EKONOMİ - 10 Mart 2026 Salı 16:46

Gezer Ayakkabı’nın 25’inci geleneksel iftar buluşması gerçekleştirildi

A
A
A
Gezer Ayakkabı’nın 25’inci geleneksel iftar buluşması gerçekleştirildi

Türk ayakkabı sektörünün köklü markalarından Gezer Ayakkabı’nın Ramazan aylarında geleneksel olarak düzenlediği iftar programının 25’incisi İstanbul’da gerçekleştirildi. İş, siyaset ve sektör temsilcilerinin bir araya geldiği programda birlik, dayanışma, toplumsal sorumluluk ve sürdürülebilir üretim mesajları verildi.



Gezer Ayakkabı’nın her yıl Ramazan ayında düzenlediği geleneksel iftar buluşmasının 25’incisi, 4 Mart’ta İstanbul Avcılar’daki İBB Avcılar Deniz Köşk Davet Salonu’nda gerçekleştirildi. Gezer Ayakkabı Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Özalp ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde düzenlenen programa yaklaşık 700 davetli katıldı.


Programda iş dünyası, siyaset ve sektör temsilcileri Ramazan ayının manevi atmosferinde aynı sofrada buluştu. İftar programına TBMM eski üyesi Metin Külünk, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, sektör temsilcileri, iş insanları ve Gezer Ayakkabı çalışanları katıldı.


Programda konuşan Gezer Ayakkabı Genel Müdürü Osman Özalp, konuşmasına Bakara Suresi’nin 185’inci ayetini okuyarak başladı ve davetlileri "Esselamu aleykum" diyerek selamladı. Geleneksel iftar buluşmalarının 25 yıldır kesintisiz şekilde devam ettiğini belirten Özalp, bu buluşmaların Gezer Ayakkabı’nın kurumsal kültürünün önemli bir parçası haline geldiğini ifade etti.


25 yıldır aynı geleneğin sürdürülmesinin güçlü bir güven ve aidiyet duygusunun göstergesi olduğunu belirten Özalp, markanın 1968 yılından bu yana büyüyen bir aile olduğunu söyledi. İstanbul ve Bolu’daki üretim tesislerinde yaklaşık 1.500 kişinin istihdam edildiğini kaydeden Özalp, çalışanlar, iş ortakları ve paydaşlarla birlikte büyük bir aile olduklarını dile getirdi.


Konuşmasında Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) "Mü’minin mü’mine karşı durumu, parçaları birbirini destekleyen bir bina gibidir" hadis-i şerifini hatırlatan Özalp, birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.


Dünya gündemindeki gelişmelere de değinen Özalp, Gazze ve Doğu Türkistan’da yaşanan gelişmelerin yakından takip edildiğini ifade ederek, mazlum coğrafyalarda yaşanan acıların unutulmadığını söyledi. Özalp, adaletin ve vicdanın olmadığı bir dünyada gerçek başarının mümkün olmayacağını belirterek, şirket olarak her zaman mazlumların yanında olduklarını ifade etti.


Konuşmasında çevre yatırımlarına da değinen Özalp, şirketin sürdürülebilir üretim konusunda önemli adımlar attığını belirtti. Fabrikaların çatılarına kurulan güneş enerjisi panelleri sayesinde enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 75’inin güneşten karşılanmaya başlandığını ifade eden Özalp, bu yatırım sayesinde karbon salımının önemli ölçüde azaltıldığını söyledi. Özalp, söz konusu yatırımın her yıl yaklaşık 100 bin ağacın doğaya kazandırılmasına eşdeğer bir çevresel katkı sağladığını belirtti.


Gezer Ayakkabı’nın "Sıfır Atık Belgesi"ne sahip olduğunu da ifade eden Özalp, çevreye duyarlı üretim anlayışıyla sektörde örnek olmaya devam ettiklerini söyledi.


Firmanın üretim ve ihracat hedeflerine ilişkin de bilgi veren Özalp, şirketin yıllık 100 milyon çift üretim kapasitesine sahip olduğunu ve ürünlerinin bugün 50’den fazla ülkeye ihraç edildiğini belirtti. İhracat ağını kısa süre içerisinde 60 ülkeye çıkarmayı hedeflediklerini kaydeden Özalp, Amerika’dan Afrika’nın en uç noktalarına kadar uzanan yeni pazarlarda büyümeyi planladıklarını ifade etti. Özalp, 60 yıllık tecrübeyi ileri teknoloji ve çevre hassasiyetiyle birleştirerek küresel pazarda güçlü bir marka olmaya devam edeceklerini dile getirdi.


Deniz manzarası eşliğinde gerçekleşen iftar programı, farklı birimlerden çalışanların, sektör temsilcilerinin ve davetlilerin bir araya gelmesine ve kaynaşmasına da vesile oldu. Program boyunca davetliler sohbet etme ve hatıra fotoğrafı çektirme imkânı buldu.


Programın sonunda yaklaşan Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Osman Özalp, geleneksel iftar buluşmasının gelecek yıllarda da devam edeceğini belirterek organizasyona katılan tüm davetlilere teşekkür etti. Özalp ayrıca, gelecek yıl düzenlenecek 26’ncı geleneksel iftar programında yeniden bir araya gelmeyi temenni ettiklerini ifade etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.