SAĞLIK - 23 Mart 2026 Pazartesi 16:48

DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor

A
A
A
DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi.


Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığına dikkat çekiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı.



"DEHB dikkat, dürtü ve aktiviteyi etkileyen bir durumdur"


DEHB’nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, "DEHB; yalnızca çocuklara özgü değildir, pek çok bireyde ergenlik ve yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir ancak her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" diye konuştu.



"‘Çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir"


DEHB’nin belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını ifade eden Güler, "Dikkatini sürdürmekte zorlanma, sık hata yapma, eşyaları kaybetme ve görevleri organize edememe dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkabilir. Dürtüsellik ise söz kesme, sırasını bekleyememe ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle ‘çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu.



"Okul başarısı ve sosyal ilişkiler etkilenebilir"


DEHB’nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir. Sosyal ilişkilerde ise dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi.


"Tanı süreci çok yönlü değerlendirme gerektirir"


Güler, tanının tek bir teste dayanmadığını vurgulayarak "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda bilgisayar tabanlı testler de süreci desteklemek amacıyla kullanılabilir" şeklinde konuştu.


Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şu bilgileri paylaştı:


"İlaçlar dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik destek bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir."


Ailelere önemli uyarılar


Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde önemli rol oynar" ifadelerini kullandı.


DEHB’li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özellikler arasındadır. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye konuştu.


Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. ‘Sadece çocuklarda görülür’ ya da ‘ilaçlar çocuğu robotlaştırır’ gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi.


Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB’li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da kuzu telefleriyle ilgili numuneler laboratuvara gönderildi Erzincan’da bazı bölgelerde yeni doğan kuzuların kısa süre içinde telef olması besiciler arasında tedirginliğe neden oldu. Kemah ilçesine bağlı Oğuz köyünde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan Orhan Küçükkaya, son iki hafta içinde 50’den fazla kuzusunun aniden telef olduğunu belirtti. Benzer vakalar Akyazı Beldesi ile Tercan ilçesine bağlı Gevenlik köyünde de görülürken, besicilerin cep telefonlarıyla kaydettikleri görüntüleri haber ajanslarıyla paylaştı. Bölgede hayvancılıkla uğraşan Abdullah Kaya, Mesut Doğan ve Cihan Boz, yeni doğan kuzuların bir kısmının kısa sürede telef olduğunu ifade ederek, yaşanan durumun nedenini belirleyemediklerini dile getirdi. Konuya ilişkin Erzincan Valiliğinden yapılan açıklamada, bazı basın yayın organları ve sosyal medyada yer alan iddialar üzerine kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapılmasının gerekli görüldüğü bildirildi. Açıklamada, Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü veteriner sağlık ekiplerince sahada incelemeler yapıldığı, kuzu ölümleriyle ilgili alınan numunelerin analiz edilmek üzere Erzurum Veteriner Kontrol Enstitüsüne gönderildiği belirtildi. İlk değerlendirmelere göre herhangi bir salgın hastalık belirtisine rastlanmadığı aktarılan açıklamada, il genelinde yapılan kontrollerde münferit kayıplar dışında toplu hayvan ölümlerinin görülmediği kaydedildi. Laboratuvar sonuçlarının beklenmesinin önemine işaret edilen açıklamada, elde edilecek bulgular doğrultusunda gerekli önlemlerin hızla alınacağı ve üreticilerin bilgilendirileceği ifade edildi. İl ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerince saha çalışmalarının sürdüğü, üreticilerle koordineli şekilde kontrollerin devam ettiği bildirildi.
Antalya Babanın en ağır yükü: Kızı ve 5 torununun cenazesini gözyaşlarıyla teslim aldı Antalya’nın Kepez ilçesinde sera işçilerinin kaldığı prefabrik yapıda çıkan yangında hayatını kaybeden 7 aylık hamile anne ile 5 çocuğunun cenazeleri, Antalya Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edildi. Cenazelerin alındığı sırada yangında yaşamını yitiren genç kadının babası gözyaşlarına boğuldu. Yangın, 20 Mart Cuma günü saat 02.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Gaziler Mahallesi 310. Sokak’ta sera işçilerinin kaldığı prefabrik yapıda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, seraların bulunduğu alanda ikamet olarak kullanılan prefabrik yapıda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevleri fark eden komşuların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yaptığı ihbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Bu sırada çevredeki vatandaşlar da yangına kendi imkanlarıyla müdahale etmeye çalıştı. Ancak kısa sürede tüm yapıyı saran alevler nedeniyle müdahale yetersiz kaldı. Facia söndürme çalışmalarının ardından ortaya çıktı Yangında içeride bulunan yabancı uyruklu aileden 4 kişi, vatandaşların yardımıyla dışarı çıkarıldı. Olay yerine ulaşan Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ise alevlerin hemen bitişikte bulunan diğer yapılara sıçramaması için yoğun çaba harcadı. Ekiplerin uzun uğraşları sonucu yangın sabahın ilk saatlerinde tamamen söndürüldü. Söndürme çalışmalarının ardından prefabrik yapıda aynı aileden 5’i çocuk 6 kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi. Yangında 7 aylık hamile olduğu öğrenilen Leyle Elali (26) ile çocukları Muna Ahmed (9), Fatma Ahmed (8), Hayat Ahmed (7), Iman Ahmed (5) ve Mahmut Ahmed (4) hayatını kaybetti. Yangında dumandan etkilenen Şevvah Ahmed (29), Mahmut Ahmed (53), Ahmet Ahmed (2) ile işletme sahibi Rahman Genç ise, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. "Yarın bayram, erken yatın" Dumandan etkilenen baba ile oğlunun hastanedeki tedavilerinin sürdüğü öğrenilirken, babanın yangından önce çocuklarına, "Yarın bayram, erken yatın" dediği, kendisinin de erken saatlerde uyuduğu öğrenildi. Hayatını kaybeden anne ve 5 çocuğunun cenazeleri, olay yerindeki incelemelerin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Antalya Adli Tıp Kurumu’na getirilen 5 çocuk ile 7 aylık hamile annenin cenazeleri, işlemlerin tamamlanmasının ardından Leyla Elali’nin babası İsmail Ali, yakınları ve Zeytinlik Mahallesi Muhtarı Naime Aksu tarafından teslim alındı. Büyük üzüntünün yaşandığı morg önünde baba İsmail Ali’nin gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. Yangın faciasında yaşamını yitiren anne ve 5 çocuğun cenazelerinin defnedilmek üzere memleketleri Suriye’nin Münbiç kentine gönderileceği öğrenildi.