ÇEVRE - 12 Mayıs 2026 Salı 12:47

Van’da etkili olan yağışlar barajların doluluk oranını artırdı

A
A
A
Van’da etkili olan yağışlar barajların doluluk oranını artırdı

Van’da kış ve bahar mevsiminde etkili olan kar ve yağışlar barajlardaki doluluk oranını yükseltti.


Türkiye genelinde etkili olan yoğun yağışlar, birçok barajda olduğu gibi Zernek Barajı’na da olumlu yansıdı. Bahar yağışları ve yüksek kesimlerde karların erimesiyle başta Zernek Barajı olmak üzere bir çok baraj ve göletlerde doluluk oranı en üst seviyeye ulaştı.


Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Van Gölü havzası kapalı bir havza. Dışarıdan havzaya hiçbir su girdisi yok ve havzadan da dışarıya hiçbir su çıktısı yok. Yazın ve kışın yağan yağmur yağışları ve özellikle kışın yağan kar yağışı havzaya ana su girdisini oluştururken buharlaşma havzadan su çıktısını teşkil ediyor. Bu yüzden kar ve yağmur yağışının bol olduğu zamanlarda bu etkisini özellikle baraj göllerinde çok bariz bir şekilde kendini gösteriyor. Geçtiğimiz yıllarda barajların su seviyesi oldukça düşüktü ve barajlar yüzey alanı olarak küçülmüştü. Fakat 2026 yılında yağışların yüzde 100’den fazla bir oranda artması barajlarda hemen etkisini gösterdi" dedi.



"Suyu çok etkili ve efektif bir şekilde kullanmamız lazım"


"Bugün barajlar Van Gölü havzasında geçen yıla göre büyük bir hacimsel genişlemeye sahip ve barajlar neredeyse yüzde 100’e yakın bir doluluk oranına sahip" diyen Akkuş, "Tabii bu özellikle önümüzdeki haziran, temmuz, ağustos ayları için hayati bir öneme sahip. Çünkü şu anda halen yağışlar devam ediyor. Tarımsal olarak da ciddi bir sulama suyuna ihtiyaç yok. Fakat önümüzdeki aylarda tarımsal sulama başladığı zaman bu barajlardaki sular adeta bir can suyu gibi çiftçinin imdadına yetişecek. Akarsudaki yaşayan balıkların imdadına yetişecek. Bu noktada barajlardaki suyu çok etkili ve efektif bir şekilde kullanmamız lazım. Şayet efektif bir şekilde kullanmazsak ne kadar suyumuz olursa olsun eski sulama yöntemlerine hiçbir su kaynağı dayanamaz. Ümit ediyoruz ki önümüzdeki yıllarda 2026 yılındaki gibi bol kar ve yağmur yağışı geçer ve barajlarımız her zaman ağzına kadar dolu bir halde olur" ifadelerini kullandı



Van’da etkili olan yağışlar barajların doluluk oranını artırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Çağın trend bağımlılığı: "Sanal kumar" "Sağlıklı Yaşam, Güçlü Toplum, Güvenli Gelecek" panelinde madde bağımlılığının yanı sıra sanal bağımlılıklar da ele alındı. Panelde söz alan uzmanlar, hem uyuşturucu madde kullanımı konusunda hem de teknolojinin yanlış kullanımı alanında uyarılarda bulundu. Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), SAMÜ, Yeşilay Samsun Şubesi, Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve Atakum Rehberlik ve Araştırma Merkezi yürütücülüğünde Samsun Müzesi Konferans Salonu’nda "Sağlıklı Yaşam, Güçlü Toplum, Güvenli Gelecek Paneli" düzenlendi. Panel öncesi açılış konuşmasını yapan Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İrfan Yetik, programın öneminden bahsetti. "Köklerinden güç alan, bilinçli, sorumluluk sahibi ve bağımlılıklardan uzak nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz" Bağımlılıktan uzak nesiller yetiştirmeyi hedeflediklerini dile getiren İrfan Yetik, "Samsun İl Millî Eğitim Müdürlüğü olarak özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin bağımlılıklardan uzak, sağlıklı, bilinçli ve güçlü bireyler olarak yetişmeleri adına çeşitli çalışmalar yürütmekteyiz. Günümüzde bağımlılık, yalnızca bireysel değil, toplumsal yönleriyle de ele alınması gereken önemli bir mesele hâline gelmiştir. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri, güçlü bir toplumun inşası açısından büyük önem taşımaktadır. Bizler eğitim camiası olarak öğrencilerimizin sadece akademik başarılarıyla değil, değerleriyle, yaşam becerileriyle ve sağlıklı karar alma süreçleriyle de gelişmelerini önemsiyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ortaya koyduğu anlayış doğrultusunda köklerinden güç alan, bilinçli, sorumluluk sahibi ve bağımlılıklardan uzak nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu noktada rehberlik hizmetleri, okul kulüpleri ve kurumlar arası iş birlikleri çok kıymetlidir. Yeşilay başta olmak üzere üniversitelerimiz ve tüm paydaş kurumlarımızla yürütülen çalışmaların öğrencilerimizde önemli farkındalıklar oluşturduğuna inanıyoruz" dedi. "Bağımlılık irade meselesi değil, beyin hastalığıdır" İrade meselesi olarak görülen bağımlılığın aslında bir beyin hastalığı olduğuna değinen OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi ve OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın, "Bağımlılıkla mücadele konusu son zamanda büyük önem kazandı. Bağımlılık kavramını iyi tanımlayabilirsek, neyle mücadele edeceğimizi bilirsek ona göre alınacak önlemler de önem kazanıyor. Bağımlılığın bir beyin hastalığı olduğu hâlâ toplum tarafından kabul edilmiş değil. Hâlâ bir irade meselesi olarak görülüyor. Bunu bir beyin hastalığı olarak kabul ederek, gençlere bu yolculuğun çok tehlikeli bir yolculuk olduğunu, buraya girişin kolay, çıkışın çok zor olduğunu söylemek gerekiyor. Arkadaş çevresi, çevrenin yanlış yönlendirmesi, yanlış mekân ve ortamlarda bulunmaları, ‘Bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesi ile maddeyi kullanma eğiliminde bulunabiliyorlar. Yaptığımız çalışmalarla bir kereden çok şeyin olacağını, madde bağımlılığının beyin hastalığı olmasının yanı sıra iyileşmeyen kronik bir hastalık olduğunu gençlerimize ve topluma anlatmaya çalışıyoruz. Bu sorun sadece bağımlıyı ilgilendirmiyor. Aileyi ve toplumu da ilgilendirdiğinden bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Tabiri caizse bulaşıcı hastalık gibi tüm topluma gençler arasından yayılarak devam ediyor. O nedenle bağımlılık karşıtı çalışmaların çok kıymetli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. "Çocuklarımızı maddeden korurken, teknoloji bağımlısı hâline getirebiliyoruz" Çocuk ve gençleri sadece madde bağımlılığından korumanın yetmeyeceğini, teknoloji bağımlılığı konusunda da toplum ve ailenin bilinçlenmesi gerektiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın, "Bağımlılıkla mücadele ilk olarak madde bağımlılığı göz önünde bulundurularak başlatıldı. Geldiğimiz noktada teknoloji bağımlılığı da büyük risk oluşturuyor. Teknoloji bağımlılığını pandemiden sonra çok fazla hissetmeye başladık. İnsanlar evlere kapanarak teknolojiye daha fazla yöneldiler. Teknoloji bağımlılığının ardından da bunlar birbirini etkileyerek devam ediyor. ‘Kumar bağımlılığı’, ‘sanal kumar bağımlılığı’ çok fazla gündeme geldi. O nedenle dopamin salınım sistemini bozan davranışsal bağımlılıklar, madde kullanımı gibi konuların üzerinde temelde durmamız gerekiyor. Çocuklarımızı maddeden korurken, teknoloji bağımlısı hâline getirebiliyoruz. Ailelerimizin de teknolojinin bilinçli kullanımıyla alakalı bilgi sahibi olması gerekiyor. Çocuklar hangi web sayfasına giriyor, hangi oyunları oynuyor bunları kontrol edemediğimizde maalesef sosyal medya bağımlılığı, kumar bağımlılığı, oyun bağımlılığı gibi çok çeşitli bağımlılık varyasyonları ortaya çıkıyor. Son dönemde teknoloji bağımlılığı da artarak devam eden bir bağımlılık türü. O nedenle aile ve çocukların bu konuda bilinçlenmesi için çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. "Kumar cebimize kadar girdi" Yeşilay’a son dönemde en çok gelen danışanların kumar bağımlılığından kurtulma konusunda başvurduğunu ifade eden Yeşilay Samsun Şube Başkanı Emre Güneş ise "Yeşilay olarak bağımlılıkla mücadele kapsamında çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Çağımızda insanlar her şeye bağımlı olabiliyor. Davranışsal bağımlılık diye yeni kavramlar girdi. İnternet, sosyal medya, oyun, kumar bağımlılığı ve davranışlar sonucunda kontrolümüzü kaybettiğimiz zaman her duruma bağımlı olabiliyoruz. Bu noktada çocukları bağımlılıklardan korumak için öğretmenlerimizle çalışmalar yapıyoruz. Çocukların bağımlılıklardan kurtulması için eğitsel, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunması lazım. Çocuklar kendilerini eğitecek faaliyetler yürüttüğü sürece bağımlılıklardan da uzak duracaklardır. Bu çerçevede önleyici hizmetlerimizi her alana yayıyoruz. Son dönemde bizlere en çok kumar bağımlılığından kurtulma konusunda başvurular oldu. Teknoloji bağımlılığı da bunu tetikledi. Şu anda herkes cep telefonlarından kumar oynayabiliyor. Kumar cebimize kadar girdi. Bilinçsiz internet kullanımı, sosyal medya kullanımı insanları kumar bağımlılığına doğru itebiliyor. İzlenilen reklam ve filmler bazı yaş gruplarını kumara yönlendirebiliyor. YEDAM’a en çok kumar bağımlılığı başvurusu alıyoruz. Yeşilay’da kumar bağımlılığına karşı faaliyetler de yürütüyoruz. Uzmanlarımız psikoterapi desteği sağlıyor. Sosyal rehabilitasyonları sağlama noktasında çalışmalar yürütüyoruz. Uzmanlarımız bu konularda da kendilerini oldukça geliştirdi. Böyle konularda sıkıntıları olan vatandaşlarımız da Yeşilay’a her zaman başvurabilirler" ifadelerini kullandı. 2026 yılının "Bağımsızlık Yılı" ilan edilmesi doğrultusunda bireysel ve toplumsal bağımsızlığın en önemli unsurlarından biri olan sağlıklı yaşam bilincinin geliştirilmesine katkı sunmayı hedefleyerek düzenlenen panelde moderatörlüğü OMÜ Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemal Özcan yaparken, Alaattin Altın ve Emre Güneş’in yanı sıra Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar ve SAMÜ Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Fatih Ordu da kendi alanları konusunda sunum gerçekleştirdi. Panel ile öğrencilerin fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini desteklemek, bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturmak, öğrenci kulüpleri ile rehberlik hizmetlerinin etkililiğini vurgulamak ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek amaçlandı. Panel, soru-cevap kısmının ardından sona erdi.
Samsun Sahte e-devlet siteleriyle 1,5 milyarlık vurgun Samsun merkezli 6 ilde düzenlenen dev siber dolandırıcılık operasyonunda, sahte TOKİ ve E-Devlet başvuru siteleri üzerinden vatandaşları dolandırdığı öne sürülen 12 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerin banka ve kripto hesaplarında yaklaşık 1 milyar 500 milyon TL işlem hacmi tespit edildi. Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturmada, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından duyurulan 81 ilde 500 bin sosyal konut projesini fırsata çevirmeye çalışan şüphelilerin, vatandaşları profesyonel yöntemlerle hedef aldığı ortaya çıkarıldı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin yabancı şahıslar adına çıkarılmış GSM hatları kullandıkları, ayrıca E-Devlet sisteminin başvuru ekranını taklit eden sahte internet siteleri hazırladıkları belirlendi. Şüphelilerin, "başvuru bedeli", "teminat ücreti" ve "sigorta işlemi" gibi gerekçelerle vatandaşları kendi IBAN hesaplarına para göndermeye yönlendirdikleri tespit edildi. Farklı illerde bağlantıları bulunan 12 şüpheliye ait banka ve kripto para hesaplarının incelenmesi sonucu yaklaşık 1,5 milyar TL’lik işlem hacmi ortaya çıkarıldı. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülen soruşturma kapsamında 12 Mayıs 2026 tarihinde Samsun merkezli olmak üzere İstanbul, Şanlıurfa, Aydın, Ankara ve Bursa’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda çok sayıda dijital materyal ile finansal veriye incelenmek üzere el konuldu. Yetkililer, kamu kurumlarının isim ve logoları kullanılarak hazırlanan sahte internet sitelerine karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Resmi kurumlar dışında herhangi bir hesaba ödeme yapılmaması gerektiği belirtilirken, şüpheli durumların ise 112 Acil Çağrı Merkezi ve güvenlik birimlerine bildirilmesi istendi.
İstanbul 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest’in tanıtım toplantısı yapıldı Afyonkarahisar’da 2-6 Eylül tarihlerinde düzenlenecek olan 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest’in tanıtım toplantısı yapıldı. Türkiye’nin uluslararası alanda en istikrarlı şekilde düzenlenen organizasyonlarından biri olan MXGP Türkiye Dünya Motokros Şampiyonası, bu yıl üst üste 9. kez Afyonkarahisar’da gerçekleştirilecek. Dünya Motokros Şampiyonası MXGP Türkiye ile eş zamanlı düzenlenecek NG Afyon Motofest ise müzikseverleri ve festival tutkunlarını bir araya getirecek. NG Afyon Motofest ve MXGP Türkiye, 2-6 Eylül 2026 tarihleri arasında Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Organizasyonun tanıtım lansmanı ise İstanbul’da bir otelde yapıldı. Lansmana; Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı, Afyonkarahisar Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Yıldız, Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Mehmet Sadık Vefa, TMF Başkan Vekili Ogün Baysan, TMF Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, protokol üyeleri, motosiklet sektörü temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Mehmet Sadık Vefa: "Dünya Motokros Şampiyonası’nın Türkiye’nin spor turizmine önemli bir değer katacağına yürekten inanıyorum" MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest’i 9. kez Türkiye’de gerçekleştirmenin gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Mehmet Sadık Vefa, "Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak bu büyük organizasyonu her yıl daha da güçlenerek hayata geçirmenin haklı onurunu yaşıyoruz. Bu önemli organizasyonun ülkemizde istikrarlı bir şekilde düzenlenmesine katkı sağlayan, başta Gençlik ve Spor Bakanlığımız olmak üzere Afyonkarahisar Valiliği ve Afyonkarahisar Belediyesi’ne ve tüm paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Spor turizminin geleceği anlayışıyla hareket ederek Dünya Motokros Şampiyonası’nın Türkiye’nin spor turizmine önemli bir değer katacağına yürekten inanıyorum" ifadelerini kulandı. İhsan Ayrancı: "MXGP Türkiye artık bizim için sadece bir yarış değil" MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın, Türkiye’nin uluslararası organizasyonlardaki gücünü, vizyonunu ve spor turizminde ulaştığı seviyeyi gösterdiğini aktaran Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı, "MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın Türkiye etabına 9. kez ev sahipliği yapacağız Afyonkarahisar olarak. Bizler için bunun büyük bir gurur kaynağı olduğunu ve ülkemizin uluslararası spor organizasyonlarında gösterdiği başarının bir göstergesi olduğunu da burada ifade etmek istiyorum. MXGP Türkiye artık bizim için sadece bir yarış değil; bir şampiyona, gençlerimizi spora yönlendiren, şehrimize ekonomik canlılık kazandıran, ülkemizin ve Afyonkarahisar’ımızın doğal güzelliklerini ve misafirperverliğini dünyaya tanıtan çok yönlü bir değer haline gelmiştir. Bugün Türkiye, uluslararası spor organizasyonlarında yalnızca ev sahibi değil, aynı zamanda standart belirleyen, yön veren ve tercih edilen ülkeler arasında yer almaktadır. Türkiye bu alanda küresel ölçekte bir oyuncu ve söz sahibi bir ülke; Afyonkarahisar da bu vizyonun en güçlü merkezlerinden bir tanesi. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz Afyonkarahisar etabında MXGP Türkiye ve NG Afyon MotoFest’te toplamda 550 bin seyirciye ulaşarak çok büyük bir başarıyı ortaya koyduk. Her geçen yıl artan bu ilgi, şehrimizin uluslararası spor gündemindeki yerini daha da güçlendirmektedir. Bununla birlikte şampiyonanın 180 ülkede yayınlanarak yaklaşık 3,5 milyar kişiye ulaşması, ülkemizin tanıtımı açısından da çok önemli bir fırsatı ortaya koymaktadır. Spora ve gençlere verdiği güçlü destek için başta Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı arz ediyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımıza katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. Afyonkarahisar Belediyemize, Değerli Başkanımızın şahsında tüm belediye çalışanlarımıza emekleri için, destekleri için teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Ömer Yıldız: "Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyorum" MXGP’nin uluslararası bir spor etkinliği olduğunu dile getiren Afyonkarahisar Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Yıldız, "Türkiye’de bütün illerin ulusal ya da uluslararası düzeyde bir şeyler yapma çabaları vardır illerini tanıtmak için, geliştirmek için, turizmi canlandırmak için. Ne mutlu ki dokuzuncusu Afyon’da gerçekleşiyor ve bulunduğu, yapıldığı yer itibarıyla, organizasyon itibarıyla her yıl farklı farklı ödüller alan, dünyanın izlediği, takip ettiği ve takdir ettiği bir organizasyon. Biz Belediye Başkanımız yönetimi devraldıktan sonra bu konularda kültür, sanat, spor etkinlikleri konusunda bir kutup yıldızına ihtiyacımız olmadığını, MXGP’nin bu alanda bizim için bir kutup yıldızı olduğunu anladık ve bunun üzerinden ulusal ya da uluslararası organizasyonlarımızı yapmaya başladık. Elbette ki her organizasyonun birbirinden farkı vardır. MXGP’den öğrendiğimiz en temel şey şudur: kötüyse yapma, yapmak için yapma, insanlara en iyisini sunmak için çabala. Şimdi neden Afyon MXGP sorusunun belki de karşılığı budur. Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi. Aslı İşbakan: "MotoFest’e NG Afyon olarak destek vermekten memnuniyet duyuyoruz" NG Afyon olarak şehrin turizm vizyonuna katkı sağlayan, marka değerini güçlendiren ve uluslararası tanıtımlara destek olan organizasyonların içinde yer almaktan memnuniyet duyduklarını vurgulayan NG Afyon Satış Müdürü Aslı İşbakan da, "Afyonkarahisar sadece termal turizmi ile değil; gastronomi, spor organizasyonları ve kültürel zenginliği ile de öne çıkan çok değerli bir destinasyon. Bu anlamda bugün dünyanın en prestijli motokros organizasyonlarından biri olan MXGP Türkiye’ye bir kez daha ev sahipliği yapıyor olması şehrimiz adına son derece kıymetlidir. Farklı ülkelerden sporcuları, ziyaretçileri, milyonlarca izleyiciyi aynı platformda buluşturan bu organizasyon, Afyonkarahisar’ın uluslararası tanıtımına çok önemli katkı sunmaktadır. MXGP kapsamında gerçekleştirilecek MotoFest’e NG Afyon olarak destek vermekten ayrıca memnuniyet duyuyoruz" şeklinde konuştu. Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi, bu yıl da dünyanın dört bir yanından gelen sporseverleri ağırlayacak. Tüm dünyada en çok izlenen etaplardan biri olan MXGP Türkiye’de 25 ülkeden yaklaşık 150 elit sporcu mücadele edecek. NG Afyon Motofest ise 2 Eylül’de kapılarını açacak ve 6 Eylül’e kadar sürecek. 5 gün boyunca toplam 13 konser ve 50’ye yakın etkinlik gerçekleştirilecek festival, müzik ve motosiklet tutkunlarını bir araya getirecek. Konser programı ise şu şekilde: 2 Eylül Çarşamba: Emre Fel, Haluk Levent 3 Eylül Perşembe: M Lisa, Sefo, Demet Akalın 4 Eylül Cuma: Selin, Pentagram, Ceza 5 Eylül Cumartesi: Emre Altuğ, Derya Bedavacı 6 Eylül Pazar: Ece Seçkin, Kamuran Akkor (Ustalara Vefa), Murat Boz
Malatya "Kalbimin En Güzel Şiiri: Annem" yarışmasının ödül töreninde duygu dolu anlar yaşandı Yeşilyurt Belediyesi ile Yeşilyurt Kent Konseyi iş birliğinde Anneler Günü’nün anlam ve ruhuna uygun olarak düzenlenen "Kalbimin En Güzel Şiiri: Annem" temalı şiir yarışmasının ödül ve tanıtım töreni, duygu dolu anlara sahne oldu. Okunan şiirler, seslendirilen eserler programa katılan anneleri hüzünlendirdi. Annelere duyulan sevgi, saygı ve minnet duygularını şiir aracılığıyla ifade etmek amacıyla Malatya’da düzenlenen "Kalbimin En Güzel Şiiri: Annem" temalı şiir yarışmasının ödül töreni, konferans ve müzik programı başta anneler olmak üzere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. "Karşılıksız sevginin en güçlü temsilcileri" Malatya Kongre ve Kültür Merkezi Kemal Sunal Salonu’nda gerçekleştirilen ödül töreninin açılış konuşmasını yapan Yeşilyurt Belediye Başkan Vekili Hasan Atay, annelerin hayatın her anında fedakârlığın, merhametin ve karşılıksız sevginin en güçlü temsilcileri olduğunu söyledi. Annenin karşılıksız sevginin, fedakârlığın, sabrın ve merhametin adı olduğunu dile getiren Başkan Yardımcısı Atay, "Bir annenin kalbine dokunan en güzel hediye, içten gelen sevgi dolu sözlerdir. Bu yarışma vesilesiyle kaleme alınan her şiir, annelerimize duyulan sevginin ve vefanın en anlamlı yansıması olmuştur. Hayatımıza yön veren, bizleri büyüten, yetiştiren ve her şartta yanımızda olan annelerimiz, toplumumuzun en güçlü temel taşlarıdır. Bir annenin emeğini, sevgisini ve fedakârlığını tarif etmeye kelimeler çoğu zaman yetersiz kalır. İşte bugün düzenlediğimiz bu anlamlı etkinlikle, annelerimize olan sevgimizi şiirlerin naif diliyle ifade etmek istedik. Yeşilyurt Kent Konseyimizle iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz bu yarışma, sadece bir şiir yarışması değil; aynı zamanda toplumsal değerlerimizi yaşatan, aile bağlarını güçlendiren ve gönülleri bir araya getiren anlamlı bir kültür organizasyonudur. Yarışmaya katılım sağlayan tüm vatandaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Bugün burada sadece ödül alan eserleri değil; annelerimize yazılmış birbirinden değerli duyguları, hatıraları ve sevgiyi hep birlikte paylaşıyoruz. Özellikle her yaştan vatandaşımızın yarışmaya yoğun ilgi göstermesi bizleri ayrıca mutlu etmiştir" ifadelerine yer verdi. "Eşsiz sohbet, müzik programı, çocuk korosu" Anneler gününün ruhu ve anlamına uygun bir atmosferde gerçekleşen programda, ilk olarak moderatörlüğünü Eğitimci-Yazar Nilüfer Zontul Aktaş’ın üstlendiği konferansta konuşmacı olarak yer alan Yazar ve Film Eleştirmeni Ayşe Şener, annelik kavramı üzerine duygu yüklü ve etkileyici bir söyleşi gerçekleştirdi. Eğitimci-Yazar Nilüfer Zontul Aktaş’ın okuduğu şiirlere eşlik eden sanatçılar Gül Karataş ile Serhat Yılmaz okudukları şarkıları tüm annelere hediye ettiler. Duygusal bir atmosferde gerçekleşen etkinlikte Koro Şefliğini Büşranur Yiğit’in yaptığı Yeşilyurt Kent Konseyi Çocuk Korosu okudukları eserlerle programa ayrı bir güzellik katarken, mini konser sonrasında çocuklar, davetliler tarafından ayakta alkışlandı. Ödüller sahiplerini buldu Her yaştan vatandaşın katılım sağladığı "Kalbimin En Güzel Şiiri: Annem" şiir yarışmasının ödülleri, özel programda takdim edildi. Jüri heyetinin yaptığı titiz değerlendirmelerin ardından yarışmada birinciliği "Gönül Burcumda Bir Ana Terennümü" adlı şiiriyle Hakan İlhan olurken, ikinci "Kayısı Çiçeği: Annem" şiiriyle Zeynep Burcu Kucur, ‘Anne Sevgisi’ adlı şiiriyle Yusuf Konak ise üçüncü oldu. Yarışmada birinci olana 15 bin TL, ikinci olana 10 bin TL, üçüncü olana ise 7 bin 500 TL para ödülü, protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Dereceye giren yarışmacılar büyük mutluluk yaşarken, organizasyona katılan vatandaşlar da böylesine anlamlı bir etkinliğin düzenlenmesinden dolayı emeği geçenlere teşekkür etti. 150 adet hediye dağıtıldı Duygusal olduğu kadar renkli ve coşku dolu anlara sahne olan özel etkinlik, yapılan çekilişle sona erdi. Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen çekilişte vatandaşlara toplamda 150 adet hediye dağıtıldı.