Yerel Haberler
Ankara
29 Nisan 2026 Çarşamba - 14:40 HAK-İŞ’ten Sudan ile dayanışma eylemi HAK-İŞ, Sudan’da 2023 yılından bu yana devam eden iç savaşın yol açtığı insani krize dikkat çekmek amacıyla Sudan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (SWTUF) ile birlikte Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçiliği önünde eylem düzenledi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Sudan SWTUF Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ve konfederasyon üyeleriyle birlikte Birleşik Arap Emirlikleri’nin Ankara Büyükelçiliği önünde düzenlenen eyleme katıldı. Sudan’daki darbecilerin bölünmesinden sonra ortaya çıkan taşeron örgütlerin arkasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin olduğunu belirten Arslan, "Birleşik Arap Emirlikleri’ni protest etmek için buradayız. Birleşik Arap Emirlikleri, siyonist devlet İsrail’le iş birliği yaparak nasıl ki Gazze’deki katliamlara destek vermişlerse, nasıl ki Arap Birliği’ne, Filistin halkına ihanet etmişlerse, şimdi de Sudan halkına ihanet ediyorlar. Sudan halkına bir kısım paralı askerlerle, bir kısım vekil güçlerle saldırıyorlar ve Sudan halkına büyük bir acı yaşatmaktadırlar. Bu vekil güçleri kullanma geleneği ne yazık ki dünyada yaygınlaşıyor. Birleşik Arap Emirlikleri dediğimiz ülke, 15 Temmuz Türkiye’deki darbe girişiminin de arkasında olduğu söylenen bir ülke. Aynı zamanda Somali’de, Afrika’daki istikrarsızlıkların arkasında yer alan bir ülke. Bunlar paralarıyla her şeyi satın alacağına inanıyorlar. Bunların zihniyeti bu" dedi. "2 milyon 200 bin nüfus olan şehir 400 bine düştü" Filistin ve Sudan halkına karşı yapılan soykırıma karşı olduklarını belirten Arsalan, "İslam dünyasına en büyük hançeri vuran, Filistin halkını satan, Sudan halkına her türlü acıyı yaşatan bu alçaklara karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Paralı askerlerin özellikle Faşir kentinde yaptıkları katliamları bütün dünyaya duyurmak için mücadele ediyoruz. Faşir, Darfur bölgesinin başkenti. 2 milyon 200 bin nüfus olan bu şehir, ne yazık ki düştükten sonra 400 bine düştü nüfusu. Birleşmiş Milletler’in açıklamasına göre üç gün içerisinde 6 bin Faşirli’yi, Darfurlu’yu, Sudanlı’yı katlettiler. Sadece bir hastanede 400 hasta ve yakınını katlettiler. Bunlar katiller, bunlar hainler, bunlar alçaklar. İnsan hakları bunların defterinde yok" şeklinde konuştu. "Burada savaş falan yok, paralı askerlerin katliamı var" Sudan’da karşılıklı bir savaşın söz konusu olmadığına dikkat çeken Arslan, "Onlar hedeflerine ulaşmak için bu paralı askerleri kullanıyorlar. Kolombiya dahil 17 ülkeden paralı askerler çalışıyor. Burada savaş falan yok. Paralı askerlerin katliamı var. Bu alçaklar sadece katliam yapmıyor, hırsızlık yapmıyorlar. Paralı askerler Sudan’da ne bulursa çalıp satıyorlar. En son Birleşmiş Milletler, uluslararası kırmızı bültenle de aranarak yaklaşık 9 bin tane çalınan araç başka ülkelerden geri getirilmişti. Bu hırsızlar, bu katiller, bu iki yüzlü sahtekarların arkasında bunlar yatıyor. Onları bir kez daha lanetliyoruz. Bir kez daha hesap vermeye çağırıyoruz" diye konuştu. "Sudan halkıyla Türk halkı arasındaki tarihi bağlar sarsılmaz şekilde güçlü" İşgalin sonra ermesi için uluslararası toplumu ayağa kalkmaya davet eden Arslan, "Gazze’deki katliamlara, Yurttan’daki katliamlara, İran’a saldırıya karşı sessiz kalan uluslararası toplumdan, Birleşmiş Milletler’den, Arap Birliği’nden, Afrika Birliği’nden ne bekleyebiliriz? Ama biz bütün bunlara rağmen bu çalışmaları, bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Sudan deyip geçemeyiz. Sudan ile Osmanlı Cihan Devleti bünyesinde kardeş bir ülke olarak, kardeş halk olarak beraber yaşadık. Sudan halkıyla Türk halkı arasındaki tarihi bağlar sarsılmaz şekilde güçlü ve devam ediyor. O nedenle SWTUF’un mücadelesine destek olduğumuz gibi Sudan halkının yaşadığı acılara, Sudan halkına yapılan zulümlere karşı da Sudan halkıyla beraber mücadele etmeliyiz" ifadelerini kullandı. "Sudan halkıyla da dayanışma içinde olmamız gerekiyor" Türkiye’nin Sudan halkının yanında olması gerektiğini belirten Arsalan, "Bütün tesisleri bombalanmış. Bütün tesislerini yok etmek için uğraşmışlar. Onun için Türkiye’nin daha fazla destek vermesi gerekiyor. Bizlerin Filistin’de olduğu gibi, Filistin halkıyla dayanışma içinde olduğumuz gibi Sudan halkıyla da dayanışma içinde olmamız gerekiyor. Çünkü bu halk gerçekten Türkiye’nin dostu bir halk. Bakın 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilk kez Sudan’dan Türkiye’nin bu darbe girişimine karşı gösterdiği kararlılığı, başarısını kutlamak ve Kızılay Meydanı’nda HAK-İŞ’le beraber olmak için Abdülkadir Bey SWTUF adına buraya geldi" dedi. "Sudan kurtulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" Paralı askerlerin Sudan’ı bir an önce terk etmesi gerektiğini ve Sudan’daki katliam sona erene kadar mücadele edeceklerini söyleyen Arslan, "Sudan’daki işgalin, bu katil sürülerinin Sudan’dan bir an evvel çıkarılmasını istiyoruz. SWTUF’un durdurulan ve gerçekten bugüne kadar serbest bırakılmayan mal varlığının serbest bırakılmasını istiyoruz. SWTUF’un üyelerine yönelik yer değiştirme, işten çıkarma ve benzeri uygulamaların artık sona ermesini istiyoruz. SWTUF’un uluslararası sendikal hareketteki yerini güçlendirmek için beraber çalışacağız ve bu işgalcilerden Sudan kurtulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. SWTUF Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ise, Darfur bölgesinin başkenti Faşir kentinde yaşananlara değinerek, şunları söyledi: "İşçilerin yaşadığı acılardan söz ederken, Sudan’ın çeşitli bölgelerinde Hızlı Destek Kuvvetleri milisleri tarafından işlenen ağır ihlallere, özellikle de Darfur bölgesinin başkenti Faşir kentinde yaşananlara değinmemek mümkün değildir. Bölgemiz, aralarında işçiler ve ailelerinin de bulunduğu masum sivilleri hedef alan korkunç şiddet eylemlerine sahne olmuştur. Bu saldırılar can kayıplarına, mülklerin tahrip edilmesine ve tüm insani değerler ile uluslararası hukukun açıkça ihlal edilmesine yol açmıştır. Sudan İşçi Sendikaları Genel Federasyonu olarak bu suçları en sert ifadelerle kınıyoruz. Uluslararası toplumu, bölgesel ve uluslararası emek örgütlerini Sudan halkının yanında durmaya, sivillerin korunması için çaba göstermeye ve bu ihlallerden sorumlu olanları hesap vermeye çağırıyoruz."
29 Nisan 2026 Çarşamba - 14:39 Konut ve arsa satışlarında elden ödeme dönemi 1 Temmuz’dan itibaren sona eriyor Ticaret Bakanlığı, ikinci el araç satışında uygulanan güvenli ödeme sisteminin kapsamını genişletti. 1 Temmuz’dan itibaren konut ve arsa satışlarında da artık elden ödeme yapılamayacak. Ticaret Bakanlığı, taşınmaz satışlarında 1 Temmuz’dan itibaren güvenli ödeme sisteminin zorunlu hale getirildiğini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye’de taşınmaz satışlarında satış bedelinin satıcıya genellikle elden ödendiği ve bu durumun kayıt dışı işlemlere, bazen ödememe ihtilaflarına yol açabildiği, işlemlerde güvensizlik oluşturduğu, tarafların yüksek meblağda nakit taşımasına neden olduğu ve paranın çalınması gibi riskleri ortaya çıkardığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu çerçevede taşınmaz satışlarında alıcı ve satıcı tarafların dolandırıcılık ve hırsızlık riskine maruz kalmaması, kayıt dışılığın azaltılması, para transferinin güvenli bir ortamda gerçekleştirilmesi amaçları doğrultusunda taşınmaz satışlarında güvenli ödeme sisteminin zorunlu hale getirilmesi amacıyla Ticaret Bakanlığımız tarafından Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik’te değişiklik yapılmıştır. Bu düzenleme ile 1 Temmuz’dan itibaren taşınmaz satışlarında ödemenin bir kısmının veya tamamının nakit, havale veya elektronik fon transferi ile yapılması halinde satış bedelinin taşınmaz mülkiyeti ile bedelin eş zamanlı el değiştirmesini sağlayan güvenli ödeme sistemi üzerinden yapılmasının zorunlu olması öngörülmüştür. Bununla beraber Bakanlığımıza söz konusu süreyi 3 aya kadar uzatma yetkisi verilmiştir. Söz konusu sistemin zamanında ve eksiksiz şekilde uygulamaya alınabilmesi için Ticaret Bakanlığımız ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü iş birliğinde teknik çalışmalara başlanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak vatandaşlarımızın menfaatlerinin korunması ve emlak sektöründe istikrarlı, şeffaf ve dengeli bir piyasanın tesisi için gerekli tüm tedbirler alınmaya devam edilecektir."
29 Nisan 2026 Çarşamba - 14:37 Rıza Kayaalp: "Aktif güreş yapmayan Taha Akgül rekoru kırmaya daha yakın" Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 13. kez şampiyon olan milli güreşçi Rıza Kayaalp, rekorunu kırmaya en yakın kişinin Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül olduğunu belirterek, "Taha’nın 11 şampiyonluğu var. Güreşe dönüp rekoru kırayım dese yapar. Şu an aktif güreş yapanlara bakacak olursak aktif güreş yapmayan rekoru kırmaya daha yakın. Zor başarı ama inşallah ülkemizden çıkan bir pehlivanın kırmasını çok isterim" dedi. Avrupa Güreş Şampiyonası ve Avrupa Halter Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil eden Rıza Kayaalp, Murat Fırat, Evin Demirhan, Furkan Özbek, Yusuf Fehmi Genç, Kaan Kahriman, Ferdi Hardal, Hakan Büyükçıngıl, Gamze Altun ve Hakan Şükrü Kurnaz’ın katılımıyla Ankara Rıza Kayaalp ve Taha Akgül Spor Kompleksi’nde basın buluşması gerçekleştirildi. Abdullah Çakmar: "Rıza için kitap değil ansiklopedi bile yazılabilir" ASKİ Spor Kulübü Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar, geçen hafta yapılan Büyükler Güreş Avrupa Şampiyonası ve Halter Avrupa Şampiyonası’nda güreşte ve halterde çok üst düzey dereceler alındığını belirterek şunları söyledi: "Adeta Avrupa’yı fethettik. Özellikle efsane güreşçimiz Rıza Kayaalp’in kariyerinde 12 Avrupa şampiyonluğu vardı. Bunun yanı sıra 5 dünya madalyası ve olimpiyatta ikincilikleri, üçüncülükleri vardı. 13. Avrupa şampiyonluğu bizim için çok kıymetli ve önemliydi. Çünkü bugüne kadar aldığı toplam 12 Avrupa şampiyonluğu ve diğer dünya ve olimpiyat madalyalarına eşdeğer bir şampiyonluk kazandı. Bizim için çok önemli ve anlamlıydı. Ben kendisine çok teşekkür ediyorum. Bu madalyanın alınmaması için her şey yapıldı. Allah’ın aslanı Rıza Kayaalp kardeşimiz orada da çok güzel güreşerek Türk milletinin yüzünü bir kez daha güldürerek 13. Avrupa şampiyonluğunu kazanarak Avrupa’nın bir numarası oldu. Ayrı ayrı ülkelerde mücadele edip müsabaka yapan tek sporcu ve 13 şampiyonluğu alan tek sporcu şu an yanımızda oturuyor. Ben buradan kendisini kutluyorum. Allah razı olsun çünkü çok zor bir süreçten geçti. Kendisinin bir hayat hikayesi vardı. Kendisi efsane bir sporcudur. Şu an kitap yazılsa kendisiyle ilgili çok rahat bir şekilde kitap bile değil ansiklopedi bile yazılabilir. Karakterli, nerede ne yapması gerektiğini bilen örnek bir sporcu. Özellikle olimpiyat öncesinde yaşadığı küçük bir problemden dolayı biz bunu kapatıp önleyebilirdik, önleyemedik. 1.5 yıl güreşemedi, buna rağmen geldi Arnavutluk’ta kanının son damlasına kadar güreşip, ülkemize altın madalyayı getirdi. Şu an gençlere örnek olacak, rol model olacak bir kişi göster derseniz hemen rahatlıkla Rıza Kayaalp diyebilirim. Bu milletin ve bizlerin yüzünü güldürdü. Muhammed Furkan Özbek, Dünya Şampiyonası’nda Naim ağabeyini geçmişti. Biz şöyle söylemiştik; kendisi sadece halter değil, spor tarihi kitaplarında yer alacaktır. Şimdi tekrar Avrupa rekorunu kırdı. O da inşallah Rıza ağabeyi gibi olimpiyatlara özellikle altın madalyaya aday bir sporcumuz. Yusuf Fehmi kardeşimiz o da keza yine Avrupa Şampiyonası’nda yüzümüzü güldürenlerden. Kendisine de çok teşekkür ediyorum, İstiklal Marşımızı okuttu." Rıza Kayaalp: "Rekora bu kadar yaklaşmışken bırakmak olmazdı" 2005 yılından beri ASKİ SK adına güreştiğini belirten Rıza Kayaalp, tüm başarılarını burada kazandığını kaydederek, "Her zaman şunu söylüyorum. Belediyeler amatör sporların vazgeçilmezi. Çünkü onlar sayesinde amatör sporlar aslında güç ve madalya kazanıyor. Bunlardan en önemlilerden biri de ASKİ SK. O yüzden bu kulüpte kalıp burada başarılar kazandığım için çok mutluyum. Zaten aile gibiyiz. Allah’a şükürler olsun 13. kez bu gururu halkımıza yaşattık. Kolay olmadı, zorlu bir süreçten geçtik. Sık sık da bunu dile getirdik ama bu hayatın bir kanunu. Sonuçta zorluklar çıkacak, engeller çıkacak. Ama biz bu engelleri, zorlukları her zaman aşmak için mücadele edeceğiz. Pes etmeyeceğiz. Allah’a şükürler olsun ben de pes etmedim. Rekora bu kadar yaklaşmışken bırakmak olmazdı, yakışmazdı. 13. kez almam gerektiğinin çok farkındaydım. 4 aydır da doğru düzgün evime uğramıyorum. Kamptan geç çıkıyorum, kampa erken giriyorum. Çok konsantre olmuştum. Başımdaki olaylardan kurtulduğum için içimde büyük bir sevinç de vardı. Şükürler olsun bunun karşılığını aldığımı, ülkeme bu büyük başarıyı kazandırdığımı düşünüyorum. Uzun yıllar bizde kalacak bir rekoru kırmak benim için gururluydu" ifadelerini kullandı. "Aktif güreş yapmayan Taha Akgül rekoru kırmaya daha yakın" Kayaalp, rekorunu kırmaya en yakın kişinin Taha Akgül olduğunu söyleyerek, "Çünkü Taha’nın 11 şampiyonluğu var. Güreşe dönüp rekoru kırayım dese yapar. Şu an aktif güreş yapanlara bakacak olursak aktif güreş yapmayanlar rekoru kırmaya daha yakın. Zor başarı ama inşallah bizim gibi ülkemizden çıkan bir pehlivanın kırmasını çok isterim. Finale kalmak ayrı bir zor, final almak ayrı bir zor. 2 kere zorluğu var olayın. Bazen finalde bir kura çekiyorsun 2-3 en iyi adam senin grubunda onlarla maç yapmak final gibi bir şey. Finale çıkıyorsun bir de diğer grubun en iyisiyle güreşiyorsun. Ben 15’te 13 yaptım. 15’te 10’da yapabilirdim, 8’de yapabilirdim. Bu benim için büyük bir istatistik oldu. Rekoru kıracak kişi 14’te 14 yapabilecek mi ya da 16 finalde 14 yapabilecek mi? Bunun için 16 yıl lazım. Hiç fire vermeden. Biraz zor. Benim bu kadar ısrarım, pes etmeyişimin sebebi yavrumun emeğini unutmuyorum. O ayrı bir şey. O rekora o kadar yaklaşmışsın, 1 adım kalmış. Buna benim ısrar etmem gerekiyordu. Yaşım kaç olursa olsun. Önemli olan kafamızın içindeki yaş. Yapabileceğine inanıyorsan ve kendini buna inandırıyorsan o zaman yapamayacağımız ya da kıramayacağımız şampiyonluk yoktur diye düşünüyorum" dedi. Muhammed Furkan Özbek: "Eksik olan olimpiyat altınını istiyorum" Muhammed Furkan Özbek de geçen sene sıkletlerin birleşmesi üzerine 65 kilograma düşüp ilk defa yapılan Dünya Şampiyonası’nda dünya rekoru kırarak kazandığını aktardı. Özbek, "Aynı istikrarla çalışarak geçtiğimiz hafta yapılan Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda ben de 3. defa şampiyon oldum. Bu başarımı da bir rekorla taçlandırarak birincilik kürsüsüne çıktım ve İstiklal Marşımızı okuttum. Aynı istikrarla çalışıp inşallah 2024 Olimpiyatları’na katıldığım gibi 2028 Olimpiyatları’na da ASKİ SK çatısı altında katılmak istiyorum. Bu sefer eksik olan olimpiyat altınını canı gönülden istiyorum. Kulübün üstün başarılarına şahitlik etmek beni ayrıca motive ediyor. Rıza ağabeyimi de aldığı üstün başarıdan dolayı tekrar tebrik ediyorum. Bu başarıları kendime feyz alarak bundan sonraki Dünya, Avrupa ve olimpiyat süreci boyunca da bu motivasyonla devam edeceğim" diye konuştu. Yusuf Fehmi Genç: "25 yıldır ülkemize gelmeyen olimpiyat altın madalyasını getirmek için çalışıyoruz" Yusuf Fehmi Genç ise ASKİ SK ile devam ettiği yolda 2 Avrupa şampiyonluğu, 1 de Büyükler dünya şampiyonluğu olduğunu kaydetti. Genç, "Bu yarışma benim için güzel geçti. Milli takımımız adına elimden gelen mücadeleyi verdim. Yaklaşık 25 yıldır ülkemize gelmeyen bir olimpiyat altın madalyası var. Mücadelemiz, çalışmalarımız onun için devam ediyor. Elimizden gelen mücadeleyi verip 2028 olimpiyatlarında altın madalyayı ülkemize getirmek istiyoruz. Olimpiyat madalya kürsüsüne çıkabilecek sporcular olarak çalışmalarımız devam ediyor" şeklinde konuştu.
DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:48 DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığına dikkat çekiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı. "DEHB dikkat, dürtü ve aktiviteyi etkileyen bir durumdur" DEHB’nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, "DEHB; yalnızca çocuklara özgü değildir, pek çok bireyde ergenlik ve yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir ancak her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" diye konuştu. "‘Çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" DEHB’nin belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını ifade eden Güler, "Dikkatini sürdürmekte zorlanma, sık hata yapma, eşyaları kaybetme ve görevleri organize edememe dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkabilir. Dürtüsellik ise söz kesme, sırasını bekleyememe ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle ‘çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu. "Okul başarısı ve sosyal ilişkiler etkilenebilir" DEHB’nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir. Sosyal ilişkilerde ise dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. "Tanı süreci çok yönlü değerlendirme gerektirir" Güler, tanının tek bir teste dayanmadığını vurgulayarak "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda bilgisayar tabanlı testler de süreci desteklemek amacıyla kullanılabilir" şeklinde konuştu. Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şu bilgileri paylaştı: "İlaçlar dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik destek bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir." Ailelere önemli uyarılar Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. DEHB’li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özellikler arasındadır. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye konuştu. Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. ‘Sadece çocuklarda görülür’ ya da ‘ilaçlar çocuğu robotlaştırır’ gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi. Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB’li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.
Gölbaşı Belediye Başkanı Odabaşı, vatandaş ve personelle bayramlaştı
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:49 Gölbaşı Belediye Başkanı Odabaşı, vatandaş ve personelle bayramlaştı Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Ramazan Bayramı dolayısıyla personel ve vatandaşlarla bayramlaştı. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Ramazan Bayramı dolayısıyla başkanlık makamında personel ve vatandaşlarla bayramlaştı. Bayramlaşma programında Odabaşı, kendisini ziyarete gelen misafirleri kapıda karşılayarak tek tek bayramlarını tebrik etti. Bayramlaşmada vatandaşlarla sohbet eden Odabaşı, onların talep ve önerilerini dinledi. Program boyunca hatıra fotoğrafı çektiren Odabaşı, bayramın getirdiği birlik ve beraberlik duygusunun Gölbaşı’nda güçlü şekilde hissedildiğini ifade etti. Öte yandan Gölbaşı Belediyesi personeliyle de bayramlaşan Odabaşı, bayram süresince vatandaşların herhangi bir mağduriyet yaşamaması adına sahada aktif olarak görev yapan ekibine teşekkür etti. Odabaşı, temizlikten zabıtaya, teknik ekiplerden sosyal destek birimlerine kadar birçok alanda hizmetlerin bayram boyunca aralıksız sürdürüldüğü vurguladı. "Gölbaşı’nda bu güzel atmosferi hep birlikte yaşadık" Odabaşı "Geride bıraktığımız Ramazan Bayramı’nda hemşehrilerimizle bir arada olmanın mutluluğunu yaşadık. Bayram süresince vatandaşlarımızın huzuru, güvenliği ve konforu için tüm ekip arkadaşlarımız büyük bir özveriyle sahada görev yaptı. Bu süreçte gösterdikleri gayret ve fedakârlık için her bir mesai arkadaşıma gönülden teşekkür ediyorum. Bayramlar, birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, dayanışma ruhumuzu güçlendiren çok kıymetli zamanlardır. Gölbaşı’nda bu güzel atmosferi hep birlikte yaşadık. İnşallah önümüzdeki bayramlarda da aynı dayanışma ve kardeşlik duygularıyla bir araya gelmeye devam edeceğiz" dedi.
Katar’da helikopterin düşmesi sonucu şehit olan ASELSAN teknisyenleri için töreni düzenlendi
23 Mart 2026 Pazartesi - 14:55 Katar’da helikopterin düşmesi sonucu şehit olan ASELSAN teknisyenleri için töreni düzenlendi Katar’daki helikopter kazasında şehit olan ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can için cenaze töreni düzenlendi. Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim faaliyetleri yürüten Katar Silahlı Kuvvetlerine ait bir helikopterin teknik bir arıza nedeni ile kaza kırıma uğrayıp denize düşmesi sonucu 1 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ve 2 ASELSAN teknisyeni şehit oldu. ASELSAN teknisyenleri, Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can için öğle namazını müteakip Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına şehitlerin aile ve yakınlarının yanı sıra, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol katıldı. Cenaze töreninde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise şehit yakınlarına destek oldu. Kılınan cenaze namazı ve okunan duaların ardından Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can’ın naaşları, tören mangası tarafından omuzlarda taşınarak cenaze aracına konuldu.
Pakistan Milli Günü Ankara’da düzenlenen programla kutlandı
23 Mart 2026 Pazartesi - 14:41 Pakistan Milli Günü Ankara’da düzenlenen programla kutlandı Ankara’da Pakistan Büyükelçiliği tarafından 23 Mart Pakistan Milli Günü sebebiyle program gerçekleştirildi. Pakistan Büyükelçiliği tarafından 23 Mart Pakistan Milli Günü dolayısıyla program düzenlendi. Program, bayrak çekme töreni ve Pakistan Milli Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende elçilik personelinden Saeed Anwar tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Program kapsamında Pakistan Cumhurbaşkanı Asif Ali Zerdari ve Pakistan Başbakanı Shehbaz Sharif’in Milli Gün mesajları diplomatlar tarafından okundu. Programda konuşan Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yousaf Junaid, Pakistan’ın kuruluş sürecine ve verilen mücadelelere değinerek, ülkenin zorluklara rağmen güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini vurguladı. Son zamanlarda küresel ölçekte önemli sınamalar yaşandığını belirten Junaid, bu süreçte daha fazla çalışmanın ve dayanışmanın önemine dikkat çekti. Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluğun gücüne de işaret eden Junaid, birlik ve kararlılık mesajı verdi. Pakistan İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Asif Ali Zardari’nin mesajı ise şöyle: "Pakistan Günü münasebetiyle tüm Pakistan milletine en içten dileklerimi ve dualarımı iletiyorum. Tam da bugün, 1940 yılında, alt kıtanın Müslümanları Pakistan Kararı’nı kabul ederek, İslami prensiplere uygun şekilde özgürce yaşayabilecekleri ayrı bir vatan kurulması fikrini ortaya koymuşlardır. Bugün, Pakistan’ın kurulmasına giden yolda mücadele eden ve fedakârlıklar gösteren büyüklerimizi saygıyla anıyoruz. Pakistan Günü bize, milli kararlılığı gerçeğe dönüştürmede birlik ve dayanışmanın en önemli unsurlar olduğunu hatırlatmaktadır. Pakistan’ın 1947’de kurulması sırasında pek çok zorlukla karşı karşıya kaldık. Tarih göstermektedir ki karşılıklı iş birliği, sıkı çalışma ve yetkinlik sayesinde bu zorlukların üstesinden geldik ve her alanda kayda değer başarılar elde ettik. Devlet kurumlarımızı kurduk, savunma kapasitemizi aşılmaz hale getirdik, nükleer caydırıcılık kazandık, terörizme karşı uzun ve başarılı bir gayri nizami mücadele yürüttük ve ulusal felaketler sırasında fedakârlık ve dayanışmanın parlak örneklerini sergiledik. Pakistan Günü vesilesiyle hukukun üstünlüğünü sağlamayı, demokratik kurumları güçlendirmeyi, eşitsizliği azaltmayı, kadınları güçlendirmeyi, siyasi ve ekonomik istikrarı teşvik etmeyi ve terörizm ile aşırılığın belasını ortadan kaldırmayı kararlılıkla hedeflemeliyiz. Geçmişte hedeflerimize ulaştık ve inanıyorum ki bugün karşı karşıya olduğumuz zorlukların üstesinden gelme kapasitesine tamamen sahibiz; birlik, iman ve disiplin, Pakistan’ı daha da güçlü ve müreffeh kılmamızda bize yol gösterecek temel ilkelerdir. Ulusal kahramanlarımızı ve Pakistan’ın kurulması ve istikrarı için fedakârlık yapan, vatanın güvenliği, istikrarı ve refahı uğruna hayatlarını adayan şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla analım. Yüce Allah koruyucumuz ve destekçimiz olsun. Amin. Pakistan çok yaşa." Tören, Pakistan’ın sürekli ilerlemesi, güvenliği ve refahı için edilen dualarla sona erdi.
Bayramda otoyol ve köprülerden 12,3 milyon araç geçti
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:47 Bayramda otoyol ve köprülerden 12,3 milyon araç geçti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ramazan Bayramı’nda otoyol ve köprülerden 12 milyon 338 bin 48 araç geçişi gerçekleştiğini bildirdi. 2026 yılı Ramazan Bayramı dönemindeki kara yolu, demir yolu ve hava yolunda gerçekleşen trafik verilerini değerlendiren Bakan Uraloğlu, "19-22 Mart tarihleri arasında milyonlarca vatandaşımız hava, kara ve demir yolu ulaşım modlarını kullandı" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) sorumluluğundaki otoyollar ile Fatih Sultan Mehmet ve 15 Temmuz Şehitler Köprülerinin Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda ücretsiz olarak hizmet verdiğini hatırlattı. "Otoyol ve köprülerimizden toplam 12 milyon 338 bin 48 araç geçişi gerçekleşti" Bayram yoğunluğunun bir gün önceden başladığına dikkati çeken Uraloğlu, 18 Mart-22 Mart tarihlerinde Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden 1 milyon 156 bin 520, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden ise 932 bin 212 aracın geçiş yaptığını bildirdi. Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu: "Karayolları Genel Müdürlüğümüz sorumluluğundaki iki boğaz köprümüz, beş gün boyunca toplam 2 milyon 88 bin 732 araca hizmet verdi. Aynı dönemde KGM sorumluluğundaki otoyollardan toplam 7 milyon 846 bin 97, Yap-İşlet-Devret projeleri kapsamındaki otoyollardan ise 4 milyon 491 bin 951araç geçiş yaptı. Böylece 5 günlük süreçte otoyol ve köprülerimizden toplam 12 milyon 338 bin 48 araç geçişi gerçekleşti." Otobüsler 1 milyon 632 bin 831 yolcu taşıdı Bakan Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında şehirler arası otobüs firmalarının 44 bin 733 adet seferde 1 milyon 632 bin 831 yolcuya hizmet verdiğini kaydetti. İstanbul’da, başta Marmaray olmak üzere Sirkeci-Kazlıçeşme, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy metro hatlarında 19-22 Mart tarihleri arasında taşınan yolcu sayısına ilişkin bilgi veren Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "İstanbul’un iki yakasını demir yolu ile birbirine bağlayan asrın projesi Marmaray 1 milyon 790 bin 733 vatandaşımıza hizmet verdi. Sirkeci-Kazlıçeşme Hattı’nı 44 bin 898, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Hattı’nı da 114 bin 371 vatandaşımız kullandı." Bakan Uraloğlu, Ankara’da şehrin merkezinden geçen Başkentray’ın yolcu verilerini de değerlendirdi. Uraloğlu, "YHT ile entegre olarak hizmet veren Sincan-Kayaş hattımızda yolcu sayısı da sürekli artıyor. Başkentray ile söz konusu dönemde 249 bin 880 yolcuya hizmet verdik" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında söz konusu kent içi raylı sistemleri toplam 2 milyon 199 bin 882 kişinin kullandığını bildirdi. YHT’ler ile 150 bin 989 vatandaşın seyahat ettiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, "14 Haziran 2024 tarihinde günlük taşınan YHT yolcu sayısı rekoru olan 39 bin 934’ten sonra bayramın son günü 41 bin 449 yolcuya hizmet vererek yeni bir günlük yolcu sayısı rekoru kırdık. Anahat ve bölgesel trenlerle de 138 bin 314 kişiye hizmet sunduk" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, "Söz konusu tarihlerde TCDD Taşımacılık tarafından işletilen yüksek hızlı tren, anahat ve bölgesel trenler ile kent içi raylı sistemleri toplam 2 milyon 489 bin 185 kişi kullandı" dedi. Havalimanları 2 milyon 530 bin 758 yolcuyu ağırladı Bakan Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında Türkiye genelindeki havalimanlarında misafir edilen yolcu sayısının 2 milyon 530 bin 758 olduğunu belirterek bu dönemde toplam 16 bin 851 uçak trafiği gerçekleştiğini kaydetti. Uraloğlu, "İstanbul Havalimanı’nda 873 bin 851 yolcuya hizmet verdik. Esenboğa Havalimanı’mızda 162 bin 514, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’mızda 135 bin 982, Sabiha Gökçen Havalimanı’mızda 541 bin 760, Antalya Havalimanı’mızda ise 161 bin 405 yolcumuzu ağırladık" şeklinde konuştu. Bakan Uraloğlu ayrıca, Muğla Dalaman ve Muğla Milas-Bodrum havalimanlarında da 22 Mart günü 2026 yılının en yüksek rakamlarına ulaşıldığını kaydetti. Uraloğlu, "19-22 Mart tarihlerinde Muğla Milas-Bodrum Havalimanı’mız 19 bin 290 yolcuya hizmet verdi, 22 Mart günü 5 bin 946 yolcu sayısıyla 2026’nın en yüksek yolcu sayısına ulaştı. Muğla Dalaman Havalimanı’mız da 4 günlük süreçte 17 bin 212 yolcuya hizmet verirken yine bayramın son günü 5 bin 841 yolcu sayısıyla bu yılın en yüksek rakamına ulaştı" diye konuştu.
Bayramda otoyol ve köprülerden 12,3 milyon araç geçti
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:42 Bayramda otoyol ve köprülerden 12,3 milyon araç geçti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ramazan Bayramı döneminde otoyol ve köprülerden 12 milyar 338 bin 48 araç geçişi olduğunu bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026 yılı Ramazan Bayramı dönemindeki karayolu, demiryolu ve havayolunda gerçekleşen trafik verilerini değerlendirdi. Bakan Uraloğlu, "19-22 Mart tarihleri arasında milyonlarca vatandaşımız hava, kara ve demiryolu ulaşım modlarını kullandı" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) sorumluluğundaki otoyollar ile Fatih Sultan Mehmet ve 15 Temmuz Şehitler Köprülerinin Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda ücretsiz olarak hizmet verdiğini hatırlattı. "Otoyol ve köprülerimizden toplam 12 milyon 338 bin 48 araç geçişi gerçekleşti" Bayram yoğunluğunun bir gün önceden başladığına dikkati çeken Uraloğlu, 18 Mart-22 Mart tarihlerinde Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden 1 milyon 156 bin 520, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden ise 932 bin 212 aracın geçiş yaptığını bildirdi. Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu: "Karayolları Genel Müdürlüğümüz sorumluluğundaki iki boğaz köprümüz, beş gün boyunca toplam 2 milyon 88 bin 732 araca hizmet verdi. Aynı dönemde KGM sorumluluğundaki otoyollardan toplam 7 milyon 846 bin 97, Yap-İşlet-Devret projeleri kapsamındaki otoyollardan ise 4 milyon 491 bin 951araç geçiş yaptı. Böylece 5 günlük süreçte otoyol ve köprülerimizden toplam 12 milyon 338 bin 48 araç geçişi gerçekleşti." Otobüsler 1 milyon 632 bin 831 yolcu taşıdı Bakan Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında şehirler arası otobüs firmalarının 44 bin 733 adet seferde 1 milyon 632 bin 831 yolcuya hizmet verdiğini kaydetti. İstanbul’da, başta Marmaray olmak üzere Sirkeci- Kazlıçeşme, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy metro hatlarında 19-22 Mart tarihleri arasında taşınan yolcu sayısına ilişkin bilgi veren Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "İstanbul’un iki yakasını demiryolu ile birbirine bağlayan asrın projesi Marmaray 1 milyon 790 bin 733 vatandaşımıza hizmet verdi. Sirkeci-Kazlıçeşme Hattı’nı 44 bin 898, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Hattı’nı da 114 bin 371 vatandaşımız kullandı." Bakan Uraloğlu, Ankara’da şehrin merkezinden geçen Başkentray’ın yolcu verilerini de değerlendirdi. Uraloğlu, "YHT ile entegre olarak hizmet veren Sincan-Kayaş hattımızda yolcu sayısı da sürekli artıyor. Başkentray ile söz konusu dönemde 249 bin 880 yolcuya hizmet verdik" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında söz konusu kent içi raylı sistemleri toplam 2 milyon 199 bin 882 kişinin kullandığını bildirdi. YHT’ler ile 150 bin 989 vatandaşın seyahat ettiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, "14 Haziran 2024 tarihinde günlük taşınan YHT yolcu sayısı rekoru olan 39 bin 934’ten sonra bayramın son günü 41 bin 449 yolcuya hizmet vererek yeni bir günlük yolcu sayısı rekoru kırdık. Anahat ve bölgesel trenlerle de 138 bin 314 kişiye hizmet sunduk" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, "Söz konusu tarihlerde TCDD Taşımacılık tarafından işletilen yüksek hızlı tren, anahat ve bölgesel trenler ile kent içi raylı sistemleri toplam 2 milyon 489 bin 185 kişi kullandı" dedi. Havalimanları 2 milyon 530 bin 758 yolcuyu ağırladı Bakan Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında Türkiye genelindeki havalimanlarında misafir edilen yolcu sayısının 2 milyon 530 bin 758 olduğunu belirterek bu dönemde toplam 16 bin 851 uçak trafiği gerçekleştiğini kaydetti. Uraloğlu, "İstanbul Havalimanı’nda, 873 bin 851 yolcuya hizmet verdik. Esenboğa Havalimanı’mızda 162 bin 514, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’mızda 135 bin 982, Sabiha Gökçen Havalimanı’mızda 541 bin 760, Antalya Havalimanı’mızda ise 161 bin 405 yolcumuzu ağırladık" şeklinde konuştu. Bakan Uraloğlu ayrıca, Muğla Dalaman ve Muğla Milas-Bodrum havalimanlarında da 22 Mart günü 2026 yılının en yüksek rakamlarına ulaşıldığını kaydetti. Uraloğlu, "19-22 Mart tarihlerinde Muğla Milas-Bodrum Havalimanı’mız 19 bin 290 yolcuya hizmet verdi, 22 Mart günü 5 bin 946 yolcu sayısıyla 2026’nın en yüksek yolcu sayısına ulaştı. Muğla Dalaman Havalimanı’mız da 4 günlük süreçte 17 bin 212 yolcuya hizmet verirken yine bayramın son günü 5 bin 841 yolcu sayısıyla bu yılın en yüksek rakamına ulaştı" diye konuştu.
Pursaklar Belediye Başkanı Çetin, personelle bayramlaştı
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:39 Pursaklar Belediye Başkanı Çetin, personelle bayramlaştı Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Ramazan Bayramı sonrası ilk mesai gününde belediye personeliyle bayramlaştı. Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Ramazan Bayramı tatilinin ardından belediye binasındaki birim müdürlükleriyle ve şantiyelerde çalışan personeli ziyaret ederek, tek tek bayramlarını tebrik etti. "Ailenizle birlikte daha nice sağlıklı, huzurlu bir bayram geçirmenizi diliyorum" Her bayram dönüşünde geleneksel hale getirdikleri bayramlaşma programını belediye hizmet binasında ve şantiyelerde gerçekleştirdiklerini belirten Çetin, "Bayramlar, sevgi, saygı ve kardeşlik duygularının pekiştiği, birlik ve beraberliğimizin daha da güçlendiği müstesna zamanlardır. Personelimizin özverili çalışmalarıyla bayram öncesi ve bayram boyunca halkımıza en iyi hizmeti sunduk. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ailenizle birlikte daha nice sağlıklı, huzurlu bir bayram geçirmenizi diliyorum. Fedakarca çalışan mesai arkadaşlarımla birlikte Pursaklar için dün olduğu gibi bugün de yarın da aynı gayret ve azimle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Belediye çalışanları da düzenlenen bayramlaşma programından duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Ertuğrul Çetin’e teşekkür ederek, bayramını kutladı. Program boyunca çalışanlar arasında da bayramlaşma gerçekleşirken, birlik ve beraberlik duyguları ön plana çıktı. Bayramlaşma programı, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafları ve iyi dileklerin paylaşılmasıyla sona erdi.