Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Çelik: "Türkiye, dünyanın barış adası olarak öne çıkmaya devam ediyor"
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:02:17
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye’nin çevresindeki krizlere rağmen dünyanın "barış adası" olarak öne çıktığını belirterek, "Bütün bunlar büyük bir mücadelenin eseridir" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. "Bunlar büyük bir mücadelenin eseri" Türkiye’nin dünyanın barış adası olarak öne çıktığını anlatan Çelik, "Türkiye’nin yukarısında Rusya-Ukrayna konusundaki kriz devam ediyor. Türkiye’nin güneyindeki Gazze’de soykırım maalesef devam ediyor. Doğumuzda İran’a dönük olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in haksız, hakkaniyetsiz ve hukuksuz saldırısının neticesi olarak ortaya çıkan tablo maalesef insani, siyasi ve ekonomik sonuçlar doğuruyor. Balkanlar’da birtakım olaylar gerçekleşiyor. Bütün bunun ortasında Türkiye’miz, nazar değmesin, gıpta edilen, üzerine titrenilen, dünyanın barış adası olarak öne çıkmaya devam ediyor. Bütün bunlar büyük bir mücadelenin eseridir" ifadelerini kullandı. "Bu destek Türkiye’yi bugünlere getirdi" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Büyük Türkiye’ davası için mücadele verdiğini belirten Çelik, "Cumhurbaşkanımızın bütün ömrünü vakfettiği Büyük Türkiye davası, bu davanın gereklerini yerine getirme konusunda cesur, tereddütsüz ve tavizsiz mücadelesi ve tabii sizlerin, sizlerden öncekilerin hep beraber verdiği bu destek Türkiye’yi bugünlere getirdi" diye konuştu. "Dimdik ayakta durduk" Geçmiş dönemlerde siyasi baskılarla karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Çelik, "Vesayetin en karanlık zamanlarında, vesayetin en zor zamanlarında ve dünyanın en kötü şartlarında Cumhurbaşkanımıza bilinen ve bilinmeyen siyasi suikastlerle ve siyasi tehditlerle gelirlerken, bütün siyasi kadrolarımızın ve partimizin üzerine bir kabus gibi çökmeye çalışırlarken tek bir parti temsilcimizi bile sökemediler, dimdik ayakta durduk" dedi. Adana teşkilatındaki birlik ve beraberliğe vurgu yapan Ömer Çelik, "Allah’a şükürler olsun ki Adana’da bütünleşme devam ediyor, büyüme devam ediyor, AK Parti Adana’ya imza atmaya devam ediyor" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından partililer bayramlaştı.
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:31
Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e tepki: "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özgür Özel’e tepki göstererek, "Siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi.
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:18
Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e tepki: "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özgür Özel’e tepki göstererek, "Siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi. Adana’ya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, basın toplantısı düzenledi. "Büyük Doğu ideali yaşıyor" Konuşmasının başında Necip Fazıl Kısakürek’i andığını söyleyen Çelik, "Türk edebiyatının müstesna ismi, Büyük Doğu idealinin mütefekkiri, şair Necip Fazıl’ın ölüm yıl dönümü. Bir kere daha kendisini rahmetle, saygıyla anıyoruz. Mekanı cennet olsun. Büyük Doğu ideali yaşıyor ve yaşamaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "Çatışmalar yalan siyasetine dönüşmüş durumda" CHP ile alakalı verilen yargı kararlarına da değinen Çelik, "Son siyasi tartışmaları yakinen takip ediyoruz. Yargı kararının ortaya çıkmasından sonra CHP merkezli yürütülen tartışmaların birtakım ayrıntılarına değineceğim. Fakat öncelikle şunu söylemek isterim; CHP’lilerin, CHP’lilerle yürüttüğü bu tartışma, kendi içlerindeki bu çatışma, birilerinin sürekli olarak kasıtlı bir biçimde AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye, değerlendirmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda. Özellikle Özgür Özel, kendi zaaflarını, kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli olarak Cumhurbaşkanımıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Ve maalesef orada toplanan bazı kişilerin de Cumhurbaşkanlığı makamına ve cumhurbaşkanımıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük" diye konuştu. "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz" Siyasi eleştiri ve protestoları saygıyla karşıladıklarını anlatan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Biz siyasi eleştiriyi saygıyla karşılarız, siyasi protestoyu saygıyla karşılarız. Siyasi eleştirinin ve siyasi protestonun demokrasimizin olgunluğu içerisinde çok önemli bir yeri vardır. Biz de siyasi eleştiriye her zaman kıymet veririz. Fakat siyasi eleştiriyi aşan siyasi hakaret, hedef gösterme ve siyasi tehdit anlamına gelen bütün ifadelerini sayın Özgür Özel’e ve orada bu ifadeleri kullanan bazı kişilere aynen iade ediyoruz. Aslında üstünde durmaya bile değmez. Fakat işte televizyonlardan verildiği için maalesef bu konuları gündemimize almamız gerekiyor. Bunların söylediği sözlerin herhangi biri cumhurbaşkanımızın yanına yaklaşamaz. Bu sözleri söyleyenler, bu sözleri sadece kendi isimlerinin yanına yazdırmış olurlar. Biz tabii ki siyasi protesto, siyasi eleştiri olsa, bunlar konusunda gayet saygıdeğer bir tutum takınıyoruz. Ama iş şantaj, tehdit, haddini aşan ifadeler kullanma, hakaret gibi konulara geldiği zaman çok net bir şekilde söylemek istiyorum siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz." "Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir" Özgür Özel ve ekibinin kullandığı ifadelerin haddini aştığını vurgulayan Ömer Çelik, "Bakın bu bir iki gündür kullanılan ifadeler tamamen haddini aşmıştır. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu ifadeleri kullananlarla hukuk önünde ve meşru siyaset yoluyla en net ve en etkili mücadeleyi vereceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Biz meselelerin sükunet içerisinde ve sağduyulu bir şekilde halledilmesinden yanayız. Türkiye’nin demokrasisi olgundur, Türkiye’nin rejimi, Türkiye’nin siyasi hayatı pek çok krizin içinden geçmiştir, bugünlere gelmiştir, bugünlere gelmenin neticesi olarak da yüce milletimizin büyük feraseti, yüce milletimizin büyük basireti, devlet hayatımızın binlerce yıllara dayanan tecrübesi sayesinde atlatılmayacak kriz yoktur. Ama bunun yerine siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi. "Hukuk önünde hesaplaşacağız" ‘Protesto ve eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür’ diyen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Hukuk önünde ve siyaset yoluyla bunlarla hesaplaşmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Arzumuz sağduyunun, sükunetin, aklın, siyasi aklın, basiretin, ferasetin ve gerçeklerin konuşulduğu bir ortamın hakim olmasıdır. Tercih onlarındır. O protesto hakkını kullanan, eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Protesto hakkını kullanmak, eleştiri hakkını kullanmak üzere orada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Fakat onların içerisine karışarak bu çirkin üslubu kullananlara, Cumhurbaşkanlığı makamına, partimize, arkadaşlarımıza dönük bu tehdit, şantaj ve hakaret üslubunu kullananlarla da hukuk önünde hesaplaşacağız" ifadelerini kullandı. "Biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz" CHP hakkında verilen yargı kararlarının kendi iç siyasi çatışmalarının bir sonucu olduğunu anlatan Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Bir sürü gündem bu işin içine karıştırılsa da CHP’lilerin CHP’lilerle iç çatışması, iç mücadelesi neticesinde ortaya çıkan birtakım iddiaları yargının araştırmasından ve sonuca bağlamasından ibarettir. Yargı kararı konusunun sonrasında ortaya çıkan tablo nasıl başladı? Hiçbir şekilde, hiçbir siyasi parti, AK Parti, Cumhur İttifakı ya da diğer muhalefet partileri bu olayın tarafı değillerdi. Halen de biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz. İlk iddialar Cumhuriyet Halk Partisi’nde milletvekilliği yapmış, belediye başkanlığı yapmış, Cumhuriyet Halk Partisi’nde yöneticilik yapmış ve halen Cumhuriyet Halk Partisi’nde aktif siyaset yapan kişiler tarafından gündeme getirildi. Özgür Özel yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi’nin o zamanki yönetimi bunları ciddiyetle ele almak, değerlendirmek yerine başka bir yol tercih etti. Bu iddiaların üzerine yargı harekete geçti. Yargının bulduğu deliller, yargının yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu tablo ortaya çıktı. Dolayısıyla ikide bir burada sanki bu konunun tarafı bizmişiz gibi bir gündem oluşturmaya çalışmak Özgür Özel yönetiminin baştan beri kendi, Özgür Özel ekibinin baştan beri kendi yetersizliklerini örtmek için kullandığı bir yöntemdir." "Yargı vesayeti ve yargısal aktivizm üzerinde hassasiyetle durduk" Özgür Özel’in ’Siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor’ sözlerine de değinen Çelik, "Biz AK Parti kurulduğundan beri siyasetin yargı eliyle dizaynında iki kavram üzerinde hassasiyetle durduk. Bir tanesi yargı vesayeti, diğeri yargısal aktivizm. AK Parti’nin siyasi mücadelesinin ve Türkiye’nin en önemli demokrasi mücadelesinin AK Parti tarafından ortaya koyulan iradesi askeri vesayete karşı olmak kadar yargı vesayetine ve yargısal aktivizme de karşı olmaktır. O sebeple sivil siyasetin üstünlüğünü ve sivil siyasetin dokunulmazlığını her zaman en güçlü bir biçimde biz savunduk. Yargısal aktivizm ve yargı vesayeti ya da yargı faaliyeti yoluyla siyasetin dizayn edilmesi siyaset değildir, anti siyasettir. Dolayısıyla demokrasiye aykırıdır. Bunun mücadelesini biz verdik. Biz yargısal aktivizme ve yargısal vesayete karşı olduğumuz kadar siyasetin ekonomik yolsuzluk yoluyla, siyasi çökme yoluyla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Aynı şekilde biz siyasetin ekonomik yolsuzluk kadar siyasi yolsuzluk, siyasi abrakadabralarla, siyasi kumpaslarla, siyasi birtakım numaralarla, siyasi birtakım oyunlarla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Bugün yine Cumhuriyet Halk Partisi içinde geçmişten beri siyaset yapan isimler iddia ediyorlar ki Cumhuriyet Halk Partisi bu siyasi oyunlarla, bu siyasi kumpaslarla karşı karşıya kalmıştır. Birtakım deliller sunuyorlar ve bu delilleri de yargı inceliyor ve bir neticeye vardırıyor. Dolayısıyla tartışma Cumhuriyet Halk Partililerin, Cumhuriyet Halk Partililer hakkındaki iddialarıyla beraber ortaya çıkan bir şeydir" dedi. "Yargının kendi işini yapmasına karışmamak çok önemlidir" Yargının işine karışılmaması gerektiğini ifade eden AK Parti Sözcüsü Çelik, "Yargısal aktivizme, yargı vesayetine karşı çıkmak kadar, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı çıkmak kadar yargının kendi işini yapmasına karışmamak da çok önemlidir. Bu deliller neticesinde bir adım atılsa hemen bazı Cumhuriyet Halk Partililer çıkıyor, diyor ki ’Siyaset yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılıyor’. Peki siyasetin, bunu söyleyenler gerçekten yargısal bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Siyasi bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Ortaya çıkan deliller, tartışmalar yine bunları birbirine söyleyen Cumhuriyet Halk Partililer. Ne çıktı ortaya? Hep beraber gördük ki aslında burada siyasetin üzerinde yine anti siyaset diyeceğimiz, demokrasinin güvenliğini tehdit eden başka birtakım siyasi faaliyetler, kumpaslar, birtakım oyunlar ortaya çıkmış. Peki bunları nereden öğreniyoruz biz? Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanların Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanlar hakkındaki iddiaları üzerinden öğreniyoruz" diye konuştu. "Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır" CHP’nin iddialarının anti siyaset olduğuna değinen Çelik, "Dolayısıyla yargısal aktivizm yoluyla geçmişte vesayet zamanlarında siyasetin dizayn edilmesi ne kadar yanlışsa siyasetin bu şekilde ekonomik yolsuzluk, siyasi yolsuzluk, siyasi oyunlarla dizayn edilmesi de o kadar yanlıştır. Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır. Demokrasinin güvenliği siyasetin güvenliğinden geçer. Siyasi partilerin yönetimlerinin özgür iradeyle oluşması. Her türlü vesayetten bağımsız ama her türlü siyasi kumpas, şantaj ve oyundan da bağımsız olarak tecelli etmesi demokrasinin sağlığı açısından çok önemlidir. Dolayısıyla her yargı kararına karşı siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor demeleri aslında başka şeyleri örtbas etmekten başka bir şey değildir. Özgür Özel diyor ki, ’Bizim karşı karşıya olduğumuz tablo AK Parti yargı kolları tarafından yapılıyor.’ Tabii bu son derece standardı düşük bir tanımlama, son derece düşük bir siyasi değerlendirme. Bunu çok sık kullandığı için bunu söylemek zorunda kalıyorum. Esasında biz siyasi partilerin bu şekilde birtakım tabirlerle yakıştırmalarla ele alınmasına karşıyızdır, bu konuda son derece hassasiyet gösteririz, büyük bir titizlik içerisinde hareket ederiz. Ama Özgür Özel ve ekibine şunu söylemek gerekir AK Parti’de siyasi yargı kolları yok, yargıdan sorumlu genel başkan yardımcılığı diye bir şey yok. Ama sizin döneminiz zamanında bütün Türkiye gördü ki yolsuzluktan sorumlu bir kolunuz var, yolsuzluktan sorumlu bir biriminiz var. Bütün bunlar önünüze geldiğinde siz bunlarla ilgili bir adım atmadınız. Atmadığınız gibi tam tersine himaye etmeye çalıştığınızı yine Cumhuriyet Halk Partililer söyledi" ifadelerini kullandı. "Herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" AK Parti’nin meydanların partisi olduğunu ve sandık dışında bir iradenin peşinde koşmadığını söyleyen Ömer Çelik, "AK Parti yargı kolları diye tabirler uyduracağınıza sizin döneminizi kastederek söylüyorum, kendi partinizdeki yolsuzluk kollarına baksaydınız. Siyasi ve ekonomik yolsuzluk kollarıyla uğraşsaydınız. Onun için bizim herhangi bir şekilde siyaset meydanı ve sandık dışında bir iradenin peşinde koştuğunu söylemek, koştuğumuzun söylenmesi dünyanın en büyük yalanıdır. Biz meydanların partisiyiz. Biz sandığın partisiyiz. Biz önümüze vesayetin en karanlık günlerinde en ağır vesayet araçlarıyla çıkıldığında bile sandıktan millet iradesinden başka bir şey düşünmedik. Cumhurbaşkanımız bilinen ve bilinmeyen bir sürü siyasi tehditle ve siyasi suikastla karşı karşıya kaldığında Ankara kapkaranlık bir iklime büründüğünde cumhurbaşkanımızın yaptığı şey Anadolu’ya çıkmak ve millet iradesiyle buluşmak oldu. Her zaman bu böyle oldu. AK Parti’ye en son yakıştırılacak şey sizin bu söylediğiniz sözlerdir. Ama biz siyasi vesayetin, yargı vesayetinin en karanlık günlerinde tehdit edilirken siz bu tehditlerin arkasında durdunuz. Kapatma davalarının, modern ve postmodern darbelerin arkasında durmuş bir siyasi geçmişten geliyorsunuz. Cumhurbaşkanımız millet iradesiyle buluşurken siz Ankara’nın labirentlerinde ve koridorlarında birtakım kumpaslar peşinde koşan bir siyasi gelenekten geliyorsunuz. Onun için bu durumu netleştirelim. Meydanların partisi biziz, sandığın partisi biziz. Siz kendinize neyi yakıştırıyorsanız onu bize söylemekten vazgeçmelisiniz. Dolayısıyla önünüze, beğendiğiniz, beğenmediğiniz her yargı kararına yargının siyaset eliyle, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesi gibisinden bir tabirle yaklaşmanızın hiçbir manası yok, hiçbir geçerliliği yok. Bu konuda bir hassasiyetiniz varsa önce herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" dedi. "Gazi Mustafa Kemal Atatürk toplumumuzun ortak değeridir" Atatürk istismarcılığı yapıldığını da söyleyen Çelik, "Dedik ki ’Siz çıkın bunlara kefil mi kefil, kefil misiniz değil misiniz tek tek bunlardan bahsedin’ dedik. Özgür Özel şimdiye kadar bu konuda sessiz kaldı. İlk defa 2 gün önce net bir şekilde kefil olduğunu, ’Bu ismi geçenlerin hepsi benim evladım, onlar masumdur’ dedi. Bakın bu particilik değildir. Bu kabileciliktir. Bir partinin, bir kurumun, bir yapının tümüyle masum ilan edilmesi, içinde bu iddialar varken dönelim araştıralım, bunlara bir bakalım gereğini yapalım, varsa bir sıkıntı demek yerine bu tip yollara tevessül edilmesi, kuşkusuz ki bir kabilecilik mantığından başka bir şey değil. Siz kendinizi dokunulmaz, her türlü vesayetin peşinde yıllarınızı geçirdikten sonra halen bu konuda görebilirsiniz. Şimdi de mesela size bir soru soruluyor, bu soruya düzgün bir cevap vermek yerine tutuyorsunuz Atatürk istismarcılığına soyunuyorsunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetimizin kurucusudur, ilk cumhurbaşkanımızdır ve toplumumuzun ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve arkadaşlarının verdiği büyük mücadele, İstiklal Mücadelesi’nin sonunda cumhuriyetimizi elde ettik. Tarih içerisindeki büyük yürüyüşümüzün bu son hamlesinde de çok partili hayata geçerek demokrasimizi inşa ettik. Ama siz ne zaman siyasetin üstüne gölge düşse ve düşürseniz, ne zaman demokrasinin üstüne gölge düşse ve düşürseniz sürekli olarak Atatürk istismarı yapıyorsunuz. Dolayısıyla burada bari bu bütün bu siyasi kumpası, siyasi yanlışları örtmek için bunlarla Atatürk’ü yan yana getirmeyin, bu hassasiyeti gözetin" diye konuştu. "Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz" CHP’nin iç durumunun Ortadoğu’dan ‘Fersah fersah’ karışık olduğuna da değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi: "2-3 yıl evvel partimizin bir toplantısında bir kongremizde konuşurken CHP’nin içi Orta Doğu’dan daha karışık demiştim. Bunu söyleyeli 2-3 yıl oldu. CHP’nin içinin Orta Doğu’dan daha karışık olduğunu söyleyeli. Ben bunu söyledikten sonra esasında şimdi geriye dönüp bakıyorum bu 2-3 yıllık sürece, Orta Doğu’ya haksızlık etmişim. CHP’nin içi Orta Doğu’yi fersah fersah geride bırakacak kadar karışık. Bu karışıklığı bizim üzerimizden netleştirmeye, bizim üzerimizden temize çekmeye kalkmayın. Bütün bu iş ve işlemler sizin ve ekibinizin yönetimi zamanında oldu. Yani sadece isim vermek istemiyorum, bir ildeki siyasi yolsuzluk, başka bir ildeki ortaya çıkan sapkınlıklar bütün bunlarla, sadece bu ikisini temizlemek üzere uğraşsanız başka bir şeyle uğraşmaya mesainiz kalmaz. Fakat sürekli olarak bu örtbas etme faaliyeti içerisine giriyorsunuz, bu da sizin bileceğiniz iş ama bunu bizim üzerimizden yaptırtmayız size. Miting meydanında gazeteci yumrukluyorsunuz. Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz. Ondan sonra da demokrasiden bahsediyorsunuz. Türkiye’de demokrasi mücadelesinin lideri cumhurbaşkanımızdır. Türkiye’de demokrasi meydanlarının en büyük aktörü AK Parti ve Cumhur İttifakıdır. Dolayısıyla esas mesele bu siyasi zihniyet tüzüğünün değişmesidir. Parti tüzüklerinin, yazılı olan parti tüzüklerinden daha önemli olan şey zihniyet tüzüğüdür. Buradaki zihniyet tüzüğü biraz evvel bahsettiğim gibi tamamen demokrasi karşıtlığı, tamamen siyaset karşıtlığı ve anti siyaset üzerine kurulu bir tablodur." "Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde" Özgür Özel’in TOMA üzerine çıkıp konuşmasına da vurgu yapan Çelik, "Biliyorsunuz daha önce kitapçıları birbirinden ayırdılar, bizden olan, olmayan kitapçılar diye. Kahve dükkanlarını ayırdılar, bizden olan, olmayanlar diye. Yani kitabın ve kahvenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitme hakkı olsa bunların hepsini mahkum ettirir. Sokağı bu şekilde bölmeye çalıştılar, vatandaşlarımızın bir kısmını karşı karşıya getirdiler. Siyaset sanatının bu ustalığından yoksun olanlar kaostan beslenmeye çalışıyorlar. Sisteme oksijen pompalamak yerine karbondioksit pompalıyorlar. Özgür Özel ve ekibinin bütün görev yaptığı süre içerisinde demokrasiye herhangi bir şekilde demokrasinin oksijenini artıran bir faaliyeti görülmedi. Bir siyasetçinin ustalığı sağduyulu çözüm üretme kapasitesiyle ölçülür. Bir siyasetçinin konuşacağı yer ya kürsüdür ya da parti otobüsüdür. Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde. Oradaki polis kardeşlerimiz gelmişler, oradaki bütün vatandaşlarımızın ve sizlerin güvenliğini sağlamak için bulunuyorlar. Oradaki polise ait bütün cihazlar, bütün araçlar vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için bulunuyor. Kanunun, mahkeme kararını yerine getirmeye çalışıyorlar" diye konuştu. "Gazze’de soykırım devam ediyor" Türkiye’nin ABD-İsrail ve İran Savaşı’nda arabuculuk yapmasının önemine de değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Cumhurbaşkanımız ve Türkiye, burada sağlanacak barış konusunda kilit aktördür. Biliyorsunuz şu anda Hürmüz Boğazı’nın durumu, nükleer konu ve aynı zamanda da bölgesel birtakım aktiviteler, bölgesel barışın sağlanması temelinde birkaç tane temel tartışma yürüyor. Geçen gün bölge liderlerinin katılımıyla, Başkan Trump’ın da katıldığı bu konunun müzakere edildiği telekonferansta Cumhurbaşkanımız herkesin üzerinde mutabık olduğu bir çözüm çerçevesini çok net bir şekilde koydu. Gerek Hürmüz meselesinden gerek nükleer meseleden gerek bölgesel barış konusuna kadar bütün kardeş ülkelerin Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu siyasi iradeye destek vermesi son derece memnuniyet vericidir. Neredeyse her uluslararası zeminde Cumhurbaşkanımızın ilk gündem maddesi dünya bunu unutmaya çalışsa, dünya bunu geri plana itmeye çalışsa da Gazze’dir. Gazze’de soykırım devam ediyor. İsrail aynısını Batı Şeria’ya da yapmaya çalışıyor. Sumud filosuna, Sumud filosunun asil üyelerine yapılan o zulümleri de gördük. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın diplomasi trafiğinin başında Gazze olmaya devam ediyor" dedi. "Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek" Bilgi Üniversitesi’nin önce kapatılıp ardından da yeniden açılmasına değinen Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Biliyorsunuz 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11. maddesinin 3. fıkrası; ’Kurucu vakıflarına kayyum atanan vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izni Cumhurbaşkanlığı kararıyla kaldırılır’ diyor. Yani bu kaldırma kararı esasında kanunun emrettiği bir, kanunun başka türlü davranmaya cevaz vermediği bir karar. Daha sonra kamu yararı, Yükseköğretim Kurulu’nun raporları ve diğer değerlendirmeler Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu üniversitenin faaliyetlerine devam etmesi konusundaki takdir yetkilerini kullanmışlardır. Böylece Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Cumhurbaşkanımız burada hem kamu yararını hem akademik hayatı hem Bilgi Üniversitesi’ndeki akademisyenleri, öğrencileri düşünerek bu takdir yetkisini kullanmıştır. Akademik hayatımıza, değerli öğretim üyelerine ve sevgili öğrencilerimize hayırlı olsun." "Torba kanunu değerlendirmesi devam ediyor" Öte yandan Ömer Çelik, taslak torba kanunu hakkında çıkan dedikodulara ilişkinde, "Bu adı üstünde taslak, taslaklar yapılırken bunlar zaten önceki kanunlara ya da ilişkili kanunlara atıfla yapılan şeyler oluyor, düzenlemeler oluyor. Daha sonrasında siyasi irade buna son şeklini veriyor. Dolayısıyla şunu söylemek isterim; zaten bir değerlendirme süreci devam ediyordu. Özellikle de buna dijital materyallerin de katılması gerekiyor. Dijital materyalin katılması dahil, bu torba kanundaki yaklaşıma bir sürecin, değerlendirme sürecinin devam ettiğini ifade edebilirim. Vatandaşlarımızın, düşünürlerimizin, kanaat önderlerimizin hepsinin sesini duyduk. Değerlendirme süreci devam ediyor ama hepsinin sesini duyduğumuzu, değerlendirmelerini aldığımızı ifade etmek isterim" dedi. (UMT-ELF-
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:07
Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e tepki: "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özgür Özel’e tepki göstererek, "Siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi. Adana’ya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, basın toplantısı düzenledi. "Büyük Doğu ideali yaşıyor" Konuşmasının başında Necip Fazıl Kısakürek’i andığını söyleyen Çelik, "Türk edebiyatının müstesna ismi, Büyük Doğu idealinin mütefekkiri, şair Necip Fazıl’ın ölüm yıl dönümü. Bir kere daha kendisini rahmetle, saygıyla anıyoruz. Mekanı cennet olsun. Büyük Doğu ideali yaşıyor ve yaşamaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "Çatışmalar yalan siyasetine dönüşmüş durumda" CHP ile alakalı verilen yargı kararlarına da değinen Çelik, "Son siyasi tartışmaları yakinen takip ediyoruz. Yargı kararının ortaya çıkmasından sonra CHP merkezli yürütülen tartışmaların birtakım ayrıntılarına değineceğim. Fakat öncelikle şunu söylemek isterim; CHP’lilerin, CHP’lilerle yürüttüğü bu tartışma, kendi içlerindeki bu çatışma, birilerinin sürekli olarak kasıtlı bir biçimde AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye, değerlendirmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda. Özellikle Özgür Özel, kendi zaaflarını, kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli olarak Cumhurbaşkanımıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Ve maalesef orada toplanan bazı kişilerin de Cumhurbaşkanlığı makamına ve cumhurbaşkanımıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük" diye konuştu. "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz" Siyasi eleştiri ve protestoları saygıyla karşıladıklarını anlatan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Biz siyasi eleştiriyi saygıyla karşılarız, siyasi protestoyu saygıyla karşılarız. Siyasi eleştirinin ve siyasi protestonun demokrasimizin olgunluğu içerisinde çok önemli bir yeri vardır. Biz de siyasi eleştiriye her zaman kıymet veririz. Fakat siyasi eleştiriyi aşan siyasi hakaret, hedef gösterme ve siyasi tehdit anlamına gelen bütün ifadelerini sayın Özgür Özel’e ve orada bu ifadeleri kullanan bazı kişilere aynen iade ediyoruz. Aslında üstünde durmaya bile değmez. Fakat işte televizyonlardan verildiği için maalesef bu konuları gündemimize almamız gerekiyor. Bunların söylediği sözlerin herhangi biri cumhurbaşkanımızın yanına yaklaşamaz. Bu sözleri söyleyenler, bu sözleri sadece kendi isimlerinin yanına yazdırmış olurlar. Biz tabii ki siyasi protesto, siyasi eleştiri olsa, bunlar konusunda gayet saygıdeğer bir tutum takınıyoruz. Ama iş şantaj, tehdit, haddini aşan ifadeler kullanma, hakaret gibi konulara geldiği zaman çok net bir şekilde söylemek istiyorum siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz." "Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir" Özgür Özel ve ekibinin kullandığı ifadelerin haddini aştığını vurgulayan Ömer Çelik, "Bakın bu bir iki gündür kullanılan ifadeler tamamen haddini aşmıştır. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu ifadeleri kullananlarla hukuk önünde ve meşru siyaset yoluyla en net ve en etkili mücadeleyi vereceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Biz meselelerin sükunet içerisinde ve sağduyulu bir şekilde halledilmesinden yanayız. Türkiye’nin demokrasisi olgundur, Türkiye’nin rejimi, Türkiye’nin siyasi hayatı pek çok krizin içinden geçmiştir, bugünlere gelmiştir, bugünlere gelmenin neticesi olarak da yüce milletimizin büyük feraseti, yüce milletimizin büyük basireti, devlet hayatımızın binlerce yıllara dayanan tecrübesi sayesinde atlatılmayacak kriz yoktur. Ama bunun yerine siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi. "Hukuk önünde hesaplaşacağız" ‘Protesto ve eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür’ diyen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Hukuk önünde ve siyaset yoluyla bunlarla hesaplaşmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Arzumuz sağduyunun, sükunetin, aklın, siyasi aklın, basiretin, ferasetin ve gerçeklerin konuşulduğu bir ortamın hakim olmasıdır. Tercih onlarındır. O protesto hakkını kullanan, eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Protesto hakkını kullanmak, eleştiri hakkını kullanmak üzere orada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Fakat onların içerisine karışarak bu çirkin üslubu kullananlara, Cumhurbaşkanlığı makamına, partimize, arkadaşlarımıza dönük bu tehdit, şantaj ve hakaret üslubunu kullananlarla da hukuk önünde hesaplaşacağız" ifadelerini kullandı. "Biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz" CHP hakkında verilen yargı kararlarının kendi iç siyasi çatışmalarının bir sonucu olduğunu anlatan Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Bir sürü gündem bu işin içine karıştırılsa da CHP’lilerin CHP’lilerle iç çatışması, iç mücadelesi neticesinde ortaya çıkan birtakım iddiaları yargının araştırmasından ve sonuca bağlamasından ibarettir. Yargı kararı konusunun sonrasında ortaya çıkan tablo nasıl başladı? Hiçbir şekilde, hiçbir siyasi parti, AK Parti, Cumhur İttifakı ya da diğer muhalefet partileri bu olayın tarafı değillerdi. Halen de biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz. İlk iddialar Cumhuriyet Halk Partisi’nde milletvekilliği yapmış, belediye başkanlığı yapmış, Cumhuriyet Halk Partisi’nde yöneticilik yapmış ve halen Cumhuriyet Halk Partisi’nde aktif siyaset yapan kişiler tarafından gündeme getirildi. Özgür Özel yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi’nin o zamanki yönetimi bunları ciddiyetle ele almak, değerlendirmek yerine başka bir yol tercih etti. Bu iddiaların üzerine yargı harekete geçti. Yargının bulduğu deliller, yargının yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu tablo ortaya çıktı. Dolayısıyla ikide bir burada sanki bu konunun tarafı bizmişiz gibi bir gündem oluşturmaya çalışmak Özgür Özel yönetiminin baştan beri kendi, Özgür Özel ekibinin baştan beri kendi yetersizliklerini örtmek için kullandığı bir yöntemdir." "Yargı vesayeti ve yargısal aktivizm üzerinde hassasiyetle durduk" Özgür Özel’in ’Siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor’ sözlerine de değinen Çelik, "Biz AK Parti kurulduğundan beri siyasetin yargı eliyle dizaynında iki kavram üzerinde hassasiyetle durduk. Bir tanesi yargı vesayeti, diğeri yargısal aktivizm. AK Parti’nin siyasi mücadelesinin ve Türkiye’nin en önemli demokrasi mücadelesinin AK Parti tarafından ortaya koyulan iradesi askeri vesayete karşı olmak kadar yargı vesayetine ve yargısal aktivizme de karşı olmaktır. O sebeple sivil siyasetin üstünlüğünü ve sivil siyasetin dokunulmazlığını her zaman en güçlü bir biçimde biz savunduk. Yargısal aktivizm ve yargı vesayeti ya da yargı faaliyeti yoluyla siyasetin dizayn edilmesi siyaset değildir, anti siyasettir. Dolayısıyla demokrasiye aykırıdır. Bunun mücadelesini biz verdik. Biz yargısal aktivizme ve yargısal vesayete karşı olduğumuz kadar siyasetin ekonomik yolsuzluk yoluyla, siyasi çökme yoluyla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Aynı şekilde biz siyasetin ekonomik yolsuzluk kadar siyasi yolsuzluk, siyasi abrakadabralarla, siyasi kumpaslarla, siyasi birtakım numaralarla, siyasi birtakım oyunlarla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Bugün yine Cumhuriyet Halk Partisi içinde geçmişten beri siyaset yapan isimler iddia ediyorlar ki Cumhuriyet Halk Partisi bu siyasi oyunlarla, bu siyasi kumpaslarla karşı karşıya kalmıştır. Birtakım deliller sunuyorlar ve bu delilleri de yargı inceliyor ve bir neticeye vardırıyor. Dolayısıyla tartışma Cumhuriyet Halk Partililerin, Cumhuriyet Halk Partililer hakkındaki iddialarıyla beraber ortaya çıkan bir şeydir" dedi. "Yargının kendi işini yapmasına karışmamak çok önemlidir" Yargının işine karışılmaması gerektiğini ifade eden AK Parti Sözcüsü Çelik, "Yargısal aktivizme, yargı vesayetine karşı çıkmak kadar, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı çıkmak kadar yargının kendi işini yapmasına karışmamak da çok önemlidir. Bu deliller neticesinde bir adım atılsa hemen bazı Cumhuriyet Halk Partililer çıkıyor, diyor ki ’Siyaset yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılıyor’. Peki siyasetin, bunu söyleyenler gerçekten yargısal bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Siyasi bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Ortaya çıkan deliller, tartışmalar yine bunları birbirine söyleyen Cumhuriyet Halk Partililer. Ne çıktı ortaya? Hep beraber gördük ki aslında burada siyasetin üzerinde yine anti siyaset diyeceğimiz, demokrasinin güvenliğini tehdit eden başka birtakım siyasi faaliyetler, kumpaslar, birtakım oyunlar ortaya çıkmış. Peki bunları nereden öğreniyoruz biz? Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanların Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanlar hakkındaki iddiaları üzerinden öğreniyoruz" diye konuştu. "Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır" CHP’nin iddialarının anti siyaset olduğuna değinen Çelik, "Dolayısıyla yargısal aktivizm yoluyla geçmişte vesayet zamanlarında siyasetin dizayn edilmesi ne kadar yanlışsa siyasetin bu şekilde ekonomik yolsuzluk, siyasi yolsuzluk, siyasi oyunlarla dizayn edilmesi de o kadar yanlıştır. Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır. Demokrasinin güvenliği siyasetin güvenliğinden geçer. Siyasi partilerin yönetimlerinin özgür iradeyle oluşması. Her türlü vesayetten bağımsız ama her türlü siyasi kumpas, şantaj ve oyundan da bağımsız olarak tecelli etmesi demokrasinin sağlığı açısından çok önemlidir. Dolayısıyla her yargı kararına karşı siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor demeleri aslında başka şeyleri örtbas etmekten başka bir şey değildir. Özgür Özel diyor ki, ’Bizim karşı karşıya olduğumuz tablo AK Parti yargı kolları tarafından yapılıyor.’ Tabii bu son derece standardı düşük bir tanımlama, son derece düşük bir siyasi değerlendirme. Bunu çok sık kullandığı için bunu söylemek zorunda kalıyorum. Esasında biz siyasi partilerin bu şekilde birtakım tabirlerle yakıştırmalarla ele alınmasına karşıyızdır, bu konuda son derece hassasiyet gösteririz, büyük bir titizlik içerisinde hareket ederiz. Ama Özgür Özel ve ekibine şunu söylemek gerekir AK Parti’de siyasi yargı kolları yok, yargıdan sorumlu genel başkan yardımcılığı diye bir şey yok. Ama sizin döneminiz zamanında bütün Türkiye gördü ki yolsuzluktan sorumlu bir kolunuz var, yolsuzluktan sorumlu bir biriminiz var. Bütün bunlar önünüze geldiğinde siz bunlarla ilgili bir adım atmadınız. Atmadığınız gibi tam tersine himaye etmeye çalıştığınızı yine Cumhuriyet Halk Partililer söyledi" ifadelerini kullandı. "Herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" AK Parti’nin meydanların partisi olduğunu ve sandık dışında bir iradenin peşinde koşmadığını söyleyen Ömer Çelik, "AK Parti yargı kolları diye tabirler uyduracağınıza sizin döneminizi kastederek söylüyorum, kendi partinizdeki yolsuzluk kollarına baksaydınız. Siyasi ve ekonomik yolsuzluk kollarıyla uğraşsaydınız. Onun için bizim herhangi bir şekilde siyaset meydanı ve sandık dışında bir iradenin peşinde koştuğunu söylemek, koştuğumuzun söylenmesi dünyanın en büyük yalanıdır. Biz meydanların partisiyiz. Biz sandığın partisiyiz. Biz önümüze vesayetin en karanlık günlerinde en ağır vesayet araçlarıyla çıkıldığında bile sandıktan millet iradesinden başka bir şey düşünmedik. Cumhurbaşkanımız bilinen ve bilinmeyen bir sürü siyasi tehditle ve siyasi suikastla karşı karşıya kaldığında Ankara kapkaranlık bir iklime büründüğünde cumhurbaşkanımızın yaptığı şey Anadolu’ya çıkmak ve millet iradesiyle buluşmak oldu. Her zaman bu böyle oldu. AK Parti’ye en son yakıştırılacak şey sizin bu söylediğiniz sözlerdir. Ama biz siyasi vesayetin, yargı vesayetinin en karanlık günlerinde tehdit edilirken siz bu tehditlerin arkasında durdunuz. Kapatma davalarının, modern ve postmodern darbelerin arkasında durmuş bir siyasi geçmişten geliyorsunuz. Cumhurbaşkanımız millet iradesiyle buluşurken siz Ankara’nın labirentlerinde ve koridorlarında birtakım kumpaslar peşinde koşan bir siyasi gelenekten geliyorsunuz. Onun için bu durumu netleştirelim. Meydanların partisi biziz, sandığın partisi biziz. Siz kendinize neyi yakıştırıyorsanız onu bize söylemekten vazgeçmelisiniz. Dolayısıyla önünüze, beğendiğiniz, beğenmediğiniz her yargı kararına yargının siyaset eliyle, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesi gibisinden bir tabirle yaklaşmanızın hiçbir manası yok, hiçbir geçerliliği yok. Bu konuda bir hassasiyetiniz varsa önce herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" dedi. "Gazi Mustafa Kemal Atatürk toplumumuzun ortak değeridir" Atatürk istismarcılığı yapıldığını da söyleyen Çelik, "Dedik ki ’Siz çıkın bunlara kefil mi kefil, kefil misiniz değil misiniz tek tek bunlardan bahsedin’ dedik. Özgür Özel şimdiye kadar bu konuda sessiz kaldı. İlk defa 2 gün önce net bir şekilde kefil olduğunu, ’Bu ismi geçenlerin hepsi benim evladım, onlar masumdur’ dedi. Bakın bu particilik değildir. Bu kabileciliktir. Bir partinin, bir kurumun, bir yapının tümüyle masum ilan edilmesi, içinde bu iddialar varken dönelim araştıralım, bunlara bir bakalım gereğini yapalım, varsa bir sıkıntı demek yerine bu tip yollara tevessül edilmesi, kuşkusuz ki bir kabilecilik mantığından başka bir şey değil. Siz kendinizi dokunulmaz, her türlü vesayetin peşinde yıllarınızı geçirdikten sonra halen bu konuda görebilirsiniz. Şimdi de mesela size bir soru soruluyor, bu soruya düzgün bir cevap vermek yerine tutuyorsunuz Atatürk istismarcılığına soyunuyorsunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetimizin kurucusudur, ilk cumhurbaşkanımızdır ve toplumumuzun ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve arkadaşlarının verdiği büyük mücadele, İstiklal Mücadelesi’nin sonunda cumhuriyetimizi elde ettik. Tarih içerisindeki büyük yürüyüşümüzün bu son hamlesinde de çok partili hayata geçerek demokrasimizi inşa ettik. Ama siz ne zaman siyasetin üstüne gölge düşse ve düşürseniz, ne zaman demokrasinin üstüne gölge düşse ve düşürseniz sürekli olarak Atatürk istismarı yapıyorsunuz. Dolayısıyla burada bari bu bütün bu siyasi kumpası, siyasi yanlışları örtmek için bunlarla Atatürk’ü yan yana getirmeyin, bu hassasiyeti gözetin" diye konuştu. "Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz" CHP’nin iç durumunun Ortadoğu’dan ‘Fersah fersah’ karışık olduğuna da değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi: "2-3 yıl evvel partimizin bir toplantısında bir kongremizde konuşurken CHP’nin içi Orta Doğu’dan daha karışık demiştim. Bunu söyleyeli 2-3 yıl oldu. CHP’nin içinin Orta Doğu’dan daha karışık olduğunu söyleyeli. Ben bunu söyledikten sonra esasında şimdi geriye dönüp bakıyorum bu 2-3 yıllık sürece, Orta Doğu’ya haksızlık etmişim. CHP’nin içi Orta Doğu’yi fersah fersah geride bırakacak kadar karışık. Bu karışıklığı bizim üzerimizden netleştirmeye, bizim üzerimizden temize çekmeye kalkmayın. Bütün bu iş ve işlemler sizin ve ekibinizin yönetimi zamanında oldu. Yani sadece isim vermek istemiyorum, bir ildeki siyasi yolsuzluk, başka bir ildeki ortaya çıkan sapkınlıklar bütün bunlarla, sadece bu ikisini temizlemek üzere uğraşsanız başka bir şeyle uğraşmaya mesainiz kalmaz. Fakat sürekli olarak bu örtbas etme faaliyeti içerisine giriyorsunuz, bu da sizin bileceğiniz iş ama bunu bizim üzerimizden yaptırtmayız size. Miting meydanında gazeteci yumrukluyorsunuz. Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz. Ondan sonra da demokrasiden bahsediyorsunuz. Türkiye’de demokrasi mücadelesinin lideri cumhurbaşkanımızdır. Türkiye’de demokrasi meydanlarının en büyük aktörü AK Parti ve Cumhur İttifakıdır. Dolayısıyla esas mesele bu siyasi zihniyet tüzüğünün değişmesidir. Parti tüzüklerinin, yazılı olan parti tüzüklerinden daha önemli olan şey zihniyet tüzüğüdür. Buradaki zihniyet tüzüğü biraz evvel bahsettiğim gibi tamamen demokrasi karşıtlığı, tamamen siyaset karşıtlığı ve anti siyaset üzerine kurulu bir tablodur." "Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde" Özgür Özel’in TOMA üzerine çıkıp konuşmasına da vurgu yapan Çelik, "Biliyorsunuz daha önce kitapçıları birbirinden ayırdılar, bizden olan, olmayan kitapçılar diye. Kahve dükkanlarını ayırdılar, bizden olan, olmayanlar diye. Yani kitabın ve kahvenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitme hakkı olsa bunların hepsini mahkum ettirir. Sokağı bu şekilde bölmeye çalıştılar, vatandaşlarımızın bir kısmını karşı karşıya getirdiler. Siyaset sanatının bu ustalığından yoksun olanlar kaostan beslenmeye çalışıyorlar. Sisteme oksijen pompalamak yerine karbondioksit pompalıyorlar. Özgür Özel ve ekibinin bütün görev yaptığı süre içerisinde demokrasiye herhangi bir şekilde demokrasinin oksijenini artıran bir faaliyeti görülmedi. Bir siyasetçinin ustalığı sağduyulu çözüm üretme kapasitesiyle ölçülür. Bir siyasetçinin konuşacağı yer ya kürsüdür ya da parti otobüsüdür. Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde. Oradaki polis kardeşlerimiz gelmişler, oradaki bütün vatandaşlarımızın ve sizlerin güvenliğini sağlamak için bulunuyorlar. Oradaki polise ait bütün cihazlar, bütün araçlar vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için bulunuyor. Kanunun, mahkeme kararını yerine getirmeye çalışıyorlar" diye konuştu. "Gazze’de soykırım devam ediyor" Türkiye’nin ABD-İsrail ve İran Savaşı’nda arabuculuk yapmasının önemine de değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Cumhurbaşkanımız ve Türkiye, burada sağlanacak barış konusunda kilit aktördür. Biliyorsunuz şu anda Hürmüz Boğazı’nın durumu, nükleer konu ve aynı zamanda da bölgesel birtakım aktiviteler, bölgesel barışın sağlanması temelinde birkaç tane temel tartışma yürüyor. Geçen gün bölge liderlerinin katılımıyla, Başkan Trump’ın da katıldığı bu konunun müzakere edildiği telekonferansta Cumhurbaşkanımız herkesin üzerinde mutabık olduğu bir çözüm çerçevesini çok net bir şekilde koydu. Gerek Hürmüz meselesinden gerek nükleer meseleden gerek bölgesel barış konusuna kadar bütün kardeş ülkelerin Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu siyasi iradeye destek vermesi son derece memnuniyet vericidir. Neredeyse her uluslararası zeminde Cumhurbaşkanımızın ilk gündem maddesi dünya bunu unutmaya çalışsa, dünya bunu geri plana itmeye çalışsa da Gazze’dir. Gazze’de soykırım devam ediyor. İsrail aynısını Batı Şeria’ya da yapmaya çalışıyor. Sumud filosuna, Sumud filosunun asil üyelerine yapılan o zulümleri de gördük. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın diplomasi trafiğinin başında Gazze olmaya devam ediyor" dedi. "Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek" Bilgi Üniversitesi’nin önce kapatılıp ardından da yeniden açılmasına değinen Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Biliyorsunuz 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11. maddesinin 3. fıkrası; ’Kurucu vakıflarına kayyum atanan vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izni Cumhurbaşkanlığı kararıyla kaldırılır’ diyor. Yani bu kaldırma kararı esasında kanunun emrettiği bir, kanunun başka türlü davranmaya cevaz vermediği bir karar. Daha sonra kamu yararı, Yükseköğretim Kurulu’nun raporları ve diğer değerlendirmeler Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu üniversitenin faaliyetlerine devam etmesi konusundaki takdir yetkilerini kullanmışlardır. Böylece Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Cumhurbaşkanımız burada hem kamu yararını hem akademik hayatı hem Bilgi Üniversitesi’ndeki akademisyenleri, öğrencileri düşünerek bu takdir yetkisini kullanmıştır. Akademik hayatımıza, değerli öğretim üyelerine ve sevgili öğrencilerimize hayırlı olsun." "Torba kanunu değerlendirmesi devam ediyor" Öte yandan Ömer Çelik, taslak torba kanunu hakkında çıkan dedikodulara ilişkinde, "Bu adı üstünde taslak, taslaklar yapılırken bunlar zaten önceki kanunlara ya da ilişkili kanunlara atıfla yapılan şeyler oluyor, düzenlemeler oluyor. Daha sonrasında siyasi irade buna son şeklini veriyor. Dolayısıyla şunu söylemek isterim; zaten bir değerlendirme süreci devam ediyordu. Özellikle de buna dijital materyallerin de katılması gerekiyor. Dijital materyalin katılması dahil, bu torba kanundaki yaklaşıma bir sürecin, değerlendirme sürecinin devam ettiğini ifade edebilirim. Vatandaşlarımızın, düşünürlerimizin, kanaat önderlerimizin hepsinin sesini duyduk. Değerlendirme süreci devam ediyor ama hepsinin sesini duyduğumuzu, değerlendirmelerini aldığımızı ifade etmek isterim" dedi.
22 Eylül 2024 Pazar - 13:46
DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu: "Üniversite ile bir çok ortak projemiz var"
Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, üyelerinin yüzde 90’nın Çukurova Üniversitesi mezunu olduğunu, üniversite ile bir çok projeyi beraber yürüttüklerini söyledi. Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Çukurova Üniversitesi Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ziyaret sırasında, Rektör Beriş’e yeni görevinde başarılar dileyen DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu, DAİMFED ve Çukurova Üniversitesi ile başlatılan işbirliği üzerine görüş alışverişinde bulundu. Çukurova Üniversitesi’nin DAİMFED’in ilk göz ağrısı olduğunu, yönetim kurulunun ve üyelerinin yüzde 90’nının Çukurova Üniversitesi mezunu olduğunu söyleyen Karslıoğlu, “Adana ve bölge firmaları olarak Çukurova Üniversitesi’ndeki davetiyeli ihalelerin Adana firmalarına da göndermeleri hususunda desteklerimize olumlu katkılar sunan rektörümüze teşekkür ediyoruz. DAİMFED olarak, Çukurova Üniversitesi ile ‘İlk Baretim İlk Yeleğim’ projesini başlatmıştık, bu projeye Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) ile de devam ediyoruz. Göreve yeni atanan rektörümüzün bu projeye kaldığımız yerden yeniden başlatacağını söylemesi, sektörümüz adına bizlere güç ve umut vermiştir. Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş’in tecrübesiyle Adana’ya çok şeyler katacağına eminiz. Rektörümüze yeni ekibiyle beraber başarılar diliyoruz” dedi. İnşaat sektörünün gelişimi açısından birlik ve beraberliğin son derece önemli olduğunu ifade eden Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş ise, “İhalesi tamamlanan ve güçlendirmesi devam eden işlerimizin, daha hızlı ilerlemesi için DAİMFED’in tecrübesinden faydalanmak isteriz. Balcalı Hastanesi’ni nasıl hızlı bir şekilde ayağa kaldırırız, inşaat sürelerini nasıl kısaltırız bununla alakalı çalışmalara hız vermeliyiz. Madem bu kadar büyük bir federasyon var, bundan faydalanmak isteriz. Biz göreve başladıktan sonra daha fazla sektör temsilcileriyle bir araya gelmeye çalışıyoruz. Tabi DAİMFED’in tek çatı altında toplanması ve kurumsallaşması işimizi oldukça kolaylaştırıyor, muhatabımızı tek düzeye indiriyor. Bu bakımdan federasyonunuzu oldukça önemsediğimi belirtmek isterim” diye konuştu.
22 Eylül 2024 Pazar - 13:25
Yumurtalık sahilleri temizlendi
Adana’da Yumurtalık Belediye Başkanı Erdinç Altıok’unda katılımıyla sahillerde temizlik seferberliği başlatıldı. Dünyanın en büyük sivil çevre hareketi olan Let’s Do It Türkiye tarafından Adana’nın Yumurtalık ilçesinde başlatılan temizlik etkinliği büyük ilgi gördü. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türk Kızılayı, Adana Büyükşehir Belediyesi ve Yumurtalık Belediyesi’nin destekleriyle gerçekleştirilen etkinlikte, gönüllüler sahil temizliği yaparak çevre bilincine katkı sağladı. Temizlik etkinliğine destek veren, sahilde gençlerle birlikte temizlik yapan Başkan Erdinç Altıok, temiz bir çevre ve sürdürülebilir bir gelecek için hep birlikte harekete geçtiklerini söyledi. Sahildeki tüm çöpleri tek tek temizleyen gönüllülerle birlikte hareket eden Başkan Altıok, daha temiz bir Yumurtalık için vatandaşlara ve misafirlere çağrıda bulunarak ‘Çöpler, çöp kutusuna’ mesajı verdi. Bu anlamlı günde emeği geçen tüm gönüllülere teşekkür eden Başkan Altıok, “Adana Büyükşehir Belediyemizle, vatandaşlarımızla, gönüllülerimizle el ele vererek doğamızı korumak ve temiz tutmak için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Başkan Altıok’a ilçede gerçekleştirdiği projeler ve temizlik çalışmaları nedeniyle teşekkür eden Let’s Do It Türkiye gönüllüleri günün anısına teşekkür plaketi sundu.
22 Eylül 2024 Pazar - 12:22
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Karalar, "Yedigöze Barajından Kozan’a sağlıklı su getiriyoruz"
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, "Kozanlı vatandaşlarımızın tarihlerinde görebileceği en büyük projelerden bir tanesini hayata geçiriyoruz. Yedigöze Barajı’ndan Kozan’a sağlıklı su getiriyoruz. İki, üç milyar lirayı bulan yüksek maliyetli bir proje ancak Kozan’a feda olsun" dedi. Kozan’da yapımı devam eden Yedigöze Barajı’ndan Su Getirme Projesi’nin inşaatında denetlemelerde bulunan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, hemşehrilerinin asbestli borulardan su içmemesi için önceki dönem başlattığı sağlıklı boru seferberliğini de sürdürüyor. Kozan’da içme suyu şebekesi yenileme çalışmalarını da denetleyen Başkan Zeydan Karalar, kenti varsıl, güvenli ve keyifli hale getirmek için var gücüyle çalışıyor. Karalar denetleme ve inceleme esnasında, projelerde emek harcayan Büyükşehir çalışanlarına baklava ikram etti. Başkan Zeydan Karalar Kozan’da esnaf ziyaretlerinde de bulundu ve vatandaşın sorunlarını ilk ağızdan dinleme kararlılığını sürdürdü. Adana Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ), Başkan Zeydan Karalar’ın talimatları doğrultusunda Kozan ilçesinde devasa şebeke yenileme projesini hayata geçiriyor. Toplam uzunluğu 400 km olan içme suyu projesi dahilinde ilk etapta 50 km uzunluğunda yeni içme suyu hattı inşa edilerek, insan sağlığını tehdit eden asbestli borular değiştiriliyor. Bu çalışma ile ilçeye daha sağlıklı su temin edilmesi hedefleniyor. Karalar, Kozan’a sağlıklı içme suyu getirme projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceledi. Yedigöze Barajı’ndan su getirme projesinin çok büyük ve tarihi bir iş olduğunu söyleyen Başkan Zeydan Karalar şöyle devam etti: “Kozanlı vatandaşlarımızın tarihlerinde görebileceği en büyük projelerden bir tanesini hayata geçiriyoruz. Yedigöze Barajı’ndan Kozan’a sağlıklı su getiriyoruz. İki, üç milyar lirayı bulan yüksek maliyetli bir proje ancak Kozan’a feda olsun. Çalışmalarımız hızla devam ediyor; tüm şebeke yenileniyor. Karataş’ta, Ceyhan’da, Yumurtalık’ta, İmamoğlu’nda 440 kilometre asbestli boruyu, sağlıklı boru hatları ile değiştirdiğimiz gibi Kozan’da da 1 metre bile asbestli boru bırakmayacağız. Kozan’da yaklaşık 300 kilometreyi bulacak olan asbestli boru değişimi gerçekleştireceğiz. Ekiplerimiz burada çok kaliteli bir iş çıkarıyor, biz de yakından takip ediyoruz hepsinin eline sağlık. Proje bittiğinde Kozan sağlıklı suya kavuşmuş olacak, Kozan’ı sağlıklı suya kavuşturma işinin bizim dönemimizde, bizim tarafımızdan gerçekleştirilecek olması beni çok mutlu ediyor. Kozanlılara hizmet etmeye devam edeceğiz." ASKİ tarafından gerçekleştirilen çalışmalarla ilçe sakinlerine sağlıklı ve kesintisiz su temini sağlanacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Kozanlılar, modern altyapıya sahip bir su şebekesine kavuşacak ve yaşadıkları su sorunu ortadan kalkacak. Adana genelinde hayata geçirilen içme suyu çalışmaları çerçevesinde asbestli boruların yenileme projeleri titizlikle sürdürülüyor. Bu kapsamda Ceyhan’da 224 km, Yumurtalık’ta 42 km, Karataş’ta 80 km, İmamoğlu ilçesinde 50 km, Tufanbeyli’de 32 km ve Aladağ ilçe merkezinde 4 km’lik asbestli borunun değişim işi tamamlandı. Kozan’da ise Güneri ve Çanaklı mahallelerinde 8 kilometrelik asbest borunun yenilenmesiyle birlikte şehir genelinde toplam 440 km uzunluğunda asbestli içme suyu borusu değiştirildi.
22 Eylül 2024 Pazar - 12:05
Adana’da metrekareye 50 kilogram yağmur düştü
Adana’da dün hayatı felç eden “Süper Hücre” olayında metrekareye 50 kilogram yağmur düştüğü öğrenildi. Meteorolojiden edinilen bilgiye göre dün Adana’da etkili olan ve hayatı felç eden “Süper Hücre” olayında en fazla yağmur Yüreğir ilçesinde görüldü. Meteoroloji verilerine göre Yüreğir’de metrekareye 50, Sarıçam’da 39.7, Seyhan’da 31.2, Kozan’da 16.6, Çukurova’da ise 11 kilogram yağmur düştü. Yağmur nedeniyle 112’ye 90 çağır geldi. 50 vakanın olduğu tespit edildi. 30 su baskınına müdahale edilirken 20 kişi kurtarıldı. Su baskınlarına müdahale için Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığından 17 araçla 68 personel, Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünden ise 56 araç ve 154 personel ile müdahale edildi.
22 Eylül 2024 Pazar - 11:34
Feke’de başarılı polislere belge verildi
Adana’nın Feke ilçesinde 4 polise başarı belgesi verildi. Feke İlçe Emniyet Amirliğinde görevli 4 polis memuruna kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan ve hayvan çalan hükümlülerin yakalanmasında üstün gayret gösterdikleri için Feke Kaymakamı Şafak Karaca tarafından başarı belgesi verildi. Karaca, yaptığı açıklamada, "İlçemizde vuku olan büyükbaş hayvan hırsızlığı girişimi sonrası yapılan ısrarlı takip ve operasyonla, bölgede hayvan hırsızlığı ve birçok suçtan aranan şahısların yakalanmasında gösterdikleri gayret nedeniyle ilgili polislerimizi başarı belgesi ile ödüllendirdik. Kentimizin huzur ve güvenliği için mesai mefhumu gözetmeksizin görev yapan tüm emniyet personeline buradan teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi. Daha sonra polislere başarı belgeleri takdim edildi.
22 Eylül 2024 Pazar - 10:51
Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali 31. kez yarın start alacak
31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali yarın başlayıp 29 Eylül günü sona erecek. İlki 1969 yılında yapılan ancak yaşanan ekonomik krizler, deprem ve darbe girişimlerinden dolayı bir çok kez sekteye uğrayan Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali 31, kez yarın başlayacak. 23-29 Eylül 2024 tarihleri arasında yapılacak 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde bir çok sanatçı Adana’ya gelecek. Çok sayıda sanatsal etkinliğin planlandığı festivalde usta sanatçılara da ödüller verilecek. Orhan Kemal Emek Ödülleri, bu yıl; yönetmen, genel koordinatör, yönetmen yardımcısı, senarist, görüntü yardımcısı ve oyuncu yönetmeni Muzaffer Hiçdurmaz’a, oyuncu Güler Ökten’e ve oyuncu, tiyatro yönetmeni ve seslendirme sanatçısı Mazlum Kiper’e verilecek. Üç değerli sinemacıya emek ödülü Festival Yürütme Kurulu’nun yaptığı açıklamada “31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Orhan Kemal Emek Ödülleri’ni üç değerli sinemacıya vermekten büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz” dendi Uluslararası Adana Altın Koza Onur Ödülleri bu yıl Demet Akbağ ve Uğur Polat’a Festivali’nin Onur Ödüllerinin ise festival yürütme kurulunun kararıyla bu yıl; “Neredesin Firuze”, “Organize İşler”, “Vizontele”, “Eyyvah Eyvah”, “O Çocukları”, “Kurtuluş Son Durak”, “Hükümet Kadın”, “Kış Uykusu” filmleriyle tanıdığımız, 40 yılı aşkın süren oyunculuk kariyerinde sinemamızın unutulmaz güçlü kadın karakterlerine incelikle hayat vermiş oyuncu Demet Akbağ’a ve 1988’de “Sis” ile başlayan sinema kariyerinde “Suyun Öte Yanı”, “Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri”, “Karşılaşma”, “Salkım Hanımın Taneleri”, “Filler ve Çimen”, “Sis ve Gece”, “Devrim Arabaları” ve “Anadolu Leoparı”nın da aralarında olduğu klasikleşmiş birçok filmdeki tutkulu ve cesur oyunculuğuyla hafızalarımıza kazınmış usta aktör Uğur Polat’a verilecek. 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Onur Ödülleri, 26 Eylül Perşembe akşamı düzenlenecek özel bir gecede Demet Akbağ ve Uğur Polat’a sunulacak. Adana Altın Koza’da yarışacak filmler belli oldu Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda ise 11 film yarışacak. 10’u Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşacak filmlerden, 5’i de dünya prömiyerini festivalde yapacak. 16 kategoride Altın Koza Ödülleri’nin sahiplerini bulacağı Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yarışacak 11 film, Feride Çiçekoğlu, Janet Barış ve Mehmet Açar’dan oluşan seçici kurulun değerlendirmesi sonucu belirlendi. Bu yıl jüri karşısına, Vuslat Saraçoğlu’nun “Bildiğiniz Gibi Değil”, Erkan Tahhuşoğlu’nun “Döngü”, Türker Süer’in “Gecenin Kıyısı”, Hikmet Kerem Özcan’ın “Hakkı”, Murat Fıratoğlu’nun “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri”, Burak Çevik’in “Hiçbir Şey Yerinde Değil”, Ceylan Özgün Özçelik’in “On Saniye”, Doğuş Algün’ün “Ölü Mevsim”, Zeynep Köprülü’nün “Su Yüzü”, Orhan İnce’nin “Umut” (Hêvî) ve Gürcan Keltek’in “Yeni Şafak Solarken” adlı filmleri çıkacak ve sinemaseverlere Altın Koza heyecanı yaşatacaklar. Türkiye’de ilk kez Adana’da Eylül’de Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak “Gecenin Kıyısı” ve “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri”, Karlovy Vary Film Festivali’nde gösterilen “Hiçbir Şey Yerinde Değil” ve Locarno Film Festivali’nin Ana Yarışması’nda gösterilen “Yeni Şafak Solarken”, Türkiye’de ilk kez Adana’da izleyici karşısına çıkacak. “Döngü”, “On Saniye”, “Ölü Mevsim”, “Su Yüzü” ve “Umut” (Hêvî) dünya prömiyerlerini Adana Altın Koza Film Festivali’nde yaparken, finalistlerden ayrıca, “Gecenin Kıyısı”, “Ölü Mevsim”, “Su Yüzü” ve “Umut” (Hêvî) da yönetmenlerin ilk uzun filmleri olarak festivalde seyirciyle buluşacak. En İyi Film’e 1,5 milyon TL En İyi Film Ödülü’nün 1 Milyon 500 Bin TL para ödülüyle destekleneceği Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın Nuri Bilge Ceylan başkanlığındaki jürisinde, oyuncu ve yönetmen Mehmet Aslantuğ, oyuncu Serenay Sarıkaya, yazar ve senarist Nermin Yıldırım, yönetmen ve senarist Mustafa Kara, kurgucu Ayris Alptekin ile film eleştirmeni ve küratör Müge Turan yer alıyor.
22 Eylül 2024 Pazar - 10:22
“Süper Hücre” evin damını ve balkonunu çökertti
Adana’da dün etkili olan “Süper Hücre” olayı nedeniyle oluşan aşırı yağmurdan dolayı gece bir evin damının sundurma kısmı ile balkonu çöktü. Evde yalnız yaşayan kadının yaralanmadığı öğrenildi.
22 Eylül 2024 Pazar - 09:34
Adana’yı vuran “Süper Hücre” görsel şölen de oluşturdu
Adana’da etkili olan “Süper Hücre” hayatı olumsuz etkilerken kartpostallık görüntülerin de ortaya çıkmasına neden oldu. Adana’da dün etkili olan ve hayatı felç eden “Süper Hürce” olumsuzlukların yanı sıra görsel şölen oluşmasına da neden oldu. Yüreğir ilçesine bağlı Solaklı Mahallesinde yıldırım çarpması sırasında gökyüzünün iki farklı renge bürünmesi görenleri kendine hayran bıraktı. O anları ise meraklı vatandaşlar cep telefonuyla görüntüledi.
22 Eylül 2024 Pazar - 09:23
Adana’da “Süper Hücre” bugün de etkili olacak
Adana’da dün etkili olan ve şehrin bir çok noktasında su baskınlarına neden olan “Süper Hücre”nin bugün de etkili olacağı bildirildi. Meteorolojiden yapılan açıklamaya göre dün Adana’da etkili olan ve kent merkezinde bir çok ev ile iş yerinin su basmasına, yollarının göle dönmesine neden olan “Süper Hücre”nin bugün de etkili olacağı bildirildi. Yapılan açıklamada Adana’da özellikle gündüz vakti şiddetli yağmur bekleniyor. Hava sıcaklığını ve nemin iyice düştüğü Adana serinlerken bir taraftan da su baskınlarıyla boğuşmaya başladı. Meteoroloji “Süper Hücre”den kaynaklı olumsuzluklara karşın vatandaşların dikkatli olması gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Dün Süper Hücre’den dolayı bir çok yeri su basmış, elektrik telleri şerare yapmış ve ağaçlar devrilmişti.
22 Eylül 2024 Pazar - 09:07
Venedik değil Adana: Su basan sokakta kayıkla gezdiler
Adana’da şiddetli yağış nedeniyle su basan sokakta bazı vatandaşlar kayıkla gezip o anları sosyal medyada paylaştı.Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından Adana’da öğle saatlerinde sağanak yağış etkili oldu. Merkez ilçelerde yaklaşık 2 saat süren yağış nedeniyle yollar göle döndü. Sağanak yağış, trafikteki sürücülere ve sokaktaki vatandaşlara zor anlar yaşattı. Ana arterlerde su taşkınlarının yaşanmasıyla cadde ve sokaklar göle döndü. Merkez Seyhan ilçesine bağlı 70651 sokağı da su basınca vatandaşlar kayıkla gezip o anları sosyal medyada paylaştı.Şehmus Tekin isimli vatandaş, her yağmurda sokakların su altında kaldığını belirterek, "Bu duruma tepki göstermek için kayıkla gezdik. Bir türlü bu sokak çözülmüyor. Her yağmur aynı durumu yaşıyoruz. İnsanlar 1. katlarda oturamıyor bu sokakta” dedi.Mahalle sakinlerinden Halime Şah, “Her yağmur evimizi su basıyor. İstinat duvarı yaptırmak zorunda kaldım” ifadelerini kullandı.
22 Eylül 2024 Pazar - 08:49
Saimbeyli’de yağmur sorası temizlik seferberliği
Adana’nın Saimbeyli ilçesinde dün yaşanan aşırı yağmur sonrası belediye temizlik seferberliği başlattı. Saimbeyli Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü yaşanan etkili yağışlar sonrası biriken çamur, çakıl ve kumları hafta sonu demeden temizledi. Belediye sokak sokak, mahalle mahalle ve cadde cadde her yeri temizledi. Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal "Saimbeyli’mizin her köşesini temizleyip pırıl pırıl yapacağız. Ekiplerimiz sağolsun hafta sonu demeden temizlik yaptılar. Her şey yaşanabilir Saimbeyli için durmak yok yola devam" dedi.
21 Eylül 2024 Cumartesi - 21:53
Kozan’da yatılı okuyan öğrenci, öğretmeni tarafından yurtta darp edildiğini iddia etti
Adana’nın Kozan ilçesinde yatılı okulda okuyan öğrencinin, öğretmeni tarafından darp edildiği iddiasıyla ailesi öğretmen hakkında şikayetçi oldu. Kozan ilçesinde bir meslek lisesinde okuyan 10. sınıf öğrencisi A.E.C. (15), Ali Ata Erkek Öğrenci Yurdu’nda kalıyordu. İddiaya göre, geçtiğimiz gün etüde girmeden arayan ağabeyi ile görüşmek üzere telefonu ile uğraşırken yurdun nöbetçi öğretmeni Osman B. tarafından uyarıldı, ardından darp edildi. Yüzünde ve vücudunda morluklar oluşan ve ayak parmağı yaralanan öğrenci, ailesi ile birlikte polis merkezine giderek öğretmenden şikayetçi oldu. Öğretmeniyle yaşadıklarını İHA muhabirine aktaran A.E.C. (15), "Etüt başlamak üzereyken ağabeyim aradı, para yollayacaktı. Telefonu kapattıktan sonra hoca geldi, telefonu istedi, ben de verdim. Ben de arkadaşım telefonda oyun oynuyordu onu söyledim öğretmene. Hoca gitti üzerine aradı bulamadı. ’Telefonu cebinde’ dedim. Buldu ama telefonu almadı. Telefonu çocuktan almayınca bana doğru geldi, ‘Sen nasıl bana emir verirsin?’ diyerek öğretmenin kendisini darp ettiğini ileri sürdü. Anne Ayşe C. de, "Çocuğum hatalıysa bize söylesinler, ceza versinler ama bu derece bir şiddet kabul edilemez” dedi. Baba Mehmet C. de, oğlunun okuması için Kozan’a gönderdiklerini ve yurtta kaldığını belirterek, "Hatası varsa beni arayabilirlerdi. Ben buna çözüm bulurdum. Bu şekilde darp etmeye gerek yoktu" diye konuştu. Öte yandan okul ve yurt yönetimi tarafından öğretmen hakkında idari soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder