SAĞLIK - 09 Temmuz 2025 Çarşamba 11:01

Boğulma vakalarına karşı uzmanından uyarılar

A
A
A
Boğulma vakalarına karşı uzmanından uyarılar

Yaz aylarının gelmesi ile birlikte her yıl onlarca kişi boğularak hayatını kaybediyor. Of Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Şaban Uysal içinde bulunduğumuz yaz döneminde boğulma vakalarına dikkat çekerek açıklamalarda bulundu.


Of Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Şaban Uysal yaz aylarında yaşanan boğulma vakalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Suda boğulmaların büyük çoğunluğu kaza sonucu gerçekleşmekte olup ölümlerin büyük bir kısmı da 20 yaş altında ve özellikle 1-4 yaş aralığı ile 15-19 yaş aralığında olmaktadır. Suda boğulmaların en sık sebepleri; Yüzme bilmeyenlerde, derinliği ve zemin yapısını bilmedikleri alanda serinlemek istediğinde olur. Yüzme bilenlerde ise, akıntı, dibi balçık yapılı zemin, çarpma, kramp, suda riskli hareketler, baygınlık, epilepsi, kalp hastalıkları ve su sporları kazaları gibi sebepler ile olmaktadır. Boğulmalar tatlı su ya da tuzlu suda olabilmektedir" dedi.


Boğulma tip olarak ikiye ayrılır


Boğulmanın tip olarak kuru boğulma ve su yutarak boğulma olarak ikiye ayrıldığını belirten Uysal, "Kuru boğulma, suda boğulmaların yüzde 20’sini oluşturur. Çok az su yutulduğu halde boğazda spazm olur ve akciğerlere hava girişi olmaz. Su yutarak boğulma ise boğulmaların yüzde 80’ini oluşturur. Çok su yutulup yutulan suyun miktarı kadar tatlı su veya tuzlu su olması, içeriğinde mikrop veya yosun olup olmaması da önemlidir. Tatlı su boğulmalarında, akciğere gelen kan tamamen temizlenmeden tekrar dolaşıma katılır. Damarlar tarafından kan fazla çekilip dolaşıma geçer. Kalp yetmezliği gelişir. Hayati tehlikesi tuzlu suya göre daha erken olur. Tuzlu su boğulmalarında ise yutulan sudaki yoğunluk fazla olduğu için kan, damarlardan akciğere fazla sızar. Bu durum uzun sürebilir. Her iki durumda da vücut oksijensiz kalır. Karbondioksit kanda yükselir. Organ yetmezliği ve kalp durması olur. Tuzlu su ile boğulma olayını atlatanların 48 saat gözlem altında bulundurulması gerekmektedir" diye konuştu.


İlk yapılması gerekenler


Boğulma anında ilk yapılması gerekenleri de vurgulayan Uysal, "Suda boğulmakta olan bir kişiye ilk yapılması gereken, can yeleği, can simidi gibi batmaz bir cisim ya da yüzme aracı verilmelidir. Bunlar da yoksa uzun sopa, kayık küreği ve ip gibi araçlar ile de yardım edilebilir. Yüzerek can kurtarma yöntemlerini bilmeyenlerin suya atlayarak kazazedeyi kurtarmaya çalışmaları yanlış bir durum olup çoğu kez kurtarıcının da hayati tehlikesine neden olmaktadır. Su yutmuş kişi sudan çıkarılır çıkarılmaz; Ağzındaki takma diş, yabancı cisimler hemen çıkarılmalıdır. Boyun kısmında omurga yaralanması olabileceği unutulmamalıdır. Başı iyice arkaya yatırılıp ensesinin altına destek amaçlı katlanmış elbiseler konabilir. Alt çenesi iki elle kavranıp aşağı ve geriye çekilir. Suni solunum ve kalp masajına en kısa zamanda başlanmalıdır. Bu işlemler bu konuda bilgi ve tecrübesi olan kişiler tarafından yapılmalıdır. Mümkünse bu işlemler iki kişi tarafından yapılmalı ve en az bir saat sürmelidir. Yeterli kan dolaşımı hızlıca sağlanmalıdır. Uygun koşullar sağlanınca da kazazede hastaneye nakledilmelidir. Vücut ısısı düşük olan boğulma tehlikesi atlatanları battaniyeye sarıp ısıtmak diğer önemli bir durumdur" ifadelerini kullandı.


Doğru bilinen yanlışlara da dikkat çeken Of Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Şaban Uysal, "Akciğere dolan suyu; kazazedeyi baş aşağı pozisyona getirerek çıkarmaya çalışmak zaman kaybı olup, özellikle mideye kaçan suyun boşalmasını sağlamaktan başka bir işe yaramamaktadır. Ayrıca bu yapay solunum ve kalp masajı ile hayata döndürülebilecek vakalarda da gecikmeye neden olmaktadır. Boğulma riski atlatanlar hemen eve gitmemeli, en az 24-48 saat hastanede gözlem altında tutulmalıdır. Özellikle çocukların mutlaka yüzmeyi bilen kişiler ve ebeveynlerin kontrolünde yüzmesi, her ne kadar yüzmeyi çok iyi bilsek de boğulma riskinin her zaman olduğunu düşünerek çok dikkatli olunmalı" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Servis minibüsü kaldırıma çarparak durağı yere serdi: İki genç kızın saniyelerle kurtulduğu kaza anı kamerada Amasya’da hemzemin geçit yakınında servis minibüsü kontrolden çıkıp bir büfenin önündeki kaldırıma çarparak önüne kattığı durağı yere serdi. Kazadan saniyeler önce iki genç kızın hemzemin geçitten karşıya geçtiği görüldü. O anlar çevredeki güvenlik kamerasına yansıdı. Edinilen bilgiye göre, Suluova ilçe merkezinde servis minibüsü, hemzemin geçide yakın kavşakta kontrolden çıkarak büfenin önündeki kaldırıma çarptı. Sonrasında önüne kattığı durağı yere serdi. Hemzemin geçide birkaç metre kala tekeri koparak durabilen minibüsün sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Sürücü alkollü çıktı Kazanın bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve acil sağlık ekipleri yönlendirildi. Sürücünün yapılan alkol ölçümünde 2.87 promil alkollü olduğu öğrenildi. Daha önceden de alkollü araç kullanmaktan dolayı hakkında işlem yapıldığı anlaşılan sürücüye 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 48/5 maddesi gereğince 50 bin TL cezai işlem uygulanarak 2 yıl süreyle ehliyetine el konulduğu bildirildi. İki genç kız saniyelerle kurtuldu Kazadan saniyeler önce iki genç kızın hemzemin geçitten karşıya geçtiği görüldü. Fırtınanın etkili olduğu o anlarda kızların kazadan saniyelerle kurtulup panik yaşadıkları anlar da kaydedildi. Bir dakika sonra ise kazanın olduğu yerden trenin geçmesi muhtemel bir facia ile burun buruna kalınabileceğini gözle önüne serdi.
Konya İlhan Palut: "Momentumu yakalamışken bırakmayalım" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, galip geldikleri Trabzonspor maçının ardından ligde güvenilir bir yerde olduklarını belirterek, "Momentun futbolda çok kolay yakalanan bir şey değil. Bunu yakalamışken de bırakmayalım, devam edelim, sonuna kadar götürelim" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Konyaspor, sahasında karşılaştığı Trabzonspor’u 2-1 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Son periyottaki aldığımız puanlarla güvenli bir yerdeyiz. Maçtan önce de durum böyleydi. Ama yukarı doğru giden bir momentumumuz var. En azından bir kupa maçımız var. Onun için bu maçtan önce şunu konuşmuştum. Momentum futbolda çok kolay yakalanan bir şey değil. Bunu yakalamışken de bırakmayalım, devam edelim. Sonuna kadar götürelim. Çok önemli maçlardan önce form durumumuzu düşürmeden, disiplinle maçlarımıza çıkalım. Maça bizim açımızdan bakış açısı buydu. Trabzonspor’a geldiğimiz zaman onların zaten ligdeki konumu, iddiası, hedefleri belli. Aslında sezon başına döndüğümüz zaman çok yetenekli genç oyuncular, yeni bir takım. Aslında Trabzonspor’un zamana ihtiyaç olabileceği bir görüntüsü varken başta Fatih hoca ve ekibi son derece iyi bir sezon geçiriyorlar. Bu dönüşümden sonra ilk senede direkt yarışmacı bir Trabzonspor izliyoruz. Rakibimiz de çok değerli bir rakipti. Özellikle ofansif anlamda çok çeşitli silahları olan bir rakiple oynadık. İstediklerimizin hemen hemen hepsinin gerçekleştiği bir ilk yarı oynadık. Bireysel hatadan ve bizim kaptırdığımız toptan sonra olan bir pozisyonu saymazsak iyi savunma yaptık" ifadelerini kullandı. "İlk yarı çok iyi oynadık" Trabzonspor’un ofansif bir takım olduğunu ve ilk yarıda oldukça fazla gol pozisyonu üreterek 2-0 önde bitirdiklerini söyleyen İlhan Palut, "Gerçekten bizim adımıza son derece olumluydu. İkinci yarıya geldiğimiz zaman beklenilir bir şeydi ki Trabzonspor oyunu daha çok forse etti. Daha çok hücumcuyla yüklenerek başladı. Bunu bekliyorduk. Bunu savunabilirdik fakat biz ayağımıza geçen topları çok kısa sürede kaybetmeye başladık. Daha ikinci bölgeye varmadan kaybettiğimiz toplar oldu. Arkada çok büyük geniş boşluklar olmasına rağmen oralara gidemedik. Trabzonspor’u koşturamadık ve gerçekten yoğun bir baskı altında kaldık. Çok fazla orta yaptılar ki içeride ikinci yarı oyuna giren ve oyunun son bölümde de desteğiyle gerçekten her kenar ortanın, her duran topun çok büyük tehlike olabileceği bir takım karşısındaydık. 2-1’den sonra kontra ataklara çıkabilmeye başladık. Birinde de gol oldu ama küçük bir ofsayt. Dediğim gibi 2-1’den sonraki süreçte daha çok savunmadaydık ama rakip üçüncü bölgeye de gidebildik. Özetle ilk yarı çok iyi oynadık, ikinci yarı Trabzonspor’un oyuna hakim olduğu bir bölümdü. Oyuncularımı kutluyorum. Gerçekten yoğun bir fikstür. Trabzonspor adına da öyle. Sakatlıkları olan oyuncular var. Başta Muleka gibi bileği hiç iyi değil. Ama fedakarlıkla, iğneyle oynuyor ve bunun gibi kas sakatlıkları, zorlanmaları olan oyuncularım var. Ama gerçekten ortaya büyük karakter koyuyorlar. Onlara teşekkür ediyorum, kutluyorum. Taraftarımıza destekleri için teşekkür ediyorum. Trabzonspor’u da gerçekten iyi şeyler söylemek için demiyorum gerçekten bir futbol adamı olarak duygum bu, bu sene çok iyi bir takım, izlemesi keyifli bir takım, başarılı bir takım. Onlara ve Fatih hocaya da kalan haftalarda başarılar diliyorum" diye konuştu.
Konya Fatih Tekke: "Bizim için üzücü bir akşam oldu" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Konyaspor’a mağlup oldukları maçın ardından yaptığı açıklamada, kendileri için üzücü bir akşam olduğunu belirterek, "Şu an için ilk düşüncem 3’üncülüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Trabzonspor, deplasmanda karşılaştığı Konyaspor’a 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Konyaspor’u tebrik ederken, kendileri adına çok üzücü bir akşam olduğunu söyledi. Tekke, "Özellikle ilk yarı belki de geldiğimizden bu yana, benim antrenörlük kariyerimdeki en kötü ilk yarılardan biri oldu. Bunun sebebini ben ve ekibime yazmak durumundayım. Böyle olmak zorunda. Bunu düşünmemiz lazım. Maruz kaldığımız durumlar oluyor sahanın içerisinde. Kaptanımız yoktu, stoperlerimiz yoktu. Ama neticesinde bizim her ne kadar mazeret olursa ki bunlar gerçekçi mazeretler olsa da değil ilk yarıdaki oyunu kabul etmemiz mümkün değil. İkinci yarı özellikle aldığımız tüm riskler, değişiklikler hemen karşılığını bulduğu ve istediğimiz her şeyin hemen hemen olduğu son bölümün, son ortanın şekli, topu bulamama gibi detaylarla maç yönetebilirdi ama her şeye rağmen Konyaspor iyi savundu. İkinci yarı bir gol, bir ofsayt olan pozisyon var. Haricinde bir şey yok. Ama biz Trabzonspor olarak her maçı bu duyguyla oynamak zorundayız. Bizim için üzücü bir akşam oldu" ifadelerini kullandı. "Şu an ilk düşüncem 3’üncülüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor" Trabzonspor ikincilik hedefinden uzaklaştı mı sorusu üzerine Fatih Tekke, "Benim kendi şahsi kanaatim aslında Alanya ve Başakşehir maçlarındaki, özellikle Alanya maçı üzücüydü. Başakşehir maçındaki son bölümdeki verilmeyen faul bizim de yaptığımız büyük bir hata. Fenerbahçe’nin yenilmesi, kazanıp kaybetmesi ki öyle kağıt üzerinde olmuyor. Görüyorsunuz her maç zor oluyor. Bu maçın da zor olacağını biliyorduk. Bazen bir oyuncunuz eksik olduğunda çok oyuncunuz eksik oluyor. Bunu ben çok net yaşıyorum. Oyuncularımla beraber buraya kadar geldik. Galip gelseydik 3.’lüğümüz garanti olacaktı. Sonra ikinciliğe hedef olarak belirleyecektik. Dolayısıyla maç maç gitmek zorundayız. Haftaya oynayacağımız maçlar da çok zor. Bizim açımızdan da rakiplerimiz açısından da zor, kolay maç yok. Alt tarafıyla üst tarafıyla zor geçen lig oldu. Ama oyuncularımın şu ana kadar getirdikleri, bize verdikleri o umudu yeşerttikleri için teşekkür etmek lazım. Yaptığımız hatalar, eksikler, bu sadece teknik adam olarak benim değil, kulüp adına da, oyuncu adına da basın adına da belki hepimiz adına yaptığımız eksikler daha iyi nasıl olabiliri bu arada düşünmek lazım. Şu an yine benim ilk düşüncem 3’lüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor ve kadro yapısıyla gelecek, kalacak, gidecekleri bile düşündüğünüzde böyle kolay yerler değil oralar. Oralar çok daha zor. Oralarda çok ciddi kadrolara ihtiyacımız var. Şu an o durumda değiliz gibi gözüküyor. Tabii ki kupa yarı finaldeyiz. Yine orada da hedefimiz kupayı almak. Ama iki maç var. Önce önümüzdeki maçları kazanmamız lazım. Önümüzde Göztepe maçı var. Çok dinamik bir takım. Ama bizim şu özellikle ilk yarı moral bozucu, herkesin ve hepimizin moralini bozucu. ‘Ne oldu hayırdır’ gibi dedirttiren yani ‘ne oldu bu takıma’ dedirttiren ki bir şey olmadı. Olsa ben size söylerim buna emin olun. Ben de şaşırdım açıkçası" diye konuştu.
Samsun OMÜ’de Ulusal Ebeler Haftası etkinliklerle kutlandı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Ulusal Ebeler Haftası’nı düzenlenen etkinliklerle kutladı. OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü tarafından Mezun Takibi Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen "Ulusal Ebeler Haftası" etkinliği, Sağlık Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Dekan Prof. Dr. Esra Pancar Yüksel, Uluslararası Ebeler Konfederasyonu’nun (ICM) 2026 yılı teması olan "Bir milyon daha fazla ebe" vurgusuna dikkat çekerek, ebeliğin sağlık sistemindeki kritik rolünü ifade etti. Ardından söz alan Ebelik Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Şebnem Rüzgar, mesleğin önemini anlattı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen mezun–öğrenci buluşmasında, OMÜ Samsun Sağlık Yüksekokulu Ebelik Bölümü 2007 yılı mezunu Uzman Ebe Rukiye Tunç Aydın, "Ebelikte Mesleki Deneyimler" başlıklı sunumuyla öğrencilerle bir araya geldi. Aydın, saha deneyimlerini ve mesleki birikimini paylaşarak, genç ebe adaylarına yol gösterici bilgiler verdi. Program çerçevesinde düzenlenen törende 66 ebelik öğrencisi fetoskoplarını teslim alarak, meslek yaşamlarına ilk sembolik adımlarını attı. Duygu dolu anların yaşandığı törende öğrenciler sahneye davet edilerek fetoskopları takdim edildi. Etkinliğin devamında Dr. Öğr. Üyesi Nuran Mumcu tarafından 4. sınıf öğrencilerine yönelik "Doğum Bakım Rehberi ve Partograf Atölyesi" düzenlenirken, dönem boyunca hazırlanan ders materyalleri de sergilendi. Öğrenciler ile mezunlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını sağlayan etkinlik, mesleki dayanışmayı artıran önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Program, hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi. Programa Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Seval Ağaçdiken Alkan, Ebelik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zeliha Koç, akademisyenler, mezun öğrenciler ile OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (SUVAM) ve Samsun Şehir Hastanesi’nde görev yapan ebe ve hemşireler katıldı. Ayrıca farklı sağlık kurumlarından çok sayıda sağlık profesyoneli de etkinlikte yer aldı.