Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
"5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali" kapılarını açtı
08 Mayıs 2026 Cuma - 21:31:59
Antalya’nın zengin mutfak kültürünü tanıtmak, yöresel lezzetlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini geniş kitlelere duyurmak amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali "Her Sofra Başka Bir Hikaye" temasıyla bu yıl da ziyaretçilere kapılarını açtı. "Her Sofra Başka Bir Hikaye" temasıyla bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin resmi açılış töreni Karaalioğlu Parkı’nda Antalyalıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, meslek odası başkanları ve gastronomi dünyasının tanınmış isimleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış töreninde konuşan Vali Şahin, "Bizim her soframız başka bir hikaye barındırıyor ama bazı şeyler var ki her sofrada aynı. Mesela bizde her sofrada bereket var. Bizim sofralarımızın hepsinde değişmeyen misafirperverlik, samimiyet, içtenlik var. Ne yok israf yok. Şimdi sürdürülebilirlik diyorlar. Bizim büyüklerimizin sofralarında ismi konmamış sürdürülebilirlik hep vardı. Çöp çıkmazdı her şey kullanılırdı. Bizim yeniden elde etmemiz gereken bu değerler. FoodFest belki bunun da öncüsü olacaktır" dedi. Vali Şahin, FoodFest’in 5 yıldır organizasyonunu düzenleyen ve kurumsallaşmış bir yapıya kavuşturan Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni de Başkan Vekili Büşra Özdemir’in şahsında kutladı. Her sofrada Antalya hikayesi Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, FoodFest’in yalnızca bir gastronomi festivali olmadığını, Antalya’nın kültürünü, üretimini ve hafızasını dünyaya taşıyan güçlü bir değer olduğunu söyledi. Özdemir, 4 yıl önce Muhittin Böcek’in öncülüğünde "Antalya’dan Dünyaya" mottosuyla yola çıktıklarını belirterek festivalin bugün bir marka haline geldiğini ifade etti. Özdemir, "Bazen bir şehir kendini en güzel sofralarında anlatır. Bir tatta geçmişini, bir kokuda hatıralarını yaşatır. İşte tam olarak böyle bir şehir Antalya" sözleriyle kentin gastronomi kültürüne dikkat çekti. Antalya’nın bereketli topraklarında yetişen ürünlerin, şeflerin yorumuyla kültüre ve sanata dönüştüğünü vurgulayan Özdemir, festivalin Antalya halkına bırakılmış bir miras olduğunu dile getirdi. Yerel ürünler vitrine çıktı Antalya’nın dünyanın en büyük örtü altı tarım merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Özdemir, kentin sahip olduğu endemik bitki çeşitliliği ve Akdeniz yeşilliklerinin festivalin bu yılki ana odağı olduğunu ifade etti. Yerel üreticilerin ürünlerinin festival boyunca şeflerin özel sunumlarında kullanılırken, ziyaretçilerin de Antalya mutfağını daha yakından tanıma fırsatı bulacağını söyleyen Büşra Özdemir, 3 gün boyunca sürecek festival kapsamında yurt içinden ve yurt dışından gelecek ödüllü şefler ile sektörün farklı alanlarındaki çok sayıda önemli isme ev sahipliği yapacağını belirtti. Konuşmalardan sonra ise Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Vali Hulusi Şahin’e teşekkür plaketi takdim etti. Daha sonra ise Vali Hulusi Şahin ve Başkan Vekili Büşra Özdemir katılımcılarla birlikte 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış kurdelesini kesti. Açılış töreninden sonra ise Başkan Vekili Büşra Özdemir ve Vali Hulusi Şahin, katılımcılarla birlikte festival alanını gezdi. Alanda Antalya ve Türk mutfağının birbirinden farklı ürünlerinin yer aldığı stantları ziyaret eden Vali Şahin ve Büşra Özdemir, işletmecilerle sohbet ederek, katılımlarından dolayı teşekkür etti ve tadımlar gerçekleştirdi. Gastronomi,şehir ve markalaşması konuşuldu 5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali’nin ilk paneli Türk yemek tarihçisi şef Vedat Başaran moderatörlüğünde gerçekleşti. Panele AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve Sözen Group CEO’su Gökmen Sözen katıldı. Gerçekleştirilen panelde gastronominin turizm üzerine etkisi, yerel mutfağın korunması ve şehirlerin gastronomiyle markalaşması konuları ele alındı. 5. Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali kapsamında üç gün boyunca workshoplar, şef gösterileri, tadım etkinlikleri ve paneller gerçekleştirilecek. Festival süresince Antalya’nın yerel ürünleri ve mutfak kültürü binlerce ziyaretçiyle buluşmaya devam edecek.
08 Mayıs 2026 Cuma - 21:11
Ukrayna Kültür Parkı yenileme çalışmalarının ardından ziyarete açıldı
Antalya’da Ukrayna Kültür Parkı, kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından düzenlenen törenle yeniden ziyarete açıldı. Törende konuşan Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosu Boğdan Konopliastyi, parkın yalnızca bir dinlenme alanı olmadığını belirterek, Ukrayna kültürünün, tarihinin ve ulusal kimliğinin Türkiye’deki önemli sembollerinden biri hâline geldiğini vurguladı. Muratpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Oya Kansu da, Antalya’da yaşayan Ukrayna toplumu ile kurulan dostane ilişkilerin önemine dikkat çekerek, kültürel iş birliğinin güçlenerek devam edeceğini ifade etti. Konuşmaların ardından davetlilere kısa bir sanat programı sunuldu. Ukrayna halk şarkıları, geleneksel Ukrayna enstrümanları eşliğinde gerçekleştirilen performanslar ve keman konseri törene renk kattı. Taras Şevçenko anıtının bulunduğu park yenilendi Ukrayna Kültür Parkı, 2019 yılında "Ukrayna Ailesi" Derneği’nin girişimi ve Muratpaşa Belediyesi’nin katkılarıyla hayata geçirildi. Parkta, Temmuz 2020’de Ukraynalı şair, ressam ve düşünür Taras Şevçenko’ya adanan anıt yerini aldı. Anıt heykeltıraş Salih Akbulut tarafından yapıldı. 2025-2026 yıllarında ise Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosluğunun girişimi ve Ukraynalı iş insanlarının desteğiyle parkta modernizasyon çalışması gerçekleştirildi. Çalışmalarla, ziyaretçileri Ukrayna kültürünün atmosferine daha derinlemesine dahil edecek çağdaş bir kültür alanı oluşturulması amaçlandı. Parktaki çalışmalar, Muratpaşa Belediyesi, Ukraynalı iş insanları, Ukrayna Mykhailo Drahomanov Devlet Üniversitesi Teknoloji ve Tasarım Fakültesi öğrencileri, Ukrayna Ailesi Derneği ve Antalya’da yaşayan Ukraynalıların katılımıyla tamamlandı. Tören kapsamında Ukrayna’nın Antalya Başkonsolosu Boğdan Konopliastyi, parkın yenilenmesine katkı sunan sponsorlar, sanatçılar ve ustalara teşekkür belgeleri takdim etti.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:38
Akdeniz Üniversitesi’nde mezuniyet coşkusu İlahiyat Fakültesi ile başladı
Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde düzenlenen mezuniyet töreninde 120 öğrenci mezun olmanın sevincini yaşadı. Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen mezuniyet törenine Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Cengiz Toker, Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Sabri Yılmaz, Prof. Dr. Ali Kürşat Turgut, akademisyenler, mezun olan öğrenciler ve aileleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti. "Mezuniyet sevinci yaşayan öğrencilerimizi tebrik ediyorum" Törende konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Burada Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültemizin mezuniyet töreninde sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet ve gurur duyuyorum. Hayatınızın önemli dönüm noktalarından birini bugün hep birlikte yaşıyoruz. Uzun ve emek dolu bir eğitim sürecini başarıyla tamamlayarak mezuniyet sevincini yaşayan öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Aynı zamanda onların yetişmesinde büyük fedakârlık gösteren ailelerimize ve özveriyle emek veren akademisyenlerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Zihinlere ve kalplere dokunacaksınız" Rektör Özkan, "İlahiyat eğitimi, teorik bilgi edinmekten ibaret değildir. Bu alan, ahlaki sorumluluğu, vicdanı, hikmeti, adaleti ve insan sevgisini merkeze alan çok kıymetli bir eğitim alanıdır. Sizler, bugün diplomalarınızı alırken aslında toplumun manevi dünyasına rehberlik edecek, zihinlere ve kalplere dokunacak büyük bir sorumluluğu da omuzlarınıza alıyorsunuz. İçinde bulunduğumuz çağ, bilginin hızla yayıldığı ancak aynı zamanda bilgi kirliliğinin ve manevi boşluğun da derinleştiği bir dönemdir. İnsanlığın her zamankinden daha fazla sağduyuya, merhamete, doğru bilgiye ve birlikte yaşama kültürüne ihtiyaç duyduğu bir çağda, sizlerin taşıdığı misyon çok değerlidir. Sizler, dijital gürültünün arasında hakkın ve hakikatin sesi olacak, aşırılıklardan uzak, İslam’ın kuşatıcı dilini temsil edeceksiniz. Modern dünyanın sorularına, kadim medeniyetimizin mirasıyla cevap üretecek olan sizlersiniz. Sahip olduğunuz ilmi birikimi, etik değerlerle ve toplumsal sorumluluk bilinciyle birleştirerek ülkemize ve insanlığa önemli katkılar sunacağınıza yürekten inanıyorum" şeklinde konuştu. "Evrensel bir dille, nezaketle dünyaya anlatmak zorundayız" Rektör Özkan, "Omuzlarınızdaki bu yük sadece yerel bir vazife de değildir; sizlerin sınırları aşan küresel bir sorumluluğu da var. Maalesef günümüzde dünyada İslam’ın barış ve rahmet mesaj,; cehalet, ön yargılar ve kasıtlı algı operasyonlarının gölgesinde bırakılmak isteniyor. İslamofobi adı altında büyütülen bu asılsız korkular, ne yazık ki dinimizin asıl çehresinin görülmesine engel oluyor. Önümüzde uzun bir yol var. Aranızdan bazıları akademik kariyerine devam edecek, bazılarınız ise hayatın bambaşka alanlarında hizmet verecek. Ancak şunu hiç unutmayın: Bizim bu ön yargıları kırmak için sloganlara değil,; bilime, akla ve nitelikli akademik çalışmalara ihtiyacımız var. Bizler, mensubu olduğumuz bu güzel dini evrensel bir dille, nezaketle dünyaya anlatmak zorundayız" ifadelerini kullandı. "Gazze’deki Müslümanların onurlu duruşu oyunu bozdu" Rektör Özkan, "Aslında bugün yıllardır o yıkılmaz sanılan algı duvarlarının nasıl yerle bir olduğuna hep birlikte şahitlik ediyoruz. İsrail’in uyguladığı soykırıma karşı Gazze’deki Müslümanların onurlu duruşu oyunu bozdu. Batı’nın yıllarca ilmek ilmek işlediği tehdit olarak sunulan Müslüman imajı darmadağın oldu. İsrail’in sığındığı mağduriyet maskesi ise bizzat kendi elleriyle düştü. Sokaklara taşan dayanışma ruhu ve özellikle Batı gençliğinin bu sarsılmaz inanca duyduğu hayranlık, aslında küresel bir uyanışın ayak sesleri oldu. Trajedinin içinden doğan bu yeni farkındalık eşiğinde bizlere düşen bu uyanışı entelektüel bir birikimle beslemek ve hakikatin sesini her mecrada en gür şekilde duyurmaktır" dedi. "Akdeniz Üniversitesi ailesinin parçası olmaya devam edeceksiniz" Rektör Özkan, "Üniversite yılları boyunca akademik yetkinlik kazandınız, aynı zamanda dostluklar kurdunuz, zorluklarla mücadele ettiniz, kendinizi geliştirdiniz ve hayata dair önemli deneyimler edindiniz. Bundan sonraki yaşamınızda da öğrenmeye açık olacağınıza, bilimin ışığından ve insani değerlerden ayrılmayacağınıza inanıyorum. Bugün mezun olarak aramızdan ayrılıyor olsanız da Akdeniz Üniversitesi ailesinin değerli birer parçası olmaya devam edeceksiniz. Üniversitemizin kapıları sizlere her zaman açık olacaktır. Sizlerin başarıları, bizlerin en büyük iftihar kaynağı olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, mezuniyetinizin sizlere, ailelerinize, üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, yolunuzun ve bahtınızın açık olmasını temenni ediyorum. Başarılarınız daim olsun" şeklinde konuştu. 34 yılda bin 84 mezun İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen, fakültenin 1992’deki kuruluşundan bu yana katettiği mesafeyi vurgulayarak, bu yıl mezun olan 120 öğrenciyle birlikte toplam mezun sayısının bin 84’e ulaştığını belirtti. Fakültenin sadece lisans değil, 2 binden fazla lisansüstü öğrencisiyle akademik alanda da güçlü bir merkez olduğunu ifade eden Sözen, Akdeniz İlahiyat Dergisi ve Bülteni gibi yayınlarla bilimsel çıtayı yükselttiklerini, TÜBİTAK projeleri ve toplumsal katkı faaliyetleriyle Antalya’nın her noktasında varlık gösterdiklerini dile getirdi. Desteklerinden dolayı Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkürlerini sunan Sözen, fakültenin uluslararası düzeyde tanınır hale gelmesi için çalışmaların kararlılıkla süreceğini kaydetti. Mezun olan öğrencilere ve ailelerine seslenen Prof. Dr. Kemal Sözen, gençlerin beş yıl önce kendilerine emanet edilen birer cevher olduğunu ve bugün vatana, millete hizmet etmeye hazır donanımlı bireyler olarak uğurlandıklarını söyledi. Bilimin ışığında, temel kaynakları referans alarak toplumu aydınlatmanın ulvi bir sorumluluk olduğunu hatırlatan Sözen, "Peygamberimizin ’Hikmet müminin yitiğidir’ ilkesini düstur edinerek; mutaassıplıktan ve hurafelerden uzak, ilmin izinde bir hayat sürün" mesajını verdi. Akdeniz Üniversitesi mezunu olmanın gururunu taşımaları gerektiğini belirten Dekan Sözen, mezunlarla bağlarını hiçbir zaman koparmayacaklarını ifade ederek, gençlere meslek hayatlarında başarılar diledi. İlahiyat Fakültesi birincisi Nur Efşan Barkuş ise İlahiyat Fakültesini bitirmenin gururunu yaşadıklarını ifade ederek, eğitim ve öğretim hayatlarına katkıda bulunan öğretim üyelerine teşekkür etti. Konuşmaların ardından İlahiyat Fakültesi birincisi Nur Efşan Barkuş, ikincisi Hatice Vurgun ve üçüncüsü Zeynep Sevgi Önce’ye mezuniyet belgelerini Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan takdim etti. Tören belgelerin mezunlara takdiminin ardından son buldu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:59
ALKÜ’de Alanya milli teknoloji hackathonu yarışları tamamladı
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) düzenlenen Alanya Milli Teknoloji Hackathonu Yarışması, ALKÜ ve Alanya tarihinde bir ilke imza atarak lise ve üniversite kategorilerinde yarışan genç yetenekleri sektörün ve akademinin önde gelen isimleriyle aynı çatı altında buluşturdu. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bilim ve teknoloji alanında her geçen gün yeniliklere ve ilklere imza atmaya devam ediyor. SiberAlkü Topluluğu ve Nexus ALKÜ öncülüğünde düzenlenen Alanya Milli Teknoloji Hackathonu Yarışması ile hem üniversite hem de Alanya tarihinde bir ilke imza atıldı. Yarışma ile lise ve üniversite kategorilerinde yarışan genç yetenekler, sektörün ve akademinin önde gelen isimleriyle aynı çatı altında buluşturuldu. Lise ve üniversite olmak üzere iki ayrı kategoride düzenlenen yarışmanın hakem heyetinde InspireIT Bilgi Teknolojileri Danışmanlığı Yöneticisi Hakan Ergun, Platform Siber Güvenlik Mühendisi, HAVELSAN Uğur Duman, ALKÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Yılmaz Kemal Yüce, ALKÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Mert Gülsoy ve Siber Güvenlik Araştırmacısı, TÜBİTAK BİLGEM Siber Güvenlik Enstitüsünden Selahattin Polat yer aldı. Gençler vizyonlarını sergiledi Hakem heyeti, etkinlik süresinde tüm takımları tek tek ziyaret ederek geliştirilen projeleri yakından inceledi ve katılımcıların sorularını ayrıntılı biçimde yanıtladı. Sektör ve akademinin deneyimli isimleri, birikimlerini yarışmacılarla paylaşarak hackathonun mentorluk boyutunu güçlendirdi. Üniversite kategorisinde yarışan ekipler, yerli ve milli teknolojiler ekseninde geliştirdikleri özgün yazılım ve siber güvenlik çözümlerini hakem heyetine ve salondaki katılımcılara sundu. Sektör ile akademinin aynı salonda buluştuğu sunumlar, gençlerin teknik birikimini ve girişimcilik vizyonunu gözler önüne serdi. Lise kategorisindeki genç yarışmacılar ise sınırlı sürede ortaya koydukları yenilikçi fikirlerini ve teknolojik çözümlerini jüriye sundu. Lise sıralarından üniversite kampüslerine uzanan farklı yaş gruplarının ortak bir teknoloji vizyonu etrafında bir araya gelmesi, etkinliğin en kıymetli kazanımlarından biri olarak öne çıktı. Yarışma sonunda hünerlerini gösteren takımlara ödülleri verildi. Toplam 42 bin 500 TL’lik ödül havuzunun sahiplerini bulduğu yarışmada Üniversite Kategorisi’nde birinciliği DevrimSoft, ikinciliği FinEngineers takımları kazandı. Lise Kategorisi’nde ise birincilik 65+ takımının, ikincilik KİKİ takımının oldu. Yarışma sonunda başta InspireIT Bilgi Teknolojileri Danışmanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere etkinliğin gerçekleştirilmesine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür edilirken, dereceye giren ekipler tebrik edildi ve yarışmaya katılan tüm takımların ortaya koyduğu çaba takdirle karşılandı. Yarışma toplu aile fotoğrafıyla sona erdi. Yarışmadan sonra ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Işık Bayraktar, yarışmanın düzenlenmesinde emeği geçen hakem heyetini tebrik ederek plaket takdim etti. Hackathonu nedir? Genellikle 24-48 saat süren, yazılımcıların, tasarımcıların ve proje yöneticilerinin takımlar halinde yoğun bir şekilde çalışarak belirli bir probleme veya temaya yönelik çalışan bir prototip (yazılım/donanım) geliştirdikleri yarışma odaklı teknoloji etkinliğidir.
09 Aralık 2025 Salı - 12:59
Uzm. Dr. Soner Demirel: "Alınacak 5 önlemle çocukları kış hastalıklarından korumak mümkün"
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Soner Demirel kışın sık karşılaşılan hastalıklar, korunma stratejileri ve bağışıklığı güçlendirme yöntemlerini anlattı. Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte polikliniklerde çocuk hastaların sayısı artıyor. Soğuk havalar, kapalı alanlar ve hızlı yayılan virüsler nedeniyle çocuklar enfeksiyonlara daha açık hale geliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Soner Demirel, kış hastalıklarının çoğunun basit önlemlerle engellenebileceğini belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu. Kışın en sık görülen hastalıklar Uzm. Dr. Soner Demirel, kış mevsiminin solunum yolu enfeksiyonlarının en yoğun yaşandığı dönem olduğuna dikkat çekerek çocukların bağışıklık sistemlerinin yetişkinlere göre daha hassas olduğunu ifade etti. Kışın en sık karşılaşılan hastalıkları ise şöyle sıraladı: "Grip (İnfluenza): Yüksek ateş, öksürük ve kas ağrılarıyla seyreder. Okul ortamında hızla yayılabilir. Soğuk Algınlığı: Burun akıntısı, hapşırık ve hafif ateşle ortaya çıkar, bir kışta birçok kez tekrar edebilir. Bronşiyolit: Özellikle bebeklerde nefes darlığı ve hırıltılı solunumla görülür, hastaneye yatış gerektirebilir. Zatürre (Pnömoni): Ateş, öksürük ve nefes darlığıyla seyreden akciğer enfeksiyonudur. Orta Kulak İltihabı (Otit): Soğuk algınlığı sonrası kulak ağrısı ve ateşe neden olur. Krup: Gece artan öksürük ve boğuk sesle karakterizedir; 6 ay–3 yaş arası çocuklarda yaygındır." "Hasta olmadan önlemek altın kuraldır" Hastalıkların kapalı alanlarda damlacık yoluyla kolayca bulaştığını belirten Demirel, asıl önemli noktanın hastalık başlamadan önlem almak olduğunun altını çizdi. Bu önlemler doğru şekilde uygulandığında bulaş riskinin yüzde 50’ye kadar azalabileceğini söyledi. İşte çocukları koruyacak 5 temel önlem Çocuklara düzenli el yıkama alışkanlığı kazandırılması gerektiğini söyleyen Demirel, "Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı. Okuldan dönüşte, yemeklerden önce ve tuvalet sonrası mutlaka temizlik yapılmalı" dedi. Grip aşısının her sonbaharda yapılması gerektiğini belirten Demirel, "Astım gibi kronik hastalığı olan çocuklarda grip aşısı çok daha önemlidir" diye konuştu. Pnömokok, Hib ve RSV aşılarının da ciddi enfeksiyonlara karşı koruduğunu kaydetti. Ev ve okul ortamlarının düzenli havalandırılmasının şart olduğunu belirten Demirel, "Nem oranı yüzde 40–60 arasında olmalı. Kuru hava virüs yayılımını hızlandırıyor" ifadelerini kullandı. Sigara dumanının çocuklar için ciddi bir risk olduğuna da dikkat çekti. Salgın dönemlerinde maske kullanımının çocukları koruduğunu hatırlatan Demirel, "Alışveriş merkezleri ve toplu taşıma, bulaş riskinin en yüksek olduğu yerlerdir" dedi. Çocukların kat kat giydirilmesinin terleme ve üşümenin önüne geçtiğini söyleyen Demirel, soğuk havalarda atkı, bere ve eldiven kullanımının ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. Bağışıklığı güçlendirmek hastalıklara karşı kalkan oluşturuyor Demirel, güçlü bağışıklığın kış hastalıklarının daha hafif atlatılmasını sağladığını belirterek şu önerileri paylaştı: "Dengeli beslenme: "C vitamini içeren meyveler, çinko kaynakları ve probiyotikler çocukların bağışıklığını ciddi şekilde destekler. Yeterli uyku: "Çocukların günde 10–12 saat uyuması gerekiyor. Fiziksel aktivite: "Soğuk havaya rağmen açık hava yürüyüşleri bağışıklığı artırır. Stres yönetimi: "Aile içi huzur ve hobi destekleri çocukların stresini azaltır. Düzenli kontroller: Alerji ve astım gibi durumların erken teşhisinin önemlidir." Uzm. Dr. Soner Demirel, ailelerin kış hastalıklarına karşı bilinçli olmasının çocukların sağlığını doğrudan koruduğunu belirterek uyarılarını yineledi.
09 Aralık 2025 Salı - 12:39
Orman ekosisteminde atıkların tehlikesi uygulamalı gösterildi
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen Atıksız Gün Etkinliği’nde öğrenciler, orman ekosisteminde bırakılan atıkların yanıcılık seviyeleri, yangın başlangıç sebepleri ve doğru atık yönetimi konusunda uzmanlardan uygulamalı eğitim aldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa Birliği Hibe Programı kapsamında Doğu Akdeniz Araştırma Derneği iş birliğiyle yürüttüğü "Orman Yangınlarında Atıkların Rolü: Topluluk Temelli Farkındalık ve Çözüm Stratejileri" projesi kapsamında Atıksız Gün Etkinliği gerçekleştirildi. Atıkların yangınlara etkisini görünür kılan bilgilendirme ve uygulamalı atölyelerin düzenlendiği etkinlikte Kepez Ortaokulu öğrencileri, orman ekosisteminde bırakılan atıkların yanıcılık seviyeleri, yangın başlangıç sebepleri ve doğru atık yönetimi konusunda uzmanlardan bilgi aldı. Ayrıca program kapsamında geri dönüşüm temelli üretim çalışmaları ve toplu farkındalık uygulamaları yapılarak gençlerde çevresel duyarlılığın artırılması hedeflendi. "Gençlerde çevre sorumluluğu güçlendiriliyor" Verilen eğitim ve atölye çalışmaları sonrası gerçekleştirilen orman temizliği ile öğrencilere doğrudan uygulama alanı oluşturuldu. Öğrencilerle birlikte farklı atık türlerinin yangını tetikleme potansiyeline ilişkin ölçümler yapılırken, küresel ısınma ile birlikte yükselen sıcaklıkların riskleri nasıl artırdığına dikkat çekildi. "Küçük değişikliklerle büyük etkiler" Antalya Büyükşehir Belediyesi İklimlendirme ve Sıfır Atık Dairesi’nce üstlenilen etkinlikte Sıfır Atık ve Çevre Eğitim Şube Müdürü Fulya Koral, çeşitli atölyeler, oyunlar ve çalışmalarla farkındalığı artırmayı hedeflediklerine dikkat çekerek, "Atıksız bir yaşam için küçük değişikliklerle büyük etkiler de oluşturabiliriz. Öğrenciler burada tek kullanımlık ürünleri azaltmak, yeniden kullanmayı tercih etmek, geri dönüştürmeyi de alışkanlık haline getirmek gibi birçok çözüm üreten çalışmalarda yer alıyor" ifadelerini kullandı. Toplumsal farkındalık vurgusu Doğu Akdeniz Araştırma Derneği üyesi ve Orman Yangınlarında Atıkların Rolü: Topluluk Temelli Farkındalık ve Çözüm Stratejileri Projesi’nin koordinatörü olan Nurbahar Usta ise, "Orman atıkları sadece Türkiye için değil Dünya için de çok büyük bir sorun günümüzde. Bunu çözmek için de kurumsal olarak alınabilecek görevler neler, hangi kurumların iş birliği yapması gerekiyor bunları toplayarak iş akışı oluşturuyoruz" dedi. Öğrenciler hem eğlendi hem öğrendi Projeye katılım sağlayan öğrencilerden Kepez Ortaokulu 8’inci sınıf öğrencisi Özlem Aksoy, "Burada plastiğin ve diğer atıkların doğaya zararlarını, küresel ısınmanın etkilerini, ayrıca nesli tükenen hayvanlar hakkında bilgi aldık. Çeşitli deneyler yaptık, mikroskopla incelemeler yaptık ve birçok oyun oynadık. Hem birçok şey öğrendim hem de güzel hatıralar biriktirdim" diye konuştu.
09 Aralık 2025 Salı - 12:32
Antalyalılar güne sporla başlıyor: Sabah sporlarına yoğun ilgi
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kent sakinlerinin güne daha dinç ve sağlıklı başlaması için düzenlediği sabah sporu etkinlikleri sürüyor. Karaalioğlu Parkı ve Konyaaltı Sahil Yaşam Parkı’nda gerçekleştirilen dersler, her yaştan sporsever tarafından yoğun ilgi görüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Karaalioğlu Parkı ve Konyaaltı Sahil Yaşam Parkı’nda gerçekleştirdiği derslere, toplumun her kesiminden ve her yaştan sporsever katılım sağlıyor. Pazartesi ve Perşembe günleri sabah saat 08.30’da başlayan ve uzman eğitmenler eşliğinde verilen ücretsiz derslere katılan vatandaşlar, yaptıkları egzersizlerle birlikte günü daha zinde ve sağlıklı geçirmenin ayrıcalığını yaşıyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan spor derslerine gelen vatandaşlar; ısınma, nefes, güçlenme, esneme egzersizleri ve farklı pilates türleriyle yaptıkları antrenman sayesinde ruhsal ve fiziksel anlamda tazelenme fırsatı yakalıyor. Haftada 2 gün yapılan sabah sporuna, isteyen her vatandaş katılım sağlayabiliyor, herhangi bir kayıt şartı bulunmuyor. Hatice Alptekin: "Toplumun her kesiminden vatandaş geliyor" Sabah sporuna katılım sağlayan vatandaşlardan Hatice Alptekin, sabah sporunun çok keyifli geçtiğini belirterek, "Haftada 2 gün buraya geliyoruz, çok memnunuz. Emekli olduğumdan beri buradaki sabah sporuna geliyorum. Ben astım hastasıydım. Bu sabah sporları sayesinde kendimi daha iyi hissediyorum. Hocalarımızdan da çok memnunuz, sağ olsunlar bizim yaşımıza uygun hareketler yaptırıyorlar. Burası olmasa başka yerde spor yapma şansımız yok. Salon ücretleri pahalı olduğu için burası bize çok fayda sağlıyor. Her kesimden insan gelebiliyor" dedi. Ahmet Hürsel: "Kendimizi zinde hissediyoruz" Bu hizmetin sağlıklı yaşam için çok faydalı olduğunu söyleyen Ahmet Hürsel ise, "Bu hizmetlerin bu şekilde devam etmesini istiyoruz. Burası sayesinde daha zinde hissediyoruz, nefes alış verişlerimiz bile düzeldi. Ağrılarımız azaldı. Sabahın erken saatlerinde spor yapmak çok güzel bir şey, kendimize geliyoruz. Uykumuz düzene girdi ve daha rahat uyuyabiliyoruz" diye konuştu.
09 Aralık 2025 Salı - 11:38
Patronlardan ortak mesaj: Güçlü lobi, sürdürülebilir büyüme, doğru planlama
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır Antalya’nın sahip olduğu ekonomik büyüklüğün ötesinde kurumsal bir lobi gücüne sahip olduğunu vurgulayarak, "Özellikle oda ve borsalarımız gerek yerel ve ulusal gerek uluslararası düzeyde ciddi itibara ve referanslara sahip bulunmaktadır. Bu bireysel güçlerimizi birleştirip kentimiz ve sektörlerimiz için ortak hedeflere odaklarsak eminim kalıcı faydalar oluşturacağız. Bunu başarabilmemizin ilk adımı etkin, sık ve yaygın bir iletişim kurmamızdır" dedi. Antalya Oda ve Borsa Müşterek Toplantısı, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ev sahipliğinde yapıldı. Toplantıya Antalya TSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Manavgat TSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Alanya TSO Başkanı Eray Erdem, Kumluca TSO Başkanı Fahri Özen, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, Deniz Ticaret Odası Antalya Şube Başkanı Ahmet Çetin, oda ve borsa Meclis Başkanları ve Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın ekonomik hayatına yön veren, kendi alanlarında deneyimli ve güçlü bir temsil yapısına sahip TOBB çatısı altındaki oda borsa başkanları ve yöneticileriyle bir araya geldiklerini belirterek, "Camiamızda görev yapan herkes, enerjisini, emeğini ve zamanını, kentine ve sektörüne gönüllü olarak vakfediyor. Bu gönüllü çaba, bizleri yormaktan çok gururlandırıyor. Çünkü kentimize ve vatanımıza olan aidiyet duygumuzu besliyor" dedi. "Üyelerimizin sesi ve sözcüsüyüz" Oda borsa başkanlarıyla TOBB’un kurul ve komisyonlarında birlikte çalıştıklarını kaydeden Çandır, "Sizleri ve üyelerimizi en iyi şekilde temsil ediyorlar. Antalya’mızın sorunlarını Ankara’ya taşıyarak çözüm arıyorlar. Bizler, oda ve borsalar olarak üyelerimizin sesi, sözcüsüyüz. Kanunlarla tanımlanmış görevimiz budur. İcra yetkisi hükümete aittir. Biz sahadan topladığımız sorunları ve çözüm önerilerini TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu üzerinden hükümetimize iletiyoruz. Pek çok alanda önemli destekler ve düzenlemeler hayata geçirildi, elbette hala çözülmesi gereken başlıklar var. Onlar için de çalışmaya devam ediyoruz" dedi. Müşterek toplantıları yalnızca bilgi paylaşmak için değil ortak dil, ortak hedefler ve ortak bir yön tayin etmek için düzenlediklerini belirten Çandır, "Müşterek toplantılar, yalnızca bir araya gelmeyi değil, birlikte hareket etme kültürümüzü güçlendirerek kentimizin ihtiyaçlarını ve ufkunu sürdürülebilirlik kriterleriyle değerlendirmemizi amaçlıyor. Çünkü Antalya’mız; hayatın doğal akışı içinde kendiliğinden büyümeye bırakılamayacak kadar potansiyeli yüksek bir kenttir. Ülkemizin dünyaya en açık ve vitrin kentleri arasında başı çekmektedir. Dolayısıyla ülkemizin aydınlık ve güçlü geleceğine ciddi katkı sağlayacak stratejik bir şehirdir. Bu değerlendirmeyle bakarsak kentimizin kaynaklarını, üretimini ve büyümesini ortak akılla, kapsayıcı bir anlayışla hep birlikte yönetmeliyiz" diye konuştu. Antalya’nın sahip olduğu ekonomik büyüklüğün ötesinde kurumsal bir lobi gücüne sahip olduğunu vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Özellikle oda ve borsalarımız gerek yerel ve ulusal gerek uluslararası düzeyde ciddi itibara ve referanslara sahip bulunmaktadır. Bu bireysel güçlerimizi birleştirip kentimiz ve sektörlerimiz için ortak hedeflere odaklarsak eminim kalıcı faydalar oluşturacağız. Bunu başarabilmemizin ilk adımı etkin, sık ve yaygın bir iletişim kurmamızdır. Müşterek toplantılarımız, diğer faydalarının yanı sıra bu ilk adıma da ciddi katkı sağlıyor diye düşünmekteyim" dedi. "Ekonomide rekabet sertleşiyor" Ekonomiyle ilgili değerlendirmede bulunan Başkan Ali Çandır, 2003-2017 döneminde gittikçe yükselen bir küreselleşme ve serbest ticaret iklimi yaşandığını, sonraki dönemde ise gümrük tarifeleri savaşı, içe kapanma ve nispi olarak yurtiçi ekonomik faaliyetlerle büyümeye doğru bir eğilim gösterdiğini, yakın gelecekte de bu eğilimin devam etmesinin beklendiğini ifade etti. Dünya ticaretinin dünya GSYH’na oranının son iki yılda yüzde 63’ten yüzde 57’ye gerilediğini, bu rakamın artık küresel ticaretin eskisi kadar açık ve serbest olmadığını gösterdiğini belirten Çandır, "Korumacı politikalar yükseliyor, rekabet sertleşiyor ve her ülke kendi üretimini koruma eğilimini artırıyor. Korumacı tedbirlerin en büyük sonucu da doğrudan dış ticaret dengesinde görülüyor. Dünyada en büyük dış ticaret açığını veren ABD, 2024 yılında, 600 milyar dolar açıktan 200 milyar dolar açığa düşmüş yani açığını yüzde 70 azaltmıştır. Aynı dönemde ülkemizde ise 106 milyar dolar açık 82 milyar dolar açığa düşmüş. Yani yüzde 23 azalmıştır. Bu halimizle açık azaltma eğilimine üçte bir kadar uyumlu olabilmişiz. Mutlak surette açık azaltma eğilimine uyum katsayımızı artırmalıyız. Bunu sürdürülebilir hale getirmenin temel yolu, ihracat artışını ithalatın çok üzerine çıkarmaktan geçiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Çin’e karşı kapsamlı ve güçlü bir politika oluşturmamız gerekiyor" Dünya ekonomisinde Hindistan’ın parlayan yıldız olduğunu belirten ATB başkanı Ali Çandır, "Çin tehlikesine" dikkat çekti. Türkiye’nin Çin ile ticaretiyle ilgili bilgi veren Çandır, Türkiye’nin 1 dolarlık ihracatına karşılık Çin’den 13,2 dolarlık alışveriş yapıldığını belirtti. Türkiye’nin toplam cari açığının yüzde 59’unun Çin’den kaynaklandığını vurgulayan Çandır, "Avrupa ve Ortadoğu’ya yaptığımız ihracata baktığımızda Çin’in maliyet avantajı ile bizim ihraç ettiğimiz yüzde 21’lik mallar risk altında. Yani onların buraya girmesi durumunda yaklaşık 42 milyar doları kaybetme riskiyle karşı karşıyayız" dedi. Devletin politikası olarak Çin’de şirketlerin kar etme gibi bir derdinin olmadığını söyleyen Çandır, "Git, yayıl, kapsa, yok et politikasıyla çalışıyorlar. Çin’deki firmaların yüzde 23’ü 2024 yılında zarar beyan etmiş. Bizde yılardır ilk 500’deki firmamızın zararda olan payı yüzde 10’u geçmemiştir. Çin’de bankaların yüzde 80’i uzun vadeli ucuz kredi veriyor, bizde bu oran yüzde 45" diye konuştu. Çin’e karşı bir strateji geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Çandır, "Bizde birazcık Çin kolaycılığı var. Bu konuda ülkemizin acilen bir strateji geliştirmesi lazım. Ülke olarak Çin’e karşı kapsamlı ve güçlü bir politika oluşturmamız gerekiyor" dedi. "İthalatın büyümeyi artırdığı bir yapı sürdürülebilir değildir" 2024’te en yüksek büyümenin yüzde 5,3 ile ilk çeyrekte görüldüğünü, yılın geri kalanında büyümenin yüzde 3’ün altına gerilediği, son çeyrekte ise 3,7’lik bir büyüme yaşandığını belirten Çandır, "Ancak ithalatın büyümeyi artırdığı bir yapı sürdürülebilir değildir. Üretim gücü artmadan, ihracat gücünün kalıcı olarak yükselmesi de mümkün görünmüyor. Bu noktada Antalya yalnızca bölgesel değil, ulusal bir role sahiptir. Çünkü Antalya, tarımı, turizmi, ticareti ve ihracatı birlikte taşıyan ender kentlerden biridir" diye konuştu. Antalya’nın, tarımda güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu, 1995–2023 döneminde tarım alanları yüzde 22 daralmış olsa da örtüaltı üretimin yüzde 479 arttığını kaydeden Çandır, "Türkiye’nin örtüaltı sebzesinin yarısı, Antalya’da üretiliyor. Tarım sektörümüzdeki çeşitlilik, yoğunluk ve üretim gücü yalnızca Antalya için değil, Türkiye’nin gıda güvenliği ve dış ticareti için de stratejik bir değer taşımaktadır. Ancak bu gücü taşıyan alanlar kontrolsüz ve plansız büyümenin baskısı altındadır" dedi. "Doğamız, suyumuz ortak sermayemiz" Antalya’nın suyu bol sanılan ancak kuraklık baskısı Türkiye ortalamasının üzerinde olan bir kent olduğunu belirten Çandır, "Tarım, turizm ve kentleşme aynı su kaynağını paylaşıyor. Nüfus artışı ve göç ile birlikte su kaynakları üzerindeki baskı giderek büyüyor. Bu nedenle su yönetimi artık sadece teknik bir altyapı meselesi olmaktan çıkmıştır. Antalyalı üreticinin, turizmcinin, yatırımcının ve bu şehirde yaşayan her vatandaşın geleceğini belirleyen bir ekonomik mesele haline gelmiştir. Biz ekmeğimizi bu topraklardan kazanıyoruz; başka Antalya yok. Bu kentin toprağı, suyu ve doğası hepimizin ortak sermayesidir. Bu sermaye korunmadığında üretim zayıflar; üretim zayıfladığında ihracat, turizm ve ticaret de güç kaybeder" dedi. "Lobi gücümüzü ortaklaştırmalıyız" Antalya’nın yıllardır kendi akışına bırakıldığı ölçüde büyüdüğünü, ancak artık akışına bırakarak büyüme döneminin bittiğini söyleyen Başkan Çandır, şunları kaydetti: "Antalya’yı korumak aynı zamanda Antalya’nın ekonomik geleceğini korumaktır. Bu nedenle, suyumuzu ve topraklarımızı korumak için bir politikaya ihtiyacımız var. Dış ticarette avantajlı olduğumuz alanlara odaklanmalıyız. Lobi gücümüzü ortaklaştırmalıyız. Antalya’mız yıllardır kendi akışına bırakıldığı ölçüde büyüdü. Ancak artık akışına bırakarak büyüme dönemi bitti. Tarımda ve turizmde birer başarı hikayesi yazdık. Şimdi bir taraftan bu iki sektörümüzü geliştirmeye diğer taraftan da kentimizin karakterine uygun yeni bir de başarı hikayesi oluşturmaya odaklanmalıyız. Antalya’yı korumak, yönetmek ve geleceğine yön vermek için ortak akla dayalı güçlü bir yönetişimi hep birlikte hayata geçirmeliyiz." "Antalya’nın kaybedecek zamanı yok" ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, dünyadaki her gelişmenin turizm ve tarım üzerinde belirleyici olduğunu ve Antalya’yı doğrudan etkilediğini ifade etti. Küresel ekonominin içe kapanmaya yöneldiğini ve korumacı politikaların arttığını kaydeden Hacısüleyman, "Dünyada korumacı politikalar artıyor, gümrük vergileri yükseliyor. Malların ve hizmetlerin serbest dolaşımının kısıtlanması bizlere şu soruyu daha fazla sorduruyor: Antalya olarak ne üretmeli ve ürettiğimizi nereye satmalıyız? Bu kapsamda sizleri 2050 Antalya Vizyonu üzerine birlikte düşünmeye davet etmek istiyorum. Hafta sonunda düzenleyeceğimiz beyin fırtınası ve arama konferansında ‘2050’de Antalya’yı nerede görmek istiyoruz?’ sorusunun yanıtını birlikte oluşturmayı hedefliyoruz. Sonuçları tekrar değerlendirmek üzere aynı şekilde ortak bir zeminde buluşabiliriz" dedi. Manavgat TSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, dünya, ülke ve bölge ekonomisine değinerek Antalya olarak ülke ekonomisine çok büyük katkılar sağladıklarını bununla birlikte "ortak akıl" ve "birlikte hareket" duygusu ile Antalya lobisinin daha güçlü inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Alanya TSO Başkanı Eray Erdem, Antalya’nın turizmde büyük bir katma değer oluşturmasına rağmen bunun karşılığını alamadığını belirterek, "Lobi gücümüz zayıf. Hak ettiğimizi almak için daha güçlü bir duruş sergilemeliyiz" dedi. Kumluca TSO Başkanı Fahri Özen, plansız tarım üretiminin büyük kayıplara neden olduğunu belirterek, "Yayla seracılığı kontrolsüz büyüyor. Üretimde devlet destekli bir model oluşturulmalı" ifadelerini kullandı. Kumluca TB Başkanı Fatih Durdaş, Antalya’nın 1 milyar doları aşan tarımsal ihracata rağmen küresel ısınma ve su krizinin üretimi tehdit ettiğini söyledi. Durdaş, tarımın sorunlarının çözülmesi halinde ihracatta ciddi artış kaydedileceğini kaydetti. DTO Antalya Şube Başkanı Ahmet Çetin, deniz turizminin Antalya’ya büyük katkı sağladığını, ancak sektörün yeterli destek alamadığını, kredilerden yeterince faydalanamadıklarını ifade etti. Toplantıda söz alan oda borsa meclis başkanları ile yönetim kurulu üyeleri, sektörlerindeki gelişmeleri anlatarak Antalya’nın lobi gücünü artırması gerektiğini dile getirdi. Katılımcılar, Antalya’nın büyüme potansiyelinin korunması, su ve toprak yönetiminin güçlendirilmesi, doğru planlama yapılması yönünde görüş bildirdi. Tarımdan turizme, sanayiden denizciliğe bir çok sektörü kapsayan Antalya ekonomisinin konuşulduğu toplantıda, birlikte hareket etme kültürünün önemi vurgulandı. Antalya’nın ihtiyaçları ve gelecek beklentilerinin sürdürülebilirlik kriterleriyle değerlendirildiği toplantıda, Antalya’nın ülkenin güçlü geleceğine ciddi katkı sağlayacak stratejik bir şehir olduğu vurgulandı.
09 Aralık 2025 Salı - 11:36
Kasım ayında geri dönüşüme katkıda şampiyon Konuksever oldu
Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin 9’uncu yılını tamamlayan sıfır atık projesi Çevreci Komşu Kart’ta geri dönüşüme en çok katkıda bulunan mahalle kasım ayında yeniden Konuksever oldu. Konuksever’i Yeşilbahçe ve Etiler mahalleleri takip etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Sıfır Atık’ projesinin temelini oluşturan Çevreci Komşu Kart, Muratpaşa Belediyesi tarafından Nisan 2016’da iki mahallede pilot uygulama olarak başlatıldı. Elde edilen başarının ardından proje, kısa sürede tüm Muratpaşa’ya yayıldı. Kasım ayında cam, kağıt, plastik ve metal atıklardan oluşan 56 bin 68 kilogram ambalaj atığı Muratpaşa ilçe sakinlerinin evlerinden toplandı. İlçe sakinleri, atmayıp biriktirdikleri bu atıklar karşılığında 77 bin 387 lira gelir elde etti. Muratpaşa Belediyesi’nin, ev ekonomisine ek kazanç sağlayan Çevreci Komşu Kart Projesi’yle 2016’dan bu yana toplanan toplam geri dönüştürülebilir atık miktarı 25 milyon 393 bin 554 kilograma ulaşırken projenin ilçe sakinlerine sağladığı kazanç ise 12 milyon 742 bin 476 liraya yükseldi. Çevreci Komşu Kart’ta kasım ayında geri dönüşüme en çok katkıda bulunan mahalle sıralamasında ise Konuksever yeniden zirveye yükseldi. Konuksever, 5 bin 904 kilogram atıkla kasım ayı şampiyonu olurken, 3 bin 896 kilogram atıkla Yeşilbahçe Mahallesi ikinci sıraya, 3 bin 494 kilogram atıkla Etiler Mahallesi üçüncü sıraya yerleşti.
09 Aralık 2025 Salı - 10:37
Akdeniz Üniversitesi, UI GreenMetric’te 119 basamak birden yükseldi
Akdeniz Üniversitesi, dünyanın en prestijli sürdürülebilirlik endekslerinden biri olan UI GreenMetric 2025 sıralamasında 119 basamak birden yükselerek dünya genelinde 424’üncü sıraya yerleşti. Dünya üniversitelerinin sürdürülebilirlik performansını altyapı, enerji, su yönetimi, atık, ulaşım ve eğitim gibi kapsamlı çevresel kriterler üzerinden değerlendiren prestijli bir uluslararası endeks olan UI GreenMetric’in 2025 sonuçları açıklandı. UI GreenMetric 2025 Dünya Üniversite Sıralamasında 105 ülkeden bin 745 üniversite değerlendirildi. Sonuçlara göre Akdeniz Üniversitesi dikkat çekici bir başarıya imza atarak sıralamada 119 basamak birden yükseldi ve dünya üniversiteleri arasında 424’üncü sıraya yerleşti. "Sürdürülebilir kampüs hedefine yönelik güçlü ilerleyiş" Çevreye duyarlı, sürdürülebilir bir kampüs hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerleyen Akdeniz Üniversitesi, yerleşkesi 1 milyon 750 bin metrekareden büyük kampüsler arasında dünya genelinde 145’inci, kampüs nüfusu 15 binin üzerinde olan üniversiteler arasında ise 214’üncü sırada yer alarak küresel ölçekte rekabet gücünü bir kez daha gösterdi.
09 Aralık 2025 Salı - 10:25
Manavgat’ta motosikletlilerin kask ve eldiven kullanım oranı yüzde 90
Antalya’nın Manavgat ilçesinde yapılan denetimlerde motosiklet sürücülerinin kask ve eldiven kullanım oranı yüzde 90 olarak tespit edildi. Manavgat’ta Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan motosiklet denetimlerinde sürücülerin yeni yönetmeliğe büyük oranda uyum sağladığı gözlendi. 4 Kasım 2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme ile bisiklet, elektrikli bisiklet, motosiklet ve üç tekerlekli motosiklet sürücüleri ile yolcuların kask, koruyucu eldiven ve koruma gözlüğü takması zorunlu hale getirilmişti. Manavgat’ın farklı noktalarında gerçekleştirilen denetimlerde kask ve eldiven kullanım oranı yüzde 90 olarak ölçüldü. Antalya Caddesi eski kaymakamlık konağı önünde yapılan uygulamada 100’ün üzerinde motosiklet durduruldu. Sadece iki sürücünün kask takmadığı belirlenirken, bu kişilerin sürücü belgesinin de bulunmadığı tespit edildi. Denetimlerde motosikletlerden birinde plakanın takılı olmadığı da görüldü. Kural ihlali yapan 2 sürücüye toplam 63 bin 716 TL para cezası uygulanırken, sürücüler kasksız ve belgesiz trafiğe çıkmamaları konusunda uyarıldı.
09 Aralık 2025 Salı - 09:58
Kepez Belediyesi’nde personele solunum sağlığı eğitimi verildi
Kepez Belediyesi, "Yaşlı Dostu Kepez Projesi" kapsamında personeline yönelik düzenlediği eğitim programlarının ikincisinde solunum sağlığına odaklandı. "Yaşlı Dostu Kepez Projesi" ile yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen Kepez Belediyesi, hizmet sunan personelin farkındalığını geliştirmek amacıyla Kebya Akademi çatısı altında düzenlediği eğitimlere devam ediyor. Programın ikinci eğitiminde, "Nefesine Sahip Çık" başlığı altında solunum sağlığı ve yaşlılıkta karşılaşılan solunum sorunları ele alındı. Eğitimin konuşmacısı Göğüs Cerrahisi ve Fonksiyonel Tıp Uzmanı Op. Dr. Rüya Acaroğlu oldu. Kepez Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleşen eğitime belediye personeli yoğun ilgi gösterdi. Dr. Acaroğlu, yaşlılık döneminde solunum kapasitesinin azalması, kronik akciğer hastalıkları, nefes darlığı yönetimi ve günlük yaşamda nefes kalitesini artırmaya yönelik uygulanabilir teknikler hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Eğitimde ayrıca yaşlı bireylerle çalışırken doğru nefes eğitimi, panik anlarında uygulanabilecek nefes kontrol yöntemleri ve kişinin kendi solunum sağlığını korumasına yönelik koruyucu yaklaşımlar anlatıldı. Eğitime katılan personel, yaşlı bireylerde sık karşılaşılan solunum güçlüklerine nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda hem bilgi hem de uygulamalı ipuçları edindi. Program sonunda Dr. Acaroğlu, erken farkındalık ve doğru yönlendirmenin yaşlılarda solunum sağlığı açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Kepez Belediyesi, "Yaşlı Dostu Kepez Projesi" kapsamında farklı konu başlıklarıyla planlanan eğitimleri düzenli olarak sürdürecek. Böylece hem personelin uzmanlığı artırılacak hem de ilçedeki yaşlı bireylere sunulan hizmetlerin niteliği her geçen gün daha da güçlenecek.
09 Aralık 2025 Salı - 09:47
Hamam böceği yedirilen gencin dosyasında karar: Yağmadan beraat, hürriyeti tehditten 6 yıl 12 ay ceza
Antalya’da 23 yaşındaki Vedat Kurt’a çalıştığı iş yerinde üç gün boyunca işkence yapıldığı iddiasıyla yargılanan 4 sanığın davasında karar açıklandı. Mahkeme, yağma suçundan beraat kararı verirken, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan her bir sanığa 6 yıl 12 ay ceza verdi. Vedat Kurt, yaşadığı Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinden çalışmak için 2020 yılında Antalya’nın Kepez ilçesindeki sanayi sitesine geldi. Yaklaşık 10 ay aynı iş yerinde çalışan Kurt, iddiaya göre maaşını eksik almaya başladı. Maaşını talep ettiğinde olumsuz yanıt alan Kurt, birikmiş alacağı 70 bin liraya karşılık iş yerindeki masada bulunan patronuna ait 15 bin lirayı alarak İstanbul’a gitti. Kendisine ulaşamayan iş yeri sahiplerinin ailesine ulaşması üzerine Kurt’un ağabeyleri, aldığı parayı geri götürmesini istedi. Kurt, Antalya’ya dönerek aldığı 15 bin lirayı iş yeri sahiplerine teslim etti. İddiasına göre iş yerinde A.T., O.T., S.T. ve A.A. tarafından depoya kilitlenerek sandalyeye bağlanan genç, 3 gün boyunca işkenceye maruz kaldı. Dişleri kırılan, vücudunda kesikler oluşan Kurt’un elleri ve kolları bağlandı, hamam böceği yedirildi. Şüpheliler, yaptıkları işkenceyi cep telefonuyla da kaydetti. Daha sonra iş yerinden kaçan Kurt, şüphelilerin cep telefonundaki işkence görüntülerine ulaşarak, şikayetçi oldu. Bilirkişi raporu: Fotoğraf ve video kayıtları bulundu Açılan davada Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, sanıklardan S.T.’ye ait olduğu belirlenen cep telefonu ve kopya disklerde yapılan incelemede "DCIM/RESTORED" klasöründe 19 fotoğraf ve bir video bulunduğu, görüntülerin 13-14 Ekim 2020 tarihli olduğu, konum bilgilerinin de Kurt’un çalıştığını söylediği iş yeriyle örtüştüğü belirtildi. Raporda ayrıca video kaydının transkriptinde Kurt’a "Hırsızlık yaptım, uyuşturucu içtim" gibi sözlerin söylettirildiği ve videodaki seslerin sanığın WhatsApp yazışmalarındaki seslerle benzer olduğu ifade edildi. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına başka hükümden tutuklu sanık S.T., SEGBİS üzerinden katılırken diğer sanıklar A.T., O.T. ve A.A.’nın müdafileri salonda hazır bulundu. Savcı, bir önceki celsede sunduğu mütalaayı tekrar etti. Duruşmada söz verilen katılan Vedat Kurt, "Karakolda alınan ifadelerin ve fezlekelerin kontrol edilerek adaletli bir karar verilmesini talep ediyorum. Ayrıca celse arasında dilekçe sundum. İçeriğini tekrar ediyorum. Şikâyetçiyim" dedi. "Fotoğraflarını ben çekmiş olabilirim" Sanık S.T., savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek, "Ben mütalaayı kabul etmiyorum. Her ne kadar suçu kabul ettiğime ve katılanı A. ile birlikte darp ettiğimize yönelik dilekçe yazmışsam da doğru değildir. Bu olay nedeniyle tutuklanınca O.T. ve A.T.’nin yönlendirmesiyle daha önceden yazılmış dilekçeyi imzaladım. Kendileri o zaman ‘Sen suçu üstüne al, bizim işimiz gücümüz var, sana bakarız’ demişlerdi. Ben suçlamaları da kabul etmiyorum. Ben Vedat Kurt’a yönelik herhangi bir suç işlemedim. Ancak benim bulunduğum ortamda diğer 3 sanık onu darp etti. Vedat Kurt’un fotoğraflarını ben çekmiş olabilirim. O kısmı tam olarak hatırlamıyorum" dedi. Sanık avukatları, müvekkillerinin suçlamalarla ilgisi olmadığını savunarak benzer beyanlarda bulundu. Sanık A.T.’nin müdafii, "Katılanın yağmaya ilişkin zararı bulunmamaktadır. Sadece telefonun gasp edildiğini beyan etmektedir. Tanık J.’nin beyanlarından da anlaşılacağı üzere olaya ilişkin telefon da gasp edilmemiştir. Telefon katılandadır, tamir için J.’ye vermiştir" derken, Sanık O.T.’nin müdafii, "İlk olay tarihinde katılan olaylardan sonra 5-6 ay yine aynı iş yerinde çalışmış. Sonra 1 yıl ortadan kaybolmuş ve sonrasında şikayetçi olmuştur. Madem olay oldu iş yerine tekrar delil elde etmek için döndüyse neden şikayetçi olmak için iş yerinden tekrar ayrıldıktan sonra 1 yıl beklemiştir" ifadelerini kullandı. Sanık A.A.’nın müdafii ise, "Müvekkil suç istinadına iştirak etmemiştir. Katılanın aşamalarda pek çok defa şikayet başvurusu ve ifadesi alınmış olup hiçbir aşamada kendisi müvekkilden şikayetçi olmamıştır. Beraat talep ediyoruz" dedi. Sanık avukatlarının son sözlerinin ardından mahkeme, sanıklar hakkında yağma suçundan beraat kararı verirken, TCK’nın 109. maddesi kapsamında sanıklar A.T., O.T., S.T. ve A.A.’nın ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan ayrı ayrı 6 yıl 12 ay ceza ile cezalandırılmasına hükmetti. Mahkeme, verilen hapis cezalarının infazı sırasında sanıkların gözaltında ve tutuklu kaldıkları sürelerin toplam cezadan düşülmesine, kararın istinaf yoluna açık olduğunu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmetti. "İstinafa taşıyacağız" Duruşma sonrası açıklama yapan Vedat Kurt, "Kararda şahıslar yağma suçundan beraat ettiler. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da 6 yıl gibi bir ceza aldılar. Ayrıyeten bir tanesi silahla beni tehdit ettiği için artı olarak 3 yıl 1 ayda oradan ceza verildi. Yalnız yağma suçunun köreltilmesi ve ortadan kaldırılması, beraat verilmesi gerçekten bu hukuka aykırı bir şey. Bu süreci biz zaten istinafa taşıyacağız, inşallah umarım adalet yerini bulur. Ben kimseden fazla bir şey istemiyorum. Hakkı neyse onun yapılmasını hakka hukuka aykırı olmadan adaletli bir karar verilmesini talep ediyorum" dedi.
09 Aralık 2025 Salı - 09:47
Motosikletler kavşakta çarpıştı, 2 kişi yaralandı: Kaza anı kamerada
Antalya’nın Manavgat ilçesinde motosiklet ile motorlu bisikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada iki motosikletin çarpışması sonucu 2 kişi yaralandı. Kaza anı ise güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Kaza; Manavgat ilçesi Aşağı Hisar Mahallesi Mithatpaşa Caddesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre. Demokrasi Bulvarı’ndan Hisar Caddesi istikametine seyir halindeki İsmail T.’nin kullandığı 07 AYH 503 plakalı motosiklet ile Güllük Caddesi istikametine gitmekte olan Ümmü U.’nun kullandığı 07 BVM 167 plakalı motosiklet ile çarpıştı. Güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansıyan kazada motorlu bisiklet sürücüsü İsmail T. ile motosiklette yolcu olarak bulunan Büşra A. yaralandı. 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.
09 Aralık 2025 Salı - 09:43
Hamam böceği yedirilen genç dosyasında karar!
Antalya’da 23 yaşındaki Vedat Kurt’a çalıştığı iş yerinde üç gün boyunca işkence yapıldığı iddiasıyla yargılanan 4 sanığın davasında karar açıklandı. Mahkeme, yağma suçundan beraat kararı verirken, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan her bir sanığa 6 yıl 12 ay ceza verdi; sanık S.T.’ye ayrıca silahla tehditten 3 yıl 1 ay ceza verildi.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 23:23
Joao Pereira: "Kendi sahamızda o topun kaleye girmesi için daha fazla çaba göstermemiz gerekiyor’’
Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira Antalyaspor maçının ardından, "Kendi sahamızda o topun kaleye girmesi için daha fazla çaba göstermemiz gerekiyor. Her zaman çözüm üretmeye çalışıyorum. Ama buraya gelmiş bir takımın ilk dakikadan itibaren sadece zaman geçirmek için yerde kalmasına izin veremeyiz’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında Corendon Alanyaspor sahasında karşılaştığı Antalyaspor ile 0-0 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Sonuçtan mutlu değilim. Çünkü kendi sahamızda oynuyoruz. Daha çok pozisyon üretmemiz gerekiyor, daha çok zorlamamız gerekiyor, daha çok gol atmamız gerekiyor ve daha iyi oynamamız gerekiyor. Kendi sahamızda o topun kaleye girmesi için daha fazla çaba göstermemiz gerekiyor. Siz biliyorsunuz zaten, ben hiçbir zaman bahane bulmuyorum. Oyuncular hakkında da, hakemler hakkında da hiç konuşmuyorum. Her zaman çözüm üretmeye çalışıyorum. Ama buraya gelmiş bir takımın ilk dakikadan itibaren sadece zaman geçirmek için yerde kalmasına izin veremeyiz. Eğer topun oyunda kalma süresine bakarsanız muhtemelen çok az bir süredir. Çünkü oyunda kalmaya top izin vermedi; rakip buna izin vermedi. Eğer Türk futbolunun gelişmesini istiyorsanız, bu tarz şeylere izin vermememiz gerekiyor. Bu bir bahane değil, bu söylediğim bir gerçek. Aynen bizim üçüncü bölgede daha iyi şeyler yapmamız gerektiği gerçeği gibi’’ dedi. "3 puanı hak ediyoruz’’ Antalyaspor’dan daha fazla mücadele ettikleri ancak gol bulma yollarında sıkıntı çektiklerini aktaran Pereira, "Her maçta rakiplerimizden daha fazla kontrol ediyoruz. Üçüncü bölgede daha fazla şans oluşturuyoruz, ceza sahasında daha fazla topla buluşuyoruz, daha fazla şut atıyoruz. Ama tek bir sorunumuz var: Bu topu bir türlü kaleye sokamıyoruz. Bunun farkındayım ve bu, herkesten önce benim sorumluluğum. Rakiplerimizden daha fazla oyunu biz kontrol ediyoruz. Genelde son maçtan önceki maçta bir tane gol yedik ve o da duran toptandı. Rakiplerimize çok da şans vermiyoruz aslında; geçiş yapmalarına izin vermiyoruz. Genel olarak oyunun kontrolü bizde ama üçüncü bölgede sonuç olarak, son karar veya son pası daha iyi yapmamız gerekiyor. Bunu yaptığımız zaman artık üç puan alabiliriz. Eğer 3 puan kazanmak istiyorsak Alanya’daki herkesin istediği gibi bizim de üç puan kazanmamız ve bu şekilde daha iyi işler yapıp golü atmamız gerekiyor artık. Bu sonuçtan memnun değilim, söylemiştim zaten. Çünkü bir puan asla yeterli değil. Kendi sahamızda oynuyoruz ve aslında 3 puanı hak ediyoruz. Ama daha fazlasını yapmamız gerekiyor. 3 puanı istiyorsak, yaptığımızdan daha fazlasını yapmamız gerekiyor’’ ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder