Yerel Haberler
Trabzon
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:56 Araklıspor’da tarihi cezaya tepki Futbola olan ilgisi ve tutkusu ile bilinen Trabzon’da geçtiğimiz ay Araklıspor ile Beşikdüzüspor arasında oynanan Süper Amatör Lig karşılaşmasının ardından Araklıspor’a verilen ağır cezalar tepkiye neden ıldu. BAL Ligi’ne yükselme adına final niteliği taşıyan Araklıspor-Beşikdüzüspor karşılaşması, 29 Nisan günü Akyazı Stadı’nda oynandı. Hakem kararları zaman zaman tribünlerde tepkilere sahne olsa da herhangi bir olay yaşanmadan karşılaşma 1-0 Araklıspor’un uzatma anlarında bulduğu golle sona erdi. Karşılaşmanın ardından taraflar dostane şekilde sahadan ayrılırken, hakem veya futbolculara saldırı olmadığı, yabancı madde atılmadığı ve statta hiçbir zararın oluşmadığı belirtildi. Ancak maçtan yaklaşık 15 gün sonra Araklıspor camiasına yönelik ağır yaptırımlar uygulanması büyük tepki çekti. 13 kişiye ceza Takımdan 3 futbolcu, 3 yönetici ve 1 antrenörün de aralarında bulunduğu toplam 13 kişiye; 1 yıl hak mahrumiyeti, para cezası, maç günlerinde polis merkezine giderek imza verme zorunluluğu getirildi. İddialara göre kararın gerekçesi olarak taraftarı taşkınlığa teşvik etmek, gerginliğe zemin hazırlamak, güvenlik güçlerine zorluk çıkarmak, itirazlarda bulunmak ve polis uyarılarına rağmen maç sırasında görüntü kaydı almak gibi suçlamalar gösterildi. Konu Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de gündeme gelirken, Araklı Belediye Başkanı Hüseyin Avni Coşkun Çebi karara tepki gösterdi. Başkan Çebi yaptığı açıklamada "Araklıspor finale yaklaştı. Ben de o maçta oradaydım. Taraftarlarımıza, yöneticilerimize, kulüp başkanımıza ve futbolcularımıza çok ağır cezalar verildi. Bu konuda yardım bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:04 Akçaabat’ta GastroFest rüzgarı Trabzon’un Akçaabat ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen Akçaabat GastroFest Sahil Park’ta gerçekleştirilen açılış programıyla kapılarını ziyaretçilere açtı. Karadeniz’in köklü mutfak kültürünü, yöresel üretim değerlerini ve gastronomi turizmini ön plana çıkaran festivalin açılışına Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Faruk Kanca, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, jüri üyeleri, yarışmacılar, şefler ve vatandaşlar katıldı. Festival alanında kurulan yöresel ürün stantları, gastronomi atölyeleri, şef sunumları ve kültürel etkinlikler ziyaretçilerden büyük ilgi görürken; Akçaabat’ın köklü mutfak kültürü bir kez daha ön plana çıktı. Festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Akçaabat’ın sahip olduğu gastronomik değerlerin yalnızca yöresel yemeklerden ibaret olmadığını, aynı zamanda şehrin kültürel hafızasını taşıyan önemli bir miras olduğunu ifade etti. Başkan Ekim "Akçaabatımız doğal güzellikleriyle, kültürüyle, sanatıyla olduğu kadar güçlü mutfak kültürüyle de Karadeniz’in önemli şehirlerinden biridir. Yüzyıllardır aynı sofralarda yoğrulan lezzetlerimiz bugün bizlere sadece bir tat değil aynı zamanda bir kimlik sunmaktadır. Akçaabat Köftemizden un helvamıza, kuymaktan ekşi tarhanamıza kadar her ürünümüz bu toprakların emeğini, bereketini ve kültürünü taşımaktadır" dedi. Coğrafi işaret çalışmalarına da değinen Başkan Ekim, "Akçaabat Köftesi ve Akçaabat Un Helvası’nın coğrafi işaretleri alınmıştır. Bunun yanında Akçaabat Ekşi Tarhanası, Akçaabat Güz Fasulyesi, Akçaabat Haşlaması, Akçaabat Kabaklı Mısır Ekmeği ve Akçaabat Sülfanı için de coğrafi işaret başvurularımız yapılmış olup süreçler devam etmektedir. Çünkü biz biliyoruz ki coğrafi işaret yalnızca bir belge değildir; o ürünün hikâyesini, emeğini, geçmişini ve geleceğini koruyan çok önemli bir değerdir" diye konuştu. Kuymak show "Kuymak Adam" olarak bilinen Serhat Kasap tarafından canlı kuymak yapımı ve ikram programı festival alanında büyük ilgi gördü. Vatandaşlar dev kazanlarda hazırlanan kuymağın tadına bakarken festival alanında renkli görüntüler oluştu. Festival kapsamında şefler tarafından gerçekleştirilen uygulamalı sunumlarda Karadeniz mutfağının yöresel lezzetleri ve modern sunum teknikleri vatandaşlarla paylaşıldı. Festivalin ilk gününde düzenlenen Genç Şefler Yarışması da ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi. Akçaabat GastroFest, 16 Mayıs Cumartesi günü de Akçaabat Sahil Park’ta lezzet ve kültür dolu etkinliklerle devam edecek. Festivalin ikinci gününde de workshoplar, gastronomi söyleşileri, yöresel lezzet sunumları, sahne etkinlikleri ve çeşitli yarışmalar vatandaşlarla buluşacak.
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:30 Torununu öldüren damada verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını az buldu Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde boşanma aşamasındaki 2 yıllık eşi Sinem Somun’u tabancayla vurarak öldüren ve müdahale için olay yerine gelen bir bekçiyi de yaralamaktan tutuklanan şahıs, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Anneanne Gülizar Topaloğlu, "Bu ceza az oldu, 2 kez ağırlaştırılmış ceza verselerdi içim ancak soğurdu" dedi. Olay, 31 Temmuz 2025 akşamı Beşikdüzü ilçesi Adacık Mahallesi’nde yaşandı. Hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu 2 yıllık eşi Sinem Somun’un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanındaki tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Şüpheli, kaçmaya çalışırken olay yerine gelen bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun, Giresun’un Eynesil ilçesinde toprağa verildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop’ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu sanık Ali Eren Somun hakkında ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’, ’zincirleme tehdit’, ’yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs’ ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında bugün 3’üncü kez Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. "Ben tahliyemi talep etmiyorum, zaten cezalandırılmam gerektiğini düşünüyorum" Tutuklu olduğu Elazığ’daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılan sanık Somun savunmasında, "Ben tahliyemi talep etmiyorum. Zaten cezalandırılmam gerektiğini düşünüyorum. Suçum yok demiyorum. Olay tamamen kazaydı. Tabancamdan çıkan kurşunla eşim öldü. Sakince kendimi savunuyorum. Acılar var, benim de acım var. Ben karıma hiçbir zaman el kaldırmadım. Acımı yaşıyorum. Koğuşta eşimin resmini saklıyorum. O gün Sinem’i öldürmek için yeterli vaktim vardı. Öldürecek olsam kanıt bırakmaz şekilde öldürürdüm. Ailesine gönderdiğim mektupta tehdit yok. Sadece eşim Sinem’i kendi aile mezarlığımıza defnetmek istediğimi söyledim. Adil bir yargılanma istiyorum. Yargılanmamın adil olmadığını düşünüyorum" dedi. Sesini duymak istemeyip salondan ayrıldılar Somun’un konuşması sırasında duruşmada bulunan anneanne Gülizar Topaloğlu ve dede Ali Hayri Topaloğlu, salondan ayrıldı. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Ali Eren Somun’u ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse, bekçi Emrah Erata’ya yönelik eyleminden de kamu görevlisini yaralamaktan 2 yıl 2 ay ve ruhsatsız ateşli silah bulundurmaktan 3 yıl hapis cezasına çarptırdı. Cezayı az buldu Verilen karar sonrasında açıklamalarda bulunan Sinem Somun’un anneannesi Gülizar Topaloğlu, "Bu ceza az oldu. 2 kez ağırlaştırılmış ceza verselerdi içim ancak soğurdu. Ben bu cezaya karşıyım. Bu ceza çok az oldu. Ben kızımı kaybettim. Anlatacak başka ne var? 2 kez ağırlaştırılmış ceza verselerdi içim soğumuş olurdu" dedi. Sinem Somun’un avukatı Ozan Karagöz ise, "Mahkeme tehdit suçuna yönelik bir hüküm kurmadı. Bu karara karşı istinaf yoluna başvuracağız, süreci göreceğiz. Bu yönüyle bizim açımızdan, Sinem yönünden ağırlaştırılmış müebbet istediğimiz bir sonuçtu. Gerek bekçi arkadaşımız gerekse de tehdit suçu yönünden itiraz hakkımızı kullanacağız" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Tevfik Özlü: “Spora başlamadan önce akciğer testi yapılması hayati önemde”
07 Şubat 2024 Çarşamba - 11:56 Prof. Dr. Tevfik Özlü: “Spora başlamadan önce akciğer testi yapılması hayati önemde” Gerek çocuklarda gerekse de yetişkinlerde düzenli spora başlamadan önce akciğer solunum fonksiyon testinin mutlaka yaptırılması gerektiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Yüzme, futbol, basketbol, voleybol, güreş, boks, atletizm gibi rekabetçi dallarda amatör spora başlayan veya başlamak isteyen kişiler, akciğer sağlığı ve hastalıkları bakımından klinik olarak değerlendirilmeli ve solunum fonksiyonları ölçülmelidir” dedi. Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, spor yaparken sorun yaşanmaması adına öncesinde yaptırılması gereken akciğer testleri hakkında bilgilendirmede bulundu. Spor sırasındaki ani ölümlerin yüzde 2’sinin akciğer hastalıklarına bağlı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Astım, KOAH, akciğer sertleşmesi, göğüs duvarının yapısal bozuklukları, bronşektazi gibi akciğer hastalıkları egzersiz performansını azaltabilir. Özellikle rekabetçi sporlarda ciddi sorunlar, hatta hayati tehlike bile ortaya çıkabilir” diye konuştu. “Gençlerin yanı sıra ileri yaştakiler de dikkat etmeli” Solunum testleri ile fonksiyon bozukluklarının derecesinin belirlendiğini kaydeden Prof. Dr. Özlü, “Yüzme, futbol, basketbol, voleybol, güreş, boks, atletizm gibi rekabetçi dallarda amatör spora başlayan, başlamak isteyenlerin akciğer sağlığı ve hastalıkları bakımından klinik olarak değerlendirilmesi ve solunum fonksiyonlarının ölçülmesi, spor sırasında/sonrasında solunumsal sorunların yaşanmaması açısından güvenli bir adım olacaktır. Bu, sadece gençler için değil, ileri yaşta spora başlayacak erişkinler için de çok önemlidir. Solunum fonksiyon testleri kolay uygulanabilen, hemen sonuçları alınabilen, akciğerin fonksiyonel kapasitesini gösteren testlerdir. Derin ve güçlü bir nefes alıp verme manevrasıdır. Bebekler ve iletişim kurulamayan küçük çocuklar dışında hemen her yaştaki kişilere solunum testleri yapılabilmektedir. Spirometrik ölçümler, statik ve dinamik akciğer volümlerinin ölçülmesi, diffüzyon ölçümü gibi farklı solunum fonksiyon testleri ile akciğer fonksiyonları değerlendirilmektedir” ifadelerini kullandı. “Olimpiyatlarda derece almış astımlı sporcular var” “Astım gibi bir hastalığım teşhis edilirse spor yapamam” diye düşünerek gerekli sağlık kontrollerinden kaçınmanın yanlış bir kanı olduğunu belirten Prof. Dr. Tevfik Özlü, tanı konulması durumunda bile hekimin önerilerine uyularak spor yapılabileceğini dile getirdi. Prof. Dr. Özlü, “Tedavi ve önerilere uyarak bir akciğer hastalığınız olsa bile, yine de sporunuzu güvenli olarak yapabilirsiniz. Olimpiyatlarda derece almış astım hastası sporcular vardır” şeklinde konuştu.
Hamsi artık kayıplarda
07 Şubat 2024 Çarşamba - 11:28 Hamsi artık kayıplarda Karadeniz’de balıkçılık sezonunda bereketli hamsi avı yaşanırken, son günlerde bu bolluktan eser kalmadı. Trabzon Balık Hali’nde tezgâhlarda hamsinin yerini ağırlıklı olarak istavrit almaya başladı. Dün kilosu 75 TL’den satılan istavrit bugün 60 TL’den satılırken, balıkçılar hamsiden tamamen ümit kestiklerini belirtti. Balıkçı esnafı Cem Yazıcı, hamsinin artık bittiğini kaydederek, "Hamsi tamamen bitti. Şimdi yeni yeni istavrit sezonu başladı diyebiliriz. İstavrit bol, dün fiyatı 75-80 TL idi, bugün 60 TL. İlerleyen günlerde 50 TL’ye kadar geriler diye tahmin ediyorum. Artık bu sene itibarıyla hamsiden ümidimizi kestik. Vatandaşlar bu sezon bol bol hamsi yedi. Bu sezon hamsinin 5 kilogramını 100 TL’ye sattığımız günler bile oldu. Balık çeşitlerimizin fiyatları ise sargan 200 TL, palamut 75- 100 TL. Ramazan’dan sonra sezonu tamamen bitiririz diyebiliriz, ondan sonra yaz balıkçılığı başlar. Bu sezon hamsinin bitmesiyle birlikte sezon bitti diyebiliriz” dedi. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış ise, hamsinin olmamasının işlerini olumsuz etkilediğini kaydederek, “Hamsi sezonu bitmiş gibi görünüyor. Fiyatlarımız istavrit 60 TL, mezgit 100 TL. Sezon sonuna yaklaştık, sezon bitiminde yaz balıkçılığına devam edeceğiz. Tezgâhların demirbaş balığı hamsidir, hamsi olmadığından dolayı sıkıntı çekeriz” diye konuştu. Balıkçı esnaflarından Gökmen Aydın ise, “Hamsi yavaş yavaş bitiyor. Fiyatlarımız hamsi 100 TL, istavrit 60 TL, uskumru 125 TL, iri istavrit 125 TL, sargan 200 TL, tirsi 150 TL, somon 150 TL, alabalık 125 TL. Artık sezon sonuna doğru yaklaşıyoruz. 15 Nisan’da sezon bitiyor” ifadelerini kullandı.
Trabzonspor kupada moral arıyor
07 Şubat 2024 Çarşamba - 11:04 Trabzonspor kupada moral arıyor Trendyol Süper Lig’de bu sezon beklentilerin gerisinde kalan ve 5 maçtır kazanamayan Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda Gençlerbirliği karşısında moral arayacak. Trendyol Süper Lig’de galibiyete hasret kalan Trabzonspor, gözünü Ziraat Türkiye Kupası’na çevirdi. Ligde beklentilerin gerisinde kalan bordo-mavililer, Ziraat Türkiye Kupası 16 Turu’nda deplasmanda 1. Lig ekiplerinden Gençlerbirliği ile yarın saat 17.30’da karşılaşacak. Hedef Avrupa Süper Lig’de şampiyonluk umutlarını gelecek sezona bırakan Trabzonspor, bu sezon Avrupa kupalarına katılmayı hedeflerken, diğer taraftan ise Türkiye Kupası’nı müzesine getirmek istiyor. Avcı yönetiminde Süper Lig şampiyonluğu ve Süper Kupa kazanan Karadeniz ekibi, bu sezon Türkiye Kupası’nı kazanmayı hedefliyor. Daha önce 9 kez kazandı Trabzonspor, Türkiye Kupası’nı daha önce 9 kez müzesine götürdü. Bordo-mavililer, Türkiye Kupası’nı ilk olarak 1976-1977 sezonunda kazandı. Çift maçlı eliminasyon sistemine göre oynanan final maçında Trabzonspor, Beşiktaş’ı ilk maçta 1-0 yenerken, rövanş da 0-0 tamamlandı. Bordo-mavililer, 1977-1978, 1983-1984, 1991-1992, 1994-1995, 2002-2003, 2003-2004, 2009-2010 ve son olarak 2019-2020 sezonunda kupa sevinci yaşadı. Avcı’nın eksik kalan kupası Trabzonspor’un başında ilkleri yaşayan Abdullah Avcı, Karadeniz temsilcisiyle Süper Lig şampiyonluğu ve iki kez de Süper Kupa kazandı. Avcı’nın kariyerinde eksik kalan ise Türkiye Kupası. Bu sezon Süper Lig’de zor günler geçiren Avcı, bordo-mavililerin başında kariyerinde eksik kalan kupayı kazanmak isterken, ayrıca kupayı Trabzonspor’un müzesine de 10. kez getirmeyi hedefliyor.
Thomas Meunier, Trabzon’da
06 Şubat 2024 Salı - 20:08 Thomas Meunier, Trabzon’da Trabzonspor, Almanya’nın Bundesliga ekiplerinden Borussia Dortmund forması giyen savunma oyuncusu Thomas Meunier’e Trabzon’a getirdi. Trabzonspor, ara transfer çalışmaları kapsamında prensip anlaşmasına vardığı Thomas Meunier’i saat 19.30 sıralarında Trabzon’a getirdi. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Thomas Meunier, havaalanına gelen taraftarlara teşekkür etti. Trabzonspor ile yaptıkları görüşmelerin hep olumlu geçtiğini belirten Meunier, "Buraya gelmeden öncede hocamızla da videolu bir görüşme yaptık. Orada duyduğum kelimeler, hocamızın bana ifadesi ve kulübün projesi beni çok mutlu etti. Projeleri duyduktan sonra çok fazla düşünmeme gerek kalmadı. Daha önce Denswil ile aynı takımda oynamıştık onunla da görüşmelerim oldu. Daha önce Süper Lig maçlarını takip etme fırsatım olmuştu. Takımın iyi bir gruptan oluştuğunun bilincindeyim. Takımımız zirve mücadelesi veren, iki yıl öncede şampiyonluğu kazanmış bir takım. İstanbul takımlarına karşı zirve mücadelesi veren bir takım ve bende burada buna önemli bir şekilde destek vermeye çalışacağım" ifadelerini kullandı. Önemli bir kariyerden sonra Türkiye’yi ve Trabzonspor’u tercih etmesiyle ilgili olarak ise Meunier, "Takımımızın aradığı profil olarak ve takıma liderlik edebilecek, tecrübelerimi genç oyunculara aktarabilecek birini arıyordu. Bende hocamızla yaptığımız görüşmelerde ve takımımızın projesini duyduktan sonra çok fazla soru işareti kafanızda kalmıyor" dedi. Belçikalı futbolcu, taraftarların sevgi gösterileri arasında kendisini bekleyen araca binerek konuklayacağı otele geçti. Oyuncunun sağlık kontrollerinin ardından resmi sözleşmeye imza atması bekleniyor.
Trabzon’da "6 Şubat: Neler Öğrendik" konulu panel düzenlendi
06 Şubat 2024 Salı - 19:03 Trabzon’da "6 Şubat: Neler Öğrendik" konulu panel düzenlendi Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) "6 Şubat: Neler Öğrendik" konulu panel düzenlendi. KTÜ Prof. Dr. Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Trabzon Emniyet Müdürü Murat Esertürk, Sahil Güvenlik Doğu Karadeniz Grup Komutanı Binbaşı Aytaç Bayırlı, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Panelin açılışında bir konuşma yapan KTÜ Rektörü Çuvalcı, depremden 11 ilde, 14 milyon kişinin etkilendiğini belirterek, “35 bin bina yıkıldı, 300 bin bina da ağır hasarlı. Maddi yıkımdan önce insan kaybı çok önemli. 53 bin şehidimiz var, az değil. Bizim de 7 öğrencimiz rahmetli oldu, 20 yaşında gençler. Biri hatta Suriyeli, yabancı öğrencimizdi. Allah rahmet etsin, mekanları cennet olsun. Yakınlarına sabırlar diliyorum” dedi. Trabzon Valisi Aziz Yıldırım ise yaptığı konuşmada, “Binlerce insanın hayatını kaybetmesi, binlercesinin sakat kalması ve bu durumun yıllara yayılacak olan psikolojik, sosyolojik ve ekonomik boyutlu etkisi önümüzdeki dönemde toplumda daha çok hissedilecektir. Bu yıkıcı depremler bizleri devlet ve toplum olarak afetler konusunda her an hazırlıklı olmamız gerçeğiyle bir kez daha yüz yüze getirmiştir” diye konuştu. 11 ilde ağır bir yıkıma, on binlerce can kaybına neden olan depremlerin afet yönetiminin önemini bir kere daha ortaya koyduğunu ifade eden Vali Yıldırım, “Yaşadığımız büyük felaket devlet ve millet olarak büyük bir fedakarlık ortaya koymamıza rağmen doğal afet öncesi ve sonrasında yapılması gerekenler konusunda hâlâ bazı eksikliklerimiz olduğunu, muhtemel afetler konusunda sürekli bir teyakkuz halinde olmamız gerektiğini bizlere bir kez daha göstermiştir. Deprem ve afet kuşağında bulunan ülkemizde; afet bölgesi için büyük önem taşıyan haberleşme ve ulaşımla ilgili sorunların çözümü, merkezi yönetim ve deprem bölgesindeki yerel yönetimler arasında sağlıklı iletişim, altın saatler olarak bilinen ve depremde zarar gören insanların kurtarılması için yaşamsal önem taşıyan ilk saatlerin sağlıklı değerlendirilmesi, yardım için bölgeye ulaşmaya çalışan profesyonel arama kurtarma faaliyetlerinin koordinesi, bölgedeki öncelikli ihtiyaçların belirlenmesi ve bölgeye nakli, her yerden deprem bölgesine akın eden gönüllüler, iş makineleri ve ekipmanın organizesi, yetkili birimler arasında eşgüdüm ve ekip çalışması tecrübesinin geliştirilmesi gibi çok yönlü çalışmaları içeren afet yönetimi konusunda kendimizi sürekli yenilememiz ve geliştirmemiz gerekiyor. Bugün Karadeniz Teknik Üniversitemizde düzenlenen ‘6 Şubat: Neler Öğrendik’ paneli genel olarak afetler, özel olarak depremler konusunda çok önemli tespit ve çözüm önerilerini bizlere sunacaktır. Bu tespit ve çözüm önerileri inanıyorum ki bizlere afet yönetimi konusunda rehber olacak, ışık tutacaktır” şeklinde konuştu. “Böyle bir büyük devletlik, bakış açısı, anlayış dünyanın hiçbir yerinde yok” 75 bin evin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımlarıyla temsil edildiğini hatırlatan Vali Yıldırım, “Daha binlercesi yapılacak. Orada dışarıda kalan afetzede olmaksızın bunun sağlayana kadar devam edecek. Herkesin başını sokacak bir yuvası olacak. Böyle bir büyük devletlik, bakış açısı, anlayış dünyanın hiçbir yerinde yok. Varsa hodri meydan demiyorum konuşalım bende öğreneyim. 5 tane büyük depremde bizzat çalıştım. 1999 yılından beri deprem çalışıyorum. Japonlarla birlikte çalıştım. Eğitim aldım, eğitim verdim. Şunu gördük ki dünyada afete uğrayan küçük devletler fazla yardımcı olamıyorlar. Başkalarından yardım bekliyorlar. Büyük devletlerde sigorta sistemi üzerine çalışıyor. Birazcık yardım ederse ediyorlar o dönem geçtikten sonra her biriniz başınızın çaresine bakıyorsunuz. Bizim devletimiz öyle değil. Bu aradaki farkın çok iyi anlaşılması lazım. Nereden bu devlet diyenler var ya söyleyebilirler belki ama devlet burada. Her an yanlarında. Her türlü ihtiyaçlar karşılandı” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Dilek Beyazlı’nın moderatörlüğündeki programda AFAD İl Müdürü Ömer Kıratlı, KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Adanur, KTÜ Mimarlık Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ayhan Karadayı, KTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Özgenç Akın ve şehir plancısı Berna Kara tarafından sunum yapıldı.
Deprem bölgesinde fay hattı üzerindeki karayolları ve havalimanlarını inceledi, rapor hazırladı
06 Şubat 2024 Salı - 11:12 Deprem bölgesinde fay hattı üzerindeki karayolları ve havalimanlarını inceledi, rapor hazırladı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin etkili olduğu illerde Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Vefa Akpınar, fay hattı üzerindeki karayolları ve havalimanlarında incelemelerde bulunarak bir rapor hazırladı. Hasarlı binaların yanı sıra fay hattı üzerindeki karayolu ve havaalanlarında inceleme yapan Prof. Dr. Muhammet Vefa Akpınar, "Depremlerde gündeme sadece binaların gelmesi beni biraz üzüyor. Diğer alt yapılarında deprem bölgelerinde ivedikli olarak tamir görüp hizmete açılması deprem yaralarımızı önemli ölçüde saracaktır” dedi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ilde büyük yıkıma neden olurken, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden uzman akademisyenler deprem bölgelerinde incelemelerde bulundu. Fay hattı üzerindeki karayolu ve havalimanlarını incelemelerde bulunarak rapor hazırlayan Prof. Dr. Muhammet Vefa Akpınar, “Deprem bölgelerindeki yapıların gündemde olması bence depremin çok küçük parçası. Yapılar sadece binalardan betonarme, kerpiç, tuğla binalardan değil aynı zamanda ulaşım ağlarından bahsetmek istiyorum. Özellikle bu konuda Ulaştırma Bakanlığı Altyapı Müdürlüğü’nün çok güzel çalışmaları var. Son yıllarda yaptıkları güzel çalışma var biz de onların bir parçasıyız. Havaalanları, beton kaplamalar, lojistik merkezler, demiryolları için bire bir ölçekli yapılan tek tesisti Türkiye’de ve dünyada sayılı tesislerden birisi kurduk. 2009 yılından beri faaliyetteyiz. Farklı üniversitelerle ama özellikle Ulaştırma Bakanlığı Altyapı Genel Müdürlüğündeki arkadaşlarımızla ortak çalışmalarımız var. Antakya’daki havaalanımız yaklaşık bir hafta kapalıydı. Burada acil eylem planlaması yapılmış olsaydı bir hafta boyunca ağır yaralılar ivedilikle olarak en yakınındaki tam teşkilatlı hastanelerimize gidebilecekken birçok insanımız kurtulacakken bu havaalanımızda orta kısımlarındaki hasardan dolayı hiçbir uçağımız inemedi. Dolayısıyla depremlerde gündeme sadece binaların gelmesi beni biraz üzüyor. Diğer alt yapılarında deprem bölgelerinde ivedikli olarak tamir görüp hizmete açılması deprem yaralarımızı önemli ölçüde saracaktır. Bizim bu konuda çok güzel çalışmalarımız var özellikle havaalanı kaplamalarında. Havaalanlarında üç saat gibi kısa zamanda bozulan arızalanan yerleri biz trafiğe açabiliyoruz. Antakya’daki deprem bölgesinde yaptığımız çalışmalarda özellikle karayollarımız neredeyse ortadan karpuz gibi yarılmıştı. Antakya’dan Reyhanlı’ya giden ana yolumuz tamamen fay hattına yakın olduğu için bozulmuştu, hizmet dışı kalmıştı. Birçok yaralılar bu hastanelere gidemedi. Ulaşım alt yapılarındaki tasarımlar teknik şartnameler deprem yönetmenliğinden daha ziyade Amerikan teknik şartnamesindeki apaklar, formüller, tablolar kullanılarak yapılmakta. Bu konuda önemli bir eksiklik görmekteyim. Ulaştırmadaki bu yapıların üst yapı alt yapının deprem analizlerine göre yeniden teknik şartnameler vize edilmesi durumunda burada bizim üniversite hocalarına büyük görev düşüyor. Üniversite hocalarımız maalesef bu konuda depreme dayanıklı yolların tasarımı üzerine çok çok az çalışma var. Biz bu çalışmamızı 2009 yılından beri yapıyoruz. O konuda farklı üniversitedeki hocalarımızla iş birliğimiz var. Havaalanları bizim özel ilgi alanlarımız” şeklinde konuştu. “Depremlerden inşallah ders almışızdır; Maalesef Elazığ, Van, Kocaeli buralardan ders aldığımızı düşünmüyorum” Deprem bölgelerindeki bilirkişi heyetlerinin hazırladıkları raporlarda soru işaretleri olduğuna dikkat çeken Akpınar, “Bilirkişilik hususu çok önemli bir konu. Üç farklı zamanda giden bilirkişi heyetlerinin farklı raporları olabiliyor. İlk gelenler genelde ağır hasar verdiklerini sonra gelen orta daha sonra gelenler ise hafif hasarlı rapor verebilmektedir. O konuda da çok ciddi soru işaretimiz var. Neyi referans alaraktan bir binanın ağır hasarlı olduğuna karar vermek önemli bir husus. Biz istiyorum ki, bunlar uygulanabilirliğini kanıtlamış olması lazım. Bu konuda inşaat mühendisleri odalar birliği, üniversiteler, Bakanlığımızın ortak çalışmalarıyla belki de çok hızlı bir binanın hasar durumunu tespit edecek bir yazılım programı olmasında fayda var. Çünkü araziye giden bilirkişilerin tecrübesi kadar rapor değer kazanıyor. Yapıda çok sayıda uzman hocamız da var uzman mühendislerimiz de var. Fakat buradaki abakların formüllerin teknik şartnamenin gerçekte ne kadar ağır hasarı doğru tespit ettiği üzerine ciddi çalışmalar ihtiyaç var diye düşünüyorum. Benim çalıştığım konu ise ulaştırma kısmı bizim çalışmalarımız bire bir. İki tane TÜBİTAK projemizden aldığımız cihazlarla bir yol havaalanı kaplamasınınım deprem yükleri etkisi altında birebir ölçekli simile edip bunda teknik şartnamenin hangi konularda eksiklikler var tespit edip bunları güçlendirme yönünde çalışmalarımız devam etmektedir. Depremlerden inşallah ders almışızdır. Maalesef Elazığ, Van, Kocaeli buralardan ders aldığımızı düşünmüyorum. Almış olsaydık şu an özellikle Antakya, Hatay bölgemizde bu karmaşalık olmayacaktı diye düşünüyorum. Kendi açımdan açıkçası sistematik bir çalışma göremedim. Devletimiz gerçekten güçlü, elinden gelen tüm imkânları seferber etti çok muazzam para harcandı. Çok kısa zamanda yapıldı. Bunların yurt dışında bu kadar hızlı yapılacağını düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
Trabzonspor camiasında hakemlere tepki dinmiyor
06 Şubat 2024 Salı - 11:00 Trabzonspor camiasında hakemlere tepki dinmiyor Ankara Trabzonsporlu İş İnsanları ve Bürokratları Derneği Başkanı Süleyman Adanur, Beşiktaş-Trabzonspor maçının hakemlerine eleştiride bulunarak, "Gördüklerini değil, zihinlerindekini uygulayan bu hakemlerden Türk futbolu bir an önce kurtulmalı" dedi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında deplasmanda Beşiktaş’a 2-0 mağlup olan Trabzonspor’da, maçın hakemi Arda Kardeşler ile VAR’da görev alan Alper Çetin’e tepkiler sürüyor. Ankara Trabzonsporlu İş İnsanları ve Bürokratları Derneği Başkanı Süleyman Adanur da Beşiktaş - Trabzonspor karılaşmasının ardından açıklamalarda bulundu. Trabzonspor’un son haftalarda bilinçli bir organizasyonla karşı karşıya kaldığını aktaran Adanur, "Sahada gördüklerini değil zihinlerindekini uygulayan bu hakemlerden Türk futbolu bir an önce kurtulmalı. Hakemlerin göz göre göre Trabzonspor’u katletmesinin cezası ömür boyu yeşil sahalardan men olmalı. Hakemler adeta Trabzonspor’u daha da aşağıya çekmek için sahaya çıkmışlar. Kuralları işletmeyen, gördüklerini çalamayan, yalnızca kafasına göre düdük çalan bir hakem oluşumu, yapılan tüm emekleri gasp ediyor" ifadelerini kullandı. "Trabzonspor bu geçiş dönemini güçlü bir şekilde atlatacaktır" TFF yöneticilerine istifa çağrısında bulunan Adanur, "Ekonomik olarak bu kadar harcamanın yapıldığı ligde hakem kararlarının bu kadar tartışılması yatırım yapan kulüpleri de mali yönden çıkmaza sokuyor. Bu hakemlerle Türk futbolunun marka değeri yukarıya değil aşağıya doğru inmeye mahkumdur" şeklinde konuştu. Trabzonspor’un yaşadığı sıkıntılı dönemlerden her zaman çıkmasını bildiğini de belirten Süleyman Adanur, "Trabzonspor bu geçiş dönemini güçlü bir şekilde atlatacaktır. Yapılan hatalardan dersler çıkarılmıştır. Camia olarak zor günler geçiren takımın yanında olarak desteğimizi her zamankinden daha çok vermeliyiz "ifadelerini kullandı.
Başkan Ekim seçim gezilerini sürdürüyor
06 Şubat 2024 Salı - 10:14 Başkan Ekim seçim gezilerini sürdürüyor Akçaabat Belediye Başkanlığı’na yeniden aday gösterilen mevcut Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, seçim çalışmalarına hızlı başladı. Akçaabat Belediye Başkanı olarak görev yaptığı süre içerisinde temel belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra sık sık vatandaşlarla, esnafla, genç yaşlı, kadın erkek tüm Akçaabatlılarla bir araya gelen Başkan Ekim, seçim çalışmalarına Akçaabat’ın Akçakale, Mersin ve Darıca mahallelerinden başladı. Akçakale, Mersin ve Darıca Mahallelerinde yediden yetmişe mahalle sakinleriyle bir arada gelen Başkan Ekim’e AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu, AK Parti Akçaabat İlçe Başkanı Muhammet Ali Yılmaz ve AK Parti Akçaabat İlçe Teşkilatı eşlik etti. Adaylığının açıklandığı günün ertesi gününde mahalle ziyaretlerine kaldığı yerden devam eden Başkan Ekim’i gittiği her yerde büyük bir kalabalık karşıladı. Mahalle ziyaretlerinde vatandaşlarla Hasbihal eden Başkan Ekim, “Biz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açtığı yoldan azim ve gururla yürümeye gayret ediyoruz. Kutlu davamıza da Akçaabat’ımıza da gönül verdik; gönül belediyeciliğini halkımızla buluşturduk. Biz, belediyeciliği 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Cumhurbaşkanımız, Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’dan öğrendik. Bu minvalde geride bıraktığımız 5 yılda, şehrinizin gelişimine tüm hemşehrilerimiz tanıklık etti. Alt yapıdan üst yapıya, kültürden sanata, spordan turizme, ulaşımdan tarıma ve eğitime kadar bir çok alanda Akçaabat’ımıza mega projeler kazandırdık; kazandırmaya da devam edeceğiz. Şehrimizin en ücra köşesine dahi hizmet götürmeye, çalınmadık kapı bırakmamaya hemşehrilerimize söz verdik. Görev sürem boyunca verdiğim sözleri bir bir yerine getirme çabası içerisinde oldum. Kıymetli hemşehrilerim, önümüzde 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Yerel Seçimleri var. Bu seçimlerde sizlerin teveccühü ile yeniden ‘Bismillah’ diyeceğiz. Tüm işlerimizi tamamlayacağız; daha fazlasını da şehrimize kazandıracağız. Bizim gücümüz halkımız; sevdamız Akçaabat’ımız. Sizlerin sevgisi ve desteğiyle Allah’ın izniyle şehrimiz için hep ileriye daima ileriye” dedi.
Trabzon’da "Tarımsal Üretimin Planlaması" konuşuldu
05 Şubat 2024 Pazartesi - 13:23 Trabzon’da "Tarımsal Üretimin Planlaması" konuşuldu Trabzon Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ev sahipliğinde Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz’ın katıldığı "Tarımsal Üretimin Planlaması" konulu bir toplantı düzenlendi. Tarımsal üretim planlamasının uygulanmasına yönelik “Tarımsal Üretimin Planlanması Yönetmeliği” 14 Eylül 2023’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Yönetmelik kapsamında bitkisel üretim, hayvansal üretim ve su ürünleri alanlarında üretim planlaması çalışmalarına başlanmasıyla beraber yerelden merkeze bir yaklaşım ile kurgulanan planlama sürecinde illerdeki tarımsal üretimle ilgili tüm paydaşların temsil edildiği il teknik komiteleri kuruldu. Bu sebeple Tarım ve Orman Bakanlığı merkez birimleri ile üretim planlamasının uygulayıcısı olarak görülen taşra teşkilatlarının birlikte hareket etmesinin planlama sürecinin başarısı önemli bir yer kapsıyor. Bu bağlamda Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz’ın katılımıyla Trabzon’da "Tarımsal Üretimin Planlaması" konulu bir toplantı düzenlendi. "Türkiye’nin çölleşme haritalarına göre Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bir su sorunu önümüze çıkacak" Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik, "Önümüzdeki yıllarda iklim değişikliğini ve ihracat odaklı ürünleri de baz alarak bir üretim planlaması yöntemine gideceğiz. Onun için de saha çalışmalarımızı 31 Mart’a kadar bitirip sonrasında da üretim planlamasını tamamen planlamış ve uygulamaya geçirmiş olacağımızı düşünüyoruz. Şu anda bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de su sorunu çok önemli. Türkiye’nin çölleşme haritalarına göre Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, bir su sorunu önümüze çıkacak. Onun için o bölgelerde su ile ilgili fazla su tüketmeyen bitkisel üretim ve hayvancılıkla alakalı da fazla su tüketmeyen ırklar ya da küçükbaş hayvanlar ile ilgili projelerimiz var. Bu projeleri 2024 yılında işleme sokacağız ve böylelikle biz de iklim değişikliğine Tarım ve Orman Bakanlığı olarak da hazırlıklı olarak girmeyi düşünüyoruz" dedi. "Hayvanlarda çiçek hastalığı tehdit oluşturmuyor" Artvin’de son dönemde artan hayvanlarda görülen çiçek hastalığının Türkiye’de geneli için bir tehdit oluşturmadığını işaret eden Çelik, "Hayır bir tehdit oluşturmaz. Bakanlığımıza bağlı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’müzdeki arkadaşlarımız sürekli sahadalar. Şap hastalığı ile ilgili söylentiler de daha önce çıkmıştı. Ancak bu yıl Sayın Bakanımızın açıklamasına göre 2024 yılında her yıl iki dönem yapılan şap aşısını üç dönem olarak yapmayı planlıyoruz ve bunun yanında da tabii ki çiçek aşısı sürekli sahada veteriner hekim arkadaşlarımız tarafından uygulanan bir aşıdır. Bunlar münferit olaylardır. Bize zaten bu ihbarlar geldiği anda hemen tedbir alıp gerekli işlemleri yapıyoruz" diye konuştu. Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olarak görülen Jersey ırkı süt sığırları ile ilgili de çalışmaları olduğunu kaydeden Çelik, "Jersey bizim için çok önemli. Karadeniz Bölgesi’nde yapı olarak küçük olmasından ve fındık bahçelerinde yayılmasından dolayı, biz Trabzon’un da içinde bulunduğu 8 ilde cinsiyeti belirlenmiş spermayı ücretsiz olarak veriyoruz etki projesi kapsamında. Yine proje ile Jersey ırkının daha verimli hale gelmesi için ve cinsiyeti belirlenmiş spermaya da devam edeceğiz ve bakanlık olarak da destekleyeceğiz. Buradaki dişi Jersey sayısını gün geçtikçe artırıyoruz yani saf ırkı artırıyoruz ki böyle olunca da buradaki meşhur olan Trabzon tereyağının çok daha kaliteli olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Karadeniz Somonu da gerçekten bizim için çok önemli" Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz ise "Türkiye’de su ürünleri bölgesel ve iller bazında çok dinamik bir yapıya sahip. 2000 yılından bu zamana kadar baktığımızda yüzde 750 büyüyen, aynı zamanda ihracatta da yüzde 850 büyüyen bir sektör. 110 ülkeye su ürünlerini ihraç ediyoruz. Kendisini teknolojik olarak ve gıda sağlığı anlamında sürekli yenileyebilen bir sektör. Karadeniz bizim için çok önemli bir lokasyon. Karadeniz’deki hamsinin yüzde 90’nını Türkiye alıyor. Bu bizim için hem stratejik hem de ekonomik bir ürün. Karadeniz Somonu da gerçekten bizim için çok önemli. Şu anda Batı Karadeniz ve Doğu Karadeniz Bölgesi arasında 2026 yılına kadar 300 bin ton civarında bir üretim potansiyelimiz söz konusu. Şu an 75-80 bin ton civarlarında üretim yapıyoruz. Bu ürünümüzü yurt dışına da ihraç ediyoruz. Karadeniz Somonu bir marka değeridir, gelecekte de bu devam edecektir" ifadelerini kullandı.