Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
28 Mayıs 2026 Perşembe - 01:07:47
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/70858 sayılı dosyasında ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma, Rüşvet, Görevi Kötüye Kullanma, İmar Kanunu’na Muhalefet, Kıyı Kanununa Muhalefet, İmar Kirliliğine Neden Olmak, Resmî Belgede Sahtecilik’ suçlarından hakkında soruşturmaya başlandığı ve tutuklama tedbiri uygulanması üzerine, Anayasanın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:32
Kurban kesimi sırasında 13 bin 513 kişi hastanelik oldu
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kurban Bayramı’nın ilk günü yaralanma nedeniyle 13 bin 513 kişinin sağlık tesislerine başvurduğunu açıkladı.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:20
Kurbanlık dana kaçtı, o anlar kameraya yansıdı
Ankara’nın Mamak ilçesinde kurban pazarında ipinden kurtularak kaçan kurbanlık, vatandaşlar tarafından yakalandı. Mamak Ortaköy kurban pazarında kaçan kurbanlık dana kısa süreli paniğe neden oldu. Kaçan kurbanlık, vatandaşlar tarafından yakalandı. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:16
Akyurt’ta kaçan kurbanlık dana yakalandı
Ankara’nın Akyurt ilçesinde ahırdan kaçan kurbanlık, ekiplerin uzun uğraşları sonucu yakalandı. Akyurt’a bağlı Ahmetadil Mahallesi’nde bir ahırdan kaçan kurbanlık dana kısa süreli paniğe neden oldu. Sahiplerinin kontrolünden çıkan hayvan mahalle içerisinde boş araziye yönelirken, vatandaşlar da yakalama çalışmasına destek verdi. Durum üzerine olay yerine gelen, "yılan bükücü" olarak tanınan aynı zamanda Akyurt Belediyesi personeli Tuncay Reis, kurban sahipleriyle birlikte harekete geçti. Uzun uğraşlar sonucu uygun alanda köşeye sıkıştırılan kurbanlık dana, havalı tabanca ile kısa süreli etkisiz hale getirildi. Kontrol altına alınan hayvan daha sonra sahipleri tarafından kesilerek kurban işlemi tamamlandı. Yaşanan hareketli anlar mahallede kısa süreli heyecana neden oldu.
16 Ocak 2026 Cuma - 16:31
Yabancı devlerin hakimiyetini bir Türk şirketi kırdı
Dünyanın en prestijli eğitim teknolojileri organizasyonlarından kabul edilen BETT Awards 2026, bu yıl da küresel devlerin rekabetine sahne oluyor. Macenta, devler arasından sıyrılarak üst üste üçüncü kez finalist olmayı başaran tek Türk eğitim teknolojileri olarak öne çıkıyor. Eğitim yayıncılığı ve dijital öğrenme alanında pazarın büyük ölçüde yabancı menşeli firmaların kontrolünde olduğu, okulların, öğretmenlerin ve öğrencilerin yıllardır ağırlıklı olarak dış kaynaklı içeriklere yönlendirildiği bir ortamda; tüm içeriğini, yazılımını ve pedagojik altyapısını kendi bünyesinde geliştiren bir Türk şirketinin bu ölçekte bir global platformda üç yıl üst üste finalist gösterilmesi, sektör açısından istisnai ve dikkati çekici bir başarı olarak değerlendiriliyor. Macenta, BETT Awards 2026’da bu yıl iki ayrı proje ile iki ayrı kategoride finalist olarak yer aldı. Şirketin uluslararası ölçekte ses getiren projelerinden The Globals, başlangıçta ’Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ temelli bir İngilizce öğrenme programı olarak kurgulanırken; yeni versiyonuyla sanat, sosyal-duygusal öğrenme (SEL) ve yaşam becerileri (life skills) temalarıyla zenginleştirildi. The Globals oyunun kurallarını değiştiriyor, Ridaboo ise okuma-yazmayı yeniden tanımlıyor Yapay zeka destekli altyapısı sayesinde ’özelleştirilebilir kurs geliştirme’ imkanı sunan The Globals, klasik yayıncılık anlayışının ötesine geçen bütüncül yapısıyla jüri tarafından "oyunun kurallarını değiştiren proje" olarak nitelendirildi. Bir diğer finalist proje olan Ridaboo ise Türkiye’de geliştirilen dijital okuma platformu JUKIT’in İngilizce versiyonu olarak dikkati çekiyor. Ridaboo, kişiselleştirilmiş okuma ve yazma deneyimi, yapay zeka ile okuma kalitesi analizi ve geri bildirim, sesli okuma, yazma modülleri ve animasyonlu hikayeler ile çocuklara çok boyutlu bir öğrenme deneyimi sunuyor. Bu yönüyle Ridaboo, yalnızca bir okuma platformu değil, okuma-yazmayı yeniden tanımlayan bir eğitim teknolojisi çözümü olarak öne çıkıyor. Stratejik bir kazanım olarak değerlendiriliyor Birçok dev yabancı şirketin hakimiyet sürdüğü pazarda, bir Türk şirketinin hem içerik üreticisi hem teknoloji geliştiricisi olarak bu seviyede rekabet edebilmesini yorumlayan uzmanlar bunun yalnızca ticari bir başarı değil, aynı zamanda eğitim niteliği, kültürel üretim ve ekonomik katma değer açısından stratejik bir kazanım olarak değerlendiriyor. "Biz de yapabiliriz’ dedik ve gerçekten yaptık" Macenta Kurucusu ve CEO’su Burak Akyüz, Türkiye için de önemli olan gelişmeler ile ilgili yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de yabancı dil eğitim yayıncılığının neredeyse tümünün yurt dışı menşeli firmaların kontrolünde olduğunu hatırlatarak, "Okullarımız, öğretmenlerimiz, çocuklarımız yıllardır ağırlıklı olarak yabancı kaynaklarla besleniyor. Biz bu tabloyu sadece eleştirmekle yetinmedik; ’Biz de yapabiliriz’ dedik ve gerçekten yaptık" ifadelerini kullandı. "Türkiye’den çıkan işlerin de dünya standartlarında olabileceğini göstermek istedik" İçeriğini, yazılımını, pedagojik kurgusunu kendi geliştiren bir Türk ekibin, dünyanın en büyük eğitim teknolojileri sahnesinde üç yıl üst üste finalist olmasının tesadüf olmadığını belirten Akyüz, "Bu; hayal kurmanın, cesur olmanın ve vazgeçmemenin sonucudur. Bu başarı sadece Macenta’nın değil, bu ülkede üreten, inanan, değer katan herkesin başarısıdır. Türkiye’den çıkan işlerin de dünya standartlarında olabileceğini göstermek istedik. Gururluyuz, heyecanlıyız ve daha yolun başında olduğumuza inanıyoruz" açıklamasında bulundu. Ödül töreni, 21 Ocak’ta BETT Awards 2026 ödül töreni, 21 Ocak 2026 tarihinde Londra’da düzenlenecek gala gecesinde sahiplerini bulacak. Macenta, bu gecede Türkiye’yi temsil eden tek eğitim teknolojileri şirketi olarak sahnede yer alacak. Eğitimciler ve sektör temsilcileri, Macenta’nın bu başarısını Türkiye’nin eğitim teknolojileri alanında dışa bağımlı olmak zorunda olmadığının, doğru vizyon ve yatırım ile küresel ölçekte rekabet edebilecek ürünler geliştirilebildiğinin somut bir göstergesi olarak yorumluyor.
16 Ocak 2026 Cuma - 15:23
Borçlu arkadaşına yardım etmek isterken alacaklılar tarafından öldürüldü
Ankara’da yardım etmek istediği borçlu arkadaşını alacaklıları ile bir araya getiren genç, çıkan kavgada tüfekle vurulması sonucu hayatını kaybetti. Olay, 9 Ocak’ta Etimesgut ilçesi Atakent Mahallesi 800. Cadde’de meydana geldi. İddialara göre, Burak Şimşek (27), borcu olduğu için sürekli tehdit edilen arkadaşı Yusuf Bektaş’a (27) yardım için alacaklı C.K. (26) ile irtibata geçerek, konuşmak için buluşma teklif etti. Teklifin kabul edilmesinin ardından Şimşek, arkadaşları Bektaş ve diğer iki kişiyle birlikte C.K.’yi araçla alarak konuşacakları yere gitti. Taraflar arasında çıkan tartışma alevlenerek kavgaya dönüştü. Çıkan arbededen yararlanan C.K., Şimşek’in aracını gasbederek bölgeden ayrıldı. 16 yaşındaki kuzeni M.K.’yi yanına alan C.K., gasbettiği araçla tekrar aynı yere geldi. M.K., kavga sırasında yanında getirdiği pompalı tüfekle Şimşek’e ateş etti. C.K. ve kuzeni kaçarken, ihbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerinde hayatını kaybettiği belirlenen Şimşek’in cenazesi, yapılan otopsinin ardından toprağa verildi. Daha sonra polise teslim olan C.K. ile M.K. ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili konuşan baba Yaşar Şimsek, oğlunun ölümüne neden olanların bir kısmının hala dışarıda olduğunu söyledi. Baba Şimşek, sorumluların en ağır cezayı almaları için hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. "Arkadaşının iflas ettiğini, maddi gücünün olmadığını ve zor zamanlardan geçtiğini söylemiş" Evladının tek amacının arkadaşına yardım etmek olduğunu söyleyen baba Şimşek, "Oğlumun arkadaşı Yusuf birilerine borçluymuş. Alacaklıları da sürekli ödemesi için tehditlerde bulunuyormuş. Oğlum da bu kişileri arayarak uyarıda bulunmuş. Arkadaşının iflas ettiğini, maddi gücünün olmadığını ve zor zamanlardan geçtiğini söylemiş. Alacaklıları olay günü oğlumu arayıp Yusuf’un nerede olduğunu sormuş. Oğlum da arkadaşını korumak için yerini bilmediğini söylemiş. Daha sonra da arkadaşını arayarak kendisini arayanların olduğunu söylemiş. Arkadaşı da bu durum üzerine oğlumdan kendisini alacaklıları ile bir araya getirerek konuşmasını istemiş. Oğlum da arkadaşının başına bir şey geleceğinden endişe ettiği için kabul etmiş ve tarafları aracıyla alarak buluşma yerine gitmişler" dedi. "Oğlumun arabasını çalmış" Oğlunun kavgayı ayırmaya çalıştığı sırada vurulduğunu söyleyen Şimşek, "Buluşma sırasında kavga çıkmış ve Yusuf darbedilmiş. Oğlum da araya girerek kavgayı ayırmaya çalışmış. Çıkan arbede sırasında saldırganlardan C. isimli kişi oğlumun arabasını çalmış ve bir süre sonra geri geleceğini söylemiş. Pompalı tüfekle kuzenini alarak tekrar gelmiş. Oğlum aracının çalınmasına tepki gösterdiği sırada saldırganın kuzeni tüfekle ateş etmiş. Evladım o sırada hayatını kaybetmiş" ifadelerini kullandı. "Saldırganların bir kısmı hala dışarıda" Oğlunun planlanarak öldürüldüğünü ileri süren baba Şimşek, "Oğlum planlanmış cinayetin kurbanı oldu. Saldırganların bir kısmı hala dışarıda. Bu konunun aydınlatılmasını istiyorum. Evladım hiçbir suçu yokken tuzağa düşürüldü ve öldürüldü. Gerekenin yapılacağına inanıyorum ve eminim" diye konuştu. Zanlıların ifadeleri ortaya çıktı Tutuklanan C.K.’nin ifadesinde kuzeninin yanında silah getirdiğinden haberinin olmadığını öne sürerek, "Yusuf’un bana borcu vardı, sadece bir kısmıKnı ödedi. Karşı tarafla konuşmak için buluşmuştuk. Darbedilince araca binerek kaçtım ve kuzenimi alarak aynı yere geldim. Buluştuğumuz yerde karşı taraftan sadece bir kişi kalmıştı. Kısa süre sonra diğerleri de başka bir araçla geldi ve bana saldırdılar. Kuzenim üzerine yüründüğünü gördüğü sırada nereden temin ettiğini bilmediğim tüfekle bir el ateş açtı. Kesinlikle böyle bir şey yapmasını söylemedim. Olayın olduğu gece polise giderek teslim olduk" dediği öğrenildi. "Silahı kuzenimin evindeki yatağının altında saklıyordum" Zanlı M.K. ise ifadesinde silahını korkutmak amaçlı ateşlediğini belirterek, "Yusuf’un ailemize borcu vardı. Ödemeyeceğini söyleyerek tehditlerde bulunmuş. Tehditleri nedeniyle kendisinden daha önce şikayetçi olmuştuk. Silahlara ilgi duyuyordum. Tüfeği de birkaç gün önce ismini bilmediğim birinden 10 bin lira ödeyerek aldım. Silahı kuzenimin evindeki yatağının altında saklıyordum. Kuzenimin dayak yediğini öğrendim, birlikte olayın olduğu yere gittik. Araçla gelen birileri bana ve kuzenime saldırdı. Kaçmaya çalıştım. Gizlice getirdiğim ve kabanıma sakladığım silahla korkutmak amaçlı ateş etmek istedim. Silahımı kontrolsüzce ateşledim ve birinin vurulduğunu gördüm. Beni azmettiren kuzenim değildir" dedi.
16 Ocak 2026 Cuma - 15:08
TBMM’de cinsel taciz davasında 5 sanığın yargılamasına başlandı
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’de stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan 4’ü tutuklu 5 sanığın yargılanmasına başlandı. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantasında çalışan tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin katıldı. Dosyada gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensupları ve izleyiciler salona alınmadı. Kimlik tespitinin ardından mahkeme hakimi tutuklu sanık İbrahim Beşlioğlu’na söz verdi. "Çok özür dilerim, pişmanım" Beşlioğlu, uygulama üzerinden mağdureye mesaj attığını ancak çok pişman olduğunu ifade ederek, "Boşluğuma denk geldi. İlk defa böyle bir şey yaptım. Sadece S.’ye mesaj attım. Ne yazdığımı tam olarak hatırlamıyorum. Kesinlikle fiziksel temasta bulunmadım. Sadece onun telefonu vardı, o yüzden canım sıkıldı ve mesaj attım. Başka stajyerin numarası yoktu. S.’ye takıntılı olduğum gibi bir durum söz konusu değildir. Cinsel saikle yazmadım mesajları. Kendimi kötü hissediyordum. Çok özür dilerim, pişmanım. Kendisinden özür diliyorum" diye konuştu. Hakimin, "Aşçıların kendi aralarında stajyerleri paylaştığı söyleniyor" sorusuna Beşlioğlu, "Sistemde her bölüme stajyer atanıyor. Ustalar da görevlendirme anlamında ‘sen benim stajyerimsin’ şeklinde konuşmalar yapıyor. Bunun dışında cinsel saik maksadıyla bir konuşma olmuyor" dedi. "Stajyere para gönderirken eşim yanımdaydı" Söz alan tutuksuz sanık Ramazan Çetin de savunmasında stajyer mağdurenin kendisini arayarak para istediğini iddia etti. Stajyere para gönderdiğini ifade eden Çetin, "Para gönderirken eşim yanımdaydı. Eşimle de tanışıklığı var. Buraya niye çıktım bilmiyorum. Eşim doğum yapınca bize çiçek göndermişliği bile var" ifadelerinde bulundu. "Uyarmak amacıyla dokundum" Ardından söz alan tutuklu sanık Durmuş Uğurlu, "Stajyer mağdure devamlı telefonuyla uğraşıyordu, iş yapmıyordu. İş yapmadığı için uyarmak amacıyla dokundum. Kolundan tutarak kendime doğru çektim. Sadece kolundan tuttum. İş yapmadığı için uyarmak istedim kesinlikle cinsel saik yoktur. Özel bölgelerine dokunmadım. İnsan kaynaklarına beni şikayet etmiş kolunu tuttuğum gün. Ben kendisine ‘su gibi içerim’ demedim. Kendisine bizlere ismimizle hitap etmesini söyledim. Stajyer kızların cep telefonları bende kayıtlı değil kendileri ile görüşmedim" dedi. "İftira atıyorlar" Diğer tutuklu sanık Recep Seven de üzerine atılı suçlamaları kabul etmezken, "Stajyer mağdure ile hiçbir samimiyetim yok. Öğrenciler toplanmışlar aralarında veda için ben de gittim. ’Allah’a ısmarladık, hayırlı olsun’ demişimdir. Tokalaşma sırasında, ‘bana yaz, ara’ şeklinde bir şey demedim. Mağdurelerin hepsi aynı sınıftan stajyerler. Bir şey peşindeydiler ben de anlamadım. İftira atıyorlar. Stajyerin göğsüne ve omzuna dokunmadım. Ara tatil öncesi Meclis’e aile ile gelerek vedalaştık, hatta bana sarıldı, teşekkür etti. Ben ‘kızım, evladım’ şeklinde baktım. Asla öyle bir gözle bakmadım, olamaz da böyle bir şey. Benim de iki kızım, yavrum var" diye konuştu. Suçlamaları reddeden tutuklu sanık Halil İlker Güner ise savunmasına şu ifadelere yer verdi: "Bu şekilde burada olduğum için üzgünüm. Hiçbir temasım olmamıştır. Mağdure stajyer önce memurlar kafeteryasında B blokta göreve başladı, daha sonra 2. dönem üyeler lokantasına geçti. Anemi rahatsızlığı olduğu için tedavisi nedeniyle izin alıyordu, bu nedenle böyle bir karar aldı. Aynı mutfakta çalışıyorduk, birbirimizde telefon numaralarımız vardı. Okuduğunuz mesajları D.’ye gönderdim ama bunların taciz olduğunu düşünmüyorum. Kendisiyle sohbet ediyordum. Stajdan sonra mesajlaşmalarımız başladı. Stajın bitmesine yakın bizlerle arkadaş, abi kardeş gibi konuşmalar olmuştur. Söz konusu mesajları farklı günlerde de aynı gün içerisinde de attım. Attığım mesajlara kendisi de karşılık verdi. ‘Fıstığım, güzelim’ şeklindeki mesajları şöyle açıklayacağım; ben bunları etrafımdaki insanlarla konuşurken de söylerim, art niyetim yoktur. Kendisine yönelik herhangi bir fiziksel temasım olmadı. Ben işimden olmuş durumdayım. Devlet memuruyum. 3 yaşında oğlum var. Büyük bir pişmanlık duyuyorum, burada olmaktan utanç duyuyorum" dedi. Sanık beyanlarının ardından mağdure stajyerlerin, psikolog eşliğinde SEGBİS üzerinden kapalı olarak alındı. Mahkeme hakimi tanık dinleneceğini bildirerek M.K.’ye söz verdi. M.K. ifadesinde, Meclis’te mutfak ustası olarak çalıştığını ve stajyerin kendisine yaşadığı rahatsızlığı anlattığını söyledi. Stajyere aşçıbaşı ile konuşması gerektiğini anlattığını belirten M. K. "Konuşma esnasında yanlarında değildim" diye konuştu. M.K, stajyere, "Ben farkındayım seni uzak tutarım" dediği iddiasını ise reddetti. Söz alan cumhuriyet savcısı tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, tutuksuz sanığında mevcut halinin devamına hükmedilmesini talep etti. Sanık, tanık ve avukat beyanların ardından ara kararını veren mahkeme, tutuklu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanık Ramazan Çetin hakkında bulunan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verdi. Sonraki duruşma 9 Şubat’a ertelendi.
16 Ocak 2026 Cuma - 14:50
Bakan Bayraktar: "Somali’de nisan-mayıs gibi sondaja başlayacağız"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Çağrı Bey Sondaj Gemisi’nin Somali’de sondaj yapacağını anımsatarak, "Nisan-Mayıs gibi sondaja başlayacağız. Gemiyi Şubat’ta uğurlayıp Nisan-Mayıs gibi sondaja başlayıp bu yıl içerisinde bunun neticesini alacağız" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı bir televizyon kanalında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçen yıl uzun dönemli LNG anlaşmaları yapıldığını anımsatan Bayraktar, "Benzer şekilde bu LNG anlaşmaları 2026’da devam edecek. Uygun kaynak bulduğumuzda, ucuz LNG bulduğumuzda bununla ilgili anlaşmaları hayata geçireceğiz. Cezayir’le anlaşmamızı tekrar gözden geçirip onu uzatmayı gündemimize almış durumdayız. Türkmen gazının daha büyük miktarda devreye girmesiyle alakalı da 2026 önemli bir yıl olacak" dedi. Şu an 4 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının yerli gaz ile karşılandığını kaydeden Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimi bu yıl iki kat artışla günlük 20 milyon metreküpe çıkaracaklarını ve 8 milyon hanenin yerli gaz kullanacağını belirtti. "Toplamda 6 yeni sondaj yapacağımız bir program geliştirdik" Arama ve sondaj çalışmalarıyla ilgili de bilgi veren Bayraktar, "Karadeniz’de biz şu ana kadar tümüyle Batı Karadeniz’e odaklandık. Yani, Sakarya Gaz Sahası dediğimiz saha aslında Batı Karadeniz’deki bir alan. Bu sene için değişecek unsurlardan bir tanesi; Karadeniz’in diğer bölümlerine, Orta Karadeniz’e ve Doğu Karadeniz’e açılacağımız ve toplamda 6 yeni sondaj yapacağımız bir program geliştirdik denizde. 6 yeni sondaj demek, aslında 6 yeni keşif ümidi, umudu, beklentisi ve çalışması" ifadelerini kullandı. Bayraktar, Rize’nin Çayeli açıkları, Ordu açıkları, Samsun açıkları ve Kastamonu açıklarında tespit ettikleri deniz alanlarına sondaj yapacaklarını ifade etti. Bayraktar, Çayeli açıklarındaki lokasyonun kıyıdan yaklaşık 55 kilometre açıkta olduğunu da belirtti. "Somali’de nisan-mayıs gibi sondaja başlayacağız" Çağrı Bey Sondaj Gemisi’nin Somali’de sondaj yapacağını da anımsatan Bayraktar, "Şubat gibi gemimiz buradan hareket ediyor. Gemi hakikaten çok büyük boyutlarda. Dolayısıyla mecburen Cebelitarık ve Güney Afrika’yı dolaşıp Somali’ye ulaşacak. Maalesef Süveyş Kanalı’nı geçemiyor. Muhtemeldir ki Nisan-Mayıs gibi sondaja başlayacağız. Gemiyi Şubat’ta uğurlayıp Nisan-Mayıs gibi sondaja başlayıp bu yıl içerisinde bunun neticesini alacağız" ifadelerini kullandı. "Diyarbakır’da Gabar’ı 2’ye, 3’e katlayabilecek bir petrol potansiyeli görüyoruz" Diyarbakır’daki kaya petrolü aramaları kapsamında 3 yıl içerisinde 24 kuyuda sondaj yapacaklarını anlatan Bayraktar, "600 kilometrekarelik bir alanı test ediyoruz. Fakat baktığınız zaman o bölgedeki potansiyel bunun yaklaşık 10-12 katı. Yani, 7 bin 200 kilometrekarelik bir alan. Başarabilirsek bunu diğer taraflara da taşıyacağız. Burada Gabar’ı 2’ye, 3’e katlayabilecek bir potansiyel görüyoruz" açıklamasında bulundu. "Şubat ayında yeni bir başka ABD’li şirketle ortak olarak Türkiye Petrolleri’ni göreceksiniz" Geçtiğimiz hafta İstanbul’da Türkiye Petrolleri ile ExxonMobil’in Karadeniz, Akdeniz ve dünyanın muhtelif yerlerinde ortak projeleri hayata geçirmek için anlaşma imzaladığına işaret eden Bayraktar, "Şubat ayında yeni bir anlaşmamız geliyor. Bir başka ABD’li şirketle ortak olarak Türkiye Petrolleri’ni göreceksiniz" diye konuştu. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk reaktörü bu yıl devreye almayı hedeflediklerini söyleyen Bayraktar, pazartesi günü Akkuyu’da olacağını ve çalışmaları yerinde takip edeceğini söyledi. Akkuyu’da yaklaşık 12 milyar dolarlık bir yerlileştirme programını hayata geçirdiklerini kaydeden Bayraktar, burada kullanılan inşaat ve sanayi ekipmanlarındaki yerlilik oranının yüze 60 olduğunu aktardı. Türkiye’nin güneş ve rüzgarda önemli bir potansiyeli olduğuna dikkat çeken Bayraktar, Türkiye’nin ayrıca dünyada jeotermalden elektrik üreten dördüncü ülke olduğuna işaret etti. Türkiye’nin 2025’de 8 bin megavatın üzerinde güneş ve rüzgar kurulu gücünü devreye aldığını ifade eden Bayraktar, "2026, 8 bini daha yukarı götüreceğimiz bir yıl olacak" dedi. "Rüzgar santrallerinin yeni yatırım yapmadan kapasite arttırması konusunda bir alan açmayı hedefliyoruz" 2025 yılında 3 bin 800 megavat YEKA ihalesi yaptıklarını anımsatan Bayraktar, "Devam edeceğiz. Bu ay içerisinde de 2026 takvimini, 2026 kapasitelerini ilan edeceğiz. Rüzgar santrallerinin yeni yatırım yapmadan kapasite arttırması konusunda bir alan açmayı hedefliyoruz. Hidrolik santrallerde fizibiliteleri şaşan veya su gelirleri azalan santrallere bir hibrit kapasite tahsisini çalışıyoruz. Başta çatı uygulamaları olmak üzere, sanayicilerimizin kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapacakları projelere bir kapasite ayırmayı planlıyoruz" bilgisini paylaştı. "Cumhuriyet tarihinin en ucuz elektrik fiyatıyla Şubat ayı içerisinde imzalamayı hedefliyoruz " Bakan Bayraktar, yenilenebilir enerjide hükümetler arası anlaşmalarla daha büyük ölçekli projeleri hayata geçirmeye gayret ettiklerini de belirtti. Bayraktar, "Sayın Cumhurbaşkanımızın şubat ayı içerisinde planlanan veya çalışılan bir Körfez ziyareti olabilir. O kapsamda da bizim üzerinde uzun zamandır çalıştığımız, toplamda 5 bin megavat ama ilk etapta imza aşamasında olduğumuz ve o ziyaret vesilesiyle imzalayacağımız 2 bin megavatlık bir güneş projesi var. Türkiye’de, iki ayrı şehrimizde biner megavat olmak üzere 2 bin megavatlık uluslararası bir projeyi de Cumhuriyet tarihinin en ucuz elektrik fiyatıyla Şubat ayı içerisinde imzalamayı hedefliyoruz" ifadelerine yer verdi. Enerji desteklerinin dar gelirli vatandaşlara ulaştırarak daha etkin hale getirmekle ilgili çalıştıklarına işaret eden Bayraktar, doğal gaz desteğinde de elektriktekine benzer bir çalışma yaptıklarını kaydetti. Bayraktar, "Önümüzdeki haftalarda bununla alakalı kararlarımızı vermiş oluruz. Tabii ki vatandaşlarımızı önceden bilgilendiririz. Doğal gazda her aylık tüketime bakacağız. Yani, siz bir ay doğal gazı desteksiz alabilirsiniz ama öbür ay eğer ortalamanın, o kalmanız gereken sınırların içerisine düşerseniz de destek grubuna tekrar dahil olabilirsiniz" değerlendirmesinde bulundu. Bayraktar, "Hazinemizin imkanları çerçevesinde önümüzdeki günlerde hem yeni fiyatlar, hem elektrikte hem doğalgazda bir değerlendirme yapacağız ama şu anda netleşmiş, ‘Biz şu tarihte şunu yapacağız’ dediğimiz bir şey söz konusu değil. Yani şu anda kimsenin fiyatında bir değişiklik yok." ifadelerini kullandı.
16 Ocak 2026 Cuma - 14:24
Karlov Suikastının şüphelisi Kanada’da yeni kimlikle ortaya çıktı
Rusya’nın eski Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a yönelik suikastın firari planlayıcılarından biri olduğu değerlendirilen ve FETÖ’nün MİT mahrem yapılanmasında kritik görevlerde bulunduğu belirtilen Cemal Karaata’nın, Kanada’da isim değiştirerek yaşamını sürdürdüğü tespit edildi.
16 Ocak 2026 Cuma - 14:04
Güvenlik kaynakları: "Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikastının planlayıcılarından olan ve Kanada’ya firar eden FETÖ’cü Cemal Karaata’nın adını Salih Ada olarak değiştirdiği ortaya çıktı."
Güvenlik kaynakları: "Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikastının planlayıcılarından olan ve Kanada’ya firar eden FETÖ’cü Cemal Karaata’nın adını Salih Ada olarak değiştirdiği ortaya çıktı."
16 Ocak 2026 Cuma - 13:39
Hazine ve Maliye Bakanlığı: "KMTS ile vatandaşların ellerindeki altını bozduramayacağı, mülk edinemeyeceği iddiaları asılsız"
Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kıymetli Maden Takip Sistemi (KMTS) ile vatandaşların altınlarının geçersiz sayılacağı veya takibe alınacağı iddialarının asılsız olduğunu belirterek, vatandaşların sahte veya düşük ayarlı gram altın nedeniyle mağdur olmamasının hedeflendiğini bildirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bazı medya organlarında Kıymetli Maden Takip Sistemi’nin (KMTS) yastık altı altınları hedef aldığı, vatandaşların altınlarının geçersiz sayılacağı veya takibe alınacağı yönündeki haberlerin asılsız ve manipülatif olduğunu açıkladı. Bakanlık, söz konusu sistemin bir varlık takibi olmadığını ve yalnızca üretim sürecini kapsadığını vurguladı. Piyasada sahte veya düşük ayarlı gram altın üretimi yapılma ihtimalinin olduğu ve vatandaşların bu durumdan mağdur olmaması için KMTS’nin yürürlüğe girdiği belirtilen açıklamada, KMTS ile rafineriler tarafından üretilecek 1 gram ve üzerindeki kıymetli madenlerin ambalajlanarak standart hale getirileceği, uygulanacak güvenlik unsurları sayesinde vatandaşların güvenli ve doğrulanabilir altına erişiminin sağlanacağı kaydedildi. "Vatandaşların altınına el konulacağı veya altının geçersiz sayılacağı şeklinde gerçek dışı haberlerle dolaşıma sokulduğu gözlemlenmiştir" Açıklamada KMTS ile değerli madenlerin yalnızca üretim aşamasının güvenli bir şekilde takip edildiği, KMTS dâhilinde üretilen altının kim tarafından alındığına veya satıldığına ilişkin herhangi bir izleme ya da kayıdın söz konusu olmadığı kaydedildi. KMTS’nin "varlık takibi" olarak değerlendirilmesinin kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yönlendirmeden ibaret olduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşların ellerindeki altını bozduramayacağı, sisteme dâhil edemeyeceği veya bu altınla herhangi bir mülk edinemeyeceği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Altın bozdurma işlemleri kuyumcular, bankalar ve yetkili finans kuruluşları aracılığıyla yapılmakta olup, tasarrufların el değiştirmesine yönelik işlemlerin önünde herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır. 30 bin ve üzerindeki işlemlerin bankacılık ve finansal kurumlar aracılığıyla yapılması uygulaması, yalnızca altın alım satımına özgü olmayıp, tüm emtiaların alım satımını kapsayan Vergi Usul Kanunu düzenlemeleri çerçevesinde uygulanmaktadır. Bu çerçevede gram altın ve çeyrek altınlarda gramaj ve ayar sahteciliğine karşı tüketiciyi ve kuyumcuları korumaya yönelik olarak kurgulanan sistemlerin vatandaşların birikimlerini bozduramayacağı, altına el konulacağı veya altının geçersiz sayılacağı şeklinde gerçek dışı haberlerle dolaşıma sokulduğu gözlemlenmiştir." "Paylaşımlar hakkında Bakanlığımız hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır" Konuya ilişkin yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığı aktarılan açıklamada, "Bağlamından koparılarak sunulan ve finansal piyasalara olan güveni sarsmaya yönelik belli hesaplar üzerinden yapılan kara propaganda niteliği taşıyan bu tür haberlere itibar edilmemesi önemle duyurulur. Vatandaşlarımızın ve kuyumcularımızın hukuki haklarını koruyan bu düzenlemeye ilişkin yanıltıcı paylaşımlar hakkında Bakanlığımız hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır" denildi.
16 Ocak 2026 Cuma - 13:30
ÜNİPERSEN Genel Başkanı Güzel: "Üniversite idari personelinin sorunlarını çözmek için mücadelemiz devam edecek"
Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Üniversite idari personelinin yıllardır çözülmeyen sorunları var. Bunun için biz mücadelemizi yürütüyoruz" dedi. ÜNİPERSEN üyeleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde düzenledikleri eylemde bordroları yakıp çöp kutusuna atarak, memur maaşlarına yapılan zamma tepki gösterdi. Eylemde konuşan ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Meclis önünde, TÜİK önünde ve Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde eylemlerimizi gerçekleştirdik. Üniversite idari personeli olarak sorunlarımız var, bunu dile getiriyoruz. Ayrıca 15 Ocak’ta yapılan memur maaş artışlarının yetersiz olduğunu ortaya koymak için biz bu eylemlerimizi yapıyoruz" dedi. "Üniversite idari personelinin sorunlarını çözmek için mücadelemiz devam edecek" Üniversite personelinin sorunlarını dile getiren Güzel, "Üniversite idari personelinin yıllardır çözülmeyen sorunları var. Hala bir adım dahi atılmış değil. Üç dönemdir tayin sorunuyla ilgili çözeceğiz şeklinde karar alınıyor. Toplu sözleşmede karar alınıyor ama ayakları yere basan bir çalışma yok. Yükseköğretim tazminatı sorunumuz var. 2014 yılından beri hala çözüm bulmamış. Geliştirme ödeneği sorunu var. Sınavsız atamalar sorunu var. Mülakatların kaldırılması noktasında çok büyük talep var üniversitelerde. Çünkü üniversitelerde de görevde yükselme sınavlarında mülakatlar çok büyük mağduriyet üretiyor. Ancak bu sorunlara maalesef hala bir çözüm üretilmiş değil. Bunun için biz mücadelemizi yürütüyoruz" şeklinde konuştu. Güzel, memurların maaşlarının yetersiz olduğunu ve geçim sıkıntısı yaşadıklarını sözlerine ekleyerek, "2026 yılı Ocak ayındaki bodro 62 bin 511 lira yardımcı hizmetler sınıfında çalışan bir arkadaşın. Burada da banka hesap hareketi var. 15’inde yatmış, 15’inde son yaptığı 3 bin liralık transferle maaş bitmiş. Aynı gün içerisinde biten maaştaki oluşan bordroyu biz ne yapacağız? Parası olmayan bordroyu ne yapacağız? Onun için burada bunu yakmak durumundaydık ve yaktık. Bu bordroyu ay sonuna kadar elimizde tutacak şekilde, yani aynı o seviyede olacak duruma gelene kadar biz mücadeleyi vermek zorundayız" açıklamasında bulundu.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:46
Bakan Uraloğlu: "Aksaray-Ortaköy-6. Bölge Hududu yolunun en önemli etaplarından biri olan Ortaköy Çevre Yolu’nu tamamladık, yarın hizmete açılıyor"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Aksaray Ortaköy Çevre Yolu’nu yarın hizmete açacaklarını duyurdu. Bakan Uraloğlu, "Toplam uzunluğu 46,3 kilometre olan Aksaray-Ortaköy-6. Bölge Hududu yolunun en önemli etaplarından biri olan Ortaköy Çevre Yolu’nu tamamladık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Aksaray Ortaköy Çevre Yolu’nu yarın hizmete açacaklarını duyurdu. Uraloğlu, "Toplam uzunluğu 46,3 kilometre olan Aksaray-Ortaköy-6. Bölge Hududu yolunun en önemli etaplarından biri olan Ortaköy Çevre Yolu’nu tamamladık. Bu kapsamda 12 kilometrelik Ortaköy Çevre Yolu ile 6,2 kilometrelik bağlantı yollarından oluşan toplam 18,2 kilometrelik kesimi trafiğe açıyoruz" dedi. Bakan Uraloğlu, Aksaray’ın İç Anadolu Bölgesi’nde doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ana koridorların kesişiminde yer aldığını belirterek, bölgenin ticari ve lojistik potansiyelinin her geçen gün arttığını vurguladı. Ankara, Konya, Kırşehir ve Nevşehir gibi önemli merkezlerle bağlantıyı sağlayan güzergâhların güçlendirilmesinin bölgesel kalkınma açısından büyük önem taşıdığını dile getiren Uraloğlu, Ortaköy Çevre Yolu’nun da bu kapsamda stratejik bir yatırım olduğunu söyledi. "Transit trafiği şehir dışına alıyoruz" Bakan Uraloğlu, "Bu yatırımla birlikte Ortaköy ilçe merkezine giren ağır taşıt trafiğini şehir dışına alarak hem şehir içi trafiği rahatlatıyor hem de bölgedeki tarım, hayvancılık ve sanayi taşımacılığının kesintisiz akışını sağlıyoruz" diye konuştu. Ortaköy geçişini de kapsayan 18,2 kilometrelik kesimde ulaşım süresinin 17 dakikadan 10 dakikaya düşürüldüğünü kaydeden Uraloğlu, "Zamandan 109 milyon lira, akaryakıttan 32 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 141 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Karbon salınımını da bin 961 ton azaltacağız" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, Aksaray-Ortaköy-6. Bölge Hududu yolunun tamamının hayata geçmesiyle birlikte Aksaray’dan Ankara-Niğde Otoyolu’na bölünmüş yol standardında yeni bir bağlantının sağlanacağını belirterek, projenin tamamının hizmete girmesiyle ulaşım kalitesinin üst düzeye taşınacağını ifade etti.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:35
Yaklaşık 18 milyon öğrenci karnelerini alarak yarıyıl tatiline girdi
Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lisede okuyan yaklaşık 18 milyon öğrenci, karnelerini alarak yarıyıl tatiline girdi.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:31
Şehidin oğlu ilk karnesini Bakan Göktaş’ın elinden aldı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, şehit Piyade Uzman Çavuş Selahattin Taşkın’ın 1. sınıfa giden oğlu Aras Talha Taşkın’a karnesini verdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 2022 yılında Pençe-Kilit Harekatı’nda şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Selahattin Taşkın’ın 1. sınıfa giden oğlu Aras Talha Taşkın’ı ilk karne töreninde yalnız bırakmadı. Aras’a ilk karnesini veren Göktaş, ardından sınıfta bulunan öğrencilere de karnelerini vererek, onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Şehit Muhammed İsmail Kaya İlkokulu’na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Göktaş, "Bugün Türkiye genelinde şehit ve gazi çocuklarımızın ilk karne heyecanını paylaştık. Özellikle Türkiye genelinde 39 tane şehit çocuğumuzun, 1. sınıfa giden şehit çocuklarımızın ilk karne heyecanını paylaşma imkanı bulduk. Biz de Selahattin Taşkın şehidimizin bizlere emaneti olan evladının ilk karne heyecanını paylaştık, onun mutluluğuna şahit olduk" şeklinde konuştu. "Şehitlerimizin aziz kahramanlarımızın emaneti her zaman bizim başımızın tacı" Bakan Göktaş, şehit ailelerinin her zaman yanlarında olacaklarını belirterek, "Şehitlerimizin, aziz kahramanlarımızın emaneti her zaman bizim başımızın tacı. Her zaman onlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu ilk karne heyecanını da onlarla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Sadece burada değil, tüm Türkiye genelinde 39 şehit çocuğumuz, 461 gazi çocuğumuzun ilk karne heyecanını paylaşacağız. Burada bizler gittik, diğer illerde de valilerimiz, mülki idare amirlerimiz" diye konuştu. Ayrıca sınıftaki öğrencilere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından eğitim seti hediye edildi. Göktaş, karne töreninin ardından Aras Talha Taşkın’ı ve annesi Saniye Taşkın’ı Togg ile evine bıraktı.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:14
Bakan Göktaş, şehit çocuğuna karnesini verdi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Şehitlerimizin aziz kahramanlarımızın emaneti her zaman bizim başımızın tacı. Her zaman onlara sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 2022 yılında Pençe-Kilit Harekatı’nda şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Selahattin Taşkın’ın 1.sınıf öğrencisi oğlu Aras Talha Taşkın’ın ilk karne töreninde sınıfını ziyaret etti. Aras’ın ilk karnesini veren Göktaş, ardından sınıfta bulunan öğrencilere de karnelerini verdi ve onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Şehit Muhammed İsmail Kaya İlkokulu’na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Göktaş, "Bugün Türkiye genelinde şehit ve gazi çocuklarımızın ilk karne heyecanını paylaştık. Özellikle Türkiye Genelinde 39 tane şehit çocuğumuzun 1. Sınıfa giden şehit çocuklarımızın ilk karne heyecanını paylaşma imkanı bulduk. Biz de Selahattin Taşkın, şehidimizin kıymetli evladı bizlere emaneti olan ilk karne heyecanını paylaştık. Onun mutluluğuna şahit olduk" şeklinde konuştu. "Şehitlerimizin aziz kahramanlarımızın emaneti her zaman bizim başımızın tacı" Göktaş şehit ailelerin her zaman yanlarında olacaklarını belirterek, "Şehitlerimizin aziz kahramanlarımızın emaneti her zaman bizim başımızın tacı. Her zaman onlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu ilk karne heyecanını da onlarla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Sadece burada değil tüm Türkiye genelinde 39 şehit çocuğumuz, 461 gazi çocuğumuzun ilk karne heyecanını paylaşacağız. Burada bizler gittik, diğer illerde de valilerimiz, mülki idare amirlerimiz" diye konuştu. Ayrıca sınıftaki öğrencilere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından eğitim seti hediye edildi. Göktaş, karne töreninin ardından Aras Talha Taşkın’ı ve annesi Saniye Taşkın’ı TOGG ile evine bıraktı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder