Son Dakika
|
Antalya’da akran zorbalığı!
MHP Genel Başkanı Bahçeli’den CHP’ye kongre için ’9 Eylül’ önerisi
Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Büyük Çamlıca Camii'nde bayram mesajı!
Acemi kasaplar hastaneye koştu!
MHP lideri Bahçeli, Merhum Türkeş’in kabrini ziyaret etti
Artvin’de sağanak taşkınlara neden oldu
Demokrasi şehitleri mağdurları ilk kez Dolmabahçe’de
Arafat'ta 2 milyon Müslüman hacı oldu
Sele kapılan amca ve yeğenin son görüntüleri ortaya çıktı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Transparent Steel Church Revives Belgium’s Historic Herkenrode Abbey
ABD ordusu Doğu Pasifikte uyuşturucu taşıyan tekneyi vurdu: 2 ölü
İran’dan "kırmızı çizgi" açıklaması: "Geri adım atmayacağız"
Büyükçekmece'de bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel'in kabrinde hüzünlü bayram
Putin resmi ziyaret için Kazakistan’da
New York’ta binlerce Müslüman bayram namazında buluştu
Mescid-i Aksa'da bayram namazı 140 bin Müslümanla kılındı
Edirnekapı Şehitliği’nde bayram ziyareti
KÜLTÜR SANAT
Çocuk dostu olarak önerilen kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı
28 Mayıs 2026 Perşembe - 11:04:48
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocuklara yönelik basılı eserlerin titizlikle incelendiğini belirterek, "Komisyonumuz tarafından listeye eklenen yeni yayınlarla birlikte, 2018 yılından bu yana ’çocuk dostu’ olarak önerdiğimiz kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı" dedi. Bakan Göktaş, çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda çalıştıklarını vurgulayarak, bu ilke çerçevesinde koruyucu ve önleyici hizmetler geliştirdiklerini ifade etti. Çocukları dijital dünyanın tehlikelerine karşı korumak, karşılaşabilecekleri risklere karşı farkındalık kazanmalarına yardımcı olmak için büyük bir kararlılıkla çalıştıklarını belirten Göktaş, "Bu kapsamda Bakanlık olarak çocuklarımızı bir yandan dijital ortamların zararlı etkilerinden korumaya diğer yandan da çocuk dostu yayınlarla gelişimlerini desteklemeye devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. DUY ile bugüne kadar 3 bin 100 içerik hakkında işlem yapıldı Çocukları dijital mecralarda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için içerikleri takip ettiklerini ve olumsuz öğelere müdahale ettiklerini anlatan Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "Bu kapsamda Bakanlık bünyesinde oluşturduğumuz "Çocuk İçin Dost Uygulamalar" (DUY) ile siber zorbalık, sanal dolandırıcılık, müstehcenlik, zararlı yazılımlar, çocukların yaş düzeylerine göre gelişimine zarar veren içerikler, çocuk hakları ve mahremiyetinin ihlali, sağlık için tehlikeli madde temini, kimlik hırsızlığı gibi çocukların gelişimini olumsuz etkileyecek zararlı içeriklere müdahale ediyoruz. Riske maruz kaldığı belirlenen çocuklarımıza, yaşadıkları şehrin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü aracılığıyla ulaşarak, sağlıklı gelişimlerinin temini için gerekli adımları atıyoruz. Ekiplerimiz Çocuk İçin Dost Uygulamalar (DUY) web sitesi ve ihbar hattı ile bugüne kadar dijital mecrada çocuklara yönelik 3 bin 100 zararlı içerik hakkında işlem yaptı." "Çocuk dostu olarak önerdiğimiz kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı" Bakan Göktaş, çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda alanında uzman kişiler tarafından oluşturulan çalışma gruplarınca hazırlanan Çocuk Dostu Kitap Listesi’nin de geçen yıllarda kamuoyu ile paylaşıldığını hatırlattı. Çalışma gruplarının, çocukların doğru kitap seçimine önderlik, ailelere de bu konuda rehberlik edecek çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Bakan Göktaş, "Çocuklara yönelik basılı eserler titizlikle inceleniyor. Komisyonumuz tarafından listeye eklenen yeni yayınlarla birlikte, 2018 yılından bu yana ’çocuk dostu’ olarak önerdiğimiz kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı" ifadesini kullandı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:54
Asırlık ‘Çörek Derme’ geleneğinde yiyecekler paylaşıldı
Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yüreğil Mahallesi’nde yüz yıllardır sürdürülen "Çörek Derme" geleneği, bu Kurban Bayramında da binlerce çocuğun katılımıyla yaşatıldı. Mahalle halkının çocuklara ikramlarda bulunduğu etkinlik, dayanışma ve paylaşmanın simgesi oldu. Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yüreğil Mahallesi’nde asırlardır Ramazan ve Kurban bayramlarında sürdürülen "Çörek Derme" geleneği, bu Kurban Bayramında da renkli görüntülere sahne oldu. Mahalle girişindeki Hacı İbrahim Camisi önünde imam Mehmet Ali Polat’ın yaptığı duayla başlayan etkinlikte, çevre mahallelerden gelen çocuklar ellerindeki poşetlerle sokak sokak dolaşarak kek, bisküvi, çikolata, şeker, gazoz, krakerleri topladı. Denizli merkez başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden yoğun katılımın olduğu etkinliğe, Serinhisar’a bağlı Yatağan, Ayaz, Kuyucak ve Kocapınar mahallelerinden de yüzlerce aile çocuklarıyla birlikte katıldı. Mahalle sakinleri ise evlerinin önünde hazırladıkları çikolata, şekerleme, kek, bisküvi, tatlı ve kuruyemişleri çocuklara dağıtarak bayram sevincine ortak oldu. Etkinliğe katılan mahalle sakinlerinden Pamukkale Üniversitesi Öğretim Görevlisi İbrahim Akman, ‘Çörek Derme’nin yalnızca çocuklara yönelik bir etkinlik olmadığını belirterek, gelenek sayesinde uzun süredir görüşemeyen akraba ve dostların bir araya geldiğini söyledi. Akman, dini bayramlarda gerçekleştirilen buluşmanın adeta toplu bir bayramlaşma havasında geçtiğini ifade etti. Çörek Derme geleneğinin köklü bir Oğuz kültürü mirası olduğuna dikkat çeken öğretim görevlisi İbrahim Akman, geçmişte çocuklara börek, badem ve ceviz gibi yiyeceklerin dağıtıldığına dikkat çekti. günümüzde modern yaşamla birlikte ikramların değişse de paylaşma ruhunun aynı kaldığını vurgulayan Akman, özellikle dijitalleşmenin ve bireyselliğin arttığı günümüzde bu tür geleneklerin toplumsal bağları güçlendirdiğini belirterek, "Bir kadim Oğuz geleneği olan ‘Çörek Derme’ geleneği, Serinhisar ilçemizde asırladır yaşatılmaya devam ediliyor. Dualarla başlayan etkinlikte köyün alt kesiminde toplanan çocuklar, üst ve iç kesimlere kadar yol boyunca kapıların önüne çıkarılan yiyeceklerden beğendiklerinden istedikleri kadar alabiliyor. Çörek Derme, çocuklara yardımlaşmayı ve sosyalleşmeyi öğreten önemli bir imece kültürü örneğidir. Türk toplumunun yeniden dayanışma ruhunu güçlendirmesi açısından bu geleneklerin yaşatılması büyük önem taşıyor" dedi. Her Ramazan ve Kurban Bayramı sürecinde düzenlenen etkinlik, bu yıl da yüzlerce çocuğa bayram heyecanı yaşatırken, Yüreğil Mahallesi’nde nesilden nesile aktarılan kültürel mirasın canlı tutulmasına katkı sağladı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:38
Bu köyde bayramlar "Halise" sofrasında kutlanıyor
Bitlis’in Ahlat ilçesine bağlı Cemalettin köyü sakinleri, her bayram imece usulüyle hazırlanan geleneksel halise yemeğinde bir araya gelerek bayram coşkusunu birlikte yaşıyor. Yörede "döğme" olarak bilinen aşurelik buğday ile tavuk etinden yapılan halise yemeği, uzun süren pişirme sürecinin ardından üzerine doğal eritilmiş tereyağı eklenerek servis ediliyor. Birçok bölgede "tavuk etli keşkek" olarak da bilinen bu özel lezzet, Cemalettin köyünde bayram sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Arefe gününden itibaren hazırlanmaya başlanan halise için köy halkı bir araya geliyor. Kazanlarda saatlerce pişirilen yemek, daha sonra taziye evinde köylülere ikram ediliyor. Aynı sofrada buluşan köylüler hem bayramlaşıyor hem de yıllardır yaşatılan bu geleneğin mutluluğunu birlikte paylaşıyor. Cemalettin Köyü Muhtarı Abdullah Cebe, köyde bayramların dayanışma ve kaynaşma içerisinde geçtiğini belirterek, bu geleneğin nesilden nesile aktarıldığını söyledi. Cebe, "Bayramlarda tüm köylülerimiz bir araya geliyor. Hep birlikte hazırladığımız haliseyi aynı sofrada paylaşarak hem bayramlaşıyor hem de birlik beraberliğimizi güçlendiriyoruz. Bu geleneği yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:33
Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı
Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Mayıs 2026 Cumartesi- 14:02
Türk Halk Müziği’nin usta ismi Buharkent’te ağırlandı
2
27 Mayıs 2026 Çarşamba- 07:27
Çanakkale’de asırlık bayram geleneği, bayramlaşma zinciri
3
26 Mayıs 2026 Salı- 12:02
Kütahya’da ’Gelenek ve Gelecek’ sergisi
4
21 Mayıs 2026 Perşembe- 22:45
Burhaniyeli eğitmen eski zaman gelinliğini tanıttı
5
09 Eylül 2022 Cuma- 15:44
Ünlü kebapçı, "Adana İşi"nin klibinde oynadı
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:42
Haluk Levent’ten dikkat çeken Gülistan Doku çıkışı
Levent, Gülistan Doku için eserler seslendirirken, "Çok enteresan bir haberim var. Bir iki gün içinde göreceksiniz" ifadelerini kullandı.
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:40
Balıkesir’de kadınlar Anneler Gününde sergi açtı
Burhaniye ilçesinde, her hafta pazartesi günleri Hamarat Eller Pazarında satış yapan kadınlar, Kadınlar Gününde de stant açtı. Belediye önünde kurulan stantlarda kadınların el emeği olan takılardan çantalara ve elbiselere kadar yüzlerce ürün satışa sunuldu. Burhaniye’ de kadınların hazırladığı ürünler Anneler Gününde görücüye çıktı. Kent Konseyi Kadın Meclisinin hazırladığı stantlarda el emeği ürünlerini satan kadınlar, üretmeye devam ettiklerini söyledi. Anneler Günü için hediyeler hazırladıklarını kaydeden Ayşen Ay, "Bu gün burada Anneler Günü etkinliğimiz var. Burhaniye Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisinin bize vermiş olduğu bu stantlarda Anneler Günü için hediyeler hazırlardık. Ayrıca biz pazartesi günü Hamarat Eller Kadın Platformunda da satışlarımıza devam ediyoruz. Herkesi bekliyoruz. Bütün Burhaniyelileri bekliyoruz. Çıkın çıkın gelin" diye konuştu.
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:19
13 yıllık emek görücüye çıktı
Kültür ve Turizm Bakanlığı "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanına sahip olan deri işleme sanatçısı Yasemin Akbulut, 13 yıllık birikimini yıl sonu sergisinde sanatseverlerle buluşturdu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları (KO-MEK), bu yıl "Biz Birlikte Türkiye’yiz" temasıyla kapılarını açan yıl sonu sergisi el emeği eserlere ev sahipliği yapıyor. Serginin en çok dikkat çeken çalışmalarından biri ise deri işleme sanatçısı Yasemin Akbulut’un Selçuklu motifleri ve rumi desenlerle hazırladığı özel eser oldu. Yaklaşık 13 yıldır deri sanatıyla ilgilendiğini belirten Akbulut, 2018 yılında aldığı unvanla memleketi Kocaeli’de dericiliği yaşatmaya ve dünyaya tanıtmaya çalıştığını söyledi. "Deriyi hayatın her alanında kullanabiliyoruz" Deri üzerinde dövme ve rölyef kabartma teknikleri kullandıklarını anlatan Akbulut, derinin kullanım alanlarının çok geniş olduğunu vurgulayarak, "Çantalardan aksesuarlara, kıyafetlerden duvar tablolarına kadar deriyi hayatın her alanında değerlendirebiliyoruz. Hatta runner olarak yaptığımız bir ürünü duvar halısına dönüştürebiliyoruz" dedi. Sergi için hazırladığı eserde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki değerlerden ilham aldıklarını ve bu çalışmanın daha büyük projelerin ön hazırlığı niteliğinde olduğunu belirten Akbulut, şunları kaydetti: "’Biz Birlikte Türkiye’yiz’ teması kapsamında gönlümüzden geleni yaptık. Selçuklu motifleri Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan bir miras. Rumi desenlerle çalışmayı taçlandırdık. Bu motifler adeta bir güneş gibi Türkiye’nin üzerine doğuyor ve güçlü bir ülke olduğumuzu simgeliyor. Sekiz köşeli Selçuklu yıldızının merkezde yer aldığı tasarım; merhamet, sabır, şükür ve sadakat gibi değerleri temsil ediyor." Kentin kültürel kimliğine önemli katkılar sunan KO-MEK’in imkanlarına da değinen Akbulut, "Kocaeli Büyükşehir Belediyesi çatısı altında çalışmaktan gurur duyuyorum. Tüm imkanlar bize sunuluyor, herkes gönülden destek oluyor. KO-MEK ailesinde olmaktan gerçekten çok mutluyum" ifadelerini kullandı.
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:17
Muhtardan Anneler Günü’ne özel leopar gecesi
Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Kemerdamları Mahallesi’nde muhtarlık tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Anneler Günü Leopar Gecesi", renkli görüntülere sahne oldu. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte hem eğlence hem de milli birlik mesajları ön plana çıktı. Kemerdamları Mahallesi sosyal etkinlik alanında gerçekleştirilen program yaklaşık 3 saat sürdü. Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen geceye mahalle sakinleri yoğun katılım sağladı. Müzik, yarışmalar ve çeşitli etkinliklerle kadınlar doyasıya eğlendi. Kemerdamları Mahallesi Muhtarı Ahmet Ayyıldız, etkinliğin geleneksel hale geldiğini belirterek, "Annelerimiz, bacılarımız ‘Leopar Gecesi’ düzenlememi istediler, ben de seve seve kabul ettim. Zaten 2 yıldır farklı isimler altında etkinlikler yapıyorduk. Artık bizim gecemiz geleneksel hale geldi" dedi. Programın en dikkat çeken bölümü ise geçtiğimiz günlerde Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde Türk bayrağı açan öğrencilere destek verilmesi ve bayrağa yönelik saygısızlıkların protesto edilmesi oldu. Ellerinde Türk bayrakları taşıyan kadınlar, "Bayrağa uzanan eller kırılsın" ve "Bayrak bizim namusumuz, şerefimiz" sloganları attı. Gece boyunca düzenlenen yarışmalar renkli anlara sahne olurken, katılımcılara lokum, karışık çerez ve limonata ikram edildi. Kadınlar, organizasyondan dolayı Muhtar Ahmet Ayyıldız’a teşekkür etti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:15
Manisa Kitap Fuarı yoğun ilgiyle devam ediyor
Manisa Büyükşehir Belediyesi ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle kapılarını açan 9. Manisa Kitap Fuarı, kitapseverlerin yoğun ilgisiyle devam ediyor. Kültür ve sanatın buluşma noktası haline gelen fuar, ünlü yazarları, şairleri ve akademisyenleri Manisalı okurlarla bir araya getirerek şehirde gerçek bir edebiyat şöleni yaşatıyor. Atatürk Kent Parkı’nda kurulan fuar alanı, sabahın ilk saatlerinden itibaren her yaştan ziyaretçiyi ağırlıyor. Program kapsamında düzenlenen söyleşi ve imza günleri, okurlara hayranı oldukları isimlerle tanışma fırsatı sundu. Fuarın konukları arasında; Cihat E. Çiçek, Selim Erdoğan, Coşkun Aral, İlyas Salman, Sinan Yağmur, Otisabi (Yılmaz Aslantürk), Yoshinori Moriwaki, Hanefi Avcı, Kezban Küçük Avcı, Zeynep Altıok Akatlı, Osman Çaklı, Can Uğur ve Hidayet Karakuş gibi isimler yer alıyor. Türkiye’nin önde gelen yayınevlerinin katılımıyla binlerce eseri okurla buluşturan 9. Manisa Kitap Fuarı, 17 Mayıs tarihine kadar her gün 10.00 - 20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:08
Manisa Kitap Fuarı yoğun ilgiyle devam ediyor
Manisa Büyükşehir Belediyesi ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle kapılarını açan 9. Manisa Kitap Fuarı, kitapseverlerin yoğun ilgisiyle devam ediyor. Kültür ve sanatın buluşma noktası haline gelen fuar; ünlü yazarları, şairleri ve akademisyenleri Manisalı okurlarla bir araya getirerek şehirde gerçek bir edebiyat şöleni yaşatıyor. Atatürk Kent Parkı’nda kurulan fuar alanı, sabahın ilk saatlerinden itibaren her yaştan ziyaretçiyi ağırlıyor. Program kapsamında düzenlenen söyleşi ve imza günleri, okurlara hayranı oldukları isimlerle tanışma fırsatı sundu. Fuarın konukları arasında; Cihat E. Çiçek, Selim Erdoğan, Coşkun Aral, İlyas Salman, Sinan Yağmur, Otisabi (Yılmaz Aslantürk), Yoshinori Moriwaki, Hanefi Avcı, Kezban Küçük Avcı, Zeynep Altıok Akatlı, Osman Çaklı, Can Uğur ve Hidayet Karakuş gibi isimler yer alıyor. Türkiye’nin önde gelen yayınevlerinin katılımıyla binlerce eseri okurla buluşturan 9. Manisa Kitap Fuarı, 17 Mayıs tarihine kadar her gün 10.00 - 20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
10 Mayıs 2026 Pazar - 08:51
Kamu yönetimine Yunus Emre’den dersler
Eskişehirli genç araştırmacı yazar Meryem Ülkü Aygül, Yunus Emre’nin bilinen ‘Divan’ı dışındaki tek eseri olan ‘Risâletü’n Nushiyye’ kitabını kamu yönetimi bağlamında değerlendiren bir makale hazırladı. Bir ilk olan makale, "17. Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi’nde (ICAR) yayınlanırken, Felemenkçe yayınlanan ‘Yunus’un İzinde Adım Adım’ kitabında da yer aldı. Makale, yazarı tarafından Yunus Emre Haftası kapsamında Eskişehir Büyükşehir Kent Konseyi ve Emirdağ Federasyonu’nun hazırladığı "Yunusça Sevmek" panelinde de anlatıldı. Eser ilk defa kamu yönetimi açısından ele alındı Anadolu’da yetişen tasavvuf ehli ve halk şâiri Yunus Emre’nin Risâletü’n-Nushiyye, ‘Nasihatlar Kitabı’ isimli eseri, kamu yönetimi açısından ilk defa Meryem Ülkü Aygül tarafından ele alındı. Yaklaşık 562 beyitten oluşan ve orijinal nüshası Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi Fatih Kitaplığı bölümünde bulunan eser başta dil bilim olmak üzere eğitim ve din alanları dışında ilk defa kamu yönetimi açısından ele alındı. Batı Türkçesinin ise ilk mesnevisi Yaptığı çalışmayla ilgili bilgi veren Meryem Ülkü Aygül, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunu olduğunu, hâlen Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi ana bilim dalında yüksek lisans yaptığını anlattı. Çalışmalarını, ‘Afet yönetimi’ ve ‘Yaşadığı şehre bir vefa borcu olduğunu düşündüğü Eskişehir tarihi’ olarak iki kanatta ilerlettiğini anlatan Aygül "Çalışmamın konusu Yunus Emre’nin Risâletü’n Nushiyye adlı öğüt kitabıdır. Yunus Emre’nin 1307 yılında yazdığı Risâletü’n Nushiyye eseri ise bilindiği kadarıyla Kutadgu Bilig’den sonra Türk edebiyatının üçüncü, Batı Türkçesinin ise ilk mesnevisidir Moğol istilası, isyanlar, şehzadeler arasındaki mücadeleler ile devletin karışık durumu ve devlet idaresinde bulunanların keyfî tutumlarına şahitlik eden Yunus, nasihat dilinin konuştuğu bu eseriyle gördüğü eksiklikleri ve bozuklukları dile getiren bir tenkitçi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yunus’un ve eserinin önemine rağmen yaptığımız literatür taramasında esere yeterli ilginin gösterilmediği anlaşılmaktadır. Eserle ilgili şimdiye kadar yapılan çalışmalar ise başta dil bilim olmak üzere eğitim ve din alanlarındadır. Yunus’un genel olarak şiirlerine dair sosyal bilimler kapsamında tezler, kitap ve makaleler bulunmakla birlikte kamu yönetimi bağlamında bir çalışmaya ulaşılmamıştır." dedi. "Terörle mücadelenin nasıl yapılması gerektiği hususunda Yunus Emre bizlere önemli dersler veriyor" Meryem Ülkü Aygül, Risâletü’n Nushiyye gibi kamu yönetiminin temel unsuru olan "İnsan"a nasihatlerde bulunan kitapların, sadece edebî eser olarak değerlendirilemeyeceğini anlattı. Bu tür eserlerin, döneme dair bilgiler sunarken bir zihniyeti, bir anlayışı, bir kültürü ortaya koyduğunu belirten Aygül, şunları belirtti: "Araştırmada, ‘Risâletü’n Nushiyye, kamu yönetimi bağlamında okunduğunda Yunus Emre, bizlere neler sunacaktır?’ sorusuna cevaplar aranmıştır. Eseri incelediğimde tasavvufi öğütlerin sembollerle yüklü bir dil ile hikâyeleştirilerek anlatıldığı Risâletü’n Nushiyye’nin kamu yönetimi bağlamında da ele alındığında sosyal ve siyasi yapı, ideal yönetici ve yönetim anlayışı bakımından önemli bulgular sunduğunu gördüm. İyi bir yöneticinin özellikleri, kamu düzeninin nasıl sağlanacağı ve günümüzde kullanılan terimle ifade edecek olursak terörle mücadelenin nasıl yapılması gerektiği hususunda Yunus Emre bizlere önemli dersler vermektedir. Sembollerin ardındaki yönetim anlayışında ise kamu düzeninin esas alındığı görülmektedir. Devletin temel varlık nedenlerinden biri olan vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanmasında Yunus, somut tedbirler önermektedir. Suça, suçluya göz açtırmayan bir yaklaşım söz konusudur. Terörle mücadelede ise askerî operasyon ve sınır dışı etmekten bahsetmektedir. Devlete bağlılığın sağlanması ve devlete sadakatin pekiştirilmesi esastır. Göktürk Kitabelerindeki "başlıya baş eğdirmek, dizliye diz çöktürmek" deyimiyle ifadesini bulduğu üzere Yunus Emre’ye göre devletin ihtişamı ve gücü gösterilmelidir. Hatta silahlı mücadele dışında kalanların da, yani teröre destek verenler de statüsü ne olursa olsun seçkin bir kesime mensup olsalar bile onların kamu hizmetlerinden, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması gerektiği işaret edilir. Ancak terörle mücadelede sapla samanın ayrılması gerektiği yönünde de bir uyarı mevcuttur. Meşru otoriteye başkaldıran, yasayı çiğneyen, hakkı olmayana el uzatanlar sıfır toleransla ağır bir şekilde cezalandırılırken "suçu olmayan kişinin eli bağlanmaz". "Eser, günümüz yönetim düşüncesine ve kamu yönetiminin gelişmesine katkı sağlayacaktır" Risâletü’n Nushiyye’nin; devlet kurma geleneğine sahip Türklerin yönetim anlayışına dair mirasını devam ettirdiğini anlatan Meryem Ülkü Aygül "Bu köklü mirasa ve dönem itibarıyla Türkçeyle kaleme alınması bakımından yüksek öneme sahip olan eserden istifade edilmesi günümüz yönetim düşüncesine ve kamu yönetiminin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Türk devlet geleneğinin neşvünema bulması Yunus gibi değerlerimizin öğütlerine kulak vermek ve bunu titizlikle hayata geçirmekle mümkündür" diye anlattı. Çalışmayı tanıtmak için yapılan faaliyetler Aygül, "Bu çalışmam, "17. Uluslararası Akademik Araştırmalar Kongresi"ne (ICAR) kabul edildi, Kongre Kitabı’nda da tam metni yayınlandı. Çalışmamın bir versiyonu da Felemenkçeye çevrildi ve ortak yazarlı kitapta Avrupa’da okurlarla buluşuyor. Kitabın adı "In Yunus’ voetsporen stap voor stap" (Yunus’un İzinden Adım Adım). Ayrıca bu yıl Yunus Emre Haftası kapsamında Eskişehir Büyükşehir Kent Konseyi ve Emirdağ Federasyonu’nun hazırladığı "Yunusça Sevmek" paneline konuşmacı olarak davet edildim ve konu hakkında konuşma yaptım" diye anlattı. "Yaşadığım şehre vefa borcum olduğunu düşünüyorum" Eskişehirli genç araştırmacı yazar Meryem Ülkü Aygül, yaşadığım şehre bir vefa borcu olduğunu düşündüğünü de anlatarak, "Mesela mezuniyet tezim, bir kitap bölümü olarak yayınlandı. 1956 Eskişehir depreminde afet yönetimini ele aldım. Yine köklü bir sivil toplum kuruluşu olan Türk Ocaklarına ilk kez Eskişehir’den baktık. Eskişehir Türk Ocaklarının Osmanlı döneminden itibaren tasfiye edildiği 1931 yılına kadar faaliyetleri, teşkilatlanması arşiv belgelerinden, dönemin basınından ve özel koleksiyonlardan elde ettiğimiz bulguları önce uluslararası kongreye sunduk, kabul edildi, hatta tam metni de yayınlandı. Akabinde bu çalışmayı genişleterek ortak yazarlı kitap olarak yayımladık. Aslında benim Eskişehir’e dair araştırmalarım lise yıllarıma dayanıyor. Osmanlı döneminde 1911-1912 yıllarında Eskişehir’de çıkan "Hakikat-Anadolu Sesleri" gazetesinden şehrin tiyatro, tıp, sanayi ve iş dünyasına dair ilanlarını analiz ettim. Hatta 2017 yılında TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na sunmuştum, kabul edilmemişti ancak yaşadığım şehrin tarihine ait daha önce ortaya konmamış bilgileri kazandırmak, kabul edilmekten daha önemliydi benim için" dedi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 08:11
Şiirin kalbi Manisa’da attı
Türkiye’nin en köklü edebiyat buluşmalarından biri olan 53. Uluslararası Şiir İkindileri, Manisa’nın Salihli ilçesinde sanatseverleri bir araya getirdi. Türkiye ve dünyanın farklı noktalarından şairlerin katıldığı etkinlikte, "Dionysos Şiir Ödülü" Şair Şükrü Erbaş’a, "Dionysos Sanata Emek Ödülü" ise Yazar Ayşe Kulin’e verildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Salihli Belediyesi iş birliğinde düzenlenen etkinlik, Salihli Belediyesi Zafer Keskiner Tiyatro Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, şairler, yazarlar ve çok sayıda sanatsever katıldı. 1985 yılından bu yana aralıksız sürdürülen ve Türkiye’nin en uzun soluklu şiir organizasyonlarından biri olarak gösterilen Uluslararası Şiir İkindileri’nin editörlüğünü bu yıl da Şair ve Yazar Tuğrul Keskin üstlendi. Etkinlik kapsamında Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen şairler eserlerini seslendirirken, salonu dolduran edebiyatseverler unutulmaz bir şiir akşamı yaşadı. Programda edebiyat dünyasının önemli isimleri ödüllerle onurlandırıldı. 53. Uluslararası Şiir İkindileri kapsamında "Dionysos Şiir Ödülü"ne layık görülen Şair Şükrü Erbaş ile "Dionysos Sanata Emek Ödülü"nü alan Yazar Ayşe Kulin, yaptıkları konuşmalarda sanatın toplumsal yaşam için taşıdığı öneme dikkat çekti. Yarım asrı aşan geçmişiyle kültür ve sanat yaşamında önemli bir yere sahip olan Salihli Şiir İkindileri, bu yıl da Manisa’da şiir ve edebiyat rüzgarı estirdi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:25
Çorum’da UNESCO gastronomi şehri olma hazırlıkları sürüyor
Çorum’un, binlerce yıllık mutfak kültürü ile gastronomi alanında UNESCO listesine girmesi için yürütülen çalışmalarla ilgili bilgilendirme yapıldı. Çorum’da UNESCO listesine gastronomi alanında girmek amacıyla yürütülen "Gastro Çorum" projesi, şehri kültür, turizm ve gastronominin buluşma noktası haline getiriyor. Bu çerçevede, gastronomi şehri olma çalışmalarına katkı sağlayacak bir yarışma düzenleniyor. Çorum’a özgü lezzetlerin korunması, geliştirilmesi ve modern sunum teknikleriyle yeniden yorumlanmasını hedefleyen yarışma kapsamında, yarışmacılar Çorum’da yetişen ürünleri kullanarak hazırlayacakları yemeklerle hünerlerini sergileyecek. 1 Mayıs’ta kayıtların bittiği "Çorum Mutfağına Saygı" yarışması iki aşamalı olarak düzenlenecek. İlk etap 21-22 Mayıs tarihlerinde, ikinci etap ise 4-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Ayrıca, 3-7 Haziran’da, insanlık tarihinin en eski pişirme yöntemlerinden biri olan ateşle pişirmeyi merkezine alan Çorum Açık Ateş Şenlikleri gerçekleştirilecek. "Çorum Mutfağına Saygı" yarışması ve "Açık Ateş Şenlikleri" ve UNESCO gastronomi adaylığı çalışmalarıyla ilgili bilgilendirilme toplantısı yapıldı. Toplantıda yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verildi. "Biz istiyoruz ki bunu önce yerel kamuoyu sonra da dünya kamuoyu bilsin" Düzenlenen programda konuşan Çorum Valisi Ali Çalgan, "Çorum için şu heyetin, buradaki hazırunun, şehri idare edenlerin, şehir dinamiklerinin bir araya gelerek bu şehre ne yapabiliriz düşüncesi sonunda ortaya çıkmış bir şey değil. Şehrimizin mutfak kültürü bizi böyle bir çalışma yapmaya mecbur bırakmıştır. Bu üretilmiş bir çalışmanın sonucu değil. Bize dayatılmış bir sonuçtur. Biz İstiyoruz ki bunu önce yerel kamuoyu sonra da dünya kamuoyu bilsin" dedi. "Çorum Anadolu’da kurulmuş olan Anadolu’daki ilk başkent" Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da, "Çorum sıradan bir şehir değil. Anadolu’daki ilk başkent. Yöresel mutfak noktasında çok da istekli olmadığımız bir noktadan şu 3-5 yıl içerisinde Çorum Belediyesi’nin açmış olduğu 17 tane sosyal tesis içerisine Çorum mutfağını yöresel mutfağını kurmak suretiyle açtığı çığır. Onun dışında bizim Çorum su böreğimiz, tatlılarımız çok bulunamıyordu. Şu an aynı kalitede üretmek suretiyle birçok noktada bunların bulunduğu bambaşka noktalar var. Hamdolsun 3-5 yıl içerisinde bu gastronomi zenginliğimizi taşımayı başardık" diye konuştu. "Yemek kültürü de atalarımız ve dedelerimizle beraber Çorum’umuza buraya gelmiş bulunmakta" Çorum’da yemek kültürünün çok eskiye dayandığını vurgulayan AK Parti Çorum Milletvekili Avukat Yusuf Ahlatçı da, "1071 ve Malazgirt’ten Oğuzlar’ın saf bir boyu olan Oğuz boyu bu coğrafyaya yerleşmiş. Şimdi ilçelerimizin isimlerine bakıyorum. Oğuzlar, Dodurga, Bayat, Kargı ve diğerleri tamamı Oğuz boyunun saf boy isimlerinden oluşuyor. Dolayısıyla bu yemek kültürü de atalarımız ve dedelerimizle beraber Çorumumuza gelmiş bulunmakta" şeklinde konuştu. "Dünyanın farklı ülkelerinde farklı şekilde hafızalara yerleştireceğiz" Çorum mutfağının farklı bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odası (ÇESOP) Başkanı Recep Gür ise, "Çorum gerçekten hepimizin için çok önemli, olmasa olmaz şehirlerimizden bir tanesi. Dünyanın birçok ülkesini geziyoruz ama Çorum mutfağının bizde farklı bir yeri var. İnşallah Çorum mutfağını gastronomide de dünyanın farklı ülkelerinde farklı şekilde hafızalara yerleştireceğiz" ifadelerini kullandı. "Çorum’un en güçlü yanlarından birisi şuanki hayatta canlı bir şekilde varlığını sürdürüyor olması" Konsept ve Büyüme Danışmanı Yasemin Cerit Doğan da, "Burada hem yerel üretim, hem yerel ürünlerimiz, coğrafi işaretli ürünlerimiz ve de bu ürünleri üreten üreticilerimizi kapsayan programlar geliştiriyoruz. Bunun yanında uluslararası bilgi paylaşımı ve işbirliği UNESCO’nun da çok önem verdiği bir şey. Çünkü bir şehrin içinde yaptıklarımız aslında sadece burada kalıyor. Bunun hem ulusal anlamda diğer şehirlerimizle işbirliğiyle hem de uluslararası anlamda diğer ülkelerle paylaşarak çoğalmasını sağlıyoruz. En önemlisi de aslında katılımcı ve çok paydaşlı bir program modeli olması. Bu ne demek; hem toplumsal hem kamu tarafında hem özel sektörün hem de sivil toplum kurumlarının beraber aynı çatı altında aynı hedefe doğru yürüdüğü bir programdan söz ediyoruz. Çorum’un en güçlü yanlarından biri de aslında bu ekosistemin geçmişte kalmış olması değil, şu andaki hayatta da canlı bir şekilde varlığını sürdürüyor olması" dedi. "Çorum’un gastronomi şehri olmaması için hiçbir neden yok" Çorum gastronomisinin hak edeceği yerine geleceğini vurgulayan Halk Mutfakları Araştırmacısı, YazarAdnan Şahin, "Çorum’un gastronomi şehri olmaması için hiçbir neden yok. Tabii ki gastronomi şehri olma azmi yetmiyor. Olması gereken bazı teknik hususlar var. Bu anlamda yürünecek yol bence sonuçtan çok daha değerli. Çünkü siz bu yolu yürüdüğünüz zaman zaten şehrin gastronomik anlamda gelmesi gereken yere geleceğinden de bir şüphemiz yok" diye konuştu. Öte yandan, UNESCO listesine girmek için Çorum Valiliği, Hitit Üniversitesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile turizm temsilcilerinin yer aldığı "Gastronomi Yürütme Kurulu"nun çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor. Mart ayı itibarıyla Çorum’un tescilli coğrafi işaretli ürün sayısı Çorum leblebisi, has naklava ve Alaca boranası gibi değerlerin katılımıyla 31’e ulaştı. Daha önce EMITT ve ITB Berlin gibi dev fuarlarda boy gösteren Çorum mutfağı, 4-7 Haziran tarihleri arasında İspanya, İtalya ve Brezilya başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden açık ateş pişirme ustalarını ağırlayacak. Ünlü şeflerin katılımıyla gerçekleştirilecek bu özel etkinlikte geleneksel pişirme teknikleri dünyaya tanıtılacak. Çorum ayrıca, Ekim ayında İspanya’nın San Sebastian kentinde düzenlenecek olan dünyanın en prestijli gastronomi fuarlarından San Sebastian Gastronomika’da da yerini alarak uluslararası arenada gövde gösterisi yapacak.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:36
Sinop’ta hıdırellez ve güreş şenlikleri
Sinop’un Türkeli ilçesine bağlı Yusuflu köyünde, bu yıl 67’ncisi düzenlenen Hıdırellez ve Karakucak Güreş Şenliği, yağışlı havaya rağmen yoğun katılım ve büyük bir coşku ile gerçekleştirildi. Yöresel değerlerin yaşatıldığı şenliğe 100’den fazla güreşçi katılırken, yörenin kültürel yemeği olan keşkek, kazanlarda pişirilerek vatandaşlara ikram edildi. Güreş Ağası Atilay Çakan olurken, güreş müsabakalarına Sinop, Samsun, Ordu, Sivas, Amasya, Tokat, İstanbul ve Ankara’dan güreşçiler katıldı. Müsabakalarda dereceye giren sporculara ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Şenliğe; Sinop Valisi Mustafa Özarslan, AK Parti Sinop Milletvekili Dr. Nazım Maviş, Sinop İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hakan Başaklıgil, Belediye Başkanı Veysel Şahin, AK Parti Sinop İl Başkanı Yakup Üçüncüoğlu, MHP Sinop İl Başkanı Hikmet Çınar, siyasi parti temsilcileri, STK’lar, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:04
Balıkesir’de öğretmenlerden ritim şov
Balıkesir İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen Öğretmen Akademileri kapsamında düzenlenen "Müzik Akademisi" etkinlikleri tüm hızıyla devam ediyor. Programın üçüncü buluşması olan "Öğretmen İçin Ritim Atölyesi: Darbuka Bendir" etkinliği, öğretmenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. BM 75. Yıl Gençlik Merkezi’nde düzenlenen atölyede, Erbane Eğitmeni Merve Aktumur öğretmenlerle bir araya geldi. Katılımcılar, darbuka ve bendir eşliğinde ritim çalışmaları yaparak hem müziğin evrensel diliyle buluştu hem de keyifli ve verimli bir akşam geçirdi. Etkinlik boyunca ritim duygusunu geliştirmeye yönelik uygulamalı çalışmalar gerçekleştirilirken, öğretmenler farklı ritim tekniklerini deneyimleme fırsatı buldu. Atölye, katılımcıların aktif yer aldığı interaktif yapısıyla büyük beğeni topladı. Balıkesir Öğretmen Akademileri kapsamında düzenlenen etkinliklerin, öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamaya devam edeceği belirtildi. Programa katılım sağlayan öğretmenlere, değerli katkılarından dolayı Merve Aktumur’a ve ev sahipliği için BM 75. Yıl Gençlik Merkezi yönetimine teşekkür edildi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:46
Güllübahçe’de festival coşkusu başladı.
Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Güllübahçe Mahallesi’nde düzenlenen 2. Priene Kültür Festivali başladı. İki gün sürecek festival, kortej yürüyüşüyle start alırken festival alanında renkli ve yoğun görüntüler yaşandı. Yaklaşık 200 yeme-içme, hediyelik eşya, organik ürün ve sosyal sorumluluk standının yer aldığı festival alanı vatandaşların akınına uğradı. Gün boyunca müzik, kültür ve sanat etkinlikleriyle dolup taşan festival, bölge halkı ile ziyaretçileri bir araya getirdi. Festivalin açılış törenine Söke Kaymakamı Ali Akça ve Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, festivale ev sahipliği yapan Güllübahçe Mahallesinin Muhtarı Yusuf Çam başta olmak üzere siyasi parti temsilcileri, mahalle muhtarları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. "Bugün tarihimizle yeniden buluşuyoruz" Açılış töreninin ilk konuşmasını yapan Yusuf Çam, festivalin yalnızca bir etkinlik olmadığını vurgulayarak, "Bugün burada sadece bir festival yaşamıyoruz. Tarihimizle, kültürümüzle ve geleceğimizle yeniden buluşuyoruz" dedi. Priene’nin gölgesinde sanatın, müziğin ve kardeşliğin buluştuğunu ifade eden Çam, Güllübahçe’nin küçük bir mahalle olsa da taşıdığı tarih ve kültürel değerle büyük bir öneme sahip olduğunu söyledi. Çam ayrıca festivalin düzenlenmesine katkı sunan tüm kurum ve kişilere teşekkür etti. Programda konuşan Priene Alan Başkanı Mine Aşçı Altan ise Priene Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne alınması için yürütülen çalışmalar hakkında katılımcılara kısa bilgiler verdi. "Priene, Söke’nin dünyaya açılan kültür kapısıdır" Festivalde konuşan Dr. Mustafa İberya Arıkan, festivalin yalnızca bir etkinlik değil, tarihi hafızanın yeniden ayağa kaldırılması anlamı taşıdığını belirtti. Priene’nin demokrasiye, felsefeye ve sanata tanıklık etmiş büyük bir medeniyet olduğunu söyleyen Arıkan, "Bu festival, Priene’yi UNESCO Dünya Kalıcı Miras Listesi’ne taşıma hedefimizin önemli bir parçasıdır. Ümit ediyoruz ki yakın zamanda Güllübahçe hak ettiği değeri bulacak ve tüm dünya tarafından daha yakından tanınacaktır" ifadelerini kullandı. Bir kentin yalnızca yollar ve binalarla değil, kültürü ve tarihiyle büyüdüğünü dile getiren Arıkan, "Priene bizim için yalnızca bir antik kent değil, Söke’nin dünyaya açılan kültür kapısıdır" dedi. Festivalin kültüre, tarihe, turizme ve geleceğe yapılan önemli bir yatırım olduğunun altını çizen Başkan Arıkan, organizasyona katkı sunan tüm kurumlara ve belediye ekiplerine teşekkür etti. Konuşmaların ardından halk oyunları ekipleri sahne alırken, festivalin ilk konserini Aydın Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar Müzik Grubu verdi. Katılımcılar müzik dolu anlarla festival coşkusunu yaşadı. Festival, çeşitli etkinlikler, gösteriler ve Yavuz Selim Lisesi müzik grubunun konseriyle devam etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder