Yerel Haberler
Trabzon
Trabzon’da Düzköy’e dev altyapı yatırımı 21 Nisan 2026 Salı - 10:43:38 Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Düzköy ilçesinde içme suyu ve atık su altyapısını güçlendirecek yatırımlara devam ediyor. İlçede, toplam yatırım bedeli 227 milyon TL olan iki ayrı çalışma sürüyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi bağlı kuruluşu olan TİSKİ Genel Müdürlüğü, kentin dört bir yanına içme suyu ve diğer altyapı hizmetleri sunmaya devam ediyor. Geçtiğimiz 2 yıllık süreçte 18 ilçede 700 bin metre uzunluğunda yeni içme suyu hattı ve 53 bin metrelik kanalizasyon hattı imalatı gerçekleştiren TİSKİ, Düzköy ilçesinde de altyapı yatırımlarını sürdürüyor. Düzköy’de, Çal İçme Suyu Arıtma Tesisi’nin açılışı bu dönemde gerçekleştirilerek halkın hizmetine sunuldu. Çayırbağı Mahallesi içme suyu şebeke hattı yapımı tamamlandı. Doğankaya ve Yerlice mahallelerinde sondaj ile yeni su kaynakları elde edildi. Diğer taraftan TİSKİ ekipleri, geçtiğimiz yıl kendi personeli eliyle ilçeye 4 bin 880 metre içme suyu hattı ile 424 metre kanalizasyon hattı kazandırdı. 2 projenin bedeli 227 milyon TL Toplam yatırım bedeli 227 milyon TL olan iki büyük proje ile ilçede modern, sağlıklı ve sürdürülebilir bir altyapı hedefleniyor. Doğankaya ve Gülcana mahallelerini kapsayan içme suyu projesi çalışmalarında sona gelindi. Yaklaşık 14 milyon TL’lik proje kapsamında 9 bin 896 metre içme suyu hattı, bin 500 metre abone hattı ve 200 metreküp kapasiteli içme suyu deposu inşa ediliyor. Düzköy Atıksu Şebeke Hattı ve Atıksu Arıtma Tesisi projesinde ise fiziki gerçekleşme oranı yüzde 46’ya ulaştı. 213 milyon 391 bin TL yatırım bedeline sahip projede, günlük bin 800 metreküp kapasiteli ileri biyolojik atıksu arıtma tesisi inşa ediliyor. Ayrıca 20 bin 200 metre kanalizasyon hattı, 9 bin metre parsel hattı, 3 adet paket terfi merkezi, 581 adet muayene bacası ve bin 500 adet parsel bacası imalatı sürdürülüyor. Yapılan çalışmalar ile ilgili bilgi veren Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Düzköylü hemşerilerimizin daha sağlıklı ve kesintisiz içme suyuna ulaşması, atık suların ise çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Tüm ilçelerimizi olduğu gibi Düzköy’ümüzü de daha modern ve güçlü bir altyapıya kavuşturmak için yatırımlarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
21 Nisan 2026 Salı - 09:07 Trabzon’un simge köprüsünde Roma’dan kalan miras incelenecek Trabzon’un simgelerinden olan Tabakhane Köprüsü’nde Roma’dan günümüze uzanan tarih, başlatılacak arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılacak. Tabakhane Köprüsü, Roma’dan Osmanlı’ya uzanan geçmişiyle Trabzon’da şehir içi ulaşımın önemli yapıları arasında yer alıyor. Ortahisar ile Cumhuriyet mahallelerini Kuzgun Dere üzerinden bağlayan köprü, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan çok katmanlı mimarisiyle dikkat çekiyor. İlk inşa evresi 1. yüzyıla, Roma Dönemi’ne uzanan köprü; Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde genişletildi. Trabzon Komnenos Krallığı döneminde onarılan yapı, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan tarafından kâgir hale getirildi. Osmanlı döneminde de yenilenen köprü, 1833’te Trabzon Valisi Emin Muhlis Paşa tarafından kapsamlı şekilde onarıldı. Cumhuriyet döneminde güçlendirilerek bugünkü görünümüne kavuşan köprü, güneyde Roma, kuzeyde Akkoyunlu-Osmanlı dönemine ait bölümleriyle iki ana yapıdan oluşuyor. Günümüzde tek yönlü trafiğe açık olan köprü, hem ulaşım hem de tarihî miras açısından önemini koruyor. Asırlara meydan okuyan tarihi köprüde çalışma başlatılıyor Tabakhane Köprüsü’nde arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları başlıyor. Trabzon’un önemli tarihi yapıları arasında yer alan köprüde, ilk etapta arkeolojik kazı çalışmasıyla yapının temeline inilecek, ardından kapsamlı restorasyon süreci başlatılacak. Roma Dönemi’nden günümüze kadar farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan köprünün, yapılacak kazılarla bilinmeyen yönlerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Özellikle köprünün güney bölümünde yer alan ve 1. yüzyıla tarihlenen ilk inşa evresine ait kalıntıların detaylı şekilde incelenmesi planlanıyor. Uzman ekipler tarafından yürütülecek çalışmalarda, kazı sürecinin ardından köprünün mevcut yapısının korunarak güçlendirilmesi ve tarihi dokusuna uygun şekilde restore edilmesi öngörülüyor. Restorasyon kapsamında, farklı dönemlere ait yapı unsurlarının bütünlüğünün korunmasına öncelik verileceği ifade ediliyor. "Roma kenti gibi bir yapının Pazarkapı’nın içerisinde çıkma ihtimali çok yüksek" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Trabzon Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Doç. Dr. Coşkun Erüz, Pazarkapı’daki yürütülen çalışmalarının çok önemli olduğunu belirterek, "Tabakhane Vadisi aslında tarihsel anlamda Roma’dan veya daha eskiden bugüne kadar Trabzon’un yerleşiminin ilk başından beri yaşam alanı olan bir vadi. Trabzon Kalesi’nin doğu eteklerinde Roma veya daha eskiye dair kaya mezarlarının olduğu nekropol alanı var. Yamaçlardaki kaya odalarının bir kısmında küçük şapeller var. Aşağı kısımda su kemeri var. Devamında kazı çalışmalarında yine Roma dönemine ait rıhtım var. Restorasyonu devam eden aşağı hisar surları var. Kadınlar Pazarı’nın olduğu bölge antik çağda Küçük bir Haliç’ti. Orası antik dönemde bir liman olarak kullanıldı. Yapılan çalışmalarda Roma rıhtımının aslında Pazarkapı’nın içine doğru devam ettiği tespit edildi. Pazarkapı’daki çalışmalara daha fazla destek verilmesi gerekiyor. Roma kenti gibi bir yapının Pazarkapı’nın içerisinde çıkma ihtimali çok yüksek" dedi. "Muhtemelen orada arkeolojik buluntular ortaya çıkacak" "Bir zamanlar açılıp kapanır bir köprü olan Tabakhane köprüsünün alt kısmına ne yazık ki bir tünel kurarak dokusu bozuldu" diyen Erüz, "Aslına uygun şekilde restore edilmesi gerekiyor. O vadiye hem rıhtım hem tarihi alanlar hem de Tabakhane köprüsü ile orası gerçekten muhteşem bir arkeopark olabilir. Antik dönemdeki Roma’ya açılan kapı olabilir. Bu tarihi destinasyon ile hem kültürel geçmişi ortaya çıkarmak hem de turistik açıdan cazibeyi arttırmak gerekiyor. Tabakhane köprüsünde galiba ilk önce arkeolojik çalışmayla mevcut durumun temeline kadar çalışılıp ortaya çıkartılacak. Muhtemelen orada arkeolojik buluntular ortaya çıkacak. Arkeologlar tarafından güzel tespitlerin yapılacağını düşünüyoruz. Onların ortaya çıkartılmasından sonra Tabakhane köprüsünün aslına uygun olarak restore edilmesi için bir proje olduğunu biliyoruz. İnşallah aslına uygun, Trabzon’a yakışır güzel bir siluetle Tabakhane köprüsünü geri kazanacağız" ifadelerini kullandı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 19:57 Trabzonspor’dan hakem tepkisi ve taraftara teşekkür Trabzonspor Kulübü, RAMS Başakşehir karşılaşmasının ardından, taraftarına teşekkür ederken, hakem yönetimiyle ilgili sert eleştirilerde bulundu. Bordo-mavili kulüp, bir önceki maçtan kalan cezalara rağmen tribünleri dolduran taraftarlara şükranlarını ileterek, bu desteğin Trabzonspor duruşunu tüm Türkiye’ye güçlü bir şekilde gösterdiğini vurguladı. Açıklamada, son ana kadar mücadeleyi bırakmayan futbolcuların maç sonunda taraftarla bütünleşmesinin camia adına gurur verici olduğu belirtilerek, bu birlikteliğin gelecekteki şampiyonluklar ve Avrupa başarılarının habercisi olduğu ifade edildi. "Manipülasyon çabalarının farkındayız" Maçlar öncesinde yapılan açıklamalarla hakemler üzerinde baskı kurulmaya çalışıldığına dikkat çekilen açıklamada, bu girişimlerin yakından takip edildiği vurgulandı. Açıklamada, "Sözde adalet arayışında olanların, başkalarını itham etmeden önce kendi geçmişleriyle yüzleşmeleri gerekmektedir" ifadelerine yer verildi. "Artık bıktık" Hakem yönetimlerinin futbol kamuoyunda hayal kırıklığı oluşturduğu kaydedilen açıklamada, saha içindeki hataların verilen emeği yok saydığı belirtilerek, "Maçın temposunu okuyamayan ve VAR’da dahi adaleti sağlayamayan yönetim anlayışından artık bıktık" denildi. TFF’ye destek, MHK’ya eleştiri Türkiye Futbol Federasyonu’nun vizyonu ve projelerinin desteklendiği ifade edilerek, "Türkiye Futbol Federasyonu’nun, özellikle de Başkan İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu önderliğinde hakemlerin gelişimi ve futbolun markalaşması adına ortaya koyduğu vizyonu, projeleri ve samimi gayretleri yakından takip ediyor ve destekliyoruz. Ancak, federasyon yönetiminin bu yapıcı tavrına rağmen, hakemlerin saha içi pratiklerinde ve MHK’nın yönetim mekanizmasında bir arpa boyu yol alınamamasını kabul etmiyoruz. Kaosa zemin hazırlayan bu kronikleşmiş sorunun artık "radikal kararlarla" çözüme kavuşturulmasını bekliyoruz" denildi. Trabzonspor Kulübü, sabırlarının bir sınırı olduğunu belirterek, emeklerinin karşılıksız bırakılmasına izin vermeyeceklerini ifade etti.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:22 Yüksek fiyat verenler oldu ama o baba yadigarı diye satmıyor Trabzon’un Maçka ilçesinde Oğuz ailesi, baba yadigârı olan ve yaklaşık 30 yıldır kendilerinde bulunan yarım asırlık geçmişe sahip Ford marka kamyonu, kapalı garajda 7 yıldır büyük bir özenle koruyor. Babasının 2019 yılında vefat etmesinin ardından aracı trafiğe çıkamadıklarını belirten Maçka Ziraat Odası Başkanı Ogün Oğuz, aracı kapalı garajda muhafaza ederek yalnızca belirli aralıklarla kontrol amaçlı çalıştırdıklarını belirtti. Araca yüksek fiyat vermelerine etmelerine rağmen satmadıklarını belirten Oğuz, kendileri var olduğu müddetçe baba yadigarı kamyonu saklayacaklarını hata bu yönde vasiyet te bile bulunduklarını söyledi. Baba Refik Oğuz, özellikle 1990’lı yıllarda Trabzon Limanı’ndan İran’a yapılan uluslararası taşımacılıkta aracı uzun yıllar kullanırken 2019 yılında vefat etmesinin ardından araç bir daha trafiğe çıkmadı. Araca maddi değil, manevi değer olarak baktıklarını belirten Ogün Oğuz, araca yüksek fiyat bile teklif edenlerin olduğunu ancak satmayı hiç düşünmediklerini söyledi. Türkiye’de bu tür eski ticari araçların giderek azaldığına dikkat çeken Oğuz, kamyonun kendileri için sadece bir araç değil, aynı zamanda bir aile geçmişinin simgesi olduğunu belirterek, "Şu anda da aktif durumda, ancak bizim iş alanımız olmadığı için hatıra olarak saklıyoruz. Biz var olduğumuz sürece, hatta varislerimize de vasiyet ettik, orada kalacak" dedi. Baba yadigârı olarak orada, hatıra niyetine saklıyoruz Kamyonu baba yadigarı olarak sakladıklarını belirten Oğuz, "Rahmetli babamın aracıdır; Ford kamyon. Baba yadigârı olarak orada, hatıra niyetine saklıyoruz. Araç yaklaşık 30 yıldır bizde. Babam 2019 yılında vefat etti; o zamandan sonra araç trafiğe çıkmadı, ancak ara ara garajda kontrol amaçlı çalıştırıyoruz. Kapalı bir alanda muhafaza ediyoruz. Babam bu araçla genelde transit taşımacılık yapar, İran’a çalışırdı. Satın diyen çok oldu; yüksek fiyat teklif edenler bile çıktı, ancak baba yadigârı olduğu için satmayı düşünmüyoruz. Aracımız yaklaşık yarım asırlık. Babam 1990’lı yıllarda Trabzon Limanı’ndan İran’a nakliye yapıyordu. Araç o dönem oldukça faaldi; zamanının meşhur araçlarındandı. Şu anda da aktif durumda, ancak bizim iş alanımız olmadığı için hatıra olarak saklıyoruz. Biz var olduğumuz sürece, hatta varislerimize de vasiyet ettik, orada kalacak. Bununla ilgili bir proje olursa, örneğin restore edelim, koruyalım denirse o zaman yardımcı oluruz. Biz bunun maddi boyutunda değiliz; sadece bir hatıra olarak kalmasını istiyoruz. Bu nedenle her türlü projeye açığız. Yakın çevrem zaman zaman "sat" diyor, bizi arayanlar oluyor; ’satar mısınız?’ diye soranlar çıkıyor. Ancak biz maddi değil, manevi değerine bakıyoruz. Zaten Türkiye’de bunlardan çok fazla kalmadı" diye konuştu.
Kokarcanın fındıktaki zararı derinleşiyor
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:41 Kokarcanın fındıktaki zararı derinleşiyor Türkiye’de özellikle Karadeniz Bölgesi’nde her yıl milyar dolarlık ihracat geliri sağlanan fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine son yıllarda büyük zarar veren kahverengi kokarcanın, bu sezon fındığa zararı yüzde yüze yaklaştığı belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr İsmail Demir, Karadeniz sahil şeridi boyunca hızla yayılan istilacı kokarca böceğinin bölgede özellikle fındık üretiminde büyük kayıplara yol açtığını söyledi. Demir "Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80’e, hatta zaman zaman yüzde 100’e ulaşabilmektedir" dedi. Karadeniz sahil şeridinin iklim koşullarının kokarca için son derece uygun olduğu belirten Prof. Dr İsmail Demir, istilacı böceğin doğal düşmanının Türkiye’de bulunmamasının yayılım hızını daha da artırdığını kaydetti. Kokarcanın geniş bitki çeşitliliğiyle beslenebilmesi de kısa sürede yerleşip çoğalmasını kolaylaştırdığını belirten Demir, denize yakın bölgelerde etkisi artan böceğin, rakım yükseldikçe azaldığı, bazı yüksek kesimlerde ise hiç görülmediğini kaydetti. Böceğin İtalya’da da yaygın göründüğünü kaydeden Demir, "Kokarca, Karadeniz sahil şeridi boyunca denize paralel şekilde yayılım göstermekte ve maalesef sahil şeridimizin uzunluğu nedeniyle çok geniş bir alanda etkili olmaktadır. Böcek, 2017 yılında Batum’dan ülkemize giriş yapmış, aynı dönemde İstanbul’da da tespit edilmiştir; İstanbul’a ise Avrupa’dan ulaşmıştır. Avrupa’da özellikle İtalya’da çok yaygın ve etkilidir ve oradan ülkemize taşınmıştır. Doğu Karadeniz’de ise Batum’da oldukça yoğun ve etkiliydi; Gürcistan üzerinden de bölgemize giriş yapmıştır. Karadeniz sahil şeridi, bu böcek için çok uygun bir iklim sunmaktadır" diye konuştu. "Böceğin doğal düşmanı yoktur" Böceğin doğal düşmanı olmadığını belirten Demir, " Böceğin doğal düşmanı yoktur. Samuray arısı doğal düşmanlarından biri olsa da istilacı türlerde bu tür doğal düşmanlar genellikle arkadan çok sonra geliyor. Bu böceğin doğal düşmanı hâlen ülkemize ulaşmamıştır. Ayrıca beslendiği bitki çeşitliliği çok geniş olduğu için kısa sürede bölgemize yerleşmiş ve hızla yayılmıştır. Bu yayılım nedeniyle özellikle fındıkta büyük bir ekonomik kayıp yaşanmaktadır. Böcek sahil şeridinde çok yoğundur. Rakım 300-500 metreye çıktıkça yoğunluğu ve sayısı belirgin şekilde azalmaktadır. Bu nedenle zararın boyutu da yoğunlukla doğru orantılıdır. Yomra’nın Yokuşlu Mahallesi’ndenim; geçen yıl yaklaşık 300-400 metre rakımdaki bahçemde yiyecek fındık bulamadım. Bu yıl ise yoğunluk geçen yılın 20-30-40 katına çıkmış durumdaydı. Dolayısıyla geçen yıl az da olsa fındık bulamadığım bahçede bu yıl hiç bulamadım. Yoğunluğun yüksek olduğu yerlerde zarar oranı yüzde yüze kadar çıkmaktadır. Rakım yükseldikçe zararın azaldığı görülmektedir. Sebze ve meyvelerde de farklı oranlarda zarar oluşmaktadır. Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80’e, hatta zaman zaman yüzde 100’e ulaşabilmektedir. Bu durum özellikle denize yakın kesimlerde görülmekte; rakım arttıkça yoğunluk azalmakta hatta bazı yüksek bölgelerde hiç görülmemektedir" şeklinde konuştu. Demir, böceğin rakıma bağlı olarak kendine uygun yaşam alanlarını seçtiğini kaydederek "Böcekler, rakıma bağlı olarak kendilerine uygun yaşam alanları seçmektedir. Hem beslendikleri bitkiler hem de sıcaklık-soğukluk gibi çevresel koşullar bu dağılımı belirlemektedir. Bu, böceğin daha yukarılara çıkmayacağı anlamına gelmez; küresel iklim değişikliğinin etkisiyle gelecekte daha yüksek rakımlara da yayılabilir. Bu durum tüm istilacı böcekler için geçerlidir" ifadelerini kullandı.
Seyfettin Aslan Aksoy, vefatının 5. yılında kitapla anıldı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 09:15 Seyfettin Aslan Aksoy, vefatının 5. yılında kitapla anıldı Trabzon’un Köprübaşı ilçesinin yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden Seyfettin Aslan Aksoy vefatının 5. yıl dönümünde "Trabzon’un Sembol İsimlerinden Köprübaşılı Bir Bilge: Seyfettin Aslan Aksoy" adlı kitabın tanıtım programı ile birlikte anıldı. Programa Seyfettin Aslan Aksoy’un eşi Hatice Aksoy, çocukları Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesi Başkanı Fatih Aksoy, Danıştay Üyesi Esma Aksoy, Avukat Yavuz Aksoy, mühendis Halil Aksoy, mühendis Salih Aksoy, Dr. Hamit Zafer Aksoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Müşaviri Zehra İmamoğlu, KTÜ İç Denetçisi Hasibe Usta ve Nurten Baba ile Eski Bakanlar Faruk Özak ve Cahit Turhan, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, önceki dönem Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, "Babam, eğitimin önündeki tüm engelleri aşmamız için bize yol gösterdi. Babam, bizleri küçük yaşlardan itibaren Ankara, İstanbul ve İzmir gibi şehirlere götürerek ufuklarını genişletmeye çalıştı. Babam Aslan Aksoy, hayatı boyunca dürüstlüğü, çalışkanlığı ve insan sevgisiyle tanınmış biriydi. Onun değerlerini yeni nesillere aktarmak bizlerin en büyük sorumluluğudur. Bu kitap ve bu program, onun bıraktığı izleri geleceğe taşıyan çok kıymetli bir adımdır. Programda bizleri katılımlarıyla onurlandıran tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Vali Hüseyin Aksoy, Köprübaşı’nın bilinmeyen bir cevher olduğuna dikkat çekerek Türkiye’nin yakın tarihine imzalarını atan Recep Yazıcıoğlu ve Adnan Kahveci gibi isimlerin ilçelerinden yetiştiğini hatırlattı.
Şahinkaya Tırmanış Bahçesi’ndeki ‘yol’ planlamasına tepki
25 Kasım 2025 Salı - 22:59 Şahinkaya Tırmanış Bahçesi’ndeki ‘yol’ planlamasına tepki Trabzon’un Düzköy ilçesinde Doğu Karadeniz Bölgesi’nin tek tırmanış bahçesi olma özelliğini taşıyan Şahinkaya Tırmanış Bahçesi bölgesinde yapılması planlanan yol güzergahı projesine tepki gösterildi. Trabzon Dağcılık İl Temsilcisi Zeynep Bayoğlu, ilçedeki Doğankaya Mahallesi sınırları içerisinde yer alan ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin tek tırmanış bahçesi olma özelliğini taşıyan Şahinkaya Tırmanış Bahçesi’nin bölgenin önemli doğal ve kültürel değerlerinden biri olduğunu söyledi. Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından bölgedeki alternatif yol planlamasının doğal ve kültürel bütünlüğü bozacağını savunan Bayoğlu, "Uzun yıllardır dağcılık kulüplerinin, spor topluluklarının ve çeşitli kurumların eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yapan bu alan endemik bitki türleri, doğal yürüyüş parkurları ve ladin ormanlarıyla korunması gereken hassas bir ekosistemdir. Trabzon Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından bölgede alternatif bir yol çalışması planlandığı bilgisi tarafımıza iletilmiştir. Mahalle halkı, muhtarlık, dağcılık camiası ve spor kulüpleri olarak bu plana yönelik itirazlarımızı defalarca resmi dilekçelerle iletmiş olmamıza rağmen çalışmaların yeniden gündeme getirildiği anlaşılmaktadır. Planlanan yol güzergahının Şahinkaya Tırmanış Bahçesi ve çevresindeki ladin ormanlarını tahrip ederek bölgenin doğal dokusuna zarar vereceği, bölgedeki endemik bitki türlerini yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakacağı, doğa yürüyüş yolları ile halkın kullandığı patikaları tamamen ortadan kaldıracağı, bölgenin doğal ve kültürel bütünlüğünü geri dönülmez biçimde bozacağı yönündeki ciddi kaygılarımız devam etmektedir. Trabzon Dağcılık İl Temsilciliği olarak, Şahinkaya Tırmanış Bahçesi’nin korunması gerektiğini savunuyor tüm spor kulüpleri, dağcılık toplulukları ve doğaseverlerle birlikte bu süreçte kararlılıkla durduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Bölgemizin tek tırmanış bahçesi olan Şahinkaya Tırmanış Bahçesi’nin korunması, yalnızca dağcılık camiası için değil Trabzon’un doğal, kültürel ve çevresel geleceği açısından da hayati önem taşımaktadır. Tüm halkımızı ve ilgili kurumları duyarlılık göstermeye ve bu sürece destek vermeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Trabzon’dan dünyaya can salı ihracatı
25 Kasım 2025 Salı - 09:23 Trabzon’dan dünyaya can salı ihracatı Denizcilik sektöründe gemi kazalarında can kurtaran ve gemi filikalarının yetersiz kaldığı durumlarda ikinci kurtarma aracı olarak kullanılan can salı, Trabzon’da tamamen yerli imkânlarla üretilerek, çok sayıda ülkeye ihraç ediliyor. Beşikdüzü ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Akana Deniz Teknolojileri, Türkiye’nin ilk yerli can salı tesisi olmasının yanı sıra can salı ile birlikte acil durum gıdası ve acil durum suyunu aynı çatı altında üreten dünyadaki tek firma konumunda bulunuyor. Şirket sahibi Uğur Şahintürk, 1988 yılında başladığı denizcilik sektöründeki birikimini 2015’te üretim sürecine taşıyarak bugün alanında önemli işlere imza atan önemli bir firma halinde geldiklerini söyledi. Şahintürk, özellikle ani gemi batma durumlarında kendiliğinden açılarak denizde şişen can salının gemilerde hayati önemi olduğunu vurguladı. Uğur Şahintürk, "Bir can salının üretimi yaklaşık 2 gün sürüyor. En önemli özelliklerinden biri de gemi filikaları yetersiz kaldığında ikinci bir kurtarma aracı olarak devreye girmesi. Batmakta olan bir gemide mürettebat düşünmeye vakit bulamadan can salı kendiliğinden açılıyor ve personel ile birlikte diğer yolcular kurtuluyor" dedi. "Acil durum gıdası, acil durum suyu ve can salını tek çatı altında üreten dünyada tek firmayız" Fabrikanın yüzde 75’inin kadın çalışanlardan oluştuğunu belirten Şahintürk, can salının içinde bulunan ilk yardım seti, acil durum gıdası ve suyun da tamamen Trabzon’da üretildiğini ifade ederek, "Şu anda 7-8 ülkeye ihracat yapıyoruz. Aynı zamanda acil durum gıdası ve acil durum suyu da ihraç ediyoruz. Üretim yapmak ülkemizde zor, fakat spesifik işler yapmak gerçekten çok zor. Bizim için en önemlisi de bunu Türkiye Cumhuriyeti’nde sadece bizim yapmış olmamız. Aynı zamanda acil durum gıdası, acil durum suyu ve can salını tek çatı altında üreten dünyada tek firmayız" diye konuştu. Şahintürk, "Biz burada üretim yapıyoruz ve önemli bir şey yapıyoruz. Devletin üst kademe yetkililerinin burayı gelip görmelerini, bize destek olmalarını istiyoruz. Devlet büyüklerimizin bu tür spesifik işlere çok büyük önem göstermesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.