EKONOMİ - 10 Mart 2026 Salı 15:11

Bursa Şoförler Odası Başkanı Çakır: "APP plaka kaçak plakadır, mühürlü plakalarla ilgili sorun yok"

A
A
A

Bursa Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ahmet Çakır, mühürlü ve standartlara uygun plakalarla ilgili herhangi bir cezai işlemin söz konusu olmadığını söyledi.

Bursa Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ahmet Çakır, APP plaka cezalarıyla ilgili vatandaşların plaka değiştirmek için yoğunluk oluşturduğunu belirtti. Çakır, APP plakanın kaçak plaka anlamına geldiğini ifade ederek, şoförler odalarında basılan mühürlü plakaların bu kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Çakır, "APP plaka demek kaçak plaka demektir. Şoförler odalarında basılan, mühürü ve yeni sistemde karekodu bulunan plakalar kesinlikle APP plaka değildir. Bu plakalarla trafikte ya da emniyet kontrollerinde herhangi bir sorun yaşanmaz" dedi.

Bursa Şoförler Odası Başkanı Çakır:

Son günlerde basında yer alan haberler nedeniyle vatandaşların tedirgin olduğunu dile getiren Çakır, plakada mühür ve karekod bulunması halinde sürücülerin plaka değiştirmesine gerek olmadığını ifade etti. Türkiye genelinde çok sayıda şoförler odasının plaka basım yetkisine sahip olduğunu hatırlatan Çakır, her odada kullanılan kalıpların ustalardan kaynaklı küçük farklılıklar gösterebileceğini ancak bunun bir sorun oluşturmayacağını belirtti.

Bursa Şoförler Odası Başkanı Çakır:

Plaka basımının yalnızca Bursa merkezde yapıldığı yönündeki iddiaların da doğru olmadığını söyleyen Çakır, "Bursa merkezde Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer ilçelerini biz temsil ediyoruz. Ancak Mudanya, Gemlik, Orhangazi, İnegöl, Yenişehir ve İznik’te de şoförler odaları ve plaka basım yerleri var. Tüm odalarda basılan plakalar aynı standartları taşır" diye konuştu.

Bursa Şoförler Odası Başkanı Çakır:

Plakada mühür veya karekodu etkileyen bir deformasyon olması halinde ceza uygulanabileceğini ifade eden Çakır, bu durumda yazılabilecek cezanın 140 bin lira değil yaklaşık 4 bin lira civarında olabileceğini söyledi.

Plakaların standartlarının Türkiye genelinde federasyon tarafından belirlendiğini belirten Çakır, kullanılan plaka sacı ve boyasının da federasyon tarafından gönderildiğini kaydetti. Çakır, "Şoförler odalarında basılan plakaların sahte olma ihtimali yok. Plakaların üzerinde hologramlar, çizgiler ve Türk bayrağı gibi güvenlik unsurları bulunur" dedi.

Bazı sürücülerin plakadaki mavi "TR" bölümünü kırmızıya çevirdiğini ifade eden Çakır, bunun yanlış bir uygulama olduğunu söyledi. Çakır, "Plakanın orijinalinde ‘TR’ kısmı mavidir. Bazı gençler görüntü için kırmızı yapıştırma kullanıyor. Bu doğru bir uygulama değil" ifadelerini kullandı.

Bursa Şoförler Odası Başkanı Çakır:

Plaka değişimi için oluşan yoğunluğun gereksiz olduğunu dile getiren Çakır, vatandaşların acele etmemesi gerektiğini belirtti. Çakır ayrıca plaka kontrollerinin araç muayenesi sırasında TÜVTÜRK tarafından yapılmasının daha doğru olacağını düşündüklerini ifade etti. Türkiye genelinde birçok ilde benzer yoğunlukların yaşandığını belirten Çakır, "Şu anda bir bilgi kirliliği var. 140 bin lira gibi yüksek bir ceza konuşulunca vatandaşlar panik yaptı. Ancak şoförler odalarında basılan, mühürlü ve standart plakalarla ilgili ceza söz konusu değil" dedi.

Bursa Şoförler Odası Başkanı Çakır:

Gökçin Ödül

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.