EKONOMİ
İhracat artıyor, ancak kârlılıklar düşüyor 12 Mart 2026 Perşembe - 11:59:27 Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir sanayisinin zorlu küresel şartlara rağmen üretim ve ihracattaki artışının sürdürdüğünü, ancak kârlılıkların azaldığını ifade etti. Türkiye’nin 2026 yılı Ocak-Şubat dönemine ilişkin dış ticaret verileri açıklandı. Buna göre Türkiye’nin ihracatı söz konusu dönemde yüzde 1,2 oranında azalarak 41,38 milyar dolar olurken, ithalat ise yüzde 3,1 artışla 58,96 milyar dolar seviyesine ulaştı. Böylece dış ticaret açığının devam ettiği bir tablo ortaya çıktı. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan Eskişehir ihracat rakamlarını değerlendiren Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir sanayisinin zorlu küresel şartlara rağmen üretim ve ihracattaki artışının sürdürdüğünü, ancak kârlılıkların azaldığını ifade etti. Eskişehir sanayisi düşük faizli ihracat desteği talep ediyor Başkan Kesikbaş, Eskişehir’in ihracat performansını değerlendirirken sanayicilerin düşük faizli finansman ihtiyacına dikkat çekti. Kesikbaş, "Eskişehir’de faaliyet gösteren firmalarımız 2026 yılı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,05 artışla 323,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ocak-Şubat döneminde ise ihracatımız yüzde 3,88 artarak 637,1 milyon dolara ulaştı. Türkiye genelinde ihracatın gerilediği bir dönemde Eskişehir’in artış kaydetmesi sanayimizin gücünü göstermektedir" dedi. Kesikbaş, ihracatın sürdürülebilirliği için ihracatçı firmalara yönelik düşük faizli kredi ve finansman desteklerinin artırılması gerektiğini vurguladı. Rekabetçiliğimizi artıracak destekler gerekli Türkiye’nin ithalat rakamlarının ihracattan daha yüksek olmasının dış ticaret açığının devam ettiğini gösterdiğini vurgulayan Kesikbaş, bu tabloyu tersine çevirmek için ihracatçıların desteklenmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Kesikbaş, "Katma değerli üretimi artıran verimlilik, teknoloji ve küresel entegrasyon odaklı teşviklerin güçlendirilmesi, ihracat finansmanına erişimin kolaylaştırılması ve sanayicimizin rekabet gücünü artıracak politikaların kararlılıkla uygulanması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Vergi yapısı ve enflasyon dinamikleri ekonomik istikrarı belirliyor Kesikbaş ayrıca mevcut ekonomik şartlara ilişkin yapısal bazı başlıklara da dikkat çekti. Türkiye’de gıda enflasyonunun halen dramatik seviyelerde seyretmesinin hem hanehalkı refahını hem de maliyet yapısını olumsuz etkilediğini belirten Kesikbaş, üretici üzerindeki KDV yükünün de rekabetçiliğe ciddi zarar verdiğini ifade ederek KDV’nin tüketim aşamasında tahsil edildiği bir sistemin yeniden münazara edilmesi gerektiğini söyledi. Çalışan üzerindeki yüksek vergi yükünün hafifletilmesinin ise hem istihdamı destekleyeceğini hem de kayıt dışılığın azaltılmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Kesikbaş, bu alanlarda atılacak yapısal adımların enflasyonun düşürülmesi ve ekonomik istikrarın güçlendirilmesi açısından kritik olduğunu ifade etti. Sanayicimiz jeopolitik risklere karşı korunmalı Bölgemizde devam eden çatışmaların küresel ticaret dengelerini etkilediğine dikkat çeken Kesikbaş, "Jeopolitik riskler, lojistik ve enerji maliyetleri, tedarik zincirlerini doğrudan etkiliyor. Türkiye’nin ve Eskişehir sanayisinin bu süreçten en az etkilenmesi için ticaret diplomasisinin güçlendirilmesi, alternatif pazarlara erişimin artırılması ve sanayicimizin korunması büyük önem taşıyor" dedi. Kesikbaş sözlerini, "Eskişehir sanayisi üretmeye, ihracat yapmaya ve ülkemizin ekonomik gücüne katkı sağlamaya aynı kararlılıkla devam edecektir" diyerek tamamladı.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:58 Z3 Technology yeni kamera arayüz kartını duyurdu Z3 Technology, LYNRED ATI640 ile yüksek performanslı entegrasyon sağlayan CIB-ATI640’ı tanıttı. Z3 Technology, LYNRED ATI640 gelişmiş deklanşörsüz termal görüntüleme modülü için CIB-ATI640 Kamera Arayüz Kartının piyasaya sürüldüğünü duyurdu. CIB-ATI640, LYNRED ATI640 kameranın arkasına doğrudan monte edilerek hassas mekanik hizalama sağlıyor. LYNRED ATI640’tan hem LVDS dijital video hem de MIPI CSI-2 çıkışlarını destekleyerek Z3 Çift Kamera Kodlayıcıları veya Tek Kamera Kodlayıcıları ile sorunsuz entegrasyon sağlıyor. Z3 kodlayıcılar Yapay Zeka Yeteneklerini desteklerken düşük Boyut, Ağırlık ve Güç (SWaP) ile tasarlandı. Z3 Technology, LLC CEO’su Aaron Caldwell, "CIB-ATI640’ın eklenmesi, LYNRED ATI640 kullanıcılarına Z3’ün Mission Ready kamera video kodlayıcı ürünlerini kullanarak termal video verilerini işlemek, analiz etmek, kaydetmek ve yayınlamak için kolaylaştırılmış bir çözüm sağlıyor" dedi. İnsansız Sistemler için, güç sınırlamaları önemli zorluklar oluşturabiliyor. CIB-ATI640 kamera arayüz kartı üzerinden bağlanan Z3 Technology’nin düşük SWaP değerine sahip gömülü kodlayıcıları ile geliştiriciler, LYNRED ATI640 kamera kontrollerine tam uzaktan erişim sağlarken aynı zamanda PTZ (kaydırma/eğme/yakınlaştırma) işlevlerini kontrol eden tek ve modern bir bağlantıya sahip oluyor. Bu entegrasyon, insansız sistemlerin verimli bir şekilde ve minimum güç tüketimiyle çalışmasını sağlıyor. LYNRED Çekirdek İş Birimi Direktörü Eric Mallet, "CIB-ATI640, ATI640 modülünün gelişmiş gömülü ekosistemlere sorunsuz bir şekilde entegre olmak üzere nasıl tasarlandığını gösteriyor" dedi. "ATI640’ın yüksek performanslı deklanşörsüz termal görüntülemesini Z3 Teknolojisiyle birleştiren sistem geliştiricileri, insansız ve zorlu operasyonel ortamlar için kompakt, göreve hazır termal görüntüleme çözümlerinin dağıtımını hızlandırabilir."
12 Mart 2026 Perşembe - 11:39 Kamu müteahhitlerinden hakediş çağrısı: "Hakediş ödemelerinin acilen yapılmasını bekliyoruz" DAİMFED Teşkilat Başkanı ve AKAMDER Başkanı Sayım Azmaz, devam eden kamu projelerinde hakediş ödemelerinin yapılmaması nedeniyle sektörün ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunu belirterek hükümete çağrıda bulundu. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Teşkilat Başkanı ve Adana Kamu Müteahhitleri Derneği (AKAMDER) Başkanı Sayım Azmaz, kamu projelerinde hakediş ödemelerinin yapılmaması nedeniyle açıklama yaptı. Başkan Azmaz, açıklamada her yılın Ocak ve Şubat aylarında kamu yatırımlarına ayrılan ödeneklerin yüklenici firmalara hakediş ödemesi olarak yansıtıldığını, ancak 2026 yılı itibarıyla devam eden kamu projelerinin hiçbirinde henüz hakediş ödemesi yapılmadığını söyledi. Şantiyelerde çalışmaların devam ettiğini ancak yüklenici firmaların aylardır ödeme alamadığını vurgulayan Azmaz, yetkililer tarafından ödemelerin Nisan ayından önce yapılmasının zor olduğunun ifade edilmesinin sektördeki endişeyi daha da artırdığını dile getirdi. Uluslararası gelişmeler ve savaş ortamı gerekçe gösterilerek bankaların kredi verme konusunda son derece temkinli davrandığını belirten Başkan Azmaz, finansmana erişimin neredeyse imkansız hale geldiğini söyledi. "Bayram öncesi büyük endişe" Özellikle yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde yaşanan belirsizliğin sektörü daha da zor durumda bıraktığını ifade eden Başkan Sayım Azmaz, şu ifadeleri kullandı: "Önümüzde Ramazan Bayramı var. Kamu projelerinde çalışan binlerce işçi, yüzlerce taşeron ve tedarikçi bayram öncesinde ödeme bekliyor. Eğer hakediş ödemeleri yapılmazsa yüklenici firmalar işçilerine ve tedarikçilerine nasıl ödeme yapacak? Bu sadece sektörün değil, binlerce ailenin meselesidir." "Hakedişler acilen ödenmeli" Azmaz, devam eden kamu projelerine ait hakediş ödemelerinin gecikmeden yapılması gerektiğini belirterek, "Bizler yatırım yapan, istihdam oluşturan ve ülke ekonomisine katkı sağlayan bir sektörün temsilcileriyiz. Talebimiz ayrıcalık değil, alın terimizin karşılığı olan hakedişlerin zamanında ödenmesidir. Kamu yatırımlarının aksamaması ve sektörün ayakta kalabilmesi için hakediş ödemelerinin acilen yapılmasını bekliyoruz" dedi.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:33 Manisa’dan Lavender Robotics Takımı, FRC’de, Turknet altyapısı ile geleceği kodluyor Manisa’nın Kabazlı köyünde bir evin garajında başlayan robotik yolculuk, bugün uluslararası robotik sahnesine uzanan bir başarı hikâyesine dönüştü. Geleceği Tasarlayan Gençler Derneği bünyesinde kurulan Lavender Robotics Takımı, sınırlı imkanlarla başladığı yolculuğunu başarıyla sürdürüyor. Takım, bu sene Turknet’in teknoloji destekçisi olduğu FIRST Robotics Competition (FRC) sahnesine çıkarak hem Manisa’yı hem de Türkiye’yi temsil etmeye devam ediyor. Türkiye’nin önde gelen internet sağlayıcılarından Turknet, gençlerin teknoloji üretimindeki destekçilerinden biri olmaya devam ediyor. Turknet’in teknoloji destekçisi olduğu FIRST Robotics Competition’da (FRC), Manisa’yı temsil eden Lavender Robotics takımı bu sene de boy gösteriyor. "Bir garajda kurulan hayallerimizi dünyaya taşıyoruz" 2023 yılında Manisa’da "Hiçbir meraklı zihin geride bırakılmamalı" sloganı ile kurulan ve bu yıl FRC’deki üçüncü sezonunu yaşayan Lavender Robotics, önemli başarılara imza atıyor. Takımın mentoru Hülya Ergül Kazıl, çocukların hayallerinin yarım kalmaması için evinin garajını atölyeye, üst katını ise şehir dışından gelen öğrenciler için konaklama merkezine dönüştürdüklerini belirtiyor. Ekip, sadece robotik çalışmalarla yetinmeyip, köy çocukları için kütüphaneler kuruyor ve dezavantajlı bölgelerde STEM eğitimleri veriyor. Lavender Robotics üyeleri, Turknet’in sağladığı internet desteğinin hayati önemine değinerek, "Köyde internetimiz çok yavaştı, robot çizimlerini tamamlamak için bazen başka yerlere gitmek zorunda kalıyorduk. FRC sürecinde Turknet’in sağladığı hızlı internet, robotumuzun karmaşık tasarımlarını ve yazılım güncellemelerini anlık olarak gerçekleştirmemizi sağlıyor. Turknet’i bu yolculukta yanımızda görmekten büyük mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullanıyor. "Manisa’nın gururu olmaya devam edeceğiz" Tamamen bağımsız öğrencilerden oluşan ve dernekleşerek kurumsal bir kimlik kazanan 46 kişilik ekip, Manisa’da bu alanda öncü bir rol üstleniyor. Farklı okullardan bir araya gelen gençler, son 3 yıl içinde Lavender FTC ve FRC takımlarıyla uluslararası alanda 24 ödül alırken, en son kazandıkları Imagery Award gibi itibarlı ödüllerle de adından söz ettiriyor. Geçtiğimiz Nisan ayında "Engineering Inspritation" ödülünü alarak FRC Dünya Şampiyonası’na katılmaya hak kazanan takım, Manisa’dan Amerika’daki bu şampiyona katılan tek Manisa takımı olarak da öne çıkıyor. Bu yıl da Turknet’in alanda sağladığı teknolojik gücü arkasına alan gençler, FRC’de Manisa’yı ve Türkiye’yi uluslararası arenada temsil etmenin gururunu yaşıyor. Kaliteli internet erişiminin tasarım ve üretim sürecindeki rolünün altını çizen ekip üyeleri, Turknet’in sağladığı kesintisiz bağlantı sayesinde inovasyona odaklanabildiklerini vurguluyor.
Kütahya’da hurma tezgâhlardaki yerini aldı, fiyatlar 150 TL’den başlıyor
17 Şubat 2026 Salı - 10:25 Kütahya’da hurma tezgâhlardaki yerini aldı, fiyatlar 150 TL’den başlıyor Kütahya’da Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala, iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmezi olan hurma, tezgâh ve raflardaki yerini aldı. Özellikle Aşağı Çarşı bölgesinde hurmaya olan ilginin son günlerde belirgin şekilde arttığı gözlemlendi. Aşağı Çarşı’da hurma ticaretiyle uğraşan Mustafa Sopakoymaz, Ramazan öncesi talebin her yıl olduğu gibi bu yıl da yükseldiğini söyledi. Sopakoymaz, hurmanın bakır, magnezyum, selenyum ve manganez açısından zengin bir meyve olduğunu belirterek, "Hurma yılın her döneminde bulunabiliyor ancak özellikle Ramazan ayında tüketimi artıyor. Ağırlıklı olarak Suudi Arabistan menşeli Medine hurması satıyoruz. Bunun yanında Irak, Cezayir, Tunus, Ürdün ve Mısır hurmaları da bulunuyor. İş yerimizde toplam 36 çeşit hurma var. Kilogram fiyatları ise 150 TL’den başlayıp 600 TL’ye kadar çıkıyor" dedi. Sahur ve iftar için farklı tercihler Vatandaşların hurma tüketimini sahur ve iftar olarak ikiye ayırabileceklerini ifade eden Sopakoymaz, sahurda genellikle besin değeri ve lif oranı daha yüksek hurmaların tercih edildiğini söyledi. İftarda ise gün boyu düşen kan şekeri nedeniyle daha tatlı hurmaların rağbet gördüğünü dile getirdi. Kuru hurma sevenlerin olduğu gibi daha yumuşak hurma tercih eden müşterilerin de bulunduğunu aktaran Mustafa Sopakoymaz, hurma alırken dikkat edilmesi gereken hususlara da değindi. Sopakoymaz, "Vatandaşlarımız hurma alırken özellikle işlenmemiş olmasına dikkat etmeli. Yıkanmış, parlatılmış ya da glikozlu suya batırılmış ürünlerden kaçınılmalı. Hurma meyve olduğu için üzerinde kum ve toz bulunabiliyor, bu nedenle bilinçli tüketmek gerekiyor. Ayrıca hurma sıcağı sevmez. Dolabın sebzelik bölümünde ya da nemsiz ve serin bir ortamda muhafaza edilmesi gerekir. Hurma, insanın ihtiyacı olan pek çok vitamin ve minerali bünyesinde barındırıyor. Besin değeri yüksek olduğu için spor yapanlar ve sağlıklı yaşamı tercih edenler için de vazgeçilmez bir meyvedir" ifadelerini kullandı.
Erzurum’da araç sayısı 153 bin 325 oldu
17 Şubat 2026 Salı - 10:23 Erzurum’da araç sayısı 153 bin 325 oldu Ülkemizde araç sayısı 33 milyon 371 bin 446 iken, 2025 yılı Ocak ayı itibariyle Erzurum’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 153 bin 325 oldu. Erzurum’da hem yıllar hem de aylar itibariyle motosiklet ve traktör sayısında gözle görülür bir artış gözleniyor. Ülkemizde motorlu kara taşıtları, Ocak 2026 Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 56,1’ini otomobil, yüzde 18,7’sini motosiklet, yüzde 18,4’ünü kamyonet, yüzde 3,3’ünü kamyon, yüzde1,3’ünü minibüs, yüzde1,3’ünü traktör, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 41,7 azaldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonda yüzde 59,0, otobüste yüzde 36,4, minibüste yüzde 34,0 artarken traktörde yüzde 62,6, motosiklette yüzde 53,7, otomobilde yüzde 44,9, kamyonette yüzde 17,0 ve özel amaçlı taşıtta yüzde 12,2 azaldı. Erzurum, 153 bin 325 kayıtlı araçla Türkiye sıralamasında 49. basamakta yer aldı. Ocak ayında 4 bin 54 araç devrinin yapıldığı Erzurum, ülke sıralamasında 44’üncü oldu. Erzurum’da trafiğe kayıtlı araçlarda otomobil 78 bin 717 ile ilk sırada yer alırken, minibüs sayısı 2 bin 335, otobüs sayısı bin 405, kamyonet sayısı 31 bin 979, kamyon sayısı 6 bin 739, motosiklet sayısı 8 bin 739, özel amaçlı araç sayısı 795 ve traktör sayısı 22 bin 616 oldu. Ocak 2026 döneminde Erzurum’da 3 bin 421 aracın devri gerçekleştirildi. Bunlardan 2 bin 441’i otomobil, minibüs 29, otobüs 25, kamyonet 849, kamyon 71, motosiklet 45, özel amaçlı araç 10 ve traktör 151 adet olarak gerçekleşti. Erzurum’da Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı 698 olurken, bunlardan 403’ü otomobil, 4’ü minibüs, 14’ü otobüs, 178’i kamyonet, 40’ı kamyon, 39’u motosiklet, 1’i özel araç ve 19’u traktör oldu.
Türkiye’nin yüzde 53,3’ü mutlu
17 Şubat 2026 Salı - 10:18 Türkiye’nin yüzde 53,3’ü mutlu Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2024 yılında yüzde 49,6 iken 2025 yılında 3,7 puan artarak yüzde 53,3 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Buna göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2024 yılında yüzde 49,6 iken 2025 yılında 3,7 puan artarak yüzde 53,3 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2024 yılında yüzde 14,5 iken 2025 yılında 1,5 puan azalarak yüzde 13,0 olarak gerçekleşti. Mutluluk oranında en yüksek artış 55-64 yaş grubunda oldu Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 55-64 yaş grubunda 2024 yılında yüzde 47,5 iken 2025 yılında 7,1 puan artış ile yüzde 54,6 oldu. Mutluluk oranı tüm yaş gruplarında arttı. Mutluluk oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 18-24 yaş grubunda 2,6 puan artış ile yüzde 54,4, 25-34 yaş grubunda 2,6 artış ile yüzde 53,6, 35-44 yaş grubunda 5,0 puan artış ile yüzde 52,9, 45-54 yaş grubunda 4,3 puan artış ile yüzde 50,8 olarak gerçekleşti. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2024 yılında yüzde 54,1 iken 2025 yılında 0,2 puan artarak yüzde 54,3 oldu. Evliler evli olmayanlardan daha mutlu Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2025 yılında yüzde 56,9 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 46,6 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 54,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,6’sının mutlu olduğu gözlendi. Bireylerin mutluluk kaynağı çoğunlukla aileleri Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2025 yılında yüzde 69,0 olurken bunu sırasıyla; yüzde 15,6 ile çocukları, yüzde 4,8 ile kendisi, yüzde 3,9 ile eşi, yüzde 3,3 ile annesi/babası ve yüzde 1,9 ile torunları takip etti. Bireyleri en çok sağlıklı olmak mutlu etti Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2025 yılında yüzde 64,9 olurken bunu sırasıyla; yüzde 14,7 ile sevgi, yüzde 9,8 ile başarı, yüzde 7,7 ile para ve yüzde 2,7 ile iş takip etti. Her 100 kişiden 67’si geleceğinden umutlu Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2025 yılında yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı yüzde 67,1 iken kadınlarda bu oran yüzde 67,2 oldu. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 5,7 oldu Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için "0", çok memnun olanlar için "10" arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2024 ve 2025 yıllarında 5,7 olarak hesaplandı. Erkeklerde ve kadınlarda 2024 yılında 5,7 olan ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2025 yılında da aynı kaldı. En yüksek memnuniyet oranı yüzde 74,1 ile asayiş hizmetlerinde Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2025 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,1 olurken bunu sırasıyla yüzde 71,3 ile ulaştırma, yüzde 69,4 ile sağlık, yüzde 64,5 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 60,5 ile adli ve yüzde 58,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti. Ülkenin en önemli sorunu hayat pahalılığı oldu Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2025 yılında hayat pahalılığı yüzde 31,3 ile ilk sırada yer alırken yüzde 16,5 ile yoksulluk ikinci sırada ve yüzde 16,1 ile eğitim üçüncü sırada yer aldı.
Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
17 Şubat 2026 Salı - 10:12 Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 41,7 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 33 milyon 751 bin 673 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Motorlu Kara Taşıtları verilerini açıkladı. Buna göre, Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 56,1’ini otomobil, yüzde 18,7’sini motosiklet, yüzde 18,4’ünü kamyonet, yüzde 3,3’ünü kamyon, yüzde 1,3’ünü minibüs, yüzde 1,3’ünü traktör, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 41,7 azaldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonda yüzde 59,0, otobüste yüzde 36,4, minibüste yüzde 34,0 artarken traktörde yüzde 62,6, motosiklette yüzde 53,7, otomobilde yüzde 44,9, kamyonette yüzde 17,0 ve özel amaçlı taşıtta yüzde 12,2 azaldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,7 azaldı. Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta yüzde 186,3, otobüste yüzde 38,2, kamyonda yüzde 24,5, kamyonette yüzde 9,5, minibüste yüzde 9,1 artarken traktörde yüzde 41,0, otomobilde yüzde 22,3 ve motosiklette yüzde 2,0 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 33 milyon 751 bin 673 oldu. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 51,7’sini otomobil, yüzde 21,2’sini motosiklet, yüzde 14,6’sını kamyonet, yüzde 6,9’unu traktör, yüzde 3,1’ini kamyon, yüzde 1,6’sını minibüs, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Ocak ayında 827 bin 673 adet taşıtın devri yapıldı. Ocak ayında devri yapılan taşıtların yüzde 70,3’ünü otomobil, yüzde 15,7’sini kamyonet, yüzde 6,8’ini motosiklet, yüzde 2,9’unu traktör, yüzde 1,9’unu kamyon, yüzde 1,7’sini minibüs, yüzde 0,5’ini otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Ocak ayında 81 bin 108 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 15,9’u Renault, yüzde 8,6’sı Toyota, yüzde 7,8’i Peugeot, yüzde 7,0’ı Fiat, yüzde 6,4’ü Volkswagen, yüzde 6,2’si Citroen, yüzde 6,0’ı Opel, yüzde 5,8’i Hyundai, yüzde 5,6’sı TOGG, yüzde 4,6’sı BYD, yüzde 3,1’i Chery, yüzde 2,7’si Ford, yüzde 2,7’si Nissan, yüzde 2,6’sı Skoda, yüzde 1,8’i Mercedes-Benz, yüzde 1,7’si BMW, yüzde 1,6’sı Volvo, yüzde 1,4’ü Audi, yüzde 1,1’i Kia, yüzde 0,9’u Jaecoo ve yüzde 6,6’sı diğer markalardan oluştu. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 42,8’i benzin yakıtlı Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 108 adet otomobilin yüzde 42,8’i benzin, yüzde 28,6’sı hibrit, yüzde 18,9’u elektrikli, yüzde 9,4’ü dizel ve yüzde 0,3’ü LPG yakıtlıdır. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 457 bin 542 adet otomobilin ise yüzde 32,5’i dizel, yüzde 31,0’ı benzin, yüzde 30,0’ı LPG, yüzde 4,1’i hibrit ve yüzde 2,2’si elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,2.
İpekyolu Kalkınma Ajansı’ndan TRC1 Bölgesi’ne 1,15 milyar TL destek
17 Şubat 2026 Salı - 09:58 İpekyolu Kalkınma Ajansı’ndan TRC1 Bölgesi’ne 1,15 milyar TL destek 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından bölgenin yeniden ayağa kalkması için çalışmalarını hızlandıran İpekyolu Kalkınma Ajansı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda ekonomik ve sosyal toparlanmayı desteklemek amacıyla kapsamlı destek programlarını hayata geçirdi. Ajans tarafından yürütülen projeler kapsamında bölge genelinde toplam 1,15 milyar TL destek sağlandı. Destekler, üretim altyapısının yeniden kurulması, kırsal faaliyetlerin devamlılığının sağlanması ve sosyal dayanıklılığın güçlendirilmesi hedefiyle üç ana alanda yürütülüyor. Sanayi ve ticaret yatırımlarından tarımsal altyapıya, sosyal destek projelerinden girişimcilik faaliyetlerine kadar uzanan çalışmalar bölgenin kalkınma sürecine çok yönlü katkı sunuyor. "Deprem bölgesine sürdürülebilir ekonomik yapı oluşturacağız" Ahmet Paksu, İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri, yürütülen çalışmaların yalnızca fiziki yeniden yapılanmayla sınırlı olmadığını vurguladı. Paksu, "Deprem sonrası süreçte önceliğimiz, ekonomik hayatın en kısa sürede yeniden başlaması ve üretim kapasitesinin sürdürülebilir şekilde artırılması oldu. 1,15 milyar TL’lik destek ile ticaretten sanayiye, tarımdan sosyal kalkınmaya kadar geniş bir yelpazede yatırım gerçekleştirdik" dedi. Kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinin önemine dikkat çeken Paksu, "Bölgesel dayanıklılığı artırmak için yalnızca bugünü değil, geleceği de planlıyoruz. İstihdamı artıran, yerel üretimi güçlendiren ve girişimciliği destekleyen projelerle deprem bölgesinde sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Nurdağı ve İslahiye’de ticaret yeniden canlandı Depremden etkilenen Nurdağı ve İslahiye’de ticaret hayat yeniden canlandırıldı. İpekyolu Kalkınma Ajansı tarafından inşa edilen 329 dükkanlık İpekyolu Çarşıları tamamlanarak depremzede esnafa teslim edildi. Toplam 15 bin 750 metrekarelik modern ticaret alanları, bölgedeki ekonomik hareketliliğin yeniden başlamasında kritik rol oynadı. Proje, hem esnafın işine dönmesini sağladı hem de ilçelerde sosyal ve ekonomik toparlanmayı hızlandırdı. Kadın kooperatifine üretim tesisi desteği Depremden etkilenen kadın üreticilere yönelik kurulan Nurdağı Biber Fabrikası hizmete sunuldu. İpekyolu Kalkınma Ajansı desteğiyle Nurdağı’nda hayata geçirilen proje kapsamında, üretim alanına ihtiyaç duyan kadın kooperatifine modern biber kurutma ve işleme tesisi yapıldı. Gıda üretimine uygun altyapıya sahip tesiste kadınların üretime katılımını destekleyecek teknik donanım sağlandı. Proje ile kadınların ekonomik hayata katılımının artırılması, yerel ürünlerin katma değerinin yükseltilmesi ve bölgesel toparlanmanın güçlendirilmesi hedefleniyor. Kilis OSB’de enerji altyapısı güçlendirildi Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı kapsamında Kilis OSB içerisinde bulunan 8 trafo binası yenilenirken, 3 trafo binası tamamen yeniden inşa edildi. Ayrıca eski tip sistemlerin yerine kurulan 35 kapalı şalt modüler hücre ile enerji altyapısı modernize edildi. Yapılan çalışmalar sayesinde elektrik kesintilerinin önüne geçilerek üretimde süreklilik sağlandı ve iş güvenliği şartları güçlendirildi. Proje, bölgedeki sanayi tesislerinin daha verimli ve kesintisiz faaliyet göstermesine katkı sundu. Adıyaman’da İpekyolu Tekstilkent projesi tamamlandı Deprem sonrası üretim kapasitesini artıracak olan Adıyaman İpekyolu Tekstilkent, sanayi altyapısına önemli katkı sağlayacak. Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi’nde toplam 6 bin metrekare kapalı alanda ve 12 atölyeden oluşan tesis, ilin üretim gücünü ve ticaret hacmini artıracak önemli bir sanayi yatırımı olarak hayata geçirildi. Proje ile depremden etkilenen bölgedeki ekonomik faaliyetlerin yeniden canlanması, istihdam imkanlarının genişlemesi ve yerel sanayi altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Tekstilkent, Adıyaman’ın toparlanma sürecine katkı sağlayacak stratejik yatırımlar arasında yer alıyor. Gerger Tekstilkent hayata geçirildi Gerger merkezde toplam 4 bin metrekare alanda ve 3 atölyeden oluşan Gerger Tekstilkent, ilçede kurulan tek fabrika olma özelliği taşıyor. Tekstilkent ile ilçede üretim altyapısı oluşturularak ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi hedefleniyor. Tesisin, istihdamın artırılmasına ve yerel kalkınmanın güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Adıyaman’da Tarım Mükemmeliyet Merkezi Hizmete Açıldı 30 bin metrekare alan üzerine kurulan tesis, 4 bin 500 metrekarelik üretim alanı ile bölgenin tarımsal işleme ve üretim altyapısını güçlendirecek önemli bir merkez niteliği taşıyor. Tesiste, tam kapasitede yıllık 500 ton bademin işlenerek badem yağı, badem unu, badem ezmesi ve file badem üretiminin yapılması hedeflenmektedir. Ayrıca, 300 üretici ile sözleşme yapılması ve bu üreticilerden satın alınan Trabzon hurması, üzüm, domates, biber gibi meyve ve sebzelerin kurutulması ile yıllık 135 ton kurutulmuş meyve ve sebze üretiminin gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Soğuk hava tesisinde ise yıllık 900 ton sebze ve 100 ton meyve depolanması planlanmaktadır. Deprem nedeniyle hasar gören pazar yerlerinin yeniden oluşturulması amacıyla hayata geçirilen İslahiye Yöresel Ürünler Pazar Yeri Projesi, deprem sonrası toparlanma sürecinde üretici kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendiren önemli adımlar arasında yer alıyor. Altınüzüm’de sulama altyapısı yeniden hizmete alındı Depremden etkilenen Altınüzüm Beldesi’nde hasar gören sulama altyapısının onarımı kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda beldedeki 11 sulama kuyusu ve ilgili ekipmanlar aktif hale getirilerek sulama sistemi çiftçilerin kullanımına sunuldu. Proje ile tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve bölgedeki üreticilerin faaliyetlerine kesintisiz devam etmesi amaçlanıyor. İpekyolu Kalkınma Ajansı tarafından Adıyaman, Gaziantep ve Kilis illerinde kurulan sosyal girişimcilik merkezleri, geçim kaynağı üretim tesisleri ve sağlanan KOBİ hibeleriyle bölgedeki girişimcilik ve istihdam altyapısı güçlendirildi. Sosyal kalkınmayı desteklemek ve yerel ekonomiyi güçlendirmek amacıyla üç ilde kapsamlı destek programları hayata geçirildi. Bu kapsamda 13 sosyal girişimcilik merkezi, 14 geçim kaynağı üretim tesisi ile ekonomik ve sosyal altyapı güçlendirilirken, farklı sektörlerde faaliyet gösteren 343 KOBİ’ye de hibe desteği sağlandı. Sosyal girişimcilik merkezleri; bireylerin mesleki beceri kazanmasını, üretime katılmasını ve kendi işini kurabilmesini destekleyen eğitim, mentorluk ve üretim imkânları sunarak bölgesel kalkınmaya katkı sağlıyor. Geçim kaynağı tesisleri ise yerelde üretimi teşvik eden, istihdamı artıran ve özellikle kadınlar ile gençlerin ekonomik hayata katılımını destekleyen üretim altyapıları olarak faaliyet gösteriyor. Hayata geçirilen bu desteklerle girişimcilik kapasitesinin artırılması, üretimin yaygınlaştırılması ve dezavantajlı kesimlerin ekonomik hayata katılımının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Mobilya Ürünleri Meclisi Sektörü değerlendirdi: Gündem maliyet artışları ve taksit sayısı
17 Şubat 2026 Salı - 09:58 Mobilya Ürünleri Meclisi Sektörü değerlendirdi: Gündem maliyet artışları ve taksit sayısı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Mobilya Ürünleri Meclisi, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın’ın katılımıyla ve Meclis Başkanı Ercan Ata’nın başkanlığında video konferans yöntemiyle bir araya geldi. Toplantının açılışında konuşan ETSO Başkanı Saim Özakalın, Haziran 2025’te gerçekleştirilen son toplantıda ele alınan ham madde temini, maliyet artışları ve piyasa koşullarına ilişkin sorunların sektör gündemindeki önemini koruduğunu vurguladı. Yeni Yerli Malı Tebliği kapsamında yayımlanan oran ve katsayılar, 2026 yılı küresel ve Türkiye ekonomik görünümü, mobilya alımlarında taksit sayılarının artırılmasına yönelik görüşler ile Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’na ilişkin değerlendirmelerin toplantıda kapsamlı şekilde ele alınacağını belirterek sözü Meclis üyelerine bıraktı. Toplantının ilk gündem maddesinde 25 Ocak 2025 tarihli ve 32793 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yerli Malı Tebliği (SGM-2024/10) kapsamında yapılan düzenlemelere ilişkin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından bilgilendirme gerçekleştirildi. Bu kapsamda, Yerli Katkı Oranı hesaplamalarında uygulanacak yeni oranlar ile ithal girdi katsayılarının Bakanlık internet sitesinde yayımlandığı belirtildi. Ayrıca söz konusu oran ve katsayı listelerinin her yılın Haziran ve Aralık aylarında gözden geçirilerek güncelleneceği ifade edilerek; sektör temsilcilerinin talep, görüş ve önerilerini elektronik ortamda Bakanlığa iletilebileceği bilgisi paylaşıldı. Gündemin bir diğer maddesinde Ankara Hacı Bayram Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çetinkaya tarafından küresel ve Türkiye ekonomisine ilişkin bir sunum yapıldı. Sunumda Türkiye’de enflasyonla mücadele süreci, talep daralmasının ekonomik etkileri ve üretim tarafında yaşanan baskılar ele alındı. Mobilya sektörünün ihracat performansına ilişkin verilerin de paylaşıldığı sunumda, 2024 ve 2025 yıllarında ihracatta gerileme yaşandığı ve artan maliyetlerin sektörün rekabet gücünü olumsuz etkilediği ifade edildi. Kur politikaları ile ihracat gelirlerine uygulanan döviz dönüşüm oranının sektör üzerindeki etkileri değerlendirilirken, mevcut uygulamaların sürdürülebilirliği konusunda görüşler paylaşıldı. Toplantıda ayrıca mobilya alımlarında taksit sayılarının artırılmasına yönelik sektör talebi yeniden gündeme getirildi. Mobilyanın uzun ömürlü bir tüketim ürünü olduğu vurgulanarak, taksit sayısının en az 18 aya çıkarılması yönündeki talebin ilgili Bakanlığa iletilmesi konusunda görüş birliğine varıldı. Son olarak Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı 2026’ya ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Fuarın sektör açısından stratejik öneme sahip olduğu ifade edilerek organizasyonun daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
Mersin’de 13 ilçede 120 bin Ramazan kolisi dağıtılıyor
17 Şubat 2026 Salı - 09:31 Mersin’de 13 ilçede 120 bin Ramazan kolisi dağıtılıyor Mersin Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı dolayısıyla kent genelinde 13 ilçede 120 bin ‘Ramazan Dayanışma Paketi’ dağıtımına başladı. 2019’dan bu yana ulaştırılan gıda kolisi sayısı yaklaşık 1 milyona ulaşırken, desteklerle ihtiyaç sahibi vatandaşların iftar sofraları bereketleniyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde her yıl olduğu gibi bu yıl da ‘Ramazan Dayanışma Paketi’ni vatandaşlara ulaştırmaya başladı. Kent genelinde sürdürülen dağıtımlar kapsamında, Ramazan ayında 13 ilçede yaşayan ihtiyaç sahibi vatandaşlara toplam 120 bin adet gıda kolisi ulaştırılacak. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu kentin dört bir yanında yaşatmayı amaçlayan Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hiçbir sofranın eksik kalmaması için destek çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. ‘Niyet Ettik Kalpten Paylaşmaya’ yazılı dayanışma paketleri, kentin 13 ilçesinde eş zamanlı olarak hanelere ulaştırılıyor. Bu yılki dağıtımlarla birlikte, 2019’dan bu yana vatandaşlara ulaştırılan gıda kolisi sayısı yaklaşık 1 milyona ulaştı. Büyükşehir Belediyesi, ‘Ramazan Dayanışma Paketleri’ içerisinde, 2 litre ayçiçek yağı, 1 kilogram toz şeker, 500 gram siyah çay, 2 kilogram pilavlık pirinç, 1 kilogram kırmızı mercimek, 5 adet 500 gramlık makarna, 800 gram sofralık siyah zeytin, 2 kilogram pilavlık bulgur, 750 gram tuz, 2 kilogram un, 1 kilogram nohut ve 1 kilogram şehriye yer alıyor. "İhtiyaç sahibi hiçbir sofranın eksik kalmaması için çalışıyoruz" Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görev yapan Sosyal Yardımlar Şefi Yusuf Yazgı, Büyükşehir Belediyesi olarak Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu kentin dört bir yanında hissettirmeye devam ettiklerini söyleyerek, "Bu Ramazan ayında da 13 ilçemizde yaşayan ihtiyaç sahibi hemşerilerimize yönelik, 120 bin adet gıda kolisi dağıtımımızı sürdürüyoruz. Ramazan birliktir, beraberliktir, sofraların paylaştıkça bereketlendiği bir aydır. İhtiyaç sahibi hiçbir sofranın eksik kalmaması için çalışmalarımıza aynı kararlıkla devam ediyoruz" dedi.
Octet Türkiye’nin 2026 odağı sürdürülebilir büyüme
17 Şubat 2026 Salı - 09:28 Octet Türkiye’nin 2026 odağı sürdürülebilir büyüme B2B alanında Türkiye’nin önde gelen markalarına çözüm sunan Octet Türkiye, 2026 ajandasında KOBİ’leri önceliklendiriyor. Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, 2025 yılı boyunca kurumsal şirketler, bayi ağına sahip firmalar ve KOBİ’ler dahil olmak üzere toplam 8 bin 500 müşteriye hizmet sunduklarını belirterek, "2026’da da önceliğimiz güven ve odağına müşteri ihtiyaçlarını alarak istikrarlı bir şekilde büyümek" dedi. B2B ödeme ve tahsilat çözümleri alanında faaliyet gösteren ve şirketlerin işletme sermayesinin güçlenmesine destek olan Octet Türkiye, 2025 yılında büyüme stratejisini ürün bazlı performans üzerinden şekillendirdi. Yapılan açıklamaya göre şirket, 2025 yılı boyunca ürün portföyü içinde Sanal POS, Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) ve Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) çözümlerinin kullanım alanını genişletti. Geçtiğimiz yıl şirket, DBS gelirlerinde yüzde 194, TFS gelirlerinde ise yüzde 450 oranında artış kaydetti. Elde edilen bu performansın, şirketin çoklu banka altyapısı ve B2B odaklı platform yaklaşımının işletmelerin nakit akışı yönetiminde oluşturduğu etkiyi gösterdiği belirtildi. Şirketin Sanal POS çözümleri de 2025 yılı boyunca istikrarlı büyümesini sürdürdü. Sanal POS gelirleri, yıl genelinde yüzde 56 oranında artış gösterdi. Bu oran, enflasyonun yaklaşık iki katı seviyesinde bir büyümeye işaret ederken şirketin tahsilat çözümlerinde ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir yapı sunduğunu gösterdi. 2026 hedeflerinde güven ve istikrar öne çıkıyor Şirket, 2026 yılına yönelik stratejik önceliklerini ölçeklenebilir büyüme, regülasyon uyumu ve teknolojik dönüşüm ekseninde şekillendiriyor. Şirket, belirsizliklerin arttığı ekonomik ortamda işletmelerin nakit akışını daha öngörülebilir hale getiren çözümler sunmayı hedefliyor. Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, 2026 perspektifine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "2026’yı fintek ekosisteminde hızlı büyümeden çok, dayanıklı ve sürdürülebilir yapıların öne çıktığı bir dönem olarak görüyoruz. Şirket olarak büyümeyi, ürünlerimizin işletmelerin nakit akışına sağladığı somut katkı üzerinden kurguluyoruz. Regülasyonlara uyum ve şeffaflık ise bu yaklaşımın doğal bir parçası." Ekemen Fidan, 2025’in sektör açısından seçici yatırımların ve güçlü denetim mekanizmalarının öne çıktığı bir dönem olduğuna dikkat çekerek, şirketin bu süreçte kurumsal şirketler, bayi ağına sahip firmalar ve KOBİ’ler dahil olmak üzere toplam 8 bin 500 müşteriye hizmet sunduğunu hatırlattı. 2026’ya ilişkin beklentilerini de paylaşan Ekemen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Önümüzdeki dönemde işletmeler için nakit akışının öngörülebilirliği her zamankinden daha kritik hale geliyor. Biz de 2026’yı, işletmelerin finansal esnekliğini merkeze aldığımız bir yıl olarak görüyor; bölgesel yapılanma ve KOBİ segmentine açılımı öncelikli stratejik adımlarımızdan biri olarak konumlandırıyoruz. Özellikle KOBİ segmentinde finansal esnekliğin güçlü bir nakit akışıyla mümkün olduğuna dair farkındalığın artırılmasına odaklanacağız. Bu doğrultuda veri analitiği ve yapay zeka destekli altyapılara yaptığımız yatırımlarla hem mevcut ürünlerimizi güçlendirmeyi hem de ölçeklenebilir büyümeyi desteklemeyi hedefliyoruz. Ekonomik koşulların zorlu olduğunun farkındayız; ancak rotamızı koruyarak B2B odağında ilerlemeye devam edeceğiz."
Trabzon’da Ramazan öncesi güveç tezgâhları eski günlerini arıyor
17 Şubat 2026 Salı - 09:26 Trabzon’da Ramazan öncesi güveç tezgâhları eski günlerini arıyor Trabzon’da Ramazan ayına sayılı günler kala çarşı pazarda hareketlilik gözleniyor. Özellikle iftar sofralarının baş tacı olan güveçler için güveç tezgâhları ilgi görürken, fiyatları da büyüklüğüne göre değişiyor. Ramazan aylarının geleneksel lezzetleri arasında önemli bir yere sahip olan güveç kültürü yaşatılmaya çalışılıyor. Uzun yıllar boyunca mahalle fırınlarında pişirilen ve ailelerin bir araya gelerek paylaştığı güveçler, lezzetli bir seçenek olarak öne çıkıyor. Vatandaşlar, geçmişte Ramazan öncesi hazırlıkların önemli bir parçası olan güveç geleneğinin yeniden canlandırılması gerektiğini ifade ederken, esnaf ise eski yoğunluğun artık yaşanmadığını dile getiriyor. Trabzon’da güveç satıcılarından İsmail Aydın, işlerinin eskisi gibi olmadığından yakındı. Her bütçeye uygun güveç sattıklarını kaydeden Aydın, "Yavaş yavaş hareketlilik başlıyor. Tezgâhımızı düzenledik, güveçlerimiz hazır. Artık müşterilerimizi bekliyoruz. Her bütçeye uygun güvecimiz var; bir kişilikten on kişiliğe kadar farklı boyutlarda ürünler sunuyoruz. Nevşehir Avanos güveçleri satıyoruz. Ülkemizin her yerinde güveç yapılıyor ancak biz 30 yıldır Nevşehir Avanos güvecini satıyoruz. Yaklaşık 30 yıl önce Ramazan ayında iki kamyon güveç satardık. Daha sonra bu rakam bir kamyona düştü, son dönemlerde ise neredeyse yarım kamyona kadar geriledi. Vatandaş artık bütçesini korumak zorunda kalıyor. Varsa yenisini almamaya çalışıyor. Dolayısıyla eskiye oranla satışlarımız oldukça azaldı. Genelde Ramazan’da vatandaşların güvece olan ilgisi daha fazla oluyor" dedi. Aydın, iyi bir güveç kabı ile ilgili olarak ise "Güveç kabı doğal yanmış olmalı. Kullandıktan sonra bazı vatandaşlar tel ile ovmaya çalışıyor ancak buna gerek yok; sıcak suyla yıkayıp kullanmak yeterli olacaktır" diye konuştu.