ASAYİŞ - 07 Mayıs 2026 Perşembe 17:04

Acılı baba oğlunun mezarı başında "adalet" istedi

A
A
A

İstanbul Küçükçekmece’de 27 Nisan Pazartesi günü İETT durağında otobüs beklerken tekeri patlayan kamyonetin altında kalan genç mühendis Görkem Selvitop’un babası Necati Selvitop, oğlunun vefatı sonrasında yaşananları anlatarak suçluların cezalandırılmasını istedi.

Olay, 27 Nisan Pazartesi günü saat 18.30 sıralarında İstasyon Mahallesi Turgut Özal Bulvarında yaşanan olayda işinden çıktıktan sonra İETT durağına gelen Görkem Selvitop, otobüs beklemeye başlamış, yol üzerinde süratli şekilde ilerlediği belirtilen kamyon, şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle kaldırıma çıkarak mühendis Selvitop’u ezmişti. Yaşanan kazada ağır şekilde yaralanan ve sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Selvitop, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.

Kazayla ilgili bugün oğlunun Trabzon’un Şalpazarı ilçesindeki mezarı başında açıklamalarda bulunan Necati Selvitop, "27 Nisan Pazartesi günü oğlum Görkem Selvi Top, Ulaştırma Bakanlığı’nın hızlı tren projesinde çalışıyor. Akşam evine giderken bir 7-8 dakika otobüs bekliyor durakta. Görgü tanıklarının anlattığına göre daha sonra bize haberden ulaştıkları için söylüyorum, çok süratli gelen araba yani olağanüstü süratli gelen araba yolun ışıkların tam dibinde bulunan rögara hızlı bir şekilde vurduğunu söylüyorlar ve orada büyük bir patlama oluştuğunu, patlamayla birlikte araba sürünerek 30-40 metre de ileri giderek kaldırıma çıkıyor araba. Kaldırım da 30-40 santim yüksekliğinde yani orada videolardan görüyoruz. O kaldırımın üzerindeki İETT durağının köşesine çarpıyor, kasa da oğluma vurarak oğlumu işte saç panellere sıkıştırıyor. Şimdi kamuoyunda işte efendim lastik fırladı, yok jant yerinden çıktı, yok rögar kapağı çıkıktı işte vardı vurdu vesaire falan yuvarlandı vurdu gibi acımız zaten bizim acımız çok büyük. Bu acımıza da böyle katlayarak acımızı artırdılar" dedi.

Acılı baba oğlunun mezarı başında

"Aracın 57 km hızla gitmesi imkansız"

Oğlunun defin işlemlerinin ardından kendilerine bir kaza raporu ulaştığını kaydeden Selvitop, "Polis raporu, emniyetin tuttuğu rapor. Ve bu raporda işte hızlı giden şoför 57 kilometreyle gidiyormuş. Efendim 57 kilometreyle giden bir araç rögar kapağına vurup rögar kapağını parçalayıp arabanın lastiğini gümletip ondan sonra da 30-40 metre jantın üzerinde sürünerek gidip 30 santimetre yüksekliğinde bir kaldırıma çıkıp oradan da benim oğluma vurduktan sonra da yani sürüklenerek yani bir aşağı yukarı da bir 15-20 metre de sürüklenerek gidip yine kaldırımda çökerek oturarak askıda kalıyor. Yani kaldırımda askıda kaldığı şekline baksan bir defa o arabanın orada o kaldırımda askıda kaldığı şekliyle arabanın 57 kilometre süratle gelmesi mümkün değil. Sonra yani o araba o şekilde gelse zaten benim oğlum çok uyanık yani dikkatli de bir insan. Yani orada onu görür bakar yani en azından bir ses duyar bir tedbir alır yani kaçar hiçbir fırsatı olmamış" diye konuştu.

"Şoför yüzde 100 suçlu"

"Benim canım yandı, ciğerim yandı, yüreğim yandı biz perişan olduk. Ailesi perişan oldu, 9 yaşında torunum perişan oldu" diyen Selvitop "Zaten bir buçuk ay olmuştu işe gireli. Yani vallahi mahvolduk yani perişan olduk. O arabanın orada 57 kilometreyle değil 100-120 kilometre süratle gittiği aşikar. Orada zıplayarak o logara vurduğu da kamera görüntüsü ama kamera görüntüsünü çaprazdan almışlar çok küçük bir görüntü yani 20-25 saniye. Patlıyor bir gümlüyor böyle bir toz duman havaya ondan sonra zaten direkt vuruyor yani direkt kaldırıma çıkıp vuruyor. Bizim şimdi talebimiz şu: Bir, araç çok süratli araç yüzde 100 suçlu şoför. İki, logar kapağı orada 3-4 saattir tangur tungur ediyormuş görgü tanıkları. O yol güzergahının bozuk olması videolar attılar bizlere. Üçüncüsü, burada çok kaza oluyormuş zaten. Yani biz şöyle vurdu böyle vurdu lastik fırladı bunların hepsi yalan. Böyle bir şey yok. Aracın lastiği de çıkmamış. Öyle bir şey yok arabanın lastiği zaten paramparça olduğu yerde olmuş zaten yani. Görüntüde de hiçbir şey belli değil. Biz cepheden görünen sağdan soldan görünen ve özellikle de kamuoyundan haberlere çıkıp sesimizi duyurduğu için basın mensupları bizim Allah hepinizden razı olsun. Yani gerçekten bize görgü tanıkları ulaşmaya başladı. Biz şimdi şunu kamuoyundan istiyoruz. Bir durakta bekleyen çantasını fırlatıp benim oğluma doğru koşup yardım etmeye giden o kişinin bize ulaşmasını istiyoruz. İkincisi o aracın arkasında seyir halinde olan ve arabasında kamera olan şoförlerin, sürücülerin bize ulaşmasını istiyoruz. Biz çok acılıyız yani adalet istiyoruz. Adalet yerini bulsun istiyoruz. Buna da inancımız sonsuz. Oğlumun 38 yaşına sığdırdığı çok şeyler var. Çanakkale Köprüsü’nden İstanbul Çamlıca Metrosu’na, 3. Boğaz Köprüsü’nden Osmangazi Köprüsü’ne, Kandıra Viyadüğüne yani şimdi de işte İstanbul Havalimanı otopark projesinden hızlı tren projesine çok kaliteli çok bilgili becerikli mütevazı alçak gönüllü pırlanta gibi Allah kimseye göstermesin evlat acısını. Şehit dedesinin anıt mezarına buraya defnettik evimizin on metre karşısında. Sabah çıkıyoruz ağlıyoruz öğlen geliyoruz ağlıyoruz, kapıya çıktık ağlıyoruz acımız çok büyük" şeklinde konuştu.

Acılı baba oğlunun mezarı başında

"Kurban Bayramı’na tatile gelecekti"

Oğlunun son anlarını anlatan Selvitop, "Görgü tanıkları gitmiş oğlumun yanına. Adın ne demişler Görkem demiş. Nerede oturuyorsun Halkalı’da oturuyorum demiş oğlum. Oğlum demiş aramamı istediğin birisi var mı demiş yok demiş cevap verememiş oğlum. Oğlum evladım oğlum. Oğlum şehit dedesine kavuştu oğlum. Oğlum evladım oğlum. Babasıyla sözleşmişti planları vardı oğlumun. Kurban Bayramı’na tatile gelecekti oğlum. Telli tatile geldi benim oğlum yıkıldım be. Altın çocuğum benim aslan oğlum. Babasını aramadan yapamazdı benim oğlum günde 3-4 defa "baba bir isteğin var mı?" derdi. "Oğlum köyde ne duruyorsun korkmuyor musun?" derdi. Şimdi daha korkmayacağım oğlum bekçi olarak geldin buraya. Yandım be. Başkaları yanmasın oğlum. Oğlum bu nasıl bir süratti oğlum acı hissettin mi oğlum sormuşlar ’belim kırıldı’ demiş. Oğlum elini uzatmış oğlum ’Belden altımı hissetmiyorum’ demiş. Oğlum ambulansa bindirirken oğlumun gözlerini kapatmış bir daha açmamış. Oracıkta öldü benim oğlum oğlum. Allah verdi Allah aldı diye kendimizi idare etmeye çalışıyoruz ayakta duracak takatimiz kalmadı" ifadelerini kullandı.

Mustafa Özcan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Su depolama kalitesi iki katına çıkacak Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ), Çerkezköy’de 7 bin 500 metreküp kapasiteli içme suyu deposu inşaatının temelini attı. Mevcut 8 bin tonluk deponun yanında yapımına başlanan yeni depo tamamlandığında, Çerkezköy’ün su depolama kapasitesi yaklaşık iki katına çıkmış olacak. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, günü kurtaran değil geleceği inşa eden bir vizyonla çalıştıklarını belirterek, "Gerçek yatırım cesaret ister. Gerçek belediyecilik ise risk almayı gerektirir. Altyapı sorunları pansuman tedbirlerle çözülemez. Biz de hizmet anlayışımızda risk alıyor, sorunların kaynağına iniyoruz. Tekirdağ, artık günü kurtaran değil; planlı ve cesur bir yönetim anlayışıyla yönetiliyor" dedi. Tekirdağ’ın 11 ilçesinde yıllardır ertelenen ve bekleyen tüm projelerin birer birer hayata geçirildiğini kaydeden Başkan Yüceer, "İçme suyu depoları yaparken aynı zamanda içme suyu şebekelerini yeniliyor, kanalizasyon hatlarını döşüyor, yağmur suyu altyapılarını tamamlıyor ve kentimizin altyapısını güçlendir" ifadelerini kullandı. "50 bin vatandaşımıza su temin edebileceğiz" Yüceer, temeli atılan 7 bin 500 metreküp kapasiteli deponun Çerkezköy’ün geleceği için önemli bir yatırım olduğuna işaret ederek, "Bu depo sayesinde olası bir arıza, bakım çalışması, enerji kesintisi ya da ani tüketim artışında yaklaşık 50 bin vatandaşımıza bir gün boyunca kesintisiz su temin edebileceğiz" ifadelerini kaydetti. Çerkezköy’de yıllardır ertelenen altyapı yatırımlarını başlattıklarına da dikkat çeken Başkan Yüceer, "Biz günü kurtarmıyoruz, geleceği inşa ediyoruz. Evet, yollar kazılıyor. Evet, zaman zaman günlük yaşam etkileniyor. Ama biz o kazıların altında Çerkezköy’ün geleceğini inşa ediyoruz. Bir damla suyun bile boşa akmaması için çalışıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kalıcı çözümler üretiyoruz" Altyapı yatırımlarının kalıcı çözümünün ancak sorunun kaynağına inerek mümkün olacağını belirten Yüceer, "Biz makyaj belediyeciliği yapmıyoruz. Fotoğraf ya da video belediyeciliği de yapmıyoruz. Biz kalıcı çözümler üretiyoruz. Bir hekim olarak biliyorum ki; pansuman tedbirlerle sorun çözülmez. Sorunun kaynağına inmek gerekir. İşte biz de altyapıdaki sorunları kalıcı olarak çözmek için çalışıyoruz" diye konuştu. "Cesaretle hareket ediyor, şehrimizin geleceğine yatırım yapıyoruz" diyen Başkan Yüceer, "Bizim anlayışımızda medeniyet yerin üstünden önce yerin altında başlar. Önce sağlam altyapıyı kuracağız, ardından üstyapıyı tamamlayacağız. Çünkü yapılmadığında herkesi mağdur eden ama yapıldığında görünmeyen en önemli yatırım altyapıdır" ifadelerini kullandı. "373 mahallemizde yıllardır yaşanan altyapı sorunlarını bitireceğiz" Yüceer, "Kanalizasyonu olmayan, altyapısı tamamlanmamış, içme suyu hatları yenilenmemiş tek bir mahalle bırakmamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Hemşehrilerimizin de desteğiyle 373 mahallemizde yıllardır yaşanan altyapı sorunlarını hep birlikte tarihin tozlu raflarına kaldıracağız. Tekirdağ’ımızın 11 ilçesinde altyapıyı güçlendirmeye, geleceği inşa etmeye devam edeceğiz. Gerçek anlamda güçlü bir altyapıyla Tekirdağ’ımızı büyükşehirler arasında hak ettiği noktaya, taşıyacağız" dedi. TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül de törende yaptığı konuşmada, projenin teknik bilgilerine dair açıklamalarda bulundu. Dr. Özgül, projenin yalnızca teknik bir yapıdan ibaret olmadığını vatandaşların yaşam kalitesini doğrudan etkileyecek bir hizmet olduğunun altını çizdi. Çerkezköy Cumhuriyet Mahallesi’nde gerçekleştirilen temel atma törenine kurum ve kuruluş temsilcileri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Yozgat Yozgat’ta ‘Sel Su Baskını Afeti Tatbikatı’ yapıldı Yozgat’ta 230 personelin katılımıyla sel taşkını konulu tatbikat düzenlendi. Merkeze bağlı Esenli köyünde ‘Sel Su Baskını Afeti Yerel Düzey İl Tatbikatı’ yapıldı. Yozgat Valiliği ve AFAD öncülüğünde, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında Yozgat Afet Müdahale Planı uygulamaya alındı. Esenli köyünde bulunan Gelingüllü Barajı’ndaki tatbikatta, muhtemel taşkın senaryosu kurgulandı. 7 afet grubunun katıldığı tatbikatta 230 personel görev alırken 46 araç ile 5 bot görevlendirildi. Senaryoya göre taşkın ve sel sonucu baraj taşması nedeniyle akıntıya kapılmış görüntüsü verilen bazı maketler alana yerleştirildi. Su altı dalgıç ekipleri barajda arama kurtarma faaliyeti düzenledi. Temsili olarak kurtarılan kişilere sağlık görevlileri tarafından ilk müdahaleleri yapıldı. Tatbikatın sonunda bot ekipleri Türk bayraklı gösteri düzenledi. Tatbikat sonrası Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan yaptığı açıklamada, "Afet öncesinde afet sonrasında hem müdahale hem planlama hem de hazırlık aşamalarını yürütmek üzere ve buradaki kapasitemizi görmek üzere AFAD Başkanlığı’mız koordinesinde, İl Müdürlüğümüz öncülüğünde Türkiye Afet Müdahale Planı’nın tüm paydaşları, hizmet gruplarıyla birlikte komşu illerimizden Samsun, Kayseri ve Sivas ilimizin de katılımıyla birlikte bir baraj taşması sel su baskını tatbikatı gerçekleştirmiş olduk. Bu vesileyle arkadaşlarımı tebrik ediyorum" cümlelerine yer verdi.
İstanbul Sultangazi Belediyesi’nden anneler için ’Bir Ninniyle Değişir Dünya’ etkinliği Sultangazi Belediyesi, Anneler Gününe özel düzenlediği ’Bir Ninniyle Değişir Dünya’ etkinliğ, gerçekleştirildi. Sultangazi Belediyesi, annelere özel ‘Bir Ninniyle Değişir Dünya’ temasıyla bir program düzenledi. Sultangazi Belediyesi Etkinlik Salonu’nda yapılan programa İstanbul Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun ile eşi Tuba Dursun ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ayrıca müzisyen Zeynep Betül Akyıldız, seslendirdiği eserlerle annelerin yoğun ilgisini çekti. "Anne demek aile demek" Kadınların anneler gününü kutlayan Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Sultangazi’de aile olmak bizim düsturumuz. 2 yıldır Ramazan ayında ‘Aile Sıcaklığında Ramazan’ temasıyla programlarımızı gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki; biz kocaman bir aileyiz. Genç, yaşlı, kadın, erkek fark etmeksizin bir komşumuzun sorununu ailemizin sorunu olarak görüyoruz ve o sorunu çözmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Özellikle kadın ve gençlerimizi ön planda tutan çalışmalarımızı hayata geçiriyoruz. Kadınlarımızın ailenin temel taşı olduğu bilinciyle hareket ediyor, sizleri sosyal hayatta daha güçlü hale getirecek faaliyetler düzenliyoruz. Biliyoruz ki güçlü kadın güçlü Sultangazi demek" dedi. Çocukları için her türlü zorluğa göğüs geren şehit anneleri ve engelli annelerin de anneler gününü kutlayan Başkan Dursun, "Annelerimizin hepsi özel, hepsi fedakar. Dün şehit annelerimizle bir araya geldik, onların anneler gününü kutladık. Sultangazi’de sevgiye engel yok. Büyük sabır ve fedakarlıkta bulunan özel bireylerimizin de annelerinin bir kez daha anneler gününü kutluyorum. Sezai Karakoç Gençlik Spor ve Engelliler Merkezimize her gittiğimizde oradaki annelerin çocukları için büyük fedakarlıklar gösterdiklerine şahit oluyoruz. Allah annelerimize uzun ömürler versin" diye konuştu. Konuşmanın ardından Zeynep Betül Akyıldız sahneye çıkarak farklı ülke ve yörelerin hafızalara kazınmış ninnilerini kendi yorumuyla söyledi.