POLİTİKA - 12 Mart 2026 Perşembe 14:41

Bakan Kurum: "Tüm insanlığın, enerjiye çok daha uygun fiyatlarla ulaşmasını sağlamalıyız"

A
A
A
Bakan Kurum: "Tüm insanlığın, enerjiye çok daha uygun fiyatlarla ulaşmasını sağlamalıyız"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Geri dönüştürülemeyen plastiklerle ilgili bir kısıtlama yapmayı öngörüyoruz. Tek kullanımlık plastikler dediğimiz plastik tabak, çatal, bıçak gibi bugün günlük hayatımızda çok kullandığımız ancak geri dönüştürülemeyen atıkların geri dönüşebilen ya da biyo-bozunur atıklara çevrilmesine ilişkin bir yönetmelik hazırlıyoruz. Ham maddeleri bu çerçevede olmak durumunda kalacak. Buna ilişkin tabii tüm sivil toplum kuruluşlarının yine görüşlerini, ilgili bakanlıklarımızın görüşlerini, fikirlerini dikkate alıyoruz. Onlardan görüş alacağız ve amacımız ağustos, eylül ayı itibariyle de uygulamaya geçirmek" dedi.


COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, COP31 Başkanlığı sürecine ilişkin İstanbul Beşiktaş’ta bir otelde basın toplantısı düzenledi.



"Kuraklığın küresel ölçekte yıllık maliyeti yaklaşık 307 milyar dolar seviyesinde"


Toplantıda konuşan Bakan Kurum, kuraklığın küresel ölçekte yıllık maliyetinin yaklaşık 307 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyleyerek, "Enerji alanında olduğu gibi, iklim krizinde de artık kritik bir eşikte duruyoruz. Dünyamız, orman yangınları, kuraklık, su stresi, biyolojik çeşitlilik kaybı, gıda ile enerji sistemleri üzerindeki baskılarla karşı karşıya. Kuraklığın küresel ölçekte yıllık maliyeti yaklaşık 307 milyar dolar seviyesinde. Yaklaşık 4 milyar insan, yılın en az bir ayında ciddi su kıtlığı yaşıyor. 2024-2025 yılları arasında dünya genelinde 3,7 milyon kilometrekarelik alanda orman yandı. Daha acı durumlar da var. Dünya genelinde, 1970’ten bu yana sulak alanlarımızın yüzde 35’ini kaybettik. 1990’ların başından bu yana, büyük göllerimizin yarısından fazlası küçüldü. Küresel enerji sistemleri de ciddi baskı altında. Küresel enerji talebinin, 2023 yılında yüzde 2,2 oranında artış göstererek son 10 yıllık ortalamanın yaklaşık iki katına çıktığını görüyoruz. Özellikle elektrik talebinin 2035 yılına kadar mevcut politikalara göre yüzde 40, net sıfır senaryosuna göre ise yüzde 50’nin üzerinde artacağı öngörülüyor. Yani dünyamız; iki büyük gerçekle karşı karşıya. Bir yanda hızla artan enerji talebi, diğer yanda iklim değişikliğiyle mücadele zorunluluğu. İnsanlığın, artık daha güvenli ve temiz enerji sistemleri kurması şarttır, ama önce yeni bir enerji perspektifine ihtiyacımız var. Tek bir enerji kaynağına bağımlılığı azaltmalı, daha güvenli ve esnek bir enerji ekosistemi kurmalıyız. Tüm insanlığın, enerjiye çok daha uygun fiyatlarla ulaşmasını sağlamalıyız. İklim kriziyle mücadelede, hedeflerimizi başarmak istiyorsak; enerji sistemlerimizi sahada en hızlı şekilde dönüştürmek zorundayız. Biliyorsunuz, Türkiye COP31’e ev sahipliği yapacak, başkanlık edecek. Biz, COP31’i yalnızca yeni taahhütlerin konuşulduğu bir platform olarak değil; sözlerin uygulamaya dönüştüğü, güven üreten ve somut ilerleme sağlayan bir süreç olarak görüyoruz. Buna da, uygulama odaklı COP yaklaşımı diyoruz. COP Başkanlığı olarak yaklaşımımız üç temel ilkeye dayanmaktadır; diyalog, uzlaşı ve aksiyon" dedi.



"Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 70 milyon ton metan emisyonu atık sektöründen kaynaklanmaktadır"


Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 70 milyon ton metan emisyonunun atık sektöründen kaynaklandığına değinen Bakan Kurum, "COP31’de finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme başlıklarını son derece önemli görüyoruz. Brezilya ve Azerbaycan Başkanlıklarıyla ve Avustralyalı dostlarımızla eşgüdüm içinde, COP30’dan COP31’e taşınan önemli girişimler üzerinde çalışıyoruz. Bir yandan 1.5 hedefi doğrultusunda siyasi ivmeyi korumayı, diğer yandan uygulamaya geçişi hızlandırmayı hedefliyoruz. Bu noktada COP31 eylem gündemimizde enerji sektörüyle ilgili olarak öne çıkan başlıklara temas etmek istiyorum. Birinci önceliğimiz temiz enerji dönüşümüdür. Bugün dünya genelinde yaklaşık 730 milyon insan elektriğe erişemiyor. Bu acı tabloya göre, enerji dönüşümü, bir sağlık ve adalet meselesidir. Bu gidişatı değiştirmek için, Uluslararası Enerji Ajansı ile yenilenebilir enerji, gıda, soğutma ve ısıtma ve dijitalleşme alanlarında güçlü iş birliği geliştireceğiz. İkinci önceliğimiz sıfır atık ve metan azaltımı. Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 70 milyon ton metan emisyonu atık sektöründen kaynaklanmaktadır. Şayet metan emisyonlarını azaltabilirsek, sıcaklık artışını yavaşlatmamız mümkün olabilir. Bu hedefe olan inancımızı arttırmak için, Sıfır Atık yaklaşımını, COP31 gündeminin temel sütunlarından biri haline getireceğiz. Katı atık depolama alanlarından kaynaklanan emisyonların azaltılmasına, gıda israfının önlenmesine ve döngüsel ekonominin güçlenmesine yardımcı olacağız. Üçüncü önceliğimiz iklime dirençli şehirler. Küresel bina inşaat alanının 2050 yılına kadar yaklaşık yüzde 45 oranında artması bekleniyor. Bu sebeple şehirler, hem risklerin yoğunlaştığı hem de çözümlerin hızla ölçeklenebileceği alanlardır. Biz yeni yaptığımız her binada, ki son olarak 2 yıl içinde 11 ilimizde inşa ettiğimiz 500 bini aşkın konutta da, iklim dirençli sıfır atık uyumlu yapılar inşa etmeyi başarmış bir ülkeyiz. Bu tecrübe ışığında, COP31 sürecinde, binalarda enerji verimliliği, kentsel enerji çözümleri, dirençli altyapı ve iklime dayanıklı yerleşim modelleri özel bir yer tutacak. Dördüncü önceliğimiz iklim eylemi uygulama mekanizması. Bugün maalesef, küresel hedeflerle ulusal planlar arasında, derin bir uygulama boşluğu var. Biz bunu kapatmak zorundayız. Bu amaçla, kapasite geliştirme, finansman, ortaklıklar ve şeffaflık süreçlerini bir araya getiren bütüncül bir uygulama mekanizması kuracağız. Beşinci önceliğimiz yeşil sanayileşme. Tabi sanayi sektörü, büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı. Ağır sanayi sektörleri küresel emisyonların yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu durum da sanayinin uzun vadeli net sıfır hedefleri ile uyumlu hale gelmesi şart. Bunun için de daha derin yapısal dönüşümler gerekli. COP31’de bu da dikkat çekeceğimiz başlıklardan olacak" diye konuştu.



"Geri dönüştürülemeyen plastiklerle ilgili bir kısıtlama yapmayı öngörüyoruz"


Konuşmaların ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bakan Kurum, geri dönüştürülemeyen plastiklerle ilgili kısıtlama yapmayı öngördüklerini söyleyerek, "Sıfır Atık Projesi kapsamında yaptığımız çalışmalar çerçevesinde bugün atıkların yaklaşık yüzde 40’ını dönüştürebiliyoruz. Bizim hedefimiz bu oranı daha da artırmak. Özellikle geri dönüştürülemeyen plastiklerle ilgili bir kısıtlama yapmayı öngörüyoruz. Tek kullanımlık plastikler dediğimiz plastik tabak, çatal, bıçak gibi bugün günlük hayatımızda çok kullandığımız ancak geri dönüştürülemeyen atıkların geri dönüşebilen ya da biyo-bozunur atıklara çevrilmesine ilişkin bir yönetmelik hazırlıyoruz. Ham maddeleri bu çerçevede olmak durumunda kalacak. Buna ilişkin tabii tüm sivil toplum kuruluşlarının yine görüşlerini, ilgili bakanlıklarımızın görüşlerini, fikirlerini dikkate alıyoruz. Onlardan görüş alacağız ve amacımız ağustos, eylül ayı itibariyle de uygulamaya geçirmek" şeklinde konuştu.



"İklim değişikliği Türkiye için de ciddi bir sorun"


Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ise, iklim değişikliğinin dünya için bir sorun olmasıyla beraber Türkiye için de ciddi bir sorun olduğunu söyleyerek, "İklim değişikliği ilgili olayların etkisi, Bakanımızın belirttiği gibi orman yangınları, kuraklıkların artmasına rağmen iklim değişikliği dünyada olan biten yüzünden maalesef uluslararası gündemde biraz aşağı doğru gidiyor. Bu aşağı doğru giden iklim değişim gündemini yukarı doğru çıkarmak, layık olduğu yere getirmek lazım. Türkiye gibi bu konunun önemini anlayan güçlü bir ülkenin de başkanlık yapmasının ben dünya için de önemli bir şans olduğunu düşünüyorum. İklim değişikliği dünya için bir sorun olmasıyla beraber Türkiye için de ciddi bir sorun. Türkiye iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülkelerin başında geliyor. Türkiye’ye yardımcı olacağız " ifadelerini kullandı.



Bakan Kurum: "Tüm insanlığın, enerjiye çok daha uygun fiyatlarla ulaşmasını sağlamalıyız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’nın en büyük pazaryerinin altyapı sorunu çözüme kavuştu Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Perşembe Pazarı’nda yağışlı havalarda yaşanan su birikmesi sorununu gidermek amacıyla bölgeye ilave yağmur suyu ızgaraları yerleştirdi. Bu çalışma sayesinde vatandaşlar daha rahat alışveriş yapabilirken, pazar esnafı da ürünlerini daha güvenli ve konforlu bir ortamda sergileme imkanı buldu. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun vizyonu doğrultusunda şehrin altyapı ihtiyaçlarına yönelik projelerini sürdüren MASKİ Genel Müdürlüğü, vatandaşların yoğun olarak kullandığı Perşembe Pazarı’ndaki kronikleşmiş soruna müdahale etti. Uzun süredir beklenen bu iyileştirme ile aşırı yağışlarda meydana gelen su baskınlarının önüne geçilerek pazar alanında daha sağlıklı bir alışveriş ortamı oluşturuldu. "Sorunlara çözüm üretmeye devam ediyoruz" Perşembe Pazarı’ndaki altyapı çalışmalarını değerlendiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın dört bir yanında vatandaşların yaşam kalitesini yükseltecek projelere öncelik verdiklerini belirtti. Başkan Dutlulu, "Göreve geldiğimiz günden bu yana, şehrimizin kronikleşmiş sorunlarını çözmek için mesai harcıyoruz. Perşembe Pazarı, hem esnafımızın hem de vatandaşımızın yoğun olarak kullandığı önemli bir nokta. Burada yaşanan su birikmesi sorunu, vatandaşımızın alışveriş konforunu bozuyor ve esnafımızı mağdur ediyordu. Ekiplerimizle hızlıca harekete geçerek gerekli altyapı güçlendirmesini sağladık. Bizler, Manisa’nın sadece görünen yüzünü değil, alt yapısından üstyapısına kadar her noktasını daha yaşanabilir kılmak için çalışıyoruz. Halkımızın taleplerini dinlemeye, sorunlara çözüm üretmeye ve Manisa’mızı modern bir görünüme kavuşturmaya kararlıyız." "Yaşanan mağduriyet son bulacak" Çalışmalar hakkında bilgi veren MASKİ Kanalizasyon Dairesi Saha Sorumlusu Hakan Pekkaraca, "Başkanımız Besim Dutlulu’nun talimatları doğrultusunda, Perşembe Pazarı’ndaki su birikmesi sorununu çözmek için ilave ızgara imalatımızı tamamladık. Özellikle yağışlı havalarda esnafımızın ürünlerinin zarar görmesi ve vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyet artık son bulacak. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Vatandaşlardan ve esnaftan tam not Yapılan hizmetten duydukları memnuniyeti dile getiren pazar esnaflarından Erdin Arslan, "Daha önce verilen sözler tutulmamıştı ancak Besim Başkanımız hem altyapı hem de üstyapı konusundaki eksiklikleri hızla gideriyor. Kendisine çok teşekkür ederiz. Karaköy Projesi gibi çalışmalarla Manisa’ya değer katmaya devam edeceğine inanıyoruz." bir diğer pazarcı esnafı Faruk Kocael, "Yağmur yağdığında pazar yerini su basıyor, vatandaş tezgahımıza yaklaşamıyordu. Birçok kez maddi kayıp yaşadık. Bu çalışma ile emeklerimiz artık zayi olmayacak." şeklinde konuştu. Vatandaşlardan Atalay Ağır, "Belediye gerçekten çalışıyor ve halkın ihtiyaçlarına öncelik veriyor. Esnafın ve vatandaşın yanında olduklarını hissettiriyorlar." ifadelerini kullanırken, bir başka pazarcı esnafı Oğuzhan Şenyurt da şunları söyledi: "Sesimize kulak verildi ve taleplerimiz karşılık buldu. Yapılan hizmetlerden dolayı belediye ekiplerine teşekkür ederiz."
Mersin Mersin iş dünyası yeşil dönüşüm için AB ile ortak projeye başladı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), yeşil ve dijital dönüşüm çalışmalarını uluslararası iş birlikleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda KOBİ’lerin ’Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sağlaması ve küresel pazarlardaki rekabet gücünün artırılması amacıyla hazırlanan ’KOBİ’lerin Ticari Faaliyetlerini Geliştirmek Amacıyla Odalar Arasında Yeşil Mutabakat Rehberlik ve Danışmanlık Merkezleri Kurulması Projesi’ düzenlenen açılış toplantısıyla tanıtıldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Eurochambers iş birliğinde yürütülen Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II (TEBD II) Programı kapsamında desteklenen proje, Avrupa Birliği tarafından finanse edilirken sözleşme makamı olarak Merkezi Finans ve İhale Birimi görev yapıyor. MTSO’nun başvuru sahibi olduğu proje; Adana Ticaret Odası, Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası ile Belçika’dan VOKA Flaman Brabant Ticaret ve Sanayi Odası ortaklığında yürütülecek. Projenin açılış toplantısına MTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Bucuge de katıldı. Toplantıda projenin amacı, kapsamı, uygulanacak faaliyetler ve iş dünyasına sağlayacağı katkılar katılımcılarla paylaşıldı. Proje kapsamında ortak kurumların bünyesinde ’Yeşil Mutabakat Rehberlik ve Danışmanlık Merkezleri’ kurulması planlanıyor. Bu merkezler aracılığıyla KOBİ’lere danışmanlık ve eğitim hizmetleri sunularak işletmelerin ’Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum süreçlerinin desteklenmesi, sürdürülebilir üretim ve ticaret kapasitelerinin geliştirilmesi ve Avrupa Birliği pazarlarındaki rekabet güçlerinin artırılması hedefleniyor. Ayrıca yeşil alanda faaliyet gösteren firmaların eşleştirilmesi amacıyla Avrupa Birliği’nden katılımcılarla birlikte ilerleyen süreçte B2B görüşmeler düzenlenmesi planlanıyor. Toplantının açılışında konuşan MTSO Başkan Yardımcısı Cem Bucuge, dünyanın jeopolitik, siyasi ve ekonomik belirsizliklerin yoğunlaştığı bir dönemden geçtiğini belirterek, buna rağmen insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük sorunun küresel iklim değişikliği olduğunu söyledi. Bucuge, bu sorunun bireysel çabalarla değil güçlü uluslararası iş birlikleriyle yönetilebileceğini ifade ederek, yeşil dönüşüm çalışmalarının kritik önem taşıdığını vurguladı. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat süreciyle bu alanda önemli bir vizyon ortaya koyduğunu dile getiren Bucuge, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın da üyelerinin bu sürece uyum sağlaması ve küresel pazarlarda rekabet gücünü koruması için çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Bucuge, proje kapsamında kurulacak merkezlerin KOBİ’lerin sürdürülebilir üretim ve ticaret kapasitelerini geliştirmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Toplantıda ayrıca proje ortakları da deneyimlerini paylaştı. Belçika’dan Flanders Ticaret ve Sanayi Odası temsilcisi, şirketlerin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda aksiyon planları oluşturarak yeşil dönüşüm süreçlerini sistematik şekilde yürüttüklerini aktardı. Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası temsilcisi ise yeşil dönüşüm sürecinde Türkiye, Bulgaristan ve Belçika’daki iş dünyasının birlikte hareket etmesinin doğrusal ekonomiden döngüsel ekonomiye geçişte ve karbon emisyonlarının azaltılmasında önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
Manisa Manisa’nın en büyük pazaryerinin altyapı sorunu çözüme kavuştu Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Perşembe Pazarı’nda yağışlı havalarda yaşanan su birikmesi sorununu gidermek amacıyla bölgeye ilave yağmur suyu ızgaraları yerleştirdi. Bu çalışma sayesinde vatandaşlar daha rahat alışveriş yapabilirken, pazar esnafı da ürünlerini daha güvenli ve konforlu bir ortamda sergileme imkanı buldu. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun vizyonu doğrultusunda şehrin altyapı ihtiyaçlarına yönelik projelerini sürdüren MASKİ Genel Müdürlüğü, vatandaşların yoğun olarak kullandığı Perşembe Pazarı’ndaki kronikleşmiş soruna müdahale etti. Uzun süredir beklenen bu iyileştirme ile aşırı yağışlarda meydana gelen su baskınlarının önüne geçilerek pazar alanında daha sağlıklı bir alışveriş ortamı oluşturuldu. "Sorunlara çözüm üretmeye devam ediyoruz" Perşembe Pazarı’ndaki altyapı çalışmalarını değerlendiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın dört bir yanında vatandaşların yaşam kalitesini yükseltecek projelere öncelik verdiklerini belirtti. Başkan Dutlulu, "Göreve geldiğimiz günden bu yana, şehrimizin kronikleşmiş sorunlarını çözmek için mesai harcıyoruz. Perşembe Pazarı, hem esnafımızın hem de vatandaşımızın yoğun olarak kullandığı önemli bir nokta. Burada yaşanan su birikmesi sorunu, vatandaşımızın alışveriş konforunu bozuyor ve esnafımızı mağdur ediyordu. Ekiplerimizle hızlıca harekete geçerek gerekli altyapı güçlendirmesini sağladık. Bizler, Manisa’nın sadece görünen yüzünü değil, alt yapısından üstyapısına kadar her noktasını daha yaşanabilir kılmak için çalışıyoruz. Halkımızın taleplerini dinlemeye, sorunlara çözüm üretmeye ve Manisa’mızı modern bir görünüme kavuşturmaya kararlıyız." "Yaşanan mağduriyet son bulacak" Çalışmalar hakkında bilgi veren MASKİ Kanalizasyon Dairesi Saha Sorumlusu Hakan Pekkaraca, "Başkanımız Besim Dutlulu’nun talimatları doğrultusunda, Perşembe Pazarı’ndaki su birikmesi sorununu çözmek için ilave ızgara imalatımızı tamamladık. Özellikle yağışlı havalarda esnafımızın ürünlerinin zarar görmesi ve vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyet artık son bulacak. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Vatandaşlardan ve esnaftan tam not Yapılan hizmetten duydukları memnuniyeti dile getiren pazar esnaflarından Erdin Arslan, "Daha önce verilen sözler tutulmamıştı ancak Besim Başkanımız hem altyapı hem de üstyapı konusundaki eksiklikleri hızla gideriyor. Kendisine çok teşekkür ederiz. Karaköy Projesi gibi çalışmalarla Manisa’ya değer katmaya devam edeceğine inanıyoruz." bir diğer pazarcı esnafı Faruk Kocael, "Yağmur yağdığında pazar yerini su basıyor, vatandaş tezgahımıza yaklaşamıyordu. Birçok kez maddi kayıp yaşadık. Bu çalışma ile emeklerimiz artık zayi olmayacak." şeklinde konuştu. Vatandaşlardan Atalay Ağır, "Belediye gerçekten çalışıyor ve halkın ihtiyaçlarına öncelik veriyor. Esnafın ve vatandaşın yanında olduklarını hissettiriyorlar." ifadelerini kullanırken, bir başka pazarcı esnafı Oğuzhan Şenyurt da şunları söyledi: "Sesimize kulak verildi ve taleplerimiz karşılık buldu. Yapılan hizmetlerden dolayı belediye ekiplerine teşekkür ederiz."