Yerel Haberler
Antalya
"5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali" kapılarını açtı 08 Mayıs 2026 Cuma - 21:31:59 Antalya’nın zengin mutfak kültürünü tanıtmak, yöresel lezzetlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini geniş kitlelere duyurmak amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali "Her Sofra Başka Bir Hikaye" temasıyla bu yıl da ziyaretçilere kapılarını açtı. "Her Sofra Başka Bir Hikaye" temasıyla bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin resmi açılış töreni Karaalioğlu Parkı’nda Antalyalıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, meslek odası başkanları ve gastronomi dünyasının tanınmış isimleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış töreninde konuşan Vali Şahin, "Bizim her soframız başka bir hikaye barındırıyor ama bazı şeyler var ki her sofrada aynı. Mesela bizde her sofrada bereket var. Bizim sofralarımızın hepsinde değişmeyen misafirperverlik, samimiyet, içtenlik var. Ne yok israf yok. Şimdi sürdürülebilirlik diyorlar. Bizim büyüklerimizin sofralarında ismi konmamış sürdürülebilirlik hep vardı. Çöp çıkmazdı her şey kullanılırdı. Bizim yeniden elde etmemiz gereken bu değerler. FoodFest belki bunun da öncüsü olacaktır" dedi. Vali Şahin, FoodFest’in 5 yıldır organizasyonunu düzenleyen ve kurumsallaşmış bir yapıya kavuşturan Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni de Başkan Vekili Büşra Özdemir’in şahsında kutladı. Her sofrada Antalya hikayesi Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, FoodFest’in yalnızca bir gastronomi festivali olmadığını, Antalya’nın kültürünü, üretimini ve hafızasını dünyaya taşıyan güçlü bir değer olduğunu söyledi. Özdemir, 4 yıl önce Muhittin Böcek’in öncülüğünde "Antalya’dan Dünyaya" mottosuyla yola çıktıklarını belirterek festivalin bugün bir marka haline geldiğini ifade etti. Özdemir, "Bazen bir şehir kendini en güzel sofralarında anlatır. Bir tatta geçmişini, bir kokuda hatıralarını yaşatır. İşte tam olarak böyle bir şehir Antalya" sözleriyle kentin gastronomi kültürüne dikkat çekti. Antalya’nın bereketli topraklarında yetişen ürünlerin, şeflerin yorumuyla kültüre ve sanata dönüştüğünü vurgulayan Özdemir, festivalin Antalya halkına bırakılmış bir miras olduğunu dile getirdi. Yerel ürünler vitrine çıktı Antalya’nın dünyanın en büyük örtü altı tarım merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Özdemir, kentin sahip olduğu endemik bitki çeşitliliği ve Akdeniz yeşilliklerinin festivalin bu yılki ana odağı olduğunu ifade etti. Yerel üreticilerin ürünlerinin festival boyunca şeflerin özel sunumlarında kullanılırken, ziyaretçilerin de Antalya mutfağını daha yakından tanıma fırsatı bulacağını söyleyen Büşra Özdemir, 3 gün boyunca sürecek festival kapsamında yurt içinden ve yurt dışından gelecek ödüllü şefler ile sektörün farklı alanlarındaki çok sayıda önemli isme ev sahipliği yapacağını belirtti. Konuşmalardan sonra ise Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Vali Hulusi Şahin’e teşekkür plaketi takdim etti. Daha sonra ise Vali Hulusi Şahin ve Başkan Vekili Büşra Özdemir katılımcılarla birlikte 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış kurdelesini kesti. Açılış töreninden sonra ise Başkan Vekili Büşra Özdemir ve Vali Hulusi Şahin, katılımcılarla birlikte festival alanını gezdi. Alanda Antalya ve Türk mutfağının birbirinden farklı ürünlerinin yer aldığı stantları ziyaret eden Vali Şahin ve Büşra Özdemir, işletmecilerle sohbet ederek, katılımlarından dolayı teşekkür etti ve tadımlar gerçekleştirdi. Gastronomi,şehir ve markalaşması konuşuldu 5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali’nin ilk paneli Türk yemek tarihçisi şef Vedat Başaran moderatörlüğünde gerçekleşti. Panele AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve Sözen Group CEO’su Gökmen Sözen katıldı. Gerçekleştirilen panelde gastronominin turizm üzerine etkisi, yerel mutfağın korunması ve şehirlerin gastronomiyle markalaşması konuları ele alındı. 5. Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali kapsamında üç gün boyunca workshoplar, şef gösterileri, tadım etkinlikleri ve paneller gerçekleştirilecek. Festival süresince Antalya’nın yerel ürünleri ve mutfak kültürü binlerce ziyaretçiyle buluşmaya devam edecek.
08 Mayıs 2026 Cuma - 21:11 Ukrayna Kültür Parkı yenileme çalışmalarının ardından ziyarete açıldı Antalya’da Ukrayna Kültür Parkı, kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından düzenlenen törenle yeniden ziyarete açıldı. Törende konuşan Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosu Boğdan Konopliastyi, parkın yalnızca bir dinlenme alanı olmadığını belirterek, Ukrayna kültürünün, tarihinin ve ulusal kimliğinin Türkiye’deki önemli sembollerinden biri hâline geldiğini vurguladı. Muratpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Oya Kansu da, Antalya’da yaşayan Ukrayna toplumu ile kurulan dostane ilişkilerin önemine dikkat çekerek, kültürel iş birliğinin güçlenerek devam edeceğini ifade etti. Konuşmaların ardından davetlilere kısa bir sanat programı sunuldu. Ukrayna halk şarkıları, geleneksel Ukrayna enstrümanları eşliğinde gerçekleştirilen performanslar ve keman konseri törene renk kattı. Taras Şevçenko anıtının bulunduğu park yenilendi Ukrayna Kültür Parkı, 2019 yılında "Ukrayna Ailesi" Derneği’nin girişimi ve Muratpaşa Belediyesi’nin katkılarıyla hayata geçirildi. Parkta, Temmuz 2020’de Ukraynalı şair, ressam ve düşünür Taras Şevçenko’ya adanan anıt yerini aldı. Anıt heykeltıraş Salih Akbulut tarafından yapıldı. 2025-2026 yıllarında ise Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosluğunun girişimi ve Ukraynalı iş insanlarının desteğiyle parkta modernizasyon çalışması gerçekleştirildi. Çalışmalarla, ziyaretçileri Ukrayna kültürünün atmosferine daha derinlemesine dahil edecek çağdaş bir kültür alanı oluşturulması amaçlandı. Parktaki çalışmalar, Muratpaşa Belediyesi, Ukraynalı iş insanları, Ukrayna Mykhailo Drahomanov Devlet Üniversitesi Teknoloji ve Tasarım Fakültesi öğrencileri, Ukrayna Ailesi Derneği ve Antalya’da yaşayan Ukraynalıların katılımıyla tamamlandı. Tören kapsamında Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosu Boğdan Konopliastyi, parkın yenilenmesine katkı sunan sponsorlar, sanatçılar ve ustalara teşekkür belgeleri takdim etti.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:38 Akdeniz Üniversitesi’nde mezuniyet coşkusu İlahiyat Fakültesi ile başladı Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde düzenlenen mezuniyet töreninde 120 öğrenci mezun olmanın sevincini yaşadı. Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen mezuniyet törenine Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Cengiz Toker, Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Sabri Yılmaz, Prof. Dr. Ali Kürşat Turgut, akademisyenler, mezun olan öğrenciler ve aileleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti. "Mezuniyet sevinci yaşayan öğrencilerimizi tebrik ediyorum" Törende konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Burada Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültemizin mezuniyet töreninde sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet ve gurur duyuyorum. Hayatınızın önemli dönüm noktalarından birini bugün hep birlikte yaşıyoruz. Uzun ve emek dolu bir eğitim sürecini başarıyla tamamlayarak mezuniyet sevincini yaşayan öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Aynı zamanda onların yetişmesinde büyük fedakârlık gösteren ailelerimize ve özveriyle emek veren akademisyenlerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Zihinlere ve kalplere dokunacaksınız" Rektör Özkan, "İlahiyat eğitimi, teorik bilgi edinmekten ibaret değildir. Bu alan, ahlaki sorumluluğu, vicdanı, hikmeti, adaleti ve insan sevgisini merkeze alan çok kıymetli bir eğitim alanıdır. Sizler, bugün diplomalarınızı alırken aslında toplumun manevi dünyasına rehberlik edecek, zihinlere ve kalplere dokunacak büyük bir sorumluluğu da omuzlarınıza alıyorsunuz. İçinde bulunduğumuz çağ, bilginin hızla yayıldığı ancak aynı zamanda bilgi kirliliğinin ve manevi boşluğun da derinleştiği bir dönemdir. İnsanlığın her zamankinden daha fazla sağduyuya, merhamete, doğru bilgiye ve birlikte yaşama kültürüne ihtiyaç duyduğu bir çağda, sizlerin taşıdığı misyon çok değerlidir. Sizler, dijital gürültünün arasında hakkın ve hakikatin sesi olacak, aşırılıklardan uzak, İslam’ın kuşatıcı dilini temsil edeceksiniz. Modern dünyanın sorularına, kadim medeniyetimizin mirasıyla cevap üretecek olan sizlersiniz. Sahip olduğunuz ilmi birikimi, etik değerlerle ve toplumsal sorumluluk bilinciyle birleştirerek ülkemize ve insanlığa önemli katkılar sunacağınıza yürekten inanıyorum" şeklinde konuştu. "Evrensel bir dille, nezaketle dünyaya anlatmak zorundayız" Rektör Özkan, "Omuzlarınızdaki bu yük sadece yerel bir vazife de değildir; sizlerin sınırları aşan küresel bir sorumluluğu da var. Maalesef günümüzde dünyada İslam’ın barış ve rahmet mesaj,; cehalet, ön yargılar ve kasıtlı algı operasyonlarının gölgesinde bırakılmak isteniyor. İslamofobi adı altında büyütülen bu asılsız korkular, ne yazık ki dinimizin asıl çehresinin görülmesine engel oluyor. Önümüzde uzun bir yol var. Aranızdan bazıları akademik kariyerine devam edecek, bazılarınız ise hayatın bambaşka alanlarında hizmet verecek. Ancak şunu hiç unutmayın: Bizim bu ön yargıları kırmak için sloganlara değil,; bilime, akla ve nitelikli akademik çalışmalara ihtiyacımız var. Bizler, mensubu olduğumuz bu güzel dini evrensel bir dille, nezaketle dünyaya anlatmak zorundayız" ifadelerini kullandı. "Gazze’deki Müslümanların onurlu duruşu oyunu bozdu" Rektör Özkan, "Aslında bugün yıllardır o yıkılmaz sanılan algı duvarlarının nasıl yerle bir olduğuna hep birlikte şahitlik ediyoruz. İsrail’in uyguladığı soykırıma karşı Gazze’deki Müslümanların onurlu duruşu oyunu bozdu. Batı’nın yıllarca ilmek ilmek işlediği tehdit olarak sunulan Müslüman imajı darmadağın oldu. İsrail’in sığındığı mağduriyet maskesi ise bizzat kendi elleriyle düştü. Sokaklara taşan dayanışma ruhu ve özellikle Batı gençliğinin bu sarsılmaz inanca duyduğu hayranlık, aslında küresel bir uyanışın ayak sesleri oldu. Trajedinin içinden doğan bu yeni farkındalık eşiğinde bizlere düşen bu uyanışı entelektüel bir birikimle beslemek ve hakikatin sesini her mecrada en gür şekilde duyurmaktır" dedi. "Akdeniz Üniversitesi ailesinin parçası olmaya devam edeceksiniz" Rektör Özkan, "Üniversite yılları boyunca akademik yetkinlik kazandınız, aynı zamanda dostluklar kurdunuz, zorluklarla mücadele ettiniz, kendinizi geliştirdiniz ve hayata dair önemli deneyimler edindiniz. Bundan sonraki yaşamınızda da öğrenmeye açık olacağınıza, bilimin ışığından ve insani değerlerden ayrılmayacağınıza inanıyorum. Bugün mezun olarak aramızdan ayrılıyor olsanız da Akdeniz Üniversitesi ailesinin değerli birer parçası olmaya devam edeceksiniz. Üniversitemizin kapıları sizlere her zaman açık olacaktır. Sizlerin başarıları, bizlerin en büyük iftihar kaynağı olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, mezuniyetinizin sizlere, ailelerinize, üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, yolunuzun ve bahtınızın açık olmasını temenni ediyorum. Başarılarınız daim olsun" şeklinde konuştu. 34 yılda bin 84 mezun İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen, fakültenin 1992’deki kuruluşundan bu yana katettiği mesafeyi vurgulayarak, bu yıl mezun olan 120 öğrenciyle birlikte toplam mezun sayısının bin 84’e ulaştığını belirtti. Fakültenin sadece lisans değil, 2 binden fazla lisansüstü öğrencisiyle akademik alanda da güçlü bir merkez olduğunu ifade eden Sözen, Akdeniz İlahiyat Dergisi ve Bülteni gibi yayınlarla bilimsel çıtayı yükselttiklerini, TÜBİTAK projeleri ve toplumsal katkı faaliyetleriyle Antalya’nın her noktasında varlık gösterdiklerini dile getirdi. Desteklerinden dolayı Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkürlerini sunan Sözen, fakültenin uluslararası düzeyde tanınır hale gelmesi için çalışmaların kararlılıkla süreceğini kaydetti. Mezun olan öğrencilere ve ailelerine seslenen Prof. Dr. Kemal Sözen, gençlerin beş yıl önce kendilerine emanet edilen birer cevher olduğunu ve bugün vatana, millete hizmet etmeye hazır donanımlı bireyler olarak uğurlandıklarını söyledi. Bilimin ışığında, temel kaynakları referans alarak toplumu aydınlatmanın ulvi bir sorumluluk olduğunu hatırlatan Sözen, "Peygamberimizin ’Hikmet müminin yitiğidir’ ilkesini düstur edinerek; mutaassıplıktan ve hurafelerden uzak, ilmin izinde bir hayat sürün" mesajını verdi. Akdeniz Üniversitesi mezunu olmanın gururunu taşımaları gerektiğini belirten Dekan Sözen, mezunlarla bağlarını hiçbir zaman koparmayacaklarını ifade ederek, gençlere meslek hayatlarında başarılar diledi. İlahiyat Fakültesi birincisi Nur Efşan Barkuş ise İlahiyat Fakültesini bitirmenin gururunu yaşadıklarını ifade ederek, eğitim ve öğretim hayatlarına katkıda bulunan öğretim üyelerine teşekkür etti. Konuşmaların ardından İlahiyat Fakültesi birincisi Nur Efşan Barkuş, ikincisi Hatice Vurgun ve üçüncüsü Zeynep Sevgi Önce’ye mezuniyet belgelerini Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan takdim etti. Tören belgelerin mezunlara takdiminin ardından son buldu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:59 ALKÜ’de Alanya milli teknoloji hackathonu yarışları tamamladı Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) düzenlenen Alanya Milli Teknoloji Hackathonu Yarışması, ALKÜ ve Alanya tarihinde bir ilke imza atarak lise ve üniversite kategorilerinde yarışan genç yetenekleri sektörün ve akademinin önde gelen isimleriyle aynı çatı altında buluşturdu. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bilim ve teknoloji alanında her geçen gün yeniliklere ve ilklere imza atmaya devam ediyor. SiberAlkü Topluluğu ve Nexus ALKÜ öncülüğünde düzenlenen Alanya Milli Teknoloji Hackathonu Yarışması ile hem üniversite hem de Alanya tarihinde bir ilke imza atıldı. Yarışma ile lise ve üniversite kategorilerinde yarışan genç yetenekler, sektörün ve akademinin önde gelen isimleriyle aynı çatı altında buluşturuldu. Lise ve üniversite olmak üzere iki ayrı kategoride düzenlenen yarışmanın hakem heyetinde InspireIT Bilgi Teknolojileri Danışmanlığı Yöneticisi Hakan Ergun, Platform Siber Güvenlik Mühendisi, HAVELSAN Uğur Duman, ALKÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz Kemal Yüce, ALKÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Mert Gülsoy ve Siber Güvenlik Araştırmacısı, TÜBİTAK BİLGEM Siber Güvenlik Enstitüsünden Selahattin Polat yer aldı. Gençler vizyonlarını sergiledi Hakem heyeti, etkinlik süresinde tüm takımları tek tek ziyaret ederek geliştirilen projeleri yakından inceledi ve katılımcıların sorularını ayrıntılı biçimde yanıtladı. Sektör ve akademinin deneyimli isimleri, birikimlerini yarışmacılarla paylaşarak hackathonun mentorluk boyutunu güçlendirdi. Üniversite kategorisinde yarışan ekipler, yerli ve milli teknolojiler ekseninde geliştirdikleri özgün yazılım ve siber güvenlik çözümlerini hakem heyetine ve salondaki katılımcılara sundu. Sektör ile akademinin aynı salonda buluştuğu sunumlar, gençlerin teknik birikimini ve girişimcilik vizyonunu gözler önüne serdi. Lise kategorisindeki genç yarışmacılar ise sınırlı sürede ortaya koydukları yenilikçi fikirlerini ve teknolojik çözümlerini jüriye sundu. Lise sıralarından üniversite kampüslerine uzanan farklı yaş gruplarının ortak bir teknoloji vizyonu etrafında bir araya gelmesi, etkinliğin en kıymetli kazanımlarından biri olarak öne çıktı. Yarışma sonunda hünerlerini gösteren takımlara ödülleri verildi. Toplam 42 bin 500 TL’lik ödül havuzunun sahiplerini bulduğu yarışmada Üniversite Kategorisi’nde birinciliği DevrimSoft, ikinciliği FinEngineers takımları kazandı. Lise Kategorisi’nde ise birincilik 65+ takımının, ikincilik KİKİ takımının oldu. Yarışma sonunda başta InspireIT Bilgi Teknolojileri Danışmanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere etkinliğin gerçekleştirilmesine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür edilirken, dereceye giren ekipler tebrik edildi ve yarışmaya katılan tüm takımların ortaya koyduğu çaba takdirle karşılandı. Yarışma toplu aile fotoğrafıyla sona erdi. Yarışmadan sonra ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Işık Bayraktar, yarışmanın düzenlenmesinde emeği geçen hakem heyetini tebrik ederek plaket takdim etti. Hackathonu nedir? Genellikle 24-48 saat süren, yazılımcıların, tasarımcıların ve proje yöneticilerinin takımlar halinde yoğun bir şekilde çalışarak belirli bir probleme veya temaya yönelik çalışan bir prototip (yazılım/donanım) geliştirdikleri yarışma odaklı teknoloji etkinliğidir.
Antalya’da 2 cana malolan spotçu yangında tüyler ürperten iddia: "Yanmaya hazır mısınız"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:40 Antalya’da 2 cana malolan spotçu yangında tüyler ürperten iddia: "Yanmaya hazır mısınız" Antalya’da iki ayrı spotçu dükkanında çıkan yangında iki kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin "olası kastla yangın çıkartmak suretiyle öldürme" suçlamasıyla tutuklu yargılanan sanık, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkemede sanığın "yanmaya hazır mısınız" diyerek ateş başlattığı ve ölümlere sebep olduğu iddia edildi. Ölen kişilerden Mete Durupınar’ın annesi "Giden benim oğlum oldu" diyerek mahkemede ifade verirken, sanığın kasten yangın çıkardığını savundu. Muratpaşa ilçesi Varlık Mahallesi 173 Sokak üzerinde 2 Ocak 2025 tarihinde saat 21.30 sıralarında bir apartmanın girişinde bulunan ikinci el eşya satan iş yerinde yangın çıktı. Alevler kısa sürede apartmanı sardı. Çevredeki vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Hızla büyüyen alevlere itfaiye ekipleri kısa sürede müdahale etti. Yangında mahsur kalan vatandaşlar itfaiye erleri tarafından dışarıya çıkartıldı. İddianameye göre yan dükkânın işletmecisi Mete Durupınar, duman nedeniyle iş yerinden çıkamayarak, yangın ortamında maruz kaldığı karbonmonoksit (CO) zehirlenmesi sonucu hayatını kaybederken, Özen Apartmanı altındaki çamaşırhanede çalışan Ahmet Özen ise yangında maruz kaldığı duman ve ısı nedeniyle ağır yaralandı, Konya Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alındı ancak gelişen komplikasyonlar sonucu yaşamını kaybetti. Yangın itfaiye ekiplerinin uzun uğraşları sonucu söndürülürken, bitişikteki 2 binada büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Apartmanların giriş katında bulunan çamaşırhane ve 2 spotçu dükkanı kullanılamaz hale geldi. Olay sonrası oluşturulan iddianamede, sanık Ufuk B.’nin, Ahmet Özen ve Mete Durupınar’ın ölümüyle sonuçlanan eylemleri nedeniyle iki kez "olası kastla yangın çıkartmak suretiyle kasten öldürme" suçundan cezalandırılması talep edildi. Sanığın, olay sırasında yaralanan Lokman Derya Y. ve Seval G.’ye yönelik eylemleri nedeniyle de iki kez "yangın çıkartmak suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan göre cezalandırılması istendi. Ayrıca yangının Celal ve Özen apartmanlarında çok sayıda konut, iş yeri ve bir araca zarar vermesi nedeniyle sanık hakkında "zincirleme mala zarar verme" suçundan da ceza talep edildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan yangın raporunda ise, apartmanın giriş katında bulunan 10 C numaralı spotçunun önünde istiflenen eşyalara bırakılan veya atılan bir ateş kaynağı sonucu yangının başladığının tahmin edildiği belirtildi. Alevlerin kısa sürede diğer iş yerlerine ve bitişik nizam apartmanlara sirayet ettiği ifade edilen raporda, olayın adli makamlarca değerlendirilmesinin uygun olacağı kaydedildi. Duruşma başladı Olay sonrası ilk duruşma Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya, sanık Ufuk B. SEGBİS üzerinden katılırken, müştekiler Emrullah D., Seval G., Olga R., Kibare A. Feyzi B., Hasibe Ö., Lokman Derya Y., Mehmet Halit T.,sanık ve müşteki avukatları katıldı. Müşteki Emrullah Demirci, şikayetinden vazgeçtiğini söylerken, "Kızım gelip baba evimiz yanıyor dedi, sigortaları indirdim, itfaiyenin gelmesini bekledim. Sanıktan şikayetçi değilim, hiçbir talebim de yok" şeklinde konuştu. "Yangını ben çıkarmadım" Sanık Ufuk B., yaptığı savunmada savcılıkta verdiği ifadeyi tekrar ettiğini söyledi. Savunmada, şu iddialara yer verdi: "Savcılıktaki ifademin aynısını tekrar ediyorum, yangını ben çıkarmış değilim. yaklaşık 2 yıl önce ailemle Malatya’da depremden zarar gördüğümüz için Antalya’ya geldim. Oturduğum yerin alt tarafında Lokman Derya Y.’ye ait spot dükkanı ve ölen ile yaralanana ait iş yerleri var. Ben bu iş yeri sahiplerinden sadece Lokman Derya Y’yi tanıyorum. Zarar gören diğer iş yeri sahipleri Mete Dumlupınar ve Ahmet Özen’i tanımam. Lokman Derya Y’den geçmişte koltuk takımı alıp bin 500 TL ödedim. Fakat sadece tekli bir koltuk geldi. Takımın diğerleri gelmedi. Bu nedenle aramızda bir anlaşmazlık vardı. 2 Ocak 2025 günü saat 20:00 sıralarında Lokman Derya Y.’nin iş yerine uğrayıp koltuk takımında umudumu kestiğim için ödediğim parayı istedi. Küfrederek beni dükkandan kovdu. Buna içerledim. Tekrar aşağıya indim. Lokman yanında daha önce tanımadığım Seval isimli bir bayanla oturuyordu. Paramı ne zaman vereceksin diye sorduğumda küfür edip metal bir cisimle bana saldırdı. Ben de korkup orada bulduğum ile Lokman’a vurdum. Boğuştuk. O sırada dükkanda Seval isimli şahıs beni tutmaya çalıştı. Lokman dükkandan kaçtığında dükkanın dışındaki malzemeler bilmediğim bir şekilde yanmaya başladı. Kendimi zorla kurtarıp dışarıya kaçtım. Yangından ailemin çıktığını görünce 100. Yıl bulvarına çıktım. Bir markette oturup alkol aldım. Daha sonra olay yerine döndüğümde yangın sönmüştü. Çöp toplayıp arabayı görüp ona binerek çöp toplamada yardımcı oldum. Gece eve 04:00 sıralarında geldim. Evimde uyudum. Sonrasında polisler gelip beni göz altına aldılar. Ben iddia edildiği gibi yangın çıkarmış iş yerine girip bir şeyler dökerek koltuğu yakmış ve bu şekilde büyüyen yangın nedeniyle kişilerin ölümüne, yaralanmasına ya da mallarına zarar vermiş değilim. Lokman Derya Y.’nin dükkanında ikinci el eşya satılmıyor, uyuşturucu satılıyor, maktuller de ondan uyuşturucu alıyordu." "Çakmakla ateşe verdi" Duruşmada dinlenen müşteki Lokman Derya Y., daha önce verdiği ifadeleri aktardı. Sanık Ufuk B.’yi üst kat komşusu olması nedeniyle tanıdığını, bir yıl önce deprem sebebiyle Malatya’dan taşındıklarını ve sanığa ikinci el eşya sattığını belirtti. Yılmaz, sanığın "A4" olarak bilinen uyuşturucuyu kullandığını bildiğini ancak bunu hiç görmediğini ileri sürerek, yılbaşı akşamı sanığın yanına gelerek ne içeceğini sorduğunu, kendisinin parasının olmadığını söylemesi üzerine Ufuk B.’nin kartından 200 TL çekeceğini ve bu parayla Zeytinköy’den A4, bulamazsa el yapımı alkol almasını istediğini iddia etti. Müşteki, sanığın verdiği parayla hiçbir şey almadığını, ertesi gün sanığın ne aldığını sorması üzerine hasta olduğu için gidemediğini söylediğini ve cebinden 100 TL çıkarıp verdiğini, kalan 100 TL’nin kendi alacağına karşılık olduğunu aktardı. Sanığın bu parayı alıp dükkândan ayrıldığını, olay günü ise hatırlamadığı bir saatte yeniden gelerek 100 TL’nin ne olduğunu sorduğunu, kendisinin de borcundan düşüldüğünü söylemesi üzerine Ufuk B.’nin hiçbir şey demeden gittiğini beyan etti. Müşteki, aynı gün saat 20.30 sıralarında Seval Gençoğlu ile iş yerinde oturdukları sırada sanığın dükkâna girerek "Sen benim 100 liramı mı yiyeceksin, yanmaya hazır mısınız?" dediğini, sağ cebinden sarı renkli bir teneke kutu çıkararak iş yerinin girişindeki üçlü koltuğa döküp çakmakla ateşe verdiğini anlattı. Yılmaz, alevleri eliyle söndürmeye çalıştığını, ardından sanığa sarıldığını, bu sırada sanığın montunun içinden çıkardığı satırla kendisine vurduğunu ve "Seni öldüreceğim" diyerek küfür ettiğini iddia etti. Yılmaz, dışarıda da alevlerin yükseldiğini, sanığın elinden kurtularak dışarı çıktığını, kısa süre sonra Seval Gençoğlu ve sanığın da dışarı çıktığını belirtti. Müşteki, sanığın kaçmasını engellemek için yanına gittiğinde Ufuk B.’nin "Senin kafanı keseceğim" dediğini ve olay yerinden sakin bir şekilde ayrıldığını öne sürdü. "Dışarı çıkmama engel oldu, satırla vurdu" Müşteki Seval Gençoğlu da olay günü akşam saatlerinde satmış olduğu hediyelik eşyaları Lokman Derya Yılmaz’ın dükkânına bırakmak için gittiğini belirtti. Saat 20.30 sıralarında fotoğrafta kendisine gösterilen sanık Ufuk B.’nin dükkâna sakin bir şekilde girerek "Yanmaya hazır mısınız" dediğini, elindeki bir cisimde bulunan sıvıyı üçlü koltuğa döküp ateşe verdiğini ifade etti. Gençoğlu, Lokman Derya Yılmaz’ın eliyle alevleri söndürmeye çalıştığını, aynı anda dükkânın dış kısmında da yangın başladığını gördüğünü söyledi. Yangın sürerken sanık ile Lokman arasında arbede çıktığını, sanığın montunun içinden çıkardığı satırla Lokman’a vurmaya başladığını aktardı. "Yardım edin" diye bağırdığı sırada Lokman’ın sanığın elinden kurtularak dışarı çıktığını, kavganın kapı önünde yaşanması nedeniyle kendisinin dışarı çıkamadığını, içeride kalan sanığın eşyalara satırla vurduğunu belirtti. Bu sırada sanığın satırın kesici olmayan kısmıyla kendi sol omzuna da vurduğunu, dışarı çıkmak istediğinde sanığın buna engel olduğunu ifade etti. Dışarı çıkabildiğinde her iki bileğinde ve saçlarında yanıklar olduğunu belirten Gençoğlu, dışarıda da Lokman ile sanık arasındaki kavganın sürdüğünü, bir süre sonra sanığın 100. Yıl Caddesi yönüne doğru yürüyerek uzaklaştığını söyledi. Yangında malzemelerinin yanması nedeniyle yaklaşık 50 bin TL zararının oluştuğunu, ölen iki kişiyi tanımadığını ve sanıktan şikâyetçi olduğunu ifade etti. "Dışarı çıkamadı" Maktul Ahmet Özen’in eşi Hasibe Özen ise Özen Apartmanı’nın 6 numaralı dairesinde eşi ve oğlu ile birlikte yaşadıklarını belirtti. Olay sırasında eşinin binanın altındaki "Anadolu Çamaşırhanesi" adlı iş yerinde çalıştığını ifade eden Hasibe Özen, yan tarafta bulunan spotçu dükkânında çıkan yangının kısa sürede büyüyerek binaya sıçradığını söyledi. Kendisinin oğlu ile birlikte dışarı çıkmayı başardığını, ancak yangının hızla yayılması nedeniyle eşinin dışarı çıkamadığını aktardı. Hasibe Özen, yangının söndürülmesinin ardından eşinin baygın halde çıkarıldığını ve ileri tetkikler için Konya Şehir Hastanesi’ne sevk edildiğini, çamaşırhane olarak kullanılan iş yerlerinin yanı sıra dairenin batı cephesinin ve ev eşyalarının zarar gördüğünü belirtti. Eşinin yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini söyleyen müşteki, sanıktan şikâyetçi olduğunu ifade etti. "Giden, benim oğlum oldu" Duruşmada söz verilen maktul Mete Durupınar’ın annesi Kibare Açalya ise, yaşananları "basit bir yangın" olarak görmediğini belirterek, "Giden benim oğlum oldu. Basit bir yangın olduğunu düşünmüyorum, kasti çıkarılmış bir yangın. Onun dükkânı ile benim oğlumun dükkânı arasında iki metre mesafe var" dedi. Açalya ayrıca, oğlunun 8 Ocak tarihinde defterine "Benim için saldırı ya da infazım olabilir" şeklinde bir not yazdığını da mahkemeye aktardı. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Konyaaltı’nın parklarına güvenlik kameraları yerleştiriliyor
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:28 Konyaaltı’nın parklarına güvenlik kameraları yerleştiriliyor Konyaaltı Belediyesi, Konyaaltı’ndaki parkların güvenliğini artırmak amacıyla güvenlik kameraları yerleştiriyor. Takılan kameralar ile izlenen parklarda, çocuklar başta olmak üzere tüm vatandaşlara güvenli bir ortam oluşturulması amaçlanıyor. Konyaaltı Belediyesi, ilçe genelinde yer alan bütün parklara güvenlik kamerası yerleştirme çalışmalarını sürdürüyor. Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın yerel seçimler öncesinde duyurduğu projelerinden biri olan ‘Güvenli Parklar’ projesi, parkların 24 saat izlenerek, özellikle çocuklar olmak üzere, ilçe sakinlerinin güvenli bir alanda vakit geçirmelerini amaçlıyor. "Halkın huzuru ve güvenliği için" ‘‘23 Nisan Ulusal Egemenlik Parkı’ndan başlayarak Konyaaltı’ndaki tüm parklara güvenlik kameraları yerleştiren Konyaaltı Belediyesi ekipleri, son çalışmasını EXPO Parkı’nda gerçekleştirdi. İlçe genelinde yer alan tüm parkları güvenlik kameralarıyla donatacaklarını vurgulayan Konyaaltı Belediyesi yetkilileri, halkın huzuru için çalışmaların tüm hızıyla devam edeceğini vurguladı. "Bütün parklara uygulanacak" Gerçekleştirdikleri projeleri tüm bireyleri düşünerek hayata geçirdiklerini belirten Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Başta çocuklarımız olmak üzere, tüm bireylerin huzur ve güvenliği için parklarımıza kameralar yerleştiriyoruz. Projelerimizi her zaman Konyaaltı’mızdaki vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini ön planda tutarak uyguluyoruz. Son olarak EXPO Parkı’mıza kameralarımızı taktık. Güvenlik kameralarımızı tüm parklarımıza yerleştirmeye devam edeceğiz. Böylelikle ilçemizdeki parklar 24 saat boyunca izlenebilecek. Halk odaklı çalışma ve projelerimize var gücümüzle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Rektör Prof. Dr. Özkan: "Öğrencilerimizi sadece üniversitenin bir parçası olarak değil, bu kurumun nefesi, enerjisi ve geleceği olarak görüyorum"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:52 Rektör Prof. Dr. Özkan: "Öğrencilerimizi sadece üniversitenin bir parçası olarak değil, bu kurumun nefesi, enerjisi ve geleceği olarak görüyorum" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren kültür ve spor topluluklarının başkanlarıyla buluştu. Prof. Dr. Özkan, "Öğrencilerimizi sadece üniversitenin bir parçası olarak değil, bu kurumun nefesi, enerjisi ve geleceği olarak görüyorum" dedi. Akdeniz Üniversitesi Sosyal Tesisleri’nde Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren kültür ve spor topluluklarının başkanları bir araya geldi. Etkinliğe Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanı Öğr. Gör. Ramazan Uyar, kültür ve spor toplulukları başkanları katıldı. Rektör Özkan öğrencilerle sohbet ederek, sorunlarıyla ilgili çözümler üretilmesi talimatını verdi. "Sizi hayata güçlü bir şekilde hazırlamak sorumluluğumuz" Topluluk başkanlarıyla bir araya geldiği için mutlu olduğunu söyleyen Rektör Prof. Dr. Özkan, "Ben öğrencilerimizi sadece üniversitenin bir parçası olarak değil, bu kurumun nefesi, enerjisi ve geleceği olarak görüyorum. Hepinizin ayrı bir hikâyesi, ayrı bir mücadelesi, ayrı bir hayali var. Ve bilin ki biz bu üniversitede sizi yalnızca akademik donanımla mezun etmeyi değil, hayata güçlü bir şekilde hazırlamayı sorumluluk biliyoruz" şeklinde konuştu. "143 öğrenci topluluğumuz bulunuyor" Rektör Özkan, "Dünya çok hızlı değişiyor. Artık sadece derslerde başarılı olmak, yüksek notlarla mezun olmak bir gencin geleceğini tek başına belirlemeye yetmiyor. Yeni dünya düzeninde mezunları ayıran şey, sahip oldukları diploma kadar ürettikleri projeler, topluma katkıları, takım içinde iş yapabilme becerileri ve kendilerini geliştirme çabalarıdır. Bu yüzden öğrenci topluluklarını çok önemsiyoruz. Bugün üniversitemizde 112’si kültür, 31’i spor olmak üzere toplam 143 öğrenci topluluğumuz bulunuyor. Bu sayı sadece bir istatistik değildir, Akdeniz Üniversitesi’nin gençlerine ne kadar geniş bir alan açtığının güçlü bir göstergesidir" dedi. Toplulukların öğrencilerin kendini keşfettiği yerler olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Topluluklar, bir fikri hayata geçirme cesaretini kazandığınız yerlerdir. Sorumluluk aldığınız, ekip olmayı öğrendiğiniz, bir arada üretmenin değerini gördüğünüz yerlerdir. Kendi liderliğinizi, yeteneklerinizi ve iletişim gücünüzü fark ettiğiniz alanlardır. Bazen bir topluluk çalışması, size hem hayatta hem meslekte ömür boyu lazım olacak bir beceriyi kazandırır: güven vermeyi, güven duymayı, birlikte hedefe yürümeyi. Bugün burada bir araya gelişimizin amacı da bu potansiyeli daha da güçlendirmek. Sizlerin deneyimleri, önerileri, ihtiyaçları ve hayata geçirmeyi planladığınız yeni fikirler bizim için çok kıymetli. ’Öğrenci odaklı üniversite’ anlayışımız gereği sizlerin sesine kulak vermeyi, sorunları birlikte tanımlayıp birlikte çözmeyi ve her türlü gelişim alanında yanınızda olmayı temel bir görev olarak görüyoruz. Sizler bu üniversitenin, bu ülkenin gururusunuz. Akdeniz Üniversitesi olarak her zaman, her adımda yanınızdayız. İyi ki varsınız. İyi ki Akdeniz Üniversitesi’nin gençlerisiniz" ifadelerini kullandı. Etkinlik toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
Dokumapark’tan toplanan portakallar vatandaşlarla paylaşıldı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:36 Dokumapark’tan toplanan portakallar vatandaşlarla paylaşıldı Kepez Belediyesi, Dokumapark’ta Destek Eğitim Kursu öğrencileri için doğayla iç içe etkinliği düzenledi. Öğrenciler, Antalya’nın simgesi portakalları dalından kopararak, taze taze yeme imkanı buldu. Etkinliğin ardından Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından toplanan portakallar, Dokumapark’ı ziyaret eden ilçe halkıyla paylaşıldı. Kepez Belediyesi, şehrin ortasında yeşilin ve turunçgilin buluştuğu Dokumapark’taki portakal bahçesinde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Belediyenin Destek Eğitim Kursları’nda eğitim gören öğrenciler, öğretmenleriyle birlikte portakal bahçesine gelerek doğayla iç içe keyifli bir gün geçirdi. Yemyeşil ağaçlar ve portakallarla dolu dallar arasında yürüyen öğrenciler, hem doğayı deneyimleme fırsatı yakaladı hem de dalından taze meyve toplamanın mutluluğunu yaşadı. Portakallarla dolu bahçede gerçekleştirilen etkinlik, öğrenciler için hem eğitici hem de unutulmaz bir deneyim oldu. Öğrenciler, dalından topladıkları portakalları taze taze yemenin keyfini yaşadı. Portakallar ilçe halkıyla paylaşıldı Destek Eğitim Kursları öğrencilerinin doğayla iç içe gerçekleştirdiği etkinliğin ardından, Kepez Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, Dokumapark’taki portakalları topladı. Toplanan meyveler, Dokumapark’ı ziyaret eden vatandaşlara ikram edilerek ilçe halkıyla paylaşıldı. Doğanın insan ruhunu dinlendirdiğini dile getiren Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Bir meyveyi dalından koparıp yemek ise bambaşka bir mutluluktur. Bizim çocukluğumuz da hep böyle doğal ortamlarda geçti. Biz de çocuklarımızın bu güzel duyguları tatmasını, bizim yaşadığımız o doğayla iç içe yaşamanın mutluluğunu yaşamalarını istedik. Bu nedenle öğrencilerimizi portakal bahçesinde böyle bir etkinlikle buluşturduk. Öğrencilerimizin etkinliğinin ardından belediye personellerimiz de portakalların tamamını topladı. Bizde bu portakalları, ilçe halkımızla paylaştık. Paylaşmak çoğalmaktır. Mutluluklar paylaştıkça çoğalır, acılar paylaştıkça azalır. Paylaşmak insanın kalbini, yüreğini büyütür, insan olmanın en güzel yanı paylaşmaktır" dedi.
Hem öğrenci, hem okul müdürü olarak voleybolda kupalar kaldırmayı başardı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:12 Hem öğrenci, hem okul müdürü olarak voleybolda kupalar kaldırmayı başardı Okuduğu Manavgat Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde müdür olarak görev yapan Hasan Kırteke, öğrencilik yıllarında kazandığı kupaları bu kez okul müdürü olarak kaldırdı. İlçe Okul Sporları Tertip Komitesi organizatörlüğünde, kızlarda 26, erkeklerde 9 olmak üzere 35 takım ve 480 sporcunun katılımıyla geçtiğimiz günlerde Mehmet Akif Ersoy Spor Salonu’nda gerçekleştirilen 2025-2026 eğitim öğretim yılı Manavgat okulları arası voleybol gençler müsabakaları final karşılaşmalarıyla sona erdi. Manavgat Anadolu İmam Hatip Lisesi kız takımı yarı final oynayarak 3.’lük kupasını, erkek takımı ise final oynayarak 2.’lik kupasını kaldırmaya hak kazandı. Öğrencilerini tebrik etti Erkek takımının 2.’lik kupasını Milli Eğitim Müdürü Ali Hakan Öz verirken, kız takımının 3.’lük kupasını ise A Kalite Eğitim Kurumu Kurucu Müdürü Şerafettin Avcı takdim etti. Öğrencilerinin elde ettiği başarılarla gururlanan Manavgat Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Hasan Kırteke, "Öğrenci olarak kupalar kazandığım. Manavgat Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde yönetici olarak iki kupa kazanma fırsatı veren Rabbime şükürler olsun. Başta Beden Eğitimi Öğretmenimiz Abdulkadir Akça olmak üzere emeği geçen herkese gönülden teşekkür ederim. Bu başarıyı kazanan öğrencilerimi ayrı ayrı tebrik eder başarılarının devamını dilerim. İyi ki varsınız" dedi.
Manavgat Belediyesi atık yönetimini güçlendiriyor
09 Aralık 2025 Salı - 16:48 Manavgat Belediyesi atık yönetimini güçlendiriyor Manavgat Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, ilçe genelinde çevre temizliğini güçlendirmek ve atık toplama süreçlerini daha planlı hale getirmek amacıyla bahçe atığı, moloz atığı ve hacimli atıkların düzenli şekilde toplanmasına yönelik yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Çalışmanın ilk aşamasında bazı mahalleler pilot bölge olarak belirlendi. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, pilot uygulama kapsamında atık toplama hizmeti, Pazartesi, Aşağıhisar, Bahçelievler, Emek, Eski Hisar, Salkım Evler, Yayla, Yukarıhisar, Salı günü Aşağı Pazarcı, Çağlayan, Çayyazı, Kasaplar, Milli Egemenlik, Örnek, Sanayi, Çarşamba Aşağı Işıklar, Aydınevler, Çeltikçi, Demirciler, Kavaklı, Mimar Sinan, Ulukapı, Perşembe Aşağı Işıklar, Çeltikçi, Demirciler, Sorgun, Ulukapı, Cuma günü ise Sorgun, Şelale, ve Yukarıpazarcı mahallelerinde gerçekleştiriliyor. Açıklamada, pilot listede yer almayan mahallelerde de Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin rutin program kapsamında atık toplama hizmetine kesintisiz devam ettiği vurgulandı. Ayrıca vatandaşların atıklarını belirlenen günleri dikkate alarak dışarıya çıkarmalarının hizmetin verimliliğini artıracağı kaydedilerek, talep ve bildirimlerin 444 96 07 numaralı Halk Masa hattı veya 0532 649 96 07 numaralı WhatsApp ihbar hattı üzerinden iletilebileceği duyuruldu.
Antalya’da yarım tondan fazla hayvansal ve bitkisel bozuk gıda maddesi ele geçirildi
09 Aralık 2025 Salı - 14:59 Antalya’da yarım tondan fazla hayvansal ve bitkisel bozuk gıda maddesi ele geçirildi Kepez Belediyesi Zabıta Ekipleri, soğuk hava deposunda düzenledikleri baskında 61 kilo işlenmiş hayvansal gıda ürünü ve 513 kilo bitkisel ürün olmak üzere toplam 574 kilo bozuk gıda maddesini ele geçirip imha etti. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Fevzi Çakmak Mahallesi Eşref Bitlis Caddesi üzerinde bulunan bir soğuk hava deposunda mevzuat dahilinde kapsamlı denetim ve kontroller gerçekleştirdi. Denetimler sırasında, kullanım ömrünü tamamlamış ve bozulmuş olduğu belirlenen büyük miktarda gıda ürününe rastlandı. Ekiplerin detaylı incelemesi sonucu, 61 kilo işlenmiş hayvansal gıda ürünü ve 513 kilo bitkisel ürün olmak üzere toplam 574 kilo bozuk gıda maddesi tespit edildi. İdari yaptırım ve ruhsatsız işletmeye tespit tutanağı İnsan sağlığını hiçe sayarak bu ürünleri depolayan iş yeri yetkilisine, Kepez Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından idari yaptırım karar tutanağı tanzim edildi. Ayrıca, depo yetkilisinin "İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı"nı ibraz edememesi üzerine, ruhsatsız faaliyet gösterdiği gerekçesiyle ayrı bir tespit tutanağı düzenlendi. "Halk sağlığını tehdit etmeyecek şekilde imha edilmesi sağlandı" Tüm bu işlemlerin ardından, tespit edilen bozuk gıda ürünlerinin imhası için harekete geçildi. Konuyla ilgili olarak Temizlik İşleri Müdürlüğü ile müştereken tutanak tanzim edilerek, toplam 574 kilo gıda maddesinin halk sağlığını tehdit etmeyecek şekilde imha edilmesi sağlandı. Kepez Belediyesi Zabıta ekipleri, insan sağlığını tehdit eden imalatçı ve depolama firmalarına yönelik yaptığı denetimler sonucunda, bozuk ve son kullanma tarihi geçmiş gıdaların tüketicilere ulaşmasını engelledi. Kepez Belediyesi Zabıta ekipleri, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşma hakkını korumak adına denetimlerin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.
Beğeni ve etkileşim için deprem görüntüsü çekenlere uzmanından uyarı: "Canınızı tehlikeye atıyorsunuz"
09 Aralık 2025 Salı - 14:54 Beğeni ve etkileşim için deprem görüntüsü çekenlere uzmanından uyarı: "Canınızı tehlikeye atıyorsunuz" Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, deprem anında birçok kişinin kendi can güvenliğinden önce cep telefonu ile görüntü çekmeye çalışması ve bu anları sosyal medyada paylaşmasının tedavi edilmesi gereken bir davranış olduğunu söyledi. Son dönemlerde Türkiye’nin birçok noktası depremlerle sarsılırken son olarak dün Antalya’da gece saatlerinde 4.3, öğlen ise 4.9 şiddetinde deprem meydana geldi. Her iki depremde de kent sakinleri büyük panik yaşarken Antalya Valiliği’nden yapılan resmi açılamada depremler nedeniyle kentte her hangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı belirtildi. Yaşanan depremlerde vatandaşlar panikle kendilerini açık alanlara atarken bazı vatandaşlar ise deprem anını ve meydana gelen sarsıntıları cep telefonları ile kaydederek sosyal medya mecralarında paylaştı. "Önemli bir sorun" Son dönemlerde yaşanan depremlerde birçok kişinin kendisini korumak, güvenli bölgeye uzaklaşmak ve çök-kapan gibi uygulamalar yapmak yerine cep telefonları ile o anı videoya kaydetmeye çalışmasının önemli bir sorun olarak karşılarına çıktığını belirten Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, "Özellikle insanların deprem gibi bir durumda kendisini korumak, uzaklaşmak, çök-kapan gibi uygulamalar yapmak yerine, eline telefonu alıp video kaydetmeye çalışması, hareket eden nesneleri kaydetmeye, depremi kaydetmeye çalışması önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Etkileşim ve beğeni uğruna" Tehlikeli anlarda dahi sosyal medya ve internet kullanımının önemli bir sorun olduğunu altını çizen Erdoğan, "Çünkü özellikle deprem gibi, can ve mal kaybına neden olabilecek bir olayda bile insanlar, telefonu alıp video kaydetmeye, bunu sosyal medyada paylaşmaya, çeşitli uygulamalarda başlık açmaya çalışabiliyor deprem anında. Bu önemli bir sorun, eskiden mal canın yongası denirdi. Artık sosyal medya canın yongası oldu diyebilirim. Böyle bir değişim olduğunu görüyorum. Bunun en önemli nedenlerinden birisi son dönemdeki sosyal medya ve internet bağımlılığı. İnsanlar önemli durumlarda bile sosyal medya, internette paylaşım yapmak, burada etkileşim almak, beğeni almak uğruna canlarını tehlikeye atabiliyorlar" ifadelerini kullandı. "Psikiyatrik yardım almalılar" Erdoğan, insanları beğeni almak uğruna hayatlarını riske attığını belirterek, "Özellikle bu tarz kişilerde tedavi gerekebiliyor. Çünkü kişiler canlarını hiçe sayarak, sosyal medyada paylaşım yapmak, beğeni almak, buralarda etkileşim almak için telefonla oynamak, video çekmek, burada başlık açmak gibi durumları yapabiliyorlar. Tehlikeli olabilecek durumlarda dahi sosyal medya kullanımı, internet kullanımı önemli bir sorun. Mesela son dönemde özellikle önemli bir durum trafik kazalarının da önemli bir nedeni sosyal medya kullanımı, internet kullanımı. Yaptığımız bir çalışmada araç başındayken özellikle güvenlik açısından sosyal medya bağımlılığının, internet bağımlılığının çok önemli bir risk faktörü olduğunu bulduk. O yüzden bu tarz davranışları olan bireylerin mutlaka psikiyatrik yardım almalarını tavsiye ediyorum" diye konuştu.
Genç paramedik sigara isteme bahanesiyle gasp ve darp edilip öldürüldü, anne duruşmaya oğlunun fotoğrafıyla geldi
09 Aralık 2025 Salı - 13:43 Genç paramedik sigara isteme bahanesiyle gasp ve darp edilip öldürüldü, anne duruşmaya oğlunun fotoğrafıyla geldi Antalya’da kendisinden sigara isteyen dört genç tarafından "yok" cevabı üzerine darp edilip çantası gasp edilen ve üç gün süren yaşam mücadelesini kaybeden paramedik Hamit Aras’ın ölümüyle ilgili dava başladı. Duruşmada 18 yaş üstü sanık Savaş İnceoğulları ilk kez hâkim karşısına çıktı. Müşteki sıfatıyla katılan anne Şükriye Tavşan, duruşmaya oğlunun paramedik formasıyla çekilmiş fotoğrafıyla geldi ve gözyaşları içinde, "Benim çocuğumu nasıl yaşatmadılarsa onlar da yaşamasın. Bir evladım vardı, varım yoğum oydu. Ben oğlumu kara toprağa koydum, adalet istiyorum" dedi. Olay, 3 Mart 2025 tarihinde gece saatlerinde Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesi Ali Çetinkaya Caddesi’nde meydana geldi. Muratpaşa 5 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nda görev yapan 30 yaşındaki paramedik Hamit Aras, Ramazan’ın ilk günü bir arkadaşıyla sahur yaptıktan sonra, arkadaşının "kal" ısrarını geri çevirerek evine gitmek üzere yola çıktı. Ticari taksiyle Doğu Garajı bölgesine gelen Aras, evine yaklaşık 150 metre kala araçtan indi. Bu sırada yaşları 17 ile 20 arasında değişen dört genç yanına gelerek kendisinden sigara istedi. Aras, sigara kullanmadığını söyleyip yoluna devam etti. Ancak gençler arkasından gelerek Aras’ı darp etti. Kafasına aldığı darbeyle yere yığılan Aras, kaldırıma çarpmasıyla ağır yaralandı. Şüpheliler, yerde hareketsiz yatan Hamit Aras’ın çantasını alarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine gelen 112 Acil Sağlık ekibi, yerde yatan kişinin meslektaşları Hamit Aras olduğunu görünce müdahaleye başladı. Kalbi duran genç paramedik, olay yerinde yeniden hayata döndürüldü. Aras, önce yakınlardaki özel bir hastaneye, ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Yoğun bakımda tedavi altına alınan Aras, üç günlük yaşam mücadelesini kaybetti. Şüpheliler kısa sürede yakalandı Güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, olaydan kısa süre sonra şüpheliler İsmail S. (16), Gökhan A. (17), Savaş İnceoğlulları (20) ve Muhammet Emir K.’yı (17) yakaladı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden, Aras’a vurduğunu kabul eden Muhammet Emir K. ile Savaş İnceoğlulları tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail S. ve Gökhan A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerin ifadelerinde, Aras’ı darp ederek çantasını aldıklarını, içindeki eşyaları aldıktan sonra birkaç sokak ileride çantayı yaktıklarını söyledikleri öğrenildi. "Ben vurmadım, çantayı yaktım çünkü parmak izim vardı" Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 18 yaş üstü sanık Savaş İnceoğulları savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek, şöyle konuştu: "Kimseyi öldürmedim, hiçbir temasta bulunmadım. Vuran arkadaşım Muhammet Emir K.’dır. Olay günü uyuşturucu madde kullanmıştık. Muhammet, Hamit’in çantasını alıp kaçtı, ben de telefonu aldım. Gökhan’a verip telefonu geri gönderdim. Emir, çantanın içindekileri döktü, içinde kişisel bakım eşyaları vardı, ben de çantaya dokundum, parmak izim olduğu için çantayı yaktım. Maktülle ‘Senin kafan da güzel, benim kafamda güzel’ diye aramızda konuştuk." "Ben oğlumu kara toprağa koydum" Duruşmaya katılan anne Şükriye Tavşan, oğlunun paramedik formasıyla çekilmiş fotoğrafını elinde tuttu. Tavşan, "Kamerada çocuğuma iki üç kişinin vurduğunu gördük. Benim çocuğumu nasıl yaşatmadılarsa bunlar da yaşamasın. Bir evladım vardı, varım yoğum oydu. Herkes benim oğlumun terbiyeli olduğunu biliyor, ben onu kucağımda büyüttüm, böyle yerlere ilk kez geliyorum, Allah kimseye böyle yerler göstermesin. Bana kim bakacak, benim oğlum dışında bana kimse bakamaz, benim oğlum dağımdı. Benim çocuğumu kara toprağa koydular, kara toprağa gidince oğlum ben Antalya’ya gideceğim gelecek misin diyorum. Ben öldürsünler diye mi bu çocuğu dünyaya getirdim. Sonuna kadar davacıyım" dedi. "Kasten öldürme ve yağma suçu iştirak halinde işlenmiştir" Maktulün avukatı Kerem Polat, şüphelilerin eyleminin birlikte gerçekleştirildiğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: "Kasten öldürme ve yağma suçu işlenmiştir. Görüntüler maktulün saldırıya açık hâle getirildiğini, delil yok etmek için çantanın yakıldığını iştirak halinde işlendiğini açıkça ortaya koyuyor." "Sağlık görevlisi bağırıp ağlamaya başladı" Olay gecesi Hamit Aras’ı yerde bulan tanık Hakan G., duruşmada şunları anlattı: "Kaleiçi’nden çıkıyordum. İki genç, ‘yaralı biri yatıyor, ambulansı arar mısın?’ dedi. Hamit yerde uzanıyordu. Ambulansı aradım. Sağlık ekipleri gelince içlerinden biri bağırıp ağlamaya başladı, ablası sandım. Ambulans çok kısa sürede geldi ve müdahale etti." Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Savaş İnceoğulları’nın tutukluluk hâlinin devamına, çocuk ağır ceza mahkemesinde yargılanan biri tutuklu üç sanığın dosyasının da birleştirilmesine karar verdi. Duruşma, 23 Ocak tarihine ertelendi. "En üst sınırdan ceza alacaklarına inanıyoruz" Duruşma sonrası açıklama yapan avukat Kerem Polat, aileyle birlikte süreci takip ettiklerini belirterek şöyle konuştu: "Sanığın sorgusu yapıldı, deliller ortaya konuldu. Tutukluluk halinin devamına karar verilmesi bizim için önemli. Diğer sanıklarla birlikte bu sanığın da kasten öldürme ve yağma suçlarından en üst sınırdan ceza alacağı kanaatindeyiz. Çocuk mahkemesindeki dosyanın da birleşmesini bekliyoruz." "Oğlumun masası, duvarları fotoğraflarıyla dolu her gün ağlıyorum" Anne Şükriye Tavşan ise eşinin ölümünden iki ay sonra tek evladını da kaybettiğini belirterek, şunları söyledi: "Benim çocuğum tek çocuk. Babası ondan iki ay önce vefat etti, arkasından oğlum vefat etti. Bu pisliklerin kurbanı oldu. Çocuğum çok terbiyeli, çok efendiydi. Arkadaşları 12 yıldır Antalya’da çalışıyor, hiç kimse ondan şikâyetçi olmadı. Şimdi bütün arkadaşları toplandı, hepimiz gözyaşı döktük oğlum için. Sonuna kadar davacıyım. Hepimiz arkadaşlarıyla birlikte arkasındayız oğlumun. Ben oğlumu unutamam. Masamın üstü, duvarlarım onun fotoğraflarıyla dolu. Gözyaşı döküyorum, her gün ağlıyorum. Öleli 9 ay oldu. Hısım akrabaya, gezmelere gitmeyen bir anneyim ben, acılı bir anneyim. Benim çocuğumun davası sonuna kadar sürsün. Adalet istiyorum."
Kamyonun altında kalarak hayatını kaybeden lise öğrencisinin cenazesi teslim alındı
09 Aralık 2025 Salı - 13:01 Kamyonun altında kalarak hayatını kaybeden lise öğrencisinin cenazesi teslim alındı Antalya’da dün motosikletiyle seyir halindeyken damperli kamyonun altında kalarak feci şekilde hayatını kaybeden lise öğrencisinin cenazesi, ailesi ve yakınları tarafından Adli Tıp Kurumu’ndan teslim alınarak memleketi Isparta’ya götürüldü. Muratpaşa ilçesi Adnan Menderes Bulvarı’nda dün akşam 21.00 sıralarında meydana gelen trafik kazasında, M.C. yönetimindeki 03 ADF 699 plakalı damperli kamyon, aynı yönde ilerleyen 17 yaşındaki lise son sınıf öğrencisi Batuhan Çakmak idaresindeki 07 BIF 239 plakalı motosikletle çarpıştı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken yapılan kontrollerde Çakmak’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Çakmak’ın cenazesi ekiplerin olay yerindeki incelemelerinin ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, kamyon sürücüsü ise polis merkezine götürüldü. Olayı haber alıp kaza yerine gelen Çakmak’ın yakınları gözyaşlarına boğuldu. Cenazesi Isparta’ya götürüldü Başında kaskı takılı olmasına rağmen kamyonun üzerinden geçmesi sonucu hayatını kaybeden lise son sınıf öğrencisi Batuhan Çakmak’ın cenazesi Antalya Adli Tıp Kurumu morgundaki işlemlerinin ardından ailesi, yakınları ve okul arkadaşları tarafından teslim alındı. Genç yaşta evlatlarını kaybeden anne ve babanın bir hayli üzgün olduğu görülürken, Çakmak’ın cenazesi toprağa verilmek üzere Isparta’nın Şarkikaraağaç ilçesi Çalkı köyüne götürüldü.