Yerel Haberler
Trabzon
Çuvalcı: "Trabzon’a gelen turistlerin kişi başına harcamasını arttırmak öncelikli hedef olmalı" 27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:58:36 Trabzon’a gelen turistlerin sayısından daha çok turistlerin kişi başına harcamasının arttırılmasının hedeflenmesi gerektiği belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan turizmci Barış Çuvalcı, 2025 yılı içerisinde 12 ülkeden Trabzon’a dış hatlardan yaklaşık 429 bin 503 kişinin geldiğini hatırlattı. Uçuşların büyük çoğunluğunun Körfez ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan kaynaklı olduğunu vurgulayan Çuvalcı, "Ancak bu rakamların doğrudan turist olarak değerlendirilmesi doğru olmaz. Bu sayıların tamamını nitelikli turist olarak görmek doğru değil. Para harcayan, şehre katma değer sağlayan gerçek turist sayısına ulaşmamız gerekiyor. Çünkü bu rakamlara gurbetçiler, iş seyahatleri, mülk sahipleri, KKTC uçuşları, hac ve umre uçuşları da dahil. Gerçek turist sayısının ortaya çıkarılması için veriler ayrıştırılmalıdır. Ancak bu şekilde doğru bir planlama yapılabilir" dedi. 2025 yılı ile 2026’nın ilk üç ayını karşılaştıran Çuvalcı, dış hatlardan gelen yolcu sayısının 20 bin 879’dan 24 bin 944’e yükseldiğini ifade etti. Çuvalcı, "Geçtiğimiz yıl 10 gün Ramazan ayına denk gelmişti. Ayrıca savaşın etkisi de var. Sayılar daha yüksek olabilirdi. Ama önemli olan sayının arkasındaki gerçek etkidir, turistin niteliği ve ne kadar harcadığıdır" ifadesini kullandı. 2025 yılında iç hatlardan gelen yolcu sayısının 1 milyon 510 bin 327 olduğunu belirten Çuvalcı, iç hatlardaki yoğunluğun büyük kısmının gurbetçi ziyaretleri, akraba ziyaretleri, yerel hareketlilik olduğunu, bu nedenle şehre sağlanan ekonomik katkının sınırlı kaldığını dile getirdi. Çuvalcı, gelen turistin kişi başı harcamasının artırılmasının öncelikli hedef olması gerektiğini belirterek, "Sayılardan ziyade kişi başı harcamayı nasıl artırırız, bunu konuşmamız gerekiyor. Bu şehre katma değerli turist getirip burada harcama limitini artırıp şehrin ekonomisine nasıl fayda sağlayabiliriz diye düşünmek gerekiyor. Trabzon Limanı kruvaziyer turizmi açısından önemli bir avantaj sunuyor. Son yıllarda sadece Rusya menşeili Astoria Grande gemisi düzenli sefer yapıyor. 2025 yılında 22 seferle yaklaşık 20 bin turist geldi. Kruvaziyer turisti yüksek harcama potansiyeline sahip. Bir kruvaziyer yolcusu günlük 100 ile 300 dolar arasında harcama yapıyor. Bu da 20 bin yolcuyla 2 ila 6 milyon dolar arasında bir ekonomik katkı demektir" diye konuştu. Barış Çuvalcı, Sümela Manastırı’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesinin Trabzon için büyük bir fırsat olacağını belirterek, "Şehrimizde eğer UNESCO’ya dahil bir tarihi miras olursa bu şehir Kapadokya gibi, Efes gibi liglere çıkabilir. Yani yüksek maliyette, yüksek potansiyelde turist sayısına erişebilir. Eğer şehrinizde UNESCO listesinde bir tarihi eser varsa, daha uzun konaklayan, kültürel ilgi düzeyi yüksek, kişi başı harcaması daha fazla turist gelir. Trabzon için en kritik kazanım budur. Çok turist değil, değerli turist anlamına geliyor. Ama tabii ki yalnızca UNESCO’ya girmek yeterli değil. Ulaşım planınız, ziyaretçi yönetiminiz yoksa, kalite standardı düşükse bu fırsat da elimizden kaçabilir" şeklinde konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:00 Kahverengi kokarcaya karşı mücadelede zehirli mantarlardan yararlanılacak Kahverengi kokarcaya karşı yürütülen mücadelede, böceği enfekte ederek öldüren zehirli mantarlar yeni bir umut olarak öne çıkıyor. Laboratuvarda yüksek etkili bulunan türlerle yerli bir biyolojik ilaç geliştirilmesi hedefleniyor. Türkiye’de 2017 yılında tespit edilen kahverengi kokarca, geniş bir alana yayıldı. Doğal düşmanının bulunmaması ve coğrafi koşulların uygunluğu nedeniyle hızla çoğalan zararlı, bugün tarımsal üretim açısından ciddi bir tehdit haline geldi. 300’ün üzerinde bitkiyle beslenebilen kahverengi kokarca, özellikle fındık başta olmak üzere birçok üründe verim ve kalite kaybına yol açıyor. Sokucu-emici ağız yapısı sayesinde bitkilerin öz suyunu emerek hem bitkiye hem de tohuma zarar veriyor. Zararlıya karşı farklı mücadele yöntemleri uygulanıyor. Kimyasal mücadele ile birlikte biyoteknik yöntemlerde feromon tuzakları kullanılarak böcekler belirli alanlarda toplanıp imha ediliyor. Biyolojik mücadelede ise "samuray arısı" olarak bilinen tür öne çıkıyor. Bu arı, yumurtasını kokarcanın yumurtasına bırakarak zararlının çoğalmasını engelliyor. Tüm bunların yanında böcekle mücadelede yeni yöntemler de geliştiriliyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü tarafından yapılan çalışma ile kahverengi kokarcayı enfekte ederek öldüren mikroorganizmalar üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Özellikle mantar türleri, böceğin üzerine temas ederek enfeksiyon oluşturma özelliğiyle dikkat çekiyor. Laboratuvar ortamında yapılan çalışmalarda bazı mantar türlerinin kahverengi kokarca üzerinde yüksek etkili olduğu tespit edildi. Bu kapsamda, etkili bulunan mantar türlerinden yerli bir biyolojik ilaç geliştirilmesi hedefleniyor. İlacın doğadaki etkinliği ve hedef dışı canlılar üzerindeki etkileri test edildikten sonra üretim ve kullanım sürecine geçilmesi planlanıyor. "Samuray arısı ile yapılan uygulamaların etkili bir sonuç verip vermediğini göremiyoruz" Yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler veren KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, "Maalesef tarımsal açıdan ciddi bir saldırı ile karşı karşıyayız. Kahverengi kokarca 2017 yılında ülkemizde tespit etti. Trakya ve Batum bölgelerinden ülkemize giriş yaptı. Geldiğinde onun bu doğada bir düşmanı yoktu. Dolayısıyla meydan tamamen ona kaldı. Coğrafyamızda böceğin yaşaması için çok uyumlu. Yaklaşık 300’ün üzerinde bitki ile besleniyor. Bu böcek birkaç yıl olmasına rağmen çok ciddi yüksek popülasyona ulaştı. Değişik yöntemlerle zararlı ile mücadele etmek mümkün. Bunlardan bir tanesi kimyasal mücadele. Biyoteknik mücadelede çeşitli çekici kokular kullanılıyor. Feromon tuzakları ile böcekler bir araya toplanarak imha edilir. Bu yöntemler bazen tek başına uygulanabilir olduğu gibi bazen birlikte uygulanması gerekir. En etkili uygulama yöntemi bunlardır. Biyolojik mücadelede ise samuray arısı olarak bilinen arıcığın bu böceğin mücadelesinden kullanılmasıdır. Samuray arısı kendi yumurtasını gidip kokarcanın yumurtasının içerisine bırakıyor. Böylelikle kokarcanın değil samuray arısının yumurtaları çıkıyor. Maalesef böcek çok yoğun bir popülasyona sahip. Biyolojik mücadele noktasında özellikle samuray arısı ile yapılan uygulamaların etkili bir sonuç verip vermediğini göremiyoruz" dedi. "Öldürme etkisi yüksek iki mantardan yerli bir ilaç geliştirmeye hedefliyoruz" İki tür mantarın kahverengi kokarca üzerinde etkisini tespit ettiklerini belirten Demir, "Başka mücadele yöntemlerini de devreye almak gerekir. KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü olarak böcekleri öldüren mikroplar üzerinde çalışıyoruz. İnsanları ve hayvanları öldüren mikroplar varsa böcekleri öldüren mikroplar, bakteriler ve virüsler var. Böceklerle mücadele yöntemini belirlerken böceğin biyolojisi de önemli oluyor. Kahverengi kokarca sokucu emici ağız yapısına sahip. Isırarak beslenmiyor, hortumunu ile sokarak bitkinin öz suyunu veya fındığın içerisindeki yumuşak suyu emiyor. Böylelikle hem bitkiye hem tohumuna zarar veriyor. Sokucu, emici ağız yapısına sahip olduğu için hangi mikropları değerlendirelim noktasında değerlendirme yapıyoruz. Bu durumda mantarlar öne çıkıyor. Mantarların böcekler tarafından yenmesine gerek yok. Mantar sporları böceğin üzerine düşer orada çimlenmeye başlar. Dolayısıyla böcek üzerinde enfeksiyonunu başlatır. Coğrafyamız mantarlar ve böcek için uygun. Biz bunları buluşturalım diye yola çıktık. Öldürücü mantarlarımızla böceği kontrol etmek için harekete geçtik. Elimizdeki 20 mantarla laboratuvar ortamında çalışmaya başladık. Yaptığımız denemelerde özellikle iki tane türün böceğin üzerinde çok etkili olduğunu gördük. Bundan sonra öldürücü etkisini yüksek o iki mantardan yerli bir ilaç geliştirmeye hedefliyoruz. Laboratuvarda etkili olan ilaç doğada etkili olacak mı buna bakacağız. Etkili olacağını düşünüyoruz. Sonrasında bu ilacın yan etki denemesini yapacağız. Bu ilacın hedef dışı organizmalar üzerinde etkili olmasını istemiyoruz. Bunu belirleyeceğiz. Herhangi bir sıkıntı olmaması halinde bu ilacı ilgilenen bir firma ile birlikte ticarileşme noktasında yol yürüyeceğiz. Sonrasında çiftçilerimizin kullanıma sunulacak" şeklinde konuştu. "Maalesef saldırısı ve popülasyon yoğunluğu çok yüksek" Kahverengi kokarca popülasyonun ilerleme ve yayılma aşamasında olduğuna dikkat çeken Demir, "Maalesef saldırısı ve popülasyon yoğunluğu çok yüksek. Özellikle geçen yıl sahadan 8-9 bin böcek topladım. Bazı yerlerde dengelenmiş olabilir ama yeni alanlara hızlı yayılmakta. Yeni alanlar böcek için beslenme ve iklim koşullarının yeniliği demek. Böcek şuan sahip kesiminde bu bizim için bir avantaj. Ama baktığımızda böceğin yüksek rakımlara çıktığını görüyoruz. Risk yüksek. Popülasyon henüz durulma aşamasında değil halen ilerleme ve yayılma aşamasındadır. Ciddi bir durum var. Halk ile birlikte eş zamanlı uygulamalar yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
26 Nisan 2026 Pazar - 16:19 Trabzonspor’da Stefan Savic şoku Trendyol Süper Lig’in 31’nci haftasında deplasmanda Konyaspor ile karşılaşacak olan Trabzonspor, bu maçın hazırlıklarını tamamlarken, bordo-mavililerde kaptan Stefan Savic şoku yaşandı. Trabzonspor, Süper Lig’de deplasmanda oynayacağı Konyaspor karşılaşmasının hazırlıklarını tamamladı. Teknik Direktör Fatih Tekke, yönetiminde taktik ağırlıklı geçen antrenmanla hazırlıklarını tamamlayan Karadeniz ekibinde takım kaptanı Stefan Savic’ten gelen sakatlık haberi moralleri bozdu. Trabzonspor Sağlık Kurulu Başkanı Ahmet Beşir, tecrübeli savunma oyuncusunun sakatlığıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Samsunspor maçında sol bacağının alt kısmında ağrı hisseden Stefan Savic’in yapılan muayene ve görüntülemeleri sonucunda, sol alt bacak iç kısmında kısmi kas yaralanmasına bağlı kanama ve ödem tespit edildi. Oyuncunun tedavisine sağlık ekibi tarafından başlanmıştır." Savic, Batagov ve Okay Yokuşlu kafilede yer almıyor Trabzonspor, deplasmanda oynayacağı Konyaspor karşılaşması için Konya’ya 19 kişilik maç kafilesi ile gitti. Sakatlıkları bulunan ve tedavileri süren Savic, Batagov ve Okay Yokuşlu yer almadı. Bordo-mavililerin 19 kişilik maç kafilesinde şu isimler yer aldı: "Andre Onana, Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Chibuike Nwaiwu, Wagner Pina, Mustafa Eskihellaç, Mathias Lovik, Benjamin Bouchouari, Tim Jabol Folcarelli, Christ Inao Oulai, Salih Malkoçoğlu, Ozan Tufan, Ernest Muçi, Onuralp Çakıroğlu, Anthony Nwakaeme, Oleksandr Zubkov, Felipe Augusto, Umut Nayir, ve Paul Onuachu" Trabzonspor, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde gerçekleştirdiği son antrenmanın ardından hava yoluyla Konya’ya hareket etti.
Boğulma vakalarına karşı uzmanından uyarılar
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 11:01 Boğulma vakalarına karşı uzmanından uyarılar Yaz aylarının gelmesi ile birlikte her yıl onlarca kişi boğularak hayatını kaybediyor. Of Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Şaban Uysal içinde bulunduğumuz yaz döneminde boğulma vakalarına dikkat çekerek açıklamalarda bulundu. Of Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Şaban Uysal yaz aylarında yaşanan boğulma vakalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Suda boğulmaların büyük çoğunluğu kaza sonucu gerçekleşmekte olup ölümlerin büyük bir kısmı da 20 yaş altında ve özellikle 1-4 yaş aralığı ile 15-19 yaş aralığında olmaktadır. Suda boğulmaların en sık sebepleri; Yüzme bilmeyenlerde, derinliği ve zemin yapısını bilmedikleri alanda serinlemek istediğinde olur. Yüzme bilenlerde ise, akıntı, dibi balçık yapılı zemin, çarpma, kramp, suda riskli hareketler, baygınlık, epilepsi, kalp hastalıkları ve su sporları kazaları gibi sebepler ile olmaktadır. Boğulmalar tatlı su ya da tuzlu suda olabilmektedir" dedi. Boğulma tip olarak ikiye ayrılır Boğulmanın tip olarak kuru boğulma ve su yutarak boğulma olarak ikiye ayrıldığını belirten Uysal, "Kuru boğulma, suda boğulmaların yüzde 20’sini oluşturur. Çok az su yutulduğu halde boğazda spazm olur ve akciğerlere hava girişi olmaz. Su yutarak boğulma ise boğulmaların yüzde 80’ini oluşturur. Çok su yutulup yutulan suyun miktarı kadar tatlı su veya tuzlu su olması, içeriğinde mikrop veya yosun olup olmaması da önemlidir. Tatlı su boğulmalarında, akciğere gelen kan tamamen temizlenmeden tekrar dolaşıma katılır. Damarlar tarafından kan fazla çekilip dolaşıma geçer. Kalp yetmezliği gelişir. Hayati tehlikesi tuzlu suya göre daha erken olur. Tuzlu su boğulmalarında ise yutulan sudaki yoğunluk fazla olduğu için kan, damarlardan akciğere fazla sızar. Bu durum uzun sürebilir. Her iki durumda da vücut oksijensiz kalır. Karbondioksit kanda yükselir. Organ yetmezliği ve kalp durması olur. Tuzlu su ile boğulma olayını atlatanların 48 saat gözlem altında bulundurulması gerekmektedir" diye konuştu. İlk yapılması gerekenler Boğulma anında ilk yapılması gerekenleri de vurgulayan Uysal, "Suda boğulmakta olan bir kişiye ilk yapılması gereken, can yeleği, can simidi gibi batmaz bir cisim ya da yüzme aracı verilmelidir. Bunlar da yoksa uzun sopa, kayık küreği ve ip gibi araçlar ile de yardım edilebilir. Yüzerek can kurtarma yöntemlerini bilmeyenlerin suya atlayarak kazazedeyi kurtarmaya çalışmaları yanlış bir durum olup çoğu kez kurtarıcının da hayati tehlikesine neden olmaktadır. Su yutmuş kişi sudan çıkarılır çıkarılmaz; Ağzındaki takma diş, yabancı cisimler hemen çıkarılmalıdır. Boyun kısmında omurga yaralanması olabileceği unutulmamalıdır. Başı iyice arkaya yatırılıp ensesinin altına destek amaçlı katlanmış elbiseler konabilir. Alt çenesi iki elle kavranıp aşağı ve geriye çekilir. Suni solunum ve kalp masajına en kısa zamanda başlanmalıdır. Bu işlemler bu konuda bilgi ve tecrübesi olan kişiler tarafından yapılmalıdır. Mümkünse bu işlemler iki kişi tarafından yapılmalı ve en az bir saat sürmelidir. Yeterli kan dolaşımı hızlıca sağlanmalıdır. Uygun koşullar sağlanınca da kazazede hastaneye nakledilmelidir. Vücut ısısı düşük olan boğulma tehlikesi atlatanları battaniyeye sarıp ısıtmak diğer önemli bir durumdur" ifadelerini kullandı. Doğru bilinen yanlışlara da dikkat çeken Of Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Şaban Uysal, "Akciğere dolan suyu; kazazedeyi baş aşağı pozisyona getirerek çıkarmaya çalışmak zaman kaybı olup, özellikle mideye kaçan suyun boşalmasını sağlamaktan başka bir işe yaramamaktadır. Ayrıca bu yapay solunum ve kalp masajı ile hayata döndürülebilecek vakalarda da gecikmeye neden olmaktadır. Boğulma riski atlatanlar hemen eve gitmemeli, en az 24-48 saat hastanede gözlem altında tutulmalıdır. Özellikle çocukların mutlaka yüzmeyi bilen kişiler ve ebeveynlerin kontrolünde yüzmesi, her ne kadar yüzmeyi çok iyi bilsek de boğulma riskinin her zaman olduğunu düşünerek çok dikkatli olunmalı" dedi.
Havadan çekilen görüntüler projenin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 09:38 Havadan çekilen görüntüler projenin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor Trabzon’da yapımı devam eden ve Türkiye’nin en maliyetli şehir içi yollarından biri olarak gösterilen 28 kilometre uzunluğundaki Kanuni Bulvarı artık son halini almaya başladı. 28 kilometre uzunluğundaki yolun büyük bir bölümü tamamlanırken, Trabzon-Erzurum karayoluna bağlanacak olan kısmıyla ilgili çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor. Havadan çekilen görüntüler projenin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki Yıldızlı Kavşağı’ndan başlayan Kanuni Bulvarı, Akyazı, Beşirli, Karşıyaka, Aydınlıkevler, Erdoğdu, Bahçecik, Yenicuma, Esentepe, Boztepe, Çukurçayır ve Akoluk’u birleştirecek. Trabzon’da devam eden en önemli karayolu projelerinden biri olan Kanuni Bulvarı şolunda çalışmalar sürüyor. Şehrin Yıldızlı Mahallesi ile Akoluk arasında geçişi sağlayacak olan Çukurçayır 1 Tüneli daha önce hizmete açılırken, son etap Çukurçayır-Akoluk arasındaki 7-8 kilometrelik alanda ise çalışmalarda sona doğru yaklaşıldı. Projede anayol üzerinde 22 adet köprülü kavşak ve imar ile bağlantılı yollar üzerinde 6 hemzemin kavşak, toplam uzunluğu 6,4 kilometre olan 8 adet çift tüp ve 441 metre uzunluğunda 1 adet tek tüp olmak üzere 17 adet tünel ve ana yolda toplam uzunluğu 6,24 kilometre olan 31 adet çift köprü ile kavşak kolları imar yolu bağlantılarında toplam uzunluğu 2,69 kilometre olan 24 adet tek köprü bulunuyor. Şehir içi ulaşıma hizmet veren yol, aynı zamanda transit trafik ihtiyacına, özellikle de güneye ve doğuya doğru devam eden devlet karayoluna da entegre bir şekilde ulaşımı sağlayacak. 2x3 şeklinde planlanmış olan 28 kilometre uzunluğundaki yolun 22 kilometrelik kısmından fazlası tamamlandı. Çukurçayır-Gölçayır-Düzyurt-Akoluk bölümünü devlet karayoluna bağlayacak olan kısmıyla ilgili çalışmalar smd yoğun bir şekilde devam ediyor. "Tünelleri tamamladık" Kanuni Bulvarı ile ilgili çalışmalarda Çukurçayır merkeze kadar ulaştıklarını belirten Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, tünelleri tamamladıklarını söyledi. Yolla ilgili ciddi bir iyileşme yaptıklarını kaydeden Genç, "Kanuni Bulvarımızla ilgili çalışmalarda Çukurcayır merkezine kadar ulaştık. Tünelleri tamamladık. Tamamlandıktan sonra Kanuni Bulvarımızın Çukurçayır’dan Değirmendere’ye erişimini sağlayarak ciddi bir iyileştirme yaptık. Çukurçayır’daki trafiğimiz, Değirmendere ve sahil yoluyla beraber kavuştu. Şu anda oradaki ada kavşakta bir sıkışıklığımız var ama inşallah deplase işleri tamamlandıktan sonra orası da rahata kavuşacak. Ondan sonraki amacımız Düzyurt’tan, Gözalan’dan devlet karayoluna bağlanmak. Orada da Gölçayır’a kadar tünel kısmı tamamlandı. Planla ilgili bir kısım sıkıntılarımız var, yargıya gitmişti. O süreçler tamamlandıktan sonra çalışmamız devam edecek" dedi.
Havadan çekilen görüntüler projenin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 09:36 Havadan çekilen görüntüler projenin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor Trabzon’da yapımı devam eden ve Türkiye’nin en maliyetli şehir içi yollarından biri olarak gösterilen toplam uzunluğu 28 km olan Kanuni Bulvarı artık son halini almaya başladı. 28 kilometre uzunluğundaki yolun, büyük bir bölümü tamamlanırken Trabzon-Erzurum karayoluna bağlanacak olan kısmıyla ilgili çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor. Havadan çekilen görüntüler projenin boyutunu net bir şekilde ortaya koyarken Kanuni Bulvarı, Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki Yıldızlı Kavşağı’ndan başlayıp Akyazı, Beşirli, Karşıyaka, Aydınlıkevler, Erdoğdu, Bahçecik, Yenicuma, Esentepe, Boztepe, Çukurçayır ve Akoluk’u birleştirecek. Trabzon’da devam eden en önemli karayolu projelerinden biri olan Kanuni Bulvarı Yolunda çalışmalar sürüyor. Şehrin Yıldızlı Mahallesi ile Akoluk arasında geçişi sağlayacak olan Çukurçayır 1 Tüneli daha önce hizmete açılırken, son etap Çukurçayır-Akoluk arasındaki 7-8 kilometrelik alanda ise çalışmalarda sona doğru yaklaşıldı. Yol inşaatları arasında yer alan projede, anayol üzerinde, 22 adet köprülü kavşak ve imar ile bağlantılı yollar üzerinde 6 hemzemin kavşak, toplam uzunluğu 6,4 kilometre olan 8 adet çift tüp ve 441 metre uzunluğunda 1 adet tek tüp olmak üzere 17 adet tünel ve ana yolda toplam uzunluğu 6,24 kilometre olan 31 adet çift köprü ile kavşak kolları imar yolu bağlantılarında toplam uzunluğu 2,69 kilometre olan 24 adet tek köprü bulunuyor. Şehir içi ulaşıma hizmet veren yol, aynı zamanda transit trafik ihtiyacına, özellikle de güneye ve doğuya doğru devam eden devlet karayoluna da entegre bir şekilde ulaşımı sağlayacak. 2x3 şeklinde planlanmış olan yolun şehir içi kısmında önemli bir çalışması tamamlanırken 28 kilometre uzunluğundaki yolun 22 kilometrelik kısmından fazlası tamamlandı. Çukurçayır-Gölçayır-Düzyurt-Akoluk bölümünü devlet karayoluna bağlayacak olan kısmıyla ilgili çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor. Tünelleri tamamladık Kanuni Bulvarıyla ilgili çalışmalarda Çukurçayır merkeze kadar ulaştıklarını belirten Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, tünelleri tamamladıklarını söyledi. Yolla ilgili ciddi bir iyileşme yaptıklarını kaydeden Genç, "Kanuni Bulvarımızla ilgili çalışmalarda Çukurcayır merkezine kadar ulaştık. Tünelleri tamamladık. Tamamlandıktan sonra Kanuni Bulvarımızın Çukurçayır’dan Değirmendere’ye erişimini sağlayarak ciddi bir iyileştirme yaptık. Çukurçayır’daki trafiğimiz, Değirmendere ve sahil yoluyla beraber kavuştu. Şu anda oradaki ada kavşakta bir sıkışıklığımız var ama inşallah deplase işleri tamamlandıktan sonra orası da rahata kavuşacak. Ondan sonraki amacımız Düzyurt’tan, Gözalan’dan devlet karayoluna bağlanmak. Orada da Gölçayır’a kadar tünel kısmı tamamlandı. Planla ilgili bir kısım sıkıntılarımız var yargıya gitmişti, o süreçler tamamlandıktan sonra çalışmamız devam edecek" dedi. (BK-EK
Amerika’da tanıştılar, Trabzon’da evlendiler
08 Temmuz 2025 Salı - 17:04 Amerika’da tanıştılar, Trabzon’da evlendiler Trabzon, kültürlerarası renkli bir düğüne ev sahipliği yaptı. Araklılı Ersin Kaan Aygün, ABD’de yüksek lisans yaparken tanıştığı Emily Halderson ile hayatını birleştirdi. Genç çiftin düğünü renkli görüntülere sahne olurken Amerikalı gelinin yörenin adetlerine kısa sürede uyum sağlaması dikkat çekti. Trabzon’da doğup büyüyen Ersin Kaan Aygün, yüksek lisans için gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Connecticut eyaletinde, Fairfield Üniversitesi’nde Emily Halderson ile tanıştı. Bir spor etkinliği sırasında tanışan çiftin arkadaşlığı zamanla aşka dönüştü. Aygün, şu anda veri analisti olarak çalışıyor ve kendi kurduğu şirketi yönetiyor. Emily ise öğretmenlik kariyerinin ardından ürün geliştiricisi olarak çalışıyor. Son üç yıldır Türkiye’ye düzenli olarak gelen Emily, özellikle Karadeniz kültürüne olan ilgisiyle dikkat çekiyor. Genç çift geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen düğünle hayatlarını birleştirdi. Çiftin düğünü yoğun katılımla gerçekleşirken, gelini ABD’den gelen ailesi ve yakınları yalnız bırakmadı. Düğünde kolbastı ve horon oynayan Emily Halderson performansıyla dikkat çekti. "Trabzon’u çok seviyorum" Türkiye’yi ve Trabzon’u çok sevdiğini belirten Emily, "Ben ve Ersin ABD’de 3 yıl önce tanıştık. Ben Türkiye’yi çok seviyorum. Çünkü burada her şey çok güzel, insanlar, yemekler ve doğa çok güzel. Trabzon’a 2 yıl önce ilk kez gelmiştim, Trabzon’u çok seviyorum. Burada bulunduğum süreçte fındık da topladım. Fındık toplamak çok zor. Ayrıca ben koyu Trabzonsporluyum" dedi. Çevreden ve sosyal medyadan çok güzel tepkiler aldıklarını belirten damat Ersin Kaan Aygün, "Herkesten bu kültürlerarası evliliğimizi destekleyen çok güzel mesajlar aldık. Ailelerimiz birbirleriyle çok iyi anlaşıyorlar. Onlara da bu desteği için çok teşekkür ederiz bizim yanımızda olduklarından dolayı. Umarım daha fazla sevgi ve kültürel bir birleşme olur ilerleyen dönemlerde. Herkese tekrar teşekkür ederiz" diye konuştu. Ersin ve Emily, iki ülke arasında bir kültür köprüsü kurmayı hedeflediklerini söyledi.
Ferrero hakkında karar
08 Temmuz 2025 Salı - 14:10 Ferrero hakkında karar Rekabet Kurulu’nun Ferrero kararına ilişkin açıklama yapıldı. Ferrero’den yapılan yazılı açıklamada, "Rekabet Kurulunun Ferrero Fındık İthalat İhracat ve Tic. AŞ hakkında almış olduğu ve taahhütle sonuçlanan soruşturmaya yönelik kararın Ankara 15. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesine ilişkin olarak basında çıkan yanlış ve yanıltıcı haberler sebebiyle açıklama yapılması gereği hâsıl olmuştur. Hatırlanacağı üzere Ferrero hakkında yürütülen soruşturma; Ferrero tarafından getirilen ve temel olarak kabuklu fındık alım miktarının azaltılması, iç fındık alım miktarının artırılması, fındık alımının pazarın işleyişini bozmayacak şekilde gerçekleştirilmesi ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin referans fiyatının altında alım yapılmaması hususlarını içeren taahhütlerin kabul edilmesiyle 07.03.2024 tarihinde sonlandırılmıştır. Karardan sonra Kurulun bu kararına ilişkin olarak Ankara 15. İdare Mahkemesine iptal davası açılmıştır. Dava sürecinin sonunda Ankara 15. İdare Mahkemesi tarafından temel olarak; fiyat ve miktar odaklı sunulan taahhütlerin, Ferrero’nun hâkim durumunu kötüye kullanma potansiyelini ortadan kaldırdığına veya pazardaki dışlayıcı ve sömürücü eylemlerini kalıcı olarak sonlandırdığına dair somut ve güvenilir bir güvence sağlamadığı, alınan taahhütlerin fındık piyasasındaki etkilerinin bütüncül bir ekonomik analizle değerlendirilmediği dolayısıyla taahhüt kararının bu haliyle yetersiz kaldığı hususları belirtilerek, Kurul kararı iptal edilmiştir. Mahkeme kararında yalnızca, taahhütler temelinde soruşturma dosyasının sonlandırılmış olmasına ilişkin Kurul kararı değerlendirilmiş olup, kararda Ferrero’ya veya diğer ilgili taraflara yönelik herhangi bir yaptırım kararı yer almamaktadır. Bir diğer ifadeyle Ferrero’nun Türkiye’deki fındık alımı ve kırımı ve ihracat faaliyetlerini durduracağı, yalnızca ithalat yapabileceği ve Kurul tarafından teşebbüse idari para cezası uygulanması gerektiği yönünde karar alındığı hususlarını içeren haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Ayrıca konuya ilişkin hukuki sürecin devam ettiği de belirtilmelidir. Mahkeme kararı doğrultusunda, Ferrero tarafından, verilen taahhütlere uyum yükümlülüğü sona ermiş olmakla birlikte, fındık piyasasında rekabetin etkin işleyişinin sağlanması ve sürdürülmesi adına somut verilerle desteklenen bir piyasa analizinin yapılması ve gerekli değerlendirmelerin gerçekleştirilmesi amacıyla konunun yeniden Rekabet Kurulu gündemine alınması ihtiyacı doğmuştur. Bu çerçevede, Rekabet Kurulu yeni bir karar tesis edene kadar, Ferrero’nun hâkim durumunu kötüye kullanmama yükümlülüğü devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.