GÜNDEM - 07 Mayıs 2026 Perşembe 09:08

Trabzon sokaklarının en sıra dışı gezintisi

A
A
A
Trabzon sokaklarının en sıra dışı gezintisi

Trabzon’da 61 yaşındaki Pakize Hatipoğlu’nun kızının sokakta yaralı halde bulup sahiplendiği köpeği ’Kukuli’ ile kurduğu güçlü bağ görenlerin yüreklerini ısıtıyor.


Sokakta şiddet gördüğünü düşündüğü köpeğinin korkmadan dışarı çıkabilmesi için onu tıpkı bir bebek gibi sırtına saran Hatipoğlu, herkesin ilgisini çekiyor.


Trabzon’un Ortahisar ilçesinde tek başına yaşayan Pakize Hatipoğlu’nun hayatı, 6 yıl önce kızının sokakta yaralı halde bulduğu bir köpekle değişti. Veterinerde tedavisi yapılan köpeği sahiplenen Hatipoğlu, ’Kukuli’ adını verdiği can dostuyla kısa sürede güçlü bir bağ kurdu. Bir restoranın mutfak bölümünde çalışan Hatipoğlu, haftanın tek izin gününü tamamen Kukuli’ye ayırıyor. Ancak onu farklı kılan, köpeğiyle kurduğu sıra dışı dostluk. Sokakta daha önce şiddet gördüğünü düşündüğü Kukuli’nin korkularını yenmesi için çözüm arayan Hatipoğlu, bir gün onu sırtına alarak dışarı çıkardı. Bu yöntem, Kukuli’nin hem sakinleşmesini hem de yeniden dış dünyaya alışmasını sağladı. Zamanla bu anlar, Trabzon’un en işlek caddelerinde alışılmışın dışında görüntülere sahne oldu. Battaniyeye sardığı Kukuli’yi sırtına alarak sokak sokak dolaşan Hatipoğlu, çevredeki vatandaşların da ilgisini çekti. O anlara ait görüntüler ise sosyal medyada hızla yayılarak viral oldu.



"Çocuk gibi sırtımda geziyor"


Trabzon’da yaşayan Pakize Hatipoğlu, kızının sokakta yaralı halde bulup tedavisini yaptırdığı ve sahiplendiği köpeği "Kukuli" ile kurduğu bağ sayesinde hayatını ona adadığını belirterek haftanın tek izin gününü sırtına aldığı can dostuyla sokak sokak dolaşarak geçirdiğini söyledi. Hatipoğlu, "6 yıl önce Kukuli ile tanıştık. Kızım sokakta bulduğunda çok kötü durumdaydı. Yaralıydı, enfeksiyonu vardı. Tedavisi yaptırdıktan sonra yanıma aldım. Haftada bir gün iznim oluyor. Onda da Kukuli’yi sırtıma alıp geziyorum. Bir günümü onun için ayırıyorum. Çocuk gibi sırtımda geziyor. Çok alıştı. İzinli olduğum günü biliyor. O gün evde durmuyor sanki ’Beni al gezmeye gidelim’ diyor. İnsanlardan korkuyor. Onun için sırtımda gezdiriyorum. Kukuli’ye önceden şiddet uygulamışlar. Dövüp, sokağa atmışlar. Artık Kukuli’den ayrılamam. Kiradayım, Kukuli’den rahatsız oldukları için ’Evden çık git’ dediler. Gerekirse sokakta yatarım yine de onsuz yapamam. Ölene kadar böyle beraberiz. Evden çıkıp sokak sokak geziyoruz. Artık onu tanıyorlar. Gelip sevenler oluyor. ’Anasını veya çocuğu böyle bakmış mı?’ diyenler oluyor. Onlara hiçbir şey söylemiyorum. Sevmeyebilirler" dedi.



"O benim can yoldaşım, her şeyim"


"Bazen şaşıranlar oluyor, sırtındaki çocuk mu diyenler oluyor" diyen Hatipoğlu, "Bu benim uşağım diyorum. Gösteriş yaptığımı, akli dengemin yerinde olmadığını söyleyenler oluyor. Aklım başımda, çalışıyorum. O benim can yoldaşım. Her şeyim. Trabzon’u birlikte geziyoruz, hiç sesi çıkmaz. Yeter ki sırtımda olsun. Kendini daha güvende hissediyor. Ben ona kurban olurum. Bulduğumuzda evde birkaç isim saydık. Hiç tepki vermedi. ’Kukuli’ dedik dönüp baktı. Öyle ismi oldu" ifadelerini kullandı.



Trabzon sokaklarının en sıra dışı gezintisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Rekor fiyatla başlayan erikte hasat yoğunlaştı: Kilosu 30-40 TL ile 170 TL arasında Mersin’in Mut ilçesinde seralardan sonra açık alanda başlayan erik hasadı yoğunlaşırken, kalitesi ve iriliğine göre fiyatının 30-40 TL’den başlayarak 170 TL’ye kadar alıcı bulduğu öğrenildi. Türkiye’nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarda yer alan Mersin’de açıkta erik hasadı yoğunlaştı. Turfanda erik üretimi ile dikkat çeken Mut’ta açık alandaki bahçelerde hasat yoğunlaştı. Örtü altında kilogramı yaklaşık 10 bin TL’ye kadar alıcı bulan erikte, açıkta hasadın yoğunlaşmasıyla fiyatlarda iyice düştü. Ürünün büyüklüğüne göre 30-40 TL’den başlayarak 170 TL’ye kadar satıldığı öğrenildi. Sezonda 100 bin ton rekolte beklenen ilçede hasat edilen ilk eriklerin kilogramı yaklaşık 10 bin TL’ye alıcı bulmuştu. Açıkta erik hasadı yapan bahçe sahiplerinden Nadir Büyüktat, "Bahçemizin erik sezonu başladı. Bugünden itibaren devam ediyoruz. Fiyat ortalama 80-100 lira arasında gidiyor. Şikayetçide değiliz" dedi. Üretici Mehmet Yiğit ise, "Erik, kayısımız var. Hasat güzel gidiyor havalar da iyi gidiyor. Yıl bolluk yılı" diyerek işçi bulmakta zorlandıklarını söyledi. Tüccarlardan Mustafa Özay da, "Mut ilçemizde erik hasadı tam gaz devam etmektedir. Bu sene yağmurun bol olmasıyla ve havanın yumuşak gitmesiyle gerçekten çok kaliteli eriklerimiz vardır. Fiyatlarımız normaldir. Üreticinin yüzünü güldürmekte. Tabanı 30-40 TL, üstü ise 170 TL’ dir" diyerek bilgi verdi.
Bursa Islah çalışmalarında stratejik adım...Küçükbaşta verim suni tohumlamayla artacak Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü, yetiştirici şartlarında küçükbaş hayvanlarda suni tohumlama çalışmalarını başlattı. Enstitü Müdürü Kerim Kılınç, kurumun uzun yıllardır merinos koyunu ıslahı ve Bandırma koyununa yönelik önemli faaliyetler yürüttüğünü belirtti. Küçükbaş hayvancılıkta kalite ve verimi artırmak amacıyla hayata geçirilen projeler arasında suni tohumlamanın stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Kılınç, enstitüdeki yüksek kaliteli damızlık koçlardan alınan spermaların "Halk Elinde Islah" projesi kapsamındaki işletmelere aktarıldığını ifade etti. Kılınç, yürütülen çalışmaların sonuçlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Birçok işletmedeki çalışmalarda son aşamaya gelindi. Başarı oranı beklenenin üzerinde. Bu proje sayesinde sahip olduğumuz yüksek kalitedeki kan değerlerinin yetiştiricilere daha hızlı aktarılmasını sağlıyoruz. Proje ile işletmelerdeki sperma kalitesi artırılacak, doğan yavrulardaki canlı ağırlık artışı hızlandığı için kuzu kesim ağırlıkları yükselecek ve et açığımıza yönelik ciddi bir ivme yakalanmış olacak". Suni tohumlamanın küçükbaş hayvancılık sektöründe daha önce küçük çaplı ve lokal olarak yapıldığını hatırlatan Kılınç, bu kapsamdaki yaygın çalışmanın yetiştirici şartlarında bir ilk olduğunu sözlerine ekledi.
İstanbul Türkiye’nin kıtalararası balistik füzesi "YILDIRIMHAN" SAHA İstanbul’un yıldızı oldu Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN, SAHA İstanbul’da görücüye çıktı. Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge Merkezi Müdürü Nilüfer Kuzulu, "Biz yaklaşık 10 yıldır YILDIRIMHAN’ın içerisinde ve üzerinde bulunan hem motorlarLa hem de dolgu malzemeleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Hem jet motorları hem sıvı yakıt motorlarının imalatları uzun yıllardır çalıştığımız konular. YILDIRIMHAN, Milli Savunma Bakanlığı’nın vizyonunu ortaya koyan bir proje" dedi. Milli Savunma Bakanlığı AR-GE Merkezi tarafından geliştirilen kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN, 6 bin kilometre menzili başta olmak üzere yüksek düzeyli, stratejik özellikleri ile öne çıkıyor. 4 tane sıvı yakıt roket motora sahip olan füze, Türkiye’nin bu zamana kadar geliştirdiği en büyük kıtalararası balistik füze olma özelliğini taşıyor. 17,5 metre boyunda ve 1,5 metre çapında olan füze, yaklaşık 10 yıllık çalışmalar sonucu ortaya çıktı. YILDIRIMHAN tasarımıyla da dikkatleri üzerine çekti. Füzenin bir yüzünde Sultan Yıldırım Bayezid Han’ın tuğrası yer alırken, burun kısmındaysa Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası bulunuyor. "Yaklaşık 10 yıldır YILDIRIMHAN’ın içerisinde ve üzerinde bulunan hem motorlar hem de dolgu malzemeleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz" Türkiye’nin en büyük kıtalar arası balistik füzesi olan YILDIRIMHAN hakkında bilgi veren Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge Merkezi Müdürü Nilüfer Kuzulu, YILDIRIMHAN’nın Milli Savunma Bakanlığı’nın vizyonunu ortaya koyduğunu belirtti. Kuzulu, "YILDIRIMHAN, 6 bin kilometre menzile sahip bir balistik füze, kıtalararası. Arkasında 4 tane sıvı yakıt roket motoru mevcut. İçerisinde de UDMH ve azot tetroksitten oluşan bir yakıt karışımı var. Dolayısıyla da hızı, atmosfer içerisinde 9 Mach, atmosfer dışında da 25 Mach şu anki planlarımız içerisinde. Sıvı yakıt Türkiye’de üretimi olmayan bir ürün aslında. Biz yaklaşık 10 yıldır YILDIRIMHAN’ın içerisinde ve üzerinde bulunan hem motorlaa hem de dolgu malzemeleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Hem jet motorları hem sıvı yakıt motorlarının imalatları uzun yıllardır çalıştığımız konular. Ancak yakıtın seri üretimi oldukça zor bir süreç. Biz de daha önce laboratuvar ortamında eser miktarlarda üretebildiğimiz ama üzerinde çalışarak, çalışma sistemlerini değiştirerek seri üretime geçtiğimiz anda YILDIRIMHAN’ı ortaya koymaya karar verdik bakanlık olarak" diye konuştu. YILDIRIMHAN’ın Milli Savunma Bakanlığı’nın vizyonunu ortaya koyan önemli bir proje olduğunu vurgulayan Kuzulu, "Milli Savunma Bakanlığı olarak yaklaşık 27 tane askeri kara ve hava fabrikamız, 4 tane de büyük tersanemiz mevcut. Yaklaşık 100 yıllık bir mazisi var aslında. Bu fabrikaların tamamında teknik personelimiz mevcut ve çok uzun yıllardır Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde olan bütün malzemelerin bakım, onarım ve düzeltmeleriyle ilgili çalışmalar yapıyorlar. Dolayısıyla da hani bu yeni bir şey değil aslında. Bizim çok yetenekli fabrikalarımız ve çok yetenekli çalışanlarımız var. Bu da bizim vizyonumuzun yansıması olarak burada sergiliyoruz. Buradan bütün çalışan arkadaşlarımıza da teşekkür ediyoruz, özellikle Ar-Ge Merkezi personelimize" ifadelerini kullandı.