GÜNDEM - 12 Mart 2026 Perşembe 13:00

Tunceli’de şehit mezarları için bakım ve onarım seferberliği başlatıldı

A
A
A
Tunceli’de şehit mezarları için bakım ve onarım seferberliği başlatıldı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 81 ilde başlatılan şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizliği çalışmaları kapsamında Tunceli’de de şehit kabirleri için seferberlik başlatıldı.



Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye genelindeki şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizliğini kapsayan çalışma kapsamında Tunceli’de de şehit kabirleri için seferberlik başlatıldı. Çalışmalarla hem şehit mezarlarının düzenli bakımının yapılması hem de mevcut durumlarının kayıt altına alınarak gerekli çalışmaların planlanması amaçlanıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Tunceli İl Müdürü Hüseyin Okan, şehitlerin hatırasını yaşatmanın ve emanetlerine sahip çıkmanın en önemli sorumluluklardan biri olduğunu vurguladı.


Aile ve Sosyal Hizmetler Tunceli İl Müdürü Hüseyin Okan, "Bugün burada, vatanımızın birliği, milletimizin huzuru ve bağımsızlığı için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bizler Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu toprakları bizlere vatan kılan, gölgesinde huzurla nefes aldığımız al bayrağımıza rengini veren aziz kahramanlarımıza olan minnet borcumuzun küçük bir nişanesini sunmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, 81 ilimiz genelindeki tüm şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizliğini kapsayan büyük bir seferberliği bugün itibarıyla başlatmış bulunuyoruz. Aynı zamanda şehitlerimizin mevcut durumlarını da kayıt altına alarak gerekli çalışmaların yapılması için takip ediyoruz" dedi.



Tunceli’de şehit mezarları için bakım ve onarım seferberliği başlatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden üniversite öğrencilerine özel etkinlik Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Turgut Özal Üniversitesinde düzenlenen bilgi yarışmasına katıldı. Üniversite öğrencilerinin heyecanına ortak olan Başkan Er, Ramazan ayı vesilesiyle çeşitli programlar ve etkinliklerin devam ettiğini söyledi. Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından Ramazan etkinlikleri kapsamında Turgut Özal Üniversitesi Yeşilyurt yerleşkesinde kahoot bilgi yarışması düzenlenerek, müzik dinletisi sunuldu. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli ile birlikte bilgi yarışmasına katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, öğrencilerin yaşadığı heyecana ortak oldu. Başkan Er, gençleri Ramazan etkinliklerine davet etti Yarışmada birinci olan İbrahim Özdemir’e 7 bin 500 liralık para ödülünü takdim eden Başkan Er, "Ramazan ayı vesilesiyle çeşitli programlarımız ve etkinliklerimiz devam ediyor. Bu vesileyle şunu da ifade etmek isterim; Kutsal Emanetler Sergisi’ni Sanat Sokağı’nda sizlerin ziyaretine açtık. Hepinizi oraya da özellikle davet ediyorum. Bunun dışında Ramazan münasebetiyle düzenlediğimiz farklı etkinliklerimiz de var. Bu programları takip etmenizi ve mümkün olduğunca katılmanızı tavsiye ediyorum. Ben burada bulunmaktan gerçekten büyük bir memnuniyet duydum. Bu güzel programı tertip eden Rektör Hocamıza ve emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizler de katılımınızla bizleri onurlandırdınız, hepinize ayrıca teşekkür ediyorum" dedi. Dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi Yarışmada ikinci olan Melek Nur Çağlayan’a 5 bin liralık para ödülünü Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli verdi. Rektör Bentli, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e üniversitede düzenledikleri etkinlik dolayısıyla teşekkür etti. Bilgi yarışmasında üçüncü olan Fehime Dolaş’a 2 bin 500 liralık para ödülünü ise Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem takdim etti. Yarışmada ilk 10’da yer alan 7 öğrenciye ise Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan destek çantası hediye edildi. Başkan Er daha sonra öğrencilere aşure ikram etti.
Erzurum Hınıs’ta canlı müze beğeni topladı Erzurum’un Hınıs ilçesinde Fen Bilgisi Öğretmeni Yaprak Göl Çiçek; Söğütlü Ortaokulu olarak 12 Mart kapsamında öğrencileriyle birlikte çok anlamlı ve öğretici bir çalışmaya imza attı. Taşımalı eğitim yapılan küçük bir köy okulu olmalarına rağmen, öğrencilerin azmi ve öğretmenlerin özverisiyle 12 Mart Kapsamında "Canlı Müze" adını verdikleri özel bir etkinlik gerçekleştirildi. Kurtuluş Savaşı ve Milli Mücadele döneminin önemli kahramanlarını öğrencilerin canlandırdığı karakterlerle ziyaretçilere sunuldu. Ziyaretçiler müzeyi dolaşarak her bir karakterin yanına yaklaşarak kısa süre durup onları dinledi; böylece tarih sadece anlatılan değil, adeta yaşayan bir deneyime dönüştü. Müzede başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Mareşal Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, İsmet İnönü, Fuat Cebesoy, Mehmet Akif Ersoy, Seyit Onbaşı, Hasan Tahsin, Sütçü İmam, Nene Hatun, Kara Fatma, Gördesli Makbule, Onbaşı Nezahat, cephe hemşiresi, yaralı asker ve cephedeki çocuk gibi kahraman öğrencilerin performanslarıyla hayat buldu. Öğrenciler hem tarih bilinci kazandı hem de sahne deneyimi yaşayarak özgüvenlerini geliştirdi. Etkinlikte kullanılan monologlar Fen Bilimleri öğretmeni Yaprak Göl Çiçek tarafından büyük bir özenle yazıldı. Müzemizin dekorları ve görsel düzenlemeleri ise Görsel Sanatlar öğretmeni Özge Durmaz tarafından hazırlanarak ortama gerçek bir müze atmosferi kazandırıldı. Kostümler, dekorlar ve öğrencilerimizin performansları bir araya gelince ortaya hem duygulandıran hem de düşündüren bir çalışma çıktı. Programa Hınıs Kaymakamı Onur Bektaş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yakup Abak, şube müdürleri ve ilçede görev yapan okul müdürleri katılım sağlayarak öğrencilerin çalışmalarını yerinde izlediler.
Eskişehir ESOGÜ’de Kadın Girişimciler Zirvesi düzenlendi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ETTOM) tarafından, kadın girişimciliğini desteklemek ve girişimcilik ekosisteminde kadınların rolünü güçlendirmek amacıyla "Kadın Girişimciler Zirvesi" düzenlendi. Tüm gün süren etkinlikte girişimcilik yolculuğunun farklı aşamaları, alanında uzman konuşmacılar tarafından ele alındı. Zirve açılışına ESOGÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ve Prof. Dr. Hakan Demiral da katıldı. Programın açılış konuşmaları ETTOM Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Mehmet Ay, KOSGEB Eskişehir İl Müdürü Tarık Yılmaz, Eskişehir Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Dilek Çamursoy ve ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy tarafından gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarında kadınların girişimcilik ekosisteminde daha fazla yer almasının önemine vurgu yapıldı. Girişimcilik alanında farkındalık oluşturmayı ve kadınların girişimcilik ekosisteminde daha aktif rol almalarını teşvik etmeyi amaçlayan zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda girişimcilik sürecinin farklı aşamaları ele alındı. Prof. Dr. Canan Akay moderatörlüğünde düzenlenen ilk oturumda TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elif Gürkaynak ve Doç. Dr. Gamze Karanfil Kaçmaz girişimcilik deneyimlerini paylaştı. Doç. Dr. Figen Çalışkan moderatörlüğündeki ikinci oturumda Çiğdem Micozkadıoğlu ve Burcu Bilaç Ete girişim fikrinin hayata geçirilmesi sürecini katılımcılarla paylaştı. Prof. Dr. Meryem Uluskan moderatörlüğünde gerçekleştirilen üçüncü oturumda ATAP A.Ş. Genel Müdürü Duygu Yalnızoğlu ve Prof. Dr. Zehra Kamışlı Öztürk girişimcilere sunulan destek mekanizmaları hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Arzum Erken Çelik moderatörlüğündeki oturumda ise Mehtap Yıldız ve KOSGEB’i temsilen Kezban Çelik finansman ve destek programlarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Zirvenin ilerleyen oturumlarında Prof. Dr. Güldane Araz Ay moderatörlüğünde Hande Özer Gürbüz ve Gayenur İğdeci, girişimcilikte karşılaşılan zorluklar ve başarısızlık deneyimleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Son oturumda ise Prof. Dr. Elif Gürsoy moderatörlüğünde Nezihe Hanecioğlu, Duygu Eryaşar ve Dr. Dilek Turan girişimciliğin toplumsal etkisi ve sosyal katkıları üzerine konuştu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen Kadın Girişimciler Zirvesi, katılımcıların soru-cevap bölümleri ve deneyim paylaşımları ile tamamlandı. Etkinlik toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Antalya Antalya’da İstiklal Marşı’nın kabulü kutlandı İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü" programı kapsamında "Asım’ın Nesli: İstiklal Ruhu" etkinliği gerçekleştirildi. Antalya Valiliği koordinesinde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan "İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105. Yıl Dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü" programı, Antalya Valisi Hulusi Şahin’in katılımıyla Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saygı duruşunun ardından, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, İstiklal Marşı’nı Güzel Okuma Yarışması birincisi öğrenci Kübra Serra Özmen marşımızı okudu. Programda ayrıca Antalya Anadolu İmam Hatip Lisesi Edebiyat Öğretmeni Özay Karagöz, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Korkma! Gençliğin Ruhu Burada!" temalı resim, şiir, kompozisyon, fotoğraf, kısa film, mektup ve beste yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri Vali Hulusi Şahin ve protokol heyeti tarafından takdim edildi. Ödül töreninin ardından Antalya Anadolu İmam Hatip Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan "Asım’ın Nesli: İstiklal Ruhu" adlı gösteri sahnelendi. Programın sonunda Vali Hulusi Şahin, Atatürk Kültür Merkezi fuaye alanında Antalya Anadolu İmam Hatip Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan resim ve el sanatları sergisini gezdi. Düzenlenen programa Vali Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin’in yanı sıra, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Birol Terlemez, vali yardımcıları, kaymakamlar, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanı Yarbay Tolga Coşkun, 3. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak, kurum müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
İzmir Başkanlık makamında gurur veren buluşma İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılında, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 4 yaşından beri 10 kıtasını ezbere okuyan 7 yaşındaki Meryem Esila Şen ve ailesini makamında ağırladı. Minik Şen’le keyifli bir sohbet gerçekleşirken, Başkan Tugay hediyeler de takdim etti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İstiklal Marşı’nın 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kabulünün 105. yılında anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. İzmir Sanat’taki makamında, 4 yaşından itibaren İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını ezbere okuyan 7 yaşındaki öğrenci Meryem Esila Şen ve ailesini ağırlayan Başkan Tugay, ziyaretten duyduğu mutluluğu dile getirdi. Buluşmada, Başkan Tugay’a sosyal medya üzerinden ulaşan anne Ayşe Şen ve baba İsmail Şen de eşlik etti. Yeşilyurt Agah Efendi İlkokulu birinci sınıf öğrencisi Esila ile sohbet eden Başkan Tugay, minik öğrenciye hediyeler de takdim etti. Keyifli sohbet Ziyarette, İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını ezbere okuyan minik Meryem Esila Şen’i tebrik eden Başkan Tugay, "Okulla aran nasıl? Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" sorularını yöneltti. Şen, okulu, okumayı ve arkadaşlarını çok sevdiğini, büyüyünce hakim olmak istediğini söyledi. Tugay, "Zor bir iş, adaletli olmak gerekiyor. Suçlulara ceza mı vermek istiyorsun?" diye sorunca Şen "Evet" cevabını verdi. Tugay da gülerek, "Biz de onlara çok kızıyoruz" dedi. Minik Şen’e hediyeler ve sürpriz uğurlama Ziyaretin sonunda Şen’e kitap seti, yap-boz ve kulaklık hediye edildi. Başkan Tugay, Türk Bayrağı’nın yer aldığı mini sancak da takdim etti. Aileyi kapıya kadar uğurlayan Tugay, Şen’e "Senin benden bir isteğin var mı?" diye sordu. Anne ve baba Şen’e de, "Okulların ihtiyaçlarıyla ilgileniyoruz. Bir ihtiyacınız olursa bize söyleyin" dedi. Başkan Tugay, minik Şen’i "Arkadaşlarına başkan amca bir gün bize ziyarete gelecek diye söyle. Mutlaka gelirim" sözleriyle uğurladı.
İstanbul Bakan Kurum: "Tüm insanlığın, enerjiye çok daha uygun fiyatlarla ulaşmasını sağlamalıyız" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Geri dönüştürülemeyen plastiklerle ilgili bir kısıtlama yapmayı öngörüyoruz. Tek kullanımlık plastikler dediğimiz plastik tabak, çatal, bıçak gibi bugün günlük hayatımızda çok kullandığımız ancak geri dönüştürülemeyen atıkların geri dönüşebilen ya da biyo-bozunur atıklara çevrilmesine ilişkin bir yönetmelik hazırlıyoruz. Ham maddeleri bu çerçevede olmak durumunda kalacak. Buna ilişkin tabii tüm sivil toplum kuruluşlarının yine görüşlerini, ilgili bakanlıklarımızın görüşlerini, fikirlerini dikkate alıyoruz. Onlardan görüş alacağız ve amacımız ağustos, eylül ayı itibariyle de uygulamaya geçirmek" dedi. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, COP31 Başkanlığı sürecine ilişkin İstanbul Beşiktaş’ta bir otelde basın toplantısı düzenledi. "Kuraklığın küresel ölçekte yıllık maliyeti yaklaşık 307 milyar dolar seviyesinde" Toplantıda konuşan Bakan Kurum, kuraklığın küresel ölçekte yıllık maliyetinin yaklaşık 307 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyleyerek, "Enerji alanında olduğu gibi, iklim krizinde de artık kritik bir eşikte duruyoruz. Dünyamız, orman yangınları, kuraklık, su stresi, biyolojik çeşitlilik kaybı, gıda ile enerji sistemleri üzerindeki baskılarla karşı karşıya. Kuraklığın küresel ölçekte yıllık maliyeti yaklaşık 307 milyar dolar seviyesinde. Yaklaşık 4 milyar insan, yılın en az bir ayında ciddi su kıtlığı yaşıyor. 2024-2025 yılları arasında dünya genelinde 3,7 milyon kilometrekarelik alanda orman yandı. Daha acı durumlar da var. Dünya genelinde, 1970’ten bu yana sulak alanlarımızın yüzde 35’ini kaybettik. 1990’ların başından bu yana, büyük göllerimizin yarısından fazlası küçüldü. Küresel enerji sistemleri de ciddi baskı altında. Küresel enerji talebinin, 2023 yılında yüzde 2,2 oranında artış göstererek son 10 yıllık ortalamanın yaklaşık iki katına çıktığını görüyoruz. Özellikle elektrik talebinin 2035 yılına kadar mevcut politikalara göre yüzde 40, net sıfır senaryosuna göre ise yüzde 50’nin üzerinde artacağı öngörülüyor. Yani dünyamız; iki büyük gerçekle karşı karşıya. Bir yanda hızla artan enerji talebi, diğer yanda iklim değişikliğiyle mücadele zorunluluğu. İnsanlığın, artık daha güvenli ve temiz enerji sistemleri kurması şarttır, ama önce yeni bir enerji perspektifine ihtiyacımız var. Tek bir enerji kaynağına bağımlılığı azaltmalı, daha güvenli ve esnek bir enerji ekosistemi kurmalıyız. Tüm insanlığın, enerjiye çok daha uygun fiyatlarla ulaşmasını sağlamalıyız. İklim kriziyle mücadelede, hedeflerimizi başarmak istiyorsak; enerji sistemlerimizi sahada en hızlı şekilde dönüştürmek zorundayız. Biliyorsunuz, Türkiye COP31’e ev sahipliği yapacak, başkanlık edecek. Biz, COP31’i yalnızca yeni taahhütlerin konuşulduğu bir platform olarak değil; sözlerin uygulamaya dönüştüğü, güven üreten ve somut ilerleme sağlayan bir süreç olarak görüyoruz. Buna da, uygulama odaklı COP yaklaşımı diyoruz. COP Başkanlığı olarak yaklaşımımız üç temel ilkeye dayanmaktadır; diyalog, uzlaşı ve aksiyon" dedi. "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 70 milyon ton metan emisyonu atık sektöründen kaynaklanmaktadır" Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 70 milyon ton metan emisyonunun atık sektöründen kaynaklandığına değinen Bakan Kurum, "COP31’de finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme başlıklarını son derece önemli görüyoruz. Brezilya ve Azerbaycan Başkanlıklarıyla ve Avustralyalı dostlarımızla eşgüdüm içinde, COP30’dan COP31’e taşınan önemli girişimler üzerinde çalışıyoruz. Bir yandan 1.5 hedefi doğrultusunda siyasi ivmeyi korumayı, diğer yandan uygulamaya geçişi hızlandırmayı hedefliyoruz. Bu noktada COP31 eylem gündemimizde enerji sektörüyle ilgili olarak öne çıkan başlıklara temas etmek istiyorum. Birinci önceliğimiz temiz enerji dönüşümüdür. Bugün dünya genelinde yaklaşık 730 milyon insan elektriğe erişemiyor. Bu acı tabloya göre, enerji dönüşümü, bir sağlık ve adalet meselesidir. Bu gidişatı değiştirmek için, Uluslararası Enerji Ajansı ile yenilenebilir enerji, gıda, soğutma ve ısıtma ve dijitalleşme alanlarında güçlü iş birliği geliştireceğiz. İkinci önceliğimiz sıfır atık ve metan azaltımı. Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 70 milyon ton metan emisyonu atık sektöründen kaynaklanmaktadır. Şayet metan emisyonlarını azaltabilirsek, sıcaklık artışını yavaşlatmamız mümkün olabilir. Bu hedefe olan inancımızı arttırmak için, Sıfır Atık yaklaşımını, COP31 gündeminin temel sütunlarından biri haline getireceğiz. Katı atık depolama alanlarından kaynaklanan emisyonların azaltılmasına, gıda israfının önlenmesine ve döngüsel ekonominin güçlenmesine yardımcı olacağız. Üçüncü önceliğimiz iklime dirençli şehirler. Küresel bina inşaat alanının 2050 yılına kadar yaklaşık yüzde 45 oranında artması bekleniyor. Bu sebeple şehirler, hem risklerin yoğunlaştığı hem de çözümlerin hızla ölçeklenebileceği alanlardır. Biz yeni yaptığımız her binada, ki son olarak 2 yıl içinde 11 ilimizde inşa ettiğimiz 500 bini aşkın konutta da, iklim dirençli sıfır atık uyumlu yapılar inşa etmeyi başarmış bir ülkeyiz. Bu tecrübe ışığında, COP31 sürecinde, binalarda enerji verimliliği, kentsel enerji çözümleri, dirençli altyapı ve iklime dayanıklı yerleşim modelleri özel bir yer tutacak. Dördüncü önceliğimiz iklim eylemi uygulama mekanizması. Bugün maalesef, küresel hedeflerle ulusal planlar arasında, derin bir uygulama boşluğu var. Biz bunu kapatmak zorundayız. Bu amaçla, kapasite geliştirme, finansman, ortaklıklar ve şeffaflık süreçlerini bir araya getiren bütüncül bir uygulama mekanizması kuracağız. Beşinci önceliğimiz yeşil sanayileşme. Tabi sanayi sektörü, büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı. Ağır sanayi sektörleri küresel emisyonların yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu durum da sanayinin uzun vadeli net sıfır hedefleri ile uyumlu hale gelmesi şart. Bunun için de daha derin yapısal dönüşümler gerekli. COP31’de bu da dikkat çekeceğimiz başlıklardan olacak" diye konuştu. "Geri dönüştürülemeyen plastiklerle ilgili bir kısıtlama yapmayı öngörüyoruz" Konuşmaların ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bakan Kurum, geri dönüştürülemeyen plastiklerle ilgili kısıtlama yapmayı öngördüklerini söyleyerek, "Sıfır Atık Projesi kapsamında yaptığımız çalışmalar çerçevesinde bugün atıkların yaklaşık yüzde 40’ını dönüştürebiliyoruz. Bizim hedefimiz bu oranı daha da artırmak. Özellikle geri dönüştürülemeyen plastiklerle ilgili bir kısıtlama yapmayı öngörüyoruz. Tek kullanımlık plastikler dediğimiz plastik tabak, çatal, bıçak gibi bugün günlük hayatımızda çok kullandığımız ancak geri dönüştürülemeyen atıkların geri dönüşebilen ya da biyo-bozunur atıklara çevrilmesine ilişkin bir yönetmelik hazırlıyoruz. Ham maddeleri bu çerçevede olmak durumunda kalacak. Buna ilişkin tabii tüm sivil toplum kuruluşlarının yine görüşlerini, ilgili bakanlıklarımızın görüşlerini, fikirlerini dikkate alıyoruz. Onlardan görüş alacağız ve amacımız ağustos, eylül ayı itibariyle de uygulamaya geçirmek" şeklinde konuştu. "İklim değişikliği Türkiye için de ciddi bir sorun" Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ise, iklim değişikliğinin dünya için bir sorun olmasıyla beraber Türkiye için de ciddi bir sorun olduğunu söyleyerek, "İklim değişikliği ilgili olayların etkisi, Bakanımızın belirttiği gibi orman yangınları, kuraklıkların artmasına rağmen iklim değişikliği dünyada olan biten yüzünden maalesef uluslararası gündemde biraz aşağı doğru gidiyor. Bu aşağı doğru giden iklim değişim gündemini yukarı doğru çıkarmak, layık olduğu yere getirmek lazım. Türkiye gibi bu konunun önemini anlayan güçlü bir ülkenin de başkanlık yapmasının ben dünya için de önemli bir şans olduğunu düşünüyorum. İklim değişikliği dünya için bir sorun olmasıyla beraber Türkiye için de ciddi bir sorun. Türkiye iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülkelerin başında geliyor. Türkiye’ye yardımcı olacağız " ifadelerini kullandı.