EKONOMİ - 16 Ocak 2026 Cuma 13:39

Hazine ve Maliye Bakanlığı: "KMTS ile vatandaşların ellerindeki altını bozduramayacağı, mülk edinemeyeceği iddiaları asılsız"

A
A
A
Hazine ve Maliye Bakanlığı: "KMTS ile vatandaşların ellerindeki altını bozduramayacağı, mülk edinemeyeceği iddiaları asılsız"

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kıymetli Maden Takip Sistemi (KMTS) ile vatandaşların altınlarının geçersiz sayılacağı veya takibe alınacağı iddialarının asılsız olduğunu belirterek, vatandaşların sahte veya düşük ayarlı gram altın nedeniyle mağdur olmamasının hedeflendiğini bildirdi.


Hazine ve Maliye Bakanlığı, bazı medya organlarında Kıymetli Maden Takip Sistemi’nin (KMTS) yastık altı altınları hedef aldığı, vatandaşların altınlarının geçersiz sayılacağı veya takibe alınacağı yönündeki haberlerin asılsız ve manipülatif olduğunu açıkladı. Bakanlık, söz konusu sistemin bir varlık takibi olmadığını ve yalnızca üretim sürecini kapsadığını vurguladı. Piyasada sahte veya düşük ayarlı gram altın üretimi yapılma ihtimalinin olduğu ve vatandaşların bu durumdan mağdur olmaması için KMTS’nin yürürlüğe girdiği belirtilen açıklamada, KMTS ile rafineriler tarafından üretilecek 1 gram ve üzerindeki kıymetli madenlerin ambalajlanarak standart hale getirileceği, uygulanacak güvenlik unsurları sayesinde vatandaşların güvenli ve doğrulanabilir altına erişiminin sağlanacağı kaydedildi.



"Vatandaşların altınına el konulacağı veya altının geçersiz sayılacağı şeklinde gerçek dışı haberlerle dolaşıma sokulduğu gözlemlenmiştir"


Açıklamada KMTS ile değerli madenlerin yalnızca üretim aşamasının güvenli bir şekilde takip edildiği, KMTS dâhilinde üretilen altının kim tarafından alındığına veya satıldığına ilişkin herhangi bir izleme ya da kayıdın söz konusu olmadığı kaydedildi. KMTS’nin "varlık takibi" olarak değerlendirilmesinin kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yönlendirmeden ibaret olduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:


"Vatandaşların ellerindeki altını bozduramayacağı, sisteme dâhil edemeyeceği veya bu altınla herhangi bir mülk edinemeyeceği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Altın bozdurma işlemleri kuyumcular, bankalar ve yetkili finans kuruluşları aracılığıyla yapılmakta olup, tasarrufların el değiştirmesine yönelik işlemlerin önünde herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır. 30 bin ve üzerindeki işlemlerin bankacılık ve finansal kurumlar aracılığıyla yapılması uygulaması, yalnızca altın alım satımına özgü olmayıp, tüm emtiaların alım satımını kapsayan Vergi Usul Kanunu düzenlemeleri çerçevesinde uygulanmaktadır. Bu çerçevede gram altın ve çeyrek altınlarda gramaj ve ayar sahteciliğine karşı tüketiciyi ve kuyumcuları korumaya yönelik olarak kurgulanan sistemlerin vatandaşların birikimlerini bozduramayacağı, altına el konulacağı veya altının geçersiz sayılacağı şeklinde gerçek dışı haberlerle dolaşıma sokulduğu gözlemlenmiştir."



"Paylaşımlar hakkında Bakanlığımız hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır"


Konuya ilişkin yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığı aktarılan açıklamada, "Bağlamından koparılarak sunulan ve finansal piyasalara olan güveni sarsmaya yönelik belli hesaplar üzerinden yapılan kara propaganda niteliği taşıyan bu tür haberlere itibar edilmemesi önemle duyurulur. Vatandaşlarımızın ve kuyumcularımızın hukuki haklarını koruyan bu düzenlemeye ilişkin yanıltıcı paylaşımlar hakkında Bakanlığımız hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.