Yerel Haberler
Ankara
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:32 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mecliste AK Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına grup toplantısının Türkiye’ye, Türk milletine ve Türk demokrasisine hayırlar getirmesi temennisiyle başlayan Erdoğan, Filistin halkının maruz kaldığı zulme ve gösterdiği direnişe değinerek, "Onca barbarlığa, onca zulme ve soykırıma rağmen ’Susarsak eğer taşları sıkacağız. Acıkırsak eğer toprakla doyacağız ama asla terk etmeyeceğiz. Kanımız masumdur ama onu dökmekten çekinmeyeceğiz, mazimiz önümüzde uzanıyor. Yaşadığımız an içimizde, gelecek sırtımızda’ diyerek topraklarına sahip çıkan Filistin’in yiğit evlatlarını bugün bir kez daha hürmetle selamlıyorum. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dualarımızla, desteklerimizle daima yanlarında olduğumuzu tekrar ifade ediyorum" ifadelerini kullandı. "Kut zaferi ile Bağdat’ın işgali bir sene daha engellenmiş ve 1’inci Dünya Savaşı’nın bitirilmesi iki sene uzatılmıştır" Kut’ül Amare Zaferi’nin 110’uncu yılının idrak edildiğini hatırlatan Erdoğan, "Kut zaferi ile Bağdat’ın işgali bir sene daha engellenmiş ve 1’inci Dünya Savaşı’nın bitirilmesi iki sene uzatılmıştır. Bu zaferde başta General Townshend olmak üzere 5 general ve 476 subayla birlikte toplam 13 bin 309 kişi esir alınmıştır. Zafer sonrasında gazilere hitap eden 6. Ordu Komutanı Halil Kut Paşa, askerlerini ’Aslanlarım, bugün şu kızgın toprağın güneşli semasında şühedamızın ruhları şad-u handan uçuşurken ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum’ diyerek tebrik etmişti. 18. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ise muzaffer askerlerini kutlarken onlara şunları emrediyordu; ’18. Kolordu’nun aslan yürekli erleri, Cenab-ı Hakk’a secdeye kapanalım. Bu akşam şehitlerimize Fatihalar, Tebarekeler, Yasinler okunsun. Gaziler birbirine sarılsın, birbirini tebrik etsinler. Ben de bugünkü Kut’ül Amare Bayramı vesilesiyle sizin pak ve yüksek alınlarınızdan samimiyetle öpüyorum’" dedi. "Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur; aynı hakikat Kut’ül Amare için de geçerlidir" Kut’ül Amare Zaferi’nin tarihe şerefle yazılmış bir kahramanlık destanı olarak yazıldığını ve milli hafızada bu zaferin yer aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu zafer, belli kesimler tarafından tekrar köpürtülen ‘Birinci Dünya Savaşı’nda Araplar bizi sırtımızdan hançerledi’ yalanını deşifre eden en bariz örneklerden biridir. Kut halkı, Osmanlı ordusunun bir parçası gibi hareket ederek kuşatmaya destek olmuş, hatta bu uğurda pek çok şehit vermiştir. Köklü bir Arap ailesinin mensubu olan Uceymi Paşa, muhasara altında kalan bir birliğimizi yanındaki adamlarıyla beraber kurtarmıştır. Arapların yanı sıra Kürdi, Berzenci ve Talabani gibi Kürt aşiretleri de Osmanlı ordusunun yanında savaşmışlardır. Tarihçilerimize göre ordumuza destek veren Arap aşiretlerinin içinde Şii olanlar da bulunuyordu. Zaferin bu yönü, sık sık altını çizdiğimiz Türk, Kürt ve Arap ittifakının ne kadar stratejik bir önemde olduğunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. Sadece Kut’ül Amare’de değil, aynı uhuvvet tablosuna Çanakkale’de de şahit oluyoruz. Saraybosna’dan Üsküp’e, Bakü’den Kudüs’e, Bağdat’tan Şam ve Halep’e kadar nice kardeşimiz ecdadımızla birlikte omuz omuza çarpışmış, şehit düşmüş ve kara toprağı kanlarıyla sulamışlardır. Çanakkale bizim cihanşümul kardeşliğimizin vücut bulduğu yer olmuştur; aynı hakikat Kut’ül Amare için de geçerlidir. Orada da vahdet nifaka galip gelmiş, toplu vuran yürekleri hiçbir müstevli gücün sindiremeyeceği net bir şekilde görülmüştür" diye konuştu. "Coğrafyamızı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattımız kenetlenmektir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte olduğu gibi günümüzde de kardeşi kardeşe kırdırmak suretiyle Türkiye’nin bulunduğu coğrafyayı kana boğmaya çalışanların karşısında en sağlam direnç hattının bir duvarın tuğlaları misali kenetlenmekten geçtiğini vurgulayarak, "Kökenlerimiz, mezheplerimiz, meşreplerimiz farklı olabilir. Hayat tarzlarımız, düşünce dünyamız, siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. Bunların hepsi bizleri bölen, ayrıştıran, kutuplaştıran değil, beşeri ve fikri zenginliğimizi yansıtan müstesna değerlerdir. Özellikle bölgemizin içinden geçtiği şu sancılı dönemde köken, meşrep ve mezhep farklılıklarımızı bir yana bırakıp hep beraber vahdeti kuşanmak, kardeşliği yüceltmek mecburiyetindeyiz. Sadece kendi içimizde değil, sınırlarımızın ötesinde de kardeşliğin diliyle konuşmak, barış mesajlarımızı çok güçlü biçimde vermek durumundayız. Türkiye bunun mücadelesini yürütmektedir. Aynı şekilde biz tüm kadrolarımızla bunun mücadelesini yürütüyoruz" açıklamasında bulundu. "Bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır" Türkiye’nin Kürt, Arap, Türkmen, Fars ayrımı yapmaksızın bölgedeki tüm kardeşleriyle kucaklaşması, ortak tarih, ortak gelecek temelinde yeni bir güvenlik paradigması inşa etmeye çalışmasının tenkit değil, takdir edilecek bir politika olduğunu söyleyen Erdoğan, "Mazimiz gibi istikbalimiz de müşterektir. Dolayısıyla bölgemizde yeni ameliyatlar yapmak isteyenlerin oyunlarına gelmek hem tarihimize hem istikbalimize yapılmış bir ihanet olacaktır. Hangi bahaneyle olursa olsun hiç kimse böyle bir vebali taşıyamaz. Nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez, bizi kimse ayıramaz, barış içinde geleceği kucaklamak varken bize kimse düşman olamaz. Bizim Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de ve daha nice İslam beldesinde şehitlerimizin mübarek kanlarıyla yoğrulmuş dostluğumuzu, kardeşliğimizi bozmaya kimsenin ama hiç kimsenin gücü yetmez. Bunun için kardeşliğimizi kundaklamak isteyenlere eyvallah demeyeceğiz. Aramıza nifak sokmaya çalışanlara inat biz zafer marşlarımızı kardeşlik türkülerimizle birlikte coşkuyla söylemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "2027 yılının Mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını peyderpey teslim edeceğiz" Erdoğan, 81 ilde 500 bin sosyal konut kazandıracak projeye halkın yoğun bir ilgi gösterdiğine dikkati çekerek, "500 bin konut için yaklaşık 8 milyon vatandaşımız başvuru yaptı. Vatandaşlarımızın bu itimadına layık olabilmek için hemen kolları sıvadık, 29 Aralık itibarıyla kura süreçlerimizi başlattık. 4 ay gibi rekor bir sürede 81 ilimizde noter huzurunda tamamen şeffaf bir şekilde 500 bin hak sahibimizi belirledik. Ankara’dan İzmir’e, Gaziantep’ten Trabzon’a, Çorum’dan Hatay’a kadar on binlerce ailemizi ev sahibi yapacak sürecin ilk aşaması tamamlandı. Şimdi hedefimiz evlerimizi hızla inşa edip hak sahiplerine teslim etmek. Sahada çok hızlı bir şekilde inşaat sürecine başlayacağız. İnşallah 2027 yılının Mart ayından itibaren evlerimizin anahtarlarını peyderpey teslim edeceğiz. 7 bin 300 lira ile 11 bin lira arasında bir taksitle insanlarımızı yuva sahibi yapmanın bahtiyarlığını yaşayacağız" dedi. "İstanbul’umuza 100 bin sosyal konutun yanı sıra 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz" Bu projenin yanı sıra İstanbul’da uygulanacak olan kiralık konut uygulamasını da hayata geçirdiklerini söyleyen Erdoğan, "İstanbul’umuza 100 bin sosyal konutun yanı sıra 15 bin kiralık konut inşa ediyoruz. Dar gelirli vatandaşlarımız çok uygun koşullarda TOKİ’den ev kiralayacak. Bu yaz kiralık konutların da anahtarlarını teslim etmeye başlıyoruz" diye konuştu. "Her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi siyasetlerinde şehircilikte olduğu gibi hayatın diğer alanlarında da ‘çözümsüzlük çözümdür’ anlayışına yer olmadığını belirterek, "23 yıldır büyük küçük demeden milletimizin her türlü derdiyle ilgilendik, her sorununa çözüm yolları bulmaya çalıştık. Hak ve hürriyetlerin genişletilmesinden devlete çöreklenmiş oligarşik yapılarla mücadeleye, siyaset odaklarının geriletilmesinden milli iradenin güçlendirilmesine kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık, birçok alanda sessiz devrimler gerçekleştirdik. Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup sırf yolsuzluklarını faş ediyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan, basın mensuplarını küstahça tehdit edenlerden olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik, yapıcı önerilere kulak verdik. Hukuksuzluklar karşısında hakkımızı yine hukukun içinde aradık. ‘Onu kapatacağız, şunun kapısına kilit vuracağız ve hepinizden hesap soracağız’ gibi anti demokratik yollara asla tevessül etmedik" ifadelerine yer verdi. "Rüşvet pazarlığı yapanlara iki laf edemeyenler kürsüde önlerine gelene tehditler savuruyor" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in seviyesiz ifadelerle AK Parti’yi hedef aldığını söyleyen Erdoğan, "İçinde zerre kadar vizyonun, projenin ve nezaketin olmadığı, Türkiye’nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler muhatap oldu. Yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler, basın mensupları karşı aslan postuna bürünüyor. Rüşvet pazarlığı yapanlara iki laf edemeyenler kürsüde önlerine gelene tehditler savuruyor. Yıllarca basın özgürlüğünden farklı seslere ve görüşlere saygılı olmaktan eleştirilere kulak vermekten bahsettiler ama daha ortada hiçbir şey yokken onu bunu tehdit etmeye başladılar. Bu mu sizin basın hürriyetinden anladığınız? Bu mu sizin özgürlük ve demokrasi anlayışınız? Bu mu sizin siyaset tarzınız? Kendini dev aynasında görenlere sadece şunu söylemek isterim; beyler cirminiz kadar yer yakarsınız. Tehditle, şantajla, dozunu devamlı artırdığınız hakaret senfonileriyle bu ülkede kimseyi sindiremezsiniz" değerlendirmesinde bulundu. "CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil hemen basını susturmak geliyor" "Kabul etseniz de etmeseniz de alışık olduğunuz eski Türkiye artık yok" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Gazetelerin CHP’nin basın bülteni gibi çıktığı günler artık geride kaldı. Ekranların CHP ideolojisine tahsis edildiği günler artık geride kaldı. Aykırı sesleri susturduğunuz günler artık bu ülkede geride kaldı. Basının sizi eleştirmesine, etik ilkelere riayet ederek yolsuzluk iddialarını haberleştirmesine öyle veya böyle alışacaksınız. Yankı odalarınızın dışında farklı sesler duymaya alışacaksınız. Beytülmale el uzatmışsanız adalete hesap vermeye alışacaksınız. Türkiye uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe nihayet kavuşmuştur ve bundan geriye dönüş olmayacaktır. Her gün yeni bir skandal patlak veriyor. CHP yönetiminin aklına iddiaların üzerine gitmek değil, hemen basını susturmak geliyor. Beyefendilerin aklına para kuleleriyle, baklava kutularıyla mücadele değil, bunların üzerine giden kurumları tehdit etmek geliyor. ‘Yolsuzluklardan arınalım, Gazi’nin partisini çıkar şebekelerinin oyuncağı olmaktan kurtaralım’ gibi ne bir düşünceleri ne de böyle bir niyetleri var. Sonra da utanmadan çıkıp ahlaki üstünlükten dem vuruyorlar. Ortada ahlak mı bıraktınız ki bir de üstünlük olsun. Bunca kepazelikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmanız sizin üstünlüğünüzden değil, yüzsüzlüğünüzden kaynaklanıyor. İnsan bir özeleştiri yapar. Başkalarını suçlamadan önce kendisini bir hesaba çeker. Yolsuzluk virüsü bünyeyi sarmadan insan bir müdahale eder. Hem bunları yapmayacaksın bir de üstüne basını tehdit edeceksin. Ne diyelim? Cenab-ı Allah bu milleti, bu ülkeyi CHP zihniyetinin eline düşürmesin." "Ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüğümüzde Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz daha da hızlanacaktır" Bir taraftan 500 bin sosyal konut için kura çekildiğini, diğer taraftan Türkiye’yi küresel bir cazibe merkezine haline getirecek adımların atıldığını dile getiren Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı’nda yatırımlar için ‘güçlü merkez’ şiarıyla hazırladığımız kapsamlı çalışmayı inşallah yakında meclisimizin takdirine sunacağız. Hedefimiz; istikrar adası vasfını son hadiselerle bir kez daha tescilleyen ülkemizi, üretim, ticaret, lojistik ve yatırım alanlarında küresel bir merkeze dönüştürmek ve Türkiye’nin rekabet gücünü artırmaktır. Ekonomik şahlanışımızın bir diğer lokomotifi ise ‘Terörsüz Türkiye’ sürecidir. Ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözdüğümüzde inşallah Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz daha da hızlanacaktır. Maruz kaldığımız gizli açık tüm sabotajlara rağmen süreçte on sekizinci ayı geride bıraktık ve hamdolsun birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık" dedi. "Komisyon raporunun ışığında siyasi partilerimizin de desteğiyle Cumhur İttifakı olarak bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız" Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan raporun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Komisyon raporunun ışığında siyasi partilerimizin de desteğiyle Cumhur İttifakı olarak bu kavşağı da kazasız belasız geçelim arzusundayız. Süreçle ilgili son günlerde belli çevreler tarafından köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Sürece dair karamsar senaryolar yazanlar gerçeklerle değil, tamamen vehimleriyle hareket etmektedir. 23 Nisan resepsiyonunda da ifade ettiğim gibi olumlu bir atmosfer vardır, yapılması gerekenler bellidir ve süreç olması gerektiği şekilde ilerlemektedir. Sorunun devamından çıkar sağlayanların ürettiği algıların hiçbiri bunu değiştirmeyecektir. Biz bu yola ittifak olarak Türkiye’nin önündeki en büyük engellerden birini kaldırmak için çıktık. Biz bu yola bölgemizde oynanan sinsi oyunları bozmak için çıktık. Biz bu yola kardeşliğimize saplanan hançeri söküp atmak için çıktık. Biz bu yola silahların tahakkümüne tamamen son vererek, sivil siyasetin demokratik kapasitesini daha da güçlendirmek için çıktık. Biz bu yola kendimiz için değil Türkiye’nin aydınlık yarınları için çıktık. Bizim yaşadığımız acıları evlatlarımız yaşamasın, bizim ödediğimiz ağır bedelleri gelecek nesiller ödemesin diye biz bu yola revan olduk. İnşallah bu kutlu yolda menzile vasıl olana kadar sabırla samimiyette ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:16 Hakan Çakır davasında sanıklara verilen cezaların gerekçesi açıklandı Ankara’da çıkan tartışmada Hakan Çakır’ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin 2’si çocuk 5 sanığın yargılandığı davada mahkeme, verilen cezaların gerekçesini açıkladı. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara’nın Keçiören ilçesinde geçen yıl 22 yaşındaki Hakan Çakır’ın annesine ve kız kardeşine laf atan kişilerle tartışması sonucu çıkan kavgada bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin sanıklar Cemal Zeynal ve Ahmet Emir Zeynal hakkında "kasten öldürme" suçundan müebbet, "öldürmeye teşebbüs" suçundan 28 yıl hapis cezası, suça sürüklenen çocuk B.S.Z. (17) hakkında "kasten öldürme" ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından 32 yıl, suça sürüklenen çocuk T.Y.Z. (14) hakkında ise aynı suçlardan 25 yıl hapis cezası verilmesinin gerekçesini açıkladı. Mahkemenin gerekçeli kararında, sanıklar Ahmet Emir Zeynal, Cemal Zeynal, B.S.Z. ve T.Y.Z.’nin olayın ikinci aşamasında birlikte hareket ettikleri, Ahmet Emir Zeynal’ın olay yerinden ayrıldıktan sonra diğer sanıkları çağırdığı, bu kişilerin pala, bıçak ve çivili sopa gibi silahlarla olay yerine gelerek karşı tarafa beraber saldırdıkları, eylemde ortak hakimiyet kurdukları ve müşterek fail olarak hareket ettikleri ifade edildi. "Öldürme kastıyla hareket edildi" Gerekçede maktul Çakır’ın vücudunda tespit edilen kesici ve delici alet yaralarının her birinin ayrı ayrı şekilde öldürücü nitelikte olduğu, ölümün büyük damar yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği, kullanılan aletler, darbe sayısı ve hedef bölgeler birlikte değerlendirilerek sanıkların öldürme kastıyla hareket ettikleri ifade edildi. Maktul Çakır’ın ağabeyi Hakkı Can Çakır ve Şahin Çakır’a yönelik eylemlerde mağdurların hayati tehlike geçirecek ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde kesici-delici alet yaralanmaları aldığı, yaralanmaların niteliği, kullanılan aletler ve darbe bölgeleri dikkate alınarak eylemlerin öldürmeye yönelik olduğu fakat dış müdahale nedeniyle tamamlanamadığı anlatıldı. Sanıklar Ahmet Emir Zeynal, Cemal Zeynal, B.S.Z. ve T.Y.Z’nin fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, pala, sopa, bıçak ve çivili sopadan oluşan saldırı araçlarıyla maktul Hakan Çakır’a, sanıklar Hakkı Can Çakır, Şahin Çakır, Eyyüp Demir’e ve katılan Sevender Özkan’a yöneldikleri ve saldırıya başladıkları belirtildi. Çakır ailesinin teskin etme çabalarına karşın eylemlerini devam ettirdikleri ve bunun üzerine yoğun fiziki saldırının başladığı anlatılan gerekçeli kararda, maktul Çakır ve ailesinin de kendilerini korumaya çalıştıkları ancak maktul Çakır’ın olay yerine hayatını kaybettiği anlatıldı. Gerekçeli kararda, Eyyüp Demir ve Sevender Özkan’a yönelik eylemlerde ise yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu ancak eylemlerin bıçak, pala ve sopa gibi silah sayılan aletlerle gerçekleştirilmesi nedeniyle kasten yaralama suçunun oluştuğu belirtildi. Ahmet Emir Zeynal’ın tehdit ve hakaret içerikli sözler söylediği fakat bu sözlerin ardından öldürme ve yaralama eylemlerinin gerçekleşmesi nedeniyle tehdit suçundan ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığının değerlendirildiği de belirtildi. Sanık Umut Kılınç’ın öldürme ve yaralama eylemlerine iştirak ettiğine dair kesin ve yeterli delil elde edilemediği, olayın ilk aşamasında darp eylemine katıldığının sabit olduğu ve öldürücü nitelikteki saldırı aşamasında ortak hakimiyet kurduğunun ispatlanamadığı ifade edildi. Hakkı Can Çakır, Şahin Çakır ve Eyyüp Demir’in eylemlerinin ise kendilerine ve yakınlarına yönelik saldırıyı bertaraf etmeye yönelik olduğu, olayın koşulları itibarıyla meşru savunma kapsamında kaldığının değerlendirildiği kaydedildi. İddianameden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Keçiören’de 22 yaşındaki Hakan Çakır’ın çıkan kavgada bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin 5 sanık hakkında iddianame düzenlemişti. 10 Ağustos gecesi saat 01.00 sıralarında evine giden Çakır’ın kardeşi M.N.Ç. ile annesi S.Ö’nün yolu kapattıkları gerekçesiyle Umut Kılınç ve Ahmet Emir Zeynal’dan çekilmelerini istedikleri, şahısların yol verdikten sonra laf atmaları üzerine tartışma çıktığı belirtilen iddianamede, yaşanan arbedede Hakan Çakır’ın aldığı bıçak yarasıyla yaşamını yitirdiği belirtilmişti. İddianamede, sanıklar Ahmet Emir Zeynal, Cemal Zeynal ve Umut Kılınç’ın maktul Hakan Çakır’a yönelik "kasten öldürme" suçundan müebbet, ayrıca "kasten öldürmeye teşebbüs", "basit yaralama", "hakaret", "kadına karşı basit yaralama" ve "tehdit" suçlarından sırasıyla 45 yıl 9 ay, 40 yıl 6 ay ve 42 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti. Suça sürüklenen çocuklar B.S.Z’nin "silahla basit yaralama", "kasten öldürme" ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından 41 yıl, T.Y.Z’nin ise aynı suçlardan 26 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.
Pakistan Milli Günü Ankara’da düzenlenen programla kutlandı
23 Mart 2026 Pazartesi - 14:41 Pakistan Milli Günü Ankara’da düzenlenen programla kutlandı Ankara’da Pakistan Büyükelçiliği tarafından 23 Mart Pakistan Milli Günü sebebiyle program gerçekleştirildi. Pakistan Büyükelçiliği tarafından 23 Mart Pakistan Milli Günü dolayısıyla program düzenlendi. Program, bayrak çekme töreni ve Pakistan Milli Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende elçilik personelinden Saeed Anwar tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Program kapsamında Pakistan Cumhurbaşkanı Asif Ali Zerdari ve Pakistan Başbakanı Shehbaz Sharif’in Milli Gün mesajları diplomatlar tarafından okundu. Programda konuşan Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yousaf Junaid, Pakistan’ın kuruluş sürecine ve verilen mücadelelere değinerek, ülkenin zorluklara rağmen güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini vurguladı. Son zamanlarda küresel ölçekte önemli sınamalar yaşandığını belirten Junaid, bu süreçte daha fazla çalışmanın ve dayanışmanın önemine dikkat çekti. Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluğun gücüne de işaret eden Junaid, birlik ve kararlılık mesajı verdi. Pakistan İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Asif Ali Zardari’nin mesajı ise şöyle: "Pakistan Günü münasebetiyle tüm Pakistan milletine en içten dileklerimi ve dualarımı iletiyorum. Tam da bugün, 1940 yılında, alt kıtanın Müslümanları Pakistan Kararı’nı kabul ederek, İslami prensiplere uygun şekilde özgürce yaşayabilecekleri ayrı bir vatan kurulması fikrini ortaya koymuşlardır. Bugün, Pakistan’ın kurulmasına giden yolda mücadele eden ve fedakârlıklar gösteren büyüklerimizi saygıyla anıyoruz. Pakistan Günü bize, milli kararlılığı gerçeğe dönüştürmede birlik ve dayanışmanın en önemli unsurlar olduğunu hatırlatmaktadır. Pakistan’ın 1947’de kurulması sırasında pek çok zorlukla karşı karşıya kaldık. Tarih göstermektedir ki karşılıklı iş birliği, sıkı çalışma ve yetkinlik sayesinde bu zorlukların üstesinden geldik ve her alanda kayda değer başarılar elde ettik. Devlet kurumlarımızı kurduk, savunma kapasitemizi aşılmaz hale getirdik, nükleer caydırıcılık kazandık, terörizme karşı uzun ve başarılı bir gayri nizami mücadele yürüttük ve ulusal felaketler sırasında fedakârlık ve dayanışmanın parlak örneklerini sergiledik. Pakistan Günü vesilesiyle hukukun üstünlüğünü sağlamayı, demokratik kurumları güçlendirmeyi, eşitsizliği azaltmayı, kadınları güçlendirmeyi, siyasi ve ekonomik istikrarı teşvik etmeyi ve terörizm ile aşırılığın belasını ortadan kaldırmayı kararlılıkla hedeflemeliyiz. Geçmişte hedeflerimize ulaştık ve inanıyorum ki bugün karşı karşıya olduğumuz zorlukların üstesinden gelme kapasitesine tamamen sahibiz; birlik, iman ve disiplin, Pakistan’ı daha da güçlü ve müreffeh kılmamızda bize yol gösterecek temel ilkelerdir. Ulusal kahramanlarımızı ve Pakistan’ın kurulması ve istikrarı için fedakârlık yapan, vatanın güvenliği, istikrarı ve refahı uğruna hayatlarını adayan şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla analım. Yüce Allah koruyucumuz ve destekçimiz olsun. Amin. Pakistan çok yaşa." Tören, Pakistan’ın sürekli ilerlemesi, güvenliği ve refahı için edilen dualarla sona erdi.
Bayramda otoyol ve köprülerden 12,3 milyon araç geçti
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:47 Bayramda otoyol ve köprülerden 12,3 milyon araç geçti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ramazan Bayramı’nda otoyol ve köprülerden 12 milyon 338 bin 48 araç geçişi gerçekleştiğini bildirdi. 2026 yılı Ramazan Bayramı dönemindeki kara yolu, demir yolu ve hava yolunda gerçekleşen trafik verilerini değerlendiren Bakan Uraloğlu, "19-22 Mart tarihleri arasında milyonlarca vatandaşımız hava, kara ve demir yolu ulaşım modlarını kullandı" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) sorumluluğundaki otoyollar ile Fatih Sultan Mehmet ve 15 Temmuz Şehitler Köprülerinin Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda ücretsiz olarak hizmet verdiğini hatırlattı. "Otoyol ve köprülerimizden toplam 12 milyon 338 bin 48 araç geçişi gerçekleşti" Bayram yoğunluğunun bir gün önceden başladığına dikkati çeken Uraloğlu, 18 Mart-22 Mart tarihlerinde Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden 1 milyon 156 bin 520, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden ise 932 bin 212 aracın geçiş yaptığını bildirdi. Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu: "Karayolları Genel Müdürlüğümüz sorumluluğundaki iki boğaz köprümüz, beş gün boyunca toplam 2 milyon 88 bin 732 araca hizmet verdi. Aynı dönemde KGM sorumluluğundaki otoyollardan toplam 7 milyon 846 bin 97, Yap-İşlet-Devret projeleri kapsamındaki otoyollardan ise 4 milyon 491 bin 951araç geçiş yaptı. Böylece 5 günlük süreçte otoyol ve köprülerimizden toplam 12 milyon 338 bin 48 araç geçişi gerçekleşti." Otobüsler 1 milyon 632 bin 831 yolcu taşıdı Bakan Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında şehirler arası otobüs firmalarının 44 bin 733 adet seferde 1 milyon 632 bin 831 yolcuya hizmet verdiğini kaydetti. İstanbul’da, başta Marmaray olmak üzere Sirkeci-Kazlıçeşme, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy metro hatlarında 19-22 Mart tarihleri arasında taşınan yolcu sayısına ilişkin bilgi veren Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "İstanbul’un iki yakasını demir yolu ile birbirine bağlayan asrın projesi Marmaray 1 milyon 790 bin 733 vatandaşımıza hizmet verdi. Sirkeci-Kazlıçeşme Hattı’nı 44 bin 898, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Hattı’nı da 114 bin 371 vatandaşımız kullandı." Bakan Uraloğlu, Ankara’da şehrin merkezinden geçen Başkentray’ın yolcu verilerini de değerlendirdi. Uraloğlu, "YHT ile entegre olarak hizmet veren Sincan-Kayaş hattımızda yolcu sayısı da sürekli artıyor. Başkentray ile söz konusu dönemde 249 bin 880 yolcuya hizmet verdik" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında söz konusu kent içi raylı sistemleri toplam 2 milyon 199 bin 882 kişinin kullandığını bildirdi. YHT’ler ile 150 bin 989 vatandaşın seyahat ettiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, "14 Haziran 2024 tarihinde günlük taşınan YHT yolcu sayısı rekoru olan 39 bin 934’ten sonra bayramın son günü 41 bin 449 yolcuya hizmet vererek yeni bir günlük yolcu sayısı rekoru kırdık. Anahat ve bölgesel trenlerle de 138 bin 314 kişiye hizmet sunduk" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, "Söz konusu tarihlerde TCDD Taşımacılık tarafından işletilen yüksek hızlı tren, anahat ve bölgesel trenler ile kent içi raylı sistemleri toplam 2 milyon 489 bin 185 kişi kullandı" dedi. Havalimanları 2 milyon 530 bin 758 yolcuyu ağırladı Bakan Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında Türkiye genelindeki havalimanlarında misafir edilen yolcu sayısının 2 milyon 530 bin 758 olduğunu belirterek bu dönemde toplam 16 bin 851 uçak trafiği gerçekleştiğini kaydetti. Uraloğlu, "İstanbul Havalimanı’nda 873 bin 851 yolcuya hizmet verdik. Esenboğa Havalimanı’mızda 162 bin 514, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’mızda 135 bin 982, Sabiha Gökçen Havalimanı’mızda 541 bin 760, Antalya Havalimanı’mızda ise 161 bin 405 yolcumuzu ağırladık" şeklinde konuştu. Bakan Uraloğlu ayrıca, Muğla Dalaman ve Muğla Milas-Bodrum havalimanlarında da 22 Mart günü 2026 yılının en yüksek rakamlarına ulaşıldığını kaydetti. Uraloğlu, "19-22 Mart tarihlerinde Muğla Milas-Bodrum Havalimanı’mız 19 bin 290 yolcuya hizmet verdi, 22 Mart günü 5 bin 946 yolcu sayısıyla 2026’nın en yüksek yolcu sayısına ulaştı. Muğla Dalaman Havalimanı’mız da 4 günlük süreçte 17 bin 212 yolcuya hizmet verirken yine bayramın son günü 5 bin 841 yolcu sayısıyla bu yılın en yüksek rakamına ulaştı" diye konuştu.
Bayramda otoyol ve köprülerden 12,3 milyon araç geçti
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:42 Bayramda otoyol ve köprülerden 12,3 milyon araç geçti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ramazan Bayramı döneminde otoyol ve köprülerden 12 milyar 338 bin 48 araç geçişi olduğunu bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026 yılı Ramazan Bayramı dönemindeki karayolu, demiryolu ve havayolunda gerçekleşen trafik verilerini değerlendirdi. Bakan Uraloğlu, "19-22 Mart tarihleri arasında milyonlarca vatandaşımız hava, kara ve demiryolu ulaşım modlarını kullandı" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) sorumluluğundaki otoyollar ile Fatih Sultan Mehmet ve 15 Temmuz Şehitler Köprülerinin Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda ücretsiz olarak hizmet verdiğini hatırlattı. "Otoyol ve köprülerimizden toplam 12 milyon 338 bin 48 araç geçişi gerçekleşti" Bayram yoğunluğunun bir gün önceden başladığına dikkati çeken Uraloğlu, 18 Mart-22 Mart tarihlerinde Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden 1 milyon 156 bin 520, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden ise 932 bin 212 aracın geçiş yaptığını bildirdi. Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu: "Karayolları Genel Müdürlüğümüz sorumluluğundaki iki boğaz köprümüz, beş gün boyunca toplam 2 milyon 88 bin 732 araca hizmet verdi. Aynı dönemde KGM sorumluluğundaki otoyollardan toplam 7 milyon 846 bin 97, Yap-İşlet-Devret projeleri kapsamındaki otoyollardan ise 4 milyon 491 bin 951araç geçiş yaptı. Böylece 5 günlük süreçte otoyol ve köprülerimizden toplam 12 milyon 338 bin 48 araç geçişi gerçekleşti." Otobüsler 1 milyon 632 bin 831 yolcu taşıdı Bakan Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında şehirler arası otobüs firmalarının 44 bin 733 adet seferde 1 milyon 632 bin 831 yolcuya hizmet verdiğini kaydetti. İstanbul’da, başta Marmaray olmak üzere Sirkeci- Kazlıçeşme, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy metro hatlarında 19-22 Mart tarihleri arasında taşınan yolcu sayısına ilişkin bilgi veren Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "İstanbul’un iki yakasını demiryolu ile birbirine bağlayan asrın projesi Marmaray 1 milyon 790 bin 733 vatandaşımıza hizmet verdi. Sirkeci-Kazlıçeşme Hattı’nı 44 bin 898, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Hattı’nı da 114 bin 371 vatandaşımız kullandı." Bakan Uraloğlu, Ankara’da şehrin merkezinden geçen Başkentray’ın yolcu verilerini de değerlendirdi. Uraloğlu, "YHT ile entegre olarak hizmet veren Sincan-Kayaş hattımızda yolcu sayısı da sürekli artıyor. Başkentray ile söz konusu dönemde 249 bin 880 yolcuya hizmet verdik" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında söz konusu kent içi raylı sistemleri toplam 2 milyon 199 bin 882 kişinin kullandığını bildirdi. YHT’ler ile 150 bin 989 vatandaşın seyahat ettiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, "14 Haziran 2024 tarihinde günlük taşınan YHT yolcu sayısı rekoru olan 39 bin 934’ten sonra bayramın son günü 41 bin 449 yolcuya hizmet vererek yeni bir günlük yolcu sayısı rekoru kırdık. Anahat ve bölgesel trenlerle de 138 bin 314 kişiye hizmet sunduk" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, "Söz konusu tarihlerde TCDD Taşımacılık tarafından işletilen yüksek hızlı tren, anahat ve bölgesel trenler ile kent içi raylı sistemleri toplam 2 milyon 489 bin 185 kişi kullandı" dedi. Havalimanları 2 milyon 530 bin 758 yolcuyu ağırladı Bakan Uraloğlu, 19-22 Mart tarihleri arasında Türkiye genelindeki havalimanlarında misafir edilen yolcu sayısının 2 milyon 530 bin 758 olduğunu belirterek bu dönemde toplam 16 bin 851 uçak trafiği gerçekleştiğini kaydetti. Uraloğlu, "İstanbul Havalimanı’nda, 873 bin 851 yolcuya hizmet verdik. Esenboğa Havalimanı’mızda 162 bin 514, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’mızda 135 bin 982, Sabiha Gökçen Havalimanı’mızda 541 bin 760, Antalya Havalimanı’mızda ise 161 bin 405 yolcumuzu ağırladık" şeklinde konuştu. Bakan Uraloğlu ayrıca, Muğla Dalaman ve Muğla Milas-Bodrum havalimanlarında da 22 Mart günü 2026 yılının en yüksek rakamlarına ulaşıldığını kaydetti. Uraloğlu, "19-22 Mart tarihlerinde Muğla Milas-Bodrum Havalimanı’mız 19 bin 290 yolcuya hizmet verdi, 22 Mart günü 5 bin 946 yolcu sayısıyla 2026’nın en yüksek yolcu sayısına ulaştı. Muğla Dalaman Havalimanı’mız da 4 günlük süreçte 17 bin 212 yolcuya hizmet verirken yine bayramın son günü 5 bin 841 yolcu sayısıyla bu yılın en yüksek rakamına ulaştı" diye konuştu.
Pursaklar Belediye Başkanı Çetin, personelle bayramlaştı
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:39 Pursaklar Belediye Başkanı Çetin, personelle bayramlaştı Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Ramazan Bayramı sonrası ilk mesai gününde belediye personeliyle bayramlaştı. Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Ramazan Bayramı tatilinin ardından belediye binasındaki birim müdürlükleriyle ve şantiyelerde çalışan personeli ziyaret ederek, tek tek bayramlarını tebrik etti. "Ailenizle birlikte daha nice sağlıklı, huzurlu bir bayram geçirmenizi diliyorum" Her bayram dönüşünde geleneksel hale getirdikleri bayramlaşma programını belediye hizmet binasında ve şantiyelerde gerçekleştirdiklerini belirten Çetin, "Bayramlar, sevgi, saygı ve kardeşlik duygularının pekiştiği, birlik ve beraberliğimizin daha da güçlendiği müstesna zamanlardır. Personelimizin özverili çalışmalarıyla bayram öncesi ve bayram boyunca halkımıza en iyi hizmeti sunduk. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ailenizle birlikte daha nice sağlıklı, huzurlu bir bayram geçirmenizi diliyorum. Fedakarca çalışan mesai arkadaşlarımla birlikte Pursaklar için dün olduğu gibi bugün de yarın da aynı gayret ve azimle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Belediye çalışanları da düzenlenen bayramlaşma programından duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Ertuğrul Çetin’e teşekkür ederek, bayramını kutladı. Program boyunca çalışanlar arasında da bayramlaşma gerçekleşirken, birlik ve beraberlik duyguları ön plana çıktı. Bayramlaşma programı, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafları ve iyi dileklerin paylaşılmasıyla sona erdi.
Tüm okullarda ilk ders: Finansal okuryazarlık
23 Mart 2026 Pazartesi - 12:16 Tüm okullarda ilk ders: Finansal okuryazarlık Milli Eğitim Bakanlığı ve Sermaye Piyasası Kurulu iş birliğinde hazırlanan "Finansal Okuryazarlık Dersi" ; içerikleri, ilkokul, ortaokul ve lise kademesindeki tüm okullarda birinci ders saatinde ortak olarak yarın işlenecek. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin (TYMM) programlar arası bileşenleri arasında tanımlanan ‘okuryazarlık becerileri’ kapsamında, finansal okuryazarlık önemli bir beceri alanı olarak yer alıyor. Beceri temelli, bütüncül ve yaşamla ilişkili öğrenme yaklaşımı doğrultusunda finansal okuryazarlık; öğrencilerin bilinçli bireyler olarak yetişmelerine katkı sunan temel alanlardan biri olarak değerlendiriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından TYMM ile uyumlu olarak öğrencilere yönelik Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ve EBA Akademi; öğretmenler ile yöneticilere yönelik ise Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) platformlarına içerikler geliştiriliyor. Bu doğrultuda, Sermaye Piyasası Kurulu ile iş birliğiyle finansal okuryazarlık konusunda çalışmalar yürütülüyor. Yapılan çalışmalar doğrultusunda, tüm öğrencilerin finansal okuryazarlığa dair farkındalık ve bilinç düzeylerinin geliştirilmesi amacıyla yarın temel eğitim ve ortaöğretim kademesindeki tüm okullarda birinci ders saati, "Finansal Okuryazarlık Dersi" ortak şekilde işlenecek. Öğretmenin branşı fark etmeksizin ilkokul, ortaokul ve lise seviyeleri için hazırlanan ders planları ve materyalleri EBA üzerinden yayımlandı. Yasa dışı bahis ve sanal kumara karşı farkındalık oluşturulacak Finansal okuryazarlık dersinde öğrencilere, dijital dünyanın finansal risklerine yönelik farkındalık kazandırılması amaçlanıyor. Derste, teknoloji ve dijital platformların hayatın her alanında yer almasının, işleri hızlandırıp kolaylaştırdığına ancak bununla birlikte bu platformların, kötü niyetli kişiler için yeni dolandırıcılık yöntemlerine zemin hazırladığına dikkat çekildi. Yasa dışı bahis ve sanal kumar gibi tehlikelere karşı uyarılara yer verilecek derste ayrıca bütçe planlama, kaynakların etkili kullanımı gibi konu başlıklarında öğrenciler bilgilendirilecek. Finansal okuryazarlık dersi ile teknolojinin ve dijital platformların günlük yaşamdaki ve finansal faaliyetlerdeki yerini fark etmeleri için öğrencilere rehberlik edilmesi hedefleniyor. Ders planları ve içeriklerine https://www.eba.gov.tr/dijital-teknolojiler adresinde yer alan ‘finansal okuryazarlık’ alanından erişilebilecek.
Özel Nitelikli Alım Heyetleri ile küresel alıcılar Türk ihracatçılarıyla buluşuyor
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:51 Özel Nitelikli Alım Heyetleri ile küresel alıcılar Türk ihracatçılarıyla buluşuyor Ticaret Bakanlığı, Türk ihracatçılarını küresel alıcılarla buluşturmak amacıyla Özel Nitelikli Alım Heyeti programlarını devreye aldı. Ticaret Bakanlığı, ihracatçıların kurumsal kapasitesi güçlendirilmesi amacıyla Özel Nitelikli Alım Heyeti programlarını devreye aldı. Program kapsamında uluslararası pazarlarda söz sahibi olan karar vericiler Türkiye’de ağırlanarak Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda yerli firmalara doğrudan temas kurmaları sağlanacak. Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Özel Nitelikli Alım Heyeti uygulamasıyla ihracatçıların kurumsal kapasitelerini, kalite standartlarını ve operasyonel yetkinliklerini geliştirmeye teşvik edileceği ifade edildi. Açıklamada, "Firmalarımızın küresel tedarik zincirlerine entegrasyon süreci hızlandırılmakta; klasik çoklu B2B organizasyonlarından farklı olarak, tek bir hedef alıcı firmaya odaklanan yapı sayesinde görüşmeler daha stratejik, hazırlıklı ve sonuç odaklı bir zeminde gerçekleştirilmektedir. Bu yaklaşım, hedef odaklılık ve iş birliğinin derinleşmesi bakımından etkin ve sürdürülebilir bir mekanizma sunmaktadır" denildi. Ayrıca, 2026 yılı için 15 Özel Nitelikli Alım Heyeti programının hedeflendiği ve belirtilerek, yılın ilk iki ayında 6 programın gerçekleştirildiği bilgisi paylaşılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu kapsamda, İtalya merkezli Twinset, Birleşik Krallık merkezli KASHKET & PARTNERS LTD (Firmin House) ve Burberry, Umman merkezli Nesto Group, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli VOGACLOSET ve ABD merkezli Ariat International Inc. firmalarına yönelik organizasyonlar düzenlenmiştir. 2025 yılı içerisinde gerçekleştirilen 10 Özel Nitelikli Alım Heyeti programı kapsamında Katar merkezli Consolidated Contractors Company (CCC) ve Tivoli, ABD merkezli Delta Group (Delta Enterprise Corp.) ve L.L. Bean, Ekvator merkezli Corporacin Favorita C.A. ve Corporacin El Rosado, İtalya merkezli United Colors of Benetton ve Sisley, Güney Kore merkezli Coupang Corp ve Suudi Arabistan merkezli Marriot firmalarına yönelik programlar başarıyla icra edilmiştir. Söz konusu heyetler; inşaat ve proje taahhüt, perakende zincirleri, hazır giyim ve tekstil, e-ticaret, ayakkabı ve deri mamulleri, bebek mobilyası ve otel tekstili başta olmak üzere geniş bir sektör yelpazesini kapsamıştır. Ticaret Bakanlığı olarak, ihracatçılarımızı dünyanın dört bir yanındaki nitelikli alıcılarla buluşturmaya, firmalarımızın küresel tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirmeye ve sürdürülebilir ihracat artışını desteklemeye yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."