SPOR - 12 Mart 2026 Perşembe 09:31

Aral Şimşir: "Trabzonspor’un teklifi beni motive etti"

A
A
A

Danimarka temsilcisi Midtjylland’da forma giyen milli futbolcu Aral Şimşir, kış transfer döneminde Trabzonspor’dan teklif aldığını ve bu teklifin kendisini motive ettiğini söyledi. Aral, futbol hayatına Avrupa’da devam etmek istediğini de sözlerine ekledi.

Danimarka ekibi FC Midtjylland’da top koşturan milli futbolcu Aral Şimşir, bu sezon gösterdiği performanstan kariyer hedeflerine, Trabzonspor’dan aldığı transfer teklifinden milli takıma kadar birçok konuda İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. 9 yaşında futbol hayatına başladığını ve 15 yaşına kadar alt yaş kategorilerinde farklı takımlarda top koşturduğunu belirten Aral, daha sonra Kopenhag, Brondby gibi kulüplerin de kendisini istemesine rağmen Midtjylland’ı tercih ettiğini söyledi.

"Bu sezon bu seviyede oynamamda etken sakatlanmamam"

Bu sezon Midtjylland ile tüm kulvarlarda çıktığı 41 maçta 11 gol ve 18 asiste imza atan, ayrıca Danimarka Süperliga’da ise 21 müsabakada ortaya koyduğu 8 gol, 13 asistlik performansla birlikte ‘Şubat ayının oyuncusu’ da seçilen 23 yaşındaki futbolcu, kariyerinin en skorer dönemini yaşıyor. Aral, geçmiş sezonlara göre neleri daha farklı yapıp bu istatistiklere ulaştığına dair görüşlerinin sorulması üzerine, "Tek sebep sakatlanmamam. Geçen sezon çok fazla sakatlık geçirdim aynı yerden. Ondan önceki sezon da aynısı oldu. Bu sezon bu seviyede oynamamda etken sakatlanmamam. Tabii ki bazı şeylerde daha profesyonelim, bazı şeyleri daha ciddiye alıyorum ama sakatlanmamam büyük etken" cevabını verdi.

"Danimarka’da Osimhen, Sane gibi futbolcuları getiremiyorlar"

Midtjylland’ın altyapıya verdiği öneme değinen Aral Şimşir, Danimarka futbolunu diğer ülkelerden ayıran en büyük farkın ise ‘disiplin’ olduğunu vurguladı. Milli futbolcu, "Danimarka’nın ekonomisi Türkiye’nin ekonomisi gibi değil. Onlar Osimhen, Sane gibi futbolcular getiremiyorlar. Takım olarak ofansif ve defansif anlamda çok disiplinliler. Burada o kadar büyük bir disiplin var ki kimse takımın üstünde değil. Hiç kimse. Buraya gelen herkes ne kadar iyi bir oyuncu olursa olsun savunma konusunda elinden geleni yapma isteğine sahip oluyor. İlk geldiğimizde inanılmaz oyunculara sahiptik. Öyle futbolcular vardı ki Barcelona, Real Madrid istiyordu. İyi olsalar bile defansif olarak antrenörün istediğini yapmıyorsan oynatmıyordu. Ofansif olarak ne kadar iyi olursan ol, hiç fark etmez. Defansif olarak antrenörün istediğini yapmıyorsan oynamıyorsun. Burada çok disiplin var. Buranın sadece Türkiye’den değil, birçok yerden farklı olduğunu söyleyebilirim. Çok zor ve disiplinli bir lig" ifadelerini kullandı.

"İspanya liginde oynamayı çok isterim"

Aral, küçüklüğünden itibaren Avrupa’nın büyük takımlarında forma giymeyi hayal ettiğini dile getirdi. Futbol stiline İspanya’yı daha yakın bulduğunu da aktaran başarılı futbolcu, "İspanya liginde oynamayı çok isterim. Ama babam ‘Nerede mutluysan orada oyna’ der hep. O da bende biraz takıntı oldu. Mutlu olduğum bir yere gitmeyi isterim. Mutlu olduğumda daha iyi performans gösteriyorum" şeklinde konuştu. Aral Şimşir, İspanya’da da Barcelona veya Real Madrid’de oynamayı hedeflediğini belirtti.

"Messi ve Hazard’ı örnek alıyorum"

Ay-yıldızlı futbolcu, örnek aldığı futbolcuların başında Lionel Messi’nin geldiğini söylerken, "Ama Eden Hazard’ı da örnek alıyorum. Oyun stilimizde biraz benzerlik var. Onun da kalçası biraz büyük, benimki de öyle. Vücut olarak kendimi onunla kıyaslıyorum. Aktif oynayanlardan da Rayan Cherki olur. Onu da çok beğeniyorum" dedi.

"Trabzonspor’un benimle ilgilenmesini motivasyon olarak gördüm"

‘Kış transfer döneminde Trabzonspor’dan teklif aldın mı? sorusuna Aral, şöyle cevap verdi:

"Teklif geldi. En büyük hayallerimden biri daha iyi bir lige, daha büyük bir kulübe gitmek. O ara sıcak bakıyordum. Trabzonspor, Türkiye’de çok büyük bir kulüp. Ben bunu daha çok motivasyon olarak gördüm. Öyle büyük bir kulübün beni istemesi, daha çok motive etti. Midtjylland’ın satmayacağından emindim. Çünkü çok iyi bir dönemdeyiz. Hem Avrupa Ligi, hem kupa hem ligde çok iyi gidiyoruz. Sıcak bakmadıklarını biliyordum. Trabzonspor’un benimle ilgilenmesini motivasyon olarak gördüm. Tabii ki yaza nasıl olacak orasını bilemem."

"Avrupa’da oynamaktan yanayım"

23 yaşındaki oyuncu, Avrupa’da futbol oynama isteğinin daha ağır bastığından da bahsetti. Şimşir, "Hayalim Avrupa’da, büyük kulüplerde oynamak. Futbol o kadar hızlı gidiyor ki ne olacağını bilemiyorum. Ama tabii ki biraz daha Avrupa’dan yanayım" cümlelerine yer verdi.

"Büyük ihtimalle Midtjylland’da son sezonum"

Büyük ihtimalle Midtjylland’da son sezonunu geçirdiğini sözlerine ekleyen Aral, "Zaten kulüple de görüşmüştük. Yakında 24 yaşına gireceğim. En mantıklısı yaza ayrılmak. Tabii ki o da kendime bağlı. Böyle yüksek seviyede tutarsam kendimi çok daha kolay olur. İnşallah sezonun geri kalanı sakatlıksız geçer. Ondan sonra Allah’ın izniyle güzel bir transfer olur" değerlendirmesinde bulundu.

"Milli takıma hiç düşünmeden ‘evet’ dedim"

Aral Şimşir, milli takım tercihini Türkiye’den yana kullandığı sürecin nasıl geliştiğini de anlattı. Aral, "Aradılar, hemen ‘evet’ dedim. O zaman Trabzonspor’a karşı Youth League oynamıştık FC Midtjylland ile. Birkaç gün sonra Tolunay Kafkas hoca aramıştı. O ara U21 takımının antrenörüydü. ‘Aral, seni U21 Milli Takımı’na istiyorum. Biz her şeyi halledeceğiz. Gelmek ister misin?’ dedi. Bir saniye düşünmedim. O da benim için büyük bir hayaldi. Süreç çok kısaydı. Hiç düşünmeden ‘evet’ dedim. Ondan sonra kamptaydım" diye konuştu. Türkiye U21 Milli Takımı’na gittikten sonra Danimarkalı yetkililerden telefon aldığını söyleyen Şimşir, "‘U21 takımında oynadıktan sonra Danimarka Milli Takımı’na geri geçemezsin’ demek için aradılar. Ben de kuralın nasıl olduğunu bildiğimi söyledim" dedi.

"Dünya Kupası’na gideceğimizden çok eminim"

Milli oyuncu, A Milli Takım’ın, 2026 FIFA Dünya Kupası Elemeleri play-off turu yarı finalinde Romanya ile ardından da finali kalınması halinde Slovakya-Kosova eşleşmesinin galibiyle oynayacağı maçlar hakkında görüşlerini, "Yüzde 100 geçeceğimizi söylemek isterim. Takımda o kadar kaliteli, iyi futbolcular var ki ben de Allah’ın izniyle gitmeyi isterim. Ama olmazsa da elbet vardır bir hayır. Ben kendime odaklanıyorum; nasıl daha iyi oynarım, nasıl daha profesyonel olurum diye. Bu performansımı devam ettirirsem en kısa zamanda milli takıma gideceğim inşallah. İnşallah da Dünya Kupası olur. İlk gittiğimde orada bulunmak öyle bir duyguydu ki.. O kadar kaliteli futbolcular var ki Dünya Kupası’na gitmeyeceğimizi düşünemiyorum. O yüzden çok eminim gideceğimizden" şeklinde aktardı.

Aral Şimşir:

"Kamptan sonra Montella ile iletişimim olmadı"

Milli takıma katıldığı son kampın ardından A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile iletişim kurmadığını hatırlatan Aral, "Geçen sefer de beni aramadı. Birden bire babam aradı ve A Milli Takım’a gideceğimi söylemişti. Ama kampta çok iyi iletişim vardı. Bazı şeyleri daha iyi yapabilelim diye o anlamda iletişim vardı. Kamptan sonra iletişimim olmadı henüz" dedi.

"Takım her geçen gün daha iyiye gidiyor"

Aral Şimşir, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (EURO 2024) milli takımın çok iyi bir performans gösterdiğini ve o günden bu yana takımın daha da iyiye gittiğini belirtti. 23 yaşındaki futbolcu, "Bunun çok büyük bir turnuva olduğunu söyleyebilirim. Ama Türkiye Milli Takımı’nın daha da ileriye gitmesini umuyordum. Hollanda’ya karşı oynadıkları maçı düşündüğümde bence Hollanda’dan çok daha iyiydiler. Bunu açıkça söyleyeceğim; Hollanda’dan daha iyiydiler. Hollanda’nın sahip olduğu oyuncularla Türkiye Milli Takımı’nın oyuncularını kıyasladığınızda elbette bir fark var. Ama bu farkı sahada hissetmiyorsunuz çünkü biz de onlar kadar iyiyiz. Büyük bir fark olduğunu düşünmüyorum. Genel olarak Türkiye Milli Takımı için çok güzel bir turnuva olduğunu düşünüyorum. O zamandan bu yana sürekli daha iyiye gidiyorlar. Macaristan’a karşı oynanan maçı milli takımla beraberken izlediğimi hatırlıyorum. Gürcistan’a karşı oynanan maçı da izledim. Birçok maçı takip ettim. Takım her geçen gün daha iyiye gidiyor. Çok gol atıyorlar ve çok fazla gol yemiyorlar. Bu yüzden çok iyi olduğunu söyleyebilirim" açıklamasını yaptı.

‘3 yıl içinde kulüp ve milli takım düzeyinde hedeflerin ne?’ şeklindeki soruyu Aral, "Kulüp için; dünyanın en iyi 10 kulübünden birinde olmak. Milli takım için de Türkiye Milli Takımı için çok önemli bir oyuncu olmak" diye cevaplandırdı.

"Fenerbahçe’nin olmasını isterdim"

Şimşir, UEFA Avrupa Ligi son 16 turunda karşılaşacakları Nottingham Forest’in, bir önceki turda Fenerbahçe ile oynadığı müsabakayı izlemediğini dile getirdi. Aral, "Fenerbahçe’nin olmasını isterdim. Geçen sezon da Fenerbahçe’ye karşı oynamıştık. Maalesef evimizde oynamıştık. Dışarıda oynamayı denemek isterdim. Büyük bir taraftarın önünde, 50 bin kişinin önünde oynamak isterdim" ifadelerini kullandı.

En iyi 11

Aral Şimşir, kedisi için tarihin en iyi 11’inden oluşan kadroyu ise şu şekilde belirledi:

"Gianluigi Buffon - Dani Alves, Sergio Ramos, Carlos Puyol, Marcelo - Xavi, Mesut Özil, Andres Iniesta - Cristiano Ronaldo, Lionel Messi, Luis Suarez."

Uygar Aydın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta 2 firari hükümlü yakalanarak cezaevine gönderildi Sivas’ta çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezaları bulunan 2 firari hükümlü, polis ekiplerinin düzenlediği operasyonlarla yakalanarak cezaevine teslim edildi. Sivas İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş, İstihbarat ve Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından aranan şahısların yakalanmasına yönelik 10 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen çalışmalarda, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan iki firari hükümlü yakalandı. Edinilen bilgilere göre, ’kasten öldürme’ suçundan hakkında 20 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan T.S. isimli şahsın il merkezinde bulunan bir ikamette saklandığı tespit edildi. Polis ekipleri tarafından yapılan takip ve izleme çalışmaları sonucunda şahıs, saklandığı ikametin çevresinde yakalanarak gözaltına alındı. Öte yandan ’reşit olmayanla cinsel ilişki’ ve ’hükümlü veya tutuklunun kaçması’ suçlarından hakkında 9 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan S.Ç. isimli şahsın gizlendiği adres yapılan istihbari çalışmalar sonucu belirlendi. Adrese operasyon düzenleyen Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri, koçbaşı kullanarak kapıyı açtı ve şahsı yakaladı. İkamette bulunan ev sahibi B.K. ile arkadaşları R.Ç. ve B.S. hakkında ise ‘tutuklu veya hükümlünün kaçmasına imkan sağlama’ suçundan adli işlem başlatıldı. Yapılan operasyonlar sonucunda yakalanan iki şahıs, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca işlemlerinin tamamlanması sonrası kapalı cezaevine teslim edildi. Emniyet tarafından yapılan açıklamada ise halkın can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla çalışmaların 7 gün 24 saat aralıksız sürdürüldüğünü ve vatandaşlardan gelen ihbar ve bildirimlerin titizlikle değerlendirildiğini bildirildi.
Erzurum Erzurum’un kurtuluşunun 108’nci yıl dönümünü coşkuyla kutladı Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108’inci yıl dönümü kentte düzenlenen törenlerle kutlandı. İlk tören; Erzurum Valisi Aydın Baruş, Kolordu ve Garnizon Komutan Vekili Albay Kemal Kahraman ve Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in Havuzbaşı Atatürk Anıtı’na çelenk sunumuyla başladı. Burada bir konuşma yapan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Ermeni çetelerinin Müslüman ahaliye yönelik zulmüne son vermek üzere aldığı emir üzerine harekete geçen Doğu’nun muzaffer kumandanı Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Birinci Kafkas Kolordusu geceli gündüzlü savaşarak, 12 Mart 1918 sabahı Erzurum’u düşman işgalinden kurtarmıştır. Bu şanlı vatan beldesinde Kahraman Ordumuz, aziz milletimizle birlikte Ermeni işgal ve zulmüne son vermiş, Erzurum’u yeniden ay yıldızlı bayrağımızla kucaklaştırmıştır. Bu yüzden 12 Mart; Türk’ün tarihinde önemli sayfa, kutlu bir zafer günüdür. 12 Mart; Erzurum için tarihin bin bir facialarını örten bir teselli ve saadet günüdür. 12 Mart; aslında sadece Erzurum’un Ermeni çetelerinden kurtuluşu değil, Türkiye’nin emperyalist devletlerin işgallerinden de kurtuluşunun müjdecisidir. Erzurum’un kurtuluşu Anadolu’nun da kurtuluşudur. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş meşalesi Erzurum Kongresi’yle yakılmıştır" dedi. Okunan şiirlerin ardından Erzurum bar ekibi gösteri yaptı, Büyükşehir Belediyesi mehteran takımı konser verdi. Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108’nci yıl dönümü programı çerçevesinde Karskapı Şehitliği ve Asri Mezarlık’ta kabirler ziyaret edildi, dualar edildi ve karanfiller konuldu. Lala Mustafa Paşa Camii’nde ise şehit ve gaziler için Mevlid-i Şerif okutuldu.
Ankara MSB: "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir" Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "İncirlik bir Türk üssüdür. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez" dedi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) beka ve güvenliğe yönelen risk ve tehdit unsurlarına karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü bildirdi. Aktürk, Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetlerinin yanı sıra ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalardaki son duruma ilişkin bilgi verdi. Terörle mücadele operasyonlarının kesintisiz sürdüğünü aktaran Tuğamiral Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur" ifadelerini kullandı. Sınır ötesinde güvenliği kalıcı hale getirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Aktürk, mayın ve el yapımı patlayıcıların yanı sıra mağara, sığınak ve barınakların tespit edilerek imha edildiğini kaydetti. "Menbic’te tünellerin yüzde 95’i imha edildi" Suriye harekât alanlarındaki tünel imha çalışmalarına da değinen Aktürk, şu bilgileri paylaştı: "Son bir haftada imha edilen 3 kilometre tünel ile birlikte Menbic’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 95’i, yani 462 kilometresi başarıyla imha edilmiştir. Böylelikle Suriye harekât alanlarında imha edilen toplam tünel uzunluğu 764 kilometreye ulaşmıştır. Bunun 302 kilometresi Tel Rıfat’ta, 462 kilometresi ise Menbic’te bulunmaktadır." Hudutlarda yoğun güvenlik tedbirleri Hudut güvenliğine ilişkin verileri de açıklayan Aktürk, sınırların uluslararası standartlarda korunduğunu belirtti. Aktürk, "Hafta boyunca yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7’si terör örgütü mensubu olmak üzere 78 şahıs yakalanmış, 1.733 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir" dedi. Yıl başından bu yana yakalanan düzensiz geçiş sayısının 1.278’e, engellenen kişi sayısının ise 13 bin 493’e ulaştığını aktaran Aktürk, hudutlarda kademeli güvenlik sisteminin kesintisiz şekilde sürdüğünü kaydetti. "Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir PATRIOT sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır" Aktürk, 9 Mart’ta İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Aktürk, "İran’dan ateşlenen ve hava sahamıza giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirilmiştir. Bazı mühimmat parçalarının Gaziantep ve Diyarbakır’da boş araziye düştüğü olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma meydana gelmemiştir. ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan, İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırılarıyla genişleyen çatışmalar kapsamında; hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla millî düzeyde alınan tedbirlere ilave olarak, Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir PATRIOT sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır" şeklinde konuştu. KKTC’nin güvenliği için F-16 ve hava savunma sistemleri konuşlandırıldı Aktürk, İran ile ABD-İsrail arasında yaşanan çatışmaların bölgesel güvenlik risklerini artırdığını belirterek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine yönelik adımların da atıldığını söyledi. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar kapsamında 6 adet F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemleri KKTC’ye konuşlandırılmıştır." diyen Aktürk, Türkiye’nin hava sahası ve vatandaşlarının güvenliği için gerekli tüm tedbirleri aldığını vurguladı. Aktürk, bölgedeki gelişmeler nedeniyle hava ve deniz unsurlarının görevlerini sürdürdüğünü belirterek, "Hava sahamızın güvenliğini sağlamak ve olası ihlalleri önlemek amacıyla muharip uçaklarımızla hava devriyesi icra edilmekte, Doğu Akdeniz’de deniz ve hava unsurlarımız tarafından seyir, keşif ve gözetleme faaliyetleri yürütülmektedir" dedi. İran sınır hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını kaydeden Aktürk, muhtemel risklere karşı devletin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içinde gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. Türkiye’nin bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Aktürk, şunları kaydetti: "Ülkemiz, hava sahasının, sınırlarının, vatandaşlarının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini sağlamak amacıyla millî imkân ve kabiliyetlerini kullanmaya, savunma ve caydırıcılık temelinde NATO ve müttefiklerimizle eş güdüm içerisinde gerekli tüm tedbirleri almaya devam edecektir." Aktürk, masum sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan çatışmaların derhal sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkes sağlanmasının önemini de vurguladı. Türkiye-Yunanistan GAÖ temasları Türkiye ile Yunanistan arasında tesis edilen Güven Artırıcı Önlemler kapsamında bazı temasların gerçekleştirildiğini aktaran Aktürk, Yunanistan Hava Kuvvetleri Komutanlığından bir heyetin 9-11 Mart tarihlerinde Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret ettiğini bildirdi. Ayrıca Aktürk, Nordik-Baltık ülkeleri Ankara büyükelçileri ve savunma ataşelerinin 10 Mart’ta İstanbul’daki Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezini ziyaret ettiğini söyledi. Aktürk, yerli ve milli savunma sanayisinin TSK’nın kabiliyetlerini güçlendirmeye devam ettiğini belirterek, şu bilgileri verdi: "Geçtiğimiz hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi kapsamında ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen çeşitli miktarda güdüm kiti Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir." Gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılmasına tepki Milli Savunma Bakanlığı, Doğu Ege adalarının statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Bakanlık, söz konusu adaların 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması’nda Limni ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması’nda Kerpe Adalarının gayri askeri statüde bulundurulmaları şartıyla Yunanistan’a devredildiğini hatırlatarak şunları kaydetti: "Gayri askeri statü, antlaşmaların esaslı şartı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla gayri askeri statünün ihlal edilmesi esaslı bir ihlale sebep olmakta ve bu oldu-bitti çabaları hukuken tek taraflı olarak gayri askeri statünün sona erdiği sonucunu doğurmamaktadır. Bu husus devletimizin en üst kademesi tarafından da dile getirilmiştir. Yunanistan’ın usulüne uygun olarak akdedilmiş antlaşmalar hilafına adaların statülerini ihlal eden girişimleri hem hukuka aykırılık yaratmakta hem de komşuluk-müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir. Coğrafyamızda süregelen güvenlik krizlerine karşı NATO müttefikleri arasında bu tarz durumların yaşanması kabul edilemezdir. Yunanistan’ın gerçek amaca hizmet etmeyen ve bölgemizde yaşanan krizleri fırsata çevirmeye yönelik girişimlerini kabul etmediğimizi ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri aldığımızı ifade ediyoruz." "Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerindedir" MSB, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmaların ardından ortaya çıkan füze ve drone tehdidi nedeniyle KKTC’ye konuşlandırılan unsurların caydırıcılığı artırmaya yönelik olduğunu belirten kaynaklar, şu değerlendirmeyi yaptı: "KKTC’ye konuşlandırdığımız hava ve hava savunma unsurları caydırıcılığı tahkim etmeye, hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetimizi güçlendirmeye yöneliktir. Aldığımız bu ilave tedbirler sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin değil Ada’nın tamamının güvenliğine katkı sağlayacaktır. Bilindiği üzere Türkiye Kıbrıs’ta Garantör ülkedir. Garantör olmayan bazı ülkelerin Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz’e askerî unsur sevk ettiği bir ortamda, Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerinde ve dengeli bir güvenlik yaklaşımının gereğidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne biz yeteriz. Türkiye, bölgede gerilimi artıran değil barış ve istikrarı koruyan bir anlayışla hareket etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir. Bununla birlikte, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir hasmane tutuma ve oldubittiye izin vermeyecek; Garantörlüğün vermiş olduğu hak ve yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz." İran’dan ateşlenen ve NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilen gelişmeler üzerine NATO ile istişare mekanizmalarının devreye alındığını belirten MSB, şunları kaydetti: "Bu kapsamda NATO Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi, hava savunma mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak Malatya’ya konuşlandırılmaktadır. Atılan bu adımlar; hem Türkiye’nin hem NATO’nun savunma, caydırıcılık ve müttefik dayanışması anlayışıyla, ortak güvenliğini tahkim etmeyi amaçlamaktadır." "S-400 neden kullanılmadı?" sorusu Bakanlık, balistik füze tehdidine karşı neden S-400 sisteminin kullanılmadığı yönündeki sorulara da yanıt verdi. Türkiye’nin hava ve füze savunma faaliyetlerinin çok katmanlı bir yapı içinde yürütüldüğünü belirten MSB, şu bilgileri paylaştı: "Türkiye NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem erken uyarı sensörleri, komuta kontrol sistemi ve önleme füzelerinden oluşmaktadır. Bir balistik füze tespit edildiğinde, müdahale süresinin çok kısa olması sebebiyle sistem en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşlemektedir. Ülkemize yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurları devreye alınarak söz konusu mühimmat başarıyla imha edilmiştir." "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir" Bakanlık, İncirlik Üssü’nün statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak "İncirlik bir Türk üssüdür. Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığımıza bağlı olarak görev yapan 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımız Adana İncirlik’te konuşludur. 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımızda, F-16 filomuz, Tanker filomuz ve İHA’larımız bulunmaktadır. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez. Orada ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askeri personeli de bulunmaktadır."