EKONOMİ - 26 Kasım 2025 Çarşamba 09:41

Kokarcanın fındıktaki zararı derinleşiyor

A
A
A
Kokarcanın fındıktaki zararı derinleşiyor

Türkiye’de özellikle Karadeniz Bölgesi’nde her yıl milyar dolarlık ihracat geliri sağlanan fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine son yıllarda büyük zarar veren kahverengi kokarcanın, bu sezon fındığa zararı yüzde yüze yaklaştığı belirtildi.


Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr İsmail Demir, Karadeniz sahil şeridi boyunca hızla yayılan istilacı kokarca böceğinin bölgede özellikle fındık üretiminde büyük kayıplara yol açtığını söyledi. Demir "Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80’e, hatta zaman zaman yüzde 100’e ulaşabilmektedir" dedi.


Karadeniz sahil şeridinin iklim koşullarının kokarca için son derece uygun olduğu belirten Prof. Dr İsmail Demir, istilacı böceğin doğal düşmanının Türkiye’de bulunmamasının yayılım hızını daha da artırdığını kaydetti.


Kokarcanın geniş bitki çeşitliliğiyle beslenebilmesi de kısa sürede yerleşip çoğalmasını kolaylaştırdığını belirten Demir, denize yakın bölgelerde etkisi artan böceğin, rakım yükseldikçe azaldığı, bazı yüksek kesimlerde ise hiç görülmediğini kaydetti.


Böceğin İtalya’da da yaygın göründüğünü kaydeden Demir, "Kokarca, Karadeniz sahil şeridi boyunca denize paralel şekilde yayılım göstermekte ve maalesef sahil şeridimizin uzunluğu nedeniyle çok geniş bir alanda etkili olmaktadır. Böcek, 2017 yılında Batum’dan ülkemize giriş yapmış, aynı dönemde İstanbul’da da tespit edilmiştir; İstanbul’a ise Avrupa’dan ulaşmıştır. Avrupa’da özellikle İtalya’da çok yaygın ve etkilidir ve oradan ülkemize taşınmıştır. Doğu Karadeniz’de ise Batum’da oldukça yoğun ve etkiliydi; Gürcistan üzerinden de bölgemize giriş yapmıştır. Karadeniz sahil şeridi, bu böcek için çok uygun bir iklim sunmaktadır" diye konuştu.



"Böceğin doğal düşmanı yoktur"


Böceğin doğal düşmanı olmadığını belirten Demir, " Böceğin doğal düşmanı yoktur. Samuray arısı doğal düşmanlarından biri olsa da istilacı türlerde bu tür doğal düşmanlar genellikle arkadan çok sonra geliyor. Bu böceğin doğal düşmanı hâlen ülkemize ulaşmamıştır. Ayrıca beslendiği bitki çeşitliliği çok geniş olduğu için kısa sürede bölgemize yerleşmiş ve hızla yayılmıştır. Bu yayılım nedeniyle özellikle fındıkta büyük bir ekonomik kayıp yaşanmaktadır. Böcek sahil şeridinde çok yoğundur. Rakım 300-500 metreye çıktıkça yoğunluğu ve sayısı belirgin şekilde azalmaktadır. Bu nedenle zararın boyutu da yoğunlukla doğru orantılıdır. Yomra’nın Yokuşlu Mahallesi’ndenim; geçen yıl yaklaşık 300-400 metre rakımdaki bahçemde yiyecek fındık bulamadım. Bu yıl ise yoğunluk geçen yılın 20-30-40 katına çıkmış durumdaydı. Dolayısıyla geçen yıl az da olsa fındık bulamadığım bahçede bu yıl hiç bulamadım. Yoğunluğun yüksek olduğu yerlerde zarar oranı yüzde yüze kadar çıkmaktadır. Rakım yükseldikçe zararın azaldığı görülmektedir. Sebze ve meyvelerde de farklı oranlarda zarar oluşmaktadır. Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80’e, hatta zaman zaman yüzde 100’e ulaşabilmektedir. Bu durum özellikle denize yakın kesimlerde görülmekte; rakım arttıkça yoğunluk azalmakta hatta bazı yüksek bölgelerde hiç görülmemektedir" şeklinde konuştu.


Demir, böceğin rakıma bağlı olarak kendine uygun yaşam alanlarını seçtiğini kaydederek "Böcekler, rakıma bağlı olarak kendilerine uygun yaşam alanları seçmektedir. Hem beslendikleri bitkiler hem de sıcaklık-soğukluk gibi çevresel koşullar bu dağılımı belirlemektedir. Bu, böceğin daha yukarılara çıkmayacağı anlamına gelmez; küresel iklim değişikliğinin etkisiyle gelecekte daha yüksek rakımlara da yayılabilir. Bu durum tüm istilacı böcekler için geçerlidir" ifadelerini kullandı.



Kokarcanın fındıktaki zararı derinleşiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını öldüren sanık ikinci kez hakim karşısında Zonguldak’ta eşinin dayısı Serkan Akdal’ı bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Murat D.’nin davasında mütalaa açıklandı. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada, cumhuriyet savcısı sanık hakkında ’haksız tahrik altında kasten öldürme’ suçundan ceza talep etti. Duruşmada tanık olarak dinlenen taksi şoförü, olay günü maktul Serkan Akdal ile birlikte olduklarını ve maktulün bir lokalde yemek yediği sırada telefonunun arandığını, telefondaki bir kişiyle tartıştığını ifade etti. Tanık, "Arama geldiği sırada ilk önce kimin olduğunu bilmiyordu. Hatta kimsin dedi. Karşı tarafın olduğunu öğrenince bir nevi çıldırdı diyebiliriz. O zaman küfürler etti" dedi. Tanığın beyanına göre, Serkan Akdal’ın talebi üzerine Kapuz durağına gittiklerini, maktulün burada araçtan inerek birkaç parça demir sopa aldığını ve ardından Valilik önüne gitmek istediğini belirtti. Taksici, maktulün araçtan sopalarla indiğini ve "döveceğiz" şeklinde ifadeler kullandığını dile getirdi. Sanık avukatı "Meşru müdafaa sınırları içerisinde" Sanık Murat D., tanığın beyanlarına karşı maktulün kendisini olay günü aradığını ve ağır küfürler ettiğini savundu. Sanık Murat D. savunmasında, maktulün kendisine demir sopayla saldırdığını ve kendisini savunmak zorunda kaldığını belirterek, "Ben evime gidecektim. Keşke bana saldırmasalardı. Kendimi savunmak durumunda olmasaydım. Bu olaylar yaşanmayacaktı. Yaşanan olaylardan dolayı üzgün ve pişmanım" dedi. Cumhuriyet savcısı celse arasında sunduğu mütalaasında, davanın haksız tahrik hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesini istedi. Sanığın maktulü haksız tahrik altında kasten öldürdüğünü, ayrıca olay yerinde bulunan diğer mağdurlara yönelik haksız tahrik altında kasten yaralama suçunu işlediğini belirterek sanığın cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Sanık avukatı, müvekkilinin eyleminin meşru müdafaa sınırları içerisinde kaldığını, tek bıçak darbesinden sonra eylemine devam etmediğini ve Serkan Akdal’ın diğer iki yeğeninin darp raporlarında yaralamaya dair bulgu olmadığını savunarak mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere süre talep etti. Katılan avukatları da sanıktan şikayetçi olduklarını ve cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay Zonguldak Valiliği yakınında 18 Aralık 2025 günü yaşanan olayda, Serkan Akdal ile Murat D. (44) arasında başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü, Murat D.’nin bıçaklı saldırısı sonucu ağır yaralanan Akdal kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayın ardından zanlı Murat D., ’kasten öldürme’ suçlamasıyla sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Murat D., adliyeye sevk edildiği sırada olay anına ilişkin olarak, "3 kişi bana saldırdı, kendimi savunmak için vurdum. Yoksa ben ölecektim" ifadelerini kullandı.
Konya Karatay’da ROBOFEST heyecanı başladı Karatay’da robotik ve teknoloji heyecanı üçüncü kez yaşanıyor. Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kılıçarslan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi iş birliğinde düzenlenen "Robofest Konya" kapılarını açtı. Gençlerin teknolojiye olan ilgisini artırmayı hedefleyen "Robofest Konya", Karatay Spor ve Kongre Merkezi’nde başladı. Festivalde 13 farklı kategoride 917 robot yarışıyor. Organizasyona katılan bin 580 öğrenci robotik ve teknoloji alanındaki bilgi ve becerilerini sahaya yansıtıyor. Ortaokul ve lise öğrencilerinin takımlar halinde yarıştığı festivalde; Kendin Yap-Çalıştır, mBot Robot, Sünger Bob, Temel ve Hızlı Çizgi İzleyen, Labirent Ustası, Mini İHA (Drone), Mini Sumo, Yumurta Toplayan (Caretta Caretta), Bilgisayar Destekli Çizim, Serbest Proje ve Tasarla-Çalıştır kategorilerinde kıyasıya mücadele yaşanıyor. Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar, RoboKaratay projesiyle ilçede teknoloji odaklı eğitim altyapısının güçlendirildiğini vurguladı. Kayacılar, RoboKaratay projesi kapsamında Karatay Belediyesi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Mevlana Kalkınma Ajansı iş birliğiyle önemli bir eğitim süreci başlattıklarını hatırlatarak, "Festivalimiz her yıl büyüyerek devam ediyor. Amacımız; teknolojiyi tüketen değil, üreten nesiller yetiştirmek. Hedefimiz, teknolojinin esiri değil, üreticisi olan bireyler yetiştirmektir. Bu düşüncelerle projenin hazırlanmasında emeği geçen başta Karatay Belediyemiz olmak üzere tüm paydaş kurumlarımıza, Kılıçarslan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine, diğer okullarımızdan projeye katkı sunan tüm meslektaşlarıma, öğrencilerimize ve yarışmaya katılan tüm okullarımıza teşekkür ediyor, yarışmalarda başarılar diliyorum" dedi. "Gelecek burada başlıyor" Karatay Belediyesi Başkan Vekili Mevlüt Kanat ise Konya Robofest’in açılışında yaptığı konuşmada festivale gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını belirtti. Mevlüt Kanat, hedeflerinin "tüketen değil üreten, takip eden değil yön veren gençler" olduğunu belirterek Robofest’in bu hedef doğrultusunda önemli bir adım olduğunu kaydetti. 2019 yılında başlatılan RoboKaratay Projesi’nin devamı niteliğindeki Konya Robofest’in artık yalnızca bir yarışma değil, bir fikir ve gelecek yolculuğu olduğunu ifade eden Kanat, gençlerin artık teknoloji kullanan değil üreten bir nesil olduğunu; kod yazan, robot geliştiren ve yeni fikirler ortaya koyan bir kuşak olduklarını vurguladı. Dünyada gücün bilgi ve akılla ölçüldüğünü dile getiren Kanat, Konya’dan çıkan bir fikrin küresel ölçekte ses getirebileceğine inandıklarını belirtti. Mevlüt Kanat, Robofest’in yarışmaktan çok üretmeyi ve öğrenmeyi teşvik ettiğini vurgulayarak, "Burada kaybeden yok. Her deneme bir tecrübe, her proje geleceğe atılan bir adımdır" ifadelerini kullandı. Milli Teknoloji Hamlesi’ne de değinen Mevlüt Kanat, gençlerin bu sürecin en önemli gücü olduğunu belirterek küçük projelerin gelecekte büyük başarılara dönüşeceğini söyledi. Gençlere hayal kurmaktan vazgeçmemeleri çağrısında bulunan Kanat, "Bugün sadece bir festival başlatmıyoruz, bir vizyonu büyütüyoruz. Gelecek burada başlıyor. Gelecek hazır değildir, inşa edilir ve sizler bu inşanın merkezindesiniz" diye konuştu. Mevlüt Kanat, katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ederek Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’nın selamlarını iletti ve festivalin hayırlı olmasını temenni etti. Açılış programına Karatay Belediyesi Başkan Vekili Mevlüt Kanat, Konya İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Tayyip Sarı, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç, Meram İlçe Milli Eğitim Müdürü Erkan Yakışır, Karatay Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Ömer Özçelik ile Karatay Belediyesi Başkan Yardımcısı Osman Ciğer’in yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.
Ankara Bakan Göktaş: "(Kahramanmaraş’taki okul saldırısı) Bu bir günlük bir süreç değil, biz orada 6 aylık bir eylem planı oluşturduk" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kahramanmaraş’ta okul saldırısıyla ilgili bakanlık olarak 6 aylık bir eylem planı hazırladıklarını belirterek, "Kayıp yaşayan bütün ailelere yas danışmanı tahsis ettik. Süreçten etkilenen çocuklara yönelik psikososyal destek süreçlerini başlattık" dedi. Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen saldırının ardından bakanlık olarak yürüttükleri çalışmalara ilişkin soru üzerine Göktaş, olayın vuku bulduğu andan itibaren sahada olduklarını ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile ortak özel bir ekip kurduklarını hatırlattı. Göktaş, "’Olayın vuku bulduğu ilk andan itibaren 102 personelimizle sahadaydık. Okul çevresindeki 216 haneyi ziyaret ederek 146 aileyle doğrudan temas kurduk. Bu görüşmeler neticesinde 12 haneden çocuklarımız için psikososyal destek talebi aldık" diye konuştu. Sürecin sadece kısa süreli bir müdahale olmadığını, uzun vadeli bir çalışma planladıklarını vurgulayan Göktaş, "Bu bir günlük bir süreç değil, biz orada 6 aylık bir eylem planı oluşturduk. Kayıp yaşayan bütün ailelere yas danışmanı tahsis ettik. Hem psikososyal destek süreçleri yürüttük hem de sürece tanık olan mahalle sakinleriyle bireysel görüşmeler yaptık. Olayı görmese bile süreçten etkilenen çocuklara yönelik psikososyal destek süreçleri başlattık" ifadelerini kullandı. "Her okula özel bir birim kurduk" Kahramanmaraş’taki çalışmaların sürekliliğini sağlamak adına Gaziantep’ten de personel görevlendirmesi yapıldığını bildiren Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "Bu süreçte destek takviye ekibi ile beraber her okula özel bir ekip, bir birim kurduk. Sadece okul veya mahalle bazlı bir çalışma değil. Çalışan meslek gruplarına dair psikososyal destek süreci, vaka yönetimi ve ardından normalleşme süreci ile ilgili bir çalışma yürütüyoruz. Arkadaşlarımız ilk andan itibaren taziye evlerinde de görev yaptı ancak şu an ailelere yönelik özel çalışmalarımız devam ediyor. Özellikle depremde ebeveyn kaybı yaşamış ve bu son olaydan etkilenmiş çocuklarımızı hassasiyetle tespit ediyoruz." Tedavisi süren yaralı çocukların durumunu da yakından takip ettiklerini, taburcu olanları evlerinde ziyaret ederek ailelerine rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunduklarını anlatan Göktaş, "Sadece ailelere değil, olay anında görev yapan kamu çalışanlarımıza ve il müdürlüğü personelimize de destek sağlıyoruz. Bölge halkının hizmetlerimize yaklaşımı oldukça olumlu. Ayrıca, süreci daha yerinden yönetebilmek amacıyla Hayrullah Mahalle Muhtarlığı bünyesinde bir Psikososyal Destek (PSD) Görüşme Ofisi’ kurmayı planlıyoruz. Şu an sadece Kahramanmaraş özelinde ayrı bir çalışma yürütmemiz gerekiyor. Ama 81 ile yönelik de çok daha kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz" açıklamasında bulundu.