Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Çelik: "Türkiye, dünyanın barış adası olarak öne çıkmaya devam ediyor"
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:02:17
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye’nin çevresindeki krizlere rağmen dünyanın "barış adası" olarak öne çıktığını belirterek, "Bütün bunlar büyük bir mücadelenin eseridir" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. "Bunlar büyük bir mücadelenin eseri" Türkiye’nin dünyanın barış adası olarak öne çıktığını anlatan Çelik, "Türkiye’nin yukarısında Rusya-Ukrayna konusundaki kriz devam ediyor. Türkiye’nin güneyindeki Gazze’de soykırım maalesef devam ediyor. Doğumuzda İran’a dönük olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in haksız, hakkaniyetsiz ve hukuksuz saldırısının neticesi olarak ortaya çıkan tablo maalesef insani, siyasi ve ekonomik sonuçlar doğuruyor. Balkanlar’da birtakım olaylar gerçekleşiyor. Bütün bunun ortasında Türkiye’miz, nazar değmesin, gıpta edilen, üzerine titrenilen, dünyanın barış adası olarak öne çıkmaya devam ediyor. Bütün bunlar büyük bir mücadelenin eseridir" ifadelerini kullandı. "Bu destek Türkiye’yi bugünlere getirdi" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Büyük Türkiye’ davası için mücadele verdiğini belirten Çelik, "Cumhurbaşkanımızın bütün ömrünü vakfettiği Büyük Türkiye davası, bu davanın gereklerini yerine getirme konusunda cesur, tereddütsüz ve tavizsiz mücadelesi ve tabii sizlerin, sizlerden öncekilerin hep beraber verdiği bu destek Türkiye’yi bugünlere getirdi" diye konuştu. "Dimdik ayakta durduk" Geçmiş dönemlerde siyasi baskılarla karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Çelik, "Vesayetin en karanlık zamanlarında, vesayetin en zor zamanlarında ve dünyanın en kötü şartlarında Cumhurbaşkanımıza bilinen ve bilinmeyen siyasi suikastlerle ve siyasi tehditlerle gelirlerken, bütün siyasi kadrolarımızın ve partimizin üzerine bir kabus gibi çökmeye çalışırlarken tek bir parti temsilcimizi bile sökemediler, dimdik ayakta durduk" dedi. Adana teşkilatındaki birlik ve beraberliğe vurgu yapan Ömer Çelik, "Allah’a şükürler olsun ki Adana’da bütünleşme devam ediyor, büyüme devam ediyor, AK Parti Adana’ya imza atmaya devam ediyor" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından partililer bayramlaştı.
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:31
Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e tepki: "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özgür Özel’e tepki göstererek, "Siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi.
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:18
Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e tepki: "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özgür Özel’e tepki göstererek, "Siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi. Adana’ya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, basın toplantısı düzenledi. "Büyük Doğu ideali yaşıyor" Konuşmasının başında Necip Fazıl Kısakürek’i andığını söyleyen Çelik, "Türk edebiyatının müstesna ismi, Büyük Doğu idealinin mütefekkiri, şair Necip Fazıl’ın ölüm yıl dönümü. Bir kere daha kendisini rahmetle, saygıyla anıyoruz. Mekanı cennet olsun. Büyük Doğu ideali yaşıyor ve yaşamaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "Çatışmalar yalan siyasetine dönüşmüş durumda" CHP ile alakalı verilen yargı kararlarına da değinen Çelik, "Son siyasi tartışmaları yakinen takip ediyoruz. Yargı kararının ortaya çıkmasından sonra CHP merkezli yürütülen tartışmaların birtakım ayrıntılarına değineceğim. Fakat öncelikle şunu söylemek isterim; CHP’lilerin, CHP’lilerle yürüttüğü bu tartışma, kendi içlerindeki bu çatışma, birilerinin sürekli olarak kasıtlı bir biçimde AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye, değerlendirmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda. Özellikle Özgür Özel, kendi zaaflarını, kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli olarak Cumhurbaşkanımıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Ve maalesef orada toplanan bazı kişilerin de Cumhurbaşkanlığı makamına ve cumhurbaşkanımıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük" diye konuştu. "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz" Siyasi eleştiri ve protestoları saygıyla karşıladıklarını anlatan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Biz siyasi eleştiriyi saygıyla karşılarız, siyasi protestoyu saygıyla karşılarız. Siyasi eleştirinin ve siyasi protestonun demokrasimizin olgunluğu içerisinde çok önemli bir yeri vardır. Biz de siyasi eleştiriye her zaman kıymet veririz. Fakat siyasi eleştiriyi aşan siyasi hakaret, hedef gösterme ve siyasi tehdit anlamına gelen bütün ifadelerini sayın Özgür Özel’e ve orada bu ifadeleri kullanan bazı kişilere aynen iade ediyoruz. Aslında üstünde durmaya bile değmez. Fakat işte televizyonlardan verildiği için maalesef bu konuları gündemimize almamız gerekiyor. Bunların söylediği sözlerin herhangi biri cumhurbaşkanımızın yanına yaklaşamaz. Bu sözleri söyleyenler, bu sözleri sadece kendi isimlerinin yanına yazdırmış olurlar. Biz tabii ki siyasi protesto, siyasi eleştiri olsa, bunlar konusunda gayet saygıdeğer bir tutum takınıyoruz. Ama iş şantaj, tehdit, haddini aşan ifadeler kullanma, hakaret gibi konulara geldiği zaman çok net bir şekilde söylemek istiyorum siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz." "Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir" Özgür Özel ve ekibinin kullandığı ifadelerin haddini aştığını vurgulayan Ömer Çelik, "Bakın bu bir iki gündür kullanılan ifadeler tamamen haddini aşmıştır. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu ifadeleri kullananlarla hukuk önünde ve meşru siyaset yoluyla en net ve en etkili mücadeleyi vereceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Biz meselelerin sükunet içerisinde ve sağduyulu bir şekilde halledilmesinden yanayız. Türkiye’nin demokrasisi olgundur, Türkiye’nin rejimi, Türkiye’nin siyasi hayatı pek çok krizin içinden geçmiştir, bugünlere gelmiştir, bugünlere gelmenin neticesi olarak da yüce milletimizin büyük feraseti, yüce milletimizin büyük basireti, devlet hayatımızın binlerce yıllara dayanan tecrübesi sayesinde atlatılmayacak kriz yoktur. Ama bunun yerine siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi. "Hukuk önünde hesaplaşacağız" ‘Protesto ve eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür’ diyen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Hukuk önünde ve siyaset yoluyla bunlarla hesaplaşmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Arzumuz sağduyunun, sükunetin, aklın, siyasi aklın, basiretin, ferasetin ve gerçeklerin konuşulduğu bir ortamın hakim olmasıdır. Tercih onlarındır. O protesto hakkını kullanan, eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Protesto hakkını kullanmak, eleştiri hakkını kullanmak üzere orada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Fakat onların içerisine karışarak bu çirkin üslubu kullananlara, Cumhurbaşkanlığı makamına, partimize, arkadaşlarımıza dönük bu tehdit, şantaj ve hakaret üslubunu kullananlarla da hukuk önünde hesaplaşacağız" ifadelerini kullandı. "Biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz" CHP hakkında verilen yargı kararlarının kendi iç siyasi çatışmalarının bir sonucu olduğunu anlatan Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Bir sürü gündem bu işin içine karıştırılsa da CHP’lilerin CHP’lilerle iç çatışması, iç mücadelesi neticesinde ortaya çıkan birtakım iddiaları yargının araştırmasından ve sonuca bağlamasından ibarettir. Yargı kararı konusunun sonrasında ortaya çıkan tablo nasıl başladı? Hiçbir şekilde, hiçbir siyasi parti, AK Parti, Cumhur İttifakı ya da diğer muhalefet partileri bu olayın tarafı değillerdi. Halen de biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz. İlk iddialar Cumhuriyet Halk Partisi’nde milletvekilliği yapmış, belediye başkanlığı yapmış, Cumhuriyet Halk Partisi’nde yöneticilik yapmış ve halen Cumhuriyet Halk Partisi’nde aktif siyaset yapan kişiler tarafından gündeme getirildi. Özgür Özel yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi’nin o zamanki yönetimi bunları ciddiyetle ele almak, değerlendirmek yerine başka bir yol tercih etti. Bu iddiaların üzerine yargı harekete geçti. Yargının bulduğu deliller, yargının yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu tablo ortaya çıktı. Dolayısıyla ikide bir burada sanki bu konunun tarafı bizmişiz gibi bir gündem oluşturmaya çalışmak Özgür Özel yönetiminin baştan beri kendi, Özgür Özel ekibinin baştan beri kendi yetersizliklerini örtmek için kullandığı bir yöntemdir." "Yargı vesayeti ve yargısal aktivizm üzerinde hassasiyetle durduk" Özgür Özel’in ’Siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor’ sözlerine de değinen Çelik, "Biz AK Parti kurulduğundan beri siyasetin yargı eliyle dizaynında iki kavram üzerinde hassasiyetle durduk. Bir tanesi yargı vesayeti, diğeri yargısal aktivizm. AK Parti’nin siyasi mücadelesinin ve Türkiye’nin en önemli demokrasi mücadelesinin AK Parti tarafından ortaya koyulan iradesi askeri vesayete karşı olmak kadar yargı vesayetine ve yargısal aktivizme de karşı olmaktır. O sebeple sivil siyasetin üstünlüğünü ve sivil siyasetin dokunulmazlığını her zaman en güçlü bir biçimde biz savunduk. Yargısal aktivizm ve yargı vesayeti ya da yargı faaliyeti yoluyla siyasetin dizayn edilmesi siyaset değildir, anti siyasettir. Dolayısıyla demokrasiye aykırıdır. Bunun mücadelesini biz verdik. Biz yargısal aktivizme ve yargısal vesayete karşı olduğumuz kadar siyasetin ekonomik yolsuzluk yoluyla, siyasi çökme yoluyla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Aynı şekilde biz siyasetin ekonomik yolsuzluk kadar siyasi yolsuzluk, siyasi abrakadabralarla, siyasi kumpaslarla, siyasi birtakım numaralarla, siyasi birtakım oyunlarla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Bugün yine Cumhuriyet Halk Partisi içinde geçmişten beri siyaset yapan isimler iddia ediyorlar ki Cumhuriyet Halk Partisi bu siyasi oyunlarla, bu siyasi kumpaslarla karşı karşıya kalmıştır. Birtakım deliller sunuyorlar ve bu delilleri de yargı inceliyor ve bir neticeye vardırıyor. Dolayısıyla tartışma Cumhuriyet Halk Partililerin, Cumhuriyet Halk Partililer hakkındaki iddialarıyla beraber ortaya çıkan bir şeydir" dedi. "Yargının kendi işini yapmasına karışmamak çok önemlidir" Yargının işine karışılmaması gerektiğini ifade eden AK Parti Sözcüsü Çelik, "Yargısal aktivizme, yargı vesayetine karşı çıkmak kadar, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı çıkmak kadar yargının kendi işini yapmasına karışmamak da çok önemlidir. Bu deliller neticesinde bir adım atılsa hemen bazı Cumhuriyet Halk Partililer çıkıyor, diyor ki ’Siyaset yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılıyor’. Peki siyasetin, bunu söyleyenler gerçekten yargısal bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Siyasi bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Ortaya çıkan deliller, tartışmalar yine bunları birbirine söyleyen Cumhuriyet Halk Partililer. Ne çıktı ortaya? Hep beraber gördük ki aslında burada siyasetin üzerinde yine anti siyaset diyeceğimiz, demokrasinin güvenliğini tehdit eden başka birtakım siyasi faaliyetler, kumpaslar, birtakım oyunlar ortaya çıkmış. Peki bunları nereden öğreniyoruz biz? Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanların Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanlar hakkındaki iddiaları üzerinden öğreniyoruz" diye konuştu. "Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır" CHP’nin iddialarının anti siyaset olduğuna değinen Çelik, "Dolayısıyla yargısal aktivizm yoluyla geçmişte vesayet zamanlarında siyasetin dizayn edilmesi ne kadar yanlışsa siyasetin bu şekilde ekonomik yolsuzluk, siyasi yolsuzluk, siyasi oyunlarla dizayn edilmesi de o kadar yanlıştır. Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır. Demokrasinin güvenliği siyasetin güvenliğinden geçer. Siyasi partilerin yönetimlerinin özgür iradeyle oluşması. Her türlü vesayetten bağımsız ama her türlü siyasi kumpas, şantaj ve oyundan da bağımsız olarak tecelli etmesi demokrasinin sağlığı açısından çok önemlidir. Dolayısıyla her yargı kararına karşı siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor demeleri aslında başka şeyleri örtbas etmekten başka bir şey değildir. Özgür Özel diyor ki, ’Bizim karşı karşıya olduğumuz tablo AK Parti yargı kolları tarafından yapılıyor.’ Tabii bu son derece standardı düşük bir tanımlama, son derece düşük bir siyasi değerlendirme. Bunu çok sık kullandığı için bunu söylemek zorunda kalıyorum. Esasında biz siyasi partilerin bu şekilde birtakım tabirlerle yakıştırmalarla ele alınmasına karşıyızdır, bu konuda son derece hassasiyet gösteririz, büyük bir titizlik içerisinde hareket ederiz. Ama Özgür Özel ve ekibine şunu söylemek gerekir AK Parti’de siyasi yargı kolları yok, yargıdan sorumlu genel başkan yardımcılığı diye bir şey yok. Ama sizin döneminiz zamanında bütün Türkiye gördü ki yolsuzluktan sorumlu bir kolunuz var, yolsuzluktan sorumlu bir biriminiz var. Bütün bunlar önünüze geldiğinde siz bunlarla ilgili bir adım atmadınız. Atmadığınız gibi tam tersine himaye etmeye çalıştığınızı yine Cumhuriyet Halk Partililer söyledi" ifadelerini kullandı. "Herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" AK Parti’nin meydanların partisi olduğunu ve sandık dışında bir iradenin peşinde koşmadığını söyleyen Ömer Çelik, "AK Parti yargı kolları diye tabirler uyduracağınıza sizin döneminizi kastederek söylüyorum, kendi partinizdeki yolsuzluk kollarına baksaydınız. Siyasi ve ekonomik yolsuzluk kollarıyla uğraşsaydınız. Onun için bizim herhangi bir şekilde siyaset meydanı ve sandık dışında bir iradenin peşinde koştuğunu söylemek, koştuğumuzun söylenmesi dünyanın en büyük yalanıdır. Biz meydanların partisiyiz. Biz sandığın partisiyiz. Biz önümüze vesayetin en karanlık günlerinde en ağır vesayet araçlarıyla çıkıldığında bile sandıktan millet iradesinden başka bir şey düşünmedik. Cumhurbaşkanımız bilinen ve bilinmeyen bir sürü siyasi tehditle ve siyasi suikastla karşı karşıya kaldığında Ankara kapkaranlık bir iklime büründüğünde cumhurbaşkanımızın yaptığı şey Anadolu’ya çıkmak ve millet iradesiyle buluşmak oldu. Her zaman bu böyle oldu. AK Parti’ye en son yakıştırılacak şey sizin bu söylediğiniz sözlerdir. Ama biz siyasi vesayetin, yargı vesayetinin en karanlık günlerinde tehdit edilirken siz bu tehditlerin arkasında durdunuz. Kapatma davalarının, modern ve postmodern darbelerin arkasında durmuş bir siyasi geçmişten geliyorsunuz. Cumhurbaşkanımız millet iradesiyle buluşurken siz Ankara’nın labirentlerinde ve koridorlarında birtakım kumpaslar peşinde koşan bir siyasi gelenekten geliyorsunuz. Onun için bu durumu netleştirelim. Meydanların partisi biziz, sandığın partisi biziz. Siz kendinize neyi yakıştırıyorsanız onu bize söylemekten vazgeçmelisiniz. Dolayısıyla önünüze, beğendiğiniz, beğenmediğiniz her yargı kararına yargının siyaset eliyle, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesi gibisinden bir tabirle yaklaşmanızın hiçbir manası yok, hiçbir geçerliliği yok. Bu konuda bir hassasiyetiniz varsa önce herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" dedi. "Gazi Mustafa Kemal Atatürk toplumumuzun ortak değeridir" Atatürk istismarcılığı yapıldığını da söyleyen Çelik, "Dedik ki ’Siz çıkın bunlara kefil mi kefil, kefil misiniz değil misiniz tek tek bunlardan bahsedin’ dedik. Özgür Özel şimdiye kadar bu konuda sessiz kaldı. İlk defa 2 gün önce net bir şekilde kefil olduğunu, ’Bu ismi geçenlerin hepsi benim evladım, onlar masumdur’ dedi. Bakın bu particilik değildir. Bu kabileciliktir. Bir partinin, bir kurumun, bir yapının tümüyle masum ilan edilmesi, içinde bu iddialar varken dönelim araştıralım, bunlara bir bakalım gereğini yapalım, varsa bir sıkıntı demek yerine bu tip yollara tevessül edilmesi, kuşkusuz ki bir kabilecilik mantığından başka bir şey değil. Siz kendinizi dokunulmaz, her türlü vesayetin peşinde yıllarınızı geçirdikten sonra halen bu konuda görebilirsiniz. Şimdi de mesela size bir soru soruluyor, bu soruya düzgün bir cevap vermek yerine tutuyorsunuz Atatürk istismarcılığına soyunuyorsunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetimizin kurucusudur, ilk cumhurbaşkanımızdır ve toplumumuzun ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve arkadaşlarının verdiği büyük mücadele, İstiklal Mücadelesi’nin sonunda cumhuriyetimizi elde ettik. Tarih içerisindeki büyük yürüyüşümüzün bu son hamlesinde de çok partili hayata geçerek demokrasimizi inşa ettik. Ama siz ne zaman siyasetin üstüne gölge düşse ve düşürseniz, ne zaman demokrasinin üstüne gölge düşse ve düşürseniz sürekli olarak Atatürk istismarı yapıyorsunuz. Dolayısıyla burada bari bu bütün bu siyasi kumpası, siyasi yanlışları örtmek için bunlarla Atatürk’ü yan yana getirmeyin, bu hassasiyeti gözetin" diye konuştu. "Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz" CHP’nin iç durumunun Ortadoğu’dan ‘Fersah fersah’ karışık olduğuna da değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi: "2-3 yıl evvel partimizin bir toplantısında bir kongremizde konuşurken CHP’nin içi Orta Doğu’dan daha karışık demiştim. Bunu söyleyeli 2-3 yıl oldu. CHP’nin içinin Orta Doğu’dan daha karışık olduğunu söyleyeli. Ben bunu söyledikten sonra esasında şimdi geriye dönüp bakıyorum bu 2-3 yıllık sürece, Orta Doğu’ya haksızlık etmişim. CHP’nin içi Orta Doğu’yi fersah fersah geride bırakacak kadar karışık. Bu karışıklığı bizim üzerimizden netleştirmeye, bizim üzerimizden temize çekmeye kalkmayın. Bütün bu iş ve işlemler sizin ve ekibinizin yönetimi zamanında oldu. Yani sadece isim vermek istemiyorum, bir ildeki siyasi yolsuzluk, başka bir ildeki ortaya çıkan sapkınlıklar bütün bunlarla, sadece bu ikisini temizlemek üzere uğraşsanız başka bir şeyle uğraşmaya mesainiz kalmaz. Fakat sürekli olarak bu örtbas etme faaliyeti içerisine giriyorsunuz, bu da sizin bileceğiniz iş ama bunu bizim üzerimizden yaptırtmayız size. Miting meydanında gazeteci yumrukluyorsunuz. Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz. Ondan sonra da demokrasiden bahsediyorsunuz. Türkiye’de demokrasi mücadelesinin lideri cumhurbaşkanımızdır. Türkiye’de demokrasi meydanlarının en büyük aktörü AK Parti ve Cumhur İttifakıdır. Dolayısıyla esas mesele bu siyasi zihniyet tüzüğünün değişmesidir. Parti tüzüklerinin, yazılı olan parti tüzüklerinden daha önemli olan şey zihniyet tüzüğüdür. Buradaki zihniyet tüzüğü biraz evvel bahsettiğim gibi tamamen demokrasi karşıtlığı, tamamen siyaset karşıtlığı ve anti siyaset üzerine kurulu bir tablodur." "Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde" Özgür Özel’in TOMA üzerine çıkıp konuşmasına da vurgu yapan Çelik, "Biliyorsunuz daha önce kitapçıları birbirinden ayırdılar, bizden olan, olmayan kitapçılar diye. Kahve dükkanlarını ayırdılar, bizden olan, olmayanlar diye. Yani kitabın ve kahvenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitme hakkı olsa bunların hepsini mahkum ettirir. Sokağı bu şekilde bölmeye çalıştılar, vatandaşlarımızın bir kısmını karşı karşıya getirdiler. Siyaset sanatının bu ustalığından yoksun olanlar kaostan beslenmeye çalışıyorlar. Sisteme oksijen pompalamak yerine karbondioksit pompalıyorlar. Özgür Özel ve ekibinin bütün görev yaptığı süre içerisinde demokrasiye herhangi bir şekilde demokrasinin oksijenini artıran bir faaliyeti görülmedi. Bir siyasetçinin ustalığı sağduyulu çözüm üretme kapasitesiyle ölçülür. Bir siyasetçinin konuşacağı yer ya kürsüdür ya da parti otobüsüdür. Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde. Oradaki polis kardeşlerimiz gelmişler, oradaki bütün vatandaşlarımızın ve sizlerin güvenliğini sağlamak için bulunuyorlar. Oradaki polise ait bütün cihazlar, bütün araçlar vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için bulunuyor. Kanunun, mahkeme kararını yerine getirmeye çalışıyorlar" diye konuştu. "Gazze’de soykırım devam ediyor" Türkiye’nin ABD-İsrail ve İran Savaşı’nda arabuculuk yapmasının önemine de değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Cumhurbaşkanımız ve Türkiye, burada sağlanacak barış konusunda kilit aktördür. Biliyorsunuz şu anda Hürmüz Boğazı’nın durumu, nükleer konu ve aynı zamanda da bölgesel birtakım aktiviteler, bölgesel barışın sağlanması temelinde birkaç tane temel tartışma yürüyor. Geçen gün bölge liderlerinin katılımıyla, Başkan Trump’ın da katıldığı bu konunun müzakere edildiği telekonferansta Cumhurbaşkanımız herkesin üzerinde mutabık olduğu bir çözüm çerçevesini çok net bir şekilde koydu. Gerek Hürmüz meselesinden gerek nükleer meseleden gerek bölgesel barış konusuna kadar bütün kardeş ülkelerin Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu siyasi iradeye destek vermesi son derece memnuniyet vericidir. Neredeyse her uluslararası zeminde Cumhurbaşkanımızın ilk gündem maddesi dünya bunu unutmaya çalışsa, dünya bunu geri plana itmeye çalışsa da Gazze’dir. Gazze’de soykırım devam ediyor. İsrail aynısını Batı Şeria’ya da yapmaya çalışıyor. Sumud filosuna, Sumud filosunun asil üyelerine yapılan o zulümleri de gördük. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın diplomasi trafiğinin başında Gazze olmaya devam ediyor" dedi. "Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek" Bilgi Üniversitesi’nin önce kapatılıp ardından da yeniden açılmasına değinen Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Biliyorsunuz 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11. maddesinin 3. fıkrası; ’Kurucu vakıflarına kayyum atanan vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izni Cumhurbaşkanlığı kararıyla kaldırılır’ diyor. Yani bu kaldırma kararı esasında kanunun emrettiği bir, kanunun başka türlü davranmaya cevaz vermediği bir karar. Daha sonra kamu yararı, Yükseköğretim Kurulu’nun raporları ve diğer değerlendirmeler Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu üniversitenin faaliyetlerine devam etmesi konusundaki takdir yetkilerini kullanmışlardır. Böylece Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Cumhurbaşkanımız burada hem kamu yararını hem akademik hayatı hem Bilgi Üniversitesi’ndeki akademisyenleri, öğrencileri düşünerek bu takdir yetkisini kullanmıştır. Akademik hayatımıza, değerli öğretim üyelerine ve sevgili öğrencilerimize hayırlı olsun." "Torba kanunu değerlendirmesi devam ediyor" Öte yandan Ömer Çelik, taslak torba kanunu hakkında çıkan dedikodulara ilişkinde, "Bu adı üstünde taslak, taslaklar yapılırken bunlar zaten önceki kanunlara ya da ilişkili kanunlara atıfla yapılan şeyler oluyor, düzenlemeler oluyor. Daha sonrasında siyasi irade buna son şeklini veriyor. Dolayısıyla şunu söylemek isterim; zaten bir değerlendirme süreci devam ediyordu. Özellikle de buna dijital materyallerin de katılması gerekiyor. Dijital materyalin katılması dahil, bu torba kanundaki yaklaşıma bir sürecin, değerlendirme sürecinin devam ettiğini ifade edebilirim. Vatandaşlarımızın, düşünürlerimizin, kanaat önderlerimizin hepsinin sesini duyduk. Değerlendirme süreci devam ediyor ama hepsinin sesini duyduğumuzu, değerlendirmelerini aldığımızı ifade etmek isterim" dedi. (UMT-ELF-
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:07
Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e tepki: "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özgür Özel’e tepki göstererek, "Siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi. Adana’ya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, basın toplantısı düzenledi. "Büyük Doğu ideali yaşıyor" Konuşmasının başında Necip Fazıl Kısakürek’i andığını söyleyen Çelik, "Türk edebiyatının müstesna ismi, Büyük Doğu idealinin mütefekkiri, şair Necip Fazıl’ın ölüm yıl dönümü. Bir kere daha kendisini rahmetle, saygıyla anıyoruz. Mekanı cennet olsun. Büyük Doğu ideali yaşıyor ve yaşamaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "Çatışmalar yalan siyasetine dönüşmüş durumda" CHP ile alakalı verilen yargı kararlarına da değinen Çelik, "Son siyasi tartışmaları yakinen takip ediyoruz. Yargı kararının ortaya çıkmasından sonra CHP merkezli yürütülen tartışmaların birtakım ayrıntılarına değineceğim. Fakat öncelikle şunu söylemek isterim; CHP’lilerin, CHP’lilerle yürüttüğü bu tartışma, kendi içlerindeki bu çatışma, birilerinin sürekli olarak kasıtlı bir biçimde AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye, değerlendirmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda. Özellikle Özgür Özel, kendi zaaflarını, kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli olarak Cumhurbaşkanımıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Ve maalesef orada toplanan bazı kişilerin de Cumhurbaşkanlığı makamına ve cumhurbaşkanımıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük" diye konuştu. "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz" Siyasi eleştiri ve protestoları saygıyla karşıladıklarını anlatan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Biz siyasi eleştiriyi saygıyla karşılarız, siyasi protestoyu saygıyla karşılarız. Siyasi eleştirinin ve siyasi protestonun demokrasimizin olgunluğu içerisinde çok önemli bir yeri vardır. Biz de siyasi eleştiriye her zaman kıymet veririz. Fakat siyasi eleştiriyi aşan siyasi hakaret, hedef gösterme ve siyasi tehdit anlamına gelen bütün ifadelerini sayın Özgür Özel’e ve orada bu ifadeleri kullanan bazı kişilere aynen iade ediyoruz. Aslında üstünde durmaya bile değmez. Fakat işte televizyonlardan verildiği için maalesef bu konuları gündemimize almamız gerekiyor. Bunların söylediği sözlerin herhangi biri cumhurbaşkanımızın yanına yaklaşamaz. Bu sözleri söyleyenler, bu sözleri sadece kendi isimlerinin yanına yazdırmış olurlar. Biz tabii ki siyasi protesto, siyasi eleştiri olsa, bunlar konusunda gayet saygıdeğer bir tutum takınıyoruz. Ama iş şantaj, tehdit, haddini aşan ifadeler kullanma, hakaret gibi konulara geldiği zaman çok net bir şekilde söylemek istiyorum siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz." "Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir" Özgür Özel ve ekibinin kullandığı ifadelerin haddini aştığını vurgulayan Ömer Çelik, "Bakın bu bir iki gündür kullanılan ifadeler tamamen haddini aşmıştır. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu ifadeleri kullananlarla hukuk önünde ve meşru siyaset yoluyla en net ve en etkili mücadeleyi vereceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Biz meselelerin sükunet içerisinde ve sağduyulu bir şekilde halledilmesinden yanayız. Türkiye’nin demokrasisi olgundur, Türkiye’nin rejimi, Türkiye’nin siyasi hayatı pek çok krizin içinden geçmiştir, bugünlere gelmiştir, bugünlere gelmenin neticesi olarak da yüce milletimizin büyük feraseti, yüce milletimizin büyük basireti, devlet hayatımızın binlerce yıllara dayanan tecrübesi sayesinde atlatılmayacak kriz yoktur. Ama bunun yerine siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi. "Hukuk önünde hesaplaşacağız" ‘Protesto ve eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür’ diyen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Hukuk önünde ve siyaset yoluyla bunlarla hesaplaşmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Arzumuz sağduyunun, sükunetin, aklın, siyasi aklın, basiretin, ferasetin ve gerçeklerin konuşulduğu bir ortamın hakim olmasıdır. Tercih onlarındır. O protesto hakkını kullanan, eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Protesto hakkını kullanmak, eleştiri hakkını kullanmak üzere orada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Fakat onların içerisine karışarak bu çirkin üslubu kullananlara, Cumhurbaşkanlığı makamına, partimize, arkadaşlarımıza dönük bu tehdit, şantaj ve hakaret üslubunu kullananlarla da hukuk önünde hesaplaşacağız" ifadelerini kullandı. "Biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz" CHP hakkında verilen yargı kararlarının kendi iç siyasi çatışmalarının bir sonucu olduğunu anlatan Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Bir sürü gündem bu işin içine karıştırılsa da CHP’lilerin CHP’lilerle iç çatışması, iç mücadelesi neticesinde ortaya çıkan birtakım iddiaları yargının araştırmasından ve sonuca bağlamasından ibarettir. Yargı kararı konusunun sonrasında ortaya çıkan tablo nasıl başladı? Hiçbir şekilde, hiçbir siyasi parti, AK Parti, Cumhur İttifakı ya da diğer muhalefet partileri bu olayın tarafı değillerdi. Halen de biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz. İlk iddialar Cumhuriyet Halk Partisi’nde milletvekilliği yapmış, belediye başkanlığı yapmış, Cumhuriyet Halk Partisi’nde yöneticilik yapmış ve halen Cumhuriyet Halk Partisi’nde aktif siyaset yapan kişiler tarafından gündeme getirildi. Özgür Özel yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi’nin o zamanki yönetimi bunları ciddiyetle ele almak, değerlendirmek yerine başka bir yol tercih etti. Bu iddiaların üzerine yargı harekete geçti. Yargının bulduğu deliller, yargının yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu tablo ortaya çıktı. Dolayısıyla ikide bir burada sanki bu konunun tarafı bizmişiz gibi bir gündem oluşturmaya çalışmak Özgür Özel yönetiminin baştan beri kendi, Özgür Özel ekibinin baştan beri kendi yetersizliklerini örtmek için kullandığı bir yöntemdir." "Yargı vesayeti ve yargısal aktivizm üzerinde hassasiyetle durduk" Özgür Özel’in ’Siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor’ sözlerine de değinen Çelik, "Biz AK Parti kurulduğundan beri siyasetin yargı eliyle dizaynında iki kavram üzerinde hassasiyetle durduk. Bir tanesi yargı vesayeti, diğeri yargısal aktivizm. AK Parti’nin siyasi mücadelesinin ve Türkiye’nin en önemli demokrasi mücadelesinin AK Parti tarafından ortaya koyulan iradesi askeri vesayete karşı olmak kadar yargı vesayetine ve yargısal aktivizme de karşı olmaktır. O sebeple sivil siyasetin üstünlüğünü ve sivil siyasetin dokunulmazlığını her zaman en güçlü bir biçimde biz savunduk. Yargısal aktivizm ve yargı vesayeti ya da yargı faaliyeti yoluyla siyasetin dizayn edilmesi siyaset değildir, anti siyasettir. Dolayısıyla demokrasiye aykırıdır. Bunun mücadelesini biz verdik. Biz yargısal aktivizme ve yargısal vesayete karşı olduğumuz kadar siyasetin ekonomik yolsuzluk yoluyla, siyasi çökme yoluyla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Aynı şekilde biz siyasetin ekonomik yolsuzluk kadar siyasi yolsuzluk, siyasi abrakadabralarla, siyasi kumpaslarla, siyasi birtakım numaralarla, siyasi birtakım oyunlarla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Bugün yine Cumhuriyet Halk Partisi içinde geçmişten beri siyaset yapan isimler iddia ediyorlar ki Cumhuriyet Halk Partisi bu siyasi oyunlarla, bu siyasi kumpaslarla karşı karşıya kalmıştır. Birtakım deliller sunuyorlar ve bu delilleri de yargı inceliyor ve bir neticeye vardırıyor. Dolayısıyla tartışma Cumhuriyet Halk Partililerin, Cumhuriyet Halk Partililer hakkındaki iddialarıyla beraber ortaya çıkan bir şeydir" dedi. "Yargının kendi işini yapmasına karışmamak çok önemlidir" Yargının işine karışılmaması gerektiğini ifade eden AK Parti Sözcüsü Çelik, "Yargısal aktivizme, yargı vesayetine karşı çıkmak kadar, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı çıkmak kadar yargının kendi işini yapmasına karışmamak da çok önemlidir. Bu deliller neticesinde bir adım atılsa hemen bazı Cumhuriyet Halk Partililer çıkıyor, diyor ki ’Siyaset yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılıyor’. Peki siyasetin, bunu söyleyenler gerçekten yargısal bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Siyasi bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Ortaya çıkan deliller, tartışmalar yine bunları birbirine söyleyen Cumhuriyet Halk Partililer. Ne çıktı ortaya? Hep beraber gördük ki aslında burada siyasetin üzerinde yine anti siyaset diyeceğimiz, demokrasinin güvenliğini tehdit eden başka birtakım siyasi faaliyetler, kumpaslar, birtakım oyunlar ortaya çıkmış. Peki bunları nereden öğreniyoruz biz? Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanların Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanlar hakkındaki iddiaları üzerinden öğreniyoruz" diye konuştu. "Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır" CHP’nin iddialarının anti siyaset olduğuna değinen Çelik, "Dolayısıyla yargısal aktivizm yoluyla geçmişte vesayet zamanlarında siyasetin dizayn edilmesi ne kadar yanlışsa siyasetin bu şekilde ekonomik yolsuzluk, siyasi yolsuzluk, siyasi oyunlarla dizayn edilmesi de o kadar yanlıştır. Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır. Demokrasinin güvenliği siyasetin güvenliğinden geçer. Siyasi partilerin yönetimlerinin özgür iradeyle oluşması. Her türlü vesayetten bağımsız ama her türlü siyasi kumpas, şantaj ve oyundan da bağımsız olarak tecelli etmesi demokrasinin sağlığı açısından çok önemlidir. Dolayısıyla her yargı kararına karşı siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor demeleri aslında başka şeyleri örtbas etmekten başka bir şey değildir. Özgür Özel diyor ki, ’Bizim karşı karşıya olduğumuz tablo AK Parti yargı kolları tarafından yapılıyor.’ Tabii bu son derece standardı düşük bir tanımlama, son derece düşük bir siyasi değerlendirme. Bunu çok sık kullandığı için bunu söylemek zorunda kalıyorum. Esasında biz siyasi partilerin bu şekilde birtakım tabirlerle yakıştırmalarla ele alınmasına karşıyızdır, bu konuda son derece hassasiyet gösteririz, büyük bir titizlik içerisinde hareket ederiz. Ama Özgür Özel ve ekibine şunu söylemek gerekir AK Parti’de siyasi yargı kolları yok, yargıdan sorumlu genel başkan yardımcılığı diye bir şey yok. Ama sizin döneminiz zamanında bütün Türkiye gördü ki yolsuzluktan sorumlu bir kolunuz var, yolsuzluktan sorumlu bir biriminiz var. Bütün bunlar önünüze geldiğinde siz bunlarla ilgili bir adım atmadınız. Atmadığınız gibi tam tersine himaye etmeye çalıştığınızı yine Cumhuriyet Halk Partililer söyledi" ifadelerini kullandı. "Herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" AK Parti’nin meydanların partisi olduğunu ve sandık dışında bir iradenin peşinde koşmadığını söyleyen Ömer Çelik, "AK Parti yargı kolları diye tabirler uyduracağınıza sizin döneminizi kastederek söylüyorum, kendi partinizdeki yolsuzluk kollarına baksaydınız. Siyasi ve ekonomik yolsuzluk kollarıyla uğraşsaydınız. Onun için bizim herhangi bir şekilde siyaset meydanı ve sandık dışında bir iradenin peşinde koştuğunu söylemek, koştuğumuzun söylenmesi dünyanın en büyük yalanıdır. Biz meydanların partisiyiz. Biz sandığın partisiyiz. Biz önümüze vesayetin en karanlık günlerinde en ağır vesayet araçlarıyla çıkıldığında bile sandıktan millet iradesinden başka bir şey düşünmedik. Cumhurbaşkanımız bilinen ve bilinmeyen bir sürü siyasi tehditle ve siyasi suikastla karşı karşıya kaldığında Ankara kapkaranlık bir iklime büründüğünde cumhurbaşkanımızın yaptığı şey Anadolu’ya çıkmak ve millet iradesiyle buluşmak oldu. Her zaman bu böyle oldu. AK Parti’ye en son yakıştırılacak şey sizin bu söylediğiniz sözlerdir. Ama biz siyasi vesayetin, yargı vesayetinin en karanlık günlerinde tehdit edilirken siz bu tehditlerin arkasında durdunuz. Kapatma davalarının, modern ve postmodern darbelerin arkasında durmuş bir siyasi geçmişten geliyorsunuz. Cumhurbaşkanımız millet iradesiyle buluşurken siz Ankara’nın labirentlerinde ve koridorlarında birtakım kumpaslar peşinde koşan bir siyasi gelenekten geliyorsunuz. Onun için bu durumu netleştirelim. Meydanların partisi biziz, sandığın partisi biziz. Siz kendinize neyi yakıştırıyorsanız onu bize söylemekten vazgeçmelisiniz. Dolayısıyla önünüze, beğendiğiniz, beğenmediğiniz her yargı kararına yargının siyaset eliyle, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesi gibisinden bir tabirle yaklaşmanızın hiçbir manası yok, hiçbir geçerliliği yok. Bu konuda bir hassasiyetiniz varsa önce herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" dedi. "Gazi Mustafa Kemal Atatürk toplumumuzun ortak değeridir" Atatürk istismarcılığı yapıldığını da söyleyen Çelik, "Dedik ki ’Siz çıkın bunlara kefil mi kefil, kefil misiniz değil misiniz tek tek bunlardan bahsedin’ dedik. Özgür Özel şimdiye kadar bu konuda sessiz kaldı. İlk defa 2 gün önce net bir şekilde kefil olduğunu, ’Bu ismi geçenlerin hepsi benim evladım, onlar masumdur’ dedi. Bakın bu particilik değildir. Bu kabileciliktir. Bir partinin, bir kurumun, bir yapının tümüyle masum ilan edilmesi, içinde bu iddialar varken dönelim araştıralım, bunlara bir bakalım gereğini yapalım, varsa bir sıkıntı demek yerine bu tip yollara tevessül edilmesi, kuşkusuz ki bir kabilecilik mantığından başka bir şey değil. Siz kendinizi dokunulmaz, her türlü vesayetin peşinde yıllarınızı geçirdikten sonra halen bu konuda görebilirsiniz. Şimdi de mesela size bir soru soruluyor, bu soruya düzgün bir cevap vermek yerine tutuyorsunuz Atatürk istismarcılığına soyunuyorsunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetimizin kurucusudur, ilk cumhurbaşkanımızdır ve toplumumuzun ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve arkadaşlarının verdiği büyük mücadele, İstiklal Mücadelesi’nin sonunda cumhuriyetimizi elde ettik. Tarih içerisindeki büyük yürüyüşümüzün bu son hamlesinde de çok partili hayata geçerek demokrasimizi inşa ettik. Ama siz ne zaman siyasetin üstüne gölge düşse ve düşürseniz, ne zaman demokrasinin üstüne gölge düşse ve düşürseniz sürekli olarak Atatürk istismarı yapıyorsunuz. Dolayısıyla burada bari bu bütün bu siyasi kumpası, siyasi yanlışları örtmek için bunlarla Atatürk’ü yan yana getirmeyin, bu hassasiyeti gözetin" diye konuştu. "Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz" CHP’nin iç durumunun Ortadoğu’dan ‘Fersah fersah’ karışık olduğuna da değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi: "2-3 yıl evvel partimizin bir toplantısında bir kongremizde konuşurken CHP’nin içi Orta Doğu’dan daha karışık demiştim. Bunu söyleyeli 2-3 yıl oldu. CHP’nin içinin Orta Doğu’dan daha karışık olduğunu söyleyeli. Ben bunu söyledikten sonra esasında şimdi geriye dönüp bakıyorum bu 2-3 yıllık sürece, Orta Doğu’ya haksızlık etmişim. CHP’nin içi Orta Doğu’yi fersah fersah geride bırakacak kadar karışık. Bu karışıklığı bizim üzerimizden netleştirmeye, bizim üzerimizden temize çekmeye kalkmayın. Bütün bu iş ve işlemler sizin ve ekibinizin yönetimi zamanında oldu. Yani sadece isim vermek istemiyorum, bir ildeki siyasi yolsuzluk, başka bir ildeki ortaya çıkan sapkınlıklar bütün bunlarla, sadece bu ikisini temizlemek üzere uğraşsanız başka bir şeyle uğraşmaya mesainiz kalmaz. Fakat sürekli olarak bu örtbas etme faaliyeti içerisine giriyorsunuz, bu da sizin bileceğiniz iş ama bunu bizim üzerimizden yaptırtmayız size. Miting meydanında gazeteci yumrukluyorsunuz. Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz. Ondan sonra da demokrasiden bahsediyorsunuz. Türkiye’de demokrasi mücadelesinin lideri cumhurbaşkanımızdır. Türkiye’de demokrasi meydanlarının en büyük aktörü AK Parti ve Cumhur İttifakıdır. Dolayısıyla esas mesele bu siyasi zihniyet tüzüğünün değişmesidir. Parti tüzüklerinin, yazılı olan parti tüzüklerinden daha önemli olan şey zihniyet tüzüğüdür. Buradaki zihniyet tüzüğü biraz evvel bahsettiğim gibi tamamen demokrasi karşıtlığı, tamamen siyaset karşıtlığı ve anti siyaset üzerine kurulu bir tablodur." "Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde" Özgür Özel’in TOMA üzerine çıkıp konuşmasına da vurgu yapan Çelik, "Biliyorsunuz daha önce kitapçıları birbirinden ayırdılar, bizden olan, olmayan kitapçılar diye. Kahve dükkanlarını ayırdılar, bizden olan, olmayanlar diye. Yani kitabın ve kahvenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitme hakkı olsa bunların hepsini mahkum ettirir. Sokağı bu şekilde bölmeye çalıştılar, vatandaşlarımızın bir kısmını karşı karşıya getirdiler. Siyaset sanatının bu ustalığından yoksun olanlar kaostan beslenmeye çalışıyorlar. Sisteme oksijen pompalamak yerine karbondioksit pompalıyorlar. Özgür Özel ve ekibinin bütün görev yaptığı süre içerisinde demokrasiye herhangi bir şekilde demokrasinin oksijenini artıran bir faaliyeti görülmedi. Bir siyasetçinin ustalığı sağduyulu çözüm üretme kapasitesiyle ölçülür. Bir siyasetçinin konuşacağı yer ya kürsüdür ya da parti otobüsüdür. Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde. Oradaki polis kardeşlerimiz gelmişler, oradaki bütün vatandaşlarımızın ve sizlerin güvenliğini sağlamak için bulunuyorlar. Oradaki polise ait bütün cihazlar, bütün araçlar vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için bulunuyor. Kanunun, mahkeme kararını yerine getirmeye çalışıyorlar" diye konuştu. "Gazze’de soykırım devam ediyor" Türkiye’nin ABD-İsrail ve İran Savaşı’nda arabuculuk yapmasının önemine de değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Cumhurbaşkanımız ve Türkiye, burada sağlanacak barış konusunda kilit aktördür. Biliyorsunuz şu anda Hürmüz Boğazı’nın durumu, nükleer konu ve aynı zamanda da bölgesel birtakım aktiviteler, bölgesel barışın sağlanması temelinde birkaç tane temel tartışma yürüyor. Geçen gün bölge liderlerinin katılımıyla, Başkan Trump’ın da katıldığı bu konunun müzakere edildiği telekonferansta Cumhurbaşkanımız herkesin üzerinde mutabık olduğu bir çözüm çerçevesini çok net bir şekilde koydu. Gerek Hürmüz meselesinden gerek nükleer meseleden gerek bölgesel barış konusuna kadar bütün kardeş ülkelerin Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu siyasi iradeye destek vermesi son derece memnuniyet vericidir. Neredeyse her uluslararası zeminde Cumhurbaşkanımızın ilk gündem maddesi dünya bunu unutmaya çalışsa, dünya bunu geri plana itmeye çalışsa da Gazze’dir. Gazze’de soykırım devam ediyor. İsrail aynısını Batı Şeria’ya da yapmaya çalışıyor. Sumud filosuna, Sumud filosunun asil üyelerine yapılan o zulümleri de gördük. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın diplomasi trafiğinin başında Gazze olmaya devam ediyor" dedi. "Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek" Bilgi Üniversitesi’nin önce kapatılıp ardından da yeniden açılmasına değinen Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Biliyorsunuz 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11. maddesinin 3. fıkrası; ’Kurucu vakıflarına kayyum atanan vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izni Cumhurbaşkanlığı kararıyla kaldırılır’ diyor. Yani bu kaldırma kararı esasında kanunun emrettiği bir, kanunun başka türlü davranmaya cevaz vermediği bir karar. Daha sonra kamu yararı, Yükseköğretim Kurulu’nun raporları ve diğer değerlendirmeler Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu üniversitenin faaliyetlerine devam etmesi konusundaki takdir yetkilerini kullanmışlardır. Böylece Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Cumhurbaşkanımız burada hem kamu yararını hem akademik hayatı hem Bilgi Üniversitesi’ndeki akademisyenleri, öğrencileri düşünerek bu takdir yetkisini kullanmıştır. Akademik hayatımıza, değerli öğretim üyelerine ve sevgili öğrencilerimize hayırlı olsun." "Torba kanunu değerlendirmesi devam ediyor" Öte yandan Ömer Çelik, taslak torba kanunu hakkında çıkan dedikodulara ilişkinde, "Bu adı üstünde taslak, taslaklar yapılırken bunlar zaten önceki kanunlara ya da ilişkili kanunlara atıfla yapılan şeyler oluyor, düzenlemeler oluyor. Daha sonrasında siyasi irade buna son şeklini veriyor. Dolayısıyla şunu söylemek isterim; zaten bir değerlendirme süreci devam ediyordu. Özellikle de buna dijital materyallerin de katılması gerekiyor. Dijital materyalin katılması dahil, bu torba kanundaki yaklaşıma bir sürecin, değerlendirme sürecinin devam ettiğini ifade edebilirim. Vatandaşlarımızın, düşünürlerimizin, kanaat önderlerimizin hepsinin sesini duyduk. Değerlendirme süreci devam ediyor ama hepsinin sesini duyduğumuzu, değerlendirmelerini aldığımızı ifade etmek isterim" dedi.
21 Eylül 2024 Cumartesi - 19:07
Venedik değil Adana!
Adana’da şiddetli yağış nedeniyle su basan sokakta bazı vatandaşlar kayıkla gezip o anları sosyal medyada paylaştı.
21 Eylül 2024 Cumartesi - 17:56
Rögarları kendi imkanlarıyla açmaya çalıştılar
Adana’da şiddetli yağış nedeniyle caddeler ve sokaklar göle döndü. Bazı vatandaşlar sokaklarda tıkanan rögarları açmak için uzun süre çaba harcadı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından Adana’da öğle saatlerinde sağanak yağış etkili oldu. Merkez ilçelerde yaklaşık 2 saat süren yağış nedeniyle yollar göle döndü. Sağanak yağış, trafikteki sürücülere ve sokaktaki vatandaşlara zor anlar yaşattı. Ana arterlerde su taşkınlarının yaşanmasıyla cadde ve sokaklar göle döndü. Vatandaşlar sokaklarda tıkanan rögarları kendi imkanlarıyla açmaya çalıştı. Adana Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin ana cadde ve sokaklarda çalışmaları sürüyor.
21 Eylül 2024 Cumartesi - 16:14
Adana’yı ’süper hücre’ vurdu
Adana’da etkili olan süper hücre, şiddetli yağmur ve rüzgarla birlikte bazı cadde ve sokakları göle çevirdi. Adana’nın merkezine yağan ve aniden bastıran yağmur sonrası yollar göle döndü. Bazı noktalarda trafik durma noktasına gelirken ana cadde ve arterlerde oluşan su birikintileri nedeniyle yol kenarında araçlar mahsur kaldı. Öte yandan Meteoroloji 6. Bölge Müdürlüğü yaptığı uyarıda yağışın yarın öğle saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi beklendiğini belirtirken; ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, ani kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini bildirdi. Yağmur etkisini sürdürürken Adana Büyükşehir Belediyesi ekipleri su basan cadde ve sokaklarda çalışma başlattı.
21 Eylül 2024 Cumartesi - 15:47
Adana Havalimanı’nda TEKNOFEST hazırlıkları sürüyor
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, “TEKNOFEST için 48 bin metrekare kapalı alan oluşturacak şekilde muazzam bir hazırlık yapılıyor” dedi. Adana’da 2-6 Ekim’de gerçekleştirilecek Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) için hazırlıklar sürüyor. Adana Havalimanı’nda yapılacak festival öncesi Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan ile birlikte alanda incelemelerde bulundu. “Hazırlıklar devam ediyor” Gazetecilere konuşan Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, “Hazırlıklar son sürat devam ediyor. 48 bin metrekare kapalı alan oluşturacak şekilde muazzam bir hazırlık yapılıyor. TEKNOFEST muazzam bir teknoloji festivali. Benim gördüğüm kadarıyla Adana’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST, dünyada çok iddialı bir yere oturacak. Bu sene 1 milyon 600 bine aşkın takım yarışmaya müracaat etti. Ayrıca Adana’dan 128 bine aşkın takım yarışmaya müracaat etti” ifadelerini kullandı. Öte yandan, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Adana’da düzenlenecek TEKNOFEST’te birçok ilkin gerçekleştirileceğini belirterek, herkesi 2-6 Ekim arası festivale davet etti.
21 Eylül 2024 Cumartesi - 12:18
Kule vinçteki demir kova işçilerin üzerine düştü: 2 ölü
Adana’da bir inşaatta kule vinç halatına bağlı demir kovanın düşmesi sonucu 2 işçi hayatını kaybetti. İşçilerin yakınları olay yerinde feryat edip sinir krizi geçirdi.
21 Eylül 2024 Cumartesi - 09:53
Evde çalınır diye yanında taşıdığı altınları hastanede unuttu
Adana’da bir kadının evde çalınır diye yanında taşıdığı ve doktor odasında unuttuğu nişan takıları, güvenlik görevlisinin dikkati sayesinde sahibine teslim edildi. Adana’da yaşayan Faize Dizman (62), geçtiğimiz hafta cuma günü Seyhan Devlet Hastanesi’nde tedavi gören ablası Yıldız İzgi’yi ziyaret etti. Daha sonra Dizman, ablasının doktorundan bilgi almak için doktorun odasına gitti ve orada içerisinde 2 çift bilezik ve 10 yarım altının bulunduğu çantayı unuttu. Hastaneden çıktıktan sonra doktorun asistanı güvenliği aradı ve "Burada bir çanta unutuldu" dedi. Güvenlik görevlisi Sadi Işık, doktorun odasındaki çantayı aldı ve içini açtığında altınların olduğunu fark etti. Çantada cep telefonu da olduğunu fark eden güvenlik görevlisi Işık, Faize Dizman’ın damadını arayıp durumu anlattı. Dizman daha sonra hastaneye geldi ve çantasını güvenlikten aldı. "Ben görevimi yaptım" Güvenlik görevlisine ise Seyhan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çiğdem Erhan tarafından plaket verildi. Gazetecilere konuşan Sadi Işık, "Telefonda en son aranan kişiyi aradım ve çanta sahibi buraya geldi. Tekrardan çantasını teslim ettim. Ben görevimi yaptım. O takılar düğün takısıymış. Evine hırsız girince altınları yanında taşıyormuş" ifadelerini kullandı. "Altınlar bulununca çok sevindim" Faize Dizman ise altınların bu hafta nişanı olacak oğlu Murat’a ait olduğunu anlatarak, "Apartmanımıza daha önceden hırsız girmişti. Ben de evde kalmasından korkup yanıma hastaneye getirdim. Çantayı unuttuğumda çok korktum ama bulununca çok sevindim. Allah razı olsun. Başkası bulsaydı vermezdi" dedi.
20 Eylül 2024 Cuma - 20:59
Ceyhan Belediye Başkanı Aydar’a siyasi yasak getirilmesine tepki
Adana’da Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’a 2 yıl 1 ay hapis cezası verilmesi üzerine siyasi yasak getirilmesine partililer ve vatandaşlar tepki gösterdi. CHP Adana İl Başkanlığı, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’a verilen hapis cezası ve siyaset yasağına ilişkin Ceyhan Belediyesi önünde basın açıklaması düzenledi. Ceyhanlıların yoğun katılımı ile gerçekleşen basın açıklamasına CHP Adana İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu, Adana Milletvekilleri Orhan Sümer ve Ayhan Barut, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, CHP’li dokuz ilçe belediye başkanı, partililer ve Ceyhanlı vatandaşlar katıldı. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da Kadir Aydar’ın uğradığı haksızlığa karşı koymaya devam edeceklerini belirterek söyle devam etti: "Her engelleme bizleri daha da büyütüyor. Kadir Aydar daha önce de haksız yere görevden alındı ama bir sonraki seçimde daha güçlü geldi. Mevcut hükümet kendilerinin yönettiği belediyeleri Cumhuriyet Halk Partisi kazanınca bunu kabul edemedi. Ama halk iradesini herkes kabul etmek zorunda. Bizlere yönelik olarak, ‘Bunlar topal ördek, hizmet yapamazlar’ diye yaklaştılar ama baktılar ki olağanüstü zor şartlara rağmen Cumhuriyet Halk Partili belediyeler müthiş işler yaptı. Hem halka hizmet ettiler, hem sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini verip insanları desteklediler hem de halkla ilişkileri geliştirdiler. Böylece bırakın 5 yılın sonunda kaybetmeyi, yerlerini pekiştirdiler. Kadir Aydar belediye başkanlığına ilk seçildiğinde 1 yıl içinde Ceyhan’da o kadar hayata geçirilememiş hizmetleri yaptık. Yeniden seçildiğinde de şu ana kadar çok sayıda yol ve bulvarı halkımızın hizmetine sunduk. 5 ayda Ceyhan’da bu kadar çok iş yapılması hoşlarına gitmiyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bütün kadroları bugün Kadir Aydar’a destek için burada ve onun yanında olmaya devam edeceğiz.” Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar da, "Türkiye’nin en hızlı davasında ben siyasi yasak aldım bu bana değil, size saygısızlıktır, Ceyhanlıların 31 Mart seçimlerinde gösterdiği iradenin gasp edilmesidir. Yalan ifadelerle, değiştirilen tape kayıtları ile bir operasyon yaşadık 2019’da. Jandarmanın kriminal raporları ile bunların ortaya çıkmasının ardından başımız ak bir şekilde yolumuza devam ettik. Şimdiki fark ise ben muhalefet partisinin belediye başkanı değilim, Türkiye’nin birinci partisinin belediye başkanıyım. 5 ayda Ceyhan’ın kanayan yaralarına çare olduk, olağanüstü işler yaptık ama bir dosya açıldı" dedi. Aydar, şöyle devam etti: "Benimle ilgili dün çıkan kararda muhalif oy kullanan üye, ‘Delil yok, ispat yok. Dinlenilmeyen, yok sayılan maddi deliller var. 5 ayrı ifade var, çelişki var. Bu sanıklarla alakalı duruşma açılsın’ şerhi koyuyor. 16 günde Türkiye’nin en hızlı davası sonucunda bana siyasi yasak getiriliyor. Benim Ceyhan ile 5 yıllık kontratım var. Bana 5 yıllığına Ceyhanlılar tarafından verilen mazbatam var. Ev sahibi ve kiracı arasındaki anlaşmazlık bile en az 1 yıl sürüyor. Bana 16 günde karar verildi, hukuk bunun neresinde? Hakimler ve savcılar milletin hakim ve savcıları olmalıdır. Sizin bu verdiğiniz karar da elbet sorgulanacak. Türkiye’nin en hızlı davasında ben siyasi yasak aldım bu bana değil, size saygısızlıktır, bu bana değil, Ceyhanlıların gasp edilmesidir. Bu kararı veren hakimler, sonuna kadar hukuki anlamda mücadele edeceğim. Bu işin sonu ne olursa olsun sonuna kadar takipçisi olacağım. Bu kararı hukuki olarak vermediniz ama ben hukuktan ayrılmayacağım, adaletten ayrılmayacağım. Bu kararı veren sizlerin hukuki olarak peşinizi bırakmayacağım.”
20 Eylül 2024 Cuma - 13:07
Başkandan öğrencilere ücretsiz dijital dershane
Adana’nın Feke ilçesinde kısıtlı imkanlarla liseye ve üniversiteye giriş sınavına hazırlanan öğrencilere Belediye Başkanı Cömert Özen, dijital kurs seti hediye etti. Öğrencilere hayallerinin peşinden vazgeçmeden koşması ve hedeflerinden şartlar ne olursa olsun vazgeçmemeleri gerektiğini söyleyen Özen, “Sevgili Feke’mizin gençleri, ülkemizin güçlü yarınlarını inşa etmek için eğitimde dijitalleşmeyi ve teknolojiyi en etkin şekilde kullanmamız gerekiyor. Bu amaçla, özellikle YKS ve LGS’ye hazırlanan tüm öğrencilerimize verdiğimiz dijital kurs seti sayesinde online eğitim platformlarına erişim sağladık. Bu, sadece sınav başarınızı artırmak için değil, aynı zamanda geleceğin dijital dünyasına ayak uydurmanız için de büyük bir adım. Eğitim artık sadece sınıflarda değil, internet aracılığıyla her an her yerde mümkün. Feke gençlerini TEKNOFEST ruhuyla yetiştiriyor, online eğitimle bilgiye ve teknolojiye erişimi güçlendiriyoruz. Bizler bu adımları atarken, siz gençlerimizin geleceğe en donanımlı şekilde hazırlanacağından hiç şüphemiz yok. Türkiye’nin yarınını sizlerle, bilgiyle ve teknolojiyle inşa edeceğiz” dedi. Öğrenciler de belediye başkanına hayallerinin peşinde koşma sözü verdi.
20 Eylül 2024 Cuma - 12:14
En özel fıstık ile üretilen tatlılarla fark oluşturuyor
Adanalı Tatlıcı Köse, Gaziantep’ten gelen en özel fıstık ile ürettiği tatlılarla fark oluşturuyor. Kentte uzun yıllardır 38 şubeyle faaliyet gösteren Tatlıcı Köse, yerel üretime ve sürdürülebilir tarıma önem verirken kullandığı ürünlerde de bu misyona dikkat ediyor. Üretilen en kaliteli fıstığı alan Tatlıcı Köse, günün her saati sıcak baklava yaparak ürünlerini müşterilerine sunuyor. Tatlıcı Köse İcra Kurulu Başkanı Muhammet Karahan, “Üretilen en kaliteli fıstıkları satın alarak tatlılarımızda kullanıyoruz ve müşterilerimize onları sunuyoruz. Tatlılarımızın kalitesiyle fark oluşturuyoruz” dedi.
20 Eylül 2024 Cuma - 10:58
Adana’da 889 taşınmaz kültür varlığı bulunuyor
Adana’da TÜİK verilerine göre bulunan 889 taşınmaz kültür varlığı bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2023 yılına ilişkin Kültürel Miras İstatistiklerini açıkladı. Bu verilere göre Adana’da 889 taşınmaz kültür varlığı bulunuyor. 889 taşınmaz kültür varlığının 1’i anıt ve abide, 54’ü idari, 146’sı kültürel, 5’i şehitlikler, 39’u askeri, 86’sı endüstriyel ve ticari, 76’sı dini, 61’i mezarlık, 321’i sivil mimarlık örneği. 3’ü korunmaya Alınan Sokaklar, 97’si de kalıntıdan oluştu. Adana’da bulunan taşınmaz kültür varlıklarında dikkat çekenler ise, Taşköprü, Büyüksaat, ve Anavarza antik kenti.
20 Eylül 2024 Cuma - 10:28
Eşine vermek istediği böbrek başkasına takıldı, kendisine yüzde 7 çalışan böbrek takıldı iddiası
Adanalı Feyyaz Sevimli; Medicana International İstanbul Hastanesinde eşinden nakille takılması gereken böbrek yerine ‘Çapraz nakile’ zorlanarak başka bir böbrek takıldığı öne sürerken, takılan böbreğin de bir süre sonra rejeksiyona uğrayıp sadece yüzde 7 çalıştığını, eşinin sağlam böbreğinin ise başka birine takıldığını iddia etti. Sevimli eşinin sağlam böbreğinin ise kime takıldığını bilmediklerini belirtti. Sağlık Bakanlığı doktorlar hakkında soruşturma izni verdi. Adana’da yaşayan böbrek hastası 3 çocuk babası Feyyaz Sevimli’nin (65) 2021 yılında böbreği tamamen çalışmaz hale geldi. Kuyumculuk yapan Sevimli, diyalize bağlanırken Ankara’da bir doktorun tavsiyesi üzerine İstanbul’da ki Medicana International İstanbul Hastanesine başvurdu. Eşinin böbreği uydu Medicana International İstanbul Hastanesin Prof. Dr. M.T.’nin ve Prof. Dr. M.S.’nin Feyyaz Sevimli ve eşi Sonay’a (38) yaptığı tetkikler sonucu genç kadının böbreği eşine uygun çıktı ve çift ameliyat gününü beklemeye başladı. Çapraz nakile zorlandılar iddiası Ancak bu sırada iddiaya göre, hastanedeki doktorlardan O.S., çiftin yanına giderek, ‘Sizin çocuğunuz var. Bu nakil olursa Feyyaz beyin spermleri biter, Sonay hanımda bir daha anne olamaz. Karı-kocanın böbrek nakli uygun değil. Bu böbrek atar, iyi çalışmaz. Sizi çapraz nakil yapalım’ dedi. Şüpheye düşen Sonay Sevimli, yine de eşinin sağlığı için bu durumu kabul etti. Ameliyat oldu, yüzde 7 çalışan böbrek takıldı iddia edildi Gerekli onayların verilmesinin ardından Feyyaz Sevimli’ye M.G.’nin böbreği, Sonay Sevimli’nin böbreği ise başka bir böbrek hastası olan M.G.’nin eşi G.G.’ye takıldı. Ameliyatın ardından taburcu olan Feyyaz Sevimli, aynı yıl Haziran ayında böbrek hastalığı şikayetlerinin devam etmesi üzerine Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Burada yapılan tetkiklerde Sevimli’nin nakil olan böbreğinin rejeksiyona (böbrek reddi) uğradığı ve yüzde 7 çalıştığı söylendi. Yeniden nakil oldu Feyyaz Sevimli, bu sonuçlar üzerine İstanbul’daki Medicana International İstanbul Hastanesine tekrardan başvurduğunu ancak doktorların böyle bir durumun mümkün olmayacağını söyleyerek konuyu kapattığını öne sürdü. Tekrardan Adana’ya gelen Sevimli, hastane ve doktorlar hakkında şikayetçi olurken Antalya’da ki özel bir hastanede 2022 yılında yeniden böbrek nakli oldu ve sağlığına kavuştu. Doktorlar hakkında soruşturma izni verildi Şikayet üzerine Sağlık Bakanlığı konuyla ilgili inceleme başlattı. Sağlık Bakanlığı, geçtiğimiz Haziran ayında konuyla ilgili ön incelemeye tamamladı ve raporunda; “Feyyaz Sevimli’nin eşinin böbreği uygun olmasına rağmen doktor O.S. tarafından daha uyumlu denilerek çapraz nakil önerilmiştir. 09.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Organ Hizmetleri Yönetmeliği incelendiğinde çapraz naklin hangi şartlarda ve kimlere yapılacağı komisyon kararı gerektirmektedir. Feyyaz Sevimli’ye yapılan nakilde eşininkinden daha uyumlu bir böbrek nakledilmiş olsa da öncelikle nakile uygun eşin böbreği kullanılması gerekirdi. Çapraz nakil komisyon kararına tabi tutulmalıydı” denildi. Ayrıca raporda 3 doktor hakkında soruşturma izni verilmesine karar verildi. Aynı raporda ifadesine başvurulan Prof. Dr. M.T.’nin, “Böbrek naklinde rejeksiyon riski hasta ile de bilimsel veriler ışığında paylaşılmış hastanın onayı da alınarak çapraz nakil tercih edilmiştir” dediği, diğer doktorlarında benzer ifadeler verdiği öne sürüldü. Bu karar üzerine aile avukatları aracılığıyla hastane ve doktor hakkında şikayetçi oldu. “Böbreğim yüzde 7 çalışıyormuş” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Feyyaz Sevimli, “İlk başta çok sevinmiştik ancak sonra doktor gelip ‘Eşinden böbrek alırsan atar’ dedi. Bizi çapraz ameliyata ikna ettiler. Prosedürleri tamamladık ve çapraz ameliyatımızı olduk. Buraya geldikten sonra rahatsızlandım. Hastaneye gidip kontrollerimi olduğumda böbreğimin yüzde 7 çalıştığını söylediler” dedi. “Bize evrakları göstermediler” Ameliyatlar sırasında işinden olduğunu ve binlerce lira parasını harcadığını belirten Sevimli, “Eşimin sağlam böbreğini alıp, bana ölü takmışlar. İstanbul’a gittik görüşmeye ve bize evrakları göstermediler. Sana takılan böbrek eşinin böbreğinden daha iyi dediler. Biz kabul etmedik evraklara bakmak istedik ama resmen bizden evrakları kaçırdılar. Biz daha da şüphelendik. Şuan soruşturmaya izin verildi. Ben kuyumculuk yapıyordum. Evimi, arabamı ve yazlığımı kaybettim. Biran önce gerekenin yapılmasını istiyorum” ifadelerini kullandı. “Şuanda tek böbrekliyim” Sonay Sevimli ise eşine vermek istediği böbreğini başkasına verdiği için üzgün olduğunu anlatarak, “Ben eşime böbreğimi vermek istiyordum. Benim böbreğim şimdi hiç tanımadığım birinde. Böbreğimi sattılar mı ne yaptılar bilmiyorum. Ben eşime gönüllü böbrek vermek için gittim. Çapraz ameliyata zorladılar bizi. Benim böbreğimin kimde olduğunu bilmiyorum. Eşime de çalışmayan böbrek takıldı. Maddi manevi çok zorluklar atlattık. Hakkımızın aranmasını çok istiyorum ve devletime güveniyorum. Bende böbreğimden oldum. Şuan da tek böbrekliyim” diye konuştu.
20 Eylül 2024 Cuma - 10:25
Kadın esnaflar hem çocuklar hem de kadınlar için tek yürek oldu
Adana’nın Kozan ilçesinde kadın esnaflar hem kendi sorunlarını hem de çocukların sorunlarını dile getirmek için bir araya geldi. İlçede onlarca kadın esnaf sosyal medya üzerinden örgütlenerek bir araya geldi. Esnaf Hediye Portakal, sosyal medyadan başlattıkları çağrı ile onlarca kadın esnaf olarak ilçede yaşanan sorunlar ve daha güzel bir Kozan için bir araya geldiklerini ifade etti. Portakal, yaşadıkları bir çok sorunu dayanışma olmadığı için çözümleyemediklerini kaydetti. İyi bir esnaf, Müslüman ve Osmanlı dönemindeki esnaflık anlayışının ilçede örnek olması gerektiğini ifade eden Portakal, şöyle devam etti: "İlçemizde kadın esnaflar olarak hem dayanışma hem de sorunları birlikte çözmek adına bir araya geldik. Küçük bir ilçede yaşadığımız için dedikodu ve bir çok zorbalıkla zaman zaman mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Burada bir araya gelen tüm kadın esnafımız kendini bu yaşanan zorlukları başarmış ve aşmış kadınlarımız. Son dönemlerde madde kullanımı arttı. Bu konuda da çocuklarımıza yardımcı olmalıyız. İlçemiz küçük olduğu için maalesef dedikodu ve karalama kampanyalarıyla baş etmek zorunda kalıyoruz. Ahlaklı, iyi, yardımsever bir kadın esnaf olmak bizlere düşen. Tek yürek olduğumuzu, dayanışma içinde olduğumuzu sadece esnaf değil bir anne olarak da mahallemizdeki çocuklarımızı koruduğumuzu, esnaflığa yakışır modern gelişmiş bir hizmet anlayışı ile vatandaşlarımıza hizmet sunduğumuzu bir kez daha göstermek istedik” dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder