POLİTİKA - 15 Mayıs 2024 Çarşamba 20:38

KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu: “Kıbrıs Türkü’nün son süreçlerde en büyük derdi Avrupa Birliği”

A
A
A
KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu: “Kıbrıs Türkü’nün son süreçlerde en büyük derdi Avrupa Birliği”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türkü’nün son süreçlerdeki en büyük derdinin Avrupa Birliği olduğunu belirterek, “Son derece tehlikeli bir rol oynuyorlar. Bir kere Avrupa Birliği iddia edildiği gibi tarafsız bir örgüt değil. Avrupa Birliği kendi ifadeleriyle de biz Kıbrıs’tan yanayız diyor. Tabii Kıbrıs dediği Rum tarafı. Avrupa Birliği Kıbrıs sorunun halledilmesine yönelik tarafsız bir örgüt olmaktan çıkmıştır soruna taraf bir örgüttür. Ama bu örgüt maalesef hala daha aramızda bazı kesimler için uğruna ölünecek Leyla’dır. Avrupa Birliği denince akan sular durur” dedi.


Bir dizi ziyaret için dün Trabzon’a gelen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) düzenlenen “20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı’nın 50. yılında Uluslararası Hukuk Bağlamında Kıbrıs” konferansına katıldı. Konferansa Ertuğruloğlu’nun yanı sıra Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Konferansa konuşan KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinin temel nedeninin Türkiye’nin Kıbrıs’tan çıkartılması oyunu olduğunu söyledi. Ertuğruloğlu, “Batı dünyasının derdi Türkiye’yi Kıbrıs’tan çıkarmak. Türkiye’nin Kıbrıs adasında etkili olması söz sahibi olması Batı dünyasının hazmedebildiği bir realite değildir. Ne yapıp edip Türkiye’yi Kıbrıs’tan çıkarma Türkiye’yi tek nefes alabildiği güneyde de kilitleme. Türkiye’yi belki bu dünyanın en hassas coğrafyasında ezik büzük işgal altına alınmış yine Avrupa’nın dünyanın hasta adamı pozisyonuna indirgemek. Bütün oyun budur. Bu oyunu oynarken de batı ülkeleri Avrupa Birliği bizim üzerimizde siz Türkiye’den farklısınız oyununu oynuyor. Siz Kıbrıs Türkü, Türkiye Türklüğünden farklısınız bu psikolojik savaş teknikleri oynanıyor bizim üzerimizde. Türkiye’de de bir başka şekli oynanıyor. Sanki Kıbrıs’ı verse Türkiye kurtulacak. Kıbrıs’ı veren Türkiye hiçbir davasında ayakta duracak hale gelmez. O kadar önemli bir coğrafya ki dolayısıyla biz ulusal davanın savunuculuğunu yapıyoruz dediğinizde Türk ulusunun ulusal çıkarlarına hürmet etme adına mücadele verdiğimizi kast ediyoruz. Türk ulusu için Kıbrıs adasının önemi Doğu Akdeniz’deki Türk ulusunun hak, hukuk ve çıkar güvenliğine tehdit teşkil etmeyecek bir adayı oluşturma. Adadaki Türk halkının misyonu budur. Dolayısıyla bizim içimizde Türkiye dışlansın diye uğraş veren şaşkınlar ne de ana vatanda kangurumuz olmuştur verin kurtulalım diyen şaşkınlar. Bütün bunlar yanlış yoldaki arkadaşlarımız. Kıbrıs Türkü’nün son süreçlerde en büyük derdi de Avrupa Birliği. Son derece tehlikeli bir rol oynuyorlar. Bir kere Avrupa Birliği iddia edildiği gibi tarafsız bir örgüt değil. Avrupa Birliği kendi ifadeleriyle de biz Kıbrıs’tan yanayız diyor. Tabi Kıbrıs dediği Rum tarafı . Avrupa Birliği Kıbrıs sorunun halledilmesine yönelik tarafsız bir örgüt olmaktan çıkmıştır soruna taraf bir örgüttür. Ama bu örgüt maalesef hala daha aramızda bazı kesimler için uğruna ölünecek Leyla’dır. Avrupa Birliği denince akan sular durur” şeklinde konuştu.



“Müzakereler olsa olsa iki komşu devletin komşular olarak nasıl ilişkiler içerisinde olacağını belirlemek için olabilir”


“Kıbrıs Türk ve Rum’un ortak adasıdır” diyen Ertuğruloğlu, “Biz Kıbrıs meselesine sadece İngiliz, Amerikan, Fransız, Rusla mücadele ederek götürmüyoruz. Kendi içimizde de bu unsurların etki altına aldıkları kendi insanlarımızla da mücadele ediyoruz. Ama ne isterse olsun şu da çok net şekilde bilinmesi gerekir bu ada ne tarihinde hiçbir zaman Helen adası olmuştur, ne de bundan sonra en ufak bir şekilde Helen adası olma olasılığı vardır. 74 barış harekatıyla bu adanın Enosise (Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması) giden yolu megali ideanın gerçekleştirilmesi ebediyen ortadan kaldırılmıştır. Türkiye Türk askeri sadece Türk askeri değil Türkiye bütün yönleriyle adada mevcuttur ve olmaya da devam edecektir, olması gerekir çünkü o ada Türk adasıdır. 300 küsur sene Osmanlının parçası olmuş bir addan bahsediyoruz. Türk ulusu olarak bu ada Kıbrıs Türkü’nün ve Kıbrıs Rum’umun ortak adasıdır dediğimizde büyük özveri gösterdiğimizi bilmemiz gerekir. Şimdi çok rahatlıkla şunu da diyebilirdik Kıbrıs tümüyle Türk adasıdır. Rumlarda bize tarihi toplumdur. Bunu demiş olsaydık bunun tarihi bir gerçeklik boyutu var. Ama Türk ulusu olmanın verdiği büyüklükte de hoşgörüyle de diyoruz ki bütün bizlere yapılan haksızlığa rağmen ada Kıbrıs Türk ve Rum’un ortak adasıdır. Bu adada ortaklığı da denedik. Ama o ortaklığın başına da ne geldiğini gördük. Bundan ders çıkarmadan bugün halen daha birileri Kıbrıs Türkü ve Rum’unu yeni müzakerelerle yeni bir ortaklık kurmasını arzu ediyorsa hayal görüyor. Yok böyle bir dünya, bitti. Bundan sonra iki taraf arasında değer müzakere olursa toprak bütünlüğü ve tek egemenliği olacak bir ortaklık devleti kurmak için olmayacaktır. Bu müzakereler olsa olsa iki komşu devletin komşular olarak nasıl ilişkiler içerisinde olacağını belirlemek için olabilir. Rum bunu niye kabul etsin diyeceksiniz. Haklısınız. Ben kabul edeceğini beklediğim için söylemiyorum. Ben ortaya koyduğumuz politikayı izah etmeye çalışıyorum” ifadelerini kullandı.



KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu: “Kıbrıs Türkü’nün son süreçlerde en büyük derdi Avrupa Birliği”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Turkcell ilk çeyrekte 68,4 milyar TL gelir, 4,6 milyar TL kâr açıkladı Turkcell, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 8,9 artarak 68,4 milyar TL’ye ulaşırken, net kârı ise yüzde 14,9 artışla 4,6 milyar TL’ye yükseldi. Teknoloji ve iletişim şirketi Turkcell, güçlü ve sürdürülebilir büyüme performansını devam ettirdi. Yılın ilk üç aylık döneminde konsolide gelirler yıllık bazda yüzde 8,9 artarak 68,4 milyar TL’ye ulaştı. Konsolide FAVÖK yüzde 3,2 artışla 28,3 milyar TL olurken, FAVÖK marjı yüzde 41,4 seviyesinde gerçekleşti. Şirketin vergi öncesi kârı yüzde 38,8 artışla 11,9 milyar TL’ye ulaşırken net kârı ise yüzde 14,9 oranında artarak 4,6 milyar TL’ye yükseldi. "5G çağına çok güçlü bir başlangıç" 5G’nin Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda tarihi bir dönüm noktası olduğuna işaret eden Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, şu değerlendirmeyi yaptı: "Şirket olarak, 32 yıllık teknoloji liderliğimizi, güçlü altyapı yatırımlarımız ve yenilikçi vizyonumuzla istikrarlı bir çizgide sürdürüyoruz. İlk çeyreğin son gününde Türkiye’yi Turkcell gücünde 5G ile buluşturmanın gururunu yaşadık. 5G ile yalnızca iletişim standartlarını yükseltmekle kalmadık; aynı zamanda sanayiden sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar pek çok alanda ülkemizin rekabet gücünü artıracak yeni nesil bir dijital altyapının da kapılarını araladık. En geniş frekans bandı, en yüksek kapasiteye sahip şebeke mimarimiz, güçlü fiber altyapımız ve veri merkezlerimizle bu yeni döneme güçlü bir başlangıç yaptık. Mobil pazarda liderliğimizi sürdürüyoruz. Güçlü teknolojik altyapımıza müşterilerimizin gösterdiği teveccüh sayesinde yılın ilk çeyreğinde toplam mobil abone sayımız 39,8 milyona ulaştı. Türkiye’nin Turkcell’i olarak teknoloji alanında ülkemizi daha ileri taşıma motivasyonuyla çalışmaya devam ediyoruz. Bu vesileyle attığımız her adımda emeği olan çalışma arkadaşlarıma, destekleri için Yönetim Kurulumuza, hissedarlarımıza ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum." Faturalı abone bazı net 661 bin arttı Yapılan açıklamaya göre, müşteri odaklı yaklaşımı, güçlü altyapısı ve yenilikçi teklifleri sayesinde şirket, yılın ilk çeyreğini Mobil Numara Taşıma (MNT) tarafında başarılı sonuçlarla tamamladı. Toplam mobil abone bazı net 655 bin abone kazanımıyla genişledi. Faturalı abone bazı da net 661 bin artışla istikrarlı büyümesini sürdürürken, faturalı abone oranı şirketin "değer odaklı büyüme" stratejisini yansıtır şekilde yüzde 81 seviyesine ulaştı. Dijital İş Servisleri gelirleri yüzde 64 büyüdü Dijital İş Servisleri (DBS) tarafında da şirket, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptı. Artan kurumsal projelerin katkısıyla yükselen donanım gelirlerinin yanı sıra veri merkezi ve bulut servislerindeki yüzde 21’lik artış, DBS gelirlerinde yıllık yüzde 64’lük yükselişi beraberinde getirdi. ‘Hız Yılı’nda saniyede 10 Gigabit’e varan hızları sunan ilk ve tek operatör Turkcell 2026’yı ‘Hız Yılı’ ilan eden şirket, sabit tarafta da oyunun kurallarını yeniden yazdı. Wi-Fi 7 teknolojisiyle desteklenen Superonline UltraFiber paketleri sayesinde, ev internetinde saniyede 10 Gigabit’e varan hızları kullanıcılarına sunan Türkiye’deki ilk operatörlerden biri Turkcell oldu. Yılın ilk çeyreğinde al-sat operasyonları dahil sabit tarafta toplam 36 bin net fiber abone kazanımı gerçekleştirildi. İlk çeyrekte devam eden sabit altyapı yatırımlarıyla Turkcell, fiber altyapısıyla kapsadığı hane sayısını 138 bin artırarak toplam 6,5 milyona çıkardı. Fiber aboneye dönüşüm oranı ise yüzde 41,8 seviyesinde gerçekleşti. Turkcell’in 1000 Mbps ve üzeri hızlara sahip fiber abone portföyünün, toplam bireysel fiber aboneleri içindeki payı yaklaşık yüzde 20 seviyesine yükseldi. Paycell gelirleri ilk 3 ayda yüzde 15’lik artış gösterdi Turkcell’in techfin alanındaki lokomotifi olan Paycell, yüksek baz etkisine rağmen Grup ortalamasının üzerinde büyümeye devam etti. Paycell gelirleri, POS ve mobil ödeme iş kollarındaki güçlü ivmenin etkisiyle yüzde 15 artış gösterdi. Öte yandan Financell’de net faiz marjı, önceki yılın aynı dönemine göre 3,6 puan artışla yüzde 8,3’e yükseldi. Techfin segmentinin toplam gelir artışı ise yüzde 4 seviyesinde gerçekleşti. Şirket, Türkiye’yi ve telekomünikasyon sektörünü uluslararası platformlarda da başarıyla temsil ediyor. Bu kapsamda Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2026), sektör paydaşlarıyla geliştirdiği ve yurt dışı kaynaklı sahte aramaları önlemeye yönelik modeli, GSMA tarafından örnek uygulama seçildi. Aynı kongrede, 6G ve yeni nesil şebeke teknolojileriyle ilgili Ar-Ge çalışmaları için stratejik iş birliklerine de imza atıldı.
Van Van’da etkili olan yağışlar barajların doluluk oranını artırdı Van’da kış ve bahar mevsiminde etkili olan kar ve yağışlar barajlardaki doluluk oranını yükseltti. Türkiye genelinde etkili olan yoğun yağışlar, birçok barajda olduğu gibi Zernek Barajı’na da olumlu yansıdı. Bahar yağışları ve yüksek kesimlerde karların erimesiyle başta Zernek Barajı olmak üzere bir çok baraj ve göletlerde doluluk oranı en üst seviyeye ulaştı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Van Gölü havzası kapalı bir havza. Dışarıdan havzaya hiçbir su girdisi yok ve havzadan da dışarıya hiçbir su çıktısı yok. Yazın ve kışın yağan yağmur yağışları ve özellikle kışın yağan kar yağışı havzaya ana su girdisini oluştururken buharlaşma havzadan su çıktısını teşkil ediyor. Bu yüzden kar ve yağmur yağışının bol olduğu zamanlarda bu etkisini özellikle baraj göllerinde çok bariz bir şekilde kendini gösteriyor. Geçtiğimiz yıllarda barajların su seviyesi oldukça düşüktü ve barajlar yüzey alanı olarak küçülmüştü. Fakat 2026 yılında yağışların yüzde 100’den fazla bir oranda artması barajlarda hemen etkisini gösterdi" dedi. "Suyu çok etkili ve efektif bir şekilde kullanmamız lazım" "Bugün barajlar Van Gölü havzasında geçen yıla göre büyük bir hacimsel genişlemeye sahip ve barajlar neredeyse yüzde 100’e yakın bir doluluk oranına sahip" diyen Akkuş, "Tabii bu özellikle önümüzdeki haziran, temmuz, ağustos ayları için hayati bir öneme sahip. Çünkü şu anda halen yağışlar devam ediyor. Tarımsal olarak da ciddi bir sulama suyuna ihtiyaç yok. Fakat önümüzdeki aylarda tarımsal sulama başladığı zaman bu barajlardaki sular adeta bir can suyu gibi çiftçinin imdadına yetişecek. Akarsudaki yaşayan balıkların imdadına yetişecek. Bu noktada barajlardaki suyu çok etkili ve efektif bir şekilde kullanmamız lazım. Şayet efektif bir şekilde kullanmazsak ne kadar suyumuz olursa olsun eski sulama yöntemlerine hiçbir su kaynağı dayanamaz. Ümit ediyoruz ki önümüzdeki yıllarda 2026 yılındaki gibi bol kar ve yağmur yağışı geçer ve barajlarımız her zaman ağzına kadar dolu bir halde olur" ifadelerini kullandı