Yerel Haberler
Trabzon
Çuvalcı: "Trabzon’a gelen turistlerin kişi başına harcamasını arttırmak öncelikli hedef olmalı" 27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:58:36 Trabzon’a gelen turistlerin sayısından daha çok turistlerin kişi başına harcamasının arttırılmasının hedeflenmesi gerektiği belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan turizmci Barış Çuvalcı, 2025 yılı içerisinde 12 ülkeden Trabzon’a dış hatlardan yaklaşık 429 bin 503 kişinin geldiğini hatırlattı. Uçuşların büyük çoğunluğunun Körfez ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan kaynaklı olduğunu vurgulayan Çuvalcı, "Ancak bu rakamların doğrudan turist olarak değerlendirilmesi doğru olmaz. Bu sayıların tamamını nitelikli turist olarak görmek doğru değil. Para harcayan, şehre katma değer sağlayan gerçek turist sayısına ulaşmamız gerekiyor. Çünkü bu rakamlara gurbetçiler, iş seyahatleri, mülk sahipleri, KKTC uçuşları, hac ve umre uçuşları da dahil. Gerçek turist sayısının ortaya çıkarılması için veriler ayrıştırılmalıdır. Ancak bu şekilde doğru bir planlama yapılabilir" dedi. 2025 yılı ile 2026’nın ilk üç ayını karşılaştıran Çuvalcı, dış hatlardan gelen yolcu sayısının 20 bin 879’dan 24 bin 944’e yükseldiğini ifade etti. Çuvalcı, "Geçtiğimiz yıl 10 gün Ramazan ayına denk gelmişti. Ayrıca savaşın etkisi de var. Sayılar daha yüksek olabilirdi. Ama önemli olan sayının arkasındaki gerçek etkidir, turistin niteliği ve ne kadar harcadığıdır" ifadesini kullandı. 2025 yılında iç hatlardan gelen yolcu sayısının 1 milyon 510 bin 327 olduğunu belirten Çuvalcı, iç hatlardaki yoğunluğun büyük kısmının gurbetçi ziyaretleri, akraba ziyaretleri, yerel hareketlilik olduğunu, bu nedenle şehre sağlanan ekonomik katkının sınırlı kaldığını dile getirdi. Çuvalcı, gelen turistin kişi başı harcamasının artırılmasının öncelikli hedef olması gerektiğini belirterek, "Sayılardan ziyade kişi başı harcamayı nasıl artırırız, bunu konuşmamız gerekiyor. Bu şehre katma değerli turist getirip burada harcama limitini artırıp şehrin ekonomisine nasıl fayda sağlayabiliriz diye düşünmek gerekiyor. Trabzon Limanı kruvaziyer turizmi açısından önemli bir avantaj sunuyor. Son yıllarda sadece Rusya menşeili Astoria Grande gemisi düzenli sefer yapıyor. 2025 yılında 22 seferle yaklaşık 20 bin turist geldi. Kruvaziyer turisti yüksek harcama potansiyeline sahip. Bir kruvaziyer yolcusu günlük 100 ile 300 dolar arasında harcama yapıyor. Bu da 20 bin yolcuyla 2 ila 6 milyon dolar arasında bir ekonomik katkı demektir" diye konuştu. Barış Çuvalcı, Sümela Manastırı’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesinin Trabzon için büyük bir fırsat olacağını belirterek, "Şehrimizde eğer UNESCO’ya dahil bir tarihi miras olursa bu şehir Kapadokya gibi, Efes gibi liglere çıkabilir. Yani yüksek maliyette, yüksek potansiyelde turist sayısına erişebilir. Eğer şehrinizde UNESCO listesinde bir tarihi eser varsa, daha uzun konaklayan, kültürel ilgi düzeyi yüksek, kişi başı harcaması daha fazla turist gelir. Trabzon için en kritik kazanım budur. Çok turist değil, değerli turist anlamına geliyor. Ama tabii ki yalnızca UNESCO’ya girmek yeterli değil. Ulaşım planınız, ziyaretçi yönetiminiz yoksa, kalite standardı düşükse bu fırsat da elimizden kaçabilir" şeklinde konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:00 Kahverengi kokarcaya karşı mücadelede zehirli mantarlardan yararlanılacak Kahverengi kokarcaya karşı yürütülen mücadelede, böceği enfekte ederek öldüren zehirli mantarlar yeni bir umut olarak öne çıkıyor. Laboratuvarda yüksek etkili bulunan türlerle yerli bir biyolojik ilaç geliştirilmesi hedefleniyor. Türkiye’de 2017 yılında tespit edilen kahverengi kokarca, geniş bir alana yayıldı. Doğal düşmanının bulunmaması ve coğrafi koşulların uygunluğu nedeniyle hızla çoğalan zararlı, bugün tarımsal üretim açısından ciddi bir tehdit haline geldi. 300’ün üzerinde bitkiyle beslenebilen kahverengi kokarca, özellikle fındık başta olmak üzere birçok üründe verim ve kalite kaybına yol açıyor. Sokucu-emici ağız yapısı sayesinde bitkilerin öz suyunu emerek hem bitkiye hem de tohuma zarar veriyor. Zararlıya karşı farklı mücadele yöntemleri uygulanıyor. Kimyasal mücadele ile birlikte biyoteknik yöntemlerde feromon tuzakları kullanılarak böcekler belirli alanlarda toplanıp imha ediliyor. Biyolojik mücadelede ise "samuray arısı" olarak bilinen tür öne çıkıyor. Bu arı, yumurtasını kokarcanın yumurtasına bırakarak zararlının çoğalmasını engelliyor. Tüm bunların yanında böcekle mücadelede yeni yöntemler de geliştiriliyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü tarafından yapılan çalışma ile kahverengi kokarcayı enfekte ederek öldüren mikroorganizmalar üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Özellikle mantar türleri, böceğin üzerine temas ederek enfeksiyon oluşturma özelliğiyle dikkat çekiyor. Laboratuvar ortamında yapılan çalışmalarda bazı mantar türlerinin kahverengi kokarca üzerinde yüksek etkili olduğu tespit edildi. Bu kapsamda, etkili bulunan mantar türlerinden yerli bir biyolojik ilaç geliştirilmesi hedefleniyor. İlacın doğadaki etkinliği ve hedef dışı canlılar üzerindeki etkileri test edildikten sonra üretim ve kullanım sürecine geçilmesi planlanıyor. "Samuray arısı ile yapılan uygulamaların etkili bir sonuç verip vermediğini göremiyoruz" Yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler veren KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, "Maalesef tarımsal açıdan ciddi bir saldırı ile karşı karşıyayız. Kahverengi kokarca 2017 yılında ülkemizde tespit etti. Trakya ve Batum bölgelerinden ülkemize giriş yaptı. Geldiğinde onun bu doğada bir düşmanı yoktu. Dolayısıyla meydan tamamen ona kaldı. Coğrafyamızda böceğin yaşaması için çok uyumlu. Yaklaşık 300’ün üzerinde bitki ile besleniyor. Bu böcek birkaç yıl olmasına rağmen çok ciddi yüksek popülasyona ulaştı. Değişik yöntemlerle zararlı ile mücadele etmek mümkün. Bunlardan bir tanesi kimyasal mücadele. Biyoteknik mücadelede çeşitli çekici kokular kullanılıyor. Feromon tuzakları ile böcekler bir araya toplanarak imha edilir. Bu yöntemler bazen tek başına uygulanabilir olduğu gibi bazen birlikte uygulanması gerekir. En etkili uygulama yöntemi bunlardır. Biyolojik mücadelede ise samuray arısı olarak bilinen arıcığın bu böceğin mücadelesinden kullanılmasıdır. Samuray arısı kendi yumurtasını gidip kokarcanın yumurtasının içerisine bırakıyor. Böylelikle kokarcanın değil samuray arısının yumurtaları çıkıyor. Maalesef böcek çok yoğun bir popülasyona sahip. Biyolojik mücadele noktasında özellikle samuray arısı ile yapılan uygulamaların etkili bir sonuç verip vermediğini göremiyoruz" dedi. "Öldürme etkisi yüksek iki mantardan yerli bir ilaç geliştirmeye hedefliyoruz" İki tür mantarın kahverengi kokarca üzerinde etkisini tespit ettiklerini belirten Demir, "Başka mücadele yöntemlerini de devreye almak gerekir. KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü olarak böcekleri öldüren mikroplar üzerinde çalışıyoruz. İnsanları ve hayvanları öldüren mikroplar varsa böcekleri öldüren mikroplar, bakteriler ve virüsler var. Böceklerle mücadele yöntemini belirlerken böceğin biyolojisi de önemli oluyor. Kahverengi kokarca sokucu emici ağız yapısına sahip. Isırarak beslenmiyor, hortumunu ile sokarak bitkinin öz suyunu veya fındığın içerisindeki yumuşak suyu emiyor. Böylelikle hem bitkiye hem tohumuna zarar veriyor. Sokucu, emici ağız yapısına sahip olduğu için hangi mikropları değerlendirelim noktasında değerlendirme yapıyoruz. Bu durumda mantarlar öne çıkıyor. Mantarların böcekler tarafından yenmesine gerek yok. Mantar sporları böceğin üzerine düşer orada çimlenmeye başlar. Dolayısıyla böcek üzerinde enfeksiyonunu başlatır. Coğrafyamız mantarlar ve böcek için uygun. Biz bunları buluşturalım diye yola çıktık. Öldürücü mantarlarımızla böceği kontrol etmek için harekete geçtik. Elimizdeki 20 mantarla laboratuvar ortamında çalışmaya başladık. Yaptığımız denemelerde özellikle iki tane türün böceğin üzerinde çok etkili olduğunu gördük. Bundan sonra öldürücü etkisini yüksek o iki mantardan yerli bir ilaç geliştirmeye hedefliyoruz. Laboratuvarda etkili olan ilaç doğada etkili olacak mı buna bakacağız. Etkili olacağını düşünüyoruz. Sonrasında bu ilacın yan etki denemesini yapacağız. Bu ilacın hedef dışı organizmalar üzerinde etkili olmasını istemiyoruz. Bunu belirleyeceğiz. Herhangi bir sıkıntı olmaması halinde bu ilacı ilgilenen bir firma ile birlikte ticarileşme noktasında yol yürüyeceğiz. Sonrasında çiftçilerimizin kullanıma sunulacak" şeklinde konuştu. "Maalesef saldırısı ve popülasyon yoğunluğu çok yüksek" Kahverengi kokarca popülasyonun ilerleme ve yayılma aşamasında olduğuna dikkat çeken Demir, "Maalesef saldırısı ve popülasyon yoğunluğu çok yüksek. Özellikle geçen yıl sahadan 8-9 bin böcek topladım. Bazı yerlerde dengelenmiş olabilir ama yeni alanlara hızlı yayılmakta. Yeni alanlar böcek için beslenme ve iklim koşullarının yeniliği demek. Böcek şuan sahip kesiminde bu bizim için bir avantaj. Ama baktığımızda böceğin yüksek rakımlara çıktığını görüyoruz. Risk yüksek. Popülasyon henüz durulma aşamasında değil halen ilerleme ve yayılma aşamasındadır. Ciddi bir durum var. Halk ile birlikte eş zamanlı uygulamalar yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
26 Nisan 2026 Pazar - 16:19 Trabzonspor’da Stefan Savic şoku Trendyol Süper Lig’in 31’nci haftasında deplasmanda Konyaspor ile karşılaşacak olan Trabzonspor, bu maçın hazırlıklarını tamamlarken, bordo-mavililerde kaptan Stefan Savic şoku yaşandı. Trabzonspor, Süper Lig’de deplasmanda oynayacağı Konyaspor karşılaşmasının hazırlıklarını tamamladı. Teknik Direktör Fatih Tekke, yönetiminde taktik ağırlıklı geçen antrenmanla hazırlıklarını tamamlayan Karadeniz ekibinde takım kaptanı Stefan Savic’ten gelen sakatlık haberi moralleri bozdu. Trabzonspor Sağlık Kurulu Başkanı Ahmet Beşir, tecrübeli savunma oyuncusunun sakatlığıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Samsunspor maçında sol bacağının alt kısmında ağrı hisseden Stefan Savic’in yapılan muayene ve görüntülemeleri sonucunda, sol alt bacak iç kısmında kısmi kas yaralanmasına bağlı kanama ve ödem tespit edildi. Oyuncunun tedavisine sağlık ekibi tarafından başlanmıştır." Savic, Batagov ve Okay Yokuşlu kafilede yer almıyor Trabzonspor, deplasmanda oynayacağı Konyaspor karşılaşması için Konya’ya 19 kişilik maç kafilesi ile gitti. Sakatlıkları bulunan ve tedavileri süren Savic, Batagov ve Okay Yokuşlu yer almadı. Bordo-mavililerin 19 kişilik maç kafilesinde şu isimler yer aldı: "Andre Onana, Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Chibuike Nwaiwu, Wagner Pina, Mustafa Eskihellaç, Mathias Lovik, Benjamin Bouchouari, Tim Jabol Folcarelli, Christ Inao Oulai, Salih Malkoçoğlu, Ozan Tufan, Ernest Muçi, Onuralp Çakıroğlu, Anthony Nwakaeme, Oleksandr Zubkov, Felipe Augusto, Umut Nayir, ve Paul Onuachu" Trabzonspor, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde gerçekleştirdiği son antrenmanın ardından hava yoluyla Konya’ya hareket etti.
Üç ayaklı köpek yaşama tutundu
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 08:54 Üç ayaklı köpek yaşama tutundu Trabzon sahilinde yürüyüş yolunda görüntülenen üç ayaklı köpek insanların şaşkın bakışları arasında yoluna devam ederken Trabzon Veteriner Hekimler Odası Başkanı Erol Sayın, sokak hayvanlarının karşılaştığı zorluklara dikkat çekti. Üç ayaklı köpeğin hikâyesini paylaşan Sayın, hayvanın geçirdiği operasyon sonrası sağlığına kavuştuğunu ve doğal yaşamına döndüğünü belirterek, "Ne yazık ki sokak köpeklerinin ömrü genellikle 3-5 yılı geçmiyor. Oysa normal koşullarda bir köpek 15-20 yıl yaşayabilir" dedi. Yeniden yaşama tutundu Köpeğin yeniden yaşama tutunduğunu kaydeden Sayın, "Köpeğimiz, üç ayağıyla Beşirli mevkiindeki sahilde özgürce dolaşmaya başladı ve kendi hayatına döndü. Ne yazık ki sokak köpeklerinin ömrü genellikle 3-5 yılı geçmiyor. Oysa normal koşullarda bir köpek 15-20 yıl yaşayabilir. Ancak sokakta yaşayan hayvanlar ya araba çarpması ya da diğer hayvanların saldırısına uğramaları gibi nedenlerle hayatlarını kaybediyorlar. Bu tür vakalar çoğu zaman ölümle sonuçlanıyor. Muhtemelen bu hayvanımıza da ya araç çarptı ya da bulunduğu bölgede bir bacağında enfeksiyon gelişti. Bilinmelidir ki sokak hayvanlarının yasal sorumluluğu belediyelere aittir. Büyükşehir Belediyemizin barınağında görev yapan veteriner hekim meslektaşlarımız, bu hayvanımıza müdahale ederek onu ölümden kurtardı. Tek ayağı ampute edildi ancak bu sayede yeniden yaşama tutundu. Şu anda bulunduğu ortamda, üç ayağıyla yaşamını sürdürüyor ve sağlığı gayet iyi. Alışkın olduğu sokakta hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Barınaklarda görev yapan meslektaşlarımızın önceliği, bu tür hayvanları yaşatmak ve tedavileri sonrası tekrar doğal yaşam alanlarına kazandırmaktır. Bu hayvanımıza da başarılı bir operasyon uygulanarak hayata tutunması sağlandı. Vatandaşlarımız için üç ayak üzerinde yaşamını sürdüren bir hayvan görmek alışılmadık bir durum olabilir. Ancak unutmamalıyız ki toplumla hayvanların barış içinde yaşaması gerekir. İnsan olmanın temel özelliklerinden biri merhamettir. Merhamet, insana yakışan en güzel duygudur ve sokak hayvanlarına yaklaşım da bu duygunun en önemli sınavlarından biridir" diye konuştu.
Trabzon’da turizm sezonu Körfez etkisiyle durgun başladı
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 13:10 Trabzon’da turizm sezonu Körfez etkisiyle durgun başladı Körfez ülkelerindeki dalgalanmalar Trabzon’a gelen turist sayısını etkiledi. TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Tuna, Körfez ülkelerindeki siyasi ve ekonomik dalgalanmaların etkisiyle kentte ciddi bir düşüş yaşandığını belirterek, "Günde yaklaşık 24 dış hat uçuşu gerçekleşiyor. Sayı olarak geçen seneyle aynıyız ama gelen uçuşlardaki doluluk oranlarında azalma var. Yavaş yavaş normale dönüyoruz. İnşallah çok daha iyi olacak. Sezonda dış hat uçuşlarında 35 sayısını bulacağımızı öngörüyoruz" dedi. Karadeniz’in turizmde öne çıkan şehirlerinden Trabzon’da 2025 yılı yaz sezonu, beklentilerin altında bir başlangıç yaptı. Kurban Bayramı döneminde kısa süreli bir yoğunluk yaşansa da, özellikle Körfez ülkelerindeki siyasi ve ekonomik dalgalanmaların etkisiyle yabancı turist sayısında düşüş gözlendi. Dış hatlardan gelen günlük uçuş sayısında geçtiğimiz yıla göre önemli bir değişiklik yaşanmazken, uçaklardaki doluluk oranlarında azalma oldu. TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Tuna, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, otel ve acente sayısındaki artışın yanı sıra pazar çeşitliliğinin artırılmasının da bölge turizminin geleceği için kritik olduğunu dile getirdi. "Gelen uçuşların doluluk oranlarında azalma var" Trabzon için turizm sezonunun 2025 yılı itibariyle biraz sakın başladığını kaydeden Tuna, "Fakat bayram döneminde bir yoğunluğumuz söz konusuydu. Körfez’deki dalgalanmalardan dolayı tabi ki ciddi bir düşüş yaşandı. Günde yaklaşık dış hatlardan 24 tane uçuş gerçekleşiyor. Geçen sene ile bu sene arasındaki sayılar aslında aynı. Gelen uçuşların doluluk oranlarında azalma var. Yavaş yavaş normale dönüyor. İnşallah çok daha iyi olacak. Sezonda dış hat uçuşlarında 35 sayısını bulacağız diye ön görüyoruz. Yavaş yavaş normalleşme başladı. Tabi ki insanlarda bir tedirginlik söz konusu. Trabzon bir turizm şehridir. En kısa sürede normale dönecektir. Uçak sayıları da bunu gösteriyor" şeklinde konuştu. "Sadece Ortadoğu olarak bakmamız gerekiyor" Trabzon’da turizme sadece Ortadoğu olarak bakılmaması gerektiğini vurgulayan Tuna, "400’e yakın otel sayımız var. Bununla beraber 300’ün üzerinde seyahat acentemiz var. Trabzon bir turizm şehri ancak sayılar fazla. Buna göre alternatifler üretmemiz lazım. Sadece Ortadoğu olarak bakmamamız gerekiyor. Bunu 12 aya yaymamız lazım. Özellikle otellerin doluluk oranlarına bakıldığında yıl boyuna vurduğunuzda yüzde 40 bandında. Haziran ayında yüzde 75-85 aralığında oldu. Önemli olan otel ve seyahat acentalarının artması değil pazarın artması. Temmuz ve Ağustos aylarında doluluk oranları artacaktır. 400 tane otelin olduğu yerde doluluk oranı yıllık bazda yüzde 40’a vurduğu zaman tabi ki Trabzon hak ettiği değeri almıyor. Uzungöl, Sümela Manastırı var ama bugün Batum, Ordu ve Giresun bile Trabzon’un bir destinasyonu. Dubai’den, Suudi Arabistan’dan, Körfez’in hemen hemen her ülkesinden Trabzon’a farklı uçuşlar var. Özbekistan uçuşumuz var. Farklı pazarlara alternatif çalışmalar var. Almanya’dan Trabzon’a haftada 4 kez uçuşumuz var. Farklı destinasyon çalışmaları ile beraber farklı pazarlara nasıl açılabiliriz bunları çalışacağız" ifadelerini kullandı.
Trabzon’da "Mutluluğa Kurşun Sıkma, Silahsız Varoluşa Dönüş" söyleşisi
04 Temmuz 2025 Cuma - 11:16 Trabzon’da "Mutluluğa Kurşun Sıkma, Silahsız Varoluşa Dönüş" söyleşisi Yükseköğretim Kurulu tarafından ülke genelinde başlatılan ve bilimsel bilginin topluma aktarılmasını, farkındalık oluşturulmasını amaçlayan "Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı Oğulkaya Yolbaşı mahallesinde "Mutluluğa Kurşun Sıkma, Silahsız Varoluşa Dönüş" başlıklı söyleşi programı düzenledi. Avrasya Üniversitesi Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı, Bilim İletişimi Birimi tarafından düzenlenen söyleşi programına üniversitenin Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanı, Halk Oyunları Uzmanı Prof. Dr. Orhan Durgun ve Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Emin Sardoğan konuşmacı olarak katıldı. Mahkeme ve Büro Hizmetleri Programı Öğr. Gör. Murat Kurbanlı ise söyleşide moderatör olarak görev aldı. Oğulkaya Yolbaşı Mahallesi Muhtarlığı önünde düzenlenen programa Mahalle Muhtarı Mustafa Cemal Çelik, çevre mahalle muhtarları ve Akçaabat İlçe Jandarma Komutanlığı personeli de katıldı. Avrasya Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Durgun konuşmasında son yıllarda yorgun mermi vakası sonucu birçok vatandaşımızın hayatını kaybettiğini ya da sakat kaldığını, bu çağda bu ilkel konunun artık rafa kalkması gerektiğine vurgu yaparak, "Bazı ilçelerimizde güzel uygulamalar yapılmaya başladığına şahit oluyoruz. Örneğin kurşun sıkmak yerine onun değeri kadar parayı askere giden gençlerimize vermek gibi. Havaya sıkılan mermi sizin kontrolünüz dışına çıkmış oluyor, bugün bir komşunuzun evladı, yarın siz ya da sizin yakınınız. Sadece insan değil ormandaki hayvana bile isabet edebiliyor. Bu çağda bu konuyu silip atmamız gerekiyor. Buda horonla olur, türkü ile olur. Mutluluğunuzu da, mutsuzluğunuzu da horonla, türkü ile paylaşın. Çocuklarımızda bizden görsün, bu kara sayfayı birlikte eğitimle kapatalım" dedi. Oğulkaya Yolbaşı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cemal Çelik ise, "Başta Avrasya Üniversitesi Bilim İletişimi Birimi’nin yetkililerine, değerli hocalarımıza, komşu mahalle muhtarlarımıza ve tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz. Bugün burada ele alınan konu çok önemliydi. Bizlerde özellikle camilerde imamlarımız ve okullarda öğretmenlerimiz ile birlikte bu konunun aktarılması ve kanayan yaramızın artık durması için mücadele edeceğiz" diye konuştu. Söyleşi programının son aşamasında Kemençe Sanatçısı Musa Gömleksiz’in çaldığı kemençeye Prof. Dr. Orhan Durgun eşlik etti.