POLİTİKA - 16 Ocak 2026 Cuma 12:31

Şehidin oğlu ilk karnesini Bakan Göktaş’ın elinden aldı

A
A
A
Şehidin oğlu ilk karnesini Bakan Göktaş’ın elinden aldı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, şehit Piyade Uzman Çavuş Selahattin Taşkın’ın 1. sınıfa giden oğlu Aras Talha Taşkın’a karnesini verdi.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 2022 yılında Pençe-Kilit Harekatı’nda şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Selahattin Taşkın’ın 1. sınıfa giden oğlu Aras Talha Taşkın’ı ilk karne töreninde yalnız bırakmadı. Aras’a ilk karnesini veren Göktaş, ardından sınıfta bulunan öğrencilere de karnelerini vererek, onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Şehit Muhammed İsmail Kaya İlkokulu’na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Göktaş, "Bugün Türkiye genelinde şehit ve gazi çocuklarımızın ilk karne heyecanını paylaştık. Özellikle Türkiye genelinde 39 tane şehit çocuğumuzun, 1. sınıfa giden şehit çocuklarımızın ilk karne heyecanını paylaşma imkanı bulduk. Biz de Selahattin Taşkın şehidimizin bizlere emaneti olan evladının ilk karne heyecanını paylaştık, onun mutluluğuna şahit olduk" şeklinde konuştu.



"Şehitlerimizin aziz kahramanlarımızın emaneti her zaman bizim başımızın tacı"


Bakan Göktaş, şehit ailelerinin her zaman yanlarında olacaklarını belirterek, "Şehitlerimizin, aziz kahramanlarımızın emaneti her zaman bizim başımızın tacı. Her zaman onlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu ilk karne heyecanını da onlarla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Sadece burada değil, tüm Türkiye genelinde 39 şehit çocuğumuz, 461 gazi çocuğumuzun ilk karne heyecanını paylaşacağız. Burada bizler gittik, diğer illerde de valilerimiz, mülki idare amirlerimiz" diye konuştu.


Ayrıca sınıftaki öğrencilere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından eğitim seti hediye edildi. Göktaş, karne töreninin ardından Aras Talha Taşkın’ı ve annesi Saniye Taşkın’ı Togg ile evine bıraktı.



Şehidin oğlu ilk karnesini Bakan Göktaş’ın elinden aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.