SPOR - 29 Nisan 2026 Çarşamba 14:37

Rıza Kayaalp: "Aktif güreş yapmayan Taha Akgül rekoru kırmaya daha yakın"

A
A
A
Rıza Kayaalp: "Aktif güreş yapmayan Taha Akgül rekoru kırmaya daha yakın"

Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 13. kez şampiyon olan milli güreşçi Rıza Kayaalp, rekorunu kırmaya en yakın kişinin Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül olduğunu belirterek, "Taha’nın 11 şampiyonluğu var. Güreşe dönüp rekoru kırayım dese yapar. Şu an aktif güreş yapanlara bakacak olursak aktif güreş yapmayan rekoru kırmaya daha yakın. Zor başarı ama inşallah ülkemizden çıkan bir pehlivanın kırmasını çok isterim" dedi.


Avrupa Güreş Şampiyonası ve Avrupa Halter Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil eden Rıza Kayaalp, Murat Fırat, Evin Demirhan, Furkan Özbek, Yusuf Fehmi Genç, Kaan Kahriman, Ferdi Hardal, Hakan Büyükçıngıl, Gamze Altun ve Hakan Şükrü Kurnaz’ın katılımıyla Ankara Rıza Kayaalp ve Taha Akgül Spor Kompleksi’nde basın buluşması gerçekleştirildi.



Abdullah Çakmar: "Rıza için kitap değil ansiklopedi bile yazılabilir"


ASKİ Spor Kulübü Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar, geçen hafta yapılan Büyükler Güreş Avrupa Şampiyonası ve Halter Avrupa Şampiyonası’nda güreşte ve halterde çok üst düzey dereceler alındığını belirterek şunları söyledi:


"Adeta Avrupa’yı fethettik. Özellikle efsane güreşçimiz Rıza Kayaalp’in kariyerinde 12 Avrupa şampiyonluğu vardı. Bunun yanı sıra 5 dünya madalyası ve olimpiyatta ikincilikleri, üçüncülükleri vardı. 13. Avrupa şampiyonluğu bizim için çok kıymetli ve önemliydi. Çünkü bugüne kadar aldığı toplam 12 Avrupa şampiyonluğu ve diğer dünya ve olimpiyat madalyalarına eşdeğer bir şampiyonluk kazandı. Bizim için çok önemli ve anlamlıydı. Ben kendisine çok teşekkür ediyorum. Bu madalyanın alınmaması için her şey yapıldı. Allah’ın aslanı Rıza Kayaalp kardeşimiz orada da çok güzel güreşerek Türk milletinin yüzünü bir kez daha güldürerek 13. Avrupa şampiyonluğunu kazanarak Avrupa’nın bir numarası oldu. Ayrı ayrı ülkelerde mücadele edip müsabaka yapan tek sporcu ve 13 şampiyonluğu alan tek sporcu şu an yanımızda oturuyor. Ben buradan kendisini kutluyorum. Allah razı olsun çünkü çok zor bir süreçten geçti. Kendisinin bir hayat hikayesi vardı. Kendisi efsane bir sporcudur. Şu an kitap yazılsa kendisiyle ilgili çok rahat bir şekilde kitap bile değil ansiklopedi bile yazılabilir. Karakterli, nerede ne yapması gerektiğini bilen örnek bir sporcu. Özellikle olimpiyat öncesinde yaşadığı küçük bir problemden dolayı biz bunu kapatıp önleyebilirdik, önleyemedik. 1.5 yıl güreşemedi, buna rağmen geldi Arnavutluk’ta kanının son damlasına kadar güreşip, ülkemize altın madalyayı getirdi. Şu an gençlere örnek olacak, rol model olacak bir kişi göster derseniz hemen rahatlıkla Rıza Kayaalp diyebilirim. Bu milletin ve bizlerin yüzünü güldürdü. Muhammed Furkan Özbek, Dünya Şampiyonası’nda Naim ağabeyini geçmişti. Biz şöyle söylemiştik; kendisi sadece halter değil, spor tarihi kitaplarında yer alacaktır. Şimdi tekrar Avrupa rekorunu kırdı. O da inşallah Rıza ağabeyi gibi olimpiyatlara özellikle altın madalyaya aday bir sporcumuz. Yusuf Fehmi kardeşimiz o da keza yine Avrupa Şampiyonası’nda yüzümüzü güldürenlerden. Kendisine de çok teşekkür ediyorum, İstiklal Marşımızı okuttu."



Rıza Kayaalp: "Rekora bu kadar yaklaşmışken bırakmak olmazdı"


2005 yılından beri ASKİ SK adına güreştiğini belirten Rıza Kayaalp, tüm başarılarını burada kazandığını kaydederek, "Her zaman şunu söylüyorum. Belediyeler amatör sporların vazgeçilmezi. Çünkü onlar sayesinde amatör sporlar aslında güç ve madalya kazanıyor. Bunlardan en önemlilerden biri de ASKİ SK. O yüzden bu kulüpte kalıp burada başarılar kazandığım için çok mutluyum. Zaten aile gibiyiz. Allah’a şükürler olsun 13. kez bu gururu halkımıza yaşattık. Kolay olmadı, zorlu bir süreçten geçtik. Sık sık da bunu dile getirdik ama bu hayatın bir kanunu. Sonuçta zorluklar çıkacak, engeller çıkacak. Ama biz bu engelleri, zorlukları her zaman aşmak için mücadele edeceğiz. Pes etmeyeceğiz. Allah’a şükürler olsun ben de pes etmedim. Rekora bu kadar yaklaşmışken bırakmak olmazdı, yakışmazdı. 13. kez almam gerektiğinin çok farkındaydım. 4 aydır da doğru düzgün evime uğramıyorum. Kamptan geç çıkıyorum, kampa erken giriyorum. Çok konsantre olmuştum. Başımdaki olaylardan kurtulduğum için içimde büyük bir sevinç de vardı. Şükürler olsun bunun karşılığını aldığımı, ülkeme bu büyük başarıyı kazandırdığımı düşünüyorum. Uzun yıllar bizde kalacak bir rekoru kırmak benim için gururluydu" ifadelerini kullandı.



"Aktif güreş yapmayan Taha Akgül rekoru kırmaya daha yakın"


Kayaalp, rekorunu kırmaya en yakın kişinin Taha Akgül olduğunu söyleyerek, "Çünkü Taha’nın 11 şampiyonluğu var. Güreşe dönüp rekoru kırayım dese yapar. Şu an aktif güreş yapanlara bakacak olursak aktif güreş yapmayanlar rekoru kırmaya daha yakın. Zor başarı ama inşallah bizim gibi ülkemizden çıkan bir pehlivanın kırmasını çok isterim. Finale kalmak ayrı bir zor, final almak ayrı bir zor. 2 kere zorluğu var olayın. Bazen finalde bir kura çekiyorsun 2-3 en iyi adam senin grubunda onlarla maç yapmak final gibi bir şey. Finale çıkıyorsun bir de diğer grubun en iyisiyle güreşiyorsun. Ben 15’te 13 yaptım. 15’te 10’da yapabilirdim, 8’de yapabilirdim. Bu benim için büyük bir istatistik oldu. Rekoru kıracak kişi 14’te 14 yapabilecek mi ya da 16 finalde 14 yapabilecek mi? Bunun için 16 yıl lazım. Hiç fire vermeden. Biraz zor. Benim bu kadar ısrarım, pes etmeyişimin sebebi yavrumun emeğini unutmuyorum. O ayrı bir şey. O rekora o kadar yaklaşmışsın, 1 adım kalmış. Buna benim ısrar etmem gerekiyordu. Yaşım kaç olursa olsun. Önemli olan kafamızın içindeki yaş. Yapabileceğine inanıyorsan ve kendini buna inandırıyorsan o zaman yapamayacağımız ya da kıramayacağımız şampiyonluk yoktur diye düşünüyorum" dedi.



Muhammed Furkan Özbek: "Eksik olan olimpiyat altınını istiyorum"


Muhammed Furkan Özbek de geçen sene sıkletlerin birleşmesi üzerine 65 kilograma düşüp ilk defa yapılan Dünya Şampiyonası’nda dünya rekoru kırarak kazandığını aktardı. Özbek, "Aynı istikrarla çalışarak geçtiğimiz hafta yapılan Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda ben de 3. defa şampiyon oldum. Bu başarımı da bir rekorla taçlandırarak birincilik kürsüsüne çıktım ve İstiklal Marşımızı okuttum. Aynı istikrarla çalışıp inşallah 2024 Olimpiyatları’na katıldığım gibi 2028 Olimpiyatları’na da ASKİ SK çatısı altında katılmak istiyorum. Bu sefer eksik olan olimpiyat altınını canı gönülden istiyorum. Kulübün üstün başarılarına şahitlik etmek beni ayrıca motive ediyor. Rıza ağabeyimi de aldığı üstün başarıdan dolayı tekrar tebrik ediyorum. Bu başarıları kendime feyz alarak bundan sonraki Dünya, Avrupa ve olimpiyat süreci boyunca da bu motivasyonla devam edeceğim" diye konuştu.



Yusuf Fehmi Genç: "25 yıldır ülkemize gelmeyen olimpiyat altın madalyasını getirmek için çalışıyoruz"


Yusuf Fehmi Genç ise ASKİ SK ile devam ettiği yolda 2 Avrupa şampiyonluğu, 1 de Büyükler dünya şampiyonluğu olduğunu kaydetti. Genç, "Bu yarışma benim için güzel geçti. Milli takımımız adına elimden gelen mücadeleyi verdim. Yaklaşık 25 yıldır ülkemize gelmeyen bir olimpiyat altın madalyası var. Mücadelemiz, çalışmalarımız onun için devam ediyor. Elimizden gelen mücadeleyi verip 2028 olimpiyatlarında altın madalyayı ülkemize getirmek istiyoruz. Olimpiyat madalya kürsüsüne çıkabilecek sporcular olarak çalışmalarımız devam ediyor" şeklinde konuştu.



Rıza Kayaalp: "Aktif güreş yapmayan Taha Akgül rekoru kırmaya daha yakın"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Ovacıklı öğrencilerin yüzü bisiklet desteğiyle güldü Ovacıklılar Kalkınma ve Dayanışma Derneği (OVADER) tarafından ihtiyaç sahibi 50 öğrenciye bisiklet dağıtımı gerçekleştirildi. Ovacık’ın 42 köyünde yapılan dağıtım, çocukların yüzünü güldürdü. OVADER Kadın Kolları ve Gençlik Kolları öncülüğünde yürütülen sosyal sorumluluk çalışması kapsamında, kırsalda yaşayan ve ulaşımda zorluk yaşayan öğrencilere bisiklet desteği sağlandı. Proje ile hem öğrencilerin eğitim hayatına katkı sunulması hem de çocukların sosyal yaşamlarına destek olunması hedeflendi. Dernek üyelerinin katkılarıyla gerçekleştirilen dağıtım programında ihtiyaç sahibi 50 öğrenciye bisiklet teslim edilirken, çocukların sevinci renkli görüntülere sahne oldu. Ovacıklılar Kalkınma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Deligöz, dernek olarak sadece hemşehri dayanışmasını değil, sosyal sorumluluk projelerini de önemsediklerini belirterek, çocukların mutluluğunun her şeyden değerli olduğunu söyledi. Deligöz, "Geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitimine ve sosyal gelişimine katkı sunmak bizim için büyük bir sorumluluk. Özellikle kırsal mahalle ve köylerimizde yaşayan öğrencilerimizin yanında olmak istedik. 42 köyümüzde 50 evladımıza bisiklet ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sadece bir bisiklet desteği değil, çocuklarımızın hayallerine dokunma projesidir" dedi. "Çocuklarımız için çalışmaya devam edeceğiz" Benzer sosyal projeleri sürdüreceklerini ifade eden Deligöz, "OVADER olarak kadın kollarımız ve gençlik kollarımızla birlikte eğitime, dayanışmaya ve sosyal yardımlaşmaya yönelik çalışmalarımız sürecek. İmkanlarımız ölçüsünde daha fazla çocuğumuza ulaşmayı hedefliyoruz. Çocuklarımızın yüzündeki tebessüm bizim en büyük kazancımız" diye konuştu. Dernek yetkilileri, eğitim ve sosyal destek odaklı projelerin artarak devam edeceğini belirtirken, yapılan yardımın köylerde memnuniyetle karşılandığı öğrenildi.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "İşçi Bayramı, işçi bayramı olarak kutlansın" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "İşçi Bayramı, işçi bayramı olarak kutlansın, işçiler tarafından kutlansın. Milletimizin iştirak etmeyen her bir ferdi bu bayram kutlamalarına katılsın" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalar yaptı. 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kendisinin de kutladığını belirten Destici, işçilerin ağır ve önemli problemlerinin olduğunu, bu problemlerin kabul edilip çözümleri için var gücüyle çalışmak zorunda olduklarını kaydetti. Destici, "Milletçe çok ağır ekonomik şartları yaşıyoruz. Özellikle asgari ücretle çalışanların, emekliler hele ki bir birikimleri yoksa" şeklinde konuştu. "Asgari hane geçim rakamı tespit komisyonu bir an önce kurulmalı" Emekli maaşlarına değinen Destici, "Bugünkü gelirleriyle emeklilerimizin ve asgari ücretlilerimizin sadece aldıkları maaşla ya da ücretle hayatlarını idame ettirmeleri, hanelerini geçindirmeleri asla mümkün değildir. Onun için bir kere daha söylüyoruz. Büyük Birlik Partisi olarak kamuoyuyla paylaştığımız, hükümet yetkilileriyle paylaştığımız asgari hane geçim rakamı tespit komisyonunun bir an önce kurularak, bölgelerimize göre bir asgari hane geçim rakamının belirlenmesini ve bu rakamın altında kalan hanelere o rakamla elde ettikleri gelir arasındaki farkı ister kira yardımı, ister çocuk yardımı, ister sosyal yardım adı altında ödenmesi uygulamasına bir an önce başlanmasını istiyoruz" diye konuştu. "Planlama problemi var" İşsizliğin olduğunu ve işsizlikle beraber teknik eleman açığının olduğunu aktaran Destici, "Planlamada eğitim sistemimizde bir koordinasyon problemi olduğu çok açık ve nettir. Bu ülkede milyonlarca gencimiz işsizken, biz teknik eleman bulamıyorsak o zaman burada bir planlama problemi vardır. Hayvancılık için çoban bulamıyorsak ve bunu dışarıdan getirmek zorunda kalıyorsak, burada da büyük bir problem vardır. Tarım işçisi bulamıyorsak, fabrikada çalışan mavi yakalı işçi bulamıyorsak, ara eleman bulamıyorsak bu mutlaka ama mutlaka planlamanın çok net ve açık bir eksikliğidir. Maalesef üzülerek görüyoruz ki bu açığı kapatmak adına birtakım girişimler olsa da yeterli düzeyde olmadığını görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Zorla gençlerimizi liselerde okutuyoruz" Üniversitelerin en az üçte birinin teknolojik üniversitelere dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Destici, "Liselerimizin en az beşte biri teknoloji liselerine dönüştürülmelidir. Yani bizim bu çağda tekniğe, bilime hakim, teknolojiye hakim gençlere ve çalışacak olan insanlarımıza ihtiyacımız vardır. İyi yetişmiş kalifiye elemanlara ihtiyacımız vardır. Ülkemiz neredeyse milyonlarca lise ve üniversite mezunu genç işsizle karşı karşıya. Zorla gençlerimizi liselerde okutuyoruz. Ama ellerine bir meslek veremediğimiz için liseyi bitirdikten sonra maalesef onlar için mutsuz bir hayat dönemi başlıyor. Aynı şey üniversite mezunlarımız için de geçerlidir" dedi. "İşçi Bayramı, işçi bayramı olarak kutlansın" 1 Mayıs kutlamalarının bazı ideolojik gruplar tarafından sabote edileceğini iddia eden Destici, şöyle konuştu: "Ülkemizde 1 Mayıs ve 1 Mayıs üzerinden işçi halkları uzun yıllar maalesef marjinal ideolojik grupların istismarlı sahasına dönüştürülmüştür. Bugün de cuma günü göreceğiz. Pek çok noktada 1 Mayıs pankartları yerine, işçi sendikalarının amblemleri yerine pek çok marjinal grupların böyle büyük büyük bayraklarının öne çıkarıldığını, devlete savaş açıldığını, polise taş atıldığını ve bölücü sloganlar atıldığına şahitlik edeceğiz. Bunlar olsun istemiyoruz. İşçi Bayramı, işçi bayramı olarak kutlansın, işçiler tarafından kutlansın. Milletimizin iştirak etmeyen her bir ferdi bu bayram kutlamalarına katılsın ama bunlar kardeşlik, birlik ve dayanışma ruhu içerisinde geçsin ve işçilerimizin problemlerini ve talep ettiği halkların ön plana çıktığı kutlamalar olsun ve konuşmalar olsun istiyoruz. Bu nedenle işçilerimizin gerçek problemleri, bu istismarcılar yüzünden, bu marjinal gruplar yüzünden yıllarca konuşulamadı. İdeolojik saplantılarına hapsettiler. Milletin diğer kesimlerinin bu bayrama iştirakini engellemeye çalıştılar." "İşçi işçidir" Çalışanların haklarını alamadıklarını ve bunun kabul edilemeyeceğini belirten Destici, "Bu milletin evlatları, işçisiyle, köylüsüyle, memuruyla, devletinin birliğinin, ülkesinin gücünün, milletinin birliğinin, kardeşliğinin, kimliğinin, inançların ve dilinin yanındadır ve bundan sonra da burada durmaya devam edecek. Milletimiz ve işçilerimiz buna izin vermeyecektir. Hepimizin öncelikli meselesi olan çalışanların hakları ve problemleri, bu alçakların tertibine kurban edilmeyecektir. Tüm bunları söylerken diğer taraftan işçilerimizin, madencilerimizin çalıştıkları iş yerlerinden aylarca ter döktükleri halde maaşlarını alamadıklarına şahitlik ediyoruz. Bu asla kabul edilebilir bir durum değil. İster sağ sendika olsun, ister sol sendika olsun işçi hangi sendikaya bağlı olursa olsun. İster Türk, ister Türkmen, ister Alevi, ister Sünni, ister doğulu, ister batılı hiç fark etmez. İşçi işçidir" dedi. "Maaşlarının tamamı hem de fazlasıyla yatırılmalıdır" Eskişehir’den Ankara’ya kadar yürüyerek eylem yapan maden işçilerine de değinen Destici, şunları söyledi: "Eskişehir’de maden işçileri, aylarca maaş alamadıkları için Ankara Kızılay’da günlerce oturarak açlık grevi yaptılar. İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi ve ilgili diğer bakanlıklarımızın temsilcileriyle yapılan görüşmeler neticesinde bu eylemler sonlandırıldı. İşçilerimizin maaşlarının hesaplarına yattığı açıklandı. Fakat daha sonra işçilerimizin temsilcilerinden ya da işçilerimizin kendilerinden maaşlarının bir kısmının yattığı, bir kısmının yatmadığıyla ilgili açıklamalar geldi. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Maaşlarının tamamı hem de fazlasıyla yatırılmalıdır. Aylarca işçilere ödenmeyen bu işçilerin maaşı, alın terinin karşılığı nerelerde sonlanmıştır? Nerelerde ranta dönüştürülmüştür? Bunların devletimizin ilgili kurumları tarafından araştırılarak ortaya çıkarılmalı ve şayet böyle bir durum varsa bu şirket hakkında gerekli yasal işlemler yapılmalıdır."
Kastamonu Uyuşturucu operasyonunda yakalanan sanıkların yargılanmasına devam edildi Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına devam edildi. Olay, Eylül 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi. Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan açılan dava görülmeye devam etti. "Uyuşturucu satıcısı değilim, sadece kullanıcıyım" Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık H.C.Ş., "Fritözün içerisinde bulunan uyuşturucu mavi poşetin içindeydi. Mavi poşette 5 gram kağıdın içinde hepsi bir yerdeymiş, annem oraya koymuş poşeti, ben koymadım. Poşet yoktu hiç. 3 dal sigarayı ben kendim için hazırlamıştım. Bunları farklı zamanlarda bin lira karşılığında Efe ve Murat’tan aldım. Efe’den çok aldım ama Murat’tan 5 ya da 6 kere almışımdır. Ödemeyi genellikle nakit yapıyordum" dedi. Tutuksuz yargılanan sanık O.D. ise, "Mütalaaya katılıyorum, mütalaa doğrultusunda beraatımı talep ediyorum. Ben uyuşturucu ticareti yapmadım" diye konuştu. Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, "Mütalaa doğrultusunda beraatımı talep ediyorum" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, H.C.Ş’nin tutukluluğunun devamına ve O.D. ile M.A.’nın adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.