POLİTİKA - 16 Ekim 2025 Perşembe 12:55

2026 yılı bütçesi açıklandı: "En büyük pay eğitim alanına ayrıldı"

A
A
A
2026 yılı bütçesi açıklandı: "En büyük pay eğitim alanına ayrıldı"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 yılı bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığına 1 trilyon 944 milyar lira ödenek öngördüklerini söyleyerek, yüzde 15,3 oranıyla en büyük payın eğitime ayrıldığını açıkladı.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen ‘2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreni’ne katıldı.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılı bütçesi hazırlıklarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği vizyon talimatları doğrultusunda; tüm bakanlıklar, bağlı ve ilgili kamu kurum ve kuruluşların katkılarıyla tamamlanarak TBMM’ye sunulmaya hazır hale geldiğini dile getirdi.


Yılmaz, 2026 yılı bütçesinin AK Parti hükümetlerinin 24’üncü, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ise 8’inci bütçesi olduğuna ve bu kadar uzun süre kesintisiz bir şekilde bütçe hazırlama imkanının siyasi istikrarın en temel göstergesi olduğuna dikkati çekti.


"2026 yılı bütçe teklifinin her kaleminde ülkemizin ve milletimizin gereksinimleri düşünülmüştür"


Bölgede yaşanan jeopolitik gerilimlere ve küresel belirsizliklere rağmen 21.yüzyılı, Türkiye Yüzyılı yapma hedefine ilişkin çalışmaların aynı kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Yılmaz, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde özellikle ulaştırma, enerji, sağlık ve dijitalleşme alanlarında yaptığımız yatırımlarla son 23 yılda ülkemizin fiziki altyapısında büyük ilerlemeler sağladık. Bugünün önceliği ise kamu altyapı yatırımlarını daha etkin hale getirmek ve özel sektör yatırımlarını destekleyecek şekilde üretim ve ticaret altyapısını güçlendirmektir. 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifimiz; kaynak verimliliğini artıran ve çevresel sürdürülebilirliği önceleyen; yeşil ve dijital dönüşüm politikaları ile üretim süreçlerinde verimliliği ve rekabetçiliği bütüncül olarak artırmayı amaçlayan bir bütçedir. 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifimiz; çiftçisiyle, işçisiyle, esnafıyla, sanayicisiyle, çalışanı ve emeklisiyle, kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla ve engellisiyle toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçları ve talepleri gözetilerek hazırlanmış, her kaleminde ülkemizin ve milletimizin gereksinimleri düşünülmüştür" dedi.


Son üç yılda merkezi yönetim bütçesinden 2025 yılı fiyatlarıyla 90 milyar dolar tutarındaki önemli bir kaynağın deprem yaralarının sarılması için ayırdıklarına işaret eden Yılmaz, bu duruma rağmen uygulanan program sayesinde yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme göstergelerinde olumlu sonuçlar alındığını ve 16 yıldır kesintisiz büyümenin devam ettiğini dile getirdi.


"2026 yılında işsizlik oranının yüzde 8,4’e gerilemesi beklenmektedir"


Yılmaz, 2025 yılında istihdamın görece yatay seyretmesinin öngörüldüğünü, işgücüne katılma oranının ise yüzde 53,7 olarak gerçekleşmesinin beklendiğini ifade ederek, "Bu çerçevede işsizlik oranının yüzde 8,7’den yüzde 8,5’e düşeceği tahmin edilmektedir. 2026 yılında, öngörülen büyüme oranı çerçevesinde işgücüne katılım oranı yüzde 54,4’e yükselirken istihdamın bir önceki yıla göre 730 bin kişi artmasıyla işsizlik oranının yüzde 8,4’e gerilemesi beklenmektedir" diye konuştu.


"2026 yılı içinde ihracatta 282 milyar dolar tutarını yakalamayı öngörüyoruz"


Küresel ticaretin 2025 yılında tarifelerden ve artan belirsizlerden kaynaklı kırılganlıklar içermesine rağmen ihracatın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 oranın artış kaydettiğine değinen Yılmaz, ihracatın yıllıklandırılmış olarak 269,7 milyar dolar ile rekor seviyelere yükseldiğini bildirdi. Yılmaz, "2025 yılı genelinde 273,8 milyar dolar ile bir önceki yılın üzerinde bir ihracat performansına ulaşmayı, 2026 yılı için de ihracatta kesintisiz artışı sürdürerek 282 milyar dolar tutarındaki ihracat hedefimizi yakalamayı öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2025 yılına ilişkin milli gelirin 62,2 trilyon lira olmasını beklediklerini, 2026 yılında ise Türkiye ekonomisinin büyüklüğünün 77 trilyon liraya ulaşacağını dile getirdi.


"2026 yılında bütçe giderlerinin 18 trilyon 929 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 16 trilyon 216 milyar lira olacağını öngörmekteyiz"


Bütçe kanun teklifinin kamuya ait harcama tavanları ve gelir kalemlerine ilişkin tahminleri içerecek şekilde hazırlandığını, 2026 yılında bütçe giderlerinin 18 trilyon 929 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 16 trilyon 216 milyar lira olacağının öngörüldüğünü söyleyen Yılmaz, "Bu gelirlerinin alt kalemleri şu şekildedir; Gelir Vergisi 3 trilyon 517 milyar lira, Kurumlar Vergisi 1 trilyon 613 milyar lira, Özel Tüketim Vergisi 2 trilyon 532 milyar lira, Katma Değer Vergisi 3 trilyon 993 milyar lira, Diğer Vergi Gelirleri 2 trilyon 128 milyar lira, Vergi Dışı Gelirler ise 2 trilyon 433 milyar liradır. 2023 yılında yaşadığımız tarihimizin en büyük depremi sonrasında bölgenin yeniden imarı ve depremin etkilerinin ortadan kaldırılmasına yönelik harcamalar nedeniyle bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 5,1 olarak gerçekleşmiş, deprem harcamaları hariç tutulduğunda ise bu oran yüzde 1,6 seviyesinde olmuştur. 2024 yılında yüzde 4,7 olarak gerçekleşen bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı, deprem harcamaları hariç tutulduğunda yüzde 3 seviyesindedir. 2025 yılı sonunda bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 3,6 olarak öngörülmektedir. Deprem harcamaları hariç ise bu oranın yüzde 2,8 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. 2026 yılı bütçesinde deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dirençliliğin artırılması için 653 milyar lira tutarında ödenek öngörülmüştür. 2026 yılında bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının ise yüzde 3,5 olarak gerçekleşeceğini tahmin etmekteyiz. Deprem hariç bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 2,7 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörmekteyiz" ifadelerine yer verdi.


"Yüzde 15,3 oranıyla en büyük payı yine eğitime ayırıyoruz"


AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak eğitimi her zaman en öncelikli mesele olarak gördüklerini ve Milli Eğitim Bakanlığına 2026 yılı bütçesinde 1 trilyon 944 milyar lira ödenek öngördüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "2002 yılında Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen sayısı yaklaşık 510 bin kişi iken 2025 Ekim ayı itibarıyla öğretmen sayımız 1 milyon 35 bin kişiye ulaşmıştır. Artan üniversite ve öğrenci sayısıyla birlikte üniversitelerimize ayırdığımız kaynağı da sürekli artırıyoruz. Yükseköğretim kurumları bütçelerini 2026 yılında 651 milyar liraya çıkarıyoruz. Yükseköğretimi de dâhil ettiğimizde eğitim bütçemizi; 2026 yılında 2 trilyon 896 milyar liraya yükseltiyoruz. Böylece merkezi yönetim bütçesinden yüzde 15,3 oranı ile en büyük payı yine eğitime ayırıyoruz" şeklinde konuştu.


"Sağlık alanına ayrılan toplam kaynak 3 trilyon 307 milyar liraya ulaşmaktadır"


Eğitimle beraber AK Parti hükümetleri döneminde en fazla önem verilen konuların başında sağlık alanının geldiğini kaydeden Yılmaz, "Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla merkezi yönetim bütçesinden sağlık hizmetleri için 1 trilyon 594 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Sağlık Bakanlığı ve yükseköğretim kurumları ile Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak sağlık harcamaları da dikkate alındığında sağlık alanına ayrılan toplam kaynak 3 trilyon 307 milyar liraya ulaşmaktadır" ifadelerine yer verdi.


"Sosyal yardım ve destekler için 2026 yılı bütçemizde 917 milyar lira kaynak ayırdık"


Sosyal devlet anlayışıyla Türkiye’nin ürettiği refahı, toplumun her kesimine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, "Sosyal yardım ve destekler için 2026 yılı bütçemizde 917 milyar lira kaynak ayırdık. Bu tutar 2026 yılı bütçesinin yüzde 4,8’ine denk gelmektedir. 2026 yılında; ödeme gücü olmayan vatandaşlarımızın sağlık primi giderlerini karşılamak amacıyla 157 milyar lira, 65 yaş üstü yaşlılarımız, bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlarımız ve yakınlarına bağlanan aylıklar kapsamında 106 milyar lira, sosyal konut finansmanının desteklenmesi amacıyla 100 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın evde bakımına destek amacıyla 90 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın eğitim desteği için 56 milyar lira, doğum yardımı ödemeleri için 44 milyar lira, ekonomik yoksunluk içinde olan çocuklarımızın aileleri yanında yetişmelerine imkân sağlayan sosyal ve ekonomik destek ödemeleri için 23 milyar lira, engelli eğitim taşıma giderleri için 11 milyar lira ve koruyucu aile uygulaması kapsamında yaklaşık 3 milyar lira kaynak ayırdık" ifadelerine yer verdi.


Vatandaşların daha ucuz elektrik ve doğalgaz kullanabilmeleri için 2026 yılı bütçesinde 373 milyar lira kaynak öngördüklerinin altını çizen Yılmaz, halihazırda mesken aboneleri için doğalgazda yüzde 43, elektrikte düşük kademede yüzde 57 oranında faturalarda devlet desteğinin uygulandığını vurguladı.


"Sosyal harcamalara ayrılan kaynaklar toplamda 2 trilyon 382 milyar liraya ulaşmaktadır"


Yılmaz, 2022 yılı itibarıyla asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi dışında tuttuklarını söyleyerek, "Bu imkândan tüm çalışanlarımız yararlanmaktadır. Bu kapsamda vergi istisnası yoluyla 2026 yılında tüm çalışanlarımızın gelirlerine 1 trilyon 92 milyar lira katkı sağlamış oluyoruz. Doğalgaz ve elektrikteki Devlet destekleri ile asgari ücret tutarına kadar olan tüm ücretlerin vergi dışı tutulmasını da dikkate aldığımızda sosyal harcamalara ayrılan kaynaklar toplamda 2 trilyon 382 milyar liraya ulaşmaktadır. Bu tutarın bütçemize oranı yüzde 12,6 seviyesindedir" dedi.


Tarıma stratejik önem verdiklerini, bu doğrultuda 2026 yılı bütçesi içerisinde 888 milyar liralık kaynağı tahsis ettiklerini dile getiren Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:


"Bu kapsamda; Tarım sektörü vergi harcamaları için 262 milyar lira, Tarımsal kredi desteği için 220 milyar lira, Tarım sektörü yatırım ödenekleri için 190 milyar lira, Tarımsal destek programları için 168 milyar lira, Tarımsal KİT’lerin finansmanı, müdahale alımları ve ihracat destekleri için 48 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Son iki yıl içinde önemli ölçüde artırdığımız reel sektör desteklerine 2026 yılında da devam ediyoruz. ‘Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat’ odaklı ve dengeli büyüme stratejimizi sürdürüyoruz."


Reel kesim destekleri için bütçeden 713 milyar lira ödenek öngördüklerini kaydeden Yılmaz, "Bu kapsamda; Sosyal Güvenlik Kurumu işveren prim desteği ödemeleri için 283 milyar lira, Tarımsal krediler sübvansiyon desteği olarak 220 milyar lira, Halk Bankası esnaf kredileri sübvansiyon desteği için 70 milyar lira, İhracat başta olmak üzere diğer reel sektör destekleri için 60 milyar lira, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı teşvik ödemeleri için 50 milyar lira, Mesleki eğitim kapsamında ödenen Devlet katkısı için 29 milyar lira kaynak ayırdık" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, savunma harcamalarında 1 trilyon 202 milyar lira, iç güvenlik için 953 milyar lira olmak üzere toplam 2 trilyon 155 milyar lira ödenek öngördüklerini de sözlerine ekledi.


Öte yandan Yılmaz, mahalle iradeleri de güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek, büyükşehir ve diğer belediyeler ile il özel idarelerine ayrılan toplam kaynağı 1 trilyon 657 milyar liraya çıkardılarını, 2002 yılında bu kaynağın bütçe içerisindeki payının yüzde 4 olduğunu ve bu oranı 2026 yılında yüzde 8,8’e yükselttiklerini dile getirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Canice katledilen Mihriban Yılmaz’ın katili ve suç ortaklarına ağırlaştırılmış müebbet talebi İzmir’in Bornova ilçesinde kaybolduktan 14 gün sonra cesedi ormanlık alanda gömülü bulunan Mihriban Yılmaz cinayetine ilişkin hazırlanan 36 sayfalık iddianame, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede; cinayeti tasarlayarak işlediğini itiraf eden katil zanlısı Fatih İ. ile ona yardım ve iştirak eden 4 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İzmir’in Bornova ilçesinde 29 Aralık 2025 tarihinde gizemli bir şekilde kaybolan ve 14 gün süren geniş çaplı arama çalışmalarının ardından ormanlık alanda toprağa gömülü halde cansız bedeni bulunan Mihriban Yılmaz cinayetinde adli süreçte önemli bir gelişme yaşandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde hazırlanan 36 sayfalık iddianame, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, kan donduran cinayetin tüm ayrıntıları ve istenen cezalar netlik kazandı. Olayın ardından tutuklanan ve ilk ifadelerinde iddiaları reddetmesine rağmen daha sonra suçunu itiraf eden 27 yaşındaki Fatih İ.’nin, maktule karşı takıntılı duygular beslediği ve cinayeti baştan tasarladığı ortaya çıktı. İddianamede, sanığın asıl amacının genç kadını yanına çekerek cinsel saldırıda bulunmak ve ardından öldürmek olduğu vurgulanırken, komşusu R.Ç. ile eşi R.Ç.’nin ise ikili arasındaki buluşmayı organize ederek olaya zemin hazırladıkları, olay gecesi yapılan yoğun telefon trafiğiyle tespit edildi. Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanık Fatih İ. hakkında "tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "nitelikli cinsel saldırı" suçundan ise 12 yıla kadar hapis cezası talep etti. Cinayete iştirak ettikleri belirlenen sanığın kardeşi Ö.İ. ile buluşmayı sağlayan komşu çift R.Ç. ve R.Ç. hakkında da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenirken, suça yardım ettiği öne sürülen amca H.İ. için 20 yıla kadar hapis cezası istendi. Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.
Samsun Psikoloğa bıçaklı saldırıya Samsun’dan tepki Hakkâri’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü binasında görev yapan bir psikoloğa bıçaklı saldırı gerçekleştirilmesine Samsun’da yapılan basın açıklamasıyla tepki gösterildi. Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına Türk Psikologlar Derneği Samsun Şubesi, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER), Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyeleri katıldı. Açıklamayı okuyan Türk Psikologlar Derneği Samsun Şube Başkan Yardımcısı Gamze Sırmalı Karabulut, "Her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyor, saldırıya uğrayan meslektaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" dedi. "Çalışma ve güvenlik şartları değerlendirilmeli" Karabulut açıklamasında, "İki gün önce kamuoyuna da yansıyan haberlerde, Hakkâri Gazi Mahallesi’nde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü binasında görev yapan bir psikoloğa yönelik bıçaklı saldırı gerçekleştiği bilgisi yer aldı. Yaşanan bu olay hepimizi derinden üzmüş, çalışma alanlarımızdaki güvenlik ve çalışma şartlarını yeniden değerlendirmeyi zorunlu kılmıştır. Her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyor, saldırıya uğrayan meslektaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" denildi. "Sosyal risk haritası çalışması yeniden değerlendirilmeli" Açıklamada son dönemde yürütülen sosyal risk haritası çalışmasının da tekrar ele alınması istenerek, "Çalışan güvenliğini önceleyen tedbirlerin alınmasını, işçi sağlığı ve güvenliği uygulamalarının güçlendirilmesini, yeterli personel ve teknik altyapının sağlanmasını, etik, hukuki ve mesleki ilkelerin titizlikle gözetilmesini, çalışanların görüş ve önerilerinin karar süreçlerine dahil edilmesini, sosyal hizmet alanındaki yapısal eksikliklerin giderilmesini, sosyal risk haritalaması çalışmalarının meslek örgütleri, akademi ve saha çalışanlarının katılımıyla yeniden değerlendirilmesini, risk tespiti kadar koruyucu-önleyici ve güçlendirici müdahale mekanizmalarının da geliştirilmesini, sahada görev yapan personelin fiziksel, psikososyal ve mesleki güvenliğini esas alan uygulama standartlarının oluşturulmasını talep ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
İstanbul Topkapı Sarayı Haremi’nde Yeni Dönem: ‘Cariyeler Taşlığı’ ziyarete açıldı Topkapı Sarayı’nın Harem Bölümü’nde yer alan Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’ kapsamlı restorasyon ve tefriş çalışmalarının ardından ziyarete açıldı. Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Çalışmalar 2020 yılında başladı, dolayısıyla 6 yıllık bir süreci kapsadı. Yaklaşık 700 parça taşınabilir eseri buralarda kullandık. Bu koleksiyonlara ait eserleri de depolarımızdan çıkarıp konservasyon ve restorasyonlarını tamamlamak suretiyle ziyaretçiyle buluşturduk" dedi.Topkapı Sarayı’nın Harem Bölümü’nde yer alan ‘Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’, Milli Saraylar Başkanlığı tarafından yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından ziyarete açıldı. Topkapı Sarayı Harem’i, yapısal olarak ‘haremde yaşayanlar’ ve ‘hareme hizmet edenler’ olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Harem’e hizmet eden erkek görevliler ‘karaağalar’, kadın görevliler ise ‘cariye’ olarak tanımlanıyor. Cariyeler, harem düzeninin ikinci halkasında yer alıyor. Bu yapı içerisinde konumlanan Cariyeler Taşlığı, haremde gündelik hayatın sürdüğü merkezlerden biri olarak öne çıkıyor.İlk kez bütüncül bir anlatımla ele alındıGezi güzergahında yer almakla birlikte bugüne kadar sınırlı erişime açık kalan ‘Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’, restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte ilk kez kapsamlı bir kurguyla ziyaretçilere sunuldu. Yeni düzenleme ile ziyaret süresine yaklaşık 20 dakika eklenirken mekanın mimari bütünlüğü üzerinden saray içi yaşamın tüm aşamaları okunabilir hale getirildi. Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı, üç kadınefendi dairesi, cariyeler koğuşu, çamaşırhane, mutfak, kiler, hamam, kahve ocağı ve yardımcı birimlerden oluşan çok katmanlı bir yapıya sahip. Gündelik hayatın sürdüğü bu merkezde cariyeler; dil ve din eğitiminin yanı sıra adab-ı muaşeret, el sanatları ve hizmet alanlarında yetiştirilir aynı zamanda dinlenme ve eğlenme imkanı buluyordu. Öte yandan ‘Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’, Topkapı Sarayı’nın kapalı olduğu salı günleri dışında her gün 09.00-17.30 saatleri arasında, mevcut ziyaret düzeni kapsamında ek ücret alınmaksızın gezilebilecek."Burası gerek mimari açıdan gerek saray teşkilatında tuttuğu yer açısından oldukça önemli bir nokta"Restorasyon çalışmasıyla ilgili bilgi veren Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Bugün bu önemli mekanların ziyaretçiyle buluşması için bir aradayız. Topkapı Sarayı’nın şu an Cariyeler Taşlığı olarak bilinen çok önemli bir avlusundayız. Burası gerek mimari açıdan gerek saray teşkilatında tuttuğu yer açısından oldukça önemli bir nokta. Zira Harem bölümü zaten Topkapı Sarayı’nın hem yerli hem yabancı ziyaretçi tarafından en çok merak edilen bölümü, burası da onun kalbi. Hemen ileride sol tarafta Padişah Hanımlarının daireleri bulunuyor. Burada yanımızda bulunan koğuşlarda da Cariye Koğuşları bulunuyor. Bu cariyeler biliyorsunuz; Valide Sultan’dan başlamak üzere Osmanlı sarayında, Osmanlı hareminde; Valide Sultan’dan, Kadın Efendilerden, padişah ailesinin hizmetinde bulunan özel görevliler" dedi."Cariyeler Taşlığının bugün açılan bölümlerindeki yapılar 17’inci yüzyılın sonuna ait"Restorasyonu yapılan mekanın 17’inci yüzyılın sonuna ait olduğunu söyleyen Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Bu noktada da buradaki gerek mimari kompozisyon gerekse içeride sergilemiş olduğumuz taşınabilir eserler bize çok ciddi fikir veriyor. Bu noktada alınmış olan eğitimler, burada uygulanmış olan pratikler, ritüellerin hepsiyle ilgili biz de bu eserleri ziyaretçimizle buluşturacak bir kürasyon düzenini benimsedik. Cariyeler Taşlığının bugün açılan bölümlerindeki yapılar 17’inci yüzyılın sonuna ait. Yani Harem yangınından, 1660’lı yılların sonunda gerçekleşen Harem yangınından sonra kurulan düzen. Bu yönüyle çok önemli. Hatırlayacaksınız; geçtiğimiz yıl bu vakitlerde de hemen bu duvarın arkasında olan aynı döneme ait Kara Ağalar Taşlığı ve bağlı birimleri ziyaretçiyle buluşmuştu" şeklinde konuştu."Çalışmalar 2020 yılında başladı, dolayısıyla 6 yıllık bir süreci kapsadı"Restorasyon çalışmasının 6 yıl sürdüğünü belirten Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Aradan geçen bir yılda gerçekten yerli ve yabancı ziyaretçinin olağanüstü bir teveccühüyle karşılaştık. Zira bu alanlar Topkapı Sarayı Haremi’nin hiç görülememiş alanları ve çok özgün alanları. Aynı durum burası için de geçerli. Hem geleneksel fonksiyonu olarak hem de saray düzenindeki yeri olarak bugüne kadar ziyaretçiyle buluşmamış yerlerdi. Burada yürütmüş olduğumuz restorasyon çalışmaları 2020 yılında başladı, dolayısıyla 6 yıllık bir süreci kapsadığını söyleyebiliriz. Bunun içinde tabii ki öncelikli olarak mimari restorasyonlar var. Yaklaşık 350 yaşında olan binalardan söz ediyoruz" ifadelerini kullandı."Özellikle, kadın efendiler dairelerinde, padişah eşlerinin dairelerinde Osmanlı çini sanatının muazzam örneklerini gördüğümüz unsurlar var"Onarımı yapılan bölümde çini sanatının muazzam örneklerinden eserler olduğunu söyleyen Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Bu binaların fonksiyon olarak da birbirinden çok farklı ve kompleks yapılar olduğunu ifade etmemiz gerekir. Özellikle, kadın efendiler dairelerinde, padişah eşlerinin dairelerinde Osmanlı çini sanatının muazzam örneklerini gördüğümüz unsurlar var. Vitrayların sarayın en eşsiz vitraylarının burada olduğunu görüyoruz. Kalem işlerinde, özellikle erken dönem kalem işlerinin muazzam örnekleri yine burada bulunuyor. Ancak bu mekanların dışında özellikle hizmete yönelik arkamızdaki çamaşırhane, mutfaklar gibi bölümlerde ise mimari yapının çok daha kuvvetli olduğunu ama süslemenin daha düşük olduğu mekanlar da var. Dolayısıyla kompleks ama çok öğretici bir restorasyon sürecini biz burada meslektaşlarımızla yerine getirdik" diye konuştu."Yaklaşık 700 parça taşınabilir eseri de buralarda kullanılmış, bu koleksiyonlara ait eserleri de depolarımızdan çıkarıp konservasyon ve restorasyonlarını tamamlamak suretiyle ziyaretçiyle buluşturmuş oluyoruz"Onarım sonrasında 700 parça eserin bir araya getirildiğini söyleyen Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Taşınabilir eserler anlamında, burada sergilediğimiz koleksiyon eserleri anlamında yaklaşık 700 parça taşınabilir eseri de buralarda kullanılmış, bu koleksiyonlara ait eserleri de depolarımızdan çıkarıp konservasyon ve restorasyonlarını tamamlamak suretiyle ziyaretçiyle buluşturmuş oluyoruz. Bu bizim açımızdan çok önemli; zira burayla ilgili temel verileri, arşiv verileri ve keşif defterlerinin yanında burada kullanılmış olan bu koleksiyonlar oluşturuyor. Biz bu koleksiyonlardan burada, özellikle Cariyeler bölgesinde buranın da bir okul olduğunu hiç unutmayalım aynı Enderun’daki koğuşlar gibi burası da buraya seçilmiş olan cariyelerin Acemioğlanlar Koğuşu’ndan başlamak suretiyle Gedikli Cariye olana kadar bir öğretim sürecinden geçtikleri bir dönem. Bu noktada aldıkları yabancı dil öğretimleri, el becerileri eğitimleri, geleneksel sanatlar ve musiki gibi pek çok alanda aldıkları eğitimlerin yansımasını gösteren eserleri de taşınabilir olarak sergiliyoruz" ifadeerini kullandı.
Kars Sarıkamış’ta dev yatırım: 25,5 Milyon TL’lik Suni Karlama hamlesiyle 5’inci pist güçleniyor Türkiye’nin önemli kış turizm merkezlerinden biri olan Sarıkamış Kayak Merkezi’nde suni karlama altyapısını güçlendirecek dev yatırım için imzalar atıldı. Yaklaşık 25 milyon 588 bin 919 TL bedelli proje kapsamında 5 numaralı pistte eksik kalan 21 adet direk tipi karlama makinesi kurulacak. Proje kapsamında daha önce altyapısı hazırlanan hatta 21 adet menhol imalatı gerçekleştirilecek. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte 5 numaralı pistte modern suni karlama sistemi tam kapasiteyle hizmet verecek. AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, Sarıkamış’ın son yıllarda turizmde önemli bir ivme yakaladığını belirterek, yapılan yatırımların bölgenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Çalkın, "Allah’a hamdolsun her gün yeni bir proje için bir araya geliyoruz. Valimizin başkanlığında bugün yine önemli bir protokol imzalıyoruz. Sarıkamış turizmi hem Kars hem de ülkemiz için önemli bir potansiyele sahip. Kafkasya’nın en güzel kayak merkezi diyoruz. Türkiye’de artık önemli bir konuma oturdu. Bunun altında büyük bir emek ve özveri var. Sadece kayak tesislerinin güçlendirilmesi değil, yıllardır sürdürülen altyapı çalışmaları, Doğu Ekspresi’nin güçlendirilmesi, Kars’taki turizm altyapısının geliştirilmesi ve Sarıkamış Kayak Merkezi’nin desteklenmesi bu başarının temelini oluşturuyor" dedi. Cumhurbaşkanı’nın talimatları doğrultusunda Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle önemli yatırımların hayata geçirildiğini ifade eden Çalkın, "Yeni protokolle birlikte kar tesisimizi daha da büyüterek kayak merkezimizi güçlendirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. Kars Valisi Ziya Polat ise projelerin güçlü devlet desteğiyle yürütüldüğünü ifade ederek, Sarıkamış’ın dünya markası olma yolunda hızla ilerlediğini kaydetti. Vali Polat, "Bu imzaların arkasında devletimizin ve hükümetimizin güçlü desteği var. On yılların hayali olan suni karlama tesisinde geçen yıl 4 ve 5’inci pistlerin önemli bölümü tamamlandı. Şimdi ise 5’inci pistte eksik kalan 21 direk tipi karlama sisteminin ihalesini yaptık. En kısa sürede 4 ve 5’inci pistler tamamen suni karlama sistemiyle buluşacak" ifadelerini kullandı. Sarıkamış’ın kristal karı ve sarıçam ormanlarıyla uluslararası ölçekte dikkat çeken bir merkez olduğuna vurgu yapan Polat, "Dünya markası olmak istiyorsanız suni karlama artık olmazsa olmaz. Altyapımız güçlü, otel kapasitemiz her geçen gün artıyor. Kars artık bir turizm şehri oldu. Bu yıl 600 binin üzerinde turisti ağırladık. Hedefimiz bu yıl 1 milyon, önümüzdeki 3 yıl içerisinde ise 2 milyon turist sayısına ulaşmak" şeklinde konuştu. Tamamlanacak yatırımla birlikte Sarıkamış Kayak Merkezi’nin sezon süresinin uzatılması, kar garantisinin artırılması ve yerli-yabancı turist sayısında önemli artış sağlanması hedefleniyor. Kars Valiliği Toplantı Salonu’nda imza törenine Vali Ziya Polat, Milletvekili Adem Çalkın, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Fatih Tekcan ve Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Başköylü katıldı.
Kayseri Melikgazi’de Osman-Fatma Fırıncı Cami ibadete açıldı İlçeye farklı alanda rekor hizmetler kazandıran ve birçok projenin de yakında açılışını yapacak olan Melikgazi Belediyesi, Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde hayırsever işbirliği ile yapımını tamamladığı Melikgazi Belediyesi Osman-Fatma Fırıncı Cami’nin açılış törenini gerçekleştirdi. Caminin 615 kişilik cemaat kapasitesiyle mahalle sakinlerinin büyük bir ihtiyacını karşılayacağını söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, "Allah’ın izniyle bu yazın ilk açılışını yaptık. İnşallah yazın sonuna kadar nasip olursa hemen hemen her hafta bir açılış yapacağız. İki okul, cami, kuran kursu, sosyal tesis, Sanat Melikgazi olmak üzere 20’ye yakın projemizin açılışını yapacağız. Yıldırım Beyazıt Mahallemizde kentsel dönüşüm çalışmalarımız da hızla devam ediyor. Şu an 2. Etap bitmek üzere 3. etap çalışmalarımıza da anlaşmalar yaparak devam ediyoruz. İnşallah 3. Etap da Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bakanlarımızın onayını aldıktan sonra başlayacak. Bu bölgeye bir park, bir sosyal tesis de kazandıracağız. Bu mahallemize 2 okul yaptık şuanda hizmet vermeye devam ediyor. 2 okul daha yapacağız, birinin kaba inşaatı bitmek üzere, diğerinin de temelini atacağız. Dolayısıyla Yıldırım Beyazıt Mahallemize 4 okul yapmış oluyoruz. 6 sene içerisinde camiler ve Kur’an kursları yaptık. Borcu olmayan kredi çekmeyen belediyelerden biriyiz. Bu cami için hayırseverimize ve evlatlarına teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Türkiye’de hayırseverle en çok proje yürüten belediyeyiz. Belediyecilik hizmetlerimizde Kayseri’nin birinci çıkacağını düşünüyorum. Çocuklarımıza İslami ve ahlaki değerlerimizi anlatmamız lazım. Aile yapımızı korumamız için bu camilerimiz çok önemli. Camimiz ilçemize ve mahallemize hayırlı olsun." dedi. Hayırsever Mehmet Fırıncı ise, "Bu camiyi yapmayı bize nasip eden Rabbimize şükürler olsun. Burayı hayata geçirmemizde büyük desteği olan Mustafa Palancıoğlu Başkanımıza çok teşekkür ederim. Projede emeği geçen herkese ve bize maddi manevi destek olan hayırsever dostlarımıza çok teşekkür ederim. Camiimizin hayırlı olmasını dilerim." diye konuştu. Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz ise caminin yapımında emeği geçen herkese teşekkür edip hayırlı olmasını dileyerek Kayseri’nin çok şanslı olduğunu ve 4-6 yaş Kur’an Kursu başarısında Kayseri’nin Türkiye birincisi olduğunu da sözlerine ekledi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da bir konuşma yaparak, "Kayseri’de güzel işlere imza atılıyor. Gerek Büyükşehir’imiz gerekse ilçe belediyelerimiz belediyeciliğin en güzel örneklerini hayata geçiriyor. Yıldırım Beyazıt Mahallemiz gerçekten gelişen güzelleşen mahallelerimizden bir tanesi. Değerli Mustafa Palancıoğlu Başkanımızın yaptığı güzel işlerle birlikte burası bir cazibe merkezi haline geldi. Gece gündüz demeden çalışıyoruz. Tüm Kayseri belediyeleri olarak birlik ve beraberlik içinde güzel işlere imza atıyoruz. Bu güzel eserimizin hayırlı ve uğurlu olmasını dilerim." diye konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu ise, "Mustafa Palancıoğlu Başkanımızın cami yapımı konusunda belli bir tecrübeye ulaşmış ciddi bir ekibi var. Caminin mimarisi noktasında mimar arkadaşımız muhteşem bir iş çıkarmış. Durum onu gösteriyor ki bundan sonra yeni cami açılışlarında, kütüphane açılışlarında bir arada olacağız." dedi. Melikgazi Belediyesi Osman - Fatma Fırıncı Cami’nin, mimarisi ve mahalleye kattığı değer ile farklı bir güzellik oluşturduğunu belirten Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise, "Bu Cuma günü muhteşem bir caminin açılışında beraberiz. Anne babalarının adına değerli kardeşlerimizin yaptırdığı bu cami, göze hoş gelen, mahalleye değer katan mimarisiyle farklı bir yapı. Dolayısıyla şadırvanıyla, çevre düzenlemesiyle bölgeye farklı bir güzellik katmış. Bu milletin iman dolu kalbi bu camileri yapmaya devam edecektir. Kayseri’de bu manada sorumluluğunu bilen insanların sayısı çok fazla. Anne ve babalarının ardından her zaman dua edilecek böyle bir eser yaptıran kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Melikgazi Belediye Başkanımızı özellikle bu tür eserlere vesile olmak için verdiği çabadan dolayı tebrik ediyorum. Hayırlı, uğurlu olsun." dedi.