ve rölyef kabartma teknikleri kullandıklarını anlatan Akbulut, derinin kullanım alanlarının çok geniş olduğunu vurgulayarak, "Çantalardan aksesuarlara, kıyafetlerden duvar tablolarına kadar deriyi hayatın her alanında değerlendirebiliyoruz. Hatta runner olarak yaptığımız bir ürünü duvar halısına dönüştürebiliyoruz" dedi. Sergi için hazırladığı eserde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki değerlerden ilham aldıklarını ve bu çalışmanın daha büyük projelerin ön hazırlığı niteliğinde olduğunu belirten Akbulut, şunları kaydetti: "’Biz Birlikte Türkiye’yiz’ teması kapsamında gönlümüzden geleni yaptık. Selçuklu motifleri Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan bir miras. Rumi desenlerle çalışmayı taçlandırdık. Bu motifler adeta bir güneş gibi Türkiye’nin üzerine doğuyor ve güçlü bir ülke olduğumuzu simgeliyor. Sekiz köşeli Selçuklu yıldızının merkezde yer aldığı tasarım; merhamet, sabır, şükür ve sadakat gibi değerleri temsil ediyor." Kentin kültürel kimliğine önemli katkılar sunan KO-MEK’in imkanlarına da değinen Akbulut, "Kocaeli Büyükşehir Belediyesi çatısı altında çalışmaktan gurur duyuyorum. Tüm imkanlar bize sunuluyor, herkes gönülden destek oluyor. KO-MEK ailesinde olmaktan gerçekten çok mutluyum" ifadelerini kullandı.
Muhtardan Anneler Günü’ne özel leopar gecesi
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:17 Muhtardan Anneler Günü’ne özel leopar gecesi Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Kemerdamları Mahallesi’nde muhtarlık tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Anneler Günü Leopar Gecesi", renkli görüntülere sahne oldu. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte hem eğlence hem de milli birlik mesajları ön plana çıktı. Kemerdamları Mahallesi sosyal etkinlik alanında gerçekleştirilen program yaklaşık 3 saat sürdü. Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen geceye mahalle sakinleri yoğun katılım sağladı. Müzik, yarışmalar ve çeşitli etkinliklerle kadınlar doyasıya eğlendi. Kemerdamları Mahallesi Muhtarı Ahmet Ayyıldız, etkinliğin geleneksel hale geldiğini belirterek, "Annelerimiz, bacılarımız ‘Leopar Gecesi’ düzenlememi istediler, ben de seve seve kabul ettim. Zaten 2 yıldır farklı isimler altında etkinlikler yapıyorduk. Artık bizim gecemiz geleneksel hale geldi" dedi. Programın en dikkat çeken bölümü ise geçtiğimiz günlerde Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde Türk bayrağı açan öğrencilere destek verilmesi ve bayrağa yönelik saygısızlıkların protesto edilmesi oldu. Ellerinde Türk bayrakları taşıyan kadınlar, "Bayrağa uzanan eller kırılsın" ve "Bayrak bizim namusumuz, şerefimiz" sloganları attı. Gece boyunca düzenlenen yarışmalar renkli anlara sahne olurken, katılımcılara lokum, karışık çerez ve limonata ikram edildi. Kadınlar, organizasyondan dolayı Muhtar Ahmet Ayyıldız’a teşekkür etti.