Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay görevden uzaklaştırıldı
28 Mayıs 2026 Perşembe - 01:07:47
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/70858 sayılı dosyasında ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma, Rüşvet, Görevi Kötüye Kullanma, İmar Kanunu’na Muhalefet, Kıyı Kanununa Muhalefet, İmar Kirliliğine Neden Olmak, Resmî Belgede Sahtecilik’ suçlarından hakkında soruşturmaya başlandığı ve tutuklama tedbiri uygulanması üzerine, Anayasanın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılmıştır" ifadelerine yer verildi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:32
Kurban kesimi sırasında 13 bin 513 kişi hastanelik oldu
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kurban Bayramı’nın ilk günü yaralanma nedeniyle 13 bin 513 kişinin sağlık tesislerine başvurduğunu açıkladı.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:20
Kurbanlık dana kaçtı, o anlar kameraya yansıdı
Ankara’nın Mamak ilçesinde kurban pazarında ipinden kurtularak kaçan kurbanlık, vatandaşlar tarafından yakalandı. Mamak Ortaköy kurban pazarında kaçan kurbanlık dana kısa süreli paniğe neden oldu. Kaçan kurbanlık, vatandaşlar tarafından yakalandı. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:16
Akyurt’ta kaçan kurbanlık dana yakalandı
Ankara’nın Akyurt ilçesinde ahırdan kaçan kurbanlık, ekiplerin uzun uğraşları sonucu yakalandı. Akyurt’a bağlı Ahmetadil Mahallesi’nde bir ahırdan kaçan kurbanlık dana kısa süreli paniğe neden oldu. Sahiplerinin kontrolünden çıkan hayvan mahalle içerisinde boş araziye yönelirken, vatandaşlar da yakalama çalışmasına destek verdi. Durum üzerine olay yerine gelen, "yılan bükücü" olarak tanınan aynı zamanda Akyurt Belediyesi personeli Tuncay Reis, kurban sahipleriyle birlikte harekete geçti. Uzun uğraşlar sonucu uygun alanda köşeye sıkıştırılan kurbanlık dana, havalı tabanca ile kısa süreli etkisiz hale getirildi. Kontrol altına alınan hayvan daha sonra sahipleri tarafından kesilerek kurban işlemi tamamlandı. Yaşanan hareketli anlar mahallede kısa süreli heyecana neden oldu.
16 Ocak 2026 Cuma - 11:20
TESK Başkanı Palandöken: "Tatile çıkacaklar kış şartlarını ve yoğunluğu hesaba katmalı"
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Tatil dönemlerinde trafik yoğunluğunun artması ve kış şartlarının etkili olması kazaları da beraberinde getiriyor. Vatandaşlarımız, yola çıkmadan önce araçlarının bakımını mutlaka yaptırmalı, kış lastiği kullanımını ihmal etmemeli. Aşırı hızdan kaçınılmalı, trafik kurallarına eksiksiz şekilde uyulmalı" dedi. TESK Genel Başkanı Palandöken, vatandaşlara okulların ara tatile girmesiyle birlikte şehirlerarası yollarda yaşanacak yoğunluğa ve olumsuz hava şartlarına dikkat etmeleri uyarısında bulundu. Palandöken, öğretmen ve öğrencilerin yapacakları yolculuklarda daha dikkatli olmaları gerektiğini söyleyerek, "Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı 18 milyondan fazla öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmen için yarıyıl tatili başlıyor. 2 hafta sürecek bu dönem aileler için önemli bir fırsat. Ancak tatil dönemlerinde trafik yoğunluğunun artması ve kış şartlarının etkili olması kazaları da beraberinde getiriyor. Sömestir tatilinde seyahat edecek vatandaşlarımız, yola çıkmadan önce araçlarının bakımını mutlaka yaptırmalı, kış lastiği kullanımını ihmal etmemeli. Aşırı hızdan kaçınılmalı, trafik kurallarına eksiksiz şekilde uyulmalı" dedi. "Geçen yıl ocak ayında 50 bin 626 trafik kazası meydana geldi" Ara tatillerde yaşanan trafik kazalarına ilişkin Palandöken, "Geçtiğimiz yıl sömestir tatilini içine alan 2025 Ocak ayında ülke genelinde 50 bin 626 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 27 bin 747 vatandaşımız yaralanırken, 190 vatandaşımız ise hayatını kaybetti. En fazla kazanın aşırı hızdan kaynaklanması, sürücülerin trafik kurallarına uymasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Öte yandan kar, sis ve buzlanmanın etkili olduğu bu dönemde kış lastiği kullanımı ve zincir de ihmal edilmemeli. Yetkililerin de yarıyıl tatili süresince artan trafik yoğunluğunu dikkate alarak denetimleri sıklaştırması gerekiyor. Sömestir tatili, acı haberlerle değil güzel anılarla hatırlanmalı" diye konuştu. "Çocuklarımızın geleceği notlarla sınırlandırılamaz" Bugün karne alan tüm öğrencileri de tebrik eden Palandöken, "Eğitim öğretim yılının bir dönemini geride bırakan tüm öğrencilerimizi ve fedakârca emek veren öğretmenlerimizi tebrik ediyorum. Çocuklarımızın gelişimi yalnızca karne notlarıyla ölçülemez. Özellikle küçük yaş gruplarındaki öğrencilerimiz, gösterdikleri çaba için küçük sürprizlerle motive edilmelidir. Yarıyıl tatili süresince çocuklarımız, ders temposu nedeniyle erteledikleri ilgi alanlarına yönelmeli, sosyal etkinliklere katılmalı, aileleri ve arkadaşlarıyla daha fazla vakit geçirerek hem dinlenmeli hem de kendilerini geliştirmelidir. Ayrıca yaşadıkları şehirlerin kültürel ve tarihi değerlerini tanımaları da tatili daha verimli kılacaktır" ifadelerini kullandı.
16 Ocak 2026 Cuma - 11:18
Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Kamu Personel Sistemi’ni yeniden onarmaya ihtiyaç var"
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "Kamu Personel Sistemi’ni baştan sona ele almaya, sistemi yeniden onarmaya ihtiyaç var. Ya işçileştirip, ya memurlaştırıp oradaki o ücret farklılıklarını da ortadan kaldıracak şekilde bu kısmı toparlamak gerekiyor" dedi. Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ vesilesiyle basın mensuplarıyla bir araya geldi. Basın mensuplarının ‘Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayan Yalçın, kamu görevlilerinin sorunlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Öğretmen açığına dair konuşan Yalçın, "Kadrolu öğretmen ataması konusunda kontenjan yükseltilmesini ve yeni atamanın yapılmasını istiyoruz. Çünkü ücretli öğretmen sistem içerisinde varsa kadrolu öğretmen olmalı. Ücretli öğretmen sistemiyle güvencesiz bir yöntemle işe devam etmek yerine kadrolu öğretmenle okulları, öğrencileri buluşturmak gerekiyor" diye konuştu. Yeni atanan öğretmenlerin istihdam açısından güçlük çekilen bölgelere atandığını dile getiren Yalçın, bu bölgelerde kıdemli öğretmenlere de ihtiyaç olduğunu ve kıdemli öğretmenlerin bu noktalara gidişini özendirmek açısından ek tazminat verilebileceğini söyledi. "Kamu Personel Sistemi’ni yeniden onarmaya ihtiyaç var" Yalçın, kamuda ücret dengesinin bozulduğunu ve çalışanlar arasında ücret makaslarının oluştuğunu aktararak, şu ifadelere yer verdi: "Kamuda çalışanlar arasında ücret makasları oluşmaya başladı. Bu kamuda en büyük huzursuzluk sebebi olarak gittikçe büyüyeceğe benziyor. Onun için biz bu büyümeden bir an önce toparlansın istiyoruz. Son iki toplu sözleşmede masada uzlaşamıyoruz. Oransal kısımda uzlaşamadık. İki toplu sözleşme dört yılı kapsar. Dolayısıyla bu dört yıllık süreçte uzlaşamadığımız kısım; kurumda diğer personeller, çalışanlar ve öteki işçilerle ilgili yapılan bazı uzlaşılarla ortaya çıkan makas farkları kamuda işçi-memur tartışmasını beraberinde getirdi. Çünkü aynı işi yapıyorlar. Farklı işi yapanlarla ilgili tartışma yok kamuda. Memurla aynı işi yapıyor güvenlikçi, temizlik personeli ile yardımcı hizmetli. Burada mutlaka Kamu Personel Sistemi’ni baştan sona ele almaya, sistemi yeniden onarmaya ihtiyaç var. Ya işçileştirip, ya memurlaştırıp oradaki o ücret farklılıklarını da ortadan kaldıracak şekilde bu kısmı toparlamak gerekiyor." Düzenlemeyi yapmanın bu yıl tam zamanı olduğunu belirten Yalçın, seçim öncesi yapılacak düzenlemelerin sorunu çözmekten ziyade daha da bozduğunu söyledi. Yalçın, gelir vergisinden ötürü kamu çalışanlarının maaşlarında önemli kayıplar yaşadığını kaydederek, gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmesi gerektiğiniifade etti. Yalçın, birinci dereceye kamu görevlilerine 3600 ek göstergenin 7. Dönem Toplu Sözleşe görüşmelerinde kayıt altına alındığını ifade ederek, düzenlemenin en kısa zamanda yürürlüğe girmesini talep ettiklerini belirtti. "Memurlarda da ele geçen tüm ücretler emekliliğe tabi olmalı" Memurlara verilen seyyanen zamma ilişkin de konuşan Yalçın, geçmişte kamu görevlilerinin görevdeyken aldığı maaşın yüzde 75-80’ini emekli olduğunda aldığını ancak bugün bu oranın yüzde 46’ya kadar düştüğünü belirtti. Seyyanen zammın emekliliğe dahil edilmediğini hatırlatan Yalçın, "İşçilerde tüm ücretler emekliliğe tabi. Memurlarda da ele geçen tüm ücretler emekliliğe tabi olmalı. Kesintisi yapılarak sosyal güvenlik sistemini beslemeli ve kişi emekli olduğu zaman görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağ korunmalı. Seyyanen zam emekliliğe yansıtılsaydı bugün memur emeklileri aylıklarını 21 bin 150 lira farklı alacaklardı. O zaman emeklilerdeki bu tartışma da olmayacaktı. Bazı ödemeler kayıt dışı. Devlet kayıt dışı çalışmaktan bir defa vazgeçecek, tüm ücretler emekliliğe tabi olacak. Dolayısıyla kişi emekli olduğu zaman o makas, o denge yeniden sağlanmış olacak. Bu şekliyle olursa gittikçe daha da makas açılır. Çünkü yüzde 50’nin altına indi, yüzde 46-47 bandına kadar düştü bu. Bu açıdan emekliler boyutuyla tartışma devam ediyor Bunu düzeltmenin yolu, tüm gelirlerin kesintisi yapılarak, emeklilikte de kapsam dışı sayılmayarak bütünlüğün yeniden oluşturulmasından geçiyor" ifadelerine yer verdi. "Kamu işçilerinin aldığı ücretten en ufak rahatsızlık duymuyoruz" Yalçın, aynı işi yapan işçi ile memur arasında ücret eşitliği sağlandığı takdirde memurlar arasında oluşabilecek ücret farklılıklarının dengelenmesine ilişkin de, "Biz kamu işçisi olarak taşerondan kadroya geçen arkadaşlarımız başta olmak üzere kamu işçilerinin bu anlamda aldığı ücretten en ufak rahatsızlık duymuyoruz. O arkadaşlarımızın hakkıdır, tüm çalışanların hakkı olduğu gibi. Çükü mali tablo ortada, kiralar ortada, alım gücü ortada. Dolayısıyla o rakamları niye aldılar demiyoruz. O rakam niye memurdan esirgeniyor? Sorduğumuz soru bu. Yani okuyan, dirsek çürüten, yıllarını veren, KPSS’ye giren ve ekmeğine 25-26 yıl sonra ulaşan bir kişiye niye bu ücret verilmiyor? O zaman kişi şunu soruyor. Diyor ki; ’Benim daha düşük ücret almam için kaç yıl daha okumam lazım.’ Bu kamu açısından çok verimsiz, sevimsiz bir durum. Çünkü siz okumayı değersizleştiriyorsunuz, kariyeri değersizleştiriyorsunuz" diye konuştu.
16 Ocak 2026 Cuma - 11:14
Milli Savunma Bakanı Güler, ABD Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ı kabul etti
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ı kabul etti. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ı kabul etti. Kabulde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da yer aldı.
16 Ocak 2026 Cuma - 10:20
Milli İstihbarat Akademisi’nden "Çip Savaşları ve Nadir Toprak Elementleri" analizi
Milli İstihbarat Akademisi’nden Dr. Öğr. Üyesi Celal Erbay’ın analizinde, çiplerin küresel güç dengeleri, ekonomik güvenlik ve dijital egemenlik açısından stratejik bir unsur haline geldiği vurgulanırken, ABD-Çin rekabeti, kritik ham maddeler ve Türkiye’nin atabileceği gerçekçi adımlar ele alındı. Milli İstihbarat Akademisi’nden Dr. Öğr. Üyesi Celal Erbay’ın kaleme aldığı "Çip Savaşları ve Nadir Toprak Elementleri" başlıklı analiz yayımlandı. Çalışmada, çiplerin yalnızca teknolojik bir ürün değil; ekonomik güvenlik, dijital egemenlik ve küresel güç dengeleriyle doğrudan bağlantılı stratejik bir alan haline geldiği vurgulandı. Analizde, çip üretiminin tasarım, üretim, test ve paketleme aşamalarından oluşan karmaşık ve yüksek koordinasyon gerektiren bir zincire dayandığı belirtildi. Bu zincirin ABD, Tayvan, Güney Kore, Çin, Japonya ve Hollanda gibi sınırlı sayıdaki ülkede yoğunlaştığına dikkat çekilerek, söz konusu yapının küresel verimliliği artırmakla birlikte ülkeler arasındaki stratejik bağımlılıkları da derinleştirdiği ifade edildi. 2020-2023 döneminde yaşanan küresel çip krizinin, bu üretim ekosisteminin kırılganlığını ortaya koyduğu vurgulanan çalışmada, ABD’nin 2022’de iç üretimi artırmaya yönelik yürürlüğe koyduğu yasal düzenlemeler ile Çin’in yerli üretimi güçlendirmek amacıyla attığı devlet destekli adımların öne çıktığı kaydedildi. Çipler yeni jeopolitiğin merkezinde Analizde, çiplerin yapay zekâ, yüksek başarımlı hesaplama, enerji verimliliği ve veri işleme kapasitesi gibi kritik alanlarda belirleyici rol oynadığına işaret edildi. Gelişmiş üretim süreçleri, ileri paketleme teknikleri ve donanım-yazılım uyumunun, birim enerji başına performansı belirleyen temel unsurlar olduğu vurgulandı. ABD ile Çin arasında çipler üzerinden süren rekabetin yalnızca ticari değil, çok katmanlı ve stratejik boyutlar taşıdığına dikkat çekilen değerlendirmede, rekabetin standart belirleme, tasarım yazılımları, üretim ekipmanları ve kritik ham madde erişimi gibi alanlara yayıldığı belirtildi. Çin’in nadir toprak elementleri (NTE) üretimi ve rafinajındaki üstünlüğünün, çip rekabetini daha geniş bir jeopolitik zemine taşıdığı ifade edildi. Kritik ham maddeler tedarik güvenliğini belirliyor Çalışmada, çip üretiminde kullanılan nadir toprak elementleri ile galyum ve germanyum gibi stratejik girdilerin tedarik zinciri güvenliği açısından kritik olduğu vurgulandı. Bu girdilere yönelik ihracat kısıtlamalarının maliyetleri artırabileceği ve üretim takvimlerini uzatabileceği belirtildi. Bu nedenle ülkelerin "en az iki tedarikçi ve iki coğrafya" ilkesine dayalı çeşitlendirme stratejilerine yöneldiği kaydedilen analizde, küresel çip üretiminin merkezinde yer alan Tayvanlı TSMC firmasındaki olası kesintilerin, elektronik dışındaki sektörleri de olumsuz etkileyebileceği ifade edildi. Bu çerçevede "Tayvan+1" stratejisinin uluslararası sistemde giderek daha fazla öne çıktığı aktarıldı. Türkiye için odaklanmış ve gerçekçi yol haritası Erbay’ın değerlendirmesinde, Türkiye açısından sıfırdan ileri seviye çip üretim hattı kurmaktan ziyade, güçlü olunabilecek alanlara odaklanmanın daha gerçekçi olduğu vurgulandı. Çip tasarımı, ileri paketleme ve test altyapılarının geliştirilmesinin Türkiye’nin küresel ekosistemdeki rolünü güçlendirebileceği ifade edildi. Türkiye’nin sahip olduğu nadir toprak elementlerinin ülke içinde ayrıştırılarak kalıcı mıknatıs gibi katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin stratejik avantaj sağlayacağı belirtilirken, Avrupa Birliği ile standardizasyon ve sertifikasyon alanında sağlanacak uyumun Türkiye’yi güvenilir bir tedarik ortağı konumuna taşıyabileceği kaydedildi. "Sıfır bağımlılık" yerine dayanıklılık vurgusu Analizde, çip üretiminde "sıfır bağımlılık" hedefinin gerçekçi olmadığı ifade edilerek, bunun yerine çeşitlendirme, yerli işleme kapasitesi, geri dönüşüm ve stratejik stok yönetimine dayalı dört ayaklı bir dayanıklılık mimarisi önerildi. Tedarik zincirinin herhangi bir halkasında yaşanacak aksaklığın tüm sistemde maliyet ve zaman kaybına yol açacağına dikkat çekilen çalışmada, uzun vadeli alım taahhütleri, asgari stok seviyeleri ve çevresel etkileri gözeten yatırımların önemine vurgu yapıldı. Sonuç bölümünde, tedarik güvenliğinin çip politikalarının merkezine alınmasının, Türkiye’nin bölgesel ve küresel konumunu güçlendireceği belirtildi.
16 Ocak 2026 Cuma - 09:43
Uzman eğitimciden uyarı: "Öğrenciler, yaklaşık 15 günlük yarıyıl tatilinde beslenme alışkanlıklarının dışına çok çıkmamalılar"
Uzman eğitimci İsmail Yolcu, "Öğrenciler, yaklaşık 15 günlük yarıyıl tatilinde öğrencilik kimliğinden kurtulup özgür bir şekilde yatma saati ve beslenme alışkanlıklarının dışına çok çıkmamalılar" dedi. Bugün tüm Türkiye’de 18 milyona yakın öğrenci, karne sevinci yaşayarak yarıyıl tatiline girecek. Uzman eğitimci İsmail Yolcu, tatilin dinlenmek kadar akademik ve kişisel gelişim açısından da önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Yolcu, öğrencilerin bir dönemin yorgunluğunu atarken tamamen derslerden kopmamaları gerektiğini de vurguladı. Yarıyıl tatilinin eksik konuların telafi edilmesi ve yeni döneme mental olarak hazırlanmak için önemli bir süreç olduğunun altını çizen Yolcu, ancak bu dönemin yoğun bir ders temposuna dönüşmemesi gerektiğini ifade etti. Tatil sürecinde günlük kısa tekrarların faydalı olacağını kaydeden Yolcu, kitap okuma alışkanlığının da ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Öğrencilerin sosyal ve kültürel faaliyetlere zaman ayırmasının motivasyonlarını artıracağını söyleyen Yolcu, ailelerin de bu süreçte çocuklarına destekleyici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini, onlarla beraber hareket etmelerinin uygun olacağını sözlerine ekledi. "Okuma alışkanlığı devam etmeli" Uzman eğitimci İsmail Yolcu, yarıyıl tatilinde öğrencilerin sosyalleşmesi kadar derslerine çalışmaları gerektiğini ve kitap okuma alışkanlığını devam ettirmek zorunda olduklarını belirterek, "Yarıyıl tatiliyle birlikte 18 milyon civarında öğrencimiz tatil yaşayacaklar. Burada ben öğrencileri ikiye ayırıyorum. Birincisi sınava girecek olan, yani Liselere Geçiş Sınavı’na (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek olan öğrenciler, ikincisi de ara sınıflar. Öğrenciler, yaklaşık 15 günlük yarıyıl tatilinde öğrencilik kimliğinden kurtulup özgür bir şekilde yatma saati ve beslenme alışkanlıklarının dışına çok çıkmamalılar. Burada en önemli konu, yarıyıl tatilinden sonra öğrencilerin okula uyum problemi yaşıyor olmasıdır. Burada öğrencilerin yaptığı en büyük hatalar özellikle dijital medya üzerinden ekran bağımlılığıdır. Ya çokça arkadaşları ile vakit geçirerek hata yapıyorlar ya da aşırı fazla bir şekilde ekran bağımlılığıyla birlikte öğrenciler yarıyıl tatilini değerlendiriyor. Ayrıca okuma alışkanlığı aynen devam etmeli. Aileler de çocuklarına muhakkak bir program çizmeli. Özellikle uyku saati çok önemli. Öğrenciler, okul tekrardan başladığında çok ciddi uyku problemi yaşanıyor. Aşırı hazır gıdalarla birlikte beslenme alışkanlığı bozuluyor. Buradaki en büyük sorun dijital bağımlılık. Bu konuda aileler kesinlikle çocuklarıyla oturup karşılıklı bir konuşma yapmalı" diye konuştu. "Öğrencilere karneler neticesinde cezalar verilmemeli" Karnelerini alan öğrencilere aileleri tarafından büyük ödül veya büyük ceza verilmemesi gerektiği konusunda ebeveynleri uyaran Yolcu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Karneler anlık bir bildirimdir. Çocukların yazılı notlarının ifade edildiği bir belge nihayetinde. Burada aşırı büyük ödüller ya da aşırı büyük cezalar verilmesi çocukları olumsuz etkiliyor. Nihayetinde karnedeki kırık notlar, zayıf notlar sadece öğrencinin bir göstergesi değildir. Aslında aynı zamanda ailelerin de göstergesidir. Burada aileler, çocuklarıyla birlikte hem bir durum değerlendirmesi yapmalılar, hem de barışçıl bir çözüm üretilmeliler. Öğrencilere karneler neticesinde cezalar verilmemeli. Öğretmenlerimiz zaten çok yoğun şekilde çalışıyorlar ama öğretmenlerimizin de yarıyıl tatilinde özellikle sanatsal ve kültürel faaliyetlerde bulunduğuna çokça tanıklık ediyoruz. Asıl maraton ikinci dönemde. Sınavlar çok yakın, çok yoğun çalışılacak. Burada da öğretmenlerimizin iyi şekilde sanatla, edebiyatla ve kültürle bir araya gelmesi çok kıymetli. Çoğu anne baba çalıştığı için özellikle çocukları alışveriş merkezi kültürüyle buluşturuyorlar. Bu çok yanlış bir şey. Tabii ki alışveriş merkezlerine gidilmeli ama şunu çok önemsiyorum. Tiyatro ve sinema gibi aktivitelere ailelerin çocuğuyla beraber katılım sağlaması çok önemli. Onlarla birlikte okuma saati yapması gerek. Tatilde muhakkak ama muhakkak kitaplardan kopmamalıyız."
16 Ocak 2026 Cuma - 09:30
Beyin sisi başka bir hastalığın habercisi olabilir
Zihinsel bulanıklık, kopukluk hissi ve düşüncelerde yavaşlama belirtileriyle beyin sisine dair açıklamalarda bulunan Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Dr. Songül Turgut, bu durumun altta yatan bir hastalığın habercisi olabileceğine dikkat çekti. Son yıllarda giderek daha fazla kişinin şikayet ettiği beyin sisinin tıbbi olarak başlı başına bir hastalık tanısı olmadığını belirten Medicana International Ankara Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Songül Turgut, bu durumun günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyebileceğini söyledi. Beyin sisi belirtilerinin altta yatan başka sağlık sorunlarının habercisi olabileceğine vurgu yapan Dr. Turgut şöyle konuştu, "Zihinsel bulanıklık, net düşünememe, odaklanma güçlüğü, unutkanlık ve bilişsel performansta geçici azalma ile karakterize olan beyin sisinin nedenleri; yoğun stres ve kronik kaygı, uyku bozuklukları, dengesiz ve yetersiz beslenme, menopoz, gebelik, tiroid hastalığı gibi hormonal değişiklikler, COVID 19 sonrası dönem, B12 ve D vitamini eksikliği, fibromiyalji ve kronik yorgunluk sendromu, hareketsiz yaşam gibi faktörler olabilir. Genellikle bu tarz altta yatan bir neden vardır ve geçicidir." "Kişi kendini her şey ağır çekimde ilerliyormuş gibi hissedebilir" Beyin sisinin doğrudan bir duyusal algı bozukluğu olmadığını ancak dikkat ve zihinsel berraklığın azalması nedeniyle algısal sorunlarla birlikte görülebileceğini belirten Dr. Turgut, "Beyin sisi yaşayan kişilerde çevreye karşı farkındalık azalabilir; kişi kendini kopuk ya da her şey ağır çekimde ilerliyormuş gibi hissedebilir. Kronik yorgunluk sendromu veya fibromiyalji kaynaklı beyin sisinde algı bulanıklaşır, düşünceler net gelmez. Bilgi işleme hızının düşmesi algısal yorgunluğa neden olabilir. Uyku eksikliği, inflamasyon ve stres gibi faktörler beyin bölgeleri arasındaki koordinasyonu bozarak bulanık algı hissini artırabilir. Eğer beyin sisi yetersiz veya bozuk bir yapıda ise beynin konumu veya hareketleri üzerinde olumsuz etki olabilir. Bu da sinir iletişiminde bozukluklara yol açarak algı işleme sorunlarına neden olabilir. Ayrıca beyin sisi, beynin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini ve oksijeni iletmede önemli bir rol oynar. Bu iletimde sorun olması durumunda beyin hücrelerinin işlevi zayıflayabilir ve bu da algı sıkıntılarına yol açabilir" açıklamalarında bulundu. "Şikayetler uzun süre devam ediyorsa uzmanına başvurulmalı" Beyin sisinin genellikle ciddi bir sorun olmadığını; düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve egzersizle düzelebileceğini ifade eden Dr. Turgut, "Ancak şikayetler uzun süre devam ediyorsa, giderek şiddetleniyorsa ya da algı bozukluğu, depresyon belirtileri ve unutkanlıkta belirgin artış gibi ek bulgular eşlik ediyorsa, altta yatan nörolojik ya da sistemik bir hastalığın incelenmesi için mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurulmalıdır. Ayrıca baş travmaları gibi durumların ardından da beyin sisi hasar görebilir. Bu hasar, beynin zarar görmesini önlemede yetersiz kalabilir ve sonucunda algı işleme sorunları ortaya çıkabilir. Tanı için kan testleri ve bilişsel değerlendirmeler yapılır. Burada altta yatan hastalık fark edilip uygun tedavi uygulanmalıdır" ifadelerini kullandı.
16 Ocak 2026 Cuma - 08:01
Göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlarda 155 şüpheli yakalandı, 50’si tutuklandı
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya göçmen kaçakçılığına yönelik 15 ilde son 2 haftadır devam eden operasyonlar ile 155 şüphelinin yakalandığını ve 50’sinin tutuklandığını açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre, Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; Aydın, Çanakkale, Edirne, Iğdır, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Muğla, Sakarya, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Van’da İnsansız Hava Araçları (JİHA) ile havadan, İl Jandarma Komutanlıkları ve Jandarma Komandoların desteğiyle karadan yapılan çalışmalar sonucu göçmen kaçakçılığına karşı operasyonlar düzenlendi. Son 2 haftadır devam eden operasyonlar sonucu 155 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 50’si tutuklanırken 27’si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor. Ayrıca operasyonlar sonucu 81 adet araç ile 6 adet bot ele geçirildi. Bakan Yerlikaya yaptığı paylaşımda sınır güvenliği hakkında bilgi vererek, "Göç yönetiminin güvenlik boyutunu; insan ticareti, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı ile mücadele alanlarında hukuk devleti ilkeleri ve insan haklarına riayet temelinde yürütülen etkin çalışmalar oluşturmaktadır. Bu kapsamda sınır güvenliği, üstün teknolojilerden ve gelişmiş izleme-denetim sistemlerinden yararlanılarak güçlendirilmekte; yasa dışı göç yollarını teşvik eden ve organize eden yapılara karşı hem sahada hem de hukuki zeminde güçlü ve caydırıcı mekanizmalar işletilmektedir" ifadelerine yer verdi.
16 Ocak 2026 Cuma - 00:36
16 mülki idare amiri birinci sınıf mülki idare amirliğine yükseltilmesi Resmi Gazete’de
İçişleri Bakanlığı tarafından 16 mülki idare amirinin birinci sınıf mülki idare amirliğine yükseltilmesine ilişkin karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Personel Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Abdulkadir Çelik, Haliliye Kaymakamı Muhammed Serkan Şahin, Mülkiye Müfettişi Mehmet Tunç, Kocaali Kaymakamı Haluk Koç, Akyazı Kaymakamı Mustafa İkbal Eşki, Bağlar Kaymakamı Necdet Özdemir, İller İdaresi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Asım Solak, Defne Kaymakamı Oğuz Cem Murat, Urla Kaymakamı Mustafa Gözlet, Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın, Göç İdaresi Başkanlığı Daire Başkanı Nazlı Demir, Hukuk Müşaviri Ertuğrul Örnek, Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı, Seydişehir Kaymakamı Mustafa Hamit Kıyıcı, İller İdaresi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı İdris Arslan, Sarayköy Kaymakamı İsmail Pendik birinci sınıf mülki idare amirliğine yükseltildi.
15 Ocak 2026 Perşembe - 23:23
BBP Genel Başkanı Destici, Mescid-i Nebevi’de vatandaşlarla buluştu
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, umre ziyareti kapsamında bulunduğu kutsal topraklarda Mescid-i Nebevi’de vatandaşlarla bir araya geldi. Yatsı namazının ardından Mescid-i Nebevi avlusunda cemaatle sohbet eden Destici, Miraç Kandili dolayısıyla vatandaşların kandilini tebrik ederek lokum ikramında bulundu. Destici, bu mübarek gecenin İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni etti. Mustafa Destici, Miraç Kandili’nin birlik, beraberlik ve kardeşliğin güçlenmesine vesile olması gerektiğini belirterek, manevi değerlerin her zamankinden daha fazla önem taşıdığına dikkat çekti.
15 Ocak 2026 Perşembe - 20:49
En düşük emekli maaşı 20 bin lira: Komisyonda kabul edildi
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, 4.9 milyon emeklinin faydalanacağı en düşük emekli maaşının 20 bin TL’ye yükseltilmesini içeren düzenleme kabul edildi.
15 Ocak 2026 Perşembe - 20:13
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan "Miraç Kandili" mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Aziz milletimizin ve İslam aleminin Leyle-i Miraç’ını tebrik ediyor; bu mübarek gecenin tüm insanlığa hayırlar getirmesini, huzura vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum" dedi.
15 Ocak 2026 Perşembe - 20:00
Tekeri patlayan vinç bariyere çarpıp karşı şeride geçti
Ankara-Eskişehir yolunda tekeri patlayan vinç bariyerlere çarparak karşı şeride geçti. Ankara-Eskişehir E-90 Karayolu’nun İğciler Mahallesi mevkiinde, Polatlı istikametine seyir halinde olan bir vinç, tekerinin patlaması sonucu kontrolden çıkarak bariyerlere çarptı ve karşı şeride geçti. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini koruması sayesinde refüjde bulunan bariyerlere çarparak durabildi. Muhtemel bir facianın önüne geçen soğukkanlı müdahale sayesinde kazada can kaybı ve yaralanma yaşanmadı. Kaza nedeniyle yolun her iki yönünde de kısa süreli trafik yoğunluğu oluşurken, olay yerine sevk edilen ekiplerce güvenlik önlemleri alındı. Vinç, yapılan çalışmaların ardından bulunduğu yerden kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder