EKONOMİ - 22 Eylül 2024 Pazar 13:46

DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu: "Üniversite ile bir çok ortak projemiz var"

A
A
A
DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu: "Üniversite ile bir çok ortak projemiz var"

Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, üyelerinin yüzde 90’nın Çukurova Üniversitesi mezunu olduğunu, üniversite ile bir çok projeyi beraber yürüttüklerini söyledi.


Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Çukurova Üniversitesi Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.


Ziyaret sırasında, Rektör Beriş’e yeni görevinde başarılar dileyen DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu, DAİMFED ve Çukurova Üniversitesi ile başlatılan işbirliği üzerine görüş alışverişinde bulundu.


Çukurova Üniversitesi’nin DAİMFED’in ilk göz ağrısı olduğunu, yönetim kurulunun ve üyelerinin yüzde 90’nının Çukurova Üniversitesi mezunu olduğunu söyleyen Karslıoğlu, “Adana ve bölge firmaları olarak Çukurova Üniversitesi’ndeki davetiyeli ihalelerin Adana firmalarına da göndermeleri hususunda desteklerimize olumlu katkılar sunan rektörümüze teşekkür ediyoruz. DAİMFED olarak, Çukurova Üniversitesi ile ‘İlk Baretim İlk Yeleğim’ projesini başlatmıştık, bu projeye Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) ile de devam ediyoruz. Göreve yeni atanan rektörümüzün bu projeye kaldığımız yerden yeniden başlatacağını söylemesi, sektörümüz adına bizlere güç ve umut vermiştir. Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş’in tecrübesiyle Adana’ya çok şeyler katacağına eminiz. Rektörümüze yeni ekibiyle beraber başarılar diliyoruz” dedi.


İnşaat sektörünün gelişimi açısından birlik ve beraberliğin son derece önemli olduğunu ifade eden Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş ise, “İhalesi tamamlanan ve güçlendirmesi devam eden işlerimizin, daha hızlı ilerlemesi için DAİMFED’in tecrübesinden faydalanmak isteriz. Balcalı Hastanesi’ni nasıl hızlı bir şekilde ayağa kaldırırız, inşaat sürelerini nasıl kısaltırız bununla alakalı çalışmalara hız vermeliyiz. Madem bu kadar büyük bir federasyon var, bundan faydalanmak isteriz. Biz göreve başladıktan sonra daha fazla sektör temsilcileriyle bir araya gelmeye çalışıyoruz. Tabi DAİMFED’in tek çatı altında toplanması ve kurumsallaşması işimizi oldukça kolaylaştırıyor, muhatabımızı tek düzeye indiriyor. Bu bakımdan federasyonunuzu oldukça önemsediğimi belirtmek isterim” diye konuştu.



DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu: "Üniversite ile bir çok ortak projemiz var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Uzmanlardan "Kurban etini kendi yağı ile pişirin" önerisi Uzmanlar kurban etinin kendi yağı ile pişirilmesi ve farklı bir yağ ilave edilmemesi tavsiyesinde bulundu. Kurban Bayramı’nın sevdiklerimizle bir araya gelmenin en güzel zamanları olduğunu ifade eden Özel İmperial Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayca Yılmaz Kaya, byram sofralarının tadını çıkarırken sağlıklı ve dengeli beslenmeye dikkat etmek gerektiğine vurgu yaptı. Kaya "Bayramda yaşam kalitemizin korunması ve sindirim sisteminin desteklenmesi büyük önem taşır. Güne hafif bir kahvaltıyla başlanmalıdır. Kurban eti hemen tüketilmemeli, yaklaşık 12-24 saat dinlendirildikten sonra tercih edilmelidir. Pişirme yöntemi olarak kızartma yerine fırında pişirme, ızgara, haşlama gibi daha sağlıklı yöntemler kullanılmalıdır. Etler hazırlanırken görünür yağlarından ayrılmalıdır. Yüksek yağ miktarını azalttığımız bu ete yağ ilave etmeden kendi yağında pişirmek doğru bir tercih olacaktır. Kırmızı ette bulunan demirin vücutta daha iyi kullanılabilmesi için, C vitamini yönünden zengin besinlerle birlikte tüketilmesi önerilir. Özellikle domates, limonlu yeşil salata ve taze sebzeler demir emilimini artırmaya yardımcı olur" dedi. Bayram sürecinde günlük 2-2,5 litre su tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini de kaydeden Kaya "Sindirimi desteklemek ve kilo kontrolünü sağlamak adına gün içerisinde kısa yürüyüşler yapılması faydalı olacaktır. Aşırı et tüketimi ve yağlı beslenme; hazımsızlık, şişkinlik ve mide problemlerine neden olabilir. Önemli olan dengeli beslenmeyi sürdürebilmektir" ifadelerini kullandı.
Erzurum Aybars Teknoloji Takımı’ndan gururlandıran başarı: "Bora" Türkiye ikincisi Erzurum Ülkü Ocakları İl Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Aybars Teknoloji Takımı’nca geliştirilen "Bora" isimli otonom insansız kara aracı, sahip olduğu teknik özellikler ve çok yönlü kullanım amacıyla dikkat çekiyor. Savunma sanayi ve afet yönetimi başta olmak üzere farklı alanlarda kullanılmak üzere geliştirilen araç, TeknOcak Teknoloji ve İnovasyon Festivali’nde "Otonom Sistemler ve Yenilikçi Teknolojiler" kategorisinde Türkiye ikincisi oldu. Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından Ankara’daki ATO Congresium’da düzenlenen TeknOcak Teknoloji ve İnovasyon Festivali’ne Türkiye’nin 81 ilinden yaklaşık 500 mühendis ve üniversite öğrencisi katıldı. 100’ün üzerinde projenin yarıştığı organizasyonda Erzurum’u temsil eden Aybars Teknoloji Takımı, geliştirdiği "Bora" isimli insansız kara aracıyla jüri üyelerinden tam not aldı. Modüler yapısıyla dikkat çekiyor Makine mühendisliği, elektronik mühendisliği, yazılım mühendisliği ve endüstri mühendisliği öğrencilerinden oluşan 22 kişilik ekip tarafından geliştirilen araçta, uzaktan kumanda ile kontrol sistemi, otonom sürüş kabiliyeti, lazer işaretleme sistemi, ateş sisteminde otonom kilitlenme ve hedef takip özellikleri bulunuyor. Modüler yapıya sahip araç, farklı görevlerde kullanılabilecek şekilde tasarlanırken, geliştirilmeye açık prototip bir model olarak çalışmalarını sürdürüyor. Bağımsız süspansiyon sistemiyle çalışıyor Takımın geliştirdiği araçta dikkat çeken en önemli özelliklerden biri ise 4x4 palet sistemi ve bağımsız süspansiyon yapısı oldu. Arazi şartlarına uyum sağlayabilmesi amacıyla geliştirilen sistem sayesinde aracın daha stabil hareket etmesi ve görüntü işleme sırasında oluşan sarsıntının minimum seviyeye indirilmesi hedefleniyor. Takım üyeleri, özellikle otonom sistemlerde görüntü işlemenin büyük önem taşıdığını belirterek, araçta yaşanan titreşim problemini bağımsız süspansiyon sistemiyle azaltmaya çalıştıklarını ifade etti. "En büyük özelliği 4x4 olması" Aybars takımının kaptanı, Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Bölümü 3. sınıf öğrencisi Suat Aykut, takımın geçen yıl Şubat ayında kurulduğunu ifade ederek, "Takımı kurulurken ki amacımız bir teknolojide birincilik getirmekten ziyade gelişen, yenilenen, Türkiye Yüzyılı’na adet olabilecek bir proje çıkarmaktı. Bu nedenle kendimize bir hedef belirledik. Üreteceğimiz araç tamamıyla farklı bir araç olacak, farklı bir fikir üzerine kurulacak. Aracı ürettiğimizde bir kişiye fikir verecek bir yapıda olması düşüncesiyle biz bir yola çıktık. Akabinde kendi projemizin üzerine çalıştık ve kendimize diğer insansız kara araçlarından farklı olarak 4x4 yapıya sahip, en büyük özelliği bu, 4x4 yapıya sahip bir insansız kara aracı geliştirmeye karar verdik" diye konuştu. "Çalışmalarımız araçlarımızı geliştirme yönünde devam ediyor" Araçta kullanılan 4x4 sistemin avantajlarından bahseden Aykut, "Özellikle 4x4 araçlar daha fazla çekiş yapısına sahip oluyor. Tanklarda bu 4x4 yapısının avantajı şu olacak; daha stabil olacak, arazi şartlarına göre daha uyumlu bir araç olacak. Özellikle bizim katıldığımız alan otonom insansız kara aracı yarışması. Otonom gibi araçlarda görüntü işleme olmazsa olmaz. Sarsıntı, görüntü işlemede görüntü kalitesini çok fazla bozan bir sorun. Biz bunu bu 4x4 palet yapımızdan, bağımsız süspansiyon kullanarak çözmeye çalıştık, minimalizeye indirdik. Çalışmalarımız araçlarımızı geliştirme yönünde devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Takımımız multidisipliner bir yapıya sahip" Takımın multidisipliner bir yapıya sahip olduğunu belirten Aykut, "Takımımız 22 kişiden oluşmaktadır. Makine mühendisliği, elektronik mühendisliği, yazılım mühendisliği ve endüstri mühendisliği okuyan arkadaşlarla beraber multidisipliner yapıya sahip bir takımız. Geliştirdiğimiz araç, şu anki Bora aracımız, prototip bir araçtır. Biz bu aracımızın üzerinde otonom sürüşü, otonom atışı geliştirme denemelerini yapıyoruz. Akabinde bunun büyük bir projemiz var. Yaptığımız aracın yaklaşık 2 katı ölçülerinde ana bir araç geliştirme fikrine sahibiz. İnşallah onun da çalışmalarına başladık. Ağustos’un sonlarına doğru o aracımızı da bitirip, o aracımızla Teknofest gibi ulusal yarışmalara katılıp memleketimize, takımımıza, üniversitelerimize derece getirmeyi ümit ediyoruz" dedi. "Otonom kar küreme aracı gibi bir Ar-Ge’miz var" Geliştirdikleri otonom insansız kara aracının savunma sanayi ve afet yönetimi gibi insan hayatının risk altında olduğu alanlarda kullanılmak üzere tasarlandığını vurgulayan Aykut, "Bizim ilk başında da belirttiğim gibi kendimize belirlediğimiz hedef şuydu; farklı bir ürün ortaya çıkaralım. Sadece bir insansız kara aracı mantığıyla değil, şu an ülkemizin elinde bulunan Barkan gibi araçlarla sadece savunma sanayi odaklı bir araçtan ziyade modüler bir araç olsun. Bu aracımızı her alanda kullanabilelim. Özellikle biz geliştirdiğimiz araçta deprem, sel gibi afet alanlarında kullanılabilecek, bağımsız süspansiyon yapısıyla arazi şartlarına uyum sağlayacak, savunma sanayideki askeri operasyonlarda kullanılmak üzere geliştirdik. Akabinde kendi memleketimizin sorunu olan kar sorununa kendi aracımızla çözüm getirme düşüncemiz var. Otonom kar küreme aracı gibi bir Ar-Ge’miz var. Bunun için de çalışmalarımız devam etmektedir" şeklinde konuştu.
Bursa Kazazede sürücülere müjde; sorumlular bozuk yol tazminatı ödeyecek Yollardaki bakım eksikliği sebebiyle araçlarda meydana gelen lastik yarılması, jant yamulması ve alt takım hasarları çoğu zaman ‘Şanssızlık’ ya da ‘görünmeyen kaza’ denilerek geçiştiriliyor. Oysa hukukçular öyle düşünmüyor. Kapatılmayan çukura düşüp hasar gören otomobilin ya da araçların bozuk yolda sıçrattığı çamur yüzünden kullanılamaz hale gelen kıyafetin parası, ilgili kurumdan (Belediye-Karayolları) hizmet kusuru tazminatıyla tahsil edilebiliyor. Yollarda oluşan çukurlar, hatalar ya da yönlendirme levhaları eksiklikleri dolayısı ile aracı hasar gören sürücüleri uyaran hukukçular, "Aracınız yoldaki bir çukura düşerek hasar gördüyse, bu durum bir kaza değil yolun bakımından sorumlu olan kurumun hizmet kusurudur" uyarısında bulunuyor. Yollarda oluşan çukurlar, hatalar ya da levha eksiklikleri trafik güvenliğini tehdit ediyor. Hava şartları ve yoğun araç trafiği yolların çabuk yıpranmasına, asfalt yüzeyde çukur ve bozulmalara sebep olabiliyor. Yoldaki kusurlar (çukur, bozulmuş asfalt, eksik uyarı levhası) trafik kazalarına davetiye çıkarıyor. Bursa Barosu avukatlarından İbrahim Gödel, Karayolları Trafik Kanunu’na göre yolun yapımı ve bakımından sorumlu kamu kurumları, yol güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğuna dikkat çekiyor. Şehir içi yolların belediyelerin, şehirlerarası karayolları ise Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olduğunu hatırlatan Avukat Gödel, Anayasa’nın 125. maddesince devlet ve kamu hizmeti gören idarelerin, görevlerinin yerine getirilmesi sırasında kusurlu hareket etmeleri durumunda verdikleri zararı tazmin etmekle yükümlü olduğuna dikkat çekti Avukat İbrahim Gödel, "Dolayısıyla yol bozukluğu nedeniyle meydana gelen kazalarda ilgili idare kusurlu bulunduğu takdirde zararı karşılamak durumundadır. Örneğin keskin virajlarda yeterli işaretleme yapılmamışsa veya çukurlarla dolu bir yol zamanında onarılmamışsa, bu durum idarenin hizmet kusuru sayılır ve tazminat sorumluluğu doğar. Kazaya sebebiyet veren yol bakım ve onarım eksikliği idari kusur sayıldığında, ilgili idarenin yasal sorumluluğu devreye girmektedir. Trafik kazası tespit tutanağı, hasar nedeninin belgelenmesi açısından temel kanıt oluşturur. Kazaya ilişkin her tür delil toplanmalıdır: Araçların kazaya uğradığı yerler, yol yüzeyindeki çukurlar, aracın çarptığı taş, fren izi gibi tüm ayrıntılar fotoğraflanmalı ve kayıt altına alınmalıdır. Olay yerinin konumunu gösteren fotoğraflar, yol yüzeyindeki kusurların ve plaka bilgileri ile kaza anını belgeleyen kanıtlar ileride mahkemede delil olarak kullanılacaktır. Kazaya ilişkin tüm belge ve raporlar (ehliyet, ruhsat, sigorta bilgileri, araç ekspertiz raporları, sağlık raporları) titizlikle toplanmalı ve saklanmalıdır. Maddi tazminat kapsamında araç hasarı, tedavi giderleri, sürekli sakatlık veya iş gücü kaybı gibi zararlar ile manevi tazminat (acı ve ızdırap bedeli) talep edilebilir. Trafik sigortası mağdurun tedavi ve araç onarım giderlerini karşılar; kasko poliçesi varsa aracın tamir giderleri kasko şirketince ödenir. Kaskosu olmayan mağdur, ödemesini yaptıktan sonra kusurlu idare veya üçüncü kişiden tazmin hakkını kullanabilir. Hukuki süreçte, idareye karşı tam yargı davası açılmadan önce genellikle önce idareye zarar tespiti talepli yazılı bildirim yapılır. İdare 60 gün içinde cevap vermeyince veya cevap olumsuz olunca İdare Mahkemesi’nde tazminat davası açılabilir’’ dedi.
Erzurum Aybars Teknoloji Takımı’ndan gururlandıran başarı: "Bora" Türkiye ikincisi Erzurum Ülkü Ocakları İl Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Aybars Teknoloji Takımı tarafından geliştirilen "Bora" isimli otonom insansız kara aracı, sahip olduğu teknik özellikler ve çok yönlü kullanım amacıyla dikkat çekiyor. Savunma sanayi ve afet yönetimi başta olmak üzere farklı alanlarda kullanılmak üzere geliştirilen araç, TeknOcak Teknoloji ve İnovasyon Festivali’nde "Otonom Sistemler ve Yenilikçi Teknolojiler" kategorisinde Türkiye ikincisi oldu. Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından Ankara’daki ATO Congresium’da düzenlenen TeknOcak Teknoloji ve İnovasyon Festivali’ne Türkiye’nin 81 ilinden yaklaşık 500 mühendis ve üniversite öğrencisi katıldı. 100’ün üzerinde projenin yarıştığı organizasyonda Erzurum’u temsil eden Aybars Teknoloji Takımı, geliştirdiği "Bora" isimli insansız kara aracıyla jüri üyelerinden tam not aldı. Modüler yapısıyla dikkat çekiyor Makine mühendisliği, elektronik mühendisliği, yazılım mühendisliği ve endüstri mühendisliği öğrencilerinden oluşan 22 kişilik ekip tarafından geliştirilen araçta, uzaktan kumanda ile kontrol sistemi, otonom sürüş kabiliyeti, lazer işaretleme sistemi, ateş sisteminde otonom kilitlenme ve hedef takip özellikleri bulunuyor. Modüler yapıya sahip araç, farklı görevlerde kullanılabilecek şekilde tasarlanırken, geliştirilmeye açık prototip bir model olarak çalışmalarını sürdürüyor. Bağımsız süspansiyon sistemiyle çalışıyor Takımın geliştirdiği araçta dikkat çeken en önemli özelliklerden biri ise 4x4 palet sistemi ve bağımsız süspansiyon yapısı oldu. Arazi şartlarına uyum sağlayabilmesi amacıyla geliştirilen sistem sayesinde aracın daha stabil hareket etmesi ve görüntü işleme sırasında oluşan sarsıntının minimum seviyeye indirilmesi hedefleniyor. Takım üyeleri, özellikle otonom sistemlerde görüntü işlemenin büyük önem taşıdığını belirterek, araçta yaşanan titreşim problemini bağımsız süspansiyon sistemiyle azaltmaya çalıştıklarını ifade etti. "En büyük özelliği 4x4 olması" Aybars takımının kaptanı, Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Bölümü 3. sınıf öğrencisi Suat Aykut, takımın geçen yıl Şubat ayında kurulduğunu ifade ederek, "Takımı kurulurken ki amacımız bir teknolojide birincilik getirmekten ziyade gelişen, yenilenen, Türkiye Yüzyılı’na adet olabilecek bir proje çıkarmaktı. Bu nedenle kendimize bir hedef belirledik. Üreteceğimiz araç tamamıyla farklı bir araç olacak, farklı bir fikir üzerine kurulacak. Aracı ürettiğimizde bir kişiye fikir verecek bir yapıda olması düşüncesiyle biz bir yola çıktık. Akabinde kendi projemizin üzerine çalıştık ve kendimize diğer insansız kara araçlarından farklı olarak 4x4 yapıya sahip, en büyük özelliği bu, 4x4 yapıya sahip bir insansız kara aracı geliştirmeye karar verdik" diye konuştu. "Çalışmalarımız araçlarımızı geliştirme yönünde devam ediyor" Araçta kullanılan 4x4 sistemin avantajlarından bahseden Aykut, "Özellikle 4x4 araçlar daha fazla çekiş yapısına sahip oluyor. Tanklarda bu 4x4 yapısının avantajı şu olacak; daha stabil olacak, arazi şartlarına göre daha uyumlu bir araç olacak. Özellikle bizim katıldığımız alan otonom insansız kara aracı yarışması. Otonom gibi araçlarda görüntü işleme olmazsa olmaz. Sarsıntı, görüntü işlemede görüntü kalitesini çok fazla bozan bir sorun. Biz bunu bu 4x4 palet yapımızdan, bağımsız süspansiyon kullanarak çözmeye çalıştık, minimalizeye indirdik. Çalışmalarımız araçlarımızı geliştirme yönünde devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Takımımız multidisipliner bir yapıya sahip" Takımın multidisipliner bir yapıya sahip olduğunu belirten Aykut, "Takımımız 22 kişiden oluşmaktadır. Makine mühendisliği, elektronik mühendisliği, yazılım mühendisliği ve endüstri mühendisliği okuyan arkadaşlarla beraber multidisipliner yapıya sahip bir takımız. Geliştirdiğimiz araç, şu anki Bora aracımız, prototip bir araçtır. Biz bu aracımızın üzerinde otonom sürüşü, otonom atışı geliştirme denemelerini yapıyoruz. Akabinde bunun büyük bir projemiz var. Yaptığımız aracın yaklaşık 2 katı ölçülerinde ana bir araç geliştirme fikrine sahibiz. İnşallah onun da çalışmalarına başladık. Ağustos’un sonlarına doğru o aracımızı da bitirip, o aracımızla Teknofest gibi ulusal yarışmalara katılıp memleketimize, takımımıza, üniversitelerimize derece getirmeyi ümit ediyoruz" dedi. "Otonom kar küreme aracı gibi bir AR-GE’miz var" Geliştirdikleri otonom insansız kara aracının savunma sanayi ve afet yönetimi gibi insan hayatının risk altında olduğu alanlarda kullanılmak üzere tasarlandığını vurgulayan Aykut, "Bizim ilk başında da belirttiğim gibi kendimize belirlediğimiz hedef şuydu; farklı bir ürün ortaya çıkaralım. Sadece bir insansız kara aracı mantığıyla değil, şu an ülkemizin elinde bulunan Barkan gibi araçlarla sadece savunma sanayi odaklı bir araçtan ziyade modüler bir araç olsun. Bu aracımızı her alanda kullanabilelim. Özellikle biz geliştirdiğimiz araçta deprem, sel gibi afet alanlarında kullanılabilecek, bağımsız süspansiyon yapısıyla arazi şartlarına uyum sağlayacak, savunma sanayideki askeri operasyonlarda kullanılmak üzere geliştirdik. Akabinde kendi memleketimizin sorunu olan kar sorununa kendi aracımızla çözüm getirme düşüncemiz var. Otonom kar küreme aracı gibi bir AR-GE’miz var. Bunun için de çalışmalarımız devam etmektedir" şeklinde konuştu. (AK-AT)
Ankara Serbest bölgeler, 2026 yılının ilk dört ayında ihracatını yüzde 3,1 oranında artırarak 4,2 milyar dolara yükseltti Ticaret Bakanlığı, serbest bölgeler, 2026 yılının ilk dört ayında ihracatını yüzde 3,1 oranında artırarak 4,2 milyar dolara yükselttiğini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda faaliyet gösteren serbest bölgeler, üretim, ihracat ve istihdam odaklı yapılarıyla ülkemizin dış ticaretine ve katma değerli üretim hedeflerine güçlü katkı sağlamaya devam etmekte. 2026 yılının ilk dört ayında serbest bölgelerde elde edilen gerçekleşmeler; bu bölgelerin net ihracatçı karakterini, yüksek teknolojili üretim kapasitesini ve ekonomiye sağladığı döviz girdisini açık biçimde ortaya koydu. Ocak-Nisan 2026 döneminde serbest bölgeler ihracatta güçlü performansını sürdürdü 2026 Yılı Ocak-Nisan döneminde, ülkemizdeki 19 serbest bölgede; İhracat, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 oranında artarak 4,2 milyar dolara yükseldi. İhracat ve ithalat farkı olarak 1,511 milyar dolar fazla verilmiş; serbest bölgeler ekonomiye net döviz girdisi sağlamayı sürdürdü. Serbest bölgelerden yapılan toplam satışlar içinde ihracatın payı yüzde 76,9, ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 156,2 olarak gerçekleşti. Orta-ileri teknoloji (yüzde 51,9) ve yüksek teknoloji (yüzde 7,3) ürünlerin ihracattaki payı yüzde 59,2’ye ulaşmış, serbest bölgelerin katma değerli ihracattaki stratejik rolü daha da belirginleşti. Bölgeden Türkiye’ye satışlar haricindeki tüm yönlerde artış gerçekleşirken; ihracatta kayda geçen yüzde 3,1 oranındaki artışın ve Türkiye’den bölgelere yapılan satışlarla artırılan tedarikçilikteki yüzde 7,4 oranındaki artışın etkisiyle, bölgelerden Türkiye’ye satışlardaki yüzde 6,4 oranındaki azalış dengelenmiş ve toplam ticaret hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 oranında artarak 9,3 milyar dolara yükseldi. 2026 yılının ilk dört ayında ihracatta öne çıkan serbest bölgeler Ege Serbest Bölgesi, ihracatını bir önceki yılın aynı dönemine göre 113 milyon dolar (yüzde 11,0) artırarak 1,140 milyar dolara yükseltmiş ve toplam ihracatın yüzde 27,1’ini tek başına gerçekleştirdi. Bursa Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 32,5 oranında artırarak 673 milyon dolara yükseltti. Antalya Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 10,8 oranında artırarak 233 milyon dolara yükseltti. Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 40,5 oranında artırarak 193 milyon dolara yükseltti. Başta Batı Anadolu, Bursa ve Adana-Yumurtalık Serbest Bölgeleri olmak üzere 5 serbest bölgenin ihracatında yüzde 10 oranı ve üzerinde artış kaydedildi. Ege Serbest Bölgesi, yurt dışı ve Türkiye ile ticarette 2,15 milyar dolar hacme ulaşarak toplam ticaretin yüzde 23,0’ünü tek başına gerçekleştirdi. Adana-Yumurtalık ve Batı Anadolu Serbest Bölgelerinde 4 ticaret yönünün tamamında artış gerçekleşmiş, ilgili bölgelerdeki büyüme dikkat çekti. Serbest bölgelerde nisan 2026 performansı 2026 yılının Nisan ayında 19 serbest bölgede; 477’si yabancı olmak üzere toplam bin 940 kullanıcı firma tarafından 85 bin 621 kişiye doğrudan istihdam sağlandı. Verilen 2 bin 796 faaliyet ruhsatının 2 bin 97’si yerli, 699’u yabancı kullanıcılara tahsis edilirken; üretim konulu faaliyet ruhsatlarının toplam içerisindeki payı bir önceki yıla göre 0,1 puan artarak yüzde 44,5’e yükseldi. Yeni yılda da istikrarını koruyan ihracat, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,4 oranında artarak 1,177 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiş ve yine 1 milyar dolar barajının üstünde seyretti. Dış ticarette 438,5 milyon dolar fazla elde edilmiş ve böylelikle serbest bölgeler ekonomiye net döviz girdisi sağlamaya devam etti. Yurt dışı ve Türkiye’ye yapılan toplam satışlar içerisindeki ihracat payı yüzde 76,8, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 159,4 olurken; bu göstergelerin yüksekliği, serbest bölgelerin net ihracatçı karakterini yansıtması açısından dikkat çekti. İhracat portföyünün teknolojik niteliği güçlenmeyi sürdürmüş; serbest bölgelerin ihracatında orta-ileri teknoloji (yüzde 52,3) ve yüksek teknoloji (yüzde 6,4) sınıfındaki ürünlerin payı yüzde 58,7’ye ulaşarak Türkiye’nin katma değerli ihracat hedeflerine doğrudan katkı sağladı. Yurt dışı ve Türkiye ile toplam ticaret, bir önceki yılın aynı ayına göre hacmen yüzde 1,6 oranında büyüyerek 1,92 milyar dolara yükseldi. 2026 Yılı Nisan ayı rakamlarına göre ihracatta öne çıkan serbest bölgeler Bursa Serbest Bölgesi, ihracatını bir önceki yılın aynı ayına göre 54,2 milyon dolar (yüzde 42,0 oranında) artırıp 183,1 milyon dolar seviyesine yükselterek en güçlü ihracat artış performansını sergileyen serbest bölge oldu. Ege Serbest Bölgesi, ihracatını bir önceki yılın aynı ayına göre 41,5 milyon dolar (yüzde 15,3 oranında) artırarak 313,1 milyon dolar seviyesine yükseltmiş ve serbest bölgelerin toplam ihracatının yüzde 26,6’sını tek başına gerçekleştirdi. Mersin Serbest Bölgesi, ihracatını bir önceki yılın aynı ayına göre 45,9 milyon dolar (yüzde 44,1 oranında) artırarak 150,2 milyon dolar seviyesine yükseltti. Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi, ihracatını bir önceki yılın aynı ayına göre 32,2 milyon dolar (yüzde 90,4 oranında) artırarak 67,8 milyon dolar seviyesine yükseltti. Adana-Yumurtalık, Antalya, Batı Anadolu, Bursa, Denizli, Ege, Gaziantep, İstanbul Endüstri, İstanbul İhtisas, İstanbul Trakya, Kayseri ve Mersin Serbest Bölgeleri olmak üzere 13 serbest bölgenin ihracatında artış kaydedildi. Ege Serbest Bölgesi, yurt dışı ve Türkiye ile ticarette 579,3 milyon dolar hacme ulaşarak serbest bölgelerin yurt dışı ve Türkiye ile toplam ticaretinin yüzde 22,2’sini tek başına gerçekleştirdi.