Yerel Haberler
Trabzon
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:56 Araklıspor’da tarihi cezaya tepki Futbola olan ilgisi ve tutkusu ile bilinen Trabzon’da geçtiğimiz ay Araklıspor ile Beşikdüzüspor arasında oynanan Süper Amatör Lig karşılaşmasının ardından Araklıspor’a verilen ağır cezalar tepkiye neden ıldu. BAL Ligi’ne yükselme adına final niteliği taşıyan Araklıspor-Beşikdüzüspor karşılaşması, 29 Nisan günü Akyazı Stadı’nda oynandı. Hakem kararları zaman zaman tribünlerde tepkilere sahne olsa da herhangi bir olay yaşanmadan karşılaşma 1-0 Araklıspor’un uzatma anlarında bulduğu golle sona erdi. Karşılaşmanın ardından taraflar dostane şekilde sahadan ayrılırken, hakem veya futbolculara saldırı olmadığı, yabancı madde atılmadığı ve statta hiçbir zararın oluşmadığı belirtildi. Ancak maçtan yaklaşık 15 gün sonra Araklıspor camiasına yönelik ağır yaptırımlar uygulanması büyük tepki çekti. 13 kişiye ceza Takımdan 3 futbolcu, 3 yönetici ve 1 antrenörün de aralarında bulunduğu toplam 13 kişiye; 1 yıl hak mahrumiyeti, para cezası, maç günlerinde polis merkezine giderek imza verme zorunluluğu getirildi. İddialara göre kararın gerekçesi olarak taraftarı taşkınlığa teşvik etmek, gerginliğe zemin hazırlamak, güvenlik güçlerine zorluk çıkarmak, itirazlarda bulunmak ve polis uyarılarına rağmen maç sırasında görüntü kaydı almak gibi suçlamalar gösterildi. Konu Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de gündeme gelirken, Araklı Belediye Başkanı Hüseyin Avni Coşkun Çebi karara tepki gösterdi. Başkan Çebi yaptığı açıklamada "Araklıspor finale yaklaştı. Ben de o maçta oradaydım. Taraftarlarımıza, yöneticilerimize, kulüp başkanımıza ve futbolcularımıza çok ağır cezalar verildi. Bu konuda yardım bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:04 Akçaabat’ta GastroFest rüzgarı Trabzon’un Akçaabat ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen Akçaabat GastroFest Sahil Park’ta gerçekleştirilen açılış programıyla kapılarını ziyaretçilere açtı. Karadeniz’in köklü mutfak kültürünü, yöresel üretim değerlerini ve gastronomi turizmini ön plana çıkaran festivalin açılışına Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Faruk Kanca, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, jüri üyeleri, yarışmacılar, şefler ve vatandaşlar katıldı. Festival alanında kurulan yöresel ürün stantları, gastronomi atölyeleri, şef sunumları ve kültürel etkinlikler ziyaretçilerden büyük ilgi görürken; Akçaabat’ın köklü mutfak kültürü bir kez daha ön plana çıktı. Festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Akçaabat’ın sahip olduğu gastronomik değerlerin yalnızca yöresel yemeklerden ibaret olmadığını, aynı zamanda şehrin kültürel hafızasını taşıyan önemli bir miras olduğunu ifade etti. Başkan Ekim "Akçaabatımız doğal güzellikleriyle, kültürüyle, sanatıyla olduğu kadar güçlü mutfak kültürüyle de Karadeniz’in önemli şehirlerinden biridir. Yüzyıllardır aynı sofralarda yoğrulan lezzetlerimiz bugün bizlere sadece bir tat değil aynı zamanda bir kimlik sunmaktadır. Akçaabat Köftemizden un helvamıza, kuymaktan ekşi tarhanamıza kadar her ürünümüz bu toprakların emeğini, bereketini ve kültürünü taşımaktadır" dedi. Coğrafi işaret çalışmalarına da değinen Başkan Ekim, "Akçaabat Köftesi ve Akçaabat Un Helvası’nın coğrafi işaretleri alınmıştır. Bunun yanında Akçaabat Ekşi Tarhanası, Akçaabat Güz Fasulyesi, Akçaabat Haşlaması, Akçaabat Kabaklı Mısır Ekmeği ve Akçaabat Sülfanı için de coğrafi işaret başvurularımız yapılmış olup süreçler devam etmektedir. Çünkü biz biliyoruz ki coğrafi işaret yalnızca bir belge değildir; o ürünün hikâyesini, emeğini, geçmişini ve geleceğini koruyan çok önemli bir değerdir" diye konuştu. Kuymak show "Kuymak Adam" olarak bilinen Serhat Kasap tarafından canlı kuymak yapımı ve ikram programı festival alanında büyük ilgi gördü. Vatandaşlar dev kazanlarda hazırlanan kuymağın tadına bakarken festival alanında renkli görüntüler oluştu. Festival kapsamında şefler tarafından gerçekleştirilen uygulamalı sunumlarda Karadeniz mutfağının yöresel lezzetleri ve modern sunum teknikleri vatandaşlarla paylaşıldı. Festivalin ilk gününde düzenlenen Genç Şefler Yarışması da ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi. Akçaabat GastroFest, 16 Mayıs Cumartesi günü de Akçaabat Sahil Park’ta lezzet ve kültür dolu etkinliklerle devam edecek. Festivalin ikinci gününde de workshoplar, gastronomi söyleşileri, yöresel lezzet sunumları, sahne etkinlikleri ve çeşitli yarışmalar vatandaşlarla buluşacak.
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:30 Torununu öldüren damada verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını az buldu Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde boşanma aşamasındaki 2 yıllık eşi Sinem Somun’u tabancayla vurarak öldüren ve müdahale için olay yerine gelen bir bekçiyi de yaralamaktan tutuklanan şahıs, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Anneanne Gülizar Topaloğlu, "Bu ceza az oldu, 2 kez ağırlaştırılmış ceza verselerdi içim ancak soğurdu" dedi. Olay, 31 Temmuz 2025 akşamı Beşikdüzü ilçesi Adacık Mahallesi’nde yaşandı. Hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu 2 yıllık eşi Sinem Somun’un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanındaki tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Şüpheli, kaçmaya çalışırken olay yerine gelen bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun, Giresun’un Eynesil ilçesinde toprağa verildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop’ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu sanık Ali Eren Somun hakkında ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’, ’zincirleme tehdit’, ’yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs’ ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında bugün 3’üncü kez Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. "Ben tahliyemi talep etmiyorum, zaten cezalandırılmam gerektiğini düşünüyorum" Tutuklu olduğu Elazığ’daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılan sanık Somun savunmasında, "Ben tahliyemi talep etmiyorum. Zaten cezalandırılmam gerektiğini düşünüyorum. Suçum yok demiyorum. Olay tamamen kazaydı. Tabancamdan çıkan kurşunla eşim öldü. Sakince kendimi savunuyorum. Acılar var, benim de acım var. Ben karıma hiçbir zaman el kaldırmadım. Acımı yaşıyorum. Koğuşta eşimin resmini saklıyorum. O gün Sinem’i öldürmek için yeterli vaktim vardı. Öldürecek olsam kanıt bırakmaz şekilde öldürürdüm. Ailesine gönderdiğim mektupta tehdit yok. Sadece eşim Sinem’i kendi aile mezarlığımıza defnetmek istediğimi söyledim. Adil bir yargılanma istiyorum. Yargılanmamın adil olmadığını düşünüyorum" dedi. Sesini duymak istemeyip salondan ayrıldılar Somun’un konuşması sırasında duruşmada bulunan anneanne Gülizar Topaloğlu ve dede Ali Hayri Topaloğlu, salondan ayrıldı. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Ali Eren Somun’u ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse, bekçi Emrah Erata’ya yönelik eyleminden de kamu görevlisini yaralamaktan 2 yıl 2 ay ve ruhsatsız ateşli silah bulundurmaktan 3 yıl hapis cezasına çarptırdı. Cezayı az buldu Verilen karar sonrasında açıklamalarda bulunan Sinem Somun’un anneannesi Gülizar Topaloğlu, "Bu ceza az oldu. 2 kez ağırlaştırılmış ceza verselerdi içim ancak soğurdu. Ben bu cezaya karşıyım. Bu ceza çok az oldu. Ben kızımı kaybettim. Anlatacak başka ne var? 2 kez ağırlaştırılmış ceza verselerdi içim soğumuş olurdu" dedi. Sinem Somun’un avukatı Ozan Karagöz ise, "Mahkeme tehdit suçuna yönelik bir hüküm kurmadı. Bu karara karşı istinaf yoluna başvuracağız, süreci göreceğiz. Bu yönüyle bizim açımızdan, Sinem yönünden ağırlaştırılmış müebbet istediğimiz bir sonuçtu. Gerek bekçi arkadaşımız gerekse de tehdit suçu yönünden itiraz hakkımızı kullanacağız" ifadelerini kullandı.
Dr. Özgenç Akın: “Herhangi bir devletin savaş gemisi deprem oluşturamaz"
11 Şubat 2024 Pazar - 08:51 Dr. Özgenç Akın: “Herhangi bir devletin savaş gemisi deprem oluşturamaz" KTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Özgenç Akın, "Özellikle sosyal medyada yayılan ve HAARP ismi verilen, tamamen radyo dalgası sinyalleri gönderen antenlerin deprem ürettiği bir teori gibi yayılıyor. Tabii ki bunlar bilimsel değil. Bu şekilde depremler kesinlikle meydana gelmez. Herhangi bir devletin savaş gemisi bir deprem oluşturamaz. Lütfen bilimle kalalım böyle şeylere dikkat etmeyelim" dedi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından bölgedeki 4 ilde jeofizik ölçüm yapan ekibin içerisinde yer alan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Özgenç Akın, Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu söyledi. “Özellikle Şili, Meksika, Japonya gibi yerlerde daha derin bölgelerde depremler meydana gelirken, transform fayların olduğu bizim ülkemizde daha sığ depremler meydana gelmekte ve bu da zaman zaman yıkımları arttırmaktadır” diyen Akın, “Deprem dağılımlarının öbeklenmesi bir tesadüf değildir. Özellikle Türkiye’nin içerisinde olduğu deprem kuşağında oldukça fazla deprem yaşıyoruz. Depremlerin bu şekilde dağılım göstermesi bir tesadüf değil. Afrika ve Arap levhasının bize itmesiyle bu depremler meydana geliyor. Deprem meydana geldiğinde ve siz hissettiğiniz andan itibaren depremin gücünün giderek arttığını bilmemiz lazım. Depremin gücü giderek artacak azalmayacak dolayısıyla çöp kapan tutun prosedürünü uygulamanız için aslında çok kısıtlı bir zamanınız olacak. Buna göre kendi planınızı yapmak zorundasınız. Özellikle sosyal medyada yayılan ve HAARP ismini verilen, tamamen radyo dalgası sinyalleri gönderen antenlerin deprem ürettiği bir teori gibi yayılıyor. Tabi ki bunlar bilimsel değil. Bu şekilde depremler kesinlikle meydana gelmez. Herhangi bir devletin gemisi savaş gemisi bir deprem oluşturamaz. Lütfen bilimle kalalım böyle şeylere dikkat etmeyelim. Deprem büyüklüğü ve şiddeti birbirinden tamamen farklı kavramlardır bunları çok karıştırıyoruz. Depremin büyüklüğü aletsel bir büyüklüktür depremin büyüklüğü değişmez fakat şiddet ise uzaklıkla azalır. Bunu nasıl ayırt edebilirsiniz deprem büyüklüğü ondalık sayılarla gösterilir yani siz 5.6 büyüklüğünde diyebilirsiniz 5,6 şiddeti ifadesi yanlıştır. Lütfen bunlara artık dikkat edelim. Çünkü ülkemiz deprem ülkesi” şeklinde konuştu. “Şu anda birinci dereceden deprem bölgesi ya da beşinci dereceden deprem bölgesi gibi bir kavram kalmamıştır” Kahramanmaraş depreminin 600 kilometrelik bir alanda etkili olduğunu kaydeden Akın, “Türkiye’nin deprem bölgelerinden ayrıldığı bilgisi aslında yanlış olmamakla birlikte şu anda tamamen işlevini yitirmiştir. Şu anda birinci dereceden deprem bölgesi ya da beşinci dereceden deprem bölgesi gibi bir kavram kalmamıştır. Örnek veriyorum 5 dereceden biri deprem bölgesi önceden Karaman’da sanki hiç depremden etkilenmeyecekmiş gibi bir bilgi uyandırıyordu. Fakat bu 2019’da yapılan çalışmayla değişti ve artık deprem bölgeleri haritası yerine parsel bazında deprem tehlikesine elde edebildiğimiz bu haritaları bilim insanları üretti” diye konuştu. “Trabzon’da çok güven altında olduğumuzu söyleyemeyiz” Depremin afet olmadığını vurgulayan Akın, “Uzaklık hasar ilişkisi yine çok önemli bir konu. Biz ilimizde fay yok veya çevre ildeki bir deprem bizi etkilemez diye düşünmeyin. Çünkü 1970 depreminde 135 kilometre uzaklıktaki bir TOFAŞ fabrikası yıkıldı. Maraş depreminde ise 300 kilometre ileride binalar yıkıldı. Trabzon ülkemizdeki en aktif faylardan bir tanesi olan Kuzey Anadolu hattına uzaklığı yaklaşık olarak 150 kilometre. Dolayısıyla sizin yapınızda ya da zemininizde meydana gelen bir problemden dolayı bizim yani Trabzon’da çok güven altında olduğumuzu söyleyemeyiz. Bu tamamen sizin zemininize ve yapınıza bağlı olarak değişmektedir. Deprem afet değildir. Bunu afete çeviren bizim bilgisizliğimiz, cehaletimizdir. Her ne kadar can kayıpları üzücü olsa da bu dünyamızın yaşadığına işaret eder. Eğer depremler olmasaydı biz mineral içeriği yüksek, verimli topraklara ulaşamazdık. Hidrokarbon rezervuarları oluşmazdı. Yeraltı sularına ve jeotermal enerjiye ulaşamazdık” ifadelerini kullandı. “Ülke çapında acilen deprem seferberliği ilan edilmeli” Yapısal dönüşümler yerine kentsel dönüşüm yapılması gerektiğinin altını çizen Akın, “Ülke çapında acilen deprem seferberliği ilan edilmeli. Resmi kurum ve kuruluşların denetim konusunda daha aktif rol amaları gerekiyor. Yapısal dönüşüm yerine kentsel dönüşüm yapılmalı. Biz bazen bir yapıyı yıkıyoruz ve o yapının yerine yenisini yapıyoruz. Halbuki bu kentsel dönüşüm değil yapısal dönüşüm oluyor. Afete dayanıklı, dirençli bir yapının olduğunu öğrenmemiz ve bunu kesinlikle bireysel olarak talep etmemiz gerekiyor. Biz bir ev alırken öncelikle afete dirençli mi değil mi özelliklerine bakmak yerine başka şeylere bakıyoruz. Bu alışkanlığımızı bırakmamız lazım” dedi.
Prof. Dr. Tevfik Özlü: “Akciğer kanserlerinin yüzde 90’ının sebebi sigara”
10 Şubat 2024 Cumartesi - 14:50 Prof. Dr. Tevfik Özlü: “Akciğer kanserlerinin yüzde 90’ının sebebi sigara” Akciğer kanserinin risk faktörlerine dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Akciğer kanseri, dünyada kanserden ölümlerin erkeklerde birinci, kadınlarda ise ikinci önde gelen nedenidir. Dünya çapında akciğer kanseri 2018 yılında yaklaşık 2,1 milyon hastada görüldü ve tahmini 1,8 milyon ölüme neden oldu. Akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 90’ı sigarayla ilişkilidir” dedi. Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, akciğer kanseri hakkında bilgilendirmede bulundu. “Erkeklerde daha fazla görülüyor” Akciğer kanserinin erkeklerde daha fazla görüldüğünün altını çizen Prof. Dr. Özlü, “Akciğer kanseri dünyada kanserden ölümlerin erkeklerde birinci, kadınlarda ise ikinci önde gelen nedenidir. Dünyada akciğer kanseri 2018 yılında yaklaşık 2,1 milyon hastada görüldü ve tahmini 1,8 milyon ölüme neden oldu. Akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 90’ı sigarayla ilişkilidir. Uzun yıllar sigara içmiş veya halen içiyorsanız (20 yıl 1 paket/gün veya eşdeğeri; örneğin 10 yıl 2 paket/gün), son 15 yıl içinde sigarayı bırakmış iseniz, ailenizde akciğer kanseri öyküsü varsa risk altında olabilirsiniz. Yaşınız 50-80 yaş arasında ise; asbest ve oda içinde biyoyakıt (odun, kömür) dumanına ve radyasyona (radon) maruziyetiniz varsa akciğer kanseri riskiniz yüksektir” diye konuştu. “Öksürük, nefes darlığı, kan tükürme ve ses kısıklığına dikkat” Prof. Dr. Özlü, akciğer kanserinde en sık görülen belirtileri şu şekilde sıraladı: “Öksürük, kan tükürme, nefes darlığı, ses kısıklığı, hırıltı, göğüs, omuz ve kolda ağrı, kilo kaybı ve halsizlik.” Bu belirtiler görülüyorsa mutlaka akciğer taraması yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Özlü, “Eğer risk faktörlerinden ve/veya semptomlardan bazıları sizde varsa, akciğer kanseri açısından bilgisayarlı tomografi ile tarama yaptırabilirsiniz. Bu tarama ile akciğer kanserinden ölümler yüzde 20 azalmaktadır. Akciğer kanserinde erken tanı ile sağkalım oranı çok yükselmektedir. Evre 1A’da 5 yıllık sağkalım yüzde 90’ın üzerindedir” şeklinde konuştu. Tedavi yollarından bahseden Prof. Dr. Özlü, “Akciğer kanserlerinin tedavisince cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik tedaviler (akıllı ilaçlar), immünoterapi ve bunların kombinasyonları vakanın özelliğine göre uygulanmaktadır. Yeni ilaçlar ve radyoterapide yeni yöntemler ile kansere karşı etkinlikleri artırılmış ve istenmeyen yan etkileri ise azaltılmıştır” dedi. “Tütün ürünlerinden uzak durulmalı” Akciğer kanserinden korunmak için alınabilecek önlemlere dikkat çeken Prof. Dr. Özlü, “Tütün ürünü kullanmamak/bırakmak, odun kömür gibi yakıtların dumanına maruz kalmamak, çevresel veya mesleki asbest tozlarından korunmak, radonla yoğun karşılaşmanın olabileceği toprak içi/altı ortamlardan (bodrum katları gibi) uzak kalmak akciğer kanserinden korunmak amaçlı en etkili tedbirlerdir” ifadelerini kullandı.
Ahmet Mutlu: “Bu yıl kısır döngüydü”
10 Şubat 2024 Cumartesi - 10:26 Ahmet Mutlu: “Bu yıl kısır döngüydü” Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, av sezonunda bu yıl kısır döngü olduğunu belirterek, “Palamudun olmayışı istavritin son zamanlarda yani bu günlerde biraz daha canlı oluşu birazcık kurtardı diyelim çok da tatmin edici değil” dedi. Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, 2023-2024 balıkçılık av sezonunu değerlendirdi. Sezon başında palamut avcılığının az olmasının balıkçılığı olumsuz yönde etkilediğini dile getiren Mutlu, “Şu anda her ne kadar istavrit avı var ise sezon başında palamut ve istavrit avcılığının olmayışı balıkçılarımızı bayağı etkiledi. Daha sonrasında başlayacak olan hamsi vardı hamside de aslında piyasa anlamında istenilen verimi alamadığımızı düşünüyorum. Hamsi bol hamsi bol söylentiyle bu işler olmuyor zaten. Balıkçılığın bir nebze kurtulmasında iş anlamında dökme hamsinin olması yani fabrikalara verilen hamsiden dolayı birazcık balıkçı kendini toparladı ve daha sonra da yurt dışında Gürcistan olmak üzere buralarda tekneler kısmetini aramaya çalışıyorlar. Bana soracak olursan kısır döngüydü bu yıl. Palamudun olmayışı istavritin son zamanlarda yani bu günlerde biraz daha canlı oluşu birazcık kurtardı diyelim çok da tatmin edici değil. Yüzdeye vursak yüzde elli bile olmaz. Bir kısım tekne kendini kurtardı diğerleri bana göre zor durumda” şeklinde konuştu. “Bırakan tekneler var” Sezonun bitmesine yaklaşık 2 ay kalmasına rağmen denizlerde balığın olmayışı nedeniyle bazı teknelerin paydos verdiğini kaydeden Mutlu, “Bırakan tekneler var. Şu anda çalışan tekneler var ama çalışan teknelerde 20-30-50 kasa ile kendini tatmin eden değil. Hopa’da bir grup arkadaşımız evinin önünde Çarşıbaşı’nda birkaç tekne, Fatsa’da, Perşembe’de, Sinop’ta birkaç tekne. İstavrit avcılığı var ama bizim gırgır avcılığının istenilen verimde değil bir kısmı da bıraktı desem yeridir” diye konuştu. “Hamsinin Gürcistan’a ya da diğer yerlere gitmesinde en büyük etken iklimsel olay” Türkiye içerisindeki balıkçılıkta son yıllara göre bir azalma olduğunu vurgulayan Mutlu, “Aşırı avcılık, aşırı avcılık deniliyor. İklimler böyle gittiği sürece ısınma böyle gittiği sürece balığın göçünü zaten ısınmadan dolayı hızlı bir şekilde balığı resmen gönderiyoruz. Bu da bizim elimizde olan bir şey değil. Aşırı avcılığın payı var mıdır? Yüzde ise yüzde 10’u da aşırı avcılıktır ama bunu yüzde yüz aşırı avcılığa bağlamakta yanlış olur. İklimlerin çok büyük etkeni var. Hamsinin Gürcistan’a ya da diğer yerlere gitmesinde en büyük etken iklimsel olay. Günde ortalama 12-15 mil yol gidiyor o da gündüz avcılığı yapmadığımız halde. Demek bir daha yapsak belki 20-30 mil gidecek ve çok çabuk bizim bölge sınırlarımızı terk etmiş olacak bu da balıkçılığın azalmasına neden oluyor. İklimsel ve diğer faktörler önemli diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Ergin Aydın: "Bu şehri birlikte yöneteceğiz"
09 Şubat 2024 Cuma - 14:41 Ergin Aydın: "Bu şehri birlikte yöneteceğiz" AK Parti Ortahisar Belediye Başkanı adayı Ergin Aydın, Trabzon’da çok önemli yatırımların yapıldığı belirterek, "Her bir Ortahisar’lı vatandaşın oyuna talibim. Seçimi vatandaşımız ile birlikte kazanacağız, bu şehri birlikte yöneteceğiz" dedi. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi için çalışmalarına devam eden AK Parti Ortahisar Belediye Başkan adayı Ergin Aydın, Ortahisar Kaymakamı Gürkan Demirkale, Ortahisar Belediye Başkanı ve AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Metin Genç, Ortahisar Kaymakamlığı ve Ortahisar Belediyesi çalışanlarını ziyaret etti. Ziyaretlerinde birlikte yönetim vurgusu yapan Başkan adayı Aydın’a, AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Selahaddin Çebi ve parti teşkilat üyeleri de eşlik etti. Yapılan ziyaretin ardından seçim sürecine yönelik değerlendirmede bulunan Aydın, “Gittiğimiz her yerde büyük bir sevgi seli ile karşılaşıyoruz. Vatandaşlarımızın güler yüzü bizleri daha da heyecanlandırıyor. Trabzon’a AK Parti döneminde gerçekten çok önemli ve çok değerli yatırımlar yapıldı. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak yerinde yatırımlarımız bizim dönemimizde de devam edecektir. Vatandaşlarımızın sosyal manada mutluluklarını artıracak, huzurlu, sağlıklı bir ilçede yaşamalarına imkan sağlayacak projelerimizi hayata geçirmek için gün sayıyoruz. AK Parti’nin belediyecilik anlayışı sayesinde, gerek Ortahisar’ımız da, gerekse Büyükşehir’imizde sosyal, kültürel ve sportif manada güzel çalışmalar hayat buldu. Trabzon’umuz bu manada birçok şehrin önünde. Bu bizi ziyadesiyle mutlu ediyor. Bizim amacımız bu hizmet çıtasını bir adım daha ileriye taşımaktır. Bunun gayreti içerisinde olacağız. Şehrimizi genciyle, yaşlısıyla, işçisiyle, esnafıyla, memuruyla her kesimi ile kucaklayıp istişare kültürü içerisinde yöneteceğiz. Yıllarını bu şehirde geçirmiş, bu şehirde yaşamış, bu şehrin her caddesini, her sokağını, her mahallesini bilen kişiler olarak aldığımız hizmet bayrağını daha yukarılara çıkarmayı hedefliyoruz. Günlerdir sahadayız, halkımızın bize olan teveccühü omuzumuzdaki sorumluluğu daha da artırmakta. Desteği ile bizi heyecanlandıran herkese teşekkür ediyorum. 31 Mart akşamı sandıktan zaferle ayrılana kadar seçim çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Her bir Ortahisar’lı vatandaşın oyuna talibim. Seçimi vatandaşımız ile birlikte kazanacağız, bu şehri birlikte yöneteceğiz" ifadelerini kullandı.
Maskeler kaktı, İnfluenza virüsü hortladı
09 Şubat 2024 Cuma - 10:21 Maskeler kaktı, İnfluenza virüsü hortladı Pandemi sonrası maske kullanımının ortadan kalkması ile birlikte İnfulenza virüsünün tekrar hızlı bir şekilde insanlarda yayılmaya başladığı ve bu virüse karşı yaklaşık 3 yıldır bir bağışıklığın fazla oluşamaması nedeniyle vakaların bu dönemde ağır seyrettiği belirtildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İmperial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hava Aydın, solunum yolu virüslerinin özellikle Eylül ayı sonu yani havaların soğumaya başladığı dönemden başlayarak Mart ayının sonuna kadar her yıl etkili olduğunu hatırlattı. Korona virüs salgının atlatılmasının ardından tüm dünyada ve Türkiye’de maske bilincinin ortadan kalktığını ve kullanımının azaldığını dikkat çeken Dr. Hava Aydın ”Riskli yerlerde kullanma döneminden geçtik ve bunu her birey öğrendi. O dönemde koronadan korunurken diğer bir çok solunum yolu virüslerinden de korunmuş olduk. Solunum yolu virüsleri yalnızca insanlarda yaşarlar. Bazıları hayvanlardan insana bulaşır ama yaşam yerleri insanlardır. O nedenle maske kullanılan dönemde onlar yaşamlarını sürdüremediler. Maske alışkanlığımızın tekrar azalmasıyla beraber pandeminin bitmesiyle normale dönüşle beraber bu virüsler tekrar hızlı bir şekilde dolaşıma dönmeye insanlarda yani canlı organizmalarda çoğalmaya ve yaşamlarını tekrar idame ettirmeye başladılar” dedi. “Biz daha önce de grip oluyorduk ama şimdi çok ağır geçirmeye başladık...” Kendilerine gelen hastalardan en çok “Biz daha önce de grip oluyorduk ama şimdi çok ağır geçirmeye başladık” gibi yakınmaları yoğun olarak duyduklarını ifade eden Aydın, “Çünkü bu enfeksiyonlarda yaklaşık 3 yıl gibi bir süre bizlerde yaşamlarını sürdüremediler, çoğalamadılar. İnsanlar yaklaşık 3 yıl gibi bir süreden sonra tekrar bu virüslerle tanıştı. Zaten kalıcı bir bağışıklık bırakmadıkları için bu süre zarfından sonra kişiler tekrar sanki yeri bir virüsle tanışıyormuş gibi vücutlar cevap vermeye başladı. Mesela İnfluenza virüsünün ya da korona virüs gibi nezle yapmanın yanında alt solunum yolu enfeksiyonlarına neden olma yönleri var bazı virüslerin. Geçen sene ondan önceki sene bu sene de özellikle alt solunum yolu enfeksiyonlarına da neden olmasını çok fazla görüyoruz. Nezle ya da hafif seyreden bir grip alt solunum yolunu tutmuyorsa pek gündemimizde olmaz. Biz bu enfeksiyonların alt solunum yolunu tutmasını riskli gruplarda bekleriz. Mesela ileri yaşlarda altta yatan önemli hastalığı olanlarda ya da çok küçük yaş grubunda riskli sonuçlara riskli alt solunum yolu tablolara neden olmasını bekleriz. Son birkaç senedir bu sene de şunu görüyoruz ki; her yaş grubunda olabilen risk grubunda daha ağır seyredebilen alt solunum yolu enfeksiyonu zatürre, bronşit gibi tablolara neden olduğunu görüyoruz. O nedenle bizlerde kliniklerimizde bir hasta nezle ile bile gelse hastanın durumuna göre alt solunum yoluna ilerleyebilir mi? Takibini dikkate alıyoruz” diye konuştu. “Mart sonuna kadar tehlike devam ediyor” “Artan vakalar nedeniyle geçtiğimiz birkaç ay içinde yoğun bakımlarımızda doluluk oranlarımız maalesef tama yakına ulaştı” diyen Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hava Aydın “Her yaş gurubundan hasta yatırdık. Çoğunda yetişkinlerde influenzalar, korona virüsler oldu, RSV virüsleri oldu. Bir azalma var gibi görülse de Mart sonuna kadar tekrar nasıl Korona virüs pikler halinde gittiyse vakaların tekrar artacağını düşünüyoruz. Bu konuda dikkatli olmalıyız. Solunum yolu virüsleri biz onları aldıktan sonra nezle gibi bir tablo yapar. Ağız ve burun boşluğundan girip lenf bezlerinde çoğalan virüsler, sonra kan yolu ile akciğere ve diğer dokulara ulaşıyor. Takipte şunu gördük? Mesela hastalar ‘Nezle geçirdim’ diyor ortalama 5-7 gün sonra akciğerle ilgili semptomlar, bulgular gelişmeye başlıyor. Hastaların bir çoğunda ilk başta bu çok gürültülü bir şekilde bu bulgular gelişmiyor. Mesela bu süreçte çok yüksek ateşi olmayabiliyor çok yüksek öksürükle ilgili sıkıntı olmayabiliyor ve hastalar gelişen tabloyu fark etmeyebiliyorlar. Mesela solunum sıkıntısıyla bize gelebiliyorlar. Geldiğinde akciğerde çok ilerlemiş bir enfeksiyonu tespit edebiliyoruz. Gürültülü tablonun özellikle dört ayağı vardır. Ateş, kuru öksürük, baş ağrısı, kas eklem ağrısı böyle gürültülü bir tablo başlangıcını genelde İnfluenza olarak düşünürüz. Nezle grubu virüsler ise daha biraz basit ama korona gibi biraz İnfluenzayı taklit eder tarzı da olabilir. Nezle, grip evde tedavi edilebilir hastalıklardır. Ama semptomlar uzuyorsa yüksek ateş devam ediyorsa öksürükle ilgili artmış bulgular varsa nefesle ilgili sıkıntılar varsa mutlaka bir aile hekimine ya da uzmana başvurmalarını öneriyoruz. Risk grubundaki hastalar kronik hastalığı olan hastalar 65 yaş üstü olanlar mutlaka grip aşısını yaptırsın. Eylül sonu Ekim başıdır asıl yapılma tarihi ama eğer yaptırmamışlarsa şu dönem biraz geçmiş oluyor yine de yaptırmalarını öneriyorum” ifadelerini kullandı.
Trabzonspor, bu sezon ilk kez geri dönüşe imza attı
09 Şubat 2024 Cuma - 10:09 Trabzonspor, bu sezon ilk kez geri dönüşe imza attı Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası son 16 Turu maçında Gençlerbirliği’ne karşı aldığı galibiyet ile bu sezon ilk kez geriden gelerek kazandı. Trendyol Süper Lig’de yaşadığı sıkıntılı süreci atlatarak istikrarlı sonuçlar almayı arzulayan Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası son 16 Turu müsabakasında deplasmanda karşılaştığı Gençlerbirliği’ni 2-1 mağlup ederek çeyrek finale yükseldi. Trabzonspor, bu sezon Süper Lig’de 24 ve Ziraat Türkiye Kupasında ise 3 maç olmak üzere toplam 27 karşılaşmaya çıktı. Karadeniz ekibi ligde oynadığı 24 maçta 11 galibiyet, 4 beraberlik ve 9 mağlubiyet elde etti. 37 puan ile 4. sırada yer aldı. Bordo-mavililer, bu sezon oynadığı maçlarda geriden gelip maç kazanamadı. Başakşehir (1-1) ve Sivasspor (3-3) maçlarında yenik durumdayken sahadan beraberlikle ayrıldı. Kupada geri dönüşe imza attı, yoluna devam etti Bu sezon Trendyol Süper Lig’de hedeflerinin gerisinde kalan Trabzonspor, Avrupa kupalarına katılma hedefiyle Ziraat Türkiye Kupası’nı müzesine götürmeyi hedefliyor. Bordo-mavililer, Ziraat Türkiye Kupası son 16 Turu maçında Gençlerbirliği karşısında Melih Bostan’ın 14. dakikada attığı golle müsabakayı 82 dakika 1-0 yenik sürdürdü. Eren Elmalı’nın 90+6 bulduğu golle eşitliği yakaladı. Uzatma bölümünde ise Trezeguet’in 105. dakikada bulduğu golle sahadan 2-1 galip ayrıldı ve bu sezon ilk kez bir geri dönüşe imza atarak sahadan galip ayrıldı.
8 yıl önce temeli atılmıştı, bu yıl sonunda bitirilmesi hedefleniyor
08 Şubat 2024 Perşembe - 11:43 8 yıl önce temeli atılmıştı, bu yıl sonunda bitirilmesi hedefleniyor Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) bünyesinde 8 yıl önce temeli atılan 228 yataklı Çocuk Hastanesi projesinin bu yıl sonunda bitirilmesi hedefleniyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde 2016 yılında ihaleye çıkarak temeli atılan Çocuk Hastanesi projesinde sona gelindi. Farabi Hastanesi’nin yanında hizmet vermesi planlanan 228 yatak kapasiteli hastanenin inşaatında yüzde 85’lik fiziki gerçekleme sağlandı. İçerisinde Çocuk Acil, Ameliyathane, Teşhis Üniteleri, Çocuk İzleme Merkezi, Yeni doğan-38 yatak, Yeni doğan cerrahi-8 yatak, Pediatrik yoğun bakım-23 yatak, KİT Ünitesi-15 yatak ünitelerinin yer alacağı hastanenin 2024 yılı içerisinde bitirilmesi planlanıyor. 2025 yılında hizmete açılması hedeflenen hastane projesi ile ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, “Çocuk Hastanesi bizim önem verdiğimiz projelerimizden. Daha önceki yönetim tarafından ihale edildi. Şu anda yüzde 85 oranında bitme durumu söz konusu. Bu yıl bitirmeyi planlıyoruz. Bütçemiz de var. Bu konuda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na teşekkür ediyoruz. Belli bir mali bütçemiz var. Müteahhit tarafında zaman zaman işler aksıyor. Tabii büyük bir yatırım. Hastane 228 yataklı olacak. Bu yıl bitirmeyi düşünüyoruz. Seneye muhtemelen açmayı düşünüyoruz” dedi. Diş Hastanesi projesi yeniden ihaleye çıkacak KTÜ bünyesinde inşaat çalışmaları süren Diş Hastanesi projesinin ise yüzde 85 oranında tamamlandığını belirten Çuvalcı, projenin yeniden ihaleye çıkacağını söyledi. Çuvalcı, “Diş Hastanesi’nde de müteahhit mali sıkıntılardan dolayı ihaleyi iptal ettik. Tekrar ihale hazırlıkları yapıyoruz. Orası da yüzde 85 oranında bitti. Birkaç ay içerisinde tekrar ihaleye çıkacağız. Orayı da daha önce hastane olarak planlamamıştık. Diş Hastanesi Dekanlığa bağlı bir üniteydi. Hastane olarak ihale edeceğiz. Bununla ilgili yeni ihaleye Başhekimlik, Yemekhane gibi birimleri ilave ediyoruz. Muhtemelen bu yıl sonuna doğru veya gelecek yılın başında bitirmeyi düşünüyoruz. Eski yerinden daha nezih ve çağdaş bir Diş Hastanesi’ne kavuşmuş olacağız” ifadelerini kullandı.
Başkan Zorluoğlu’ndan işçilere ek zam müjdesi
07 Şubat 2024 Çarşamba - 15:46 Başkan Zorluoğlu’ndan işçilere ek zam müjdesi Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’ndan işçilere ek zam müjdesi verildi. Geçtiğimiz günlerde işçilere yapılan yüzde 58 oranındaki zam ile birlikte 28 bin lira olan en düşük maaş, imzalanan ek protokol sonrası 31 bin liraya yükseltildi. 5 yıldır işçi-memur ayrımı yapmadan tüm çalışanların yanında olmaya özen gösterdiklerini belirten Başkan Zorluoğlu, “Çalışanlarını memnun etmeyen belediyelerin vatandaşlarını memnun etme imkanı yoktur” dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, Hizmet İş Sendikası ile imzalanan ek protokol ile Trabel, Turkuaz, Tulaş, Trabsu, Kent ve Trabitaş anonim şirketlerinde çalışan 2 bin 620 işçinin yüzünü güldürdü. Geçtiğimiz günlerde yansıtılan sözleşme oranı ve enflasyon farkı ile 28 bin lira olan en düşük maaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu ve Hizmet İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Keskin arasında imzalanan ek protokol ile 31 bin liraya yükseltildi. Maaşlar, personelin yaptığı işin niteliğine, kıdeme ve asgari geçim indirimine göre artış gösterecek. Başkan Zorluoğlu ile uzun yıllardır kurumsal olarak çalıştıklarını belirten Genel Başkan Yardımcısı Keskin, “Kendisi çalışanın ve emekçinin yanında olduğunu bizlere her zaman gösterdi. Ülkemiz zor bir süreçten geçiyor. Biz de çalışan arkadaşlarımızın ücretlerini iyileştirme noktasında sözleşmemizin dışında ek protokol talebinde bulunuyoruz. Tabii ki bu taleplerimize olumlu dönüşler yapan belediye başkanlarımız olduğu gibi kulak arkası edenler de olabiliyor. Elhamdülillah Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız her zaman olduğu gibi bu talebimize de olumlu karşılık verdi. Hem sendikamız hem de şahsi olarak söylüyorum, Murat Zorluoğlu’nu tanıdığıma çok mutluyum” şeklinde konuştu. “Çalışanını memnun edemeyen vatandaşı memnun edemez” Ek protokol töreninde konuşan Başkan Zorluoğlu, 5 yıldır işçi-memur ayrımı yapmadan tüm çalışanların yanında olmaya özen gösterdiklerini dile getirerek, “5 yıl boyunca temel yaklaşımımız memur ve işçi çalışanlarımıza emeklerinin karşılığını vermek oldu. Bu noktada elimizi, gövdemizi taşın altına koyduğumuz çok zaman oldu. Belediyeler bir yandan yatırımcı kuruluşlar, vatandaşlar hizmet bekliyor. Bir taraftan da çalışanlarını memnun etmeyen belediyelerin vatandaşlarını memnun etme imkânı yok. Bunu her zaman böyle gördüm. Belediyemizde çalışan mesai arkadaşlarımız eğer mutlu değillerse bu doğal olarak işe yansıyor. Mutlularsa performanslarının daha da arttığına hep beraber şahit olduk” diye konuştu. “En düşük maaş 28 binden 31 bin liraya yükseldi” Ek protokolle ilgili detay da veren Başkan Zorluoğlu, “Büyükşehir Belediyesi ve TİSKİ Genel Müdürlüğü iştiraklerinde görevli 2 bin 620 tane çalışanımız var. Bu çerçevede sözleşme enflasyon oranında bir artış öngörüyordu. Ocak ayında tekrar değerlendiririz, enflasyon artışının ötesinde bir artış sağlarız demiştik. En son 18 bin civarında minimum maaşımız vardı, yevmiye 537 liraydı. 1 Ocak 2024 tarihinde yevmiye önce asgari ücret olan 666 liraya, sonra buna enflasyon farkını uygulayınca 917 liraya yükseldi. Böylece minimum maaş 28 bin civarına geldi. Bu halde bile bakıldığında yüzde 58 civarında bir artış oluyordu. Şartlarımızı biraz daha zorladık. Sendika yöneticilerimiz bize durumu anlattı, Genel Sekreterimiz bu işi koordine etti. Geldiğimiz noktada tüm imkânları zorlamak suretiyle geçtiğimiz günlerde 917 olarak açıkladığımız yevmiyeyi, kadrolu işçilerimizin yevmiyesiyle eşitlemek suretiyle 995 liraya çıkararak en düşük şirket çalışanımızın maaşını da 31 bin 100 liraya yükseltmiş oluyoruz. Dolayısıyla daha önce açıkladığımız 28 bin bandını 31 bin bandına yükseltmiş oluyoruz. Buna sorumluluk, kıdem, asgari geçim indirimi eklendikten sonra ücret farklılaşacak” ifadelerini kullandı. Sözlerinin sonunda kadrolu personelle ilgili de çalışma yürütüldüğünü belirten Başkan Zorluoğlu, “Kadrolu işçilerimizi de gayret memnun edecek bir rakamı önümüzdeki günlerde açıklayacağız” dedi. Konuşmaların ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu ve Hizmet İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Keskin ek protokol imzalandı.