EKONOMİ
MediaMarkt Türkiye Edremit’teki mağazasını yeni lokasyonuna taşıyor 12 Mart 2026 Perşembe - 10:50:10 MediaMarkt Türkiye, Balıkesir’in Edremit ilçesindeki mağazasını daha yeni konseptiyle yeni bir lokasyona taşıyor. Müşteri deneyimini bir üst seviyeye taşıyarak bölgedeki teknoloji tutkunlarına daha konforlu bir alışveriş ortamı sunmayı hedefleyen yeni mağaza Novada AVM yanında 13 Mart’ta kapılarını açmaya hazırlanıyor. MediaMarkt Türkiye, mağaza yatırımlarına devam ediyor. Balıkesir’in Edremit ilçesinde bulunan mağazasını yenileyerek farklı bir lokasyona taşımaya hazırlanan MediaMarkt, 13 Mart’tan itibaren yeni mağazasıyla hizmet vermeye başlayacak. Toplam 1.664 metrekare satış alanına sahip olacak yeni mağaza; geniş ürün gamı, deneyim alanları ve interaktif bölümleriyle bölgedeki teknoloji tutkunlarına daha konforlu bir alışveriş ortamı sunmayı hedefliyor. MediaMarkt Türkiye, yeni mağazada yarısına yakını kadın olmak üzere 26 kişiye istihdam sağlayacak. Mağazada özel olarak tasarlanan interaktif alanlarla yeni teknolojilerin deneyimlenebileceği bölümler, ziyaretçilere teknolojiyi keşfetme fırsatı sunacak. On binlerce ürünün sergileneceği yeni mağazada, akıllı telefonlardan kulaklıklara, giyilebilir teknolojilerden bilgisayar ve tabletlere, elektrikli ev aletlerinden beyaz eşya, televizyon, ses sistemleri ve oyun konsollarına kadar birçok kategoriden ürün, ziyaretçilerle buluşacak. MediaMarkt ayrıca mağaza açılışına özel olarak seçili ürünlerde geçerli bir kampanya da düzenlediğini duyurdu.
12 Mart 2026 Perşembe - 10:42 MKE, Samsun’da temmuz ayında üretime başlayacak Samsun Valisi Orhan Tavlı, Türkiye’nin savunma sanayindeki öncüsü Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Anonim Şirketi’nin Samsun’daki fabrikasının temmuz ayında üretime başlayacağını açıkladı. Vali Orhan Tavlı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da il genelinde görev yapan muhtarlar ile iftar programında bir araya geldi. Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen programda konuşan Vali Tavlı, "2026’da tarımsal projeler, devasa projeler devam ediyor ama bizzat üreticinin problemi olan, yerinde olan projeleri de hayata geçirmemiz lazım. O yönde de güzel çalışmalar yapılıyor. Bu yatırımlar önemli yatırımlar. İş ve aş konusunda gençlerimiz Samsun’u terk etmesinler, dışarıda olanlarımız tekrar Samsun’a gelsin hem toprağıyla kucaklaşsın hem tarımsal üretimin bir tarafında olsun hem bir taraftan da istihdamla ilgili çalışmalarla iş bulsunlar diye Vezirköprü’de bin 500 dönümde Karma OSB’de, 6-7 firmaya fabrika yapılmak üzere yer tahsis edildi. Buranın da altyapısını Büyükşehir Belediyemizle beraber yapıyoruz. Burada başlayan bir çalışma yeni bir çalışmanın da önünü açtı. Vezirköprü’de Besi Organize Sanayi Bölgesi’nin tüzel kişiliğini kuruyoruz. Yine Büyükşehir Belediyemiz, odalarımız, kaymakamlıklarımız, ilçe belediyelerimiz var. Vezirköprü’de iki tane OSB’yi faaliyete geçiriyoruz. Yine Havza ilçemizde bin dönüm olan Karma Organize Sanayi Bölgesi şu anda 11 bin dönüme çıktı. İlave 10 bin dönüm alan eklendi. Burada bazı holdinglere 100 dönümden 150 dönüme, 250 dönüme kadar fabrika yapmak üzere yer veriyoruz. 250 dönümde bir fabrika. En son yine Havza bölgesinde Makine Kimya Endüstrisi’nin de projelendirmesinde, yapımında destek olacağı Türkiye’nin önemli holdinglerinden birine bin dönüm savunma sanayii ile ilgili fabrika kurulmak üzere yer tahsis ettik. Havza bölgesi zaten baktığımızda Ladik, Vezirköprü, Kavak, Asarcık hepsi bir arada. Kavak Organize Sanayi Bölgesi de hepinizin bildiği gibi bin 500-2 bin dönüm, 5 bin dönüm daha ilave alanla genişleyecek" dedi. İlçelerdeki sanayi yatırımları İlçelerdeki sanayi yatırımlarının hız kesmeden devam ettiğini ifade eden Vali Tavlı, "Vezirköprü’de bu yapılan çalışmalar; Bafra’da, Sera OSB’de kurumsal firmalardan yerel firmalara kadar... Mesela Sera OSB’de bir holding 170 dönüm alanda AR-GE’siyle beraber sera kuruyor. Yani buradaki kurumsal firmalar, yerel firmalar hepsi beraber önemli işler yapıyorlar. Yine Yakakent’te Su Ürünleri İşleme İhtisas Organize Sanayi Bölgemizin tüzel kişiliği kuruldu, yer seçimi tamamlandı, imar planı bitti. Yine Büyükşehir Belediyemizle, oranın da Sayın Başkanımızla istişare ediyoruz. Altyapısını da Büyükşehir yaptığı takdirde hızlı bir şekilde devreye alacağız. Yakakent’te bin metre uzunluğunda mendireği olan bir balıkçı barınağı; İstanbul’dan Artvin’e kadar su ürünleri üreticileriyle avcılık yapanlara da hitap edecek şekilde 100 yıllık bir proje. Bir proje firması çalışıyor. Yakakent Su Ürünleri İşleme İhtisas OSB’nin hemen önünde de aynı zamanda büyük bir balıkçı barınağı olacak. Bafra’nın bereketi Alaçam’a, Yakakent’in bereketi Alaçam’a ve Bafra’ya birbiriyle entegre bir şekilde bütün yerel yönetimlerimiz, merkezi kurumlar hepsi çalışıyorlar. Mesela Terme Karma OSB’de 2 bin dönümlük bir alan oluşturuldu. Yeni tahsise çıktı, biz daha altyapıya başlamadık. Bugün güzel bir müracaat oldu. Türkiye’deki büyük bir holdingimiz Terme’de fabrika kurmak için 100 dönüm yer için müracaat etti. Biz yarın müteşebbisle beraber görüşeceğiz, arkadaşlarımızla karar vereceğiz" diye konuştu. "MKE, temmuzda üretime başlayacak" MKE’nin Samsun’da fabrika kampüsü oluşturacağını ve temmuz ayında da üretime başlayacağını dile getiren Tavlı, şunları söyledi: "BAYKAR bizim milli ve yerli teknoloji gücümüz. Medarı iftiharımız bir firma değil mi dünya çapında? O da yine Tekkeköy’de, Samsun merkezde 400 dönümde endüstri bölgesinde fabrika kuracak. Endüstri bölgesi olarak ilan edildi. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi, Türkiye’nin ve dünyanın sayılı savunma firmalarından. Çarşamba’da önce 800 dönümle başladı, temmuz ayında üretime başlayacak ilk etapta. Şu anda orada 5 bin dönümlük bir fabrika kampüsü oluşacak arkadaşlar. Bu projede orada belki 5 tane, 10 tane fabrika kurulacak. Eskiden 5 bin dönüm demek 5 tane organize sanayi bölgesiydi. Bunları neden paylaştım? Bu işler 2025 yılının, Türkiye Yüzyılı’nın, Samsun Yüzyılı’nın bereketi. Ama burada sizin emeğiniz çok. Vatandaşımızın hayır duası bu bereketi getiriyor ve Ramazan’ın bereketiyle beraber Samsun’umuzda hem yerelde hem ulusaldaki firmalarımız yeni yatırım alanlarında; kimisi projesini çiziyor, kimisi temel aşamasında, kimisi karkasını koyuyor, kimisi de üretime geçiyor. Biz tabii bu çalışmaları Karadeniz Bölgesi’nin ve Kuzey Anadolu’nun üretim merkezi diye bakıyoruz. Cumhurbaşkanımız, basından takip etmişsinizdir, talimat verdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız da açıkladı değil mi? Ankara-Çorum hızlı tren inşaatı devam ediyor. Bu sene yatırım programında Çorum’dan da Samsun’a doğru gelecek. Samsun’dan da Artvin’e, Türk Cumhuriyetlerine doğru orada bir hızlı tren... Bakın buradaki o bereketli çalışmaların bereketi de artarak devam ediyor." Başkan Doğan: "Şehrimizi daha ileriye taşıma gayesiyle çalışıyoruz" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan da konuşmasında muhtarların yerel yönetimlerle vatandaşlar arasında kurulan en güçlü bağ olduğunu vurguladı. Muhtarlarla sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Başkan Doğan, “Değerli muhtarlarımız bizlerin en önemli yol arkadaşları. Mahallelerimizin sesi, vatandaşlarımızın ilk başvurduğu kapı ve hemşehrilerimizle aramızdaki en güçlü köprü. Bizler Belediye olarak çalışmalarımızı yürütürken muhtarlarımızla güçlü bir koordinasyon içinde hareket etmeye büyük önem veriyoruz. Bu anlayışla projeler geliştiriyor ve uygulamaya koyuyoruz. Muhtarlarımızın bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunabileceği, ortak çalışmalar planlayabileceği çok fonksiyonlu bir buluşma noktası olacak Muhtarlar Konağımızı da tamamladık. Amacımız şehrimizi daha güçlü, daha yaşanabilir ve daha huzurlu bir şehir haline getirmek. Bu hedef doğrultusunda sizlerle birlikte çalışmaya ve hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 10:41 Cari denge Ocak ayında 6 milyar 807 milyon dolar açık verdi Ocak ayında cari işlemler hesabı 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydetti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ocak ayı Ödemeler Dengesi Gelişmelerine göre, ocak ayında cari işlemler hesabı 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 1.228 milyon ABD doları açık verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 6.967 milyon ABD doları olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış verilere göre, Ocak ayında cari açık yaklaşık 32,9 milyar ABD doları olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 71,2 milyar ABD doları açık verdi. Aynı dönemde hizmetler dengesi 63,1 milyar ABD doları fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 24,1 milyar ABD doları ve 695 milyon ABD doları açık verdi. Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler bu ay 2.639 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşmiş olup, bu kalem altında taşımacılık hizmetleri ve seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler sırasıyla 1.687 milyon ABD doları ve 2.471 milyon ABD doları oldu. Finans hesabı 2026 yılı Ocak ayı yıllıklandırılmış cari açığın finansmanına net doğrudan yatırımlar 2,7 milyar ABD doları, net portföy yatırımları 4,2 milyar ABD doları, krediler 36,1 milyar ABD doları ve ticari krediler 0,3 milyar ABD doları katkı verirken; net efektif ve mevduatlar 10,0 milyar ABD doları negatif yönlü etki etti. Merkez Bankası döviz cinsinden net rezerv azalışı 16,5 milyar ABD doları oldu. Ocak ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net girişler 22 milyon ABD doları olarak kaydedilmiştir. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye toplam doğrudan yatırımları 716 milyon ABD doları artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 694 milyon ABD doları arttı. Gayrimenkul yatırımları incelendiğinde, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 208 milyon ABD doları gayrimenkul alımı ve yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye’de 163 milyon ABD doları net gayrimenkul alımı yaptığı görüldü. Portföy yatırımları Ocak ayında 8.392 milyon ABD doları tutarında net giriş kaydetti. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 1.463 milyon ABD doları ve DİBS piyasasında 4.010 milyon ABD doları net alış yaptığı görüldü. Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; yurt dışı yerleşiklerin bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektör ihraçlarında sırasıyla 586 milyon ABD doları, 2.407 milyon ABD doları ve 469 milyon ABD doları net alış yaptığı görüldü. Yurt dışından kredi kullanımlarında bu ay bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 1.410 milyon ABD doları ve 1.740 milyon ABD doları net kullanım gerçekleştirmişken, Genel Hükümet 69 milyon ABD doları net geri ödeme gerçekleştirdi. Diğer yatırımlar altında, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, Türk lirası ve yabancı para cinsinden sırasıyla 3.617 milyon ABD doları ve 2.077 milyon ABD doları net artış olmak üzere toplam 5.694 milyon ABD doları net artış kaydetti. Resmi rezervlerde bu ay 11.996 milyon ABD doları net artış oldu.
Sanofi’de üst düzey atama
17 Şubat 2026 Salı - 10:35 Sanofi’de üst düzey atama Sanofi’de Global Kilit Pazarlar Finans İş Ortağı pozisyonuna Orhan Eren atandı. Orhan Eren, Sanofi’nin Genel İlaçlar organizasyonu içerisinde Kilit Pazarlar Finans İş Ortağı görevine atandı. Şubat 2026 itibarıyla yeni görevine başlayan Eren; Kilit Pazarlar Bölgesi Genel İlaçlar biriminde, finansal performansın yönetimi, stratejik iş kararlarının desteklenmesi ve global stratejinin hayata geçirilmesine katkı sağlanmasından sorumlu olacak. Eren görevini Paris’te yer alan Sanofi global merkezinde yürütecek. Yeni görevinde Orhan Eren Kuzey Avrupa, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya, İber ülkeleri ve Körfez ülkelerinin de aralarında bulunduğu 8 farklı ülke veya çoklu ülkeyi kapsayan Kilit Pazarlar Bölgesi’nin Genel İlaçlar biriminin satış büyümesi, dönüşüm projeleri, ürün lansmanları, kârlılık ve nakit üretimi gibi kritik alanlarda finansal yönlendirme sağlayacak. Ayrıca, Finans Genel İlaçlar ve Kilit Marketler Genel İlaçlar’ın liderlik ekiplerinde yer alacak. Sanofi’de 11 yılı aşkın kariyeri boyunca Hazine, Finans Operasyonları, Finans İş Ortaklığı ve Finans Direktörlüğü gibi farklı finans fonksiyonlarında kritik roller üstlenen Eren; 2022 yılında Türkiye, İran ve Levant Finans Direktörü, 2024 yılında ise Avrasya Finans Direktörü ve İlaçlar Finans İş Ortağı olarak görev yaptı. Sanofi öncesinde bankacılık sektöründe çalışan Orhan Eren; Yönetim ve Bilişim Sistemleri alanında lisans, İşletme Yönetimi (MBA) ile Ekonomi ve Finans alanlarında yüksek lisans derecelerine ek olarak Finansal Ekonomi alanında doktora derecesine sahip.
Konut fiyatları Ocak ayında yüzde 27,7 arttı
17 Şubat 2026 Salı - 10:34 Konut fiyatları Ocak ayında yüzde 27,7 arttı Konut fiyat endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 27,7 oranında arttı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı Ocak ayı Konut Fiyat Endeksi (KFE) verisini açıkladı. Buna göre, Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,7 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 27,7 oranında arttı, reel olarak ise yüzde 2,3 oranında azaldı. Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,7 oranında artarak 211,8 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,7 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 2,3 oranında azalış gösterdi. 2026 yılı Ocak ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 3,1, 3,5 ve 3,7 oranlarında artış gözlendi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 28,7, 31,7 ve 29,0 oranlarında artış gösterdi. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, Ocak 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 34,2 ile Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkâri, Muş bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 18,2 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde gözlendi. Yeni kiracı kira endeksi yıllık yüzde 34,2 arttı 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,5 oranında artan Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE), bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 34,2, reel olarak ise yüzde 2,7 oranında arttı. YKKE 2026 yılı Ocak ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 3,9, 3,5 ve 4,7 oranlarında artış gösterdi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 38,1, 36,9 ve 38,5 oranlarında arttı. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık yeni kiracı kira endeksi değişimleri incelendiğinde, Ocak 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 38,5 ile İzmir bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 19,5 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde gözlendi.
Kütahya’da hurma tezgâhlardaki yerini aldı, fiyatlar 150 TL’den başlıyor
17 Şubat 2026 Salı - 10:25 Kütahya’da hurma tezgâhlardaki yerini aldı, fiyatlar 150 TL’den başlıyor Kütahya’da Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala, iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmezi olan hurma, tezgâh ve raflardaki yerini aldı. Özellikle Aşağı Çarşı bölgesinde hurmaya olan ilginin son günlerde belirgin şekilde arttığı gözlemlendi. Aşağı Çarşı’da hurma ticaretiyle uğraşan Mustafa Sopakoymaz, Ramazan öncesi talebin her yıl olduğu gibi bu yıl da yükseldiğini söyledi. Sopakoymaz, hurmanın bakır, magnezyum, selenyum ve manganez açısından zengin bir meyve olduğunu belirterek, "Hurma yılın her döneminde bulunabiliyor ancak özellikle Ramazan ayında tüketimi artıyor. Ağırlıklı olarak Suudi Arabistan menşeli Medine hurması satıyoruz. Bunun yanında Irak, Cezayir, Tunus, Ürdün ve Mısır hurmaları da bulunuyor. İş yerimizde toplam 36 çeşit hurma var. Kilogram fiyatları ise 150 TL’den başlayıp 600 TL’ye kadar çıkıyor" dedi. Sahur ve iftar için farklı tercihler Vatandaşların hurma tüketimini sahur ve iftar olarak ikiye ayırabileceklerini ifade eden Sopakoymaz, sahurda genellikle besin değeri ve lif oranı daha yüksek hurmaların tercih edildiğini söyledi. İftarda ise gün boyu düşen kan şekeri nedeniyle daha tatlı hurmaların rağbet gördüğünü dile getirdi. Kuru hurma sevenlerin olduğu gibi daha yumuşak hurma tercih eden müşterilerin de bulunduğunu aktaran Mustafa Sopakoymaz, hurma alırken dikkat edilmesi gereken hususlara da değindi. Sopakoymaz, "Vatandaşlarımız hurma alırken özellikle işlenmemiş olmasına dikkat etmeli. Yıkanmış, parlatılmış ya da glikozlu suya batırılmış ürünlerden kaçınılmalı. Hurma meyve olduğu için üzerinde kum ve toz bulunabiliyor, bu nedenle bilinçli tüketmek gerekiyor. Ayrıca hurma sıcağı sevmez. Dolabın sebzelik bölümünde ya da nemsiz ve serin bir ortamda muhafaza edilmesi gerekir. Hurma, insanın ihtiyacı olan pek çok vitamin ve minerali bünyesinde barındırıyor. Besin değeri yüksek olduğu için spor yapanlar ve sağlıklı yaşamı tercih edenler için de vazgeçilmez bir meyvedir" ifadelerini kullandı.
Erzurum’da araç sayısı 153 bin 325 oldu
17 Şubat 2026 Salı - 10:23 Erzurum’da araç sayısı 153 bin 325 oldu Ülkemizde araç sayısı 33 milyon 371 bin 446 iken, 2025 yılı Ocak ayı itibariyle Erzurum’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 153 bin 325 oldu. Erzurum’da hem yıllar hem de aylar itibariyle motosiklet ve traktör sayısında gözle görülür bir artış gözleniyor. Ülkemizde motorlu kara taşıtları, Ocak 2026 Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 56,1’ini otomobil, yüzde 18,7’sini motosiklet, yüzde 18,4’ünü kamyonet, yüzde 3,3’ünü kamyon, yüzde1,3’ünü minibüs, yüzde1,3’ünü traktör, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 41,7 azaldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonda yüzde 59,0, otobüste yüzde 36,4, minibüste yüzde 34,0 artarken traktörde yüzde 62,6, motosiklette yüzde 53,7, otomobilde yüzde 44,9, kamyonette yüzde 17,0 ve özel amaçlı taşıtta yüzde 12,2 azaldı. Erzurum, 153 bin 325 kayıtlı araçla Türkiye sıralamasında 49. basamakta yer aldı. Ocak ayında 4 bin 54 araç devrinin yapıldığı Erzurum, ülke sıralamasında 44’üncü oldu. Erzurum’da trafiğe kayıtlı araçlarda otomobil 78 bin 717 ile ilk sırada yer alırken, minibüs sayısı 2 bin 335, otobüs sayısı bin 405, kamyonet sayısı 31 bin 979, kamyon sayısı 6 bin 739, motosiklet sayısı 8 bin 739, özel amaçlı araç sayısı 795 ve traktör sayısı 22 bin 616 oldu. Ocak 2026 döneminde Erzurum’da 3 bin 421 aracın devri gerçekleştirildi. Bunlardan 2 bin 441’i otomobil, minibüs 29, otobüs 25, kamyonet 849, kamyon 71, motosiklet 45, özel amaçlı araç 10 ve traktör 151 adet olarak gerçekleşti. Erzurum’da Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı 698 olurken, bunlardan 403’ü otomobil, 4’ü minibüs, 14’ü otobüs, 178’i kamyonet, 40’ı kamyon, 39’u motosiklet, 1’i özel araç ve 19’u traktör oldu.
Türkiye’nin yüzde 53,3’ü mutlu
17 Şubat 2026 Salı - 10:18 Türkiye’nin yüzde 53,3’ü mutlu Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2024 yılında yüzde 49,6 iken 2025 yılında 3,7 puan artarak yüzde 53,3 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Buna göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2024 yılında yüzde 49,6 iken 2025 yılında 3,7 puan artarak yüzde 53,3 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2024 yılında yüzde 14,5 iken 2025 yılında 1,5 puan azalarak yüzde 13,0 olarak gerçekleşti. Mutluluk oranında en yüksek artış 55-64 yaş grubunda oldu Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 55-64 yaş grubunda 2024 yılında yüzde 47,5 iken 2025 yılında 7,1 puan artış ile yüzde 54,6 oldu. Mutluluk oranı tüm yaş gruplarında arttı. Mutluluk oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 18-24 yaş grubunda 2,6 puan artış ile yüzde 54,4, 25-34 yaş grubunda 2,6 artış ile yüzde 53,6, 35-44 yaş grubunda 5,0 puan artış ile yüzde 52,9, 45-54 yaş grubunda 4,3 puan artış ile yüzde 50,8 olarak gerçekleşti. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2024 yılında yüzde 54,1 iken 2025 yılında 0,2 puan artarak yüzde 54,3 oldu. Evliler evli olmayanlardan daha mutlu Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2025 yılında yüzde 56,9 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 46,6 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 54,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,6’sının mutlu olduğu gözlendi. Bireylerin mutluluk kaynağı çoğunlukla aileleri Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2025 yılında yüzde 69,0 olurken bunu sırasıyla; yüzde 15,6 ile çocukları, yüzde 4,8 ile kendisi, yüzde 3,9 ile eşi, yüzde 3,3 ile annesi/babası ve yüzde 1,9 ile torunları takip etti. Bireyleri en çok sağlıklı olmak mutlu etti Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2025 yılında yüzde 64,9 olurken bunu sırasıyla; yüzde 14,7 ile sevgi, yüzde 9,8 ile başarı, yüzde 7,7 ile para ve yüzde 2,7 ile iş takip etti. Her 100 kişiden 67’si geleceğinden umutlu Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2025 yılında yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı yüzde 67,1 iken kadınlarda bu oran yüzde 67,2 oldu. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 5,7 oldu Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için "0", çok memnun olanlar için "10" arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2024 ve 2025 yıllarında 5,7 olarak hesaplandı. Erkeklerde ve kadınlarda 2024 yılında 5,7 olan ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2025 yılında da aynı kaldı. En yüksek memnuniyet oranı yüzde 74,1 ile asayiş hizmetlerinde Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2025 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,1 olurken bunu sırasıyla yüzde 71,3 ile ulaştırma, yüzde 69,4 ile sağlık, yüzde 64,5 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 60,5 ile adli ve yüzde 58,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti. Ülkenin en önemli sorunu hayat pahalılığı oldu Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2025 yılında hayat pahalılığı yüzde 31,3 ile ilk sırada yer alırken yüzde 16,5 ile yoksulluk ikinci sırada ve yüzde 16,1 ile eğitim üçüncü sırada yer aldı.
Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
17 Şubat 2026 Salı - 10:12 Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 41,7 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 33 milyon 751 bin 673 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Motorlu Kara Taşıtları verilerini açıkladı. Buna göre, Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 56,1’ini otomobil, yüzde 18,7’sini motosiklet, yüzde 18,4’ünü kamyonet, yüzde 3,3’ünü kamyon, yüzde 1,3’ünü minibüs, yüzde 1,3’ünü traktör, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 41,7 azaldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonda yüzde 59,0, otobüste yüzde 36,4, minibüste yüzde 34,0 artarken traktörde yüzde 62,6, motosiklette yüzde 53,7, otomobilde yüzde 44,9, kamyonette yüzde 17,0 ve özel amaçlı taşıtta yüzde 12,2 azaldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,7 azaldı. Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta yüzde 186,3, otobüste yüzde 38,2, kamyonda yüzde 24,5, kamyonette yüzde 9,5, minibüste yüzde 9,1 artarken traktörde yüzde 41,0, otomobilde yüzde 22,3 ve motosiklette yüzde 2,0 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 33 milyon 751 bin 673 oldu. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 51,7’sini otomobil, yüzde 21,2’sini motosiklet, yüzde 14,6’sını kamyonet, yüzde 6,9’unu traktör, yüzde 3,1’ini kamyon, yüzde 1,6’sını minibüs, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Ocak ayında 827 bin 673 adet taşıtın devri yapıldı. Ocak ayında devri yapılan taşıtların yüzde 70,3’ünü otomobil, yüzde 15,7’sini kamyonet, yüzde 6,8’ini motosiklet, yüzde 2,9’unu traktör, yüzde 1,9’unu kamyon, yüzde 1,7’sini minibüs, yüzde 0,5’ini otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Ocak ayında 81 bin 108 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 15,9’u Renault, yüzde 8,6’sı Toyota, yüzde 7,8’i Peugeot, yüzde 7,0’ı Fiat, yüzde 6,4’ü Volkswagen, yüzde 6,2’si Citroen, yüzde 6,0’ı Opel, yüzde 5,8’i Hyundai, yüzde 5,6’sı TOGG, yüzde 4,6’sı BYD, yüzde 3,1’i Chery, yüzde 2,7’si Ford, yüzde 2,7’si Nissan, yüzde 2,6’sı Skoda, yüzde 1,8’i Mercedes-Benz, yüzde 1,7’si BMW, yüzde 1,6’sı Volvo, yüzde 1,4’ü Audi, yüzde 1,1’i Kia, yüzde 0,9’u Jaecoo ve yüzde 6,6’sı diğer markalardan oluştu. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 42,8’i benzin yakıtlı Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 108 adet otomobilin yüzde 42,8’i benzin, yüzde 28,6’sı hibrit, yüzde 18,9’u elektrikli, yüzde 9,4’ü dizel ve yüzde 0,3’ü LPG yakıtlıdır. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 457 bin 542 adet otomobilin ise yüzde 32,5’i dizel, yüzde 31,0’ı benzin, yüzde 30,0’ı LPG, yüzde 4,1’i hibrit ve yüzde 2,2’si elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,2.
İpekyolu Kalkınma Ajansı’ndan TRC1 Bölgesi’ne 1,15 milyar TL destek
17 Şubat 2026 Salı - 09:58 İpekyolu Kalkınma Ajansı’ndan TRC1 Bölgesi’ne 1,15 milyar TL destek 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından bölgenin yeniden ayağa kalkması için çalışmalarını hızlandıran İpekyolu Kalkınma Ajansı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda ekonomik ve sosyal toparlanmayı desteklemek amacıyla kapsamlı destek programlarını hayata geçirdi. Ajans tarafından yürütülen projeler kapsamında bölge genelinde toplam 1,15 milyar TL destek sağlandı. Destekler, üretim altyapısının yeniden kurulması, kırsal faaliyetlerin devamlılığının sağlanması ve sosyal dayanıklılığın güçlendirilmesi hedefiyle üç ana alanda yürütülüyor. Sanayi ve ticaret yatırımlarından tarımsal altyapıya, sosyal destek projelerinden girişimcilik faaliyetlerine kadar uzanan çalışmalar bölgenin kalkınma sürecine çok yönlü katkı sunuyor. "Deprem bölgesine sürdürülebilir ekonomik yapı oluşturacağız" Ahmet Paksu, İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri, yürütülen çalışmaların yalnızca fiziki yeniden yapılanmayla sınırlı olmadığını vurguladı. Paksu, "Deprem sonrası süreçte önceliğimiz, ekonomik hayatın en kısa sürede yeniden başlaması ve üretim kapasitesinin sürdürülebilir şekilde artırılması oldu. 1,15 milyar TL’lik destek ile ticaretten sanayiye, tarımdan sosyal kalkınmaya kadar geniş bir yelpazede yatırım gerçekleştirdik" dedi. Kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinin önemine dikkat çeken Paksu, "Bölgesel dayanıklılığı artırmak için yalnızca bugünü değil, geleceği de planlıyoruz. İstihdamı artıran, yerel üretimi güçlendiren ve girişimciliği destekleyen projelerle deprem bölgesinde sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Nurdağı ve İslahiye’de ticaret yeniden canlandı Depremden etkilenen Nurdağı ve İslahiye’de ticaret hayat yeniden canlandırıldı. İpekyolu Kalkınma Ajansı tarafından inşa edilen 329 dükkanlık İpekyolu Çarşıları tamamlanarak depremzede esnafa teslim edildi. Toplam 15 bin 750 metrekarelik modern ticaret alanları, bölgedeki ekonomik hareketliliğin yeniden başlamasında kritik rol oynadı. Proje, hem esnafın işine dönmesini sağladı hem de ilçelerde sosyal ve ekonomik toparlanmayı hızlandırdı. Kadın kooperatifine üretim tesisi desteği Depremden etkilenen kadın üreticilere yönelik kurulan Nurdağı Biber Fabrikası hizmete sunuldu. İpekyolu Kalkınma Ajansı desteğiyle Nurdağı’nda hayata geçirilen proje kapsamında, üretim alanına ihtiyaç duyan kadın kooperatifine modern biber kurutma ve işleme tesisi yapıldı. Gıda üretimine uygun altyapıya sahip tesiste kadınların üretime katılımını destekleyecek teknik donanım sağlandı. Proje ile kadınların ekonomik hayata katılımının artırılması, yerel ürünlerin katma değerinin yükseltilmesi ve bölgesel toparlanmanın güçlendirilmesi hedefleniyor. Kilis OSB’de enerji altyapısı güçlendirildi Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında Kilis OSB içerisinde bulunan 8 trafo binası yenilenirken, 3 trafo binası tamamen yeniden inşa edildi. Ayrıca eski tip sistemlerin yerine kurulan 35 kapalı şalt modüler hücre ile enerji altyapısı modernize edildi. Yapılan çalışmalar sayesinde elektrik kesintilerinin önüne geçilerek üretimde süreklilik sağlandı ve iş güvenliği şartları güçlendirildi. Proje, bölgedeki sanayi tesislerinin daha verimli ve kesintisiz faaliyet göstermesine katkı sundu. Adıyaman’da İpekyolu Tekstilkent projesi tamamlandı Deprem sonrası üretim kapasitesini artıracak olan Adıyaman İpekyolu Tekstilkent, sanayi altyapısına önemli katkı sağlayacak. Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi’nde toplam 6 bin metrekare kapalı alanda ve 12 atölyeden oluşan tesis, ilin üretim gücünü ve ticaret hacmini artıracak önemli bir sanayi yatırımı olarak hayata geçirildi. Proje ile depremden etkilenen bölgedeki ekonomik faaliyetlerin yeniden canlanması, istihdam imkanlarının genişlemesi ve yerel sanayi altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Tekstilkent, Adıyaman’ın toparlanma sürecine katkı sağlayacak stratejik yatırımlar arasında yer alıyor. Gerger Tekstilkent hayata geçirildi Gerger merkezde toplam 4 bin metrekare alanda ve 3 atölyeden oluşan Gerger Tekstilkent, ilçede kurulan tek fabrika olma özelliği taşıyor. Tekstilkent ile ilçede üretim altyapısı oluşturularak ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi hedefleniyor. Tesisin, istihdamın artırılmasına ve yerel kalkınmanın güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Adıyaman’da Tarım Mükemmeliyet Merkezi Hizmete Açıldı 30 bin metrekare alan üzerine kurulan tesis, 4 bin 500 metrekarelik üretim alanı ile bölgenin tarımsal işleme ve üretim altyapısını güçlendirecek önemli bir merkez niteliği taşıyor. Tesiste, tam kapasitede yıllık 500 ton bademin işlenerek badem yağı, badem unu, badem ezmesi ve file badem üretiminin yapılması hedeflenmektedir. Ayrıca, 300 üretici ile sözleşme yapılması ve bu üreticilerden satın alınan Trabzon hurması, üzüm, domates, biber gibi meyve ve sebzelerin kurutulması ile yıllık 135 ton kurutulmuş meyve ve sebze üretiminin gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Soğuk hava tesisinde ise yıllık 900 ton sebze ve 100 ton meyve depolanması planlanmaktadır. Deprem nedeniyle hasar gören pazar yerlerinin yeniden oluşturulması amacıyla hayata geçirilen İslahiye Yöresel Ürünler Pazar Yeri Projesi, deprem sonrası toparlanma sürecinde üretici kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendiren önemli adımlar arasında yer alıyor. Altınüzüm’de sulama altyapısı yeniden hizmete alındı Depremden etkilenen Altınüzüm Beldesi’nde hasar gören sulama altyapısının onarımı kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda beldedeki 11 sulama kuyusu ve ilgili ekipmanlar aktif hale getirilerek sulama sistemi çiftçilerin kullanımına sunuldu. Proje ile tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve bölgedeki üreticilerin faaliyetlerine kesintisiz devam etmesi amaçlanıyor. İpekyolu Kalkınma Ajansı tarafından Adıyaman, Gaziantep ve Kilis illerinde kurulan sosyal girişimcilik merkezleri, geçim kaynağı üretim tesisleri ve sağlanan KOBİ hibeleriyle bölgedeki girişimcilik ve istihdam altyapısı güçlendirildi. Sosyal kalkınmayı desteklemek ve yerel ekonomiyi güçlendirmek amacıyla üç ilde kapsamlı destek programları hayata geçirildi. Bu kapsamda 13 sosyal girişimcilik merkezi, 14 geçim kaynağı üretim tesisi ile ekonomik ve sosyal altyapı güçlendirilirken, farklı sektörlerde faaliyet gösteren 343 KOBİ’ye de hibe desteği sağlandı. Sosyal girişimcilik merkezleri; bireylerin mesleki beceri kazanmasını, üretime katılmasını ve kendi işini kurabilmesini destekleyen eğitim, mentorluk ve üretim imkânları sunarak bölgesel kalkınmaya katkı sağlıyor. Geçim kaynağı tesisleri ise yerelde üretimi teşvik eden, istihdamı artıran ve özellikle kadınlar ile gençlerin ekonomik hayata katılımını destekleyen üretim altyapıları olarak faaliyet gösteriyor. Hayata geçirilen bu desteklerle girişimcilik kapasitesinin artırılması, üretimin yaygınlaştırılması ve dezavantajlı kesimlerin ekonomik hayata katılımının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Mobilya Ürünleri Meclisi Sektörü değerlendirdi: Gündem maliyet artışları ve taksit sayısı
17 Şubat 2026 Salı - 09:58 Mobilya Ürünleri Meclisi Sektörü değerlendirdi: Gündem maliyet artışları ve taksit sayısı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Mobilya Ürünleri Meclisi, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın’ın katılımıyla ve Meclis Başkanı Ercan Ata’nın başkanlığında video konferans yöntemiyle bir araya geldi. Toplantının açılışında konuşan ETSO Başkanı Saim Özakalın, Haziran 2025’te gerçekleştirilen son toplantıda ele alınan ham madde temini, maliyet artışları ve piyasa koşullarına ilişkin sorunların sektör gündemindeki önemini koruduğunu vurguladı. Yeni Yerli Malı Tebliği kapsamında yayımlanan oran ve katsayılar, 2026 yılı küresel ve Türkiye ekonomik görünümü, mobilya alımlarında taksit sayılarının artırılmasına yönelik görüşler ile Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’na ilişkin değerlendirmelerin toplantıda kapsamlı şekilde ele alınacağını belirterek sözü Meclis üyelerine bıraktı. Toplantının ilk gündem maddesinde 25 Ocak 2025 tarihli ve 32793 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yerli Malı Tebliği (SGM-2024/10) kapsamında yapılan düzenlemelere ilişkin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından bilgilendirme gerçekleştirildi. Bu kapsamda, Yerli Katkı Oranı hesaplamalarında uygulanacak yeni oranlar ile ithal girdi katsayılarının Bakanlık internet sitesinde yayımlandığı belirtildi. Ayrıca söz konusu oran ve katsayı listelerinin her yılın Haziran ve Aralık aylarında gözden geçirilerek güncelleneceği ifade edilerek; sektör temsilcilerinin talep, görüş ve önerilerini elektronik ortamda Bakanlığa iletilebileceği bilgisi paylaşıldı. Gündemin bir diğer maddesinde Ankara Hacı Bayram Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çetinkaya tarafından küresel ve Türkiye ekonomisine ilişkin bir sunum yapıldı. Sunumda Türkiye’de enflasyonla mücadele süreci, talep daralmasının ekonomik etkileri ve üretim tarafında yaşanan baskılar ele alındı. Mobilya sektörünün ihracat performansına ilişkin verilerin de paylaşıldığı sunumda, 2024 ve 2025 yıllarında ihracatta gerileme yaşandığı ve artan maliyetlerin sektörün rekabet gücünü olumsuz etkilediği ifade edildi. Kur politikaları ile ihracat gelirlerine uygulanan döviz dönüşüm oranının sektör üzerindeki etkileri değerlendirilirken, mevcut uygulamaların sürdürülebilirliği konusunda görüşler paylaşıldı. Toplantıda ayrıca mobilya alımlarında taksit sayılarının artırılmasına yönelik sektör talebi yeniden gündeme getirildi. Mobilyanın uzun ömürlü bir tüketim ürünü olduğu vurgulanarak, taksit sayısının en az 18 aya çıkarılması yönündeki talebin ilgili Bakanlığa iletilmesi konusunda görüş birliğine varıldı. Son olarak Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı 2026’ya ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Fuarın sektör açısından stratejik öneme sahip olduğu ifade edilerek organizasyonun daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiği vurgulandı.