GÜNDEM - 29 Nisan 2026 Çarşamba 14:40

HAK-İŞ’ten Sudan ile dayanışma eylemi

A
A
A
HAK-İŞ’ten Sudan ile dayanışma eylemi

HAK-İŞ, Sudan’da 2023 yılından bu yana devam eden iç savaşın yol açtığı insani krize dikkat çekmek amacıyla Sudan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (SWTUF) ile birlikte Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçiliği önünde eylem düzenledi.


HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Sudan SWTUF Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ve konfederasyon üyeleriyle birlikte Birleşik Arap Emirlikleri’nin Ankara Büyükelçiliği önünde düzenlenen eyleme katıldı. Sudan’daki darbecilerin bölünmesinden sonra ortaya çıkan taşeron örgütlerin arkasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin olduğunu belirten Arslan, "Birleşik Arap Emirlikleri’ni protest etmek için buradayız. Birleşik Arap Emirlikleri, siyonist devlet İsrail’le iş birliği yaparak nasıl ki Gazze’deki katliamlara destek vermişlerse, nasıl ki Arap Birliği’ne, Filistin halkına ihanet etmişlerse, şimdi de Sudan halkına ihanet ediyorlar. Sudan halkına bir kısım paralı askerlerle, bir kısım vekil güçlerle saldırıyorlar ve Sudan halkına büyük bir acı yaşatmaktadırlar. Bu vekil güçleri kullanma geleneği ne yazık ki dünyada yaygınlaşıyor. Birleşik Arap Emirlikleri dediğimiz ülke, 15 Temmuz Türkiye’deki darbe girişiminin de arkasında olduğu söylenen bir ülke. Aynı zamanda Somali’de, Afrika’daki istikrarsızlıkların arkasında yer alan bir ülke. Bunlar paralarıyla her şeyi satın alacağına inanıyorlar. Bunların zihniyeti bu" dedi.



"2 milyon 200 bin nüfus olan şehir 400 bine düştü"


Filistin ve Sudan halkına karşı yapılan soykırıma karşı olduklarını belirten Arsalan, "İslam dünyasına en büyük hançeri vuran, Filistin halkını satan, Sudan halkına her türlü acıyı yaşatan bu alçaklara karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Paralı askerlerin özellikle Faşir kentinde yaptıkları katliamları bütün dünyaya duyurmak için mücadele ediyoruz. Faşir, Darfur bölgesinin başkenti. 2 milyon 200 bin nüfus olan bu şehir, ne yazık ki düştükten sonra 400 bine düştü nüfusu. Birleşmiş Milletler’in açıklamasına göre üç gün içerisinde 6 bin Faşirli’yi, Darfurlu’yu, Sudanlı’yı katlettiler. Sadece bir hastanede 400 hasta ve yakınını katlettiler. Bunlar katiller, bunlar hainler, bunlar alçaklar. İnsan hakları bunların defterinde yok" şeklinde konuştu.



"Burada savaş falan yok, paralı askerlerin katliamı var"


Sudan’da karşılıklı bir savaşın söz konusu olmadığına dikkat çeken Arslan, "Onlar hedeflerine ulaşmak için bu paralı askerleri kullanıyorlar. Kolombiya dahil 17 ülkeden paralı askerler çalışıyor. Burada savaş falan yok. Paralı askerlerin katliamı var. Bu alçaklar sadece katliam yapmıyor, hırsızlık yapmıyorlar. Paralı askerler Sudan’da ne bulursa çalıp satıyorlar. En son Birleşmiş Milletler, uluslararası kırmızı bültenle de aranarak yaklaşık 9 bin tane çalınan araç başka ülkelerden geri getirilmişti. Bu hırsızlar, bu katiller, bu iki yüzlü sahtekarların arkasında bunlar yatıyor. Onları bir kez daha lanetliyoruz. Bir kez daha hesap vermeye çağırıyoruz" diye konuştu.



"Sudan halkıyla Türk halkı arasındaki tarihi bağlar sarsılmaz şekilde güçlü"


İşgalin sonra ermesi için uluslararası toplumu ayağa kalkmaya davet eden Arslan, "Gazze’deki katliamlara, Yurttan’daki katliamlara, İran’a saldırıya karşı sessiz kalan uluslararası toplumdan, Birleşmiş Milletler’den, Arap Birliği’nden, Afrika Birliği’nden ne bekleyebiliriz? Ama biz bütün bunlara rağmen bu çalışmaları, bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Sudan deyip geçemeyiz. Sudan ile Osmanlı Cihan Devleti bünyesinde kardeş bir ülke olarak, kardeş halk olarak beraber yaşadık. Sudan halkıyla Türk halkı arasındaki tarihi bağlar sarsılmaz şekilde güçlü ve devam ediyor. O nedenle SWTUF’un mücadelesine destek olduğumuz gibi Sudan halkının yaşadığı acılara, Sudan halkına yapılan zulümlere karşı da Sudan halkıyla beraber mücadele etmeliyiz" ifadelerini kullandı.



"Sudan halkıyla da dayanışma içinde olmamız gerekiyor"


Türkiye’nin Sudan halkının yanında olması gerektiğini belirten Arsalan, "Bütün tesisleri bombalanmış. Bütün tesislerini yok etmek için uğraşmışlar. Onun için Türkiye’nin daha fazla destek vermesi gerekiyor. Bizlerin Filistin’de olduğu gibi, Filistin halkıyla dayanışma içinde olduğumuz gibi Sudan halkıyla da dayanışma içinde olmamız gerekiyor. Çünkü bu halk gerçekten Türkiye’nin dostu bir halk. Bakın 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilk kez Sudan’dan Türkiye’nin bu darbe girişimine karşı gösterdiği kararlılığı, başarısını kutlamak ve Kızılay Meydanı’nda HAK-İŞ’le beraber olmak için Abdülkadir Bey SWTUF adına buraya geldi" dedi.



"Sudan kurtulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz"


Paralı askerlerin Sudan’ı bir an önce terk etmesi gerektiğini ve Sudan’daki katliam sona erene kadar mücadele edeceklerini söyleyen Arslan, "Sudan’daki işgalin, bu katil sürülerinin Sudan’dan bir an evvel çıkarılmasını istiyoruz. SWTUF’un durdurulan ve gerçekten bugüne kadar serbest bırakılmayan mal varlığının serbest bırakılmasını istiyoruz. SWTUF’un üyelerine yönelik yer değiştirme, işten çıkarma ve benzeri uygulamaların artık sona ermesini istiyoruz. SWTUF’un uluslararası sendikal hareketteki yerini güçlendirmek için beraber çalışacağız ve bu işgalcilerden Sudan kurtulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.


SWTUF Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ise, Darfur bölgesinin başkenti Faşir kentinde yaşananlara değinerek, şunları söyledi:


"İşçilerin yaşadığı acılardan söz ederken, Sudan’ın çeşitli bölgelerinde Hızlı Destek Kuvvetleri milisleri tarafından işlenen ağır ihlallere, özellikle de Darfur bölgesinin başkenti Faşir kentinde yaşananlara değinmemek mümkün değildir. Bölgemiz, aralarında işçiler ve ailelerinin de bulunduğu masum sivilleri hedef alan korkunç şiddet eylemlerine sahne olmuştur. Bu saldırılar can kayıplarına, mülklerin tahrip edilmesine ve tüm insani değerler ile uluslararası hukukun açıkça ihlal edilmesine yol açmıştır. Sudan İşçi Sendikaları Genel Federasyonu olarak bu suçları en sert ifadelerle kınıyoruz. Uluslararası toplumu, bölgesel ve uluslararası emek örgütlerini Sudan halkının yanında durmaya, sivillerin korunması için çaba göstermeye ve bu ihlallerden sorumlu olanları hesap vermeye çağırıyoruz."



HAK-İŞ’ten Sudan ile dayanışma eylemi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Uyuşturucu operasyonunda yakalanan sanıkların yargılanmasına devam edildi Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına devam edildi. Olay, Eylül 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi. Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan açılan dava görülmeye devam etti. "Uyuşturucu satıcısı değilim, sadece kullanıcıyım" Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık H.C.Ş., "Fritözün içerisinde bulunan uyuşturucu mavi poşetin içindeydi. Mavi poşette 5 gram kağıdın içinde hepsi bir yerdeymiş, annem oraya koymuş poşeti, ben koymadım. Poşet yoktu hiç. 3 dal sigarayı ben kendim için hazırlamıştım. Bunları farklı zamanlarda bin lira karşılığında Efe ve Murat’tan aldım. Efe’den çok aldım ama Murat’tan 5 ya da 6 kere almışımdır. Ödemeyi genellikle nakit yapıyordum" dedi. Tutuksuz yargılanan sanık O.D. ise, "Mütalaaya katılıyorum, mütalaa doğrultusunda beraatımı talep ediyorum. Ben uyuşturucu ticareti yapmadım" diye konuştu. Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, "Mütalaa doğrultusunda beraatımı talep ediyorum" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, H.C.Ş’nin tutukluluğunun devamına ve O.D. ile M.A.’nın adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
İstanbul SCAR Kongresi, 11 ülkeden akademisyenleri Yakın Doğu Üniversitesi’nde buluşturdu Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen 5’inci Bilimsel ve Akademik Araştırmalar Kongresi’ne (SCAR 2026) Arnavutluk, Filipinler, Hindistan, İran, Kanada, Kırgızistan, KKTC, Polonya, Tayvan, Türkiye, Ukrayna ve Yemen’den akademisyenler katıldı. Kongrenin açılış konuşmalarını; Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Umut Aksoy, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı ile kongre eş başkanları Doç. Dr. Alper Yusuf Köroğlu ve Prof. Dr. Candan Öztürk yaptı. Türkiye ve KKTC başta olmak üzere; Arnavutluk, Tayvan, Kırgızistan, Ukrayna, Yemen, Polonya, Filipinler, Kanada, Hindistan ve İran’dan akademisyenlerin yer aldığı kongre iki gün sürdü. Araştırmacıların yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrencinin katıldığı kongrede; yapay zeka, sağlık bilimleri, hemşirelik, eğitim, psikoloji, sürdürülebilirlik, ekonomi ve mühendislik gibi birçok alanda bildiriler yer aldı. Kongre kapsamında katılımcılar, iki farklı panelde bir araya gelirken; yüz yüze gerçekleştirilen 14 oturum ile 10 çevirimiçi oturumda bilimsel çalışmalar paylaşıldı, toplamda 133 bildiri sunuldu. İki üniversite arasında akademik iş birliği protokolü imzalandı Kongrenin düzenlenmesinde iş birliği yapan Yakın Doğu Üniversitesi ile Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi arasında akademik iş birliği protokolü de imzalandı. Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt ile Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı’nın imzalarıyla yürürlüğe giren protokol; iki üniversite arasında ortak bilimsel araştırmaların yürütülmesi, akademik yayın faaliyetlerinin desteklenmesi, öğrenci ve akademisyen değişim programlarının geliştirilmesi ile ortak proje ve etkinliklerin hayata geçirilmesini hedefliyor. İmza töreninde konuşan Prof. Dr. Mustafa Kurt, üniversiteler arası iş birliklerinin bilimsel üretimi ve araştırma kapasitesini artıran en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayarak, "Amacımız daha çok çalışmak, daha fazla üretmek ve ürettiğimizi insanlığın ve toplumun yararına sunmaktır" dedi. İmzalanan iş birliği protokolünün de bu hedefe önemli katkı sağlayacağını belirten Prof. Dr. Mustafa Kurt bu iş birliğinin her iki kuruma da güç kazandıracağına inandığını ifade etti. İmzalanan protokolün özellikle bilimsel üretimi artırma noktasında daha derin bir anlam taşıdığını belirten Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, akademisyenlerin yüksek bir performansla çalıştığını vurgulayarak, "Bizler gerçekten üretken ve güçlü bir akademik kadroya sahibiz. Bu potansiyelin doğru iş birlikleriyle daha da ileri taşınacağına inanıyoruz. Bu anlaşma yalnızca bugünü değil, geleceği de planlayan bir adımdır. Ortak projeler, akademik değişimler ve bilimsel çalışmalarla bu iş birliğini sürekli ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz" dedi. Prof. Dr. Umut Aksoy: "Bilim; bilgiyi toplumsal faydaya dönüştüren dinamik bir süreçtir" Kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, bilimsel araştırmanın yalnızca bilgiye ulaşmakla sınırlı olmadığını belirten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Umut Aksoy ise "Bilim; bilgiyi sorgulayan, geliştiren ve toplumsal faydaya dönüştüren dinamik bir süreçtir" dedi. Günümüzde dünyayı etkileyen küresel sorunların ancak disiplinlerarası iş birlikleri, eleştirel düşünce ve nitelikli bilimsel üretimle aşılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Aksoy, bu nedenle bilimin sadece akademik bir faaliyet değil, toplumların geleceğini şekillendiren stratejik bir sorumluluk olduğunu söyledi. Prof. Dr. Aksoy, "Bilgiyi üreten ve toplumsal faydaya dönüştüren bir vizyon geliştirmeyi hedefledik. Times Higher Education Dünya Üniversiteleri Sıralaması 2026 sonuçlarına göre dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer almamız, bu kararlı akademik vizyonun uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Mehmet Gavgalı: "Bilim, bilinmeyene yönelik sorular sorabilme cesaretidir" Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı ise kongrenin yalnızca bilimsel çalışmaların sunulduğu bir platform olmadığını, aynı zamanda farklı disiplinlerin bir araya gelerek yeni düşünceler ürettiği önemli bir akademik buluşma olduğunu söyledi. Bilimsel çalışmaların çoğu zaman uzmanlık alanlarının derinliklerinde ilerlediğini ifade eden Prof. Dr. Gavgalı, günümüz dünyasında ise gerçek ilerlemenin ancak farklı disiplinlerle temas kurabilmekten geçtiğini vurguladı. Prof. Dr. Gavgalı, "Sağlık bilimlerinden sosyal bilimlere, fen bilimlerinden güzel sanatlara uzanan bu geniş yelpaze bize şunu göstermektedir; gerçek gelişim, sınırların aşılıp bilgilerin buluştuğu yerde gizlidir" diye konuştu. Kongrenin akademik sınırların ötesine geçmeyi teşvik eden önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten Prof. Dr. Gavgalı, farklı alanlardan araştırmacıların aynı çatı altında bir araya gelmesinin bilimsel üretime büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Bilimin yalnızca mevcut bilgiyi tekrar etmekten ibaret olmadığını da vurgulayan Prof. Dr. Gavgalı, "Bilim, bilinmeyene yönelik sorular sorabilme cesaretidir" ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Köroğlu: "En büyük amacımız, bilimin birleştirici gücüyle yeni ufuklar açmak" Günümüzde bilginin çok hızlı tüketildiğini belirten Kongre Eş Başkanı Doç. Dr. Alper Yusuf Köroğlu, bilimsel temellere dayanan nitelikli araştırmaların her zamankinden daha büyük önem taşıdığını vurguladı. Doç. Dr. Köroğlu, "Popüler söylemlerden ziyade, bilimsel literatüre dayanan; geçerliliği ve güvenirliği yüksek çalışmalara bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz" dedi. Kongrenin temel hedefinin farklı disiplinlerden gelen araştırmacıları ortak bir zeminde buluşturmak olduğunu ifade eden Doç. Dr. Köroğlu, "Bu kongrenin en büyük amacı, farklı alanlardan bilim insanlarını ortak akılda bir araya getirmek ve bilimin birleştirici gücüyle yeni ufuklar açmaktır" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Öztürk: "Bu organizasyon, üniversiteler arası iş birliğinin en güzel örneklerinden biridir" Bilimin birleştirici gücünü ve ortak aklın sınır tanımayan yapısını vurgulayan Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Candan Öztürk, "Bugün burada, bilimin birleştirici gücünü ve ortak aklın sınır tanımayan yapısını hep birlikte deneyimlemek üzere toplanmış bulunuyoruz" dedi. Kongrenin, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi ile iş birliğinde hazırlandığını hatırlatan Prof. Dr. Öztürk, "Bu anlamlı organizasyon, üniversiteler arası iş birliğinin ve birlikte üretme kültürünün en güzel örneklerinden biridir" ifadelerini kullandı. Bilimin yalnızca bilgi üretmekten ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Öztürk, aynı zamanda insanlık için çözüm üretme sorumluluğu taşıdığını ifade etti. Kongrenin sadece akademik bir etkinlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Öztürk, "Bugün burada kurulacak her temas, paylaşılacak her bilgi ve tartışılacak her fikir; yarının dünyasını şekillendirecek önemli bir adımdır" dedi.
Tekirdağ Kadınlar bilinçlenerek güçlendi Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kadınların yaşam kalitesini artırmak ve koruyucu sağlık bilincini yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirilen "Kadın Sağlığı Eğitimi" programı tamamlandı. 10 hafta süren eğitimlerin ardından katılımcılar sertifikalarını aldı. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen programa katılan 19 katılımcı, eğitimi başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı. Altınova TEK Atölye’de düzenlenen sertifika programında katılımcılara sertifikaları, Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Zeliha Tümer ile Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nde görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Simge Nur Öksüz tarafından takdim edildi. Kadınlara kapsamlı eğitimler verildi Program kapsamında katılımcılara; beden farkındalığı, ruhsal ve fiziksel sağlık, ruhsal iyilik hali, üreme sağlığı, iletişim becerileri ve kadın hakları gibi birçok başlıkta eğitimler verildi. Eğitim sürecinde, kadınların deneyimlerini rahatlıkla paylaşabilecekleri güvenli bir ortam oluşturularak bilgiye çekinmeden erişmeleri sağlandı. Bu sayede katılımcıların sağlık bilinci artırılırken onlara sosyalleşme fırsatı da sunuldu. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın "Sağlıklı kadın, güçlü aile; güçlü aile, güçlü toplum" vizyonuyla hayata geçirilen eğitim programları önümüzdeki dönemde de devam edecek.
Ankara Meteoroloji duyurdu: Ülke genelinde hava sıcaklıkları düşecek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son tahminlerine göre, ülke genelinde 1 Mayıs Cuma gününden itibaren batı kesimlerinden başlayarak serin ve yağışlı havanın etkili olması bekleniyor. Yağışların genel olarak sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde, yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, ülke genelinde mevsim normalleri civarında seyreden hava sıcaklıklarının 1 Mayıs Cuma günü itibarıyla hissedilir derecede azalacağını duyurdu. Son tahminlere göre önümüzdeki hafta ortasına kadar sıcaklığın mevsim normallerinin altında seyretmesi bekleniyor. Sıcaklıklardaki düşüşe bağlı olarak özellikle iç kesimlerin yükseklerinde buzlanma ve don hadiseleri görülebilir. Yağışların genel olarak sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde, yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Meteoroloji’den yapılan açıklamada düşük sıcaklıklar nedeniyle iç kesimlerin yükseklerinde yerel zirai don riski bulunduğu belirtilerek, vatandaşların meteorolojik erken uyarıları takip etmesi önerildi. 1-6 Mayıs tarihleri arasında bazı il merkezlerinde beklenen en düşük hava sıcaklıkları şöyle: "Ankara 3 derece, İstanbul 8 derece, İzmir 7 derece, Konya 7 derece, Kocaeli 9 derece, Bolu 2 derece, Samsun 7 derece, Trabzon 9 derece, Tokat 5 derece, Erzurum 1 derece, Eskişehir 3 derece, Afyonkarahisar 3 derece, Balıkesir 4 derece, Sivas 5 derece."