EĞİTİM - 08 Mayıs 2026 Cuma 17:38

Akdeniz Üniversitesi’nde mezuniyet coşkusu İlahiyat Fakültesi ile başladı

A
A
A
Akdeniz Üniversitesi’nde mezuniyet coşkusu İlahiyat Fakültesi ile başladı

Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde düzenlenen mezuniyet töreninde 120 öğrenci mezun olmanın sevincini yaşadı.


Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen mezuniyet törenine Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Cengiz Toker, Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Sabri Yılmaz, Prof. Dr. Ali Kürşat Turgut, akademisyenler, mezun olan öğrenciler ve aileleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti.



"Mezuniyet sevinci yaşayan öğrencilerimizi tebrik ediyorum"


Törende konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Burada Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültemizin mezuniyet töreninde sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet ve gurur duyuyorum. Hayatınızın önemli dönüm noktalarından birini bugün hep birlikte yaşıyoruz. Uzun ve emek dolu bir eğitim sürecini başarıyla tamamlayarak mezuniyet sevincini yaşayan öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Aynı zamanda onların yetişmesinde büyük fedakârlık gösteren ailelerimize ve özveriyle emek veren akademisyenlerimize teşekkür ediyorum" dedi.



"Zihinlere ve kalplere dokunacaksınız"


Rektör Özkan, "İlahiyat eğitimi, teorik bilgi edinmekten ibaret değildir. Bu alan, ahlaki sorumluluğu, vicdanı, hikmeti, adaleti ve insan sevgisini merkeze alan çok kıymetli bir eğitim alanıdır. Sizler, bugün diplomalarınızı alırken aslında toplumun manevi dünyasına rehberlik edecek, zihinlere ve kalplere dokunacak büyük bir sorumluluğu da omuzlarınıza alıyorsunuz. İçinde bulunduğumuz çağ, bilginin hızla yayıldığı ancak aynı zamanda bilgi kirliliğinin ve manevi boşluğun da derinleştiği bir dönemdir. İnsanlığın her zamankinden daha fazla sağduyuya, merhamete, doğru bilgiye ve birlikte yaşama kültürüne ihtiyaç duyduğu bir çağda, sizlerin taşıdığı misyon çok değerlidir. Sizler, dijital gürültünün arasında hakkın ve hakikatin sesi olacak, aşırılıklardan uzak, İslam’ın kuşatıcı dilini temsil edeceksiniz. Modern dünyanın sorularına, kadim medeniyetimizin mirasıyla cevap üretecek olan sizlersiniz. Sahip olduğunuz ilmi birikimi, etik değerlerle ve toplumsal sorumluluk bilinciyle birleştirerek ülkemize ve insanlığa önemli katkılar sunacağınıza yürekten inanıyorum" şeklinde konuştu.



"Evrensel bir dille, nezaketle dünyaya anlatmak zorundayız"


Rektör Özkan, "Omuzlarınızdaki bu yük sadece yerel bir vazife de değildir; sizlerin sınırları aşan küresel bir sorumluluğu da var. Maalesef günümüzde dünyada İslam’ın barış ve rahmet mesaj,; cehalet, ön yargılar ve kasıtlı algı operasyonlarının gölgesinde bırakılmak isteniyor. İslamofobi adı altında büyütülen bu asılsız korkular, ne yazık ki dinimizin asıl çehresinin görülmesine engel oluyor. Önümüzde uzun bir yol var. Aranızdan bazıları akademik kariyerine devam edecek, bazılarınız ise hayatın bambaşka alanlarında hizmet verecek. Ancak şunu hiç unutmayın: Bizim bu ön yargıları kırmak için sloganlara değil,; bilime, akla ve nitelikli akademik çalışmalara ihtiyacımız var. Bizler, mensubu olduğumuz bu güzel dini evrensel bir dille, nezaketle dünyaya anlatmak zorundayız" ifadelerini kullandı.



"Gazze’deki Müslümanların onurlu duruşu oyunu bozdu"


Rektör Özkan, "Aslında bugün yıllardır o yıkılmaz sanılan algı duvarlarının nasıl yerle bir olduğuna hep birlikte şahitlik ediyoruz. İsrail’in uyguladığı soykırıma karşı Gazze’deki Müslümanların onurlu duruşu oyunu bozdu. Batı’nın yıllarca ilmek ilmek işlediği tehdit olarak sunulan Müslüman imajı darmadağın oldu. İsrail’in sığındığı mağduriyet maskesi ise bizzat kendi elleriyle düştü. Sokaklara taşan dayanışma ruhu ve özellikle Batı gençliğinin bu sarsılmaz inanca duyduğu hayranlık, aslında küresel bir uyanışın ayak sesleri oldu. Trajedinin içinden doğan bu yeni farkındalık eşiğinde bizlere düşen bu uyanışı entelektüel bir birikimle beslemek ve hakikatin sesini her mecrada en gür şekilde duyurmaktır" dedi.



"Akdeniz Üniversitesi ailesinin parçası olmaya devam edeceksiniz"


Rektör Özkan, "Üniversite yılları boyunca akademik yetkinlik kazandınız, aynı zamanda dostluklar kurdunuz, zorluklarla mücadele ettiniz, kendinizi geliştirdiniz ve hayata dair önemli deneyimler edindiniz. Bundan sonraki yaşamınızda da öğrenmeye açık olacağınıza, bilimin ışığından ve insani değerlerden ayrılmayacağınıza inanıyorum. Bugün mezun olarak aramızdan ayrılıyor olsanız da Akdeniz Üniversitesi ailesinin değerli birer parçası olmaya devam edeceksiniz. Üniversitemizin kapıları sizlere her zaman açık olacaktır. Sizlerin başarıları, bizlerin en büyük iftihar kaynağı olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, mezuniyetinizin sizlere, ailelerinize, üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, yolunuzun ve bahtınızın açık olmasını temenni ediyorum. Başarılarınız daim olsun" şeklinde konuştu.



34 yılda bin 84 mezun


İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen, fakültenin 1992’deki kuruluşundan bu yana katettiği mesafeyi vurgulayarak, bu yıl mezun olan 120 öğrenciyle birlikte toplam mezun sayısının bin 84’e ulaştığını belirtti. Fakültenin sadece lisans değil, 2 binden fazla lisansüstü öğrencisiyle akademik alanda da güçlü bir merkez olduğunu ifade eden Sözen, Akdeniz İlahiyat Dergisi ve Bülteni gibi yayınlarla bilimsel çıtayı yükselttiklerini, TÜBİTAK projeleri ve toplumsal katkı faaliyetleriyle Antalya’nın her noktasında varlık gösterdiklerini dile getirdi. Desteklerinden dolayı Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkürlerini sunan Sözen, fakültenin uluslararası düzeyde tanınır hale gelmesi için çalışmaların kararlılıkla süreceğini kaydetti.


Mezun olan öğrencilere ve ailelerine seslenen Prof. Dr. Kemal Sözen, gençlerin beş yıl önce kendilerine emanet edilen birer cevher olduğunu ve bugün vatana, millete hizmet etmeye hazır donanımlı bireyler olarak uğurlandıklarını söyledi. Bilimin ışığında, temel kaynakları referans alarak toplumu aydınlatmanın ulvi bir sorumluluk olduğunu hatırlatan Sözen, "Peygamberimizin ’Hikmet müminin yitiğidir’ ilkesini düstur edinerek; mutaassıplıktan ve hurafelerden uzak, ilmin izinde bir hayat sürün" mesajını verdi. Akdeniz Üniversitesi mezunu olmanın gururunu taşımaları gerektiğini belirten Dekan Sözen, mezunlarla bağlarını hiçbir zaman koparmayacaklarını ifade ederek, gençlere meslek hayatlarında başarılar diledi.


İlahiyat Fakültesi birincisi Nur Efşan Barkuş ise İlahiyat Fakültesini bitirmenin gururunu yaşadıklarını ifade ederek, eğitim ve öğretim hayatlarına katkıda bulunan öğretim üyelerine teşekkür etti.


Konuşmaların ardından İlahiyat Fakültesi birincisi Nur Efşan Barkuş, ikincisi Hatice Vurgun ve üçüncüsü Zeynep Sevgi Önce’ye mezuniyet belgelerini Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan takdim etti. Tören belgelerin mezunlara takdiminin ardından son buldu.



Akdeniz Üniversitesi’nde mezuniyet coşkusu İlahiyat Fakültesi ile başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Balıkesir 1. Uluslararası Gastrofest açıldı "Balıkesir 1. Uluslararası Gastrofest" kapılarını ziyaretçilere açtı. Balıkesir’in kadim mutfak kültürünü geleceğe taşırken kentin köklü geçmişiyle harmanlanan birbirinden değerli gastronomi mirasını gözler önüne seren 1. Uluslararası Balıkesir Gastronomi Festivali Avlu’da görkemli bir açılışla kapılarını ziyaretçilere açtı. Avlu Yaşam Merkezi’ni tıklık tıklım dolduran vatandaşlar festivali miting alanına çevirdi. Bereketli toprakları, eşsiz lezzetleri ve doğasıyla öne çıkan kentin mutfağını dünyaya tanıtmak için bu yıl ilk defa Uluslararası Balıkesir Gastrofest’i hayata geçiren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, festival açılışını da tüm CHP’li büyükşehir belediye başkanları ile birlikte gerçekleştirdi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Festival Moderatörü Akademisyen Şef Dr. Esat Özata sunumunu gerçekleştirdi. Balıkesir sofrasına ait ürünleri sergileyen ve unutulmaz lezzetleri tanıtan Şef Levent Kaynak Balıkesir’in coğrafi işaretli lezzetlerini tanıttı. Etkinliğe CHP’li 14 büyükşehir belediye başkanı ve temsilcileri katıldı. Festivali oldukça beğenen başkanlar, stantları ilgiyle inceledi ve Balıkesir’in eşsiz lezzetlerini tek tek deneyimledi. Balıkesir’in marka değerine büyük katkı sunan festivali oldukça başarılı bulan başkanlar, Başkan Ahmet Akın’ı tebrik etti. Gastronominin bir festivalin ötesinde Balıkesir’in kalkınma hikâyesinin en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu söyleyen Başkan Akın, Balıkesir’de yükselen birlik ve beraberlik ruhunun paylaşmanın, üretmenin ve birlikte büyümenin en güzel örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Başkan Akın, "Balıkesir’imizin; tarihiyle, doğasıyla, tarımıyla olduğu kadar mutfağıyla da eşsiz bir şehir olduğunu bütün Türkiye’ye bütün dünyaya göstermek istiyoruz. Kaz Dağları’nın oksijeniyle yetişen mahsullerden Marmara denizinden gelen bereketine, zeytininden peynirine, şifalı bitkilerinden höşmerimine kadar her ilçemizin ayrı bir lezzeti, ayrı bir hafızası olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu. Balıkesir’i Türkiye’nin en güçlü gastronomi rotalarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Başkan Akın, "Biz, Balıkesir’i fuarlar ve festivaller şehri yapacağız demiştik. Bununla ilgili önemli çalışmalar yapıyoruz. En son Kitap Fuarımızı hayata geçirdik. Yine burada Gastronomi Festivalimizi yapıyoruz. Gastronomi, Balıkesir için yalnızca sofraya gelen lezzetlerin toplamı anlamına gelmiyor. Gastronomi, tarladaki üreticiden mandıradaki emeğe, zeytinlikten pazara, kooperatiften restorana, köyden turizm rotasına uzanan büyük bir değer zinciridir. Biz bu zincirin her halkasını güçlendirmek için hep birlikte üreticisiyle, satıcısıyla odalarımızla, kurumlarımızla tam bir istişare içinde çalışıyoruz. Yerel ürünlerimizi markalaştırmak için çalışıyoruz" diyerek Balıkesir’in adının daha geniş coğrafyalarda duyulacağını sözlerine ekledi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, "Ben aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği Başkanı’yım. Birlikte illerimizde, beldelerimizdeki kültürel değerleri ortaya çıkarmamızın yanı sıra Bu yıl iki uygulamamız var. Birisi Milli Mücadele Rotası. Kuvayımilliye’nin merkezi Balıkesir gayet uygun ve Milli Mücadele Rotası’nı ayın 16’sında birlik üyesi belediye başkanlarımıza göstereceğiz" dedi. Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, "Bu kadim topraklarda asırların kültür birikimi var. Balıkesir de bunlardan bir tanesi. Allah dünyada çok az noktaya nasip etmiştir. Her bitkinin yetiştiği ve bunun kaliteli olduğu çok az nokta vardır ve Balıkesir de bunlardan bir tanesi. Şehri şöyle bir dolaştım. Ahmet Başkan, iki yılda az bir zamanda çok başarılı işler başarmış. Ahmet Başkan’ımız bugün çok önemli bir iş yapıyor. Her şeyin ilkini yapmak, bunu ön görmek çok önemli. Bu kadar zengin ürünleri olan Balıkesir’de bir gastronomi festivali eksikliğini görmüş ve gereğini yapmış. İnşallah ilelebet devam etsin bu festivalimiz. Kimseyi ayırmadan herkesi kucaklıyor" dedi. Açılışın ardından festival alanını gezilirken yöresel lezzetler de şefler tarafından tanıtıldı.
Kastamonu BTK Başkanı Karagözoğlu: "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak" Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, kuantum bilgisayarlarının oluşturduğu güvenlik risklerine karşı 6. nesil haberleşme (6G) sisteminde tedbirlerin olacağını ifade etti. Kastamonu Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörlüğü tarafından "Kariyer Zirvesi" düzenlendi. Zirveye Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı (BTK) Ömer Abdullah Karagözoğlu konuşmacı olarak katıldı. Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezinde gerçekleştirilen zirvede konuşan Karagözoğlu, Türkiye’nin veri ve iletişim alanında yürüttüğü çalışmalarla ilgili öğrencilerle bilgiler paylaştı. "5G’de yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60’lara çektik" 4.5G altyapısında şebekenin yüzde 52’sinin yerli ürünlerle sağlandığını ifade eden Karagözoğlu, "Şu an kullanmaya başladığımız 5G ile birlikte bu yükümlülüğü değiştirdik. Yerli ürün yükümlülüğünü yüzde 60’lara çektik, ’milli ürün’ diye de yeni bir tanım getirdik. Bu yeni milli ürün tanımında fikri, mülki ve sınai hakları bize ait olan ürün. Burada da yüzde 30 oranında yükümlülük getirdik. İlk başta yüzde 15 ama sektörde bunun bulunması durumunda da yüzde 30’a kadar çıkartılabilme yükümlülüğünü getirdik" dedi. "6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirlerini de içinde barındıracak" Türkiye’nin kuantum bilgisayar çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Karagözoğlu, "Bugün bizim kuantum bilgisayarımız var mı, çalışmalarımız var. Şu anda ARF, kuantum bilgisayar veya süper bilgisayar, kuantuma dönüştürebilecek süper bilgisayarlar üzerinde biz de çalışıyoruz. Peki, bunlar geldiği zaman ne olacak? Bu konuyla ilgili korku, bugüne kullandığımız kripto altyapılar, şifreleme algoritmalarını bu kuantum bilgisayarların kırabileceği kaygısı var. Bunun tedbiri var mı? Bunun da tedbiri var. Siz de o algoritmalarınızı değiştireceksiniz, algoritmaların kullanım sürelerini değiştireceksiniz. Örnek veriyorum; bugün 3 yıldır kullanıyorsam bir sertifikayı, belki 1 aylık, belki 1 yıllık gibi sürelerini tahdit edeceksiniz. Bunun kırılma risklerine karşı farklı önlem alacağız. 6. nesil haberleşme kuantuma karşı tedbirleri de içinde barındıracak" diye konuştu. "Veri merkezi hizmetini 81 ilde yaygınlaştırmak için altyapı yatırımlarımız sürüyor" 6. nesil iletişim ile birlikte ‘bulut bilişimi’nde değişim yaşanacağını ifade eden Karagözoğlu, bunun için Türkiye’deki veri merkezlerinin yagınlaştırılacağını kaydederek, "Böylelikle bilhassa bulut bilişiminin önünü inşallah veri merkezlerimizle açacağız. Peki, gelecekte veri merkezlerinin bu haberleşme alanı için ehemmiyeti nedir? Örneğin; ben Kastamonu’dayım, burada bir veri merkezi varsa, benim talep ettiğim bilgi de Kastamonu’daki veri merkezinde varsa, oradan gelecektir. İstanbul’dan gelen ile Kastamonu’dan gelen arasındaki milisaniyeler belki günün sonunda sizin yapacağınız hesaplama, yapacağınız yapay zeka çalışmalarının hepsine etki edecek. Onun için altyapı yatırımlarımızı da gün geçtikçe yaygınlaştırıyoruz ve 81 ilimizde bu hizmetleri yaygınlaştırmakla ilgili de çalışmalar sürüyor" şeklinde konuştu. "Yerli ve milli bir yapay zekamız olsun" Türkiye’de 16 üniversite bünyesinde kurulan yapak zeka koordinatörlüklerini BTK olarak desteklerini söyleyen Karagözoğlu, yerli ve milli bir yapay zekanın yapılmasının önemine değinerek, "Böyle bir modelin hangisi çıkıyorsa onu, üniversitelerimizi de bu işin içine dahil ederek büyütsek, yerli ve milli bir yapay zekamız olsa. Çünkü destek vermezsek o söner. Destek vereceğiz, yapılarımızı kullanacağız" ifadelerini kullandı "Sadece teknoloji üretmeyeceğiz, teknolojiye yön veren bireylerde yetiştireceğiz" Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan ise, "Üniversite olarak bizler de teknoloji odaklı bir üniversite olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. Yapay zekanın konuşulduğu, üretildiği, araştırıldığı ve günlük akademik yaşamın bir parçası haline geldiği bir kampüs iklimi oluşturma gayreti içerisindeyiz. Çünkü artık mesele yalnızca teknolojiyi tüketmek değil, teknoloji üreten, geliştiren ve yön veren bireyler yetiştirebilmektir. Bu noktada öğrencilerimizin yalnızca teorik bilgiyle değil, proje üretme kültürüyle de yetişmesini çok önemsiyoruz" dedi. Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Tunay Kamer de yapay zekayı eğitim, araştırma, projel, kampüs yaşamı başta olmak üzere her alanda etkin biçimde kullanan bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. Programın ardından BTK Akademi eğitimlerini tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi.
İstanbul İstanbul merkezli 3 ilde "change oto" operasyonunda 8 tutuklama İstanbul merkezli 3 ilde, hasarlı araçların şaselerini yurt dışından kaçak yollarla getiren veya yurt içinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren şebekeye yönelik düzenlenen operasyon kapsamında 8 şüpheli tutuklandı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kazalı, yangın, deprem ve benzeri nedenlerle ağır hasar alarak kullanılamaz hale gelen araçlara ait fabrikasyon seri numaralarını, yurt dışından veya piyasadan temin ettikleri hacizli/yakalamalı araçların seri numaraları üzerine uyarlayarak "change" işlemi yaparak vatandaşları dolandıran organize suç örgütüne yönelik çalışma yürümüştü. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen polis, şebekenin bu yöntemlerle change yapılan araçları üçüncü şahıslara satarak milyonlarca lira vurgun gerçekleştirdiklerini tespit etmişti. İstanbul merkezli olarak Samsun ve Antalya’da eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, birçok ev ve iş yerine yönelik baskınlarda 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmış, 28 araca el konulmuştu. Gözaltına alınan 16 şüpheli Asayiş Şube Müdürlüğündeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilmişti. 8 şüpheli tutuklandı Adliyeye sevk edilen şüpheliler, savcılık ifadelerinin ardından Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. İşlemleri tamamlanan 16 şüpheliden 8’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. 8 şahıs ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Başsavcılıkça, konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.