Yerel Haberler
İzmir
Başsavcılık itiraz etmişti, 33 kediyi öldüren veteriner tutuklandı 28 Mayıs 2026 Perşembe - 09:18:23 İzmir’in Buca ilçesinde 33 kedinin çöp konteynerinde ölü bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Daha önce adli kontrolle serbest bırakılan veteriner hekim H.E., başsavcılığın itirazı üzerine yeniden gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, geçtiğimiz hafta perşembe günü saat 10.00 sıralarında Buca ilçesi Barış Mahallesi Adnan Kahveci Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir çöp konteynerinin içindeki poşetlerde ölü kediler olduğunu fark eden çevre esnafından İlhan Güngör, durumu polise bildirdi. İhbar üzerine olay yerine intikal eden emniyet güçleri, poşetlerde bazıları yavru olmak üzere toplam 33 ölü kedi bulunduğunu tespit etti. Yaşanan vahşetin ardından kedilerin kesin ölüm nedenini ve çöpe kim ya da kimlerce atıldığını belirlemek için polis ekiplerince geniş çaplı çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda olayla bağlantısı olduğu belirlenen veteriner hekim H.E., İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan H.E., ’çevreyi kasten kirletmek’ ve ’bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme’ suçlarından tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Başsavcılığın itirazı üzerine yeniden gözaltı Şüpheli H.E.’nin nöbetçi sulh ceza hakimliğince adli kontrolle serbest bırakılmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz etti. Yapılan incelemede İzmir 55. Asliye Ceza Mahkemesi itirazı haklı bularak kabul etti. Alınan yeni karar doğrultusunda veteriner hekim H.E., polis ekiplerince yakalanarak tekrar gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen veteriner hekim, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:32 TOMA’nın üstüne çıkıp zarar veren saldırgan tutuklandı İzmir’de Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanan miting öncesinde çıkan olaylarda gözaltına alınan ve müdahale sırasında TOMA’nın üzerine çıkan şüpheli Deniz Yolçu, sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Tutuklanan Yolçu’nun İstanbul’da bir kız imam hatip lisesinde müdür yardımcısı olduğu öğrenildi. Özgür Özel’in İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda yapılması planlanan mitingi öncesinde emniyet güçleri bölgede geniş güvenlik önlemleri aldı. Meydanın giriş ve çıkışlarının kapatılmasının ardından bölgeye çok sayıda çevik kuvvet ekibi ve TOMA sevk edildi. İzmir Valiliği’nin miting alanı olarak alternatif Gündoğdu Meydanı’nı önermesinin ardından, Cumhuriyet Meydanı çevresinde toplanan kalabalığa polis ekipleri dağılmaları yönünde uyarılarda bulundu. Yapılan uyarılara rağmen dağılmayarak alana girmek isteyen gruba emniyet güçleri biber gazı ve TOMA ile müdahale etti. Yaşanan arbede sırasında tazyikli su sıkan bir TOMA’nın üzerine bir vatandaşın çıktığı anlar kameralara yansıdı. 3 kişi gözaltına alındı Meydanda yaşanan gerginliğin ardından güvenlik güçleri müdahalede bulunarak 3 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Avukat Kıvılcım Çolak emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, diğer 2 şüpheli ise mevcutlu olarak adliyeye sevk edildi. TOMA’ya çıkan saldırgan tutuklandı Adliyeye sevk edilen şüpheliler arasında, polisin tazyikli suyla müdahalesi esnasında TOMA’nın üzerine çıkan Deniz Yolçu da yer aldı. Hakim karşısına çıkarılan Yolçu, ’Kamu Malına Zarar Verme’ ve ’Görevi Yaptırmamak İçin Direnme’ suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gözaltındaki diğer şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İmam hatip lisesinde müdür yardımcısı çıktı Miting alanındaki olaylarda TOMA’nın üzerine çıkan ve mahkemece tutuklanan Deniz Yolçu ile ilgili bir detay daha ortaya çıktı. Yolçu’nun, İstanbul’un Fatih ilçesindeki bir kız imam hatip lisesinde müdür yardımcısı olarak görev yaptığı belirlendi.
Altınordu’da Teknik Direktör Parlatan, telafi peşinde
09 Nisan 2025 Çarşamba - 11:34 Altınordu’da Teknik Direktör Parlatan, telafi peşinde Geçtiğimiz hafta oynadığı Kastamonuspor ve 1461 Trabzon maçlarını kaybeden Altınordu’da Teknik Direktör Ersan Parlatan, Adana 01 FK maçını kazanarak bu mağlubiyetleri telafi etmek istediklerini söyledi. TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, ligde arka arkaya oynadığı Kastamonuspor ve 1461 Trabzon maçlarını kaybederek düşüşe geçti. 30. haftayı 55 puanla 5. Sırada tamamlayan İzmir ekibinde Teknik Direktör Ersan Parlatan yaşanan bu duruma dair açıklamalarda bulunu. 2 maçlık mağlubiyet serisi oluşturdukları için üzgün olduklarını vurgulayan Parlatan, "Kastamonu maçının ilk yarsında iyi oynadık. İkinci yarı ortada giden maçta gereksiz bir gol yedik arkasından durum 2-0 oldu. Takımın o maçta çabası vardı. O maçtan puansız ayrılıp Trabzon’a geçmemiz üzüntü vericiydi. Futbolda iyi mücadele etmen, koşman ve arzulu olman lazım. 1461 Trabzon maçında bunu sahaya yansıtamadık. Oyunla alakalı değil ama mücadele, arzu ve istek anlamında eksikliklerimiz vardı. İki deplasmandan puansız dönmek bizleri üzdü" dedi. "Şu an için kaybedilmiş bir şey yok" Ligin kalan bölümünde kendi ayarlarındaki takımlarla oynayacaklarını dile getiren Ersan Parlatan, "Antrenmandan önce oyuncularımla yaptığım toplantıda play-off sıralamasındaki durumumuzdan bahsettim. Rakiplerimizle aramızdaki puan farkı azaldı. Hala da 6 puanlık avantajımız var. Ne kadar erken puanları alırsak rahat ederiz. Şu an için kaybedilmiş bir şey yok. Güzel maçlar bizi bekliyor. Kendimizi görebilmek ve son iki deplasman mağlubiyetini telafi edebilmek adına Adana 01 FK maçı bizim için önemli" diye konuştu.
İnternetteki ’yasak’ları değil, doktorunuzu dinleyin
09 Nisan 2025 Çarşamba - 11:26 İnternetteki ’yasak’ları değil, doktorunuzu dinleyin Medicana International İzmir Hastanesi, 1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında onkoloji hastaları için özel söyleşide konuşan Prof. Dr. Ahmet Dirican, özellikle internet ortamında çok miktarda yanıltıcı bilgi olduğuna dikkat çekti. Dirican; "Mesela onkoloji hastalarının şeker tüketmesi yasak diye biliniyor. Oysa şekerin kanser hücrelerini beslendiğine dair bilimsel bir veri yok. Tedavi sürecinde doktorunuzu dinleyin" dedi. 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında Medicana International İzmir Hastanesi, "Kanserle Mücadele Mutfakta" adlı söyleşiye ev sahipliği yaptı. Onkoloji hastaları, sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri ve sigorta acentelerinin yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, kanser tedavisi gören bireyler için sağlıklı ve besleyici yemeklerin önemi tartışıldı. Medicana International İzmir Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Dirican, yaşam tarzının kanser üzerindeki etkisini anlatırken, Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın da onkoloji hastalarının mutfakta dikkat etmesi gereken noktalara dikkat çekti. Akdeniz tipi diyet bilimsel olarak kanıtlanmıştır Kanserin tek tip bir hastalık olmadığını söyleyen Prof. Dr. Ahmet Dirican, "Mesela mide kanseri olan 100 kişinin 100’ünün de ayrı ayrı özelliklerine sahip olduğunu görülmektedir. Böyle olunca kanserin tedavisinde tek bir pencereden bakarsanız, o savaşı kaybedersiniz. O yüzden her yönüyle bakmamız lazım. Tıpkı tedavi gibi beslenme programı da kişiye özel hazırlanmalı" dedi. Özellikle sosyal medyada çok fazla yanlış bilginin dolaştığını kaydeden Prof. Dr. Ahmet Dirican, "Bu yanlış bilgiler, ‘Aralıklı oruç yapmamız gerekiyor’, ‘Mutlaka glutensiz beslenmeliyiz’, ‘Ketojenik diyet yapmalıyız’ gibi algılara neden olabilmektedir. Elimizdeki bilimsel olarak sağlıklı olduğu kanıtlanmış tek diyet; Akdeniz tipi diyettir. Ancak Akdenik tipi diyeti bile sağlıklı bir kişinin kendi başına uygulaması doğru değildir. Çünkü her vücudun, her hastalığın tedavi sürecinde ihtiyacı olan şey farklıdır" diye konuştu. Glukoz, kanserli hücreleri beslemez Kanser hastalarının arasında ‘Şeker ve karbonhidrat kanserli hücreleri besliyor, mutlaka uzak durmalıyız’ şeklinde yanlış bir inanışın olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Dirican, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şeker ya da karbonhidratın, halk arasında bilindiği gibi kanser hücresini besleme durumu yok. Siz ne kadar sıfırlarsanız sıfırlayın, vücut o şekeri yine üretir. Yani bizim bunu sıfırlama şansımız yok. Kanserin glukozdan yani şekerden beslendiğine dair bilimsel bir veri de yok. Ancak eğer hastada obezite varsa, karbonhidrat ağırlıklı beslendiğinde metabolik bozukluklar oluşacaktır. Bu metabolik bozukluklar, kanserin oluşumunda da, oluşmuş kanserin de daha kötü gidişinde etkili olabilmektedir. Bu yüzden kanser hastalarının beslenme programı oluşturulurken, mutlaka onkoloji uzmanı ile diyalog halinde olunması gerekmektedir. Kalın bağırsak kanseri hastasıyla, meme kanseri hastasına aynı diyeti veremezsiniz. Hastaların sosyal medyada görüp, çevresinden duyup uyguladığı diyetler, yararlı olmadığı gibi hastalıkla mücadeleye zarar da verebilir. Diğer önemli konu ise destek ürünleri. Vücudun ihtiyacı olup olmadığına bakılmaksızın vitamin takviyesi alınıyor. Ancak düzenli E vitamini alan erkeklerde prostat kanseri riski artıyor. Sigara içen kişilerde sürekli A vitamini takviyesi akciğer kanseri ve cilt kanseri riskini artırabiliyor. Kısacası düzenli vitamin kullanmak aslında faydadan çok zarar verebiliyor." Bazı besinler ilaçların etkisini azaltabilir Uzm. Dyt. Mısra Aydın ise kanser tedavisinde beslenmenin önemine dikkat çekerek, "Hastalarımız onkoloji biriminden diyet polikliniğine yönlendirildiğinde bazen ‘Acaba diyet mi yapacağım? Kilo mu kaybetmem gerekiyor’ şeklinde düşünebiliyor. Ancak burada amacımız kanser tedavisini destekleyecek beslenme programını oluşturmak. Her hastamızın beslenmesini bireye özel olarak düzenliyoruz. Çünkü kanser türleri farklı, kullanılan ilaçlar farklı. Bazı ilaçlarla birlikte bazı besinleri tüketmememiz gerekebiliyor. Çünkü bu besinler bu ilaçların etkinliğini düşürebiliyor. Bu yüzden kemoterapi alan bir hasta ile immünoterapi alan bir hastanın beslenme yasakları aynı değil. Öte yandan özellikle kemoterapi sırasında iştahsızlık problemiyle karşılaşılabiliyor. O zaman da hastada oluşan yan etkiye göre beslenmesi revize ediliyor. Onkoloji tedavisi sürecinde glutensiz diyet ya da ketojenik diyet gibi diyet yaklaşımlarından ziyade sağlıklı beslenmeye ve her besin grubunu içeren bir beslenmeye yönlendirme yapılmaktadır" ifadelerini kullandı. Basit karbonhidrat yerine kompleks Hastaların karbonhidratla ilgili yaygın yanlış düşünceleri olduğuna dikkat çeken Uzm. Dyt. Mısra Aydın, şöyle konuştu: "Karbonhidrat tamamen kesildiğinde kas kayıplarına neden olabiliyor. Vücut direncini de düşürebiliyor. Basit karbonhidrat barındıran paketli ürünler ya da kek, poğaça tarzı ürünler, ev yapımı tatlılar, kurabiyeler yerine kompleks karbonhidrat içeren tam buğday, bulgur, çavdar gibi ürünler tercih edilmeli. Bunun dışında yine bitkisel protein ve aynı zamanda karbonhidrat içeren kuru baklagiller de bizim için çok kıymetli bir besin grubu. Protein alımında ise kişinin kilosuna, vücut analizine göre yeterli protein alması, vücut direncinin korunması aşısından çok önemli. Yağ olarak da özellikle Akdeniz diyetinin de olmazsa olmazı zeytinyağı önerilmektedir. Genel olarak kanser tedavisi sırasında hastalara sağlıklı beslenmeyi öğretmek, tedavinin etkinliğini artırmak ve tedavi bittikten sonra da yaşamlarına sağlıklı beslenmeyi yerleştirmek amaçlanmaktadır.
Çarşıda zabıta memuru, vücut geliştirmede Türkiye şampiyonu
09 Nisan 2025 Çarşamba - 10:34 Çarşıda zabıta memuru, vücut geliştirmede Türkiye şampiyonu Yalova’da düzenlenen Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası Avrupa Milli Takım Seçmeleri’nde Dikili Zabıta Müdürlüğü personeli Yılmaz Acar, Büyük Erkekler-80 kilo kategorisinde sıklet şampiyonu, tüm sıkletler arasında ise ’şampiyonlar şampiyonu’ ünvanını alarak büyük bir başarıya imza attı. Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası Avrupa Milli Takım Seçmeleri, Yalova’da gerçekleştirildi. Şampiyonaya Dikili Zabıta Müdürlüğü personeli Yılmaz Acar damga vurdu. Acar, Büyük Erkekler -80 kg kategorisinde sıklet şampiyonu, tüm sıkletler arasında ise ’şampiyonlar şampiyonu’ ünvanını alarak büyük bir başarıya imza attı. Türkiye genelinden 600 sporcunun katıldığı şampiyonada, üstün performansı ile dikkatleri üzerine çeken Acar, Türkiye Vücut Geliştirme Milli Takımı’na seçilerek Türkiye’yi Avrupa’da temsil etme hakkı kazandı. Yılmaz Acar: "İzmir’e ve Dikili’ye bu başarıyla dönmek gurur verici" Yaşanan şampiyonluk sonrasında duygularını dile getiren Yılmaz Acar, "Evvelki sene İspanya’da, geçen sene İstanbul’da düzenlenen şampiyonalar dahil olmak üzere, Türkiye ve dünya genelinde milli takımımızla birçok şampiyonluk kazandım. İnanın sayısını şu an hatırlamıyorum. Bugün ise ’iampiyonlar iampiyonu’ ünvanını almak bizleri çok sevindirdi. İzmir’e ve Dikili’ye bu başarı ile dönmek gerçekten çok güzel. Destek veren herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. Başkan Adil Kırgöz’den tebrik mesajı Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Yılmaz Acar’ı tebrik etti. Başkan Kırgöz, konuyla ilgili paylaşımda, "Zabıta Müdürlüğü personelimiz Yılmaz Acar; Büyük Erkekler -80 kg kategorisinde sıklet şampiyonu, tüm sıkletler arasında ise şampiyonlar şampiyonu üvanını kazanarak bizlere büyük bir gurur yaşattı. Sporcumuzu kutluyor, ülkemizi temsil edeceği Avrupa Şampiyonası’nda başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Avrupa’daki turizm kısıtlamaları Türkiye için fırsat olabilir
09 Nisan 2025 Çarşamba - 10:19 Avrupa’daki turizm kısıtlamaları Türkiye için fırsat olabilir Prof. Dr. Orhan İçöz, Avrupa ülkelerinde fiyatlar yükselirken, Türkiye’nin benzer kalitede hizmeti daha uygun fiyata sunarak turistler için cazip bir alternatif olabileceğini söyledi. Yaşar Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölüm Başkan Vekili Prof. Dr. Orhan İçöz Avrupa’nın turistten yorulduğunu, getirilen ek vergi ve ziyaretçi kotalarının bunun göstergesi olduğunu belirterek, Türkiye’nin benzer kalitede hizmeti daha uygun fiyata sunarak turistler için cazip bir alternatif olabileceğini belirtti. Prof. Dr. İçöz Türkiye’nin, fiyat-performans açısından avantajlı bir konumda olduğunu belirterek şunları söyledi: "Avrupa’da aşırı turist yoğunluğu nedeniyle yerel halkın tepkileri artarken, Venedik, Barselona, Amsterdam ve Dubrovnik gibi şehirlerde günlük ziyaretçi kotaları, ek vergiler ve konaklama sınırlamaları uygulanmaya başlandı. Bu durum, turistlerin farklı destinasyonlara yönelmesine neden olabilir ve Türkiye bu değişimi fırsata çevirerek turist akışını kendine çekebilir. Özellikle Avrupa’da turist vergileri ve konaklama fiyatlarının artması, gezginleri daha uygun fiyatlı destinasyonlar arayışına itebilir. Türkiye, fiyat-performans açısından avantajlı bir konumda bulunuyor. İspanya ve İtalya gibi ülkelerde fiyatlar yükselirken Türkiye benzer kalitede hizmeti daha uygun fiyata sunarak turistler için cazip bir alternatif olabilir." Ülkemizde bu tür uygulamaların sıkı günlük kotalar yerine daha çok ücretlendirme ve dönemsel kısıtlamalar şeklinde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Orhan İçöz, "Örneğin, Kapadokya’da balon turlarına uçuş izinleri ve kapasite düzenlemeleri getirilerek aşırı kalabalık kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Antalya’daki antik kentlerde (Olympos, Aspendos vb.) yoğun dönemlerde girişlerde bazı düzenlemeler uygulanıyor, Bunun yanında, Türkiye’de 2023 yılında yürürlüğe giren konaklama vergisi, otel ve pansiyon konaklamalarında yüzde 2 oranında uygulanarak turistik altyapıya katkı sağlanması amaçlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı müze ve ören yerlerinin giriş ücretleri sürekli güncellenirken, özel koruma alanlarında da bazı ücretlendirme uygulamalarına geçildi. Örneğin, Salda Gölü’nün belirli bölgeleri giriş ücretli hale getirilerek yapılaşma sınırlandırıldı. Ayrıca, İztuzu, Patara ve Belek gibi Caretta-Caretta kaplumbağa yuvalama alanlarında turist yoğunluğu yuvalama döneminde belirli saatlerde sınırlandırılıyor. İstanbul’da, Airbnb gibi platformların yaygınlaşmasıyla birlikte kısa dönem kiralamalarla ilgili düzenlemeler gündeme geldi" diye konuştu. Sürdürülebilir turizm Avrupa’da yaşanan bu doygunluk karşısında Türkiye bu turist potansiyelini lehine değerlendirebileceğini anlatan Prof. Dr. Orhan İçöz, "Avrupa’daki yoğunluğa ve kalabalıklara alternatif olarak Türkiye, daha sakin, butik ve lüks tatil seçenekleri sunabilir. Mavi yolculuk, özel villa konaklamaları, şarap bağları turları ve gastronomi deneyimleri gibi lüks ve kişiselleştirilmiş turizm hizmetleri ön plana çıkarılabilir. Avrupa’daki turizm politikalarının sıkılaşmasıyla birlikte Türkiye, daha erişilebilir, ekonomik ve kaliteli bir destinasyon olarak kendini konumlandırabilir. Ancak bu turist akışını kontrolsüz bir büyümeye değil, sürdürülebilir turizme yönlendirmek de büyük önem taşıyor" dedi. Yeniz destinasyonlar Prof. Dr. Orhan İçöz, farklı destinasyonların ön plana çıkarılabileceğini ifade ederek şöyle devam etti: "Turizmin en fazla yoğunlaştığı Türkiye’nin sadece İstanbul, Antalya ve Kapadokya gibi popüler destinasyonlardan ibaret olmadığı vurgulanmalı ve alternatif turizm bölgeleri ön plana çıkarılmalıdır. Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da eko-turizm, doğa turizmi ve gastronomi turizmi gibi seçenekler daha fazla tanıtılmalıdır. Ayrıca, Datça, Akyaka, Assos ve Bozcaada gibi az bilinen sahil kasabaları ile Pamukkale ve Afyon gibi termal turizm bölgeleri de Avrupalı turistler için iyi birer alternatif oluşturabilir. Avrupa’daki turistlerin büyük bir kısmı tarihi ve kültürel mirasa ilgi duyan gezginlerden oluştuğu için, Türkiye bu alanda da kendini daha fazla tanıtabilir. Roma, Bizans, Osmanlı ve Selçuklu mirası, Avrupalı turistler için ilgi çekici olabilir. Efes, Bergama, Göbeklitepe ve Nemrut Dağı gibi UNESCO miras alanları, Avrupa’daki turist yoğunluğuna karşılık daha sakin ve etkileyici alternatifler sunabilir."
İkinci el ve antika eşya arayan soluğu Bornova Bit Pazarı’nda alıyor
09 Nisan 2025 Çarşamba - 10:13 İkinci el ve antika eşya arayan soluğu Bornova Bit Pazarı’nda alıyor İzmir Bornova’da üç sene önce kurulmaya başlanan bit pazarında, ev eşyalarından teknolojik aletlere, siyah beyaz fotoğraflardan antika ürünlere kadar birbirinden ilginç pek çok ürün tezgahlarda satışa sunuluyor. Vatandaşlar, aradıkları birçok ürüne burada kolaylıkla ulaşabiliyor. İzmir’in Bornova ilçesi Kazımdirik Mahallesi’nde her hafta salı günleri kurulan bit pazarı vatandaşlardan büyük rağbet görüyor. Bazı meraklılar bütçesine uygun eşya ve kıyafet almak için pazara gelirken kimi de nostalji amacıyla buranın yolunu tutuyor. Ev eşyalarından teknolojik aletlere, siyah beyaz fotoğraflardan antika ürünlere kadar birbirinden ilginç pek çok ürün tezgahlarda satışa sunuluyor. Her bütçeye uygun olarak satılan ikinci el ürünler ülke ekonomisine de katkı sağlıyor. İzmir Pazarcılar Derneği Başkanı Faysal Acar, "Bu pazar 3 yılı aşkın süredir kuruluyor. Türkiye’de ilk kez bir pazar yeri alanında ikinci el eşya ve antika pazarı kuruldu. Özellikle üniversite öğrencileri uygun fiyata ürünler bulabiliyor. Burada ikinci el eşyalar var. Sıfır ürün bulunmuyor. Burada birbirinden çeşit yüzlerce ürünle karşılaşabilirsiniz. Vatandaşlar da esnaf da çok memnun. Kiminin eski ürünleri bazılarının yeni eşyası olabiliyor. Bu olay Avrupa’da çok yaygın. Bizim ülkemizde de böyle durumların desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerekir. Burada gezdiğiniz zaman gözünüze hitap edecek, anılarınızı canlandıracak pek çok eşya bulabilirsiniz. Diğer şehirlerde de bu pazarlar kurulmalı. Pazara yaklaşık 18 bine yakın ziyaretçi geliyor. Havalar daha da güzelleştiği zaman bu oran 30 bini buluyor. İkinci el eşya ve antika pazarı katma değerdir. Yabancı turistler de pazara geliyor" dedi. "Çöpe gidecek eşyalar piyasaya kazandırılıyor" Pazarcı esnafı Oğuz Özenç ise, "Pazarda aklınıza gelebilecek her şey var. Piyasada bin TL olan bir eşyayı burada 300-400 TL’ye alabilirler. Çöpe gidecek eşyalar burada piyasaya kazandırılıyor. Bu sayede ekonomiye de katkısı oluyor" diye konuştu. Piyasaya göre daha uygun ürünlerin yer alması sebebiyle pazarın tercih edildiğini kaydeden tekstil ürünleri satıcısı Ayşe Ergen, "İstedikleri birçok ürüne burada ulaşabiliyorlar. Her çeşit ürün burada var. İnsanların talebi de yüksek" diye konuştu. "İşlevsel ürünler yer alıyor" Pazarda kağıt, evrak, belge gibi ürünleri satan Banu Özhasar da objelerin piyasaya göre çok uyguna satıldığını ve daha çok işlevsel ürünlerin yer aldığını ifade etti. Tarihi pul ve çeşitli ülkelerin geçmişte kullanılan paralarını satan Ümit Dere, "Bende birçok ülkenin parası mevcut. İnsanlar para ve pulları koleksiyon amacıyla alıyorlar" ifadelerine yer verdi. Öğrenci Cüneyt Yıldırım, pazarı ucuz olduğu için tercih ettiğini ve zaman zaman pazara uğradığını belirtirken, pazara yakın konumda oturan ve ilk defa pazarın yolunu tutan Eren Can Şengör de "İlginç ve eskilerden kalma ürünler bulabileceğimi düşündüm. Burada her türlü ürün var" şeklinde konuştu.
İkinci el ve antika eşya arayan soluğu Bornova Bit Pazarı’nda alıyor
09 Nisan 2025 Çarşamba - 10:10 İkinci el ve antika eşya arayan soluğu Bornova Bit Pazarı’nda alıyor İzmir Bornova’da üç sene önce kurulmaya başlanan bit pazarında, ev eşyalarından teknolojik aletlere, siyah beyaz fotoğraflardan antika ürünlere kadar birbirinden ilginç pek çok ürün tezgahlarda satışa sunuluyor. Vatandaşlar, aradıkları bir çok ürüne burada kolaylıkla ulaşabiliyor. İzmir’in Bornova ilçesi Kazımdirik Mahallesi’nde her hafta Salı günleri kurulan bit pazarı vatandaşlardan büyük rağbet görüyor. Bazı meraklılar bütçesine uygun eşya ve kıyafet almak için pazara gelirken kimi de nostalji amacıyla buranın yolunu tutuyor. Ev eşyalarından teknolojik aletlere, siyah beyaz fotoğraflardan antika ürünlere kadar birbirinden ilginç pek çok ürün tezgahlarda satışa sunuluyor. Her bütçeye uygun olarak satılan ikinci el ürünler ülke ekonomisine de katkı sağlıyor. İzmir Pazarcılar Derneği Başkanı Faysal Acar, "Bu pazar 3 yılı aşkın süredir kuruluyor. Türkiye’de ilk kez bir pazar yeri alanında ikinci el eşya ve antika pazarı kuruldu. Özellikle üniversite öğrencileri uygun fiyata ürünler bulabiliyor. Burada ikinci el eşyalar var. Sıfır ürün bulunmuyor. Burada birbirinden çeşit yüzlerce ürünle karşılaşabilirsiniz. Vatandaşlar da esnaf da çok memnun. Kiminin eski ürünleri bazılarının yeni eşyası olabiliyor. Bu olay Avrupa’da çok yaygın. Bizim ülkemizde de böyle durumların desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerekir. Burada gezdiğiniz zaman gözünüze hitap edecek, anılarınızı canlandıracak pek çok eşya bulabilirsiniz. Diğer şehirlerde de bu pazarlar kurulmalı. Pazara yaklaşık 18 bine yakın ziyaretçi geliyor. Havalar daha da güzelleştiği zaman bu oran 30 bini buluyor. İkinci el eşya ve antika pazarı katma değerdir. Yabancı turistler de pazara geliyor" dedi. "Çöpe gidecek eşyalar piyasaya kazandırılıyor" Pazarcı esnafı Oğuz Özenç, "Pazarda aklınıza gelebilecek her şey var. Piyasada bin TL olan bir eşyayı burada 300-400 TL’ye alabilirler. Çöpe gidecek eşyalar burada piyasaya kazandırılıyor. Bu sayede ekonomiye de katkısı oluyor" diye konuştu. Piyasaya göre daha uygun ürünlerin yer alması sebebiyle pazarın tercih ettiğini kaydeden tekstil ürünleri satıcısı Ayşe Ergen, "İstedikleri birçok ürüne burada ulaşabiliyorlar. Her çeşit ürün burada var. İnsanların talebi de yüksek" diye konuştu. "İşlevsel ürünler yer alıyor" Pazardı kağıt, evrak, belge gibi ürünleri satan Banu Özhasar da objelerin piyasaya göre çok uyguna satıldığını ve daha çok işlevsel ürünlerin yer aldığını ifade etti. Tarihi pul ve çeşitli ülkelerin geçmişte kullanılan paralarını satan Ümit Dere, "Bende birçok ülkenin parası mevcut. İnsanlar para ve pulları koleksiyon amacıyla alıyorlar" ifadelerine yer verdi. Öğrenci Cüneyt Yıldırım, pazarı ucuz olduğu için tercih ettiğini ve zaman zaman pazara uğradığını belirtirken, pazara yakın konumda oturan ve ilk defa pazarın yolunu tutan Eren Can Şengör de "İlginç ve eskilerden kalma ürünler bulabileceğimi düşündüm. Burada her türlü ürün var" şeklinde konuştu.
Karşıyaka’ya ceza şoku
09 Nisan 2025 Çarşamba - 10:06 Karşıyaka’ya ceza şoku Karşıyaka, Kuşadasıspor maçında taraftarlarının neden olduğu kötü ve çirkin tezahürat nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından 1 maçlık seyircisiz oynama cezasına çarptırıldı. Nesine 3. Lig 1. Grup ekiplerinden Karşıyaka’da ceza şoku yaşanıyor. İzmir ekibi, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından 1 Nisan Salı günü Alsancak Mustafa Denizli Stadyumu’nda oynanan Kuşadasıspor maçında yaşanan olaylar yüzünden 30 bin TL’lik para cezası ile 1 maçlık seyircisiz oynama cezasına çarptırıldı. Böylece yeşil-kırmızılılar, 13 Nisan Pazar günü konuk edeceği Silifke Belediyespor karşılaşmasında taraftarından yoksun olacak. Konuyla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu’ndan (TFF) yapılan açıklama şöyle: "Karşıyaka Kulübünün, 01.04.2025 tarihinde oynanan Karşıyaka - Kuşadasıspor Nesine 3. Lig 1. Grup müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada 5. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 1 resmi müsabakayı kendi sahasında seyircisiz oynama ve 9.000.-TL para cezası ile cezalandırılmasına, aynı müsabakada Karşıyaka Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca 21.000.-TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir."
Devre mülk sahiplerini 100 milyon TL dolandıran çete çökertildi
08 Nisan 2025 Salı - 18:07 Devre mülk sahiplerini 100 milyon TL dolandıran çete çökertildi İzmir’de vatandaşların kişisel bilgileri yasa dışı yollarla ele geçiren çete, kurdukları gayrimenkul danışmanlık şirketleri aracılığıyla devre mülk sahibi kişileri toplam 100 milyon TL dolandırdı. Olayla ilgili gözaltına alınan 25 kişiden 17’si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Mali Suçlarla Mücadele ekiplerince yürütülen çalışmalarda devre mülk sahiplerini hedef alan bir çete çökertildi. Mağdurların kişisel bilgilerini yasa dışı yollarla ele geçiren dolandırıcılar, yabancı uyruklu vatandaşlar adına çıkartılan hatları kullanarak devre mülk sahipleri ile iletişime geçti. Kendileri şirket temsilcisi gibi tanıtan çete üyeleri, dolandıracakları vatandaşlar ile lüks otel lobilerinde, toplantı salonlarında, iş merkezlerinde, kiralamış oldukları ofislerde buluşarak toplantılar düzenledi. Yüksek kar vaadiyle ikna ettikleri mağdurların banka bilgilerini ele geçiren çete, mağdurlardan habersiz çektikleri banka kredilerini kurdukları paravan gayrimenkul danışmalık şirketlerinin hesaplarına aktararak toplam 100 milyon TL dolandırdı. 17 tutuklama Vatandaşları yüksek kar vaadiyle kandıran çeteyi tespit eden Mali Suçlarla Mücadele ekipleri belirlenen adreslere operasyon düzenledi. Şüpheli şahısların adreslerinde yapılan aramalarda mağdurlara ait kişisel veriler, çok sayıda dijital materyal, 10 bin dolar ve bir miktar altın ele geçirildi. Operasyon kapsamında 25 şüpheli şahıs gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Polisteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen 25 kişiden 17’si tutuklanırken diğerleri ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.